ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

245 haber · Sayfa 2

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor

Güney Afrika’da tarımsal üretim ve ülkedeki gıda mevcudiyeti, birçok hanenin yeterli gıdaya erişebildiği anlamına gelmiyor. Statistics South Africa’nın 2025 Genel Hanehalkı Araştırması’na göre hanelerin %22’si gıdaya erişimini yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gördü; bireylerin %14,7’si ise 2025’te açlık yaşadı. İşsizlik, düşük hane gelirleri ve artan yaşam maliyetleri, ailelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı satın almasını zorlaştırabiliyor. Kaynağa göre gıda güvensizliğiyle mücadele yalnızca tarımsal üretimi artırmayı gerektirmiyor. Gıdanın dağıtımı ve karşılanabilirliği iyileştirilirken hanelerin kendi gıda arzını destekleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda hane tarımı ve yerli gıdaların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. Umbila (mısır), morogo veya imifino (geleneksel yapraklı sebzeler), pampoen (balkabağı), patats (tatlı patates) ve börülce, kuşaklar boyunca tüketilen ve gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek ürünler arasında sayılıyor. Ev bahçeleri, ailelerin kendi tüketimi için sebze ve uygun ürünler yetiştirerek gıda bütçesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Alanı sınırlı haneler için topluluk bahçeleri, kaynak ve beceri paylaşımına imkân tanıyor. Gauteng’de Sebokeng, Evaton, Sharpeville, Boipatong ve Tshepiso’da; Cape Town’da ise Khayelitsha, Gugulethu ve Nyanga’da topluluk bahçeleri belgelendi. Kaynakta, kentsel üretim için Küba’nın arka bahçeleri, boş arazileri ve topluluk bahçelerini bir arada kullanan uygulamalarından da ders çıkarılabileceği belirtiliyor. Gıda üretimi becerilerinin aileler, topluluk bahçeleri, tarım kuruluşları ve okullar aracılığıyla kuşaklar arasında aktarılması da öneriliyor. Temel Eğitim Bakanlığı’nın Ulusal Okul Beslenme Programı’yla bağlantılı Okul Gıda Bahçesi Girişimi 2004’te başlatıldı ve öğrencilere tarımda pratik deneyim sağlıyor. David Jacobs, hükümetin hanelere ve topluluk bahçelerine tohum, alet, su, uygun arazi ve pratik tarım rehberliği sunarak desteği güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Kazakistan, Kırgızistan’a Tahıl ve Yağlı Tohum Sevkiyatını Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan, Kırgızistan’a Tahıl ve Yağlı Tohum Sevkiyatını Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, Kırgızistan’a tahıl ve yağlı tohumlar başta olmak üzere tarım ürünleri sevkiyatını artırmayı planlıyor. Bişkek’te düzenlenen 14. Kazakistan-Kırgızistan Hükümetlerarası Konsey toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025’te %41,5 artarak 500 milyon doların üzerine çıktı. Yol haritası kapsamında tahıl ve yağlı tohumların yanı sıra küspe, ayçiçeği yağı ve dondurma gibi ürünlerin sevkiyatının genişletilmesi öngörülüyor. Görüşmelerde ulaştırma ve transit iş birliği de ele alındı. Sınırda elektronik izin değişimi uygulanırken izin sayısının 5 bine çıkarılması kararlaştırıldı. Toplantı sonunda sonuç protokolü imzalandı.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Kazakistan’ın Eylülde Çin’e Ayçiçeği Tohumu İhracatı Üç Kat Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Eylülde Çin’e Ayçiçeği Tohumu İhracatı Üç Kat Arttı

Kazakistan, eylülde Çin’e 9,1 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. ElDala’nın Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov’un açıklamasına dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki ihracatın üç katına çıktı. Çin’in payı, Kazakistan’ın ayçiçeği tohumu ihracatının %99’u oldu. Avrasya Ekonomik Birliği ülkeleri dışındaki toplam ihracat 9,2 bin tona ulaştı; bu hacim ağustostan 1,88 kat, Eylül 2025’ten 2,42 kat yüksekti. Önceki pazarlama yılında Kazakistan 210,3 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. Çin 165,8 bin tonla başlıca alıcı olurken Türkiye’ye 7,7 bin ton gönderildi. Ayçiçeği yağı üretimi de eylülde 55,7 bin tona çıktı.

