ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

79 haber · Sayfa 2

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı

Rusya’da tahıl ve baklagil ekili alanların yaklaşık %95’inde hasat tamamlandı. Tarım Bakanı Oksana Lut’un 16 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, bunker ağırlığında 130 milyon tondan fazla tahıl toplandı; bunun yaklaşık 95 milyon tonunu buğday oluşturdu. Buğday miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyon ton daha yüksek gerçekleşti. Lut, söz konusu sonuçların Rusya’nın gıda güvenliğini tamamen sağladığını ve yüksek ihracat potansiyelinin korunması için iyi bir temel oluşturduğunu söyledi. Yağlı tohum hasadının da takvimin önünde ilerlediğini belirten bakan, bu alandaki sonucun en az geçen yılki düzeyde olmasını beklediklerini ifade etti. Karabuğday hasadında ise geçen yılın aynı tarihine göre yaklaşık %20 artış kaydedildi ve yaklaşık 700 bin ton ürün toplandı. Lut, sezon başında Altay Krayı’ndaki ciddi kuraklık nedeniyle bu ürüne ilişkin beklentilerin iyimser olmadığını, ancak mevcut sonuçların daha olumlu bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Bakanın açıkladığı verilere göre planlanan kışlık ekimin %70’i tamamlandı. Kışlık ekim, Rusya’daki tahıl hasadının büyük bölümünü ve buğday üretiminin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Ülkenin resmi tahıl hasadı tahmini 140 milyon ton seviyesinde bulunurken, 2025 hasadı temiz ağırlıkta 141,2 milyon ton olmuştu.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık

CropLife India, Hindistan’da Rabi 2026-27 sezonu için tohum, ekim, tarla gözlemi ve girdi tedarikini kapsayan dört maddelik bir danışmanlık yayımladı. Araştırma ve geliştirme odaklı bitki bilimi şirketlerini temsil eden derneğin üye şirketleri, Hindistan bitki koruma pazarının yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Danışmanlık, 2015’ten bu yana en zayıf muson döneminin ardından girdilerin koşullara göre ve dikkatli kullanılmasını amaçlıyor. Önerilerde, buğdaydaki rastık ile nohuttaki solgunluk ve kuru kök çürüklüğü gibi hastalıklara karşı ekim öncesi tohum ilaçlaması öne çıkarılıyor. Termit mücadelesinin yalnızca geçmişte istilanın görüldüğü ve uygulamanın etkili olması için toprak neminin yeterli olduğu tarlalarda yapılması isteniyor. Nem koşulları elverdiğinde ekim ayının ikinci yarısında ekilen hardalın çiçeklenme döneminde daha düşük yaprak biti baskısıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Buğday yaprak bitine karşı müdahalenin ise sabit takvim yerine düzenli tarla gözlemine dayanması ve zararlı sayısı sürgün başına 10-15’i aştığında yapılması öneriliyor. Çiftçilere ürünleri yalnızca yetkili bayilerden, fatura karşılığında almaları ve kullanımdan önce son kullanma tarihini kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. CropLife India, zor sezonun kaçak ürünlerin çiftçilere ulaşma riskini artırdığını belirterek yetkisiz ticarete karşı denetim, çevrim içi satışlarda lisans doğrulaması ve ürün izlenebilirliği çağrısı yaptı. Genel Sekreter Durgesh Chandra, düzensiz toprak neminin ürünlerin kuruluşunu, zararlı ve hastalık davranışını ve girdilerin etkinliğini etkilediğini söyledi. Hindistan Meteoroloji Dairesi, güneybatı musonunun uzun dönem ortalamasının %87’sinde kaldığını, güney ve doğu bölgelerindeki yağış oranlarının ise %76 ve %74 olduğunu açıkladı. Merkez ayrıca El Niño’nun bazı yağmurla beslenen alanlarda fazla nem, bazılarında ise uzun süreli nem stresi yaratabileceğini belirtti.