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek
Görsel kaynağı: The Express Tribune · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, ithal pamuk tohumu için önerilen 12-18 aylık hızlandırılmış onay mekanizmasının mevcut yasal çerçevede incelenmesini istedi. Öneri, mevcut prosedürlerde yaklaşık yedi yıl süren onay süreciyle karşılaştırılıyor; henüz uygulanmasına ilişkin kesin bir karar açıklanmadı. Resmi açıklamaya göre mekanizma, zorunlu bilimsel testlerden, biyogüvenlikten ve biyolojik güvenlik standartlarından taviz vermeyecek. Toplantıda özellikle Pencap'ta pamuk ekimindeki kalıcı gerileme ele alınırken, düşen verim, artan üretim maliyetleri ve azalan kârlılığın çiftçileri şeker kamışı, mısır ve diğer ürünlere yönelttiği belirtildi. Değerlendirilen üç ayaklı strateji; yerli geliştirilen pamuk tohumunun güçlendirilmesini, iyileştirilmiş tohum ithalatının kolaylaştırılmasını ve hızlandırılmış mekanizmanın uygulamaya konulmasını kapsıyor. PARC öncülüğünde PARC, NSDRA ve PCCC'den oluşan üç üyeli bir komitenin yabancı pamuk germplazmasının edinilmesini kolaylaştırması planlanıyor. Bitki Koruma Dairesi, bekleyen Zararlı Risk Analizleri ile Kontrollü İthalat İzinlerini hızlandıracak. Çin teknik dosyasını sundu ve ek bilgi istendi. Türkiye ile temasların ise Türkiye'nin yanıtına bağlı olduğu bildirildi. NSDRA ayrıca çeşitleri belirli agroklimatik bölgelerdeki performansa göre değerlendirecek.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi

İtalya’nın kuzeyindeki Parma çevresinde çiftçilik yapan Claudio Grossi, 1990’ların başında tavan arasında bulduğu eski bir tohum çuvalını yeniden ekti. Tohumların kuru ve çatlamış olması nedeniyle filizlenmelerini beklemeyen Grossi, onları bir gübre yığınının üzerine serpti. Ancak tohumlar filizlendi ve birkaç buğday çeşidi ortaya çıktı. Bunlardan biri, yaklaşık 1,8 metreye ulaşan bitkileri ve tek sap üzerinde bir uzun merkezî başağın çevresindeki altı kısa başağıyla dikkat çekti. Grossi, bitkinin görünümünü İncil’de anlatılan, tek sap üzerinde yedi dolgun başağın bulunduğu rüyaya benzetti. Daha sonra buğdayın Triticum turgidum türüne ait olduğu ve İngiliz buğdayı ya da pulard buğdayı olarak bilindiği belirlendi. Kaynakta bu türün köken bölgeleri arasında günümüz Türkiye’si ve Mısır’ın yanı sıra Akdeniz’in başka kesimleri gösteriliyor. Tarihsel kayıtların, bu buğdayın geçmişte İtalya’da da yetiştirildiğine işaret ettiği; ancak çiftçilerin daha yüksek verimli ticari çeşitlere yönelmesiyle üretimin gerilediği aktarılıyor. Grossi, buğdayı çiftliğinde yetiştirmeyi sürdürerek ona İtalyanca “grano del miracolo”, yani “mucize tahıl” adını verdi. Bitkinin kurak koşullarda ticari çeşitlerden daha iyi dayandığı, uzun saplarının yabancı otları gölgelediği ve yoğun gübre ile herbisit kullanımına daha az ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bununla birlikte yüksek saplar güçlü rüzgâr, şiddetli yağış ve dolu karşısında yatabiliyor. Tanelerin modern çeşitlere göre daha fazla fosfor ve demir, daha düşük glüten içerdiği; bu undan hazırlanan hamurun ise daha zor kabardığı ve ekmeğin yoğun, cevizimsi bir tada sahip olduğu aktarıldı.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), ülkenin farklı bölgelerindeki mısır ekimlerinde Spodoptera frugiperda zararlısının yüksek görülme sıklığı konusunda uyardı. Kurumun 2026 denemelerine göre kaydedilen zararlar, geleneksel çeşitlerle böceklere karşı koruma teknolojileri taşıyan transgenik tohumlarda benzer oldu. INBIO Mısır Islah Programı koordinatörü Lourdes Cuba, durumun zararlının bazı koruma teknolojilerine direnç geliştirmesiyle ilişkili olabileceğini söyledi. INBIO, daha düşük ürün korumasının mısır üreticilerinde verimlilik ve gelir kayıplarını artırabileceğini belirtti. Koruma teknolojili tohumların zararlıyı tek başına kontrol etmek için yeterli olmadığını bildiren kurum, ekimin ilk aşamalarından itibaren izleme yapılmasını, zararların zamanında tespit edilmesini ve kimyasal ile biyolojik insektisitlerin birlikte kullanılmasını önerdi. Kurum ayrıca, ekili alanın %10’unu kaplaması gereken konvansiyonel mısırdan oluşan sığınak parsellerinin üreticilerin neredeyse hiçbiri tarafından uygulanmadığını aktardı. Bu alanların böceklerde direnç gelişimini geciktirmeye ve koruma teknolojilerinin etkinliğini korumaya yardımcı olduğu belirtildi. Bazı tohumlar zararlıyı daha istikrarlı kontrol etse de INBIO, münavebe, ürünlerin dönüşümlü kullanımı ve sürekli izlemeyi içeren entegre mücadele yaklaşımını savundu.

Moldova'da Çiftçiler, Ukrayna Tahıl ve Yağlı Tohum İthalat Lisansının Uzatılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Çiftçiler, Ukrayna Tahıl ve Yağlı Tohum İthalat Lisansının Uzatılmasını İstiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Moldova'nın çeşitli rayonlarından çiftçiler, Parlamento ithalat lisanslarının süresini uzatmazsa 29 ve 30 Ekim'de tarım makineleriyle protesto düzenleme uyarısında bulundu. Çiftçiler, Ukrayna'dan tahıl ve yağlı tohum ithalatına yönelik lisanslama mekanizmasının devamını talep ediyor. Forța Fermierilor, mekanizmanın 31 Ekim'de sona ereceğini ve kısa süreli bir yasal boşluğun daha ucuz Ukrayna ürünlerinin iç piyasaya girişini artırarak fiyatları düşürebileceğini savunuyor. Derneğe göre Ukrayna'da ayçiçeği Moldova'dan ortalama 2,5 ley, mısır ise bir leydan fazla daha düşük fiyata satılıyor.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de yaptığı görüşmede Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının demiryoluyla transitine izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Magyar Péter ise yüklerin yalnızca Macaristan’dan geçerek başka ülkelere gitmesi koşuluyla taşımaların önüne engel koymayacağını belirtti. Önerilen modelde özellikle mısırın kapalı demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor. Girişimin arka planında, Rusya’nın saldırılarının Karadeniz üzerinden yapılan ihracatı ciddi biçimde aksatması bulunuyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık %90’ı geleneksel olarak Karadeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaşıyordu. Demiryolu transitinin yeniden başlatılması, Ukrayna tarım ürünlerinin Macaristan’a ithalatına izin verilmesi anlamına gelmiyor; transit yüklerin başka ülkelere gitmesi gerekiyor. Kaynakta, kapalı vagonlar, belgelenmiş güzergâhlar ve uygun denetimle transit tahılın Macaristan pazarında ortaya çıkması ve arzda bozulma yaratması riskinin azaltılabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun ağustos tahminine göre AB’nin 2026 mısır üretimi 50,1 milyon ton olabilir. Bu miktar yaklaşık 20 yılın en düşük seviyesi olabilir ve önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık %20 altında kalabilir. Transit, Ukrayna’nın ihracat lojistiğindeki sorunları hafifletebilir ve Avrupa’daki alıcı pazarların tedarikine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte Orta Avrupa ülkeleri, transit uygulamasının yerli tahıl üreticilerinin piyasa durumunu kötüleştirmemesini istiyor.