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor

Mısır, Güney Sina Yarımadası’nda kuyulardan sağlanan hafif tuzlu suyla yağlık ayçiçeği yetiştirmeye yönelik saha denemelerini tamamladı. Çalışma, tatlı su kıtlığı ve tuzlu toprakların geleneksel tarımı zorlaştırdığı bölgelerde alternatif üretim yöntemlerini değerlendirmeyi amaçlıyor. Proje, düşük verimli kabul edilen arazilerde alışılmadık su kaynaklarından yararlanarak yağ bitkilerinin etkili biçimde yetiştirilip yetiştirilemeyeceğini göstermeyi hedefliyor. Olumlu sonuçların, ülkenin kurak bölgelerinde ayçiçeği ekim alanlarının genişletilmesine dayanak oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak tuzlu arazilerde üretimin yaygınlaştırılması, sonraki saha sonuçlarına ve kullanılabilir su kaynaklarının akılcı yönetimine bağlı olacak. Mısır ayrıca soya, ayçiçeği, susam, yer fıstığı ve kolza üretimini artırmayı planlıyor. Bu politikayla bitkisel yağlarda iç üretim ile tüketim arasındaki açığın daraltılması ve ithalat için harcanan dövizin azaltılması hedefleniyor. Planlar, bitkisel yağlar ile yan ürünlerden yem üretimine yönelik işleme kapasitesinin geliştirilmesini de kapsıyor.

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı

Moldova, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 60,5 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. İhracat hacmi 2025’in aynı dönemine göre %9,5 artarken, ihracat değeri 719,3 milyon Moldova leyine yükseldi ve yıllık artış %19,6 oldu. Ortalama ihracat fiyatı da 11,89 ley/kg’ye çıkarak geçen yılın aynı dönemindeki 10,89 ley/kg seviyesinin %9,2 üzerine çıktı. Buna karşın fiyat artışı tarım üreticilerinin gelirlerine aynı ölçüde yansımadı. Taşıma tarifeleri geçen yıla göre iki katına çıktı ve ihracat sözleşmelerinin çoğunda ürünün alıcıya kadar teslim edilmesi, fiyat farkının önemli bölümünün lojistik giderlerine gitmesine neden oldu. Bu nedenle çiftlik kapısındaki net fiyatın önceki sezona yakın kaldığı belirtildi. İhracatın yaklaşık %85’i Türkiye ve Romanya’ya yapıldı. Türkiye 27,6 bin tonla başlıca varış noktası olurken, Romanya’ya 23,8 bin ton gönderildi. Polonya ve Almanya’ya yapılan sevkiyatlarda ise gıda ve şekerleme sanayisine yönelik tohumların payı nedeniyle, yağ işleme amacıyla gönderilen ürünlere kıyasla daha yüksek fiyatlar görüldü. Karayolu taşımacılığı, 37,2 bin ton ve toplam ihracatın %61,5’iyle ana taşıma yöntemi oldu. Eylül ayında Giurgiulești Limanı üzerinden 22,6 bin ton sevk edildi. Ancak Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin yaklaşık 4 metreye düşmesi nehir taşımacılığını sınırladı; Karadeniz havzasındaki güvenlik riskleri ve düşük mavna bulunabilirliği de maliyetleri artırdı. Bazı tüccarların alım sözleşmeleri bulunmasına rağmen ürünlerin çiftçi depolarında kaldığı ve bu durumun yeni alımları yavaşlattığı aktarıldı.