Ukrayna'da Soya Hasadı Altı Bölgede Tamamlandı
Görsel kaynağı: Kurkul · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'da Soya Hasadı Altı Bölgede Tamamlandı

Ukrayna'da tarım üreticileri, soya hasadında 3 milyon tonun üzerinde ürüne ulaştı. Kurkul.com, Ukrayna Tarım Bakanlığının operasyonel verilerine dayanarak, hasadın altı bölgede tamamlandığını bildirdi. 26 Ekim itibarıyla ülkede yağlı tohumların toplam hasadı yaklaşık 17 milyon tona yaklaştı. Soya hasadına ilişkin açıklanan sonuç, bu dönemdeki yağlı tohum hasadı verileri içinde yer aldı.

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor

Agri Viesti, Altamura’da günlük 600 tona kadar durum buğdayı öğütebilecek yeni bir değirmen inşa ediyor. Şirket, tesisin 2028’e kadar tam kapasiteyle çalışmasını planlıyor. Yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımın 12 milyon avrosu, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Puglia ve Basilicata bölgeleri ile Invitalia arasında Aralık 2022’de imzalanan In-Grano 4.0 programındaki kamu fonlarından karşılanıyor. Yeni değirmen, Agri Viesti’nin aile arazilerindeki tahıl üretimi, tohum tesisi ve makarnalık ile ekmeklik buğday, mısır, yulaf ve arpa ticaretinden oluşan mevcut faaliyet zincirine eklenecek. Şirketin tek hâkimi ve yöneticisi Giovanni Viesti, grubun 2025 cirosunun 312 milyon avro olduğunu, bu yıl ise 340 milyon avroya ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Viesti’ye göre grubun ticareti yapılan tahılları Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Kanada, Ukrayna, Yunanistan, Türkiye, Tunus ve Cezayir’deki pazarlara ulaşıyor. Yatırım kapsamında yeni üretime hizmet edecek ikiz siloların kurulmasıyla depolama kapasitesi 43 bin tona çıkarılacak. Aynı programda yer alan Candeal Commercio ise Melfi tesisinin kapasitesini 6,5 milyon avroluk yatırımla artıracak; bu yatırımın 3,1 milyon avrosu kamu kaynaklarından sağlanacak.

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve verimdeki artış, bu sezon piyasaya sunulan ürün miktarını artıracak. Ülkede ayçiçeği üretiminin 3 milyon tona ulaşması bekleniyor; 2025’te üretim 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmişti. Bu gelişmenin, geçen sezon görülen yüksek fiyatların tekrarlanmasını önleyeceği değerlendiriliyor. Kazakistan piyasası üzerindeki bir diğer baskı kaynağının Rusya’daki rekor ayçiçeği üretimi olması bekleniyor. Ayçiçeği çekirdeğinin Kazakistan’a sevkiyatına yönelik yasağa rağmen Rusya’dan ülkeye ayçiçek yağı gireceği, Rus ürünlerinin Orta Asya ülkelerine de yönelmesinin fiyat oluşumunu etkileyeceği belirtiliyor. Geçen sezon ayçiçeği tonunun 200 bin tengeden fazla olduğu aktarılıyor. Bu değerlendirmeyi ElDala’ya veren B-Агро şirketi direktörü Danil Voropay, Rusya’daki fiyat düzeyine bağlı olarak Kazakistan’da ton başına 150-160 bin tenge civarında bir fiyat hesaplandığını söyledi. Voropay, kitlesel hasadın tamamlanmasının ardından mevcut seviyeye göre sınırlı bir artış yaşanabileceğini, ancak yükselişin yüksek olmayacağını belirtti. Üreticilere hektar başına getiriyi artırırken maliyeti uygun tohumları seçmeleri öneriliyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı

Moldova’nın Ștefan Vodă ilçesine bağlı Olănești köyünde, tahıl ve yağlı tohumların kabulü, temizlenmesi, kurutulması, soğutulması ve depolanması için kullanılan bir kompleks satışa sunuldu. Dinyester Nehri kıyısında, yaklaşık 6,53 hektarlık alana yayılan tesisin toplam eşzamanlı depolama kapasitesi yaklaşık 15 bin ton olarak belirtiliyor. Komplekste tahılların temizlenmesi, işlenmesi ve koşullandırılması için ekipmanların yanı sıra saatte 96 ton toplam kurutma kapasitesi bulunuyor. Tesiste ayrıca yükleme ve boşaltma altyapısı, tahıl kabulü ve teslimatında gerekli ölçümleri yapabilen bir laboratuvar ile sonuçları bilgisayara aktarılabilen 60 ton kapasiteli elektronik araç kantarı yer alıyor. Tesisin konumu, Odesa’ya yaklaşık 65 kilometre ve Kişinev’e 125 kilometre mesafede olmasıyla tanımlanıyor. Altı hektarın üzerindeki alanın, gelecekteki yatırımcının stratejisine bağlı olarak modernizasyon veya geliştirme çalışmalarına olanak sağlayabileceği belirtiliyor. İşletme belgelerinde, geçmişte Olănești bölgesinden Dinyester Nehri üzerinden mavnalarla tahıl ve diğer yüklerin taşındığı aktarılıyor. Bu faaliyetlerin yeniden başlatılması için ek yatırım ve altyapı çalışmaları gerektiği kaydediliyor. Satış fiyatı ve koşulları ise talep üzerine paylaşılacak.

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir

Rosario Ticaret Borsası (BCR) tarafından Bruno Ferrari ve Emilce Terré’nin hazırladığı rapora göre, dünya agroendüstriyel ürün talebinin gelecek 10 yılda güçlü biçimde artması bekleniyor. OCDE-FAO’nun 2026-2035 Tarım Görünümü’ne dayanan değerlendirmede Arjantin; protein küspeleri, bitkisel yağlar, tahıllar ve et ürünlerinde artan küresel talebi karşılayabilecek başlıca tedarikçilerden biri olarak öne çıkıyor. Projeksiyonlara göre dünya tarımsal üretim değerinin sabit fiyatlarla 2035’e kadar %13,3 artması bekleniyor. Hayvansal üretimde %15,1, bitkisel üretimde %12,5 ve yemlik protein kullanımında %13,5 büyüme öngörülüyor. Küresel üretim artışının yaklaşık %80’inin Asya-Pasifik, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika’daki orta gelirli ülkelerden gelmesi beklenirken, ticaretin bölgeler arasındaki arz ve talebi dengelemede önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Ürün fiyatlarının reel olarak mevcut seviyelerde sabit kalması veya biraz gerilemesi beklendiğinden, rekabet gücü ve ihraç edilen miktarların belirleyici olacağı ifade ediliyor. Arjantin için en güçlü fırsat alanı yağlı tohum ürünleri olarak gösteriliyor. Ülkenin protein küspeleri ve bitkisel yağlar toplam ihracatının 2035’te 2023-25 ortalamasına göre 10,4 milyon ton artması bekleniyor. Bu artışın 8,3 milyon tonunun küspelerden, 2,1 milyon tonunun yağlardan gelmesi öngörülüyor. Artışın temel dayanağı soya üretimi; OCDE-FAO, Arjantin’in 2035’te 56 milyon ton soya üreterek protein küspelerinde dünyanın en büyük ihracatçısı konumunu koruyabileceğini tahmin ediyor. Tahıl ticaretinde Arjantin’in ihracatının 2035’e kadar yaklaşık 5,5 milyon ton artacağı, bunun 3,5 milyon tonunun buğdaydan ve 2 milyon tonunun mısırdan oluşacağı öngörülüyor. Ülkenin küresel mısır ihracatındaki payının 2035’te %16’ya çıkabileceği belirtiliyor. Ancak rapora göre Arjantin’in bu büyümeden daha fazla yararlanması; verimlilik, altyapı ve ticari koşullardaki iyileşmelere bağlı olacak. Hayvansal ürünlerde OCDE-FAO, Arjantin’in sığır eti ihracatının 2035’te 1 milyon tona ulaşarak yeni bir zirve yapabileceğini tahmin ediyor. Raporda Arjantin, Çin, Tayland ve Türkiye ile birlikte et ihracatında en yüksek büyümenin beklendiği ülkeler arasında sıralanıyor; bu görünüm verimlilik kazanımları, yem bulunabilirliği ve rekabetçi maliyet yapılarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca küresel süt ürünleri tüketiminin nüfus artışı ve beslenme tercihlerindeki değişimlerle genişlemeyi sürdürmesi bekleniyor.