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Romanya’da Buğday Yükseldi, Mısır ve Yağlı Tohumlar Geriledi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Romanya’nın Constanța limanındaki DAP fiziksel piyasasında 2-9 Ekim haftasında buğday fiyatları hem ekmeklik hem yemlik segmentte ton başına 6 avro arttı. Mısır fiyatı 7 avro gerilerken ayçiçeği 4 avro, kolza ise 18 avro düştü. Buğdaydaki artış aktif ihracat talebiyle ilişkilendirilirken, mısırdaki düşüş hasadın ilerlemesi ve arzın artmasıyla açıklandı. Ayçiçeği fiyatlarındaki gerilemeye karşın Romanya’nın ihracat temposu yükseldi. 2026/27 sezonunun başlangıcından itibaren ülke, AB dışına 130.920 ton ayçiçeği gönderdi; bu miktar 2025’in aynı dönemine göre %26 daha fazla oldu. Türkiye, 76.550 tonla Romanya ayçiçeğinin en önemli ihracat destinasyonu olurken, önceki yılın aynı döneminde Türkiye’ye gönderilen miktar 103.060 tondu. Kaynakta, ihracatın hasadın emilmesine katkı sağladığı ancak Karadeniz havzasındaki rekabetin fiyat artışını sınırladığı belirtildi. Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan’daki hasatların neredeyse rekor düzeyde olması, Romanya ayçiçeği için güçlü bir fiyat yükselişi ihtimalini azaltıyor. Bazı bölgelerde kuraklıktan etkilenen hasatlar ve AB içindeki talep ise piyasadaki diğer etkenler olarak sıralandı. Kolza piyasasında Constanța’daki fiziksel fiyat düşüşü, Paris’teki kasım vadeli kontratta görülen ton başına 33 avroluk gerilemeden daha sınırlı kaldı. Kaynak, kasım kontratındaki hareketin fiziksel piyasanın tamamındaki zayıflamayı göstermeyebileceğini belirtti. Şubatta teslim edilecek MATIF kolza kontratı ise ton başına 550 avronun üzerinde kaldı. Fransa’da dane mısır hasadı 5 Ekim itibarıyla ekili alanın %84’üne ulaştı. Bir hafta önce bu oran %67 idi. Bununla birlikte, iyi veya çok iyi durumdaki mısır alanlarının payı %22’de kaldı. Bu veriler, hasat çalışmalarının hızlandığını ancak tarlada kalan ürünlerin durum değerlendirmesinde iyileşme görülmediğini ortaya koydu. USDA’nın ekim ayı WASDE raporunda Romanya’nın buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve kolza üretim tahminleri değiştirilmedi. Raporda buğday üretimi 12,5 milyon ton, arpa 3,45 milyon ton, mısır 7,837 milyon ton, ayçiçeği 2,8 milyon ton ve kolza 3,22 milyon ton olarak korundu. Ukrayna Ayçiçeği Birliği ise Rusya’nın ayçiçeği yağını Ukrayna’dan ton başına 10-15 dolar daha düşük fiyatlarla ihraç ettiğini bildirdi.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’nın Deniz Yoluyla İhracatı 2026’da Rekor Kırdı, Buğday Öne Çıktı