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'ne bağlı Otrar İlçesinde iki yeni pamuk işleme tesisi işletmeye alındı. Sırderya köyünün Karakonır kırsalında açılan tesisler, ТОО «Түркістан тоқыма» şirketinin işletmedeki pamuk işleme tesisi sayısını dörde çıkardı. Şirketin ilk iki tesisi 2025'te devreye alınırken, diğer iki tesis kaynakta “bu yıl” olarak belirtilen dönemde tamamlandı ve işletmeye açıldı. Türkistan Bölgesi Valisi Nuralhan Kuşerov'un açıklamasına göre dört tesis yılda 320 bin ton çiğ pamuk işleme ve 110 bin ton pamuk lifi üretme kapasitesine sahip. Tesislerde yerel halk için 100'den fazla sürekli iş oluşturulduğu belirtildi. Üretim kompleksi, Turan özel ekonomik bölgesinde 76,2 hektarlık alana kuruluyor; dört tesisin inşası için toplam yatırım tutarı 17,129 milyar tenge olarak veriliyor. Tesislerde modern Çin teknolojileri kullanılıyor. İşleme hattı çiğ pamuğun kabul edilmesi, temizlenmesi ve kurutulmasının ardından lifin tohumdan ayrılması, preslenmesi ve hazır ürünün paketlenmesi aşamalarından oluşuyor. Kuşerov, projelerin pamuk yetiştirme ve hasattan pamuk lifinden iplik ile hazır tekstil ürünü üretimine uzanan bölgesel bir pamuk-tekstil kümesinin oluşumuna katkı sunduğunu belirtti. Kaynağa göre dört tesisin tam kapasiteyle devreye girmesi, bölgede çiğ pamuğun derin işlenmesini ve yüksek katma değerli ürün üretimini artırabilecek.

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’dan tedarike ilişkin belirsizlikler ile ithalat politikasındaki değişiklikler nedeniyle 2026/27 ticaret sezonunda Romanya ayçiçeği için daha önemli bir pazar haline gelebilir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Romanya’nın ayçiçeği rekoltesini 2,8 milyon ton olarak tahmin ederken, Türkiye talebinin ihracata ve iç işlemeye ayrılabilecek miktarları doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım’dan daha erken geldi. Ayrıca Ankara, 2026/27 sezonu için önceki yıllarla aynı düzeyde 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Vergi indirimi ve kontenjan, Karadeniz’de hasat sürerken Türk alıcıların Avrupa havzasından daha erken ürün sözleşmesi yapmasına imkân tanıdı. USDA’ya göre değişikliklerin Romanya ve Bulgaristan piyasalarında etkisi görülmeye başladı ve bu ülkelerden Türkiye’ye daha yüksek ihracat bekleniyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya, incelenen dönemde AB dışı ülkelere 207.367 ton ayçiçeği tohumu ihraç ederek AB toplamının %81,67’sini oluşturdu. Bulgaristan’ın ihracatı ise 29.615 ton oldu. Türkiye aynı dönemde AB genelinden 206.307 ton ayçiçeği tohumu aldı ve AB ithalatçıları arasındaki payı %81,2’ye ulaştı. Türkiye’den gelen talep, Romanyalı üreticiler için hasadı değerlendirmede alternatif oluşturabilir; ancak bu ilgi otomatik olarak daha yüksek fiyat anlamına gelmiyor. Fiyatlar Ukrayna ve Bulgaristan ürünleriyle rekabete, lojistik maliyetlerine ve Romanya’daki işleme fabrikalarının talebine bağlı olacak. Nihai seviyeyi ayrıca Türkiye’nin alım hızı ile Ukrayna ürününün bulunabilirliği belirleyecek. Kaynakta verilen DAP ve CIF fiyatları farklı teslim koşullarına ait olduğu için çiftçi teslim fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılamıyor.

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor

Arjantin’in Corrientes eyaletindeki Caá Catí’de María Nilda Silva ve ailesi, manda yetiştiriciliğine odaklanan bir işletme ile Centro Integral de Inseminación Artificial Bubalino’yu (CIIAB) geliştiriyor. Ülkede öncü bir girişim olarak tanımlanan merkezin faaliyeti 2016’da başladı. Kaliteli genetiğe erişim ihtiyacıyla birlikte işletme, manda sperması üretimi ve ticareti için altyapı ve teknoloji yatırımlarına yöneldi. CIIAB, Senasa tarafından yetkilendirildi, Sociedad Rural Argentina’ya kaydedildi ve genetik materyal ithalatı ile ihracatında faaliyet gösteriyor. İşletmede Murrah, Mediterránea ve Jafarabadi ırkları üzerinde çalışılıyor. Silva’nın yaklaşımı, her ırkın özelliklerini korurken et ve süt üretimini birlikte kapsayan çift amaçlı yetiştiriciliği geliştirmeye dayanıyor. Silva’ya göre Arjantin manda yetiştiriciliğinin başlıca sorunlarından biri, damızlıkların kökeni ve performansı hakkında güvenilir ve izlenebilir bilginin yetersizliği. Ebeveyn bilgileri eksik olduğunda akrabalı yetiştirme riski artabilir ve yeni genetik hatların kullanımı sınırlanabilir. Mediterránea ırkında İtalya’dan gelen homologe edilmiş sperma, kayıtlı geçmişe sahip damızlıklara erişim sağlıyor. Murrah ve Jafarabadi ırklarında ise genetik iyileştirme için uzun süreli absorbsiyon ve seleksiyon çalışmaları gerekiyor. İşletmede safkan hayvanlar bulunuyor ve bu hayvanların üretim özelliklerinin yeni nesillere aktarılması amaçlanıyor. Üreme programında hem normal dönemlerde hem de alışılmış üreme sezonu dışında, özel protokollerle suni tohumlama uygulanıyor. Mandaların mevsimsel olması ve genellikle sonbaharda kızgınlığa girmesi, üreme planlamasını çalışmanın temel unsurlarından biri haline getiriyor. Seleksiyon yalnızca hayvanların görünüşüne göre yapılmıyor. Silva, verimli bir mandanın yılda bir yavru vermesi, iyi et üretim kapasitesine sahip olması ve süt sağlaması gerektiğini belirtiyor. Mediterránea ırkında ayak yapısı ve meme özellikleri, Murrah’da ise boynuzlar, sırt çizgileri ve bacakların biçimi değerlendiriliyor. Amaç, çift amaçlı üretimi sürdürürken her ırka özgü özellikleri korumak. Silva, Arjantin’de mandanın süt potansiyelinin hâlâ yeterince gelişmediğini ifade ediyor. Süt üretiminin yaygınlaşması için altyapı, sağım ekipmanı ve eğitimli personel gerektiğini; bu koşulların sektörün büyümesini zorlaştırabildiğini söylüyor. İşletmede UNNE Gıda Teknolojisi kürsüsünün katılımıyla süt kontrolleri yapılıyor. Bazı mandaların kayıtları on yıla kadar uzanıyor; bu veriler hayvanların özelliklerini ve bunları yavrularına aktarma kapasitesini değerlendirmeye yardımcı oluyor. İşletme, üreticilere damızlıkların anneleri, doğum ağırlıkları ve üretim performansları hakkında bilgi sunuyor. Corrientes, Formosa ve Misiones’teki küçük ve orta ölçekli üreticilerin damızlık ve sperma talebinin arttığı belirtiliyor. Silva ayrıca buzağıların ilk günlerden itibaren katı yem tüketmesini, ancak emzirmenin kesilmemesini hedefliyor. Hayvanları ehlileştirip sergilere hazırlayan Silva, işletmenin yıllardır bruselloz ve tüberkülozdan ari tutulduğunu da aktarıyor. 2018’de manda yetiştiriciliğinin Palermo Kırsal Sergisi’ne dönüşünde yer alan üretici, sergilerin et, süt, süt ürünleri ve manda genetiğinin tanıtımına katkı sağladığını düşünüyor.