Moldova’nın 1 Ocak–6 Ekim 2026 dönemindeki deniz yolu ihracatı 1,64 milyon tona ulaştı. Bu hacim, 2025’in tamamındaki ihracatı %16, 2024’teki seviyeyi ise %9,5 aştı. Dokuz ayı aşkın sürede 719 gemi yüklenirken, tahıl ve yağlı tohumlar toplam ihracatın 1,48 milyon tonunu, yani %90’ını oluşturdu. Buğday, deniz yoluyla gönderilen ürünler arasında ilk sırada yer aldı. 6 Ekim’e kadar 834.500 ton buğday ihraç edildi; bu miktar 2025’in tamamına göre %66, 2024’teki rekor seviyeye göre %22 daha yüksek oldu. Buğday toplam deniz yolu ihracatının %51’ini oluşturdu ve 361 gemiyle taşındı. Mısır ihracatı 181.571 tona, kolza ihracatı ise 127.031 tona ulaştı. Moldova’nın başlıca deniz lojistik merkezi Giurgiulești olmaya devam etti. Giurgiulești Uluslararası Serbest Limanı’ndan 1.187.353 ton mal ihraç edildi ve bu hacim toplam deniz yolu ihracatının %72’sini oluşturdu. Bununla birlikte, Ungheni Nehir Limanı’nın yönettiği altyapıdan 457.149 ton mal sevk edildi. Bu miktar 2025’in tamamına göre %51 artarken, söz konusu operatörün toplam ihracattaki payı %21’den %28’e yükseldi. Ungheni altyapısı, 834.500 tonluk buğday ihracatının 301.751 tonunu yönetti. Kolza ihracatında ise bu altyapının payı %58’e ulaştı. Kaynakta, işlenmiş ürün ihracatının önceki yılların altında kaldığı belirtildi. Su yoluyla ayçiçek yağı ihracatı 64.945 tonla 2025’in tamamına göre %28 geriledi. Artan ihracat hacmine rağmen deniz taşımacılığı hidrolojik kuraklığın yol açtığı güçlüklerle karşılaştı. Ayçiçeği ihracatının neredeyse tamamı olan 219.475 ton, özellikle Türkiye'deki limanlara olmak üzere Giurgiulești üzerinden gerçekleştirildi.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) ekim ayı Dünya Tarım Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, küresel mısır arzındaki artışın tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret etti. ABD’nin büyük mısır hasadı ve yükselen stokları nedeniyle üretim tahmini yaklaşık 406 milyon tona çıkarılırken, dönem sonu stokları 7 milyon tondan fazla artışla yaklaşık 46 milyon tona yükseltildi. ABD mısır üretici fiyatı tahmini de kile başına 4,70 dolara indirildi. Rapora göre bu görünüm, dünya piyasasında mısır arzını ve ihracat rekabetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Avrupa’da kuraklık nedeniyle mısır hasadı küçük gerçekleşti ve mısır fiyatı yaz sonu ile sonbahar başında yükseldi. Ancak Arjantin’in yüksek hasat yapması ve Avrupa’ya yoğun mısır sevk etmesi bekleniyor. Bu arzın, Paris’teki Matif piyasasında mısır fiyatını ve buna bağlı olarak buğday fiyatını aşağı çekebileceği değerlendiriliyor. Buğday piyasasında görünüm daha karmaşık. USDA, AB’nin buğday üretimi tahminini 0,8 milyon ton düşürerek 133 milyon tona indirdi. Rusya’nın devam eden Karadeniz bölgesi çatışmasıyla bağlantılı lojistik sorunlar nedeniyle ihracatının beş yılın en düşük seviyesine, 40 milyon tona gerilemesi bekleniyor. AB’deki daha küçük hasat ve Rusya’dan azalacak sevkiyatlar fiyatlara destek verebilirken, artan ABD stokları ve zayıflayan ihracat talebi bu etkiyi sınırlayabilir. Yağlı tohumlarda ABD soya üretimi tahmini yaklaşık 124 milyon tona çıkarıldı; buna karşın üretici fiyatı tahmini değişmedi. Endonezya’da kurak hava nedeniyle palm yağı üretiminin 2,2 milyon ton azalarak 45 milyon tona gerilemesi bekleniyor. İsveçli üreticiler açısından Matif fiyatları, döviz kuru ve uluslararası ihracat talebi belirleyici olacak. Haberde, buğdayın Matif’te ton başına 245 avrodan işlem gördüğü ve yakın dönemde yeni bir fiyat artırıcı gelişme olmazsa sonbahardaki zirvenin aşılmayabileceği belirtildi.

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir

Ukrayna’nın tarım şirketi Kernel, Rusya’nın lojistik altyapısına yönelik saldırılarının ekim alanlarını daraltarak ülkenin 2027 hasadını 12 milyon metrik ton azaltabileceği uyarısında bulundu. Şirkete göre bu olası düşüş, Ukrayna’daki ekim alanlarının %20 azalması durumunda yaşanabilir; söz konusu rakam kesinleşmiş bir sonuç değil, koşullu bir öngörü olarak aktarıldı. Saldırılar, liman terminalleriyle birlikte demiryolu altyapısı ve karayolu taşımacılığını da hedef aldığı için tarım şirketleri yükleri farklı güzergâhlara yönlendirmek, ürünleri geçici olarak depolamak ve ihracat için güvenli bir fırsat oluştuğunda sevkiyatı yeniden başlatmak zorunda kalıyor. Kernel, bu esnekliğin daha yüksek navlun ve sigorta giderleri, bekleme süreleri ve daha uzun rotalar nedeniyle maliyetli olduğunu belirtti. Ürün satılamadığında ise yakıt, tohum, gübre ve sonraki ekim sezonu için gerekli finansmanın sağlanamayacağı ifade edildi. Ukrayna’nın ayda yaklaşık 5-6 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi gerekiyor. İhracat temmuzda yaklaşık 2,9 milyon tona, ağustosta 1,4 milyon tona geriledi. Eylülde 2,4 milyon tona yükselen ihracat, Tarım Bakanı Taras Vysotskyi’ye göre ülkenin tahmini potansiyelinin yalnızca %46’sına ulaştı. Bu ayda 1,4 milyon ton tahıl, 444 bin ton yağlı tohum, 311 bin ton bitkisel yağ ve 280 bin ton küspe ihraç edildi. Eylül sevkiyatlarının %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla ve %5’i karayoluyla gerçekleştirildi. Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde ihracat kapasitesinin potansiyelin yaklaşık %45-50’siyle sınırlı kaldığını söyledi. Temmuzda Çornomorsk Limanı’na düzenlenen saldırılarda Kernel’in yükleme ekipmanı, enerji altyapısı, tahıl siloları ve ayçiçek yağı depoları hasar gördü veya yıkıldı; şirket bunun ardından alternatif terminaller ve kara rotalarına yöneldi.