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Uckermark bölgesinde çiftçilik yapan Stefan Bernickel, iklim koşullarındaki değişime uyum sağlamak için toprak işleme yöntemini değiştirdi. Yaklaşık 300 hektarlık arazisinde derin sürüm ve ekim öncesi ikinci geçiş yerine Strip-Till uygulayan Bernickel, yalnızca tohum sıralarını hafifçe açıyor; ekim ve gübrelemeyi aynı geçişte yapıyor. Bu yöntemde toprağın %80’i işlenmeden bırakılıyor. Bernickel’in dönüşümünde 2018’deki kuraklık ve Haziran 2021’de bir gecede yağan 250 litre yağış etkili oldu. Çiftçi, daha önce hava koşulları uygun olduğunda buğday, arpa ve kolza üretiminin oldukça kârlı olduğunu, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtiyor. Yeni uygulamanın toprağın daha fazla su tutmasına, toprak canlılığının korunmasına ve rüzgâr ile su erozyonuna karşı dayanıklılığın artmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Toprağın tarım makineleriyle daha kolay işlenebildiğini ve işçilik süresinin azaldığını da ifade ediyor. Bernickel, Strip-Till sayesinde yılda yaklaşık 10.000 litre daha az motorin kullandığını hesaplıyor; bu miktarın önceki motorin ihtiyacının %40’ına karşılık geldiğini belirtiyor. Uygulama ayrıca çevre alanında verilen ve 25.000 avro para ödülü bulunan Blauer Kompass Federal Ödülü’ne layık görüldü. Sürümsüz veya azaltılmış toprak işlemeye dayanan bu yöntem Almanya’da giderek yayılırken, Avustralya’da toprağı kurumaya karşı korumak amacıyla kullanılan tarım uygulamalarından esinleniyor. Brandenburg’da Bernickel dışında Strip-Till uygulayan altı çiftçi daha bulunuyor. Yöntemin bazı sınırlamaları da var. Sürüm yapılmadığında yabancı otlarla farklı biçimde mücadele edilmesi gerekiyor. Bernickel, dönüşümüne rağmen organik üretim yapmıyor; böcekler, mantarlar ve yabancı otlara karşı tarımsal ilaç kullanmayı sürdürüyor. Bununla birlikte maliyetleri azaltmak amacıyla girdi kullanımını düşürmeye çalışıyor. Kolzayla birlikte hardal, turp ve çemen otu ekiyor; bu bitkilerin kolza toprak piresini uzaklaştırmasını amaçlıyor. Kışlık buğdayı geç ekerek tarla tilkikuyruğunun gelişimini sınırlamayı deniyor. Çiftçi ayrıca veriye dayalı makinesiyle toprak kalitesine göre hassas ekim ve gübreleme yapıyor. Kimyasal büyüme düzenleyicileri yerine organik üretimde de kullanılan bir düzenleyiciye geçtiğini ve kimyasal kullanımı %75 azalttığını söylüyor. Hedefi verimi artırmak değil, sıcaklık, kuraklık, yağış ve don gibi koşullarda daha istikrarlı üretim yapmak ve gübre, motorin, işçilik ile bitki koruma maliyetlerini düşürmek. Brandenburg’da üç yıldır denediği nohut üretiminde ise zararlı, aşırı yağış, kuraklık ve soğuk nedeniyle şimdiye kadar başarılı sonuç alamadı; buna rağmen denemeyi sürdürmek istiyor.