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Ayçiçeği 20 Yıl Sonra Yeniden Gündemde

Ayçiçeği, Arjantin genelinde 20 yılı aşkın sürenin ardından yeniden üreticilerin gündemine giriyor. Soya ve mısırın yayılmasıyla geri planda kalan ürün, bazı bölgelerde daha cazip hale gelen ekonomik denklem sayesinde üretim planlarına dönüyor; Córdoba bu eğilimin görüldüğü başlıca örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Gelişme, Córdoba kentinde düzenlenen Uluslararası Mısır Kongresi'nde de gündeme geldi. Ancak yeniden ekim kararı alan üreticilerin önemli bölümünün ayçiçeği konusunda yakın dönem deneyimi bulunmaması, güncel bilgilerin yenilenmesini zorunlu kılan bir zorluk oluşturuyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tartışılırken Fransız Üreticiler OTP’nin Korunmasını İstiyor

Fransız yağlı tohum ve protein bitkileri üreticileri, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne olası katılımının sektörde yaratabileceği baskılara karşı Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunmasını istedi. Fop ve Terres Univia Başkanı Benjamin Lammert, üreticilerin gelirlerinin kötü durumda olduğunu, sınırda koruma bulunmadığını ve soyanın GDO’suz üretim priminin tehdit altında olduğunu belirtti. Lammert, Ukrayna’dan gelebilecek ürün hacimlerinin Avrupa pazarında karşılanabilmesi için biyoyakıtlar ve soya küspesi üzerinden işleyen, hacimleri absorbe edebilecek Avrupa kuralları talep etti. Açıklamada, Fransız üreticilerin Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonu karşısında kırılgan olduğu vurgulandı.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti

Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha yüksek hacimlerde ihraç etme talebi Polonya ve Romanya’dan karşılık bulmadı. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi, Avrupa Birliği ülkelerinden sevkiyatlara izin verilmesini ve artan taşıma maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Polonya ve Romanya ise kendi tarım sektörlerinin çıkarlarını önceliklendirdi. Vysotskyi, Ukrayna’da hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların satılamadığını, ürünlerin ülke içinde biriktiğini ve çiftçilerin kışlık ekim için gerekli paradan yoksun kaldığını söyledi. Sorunun ilkbahara kadar sürmesi halinde ekili alanın %35-40 azalabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, ihracat kanallarındaki tıkanıklığın yalnızca mevcut ürün stoklarını değil, sonraki üretim dönemini de etkileyebileceği yönündeki Ukrayna değerlendirmesini yansıtıyor. Romanya Tarım Bakanı Barna Tánczos, Ukrayna tahılının ülke üzerinden taşınmasıyla Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyelerinin Romanya limanlarını aşırı yüklediğini ve Rumen çiftçilerin ürünlerini satmasını zorlaştırdığını belirtti. Tánczos, tren sayısının, kara ve demir yolu bağlantılarının ya da liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını söyledi. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik bir değişiklik planlamadığını açıkladı. Haber ayrıca Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Ukrayna ve Rusya ile Karadeniz’de ateşkes ve tahıl taşımacılığının güvenliği konusunda yeni görüşmeler yürüttüğünü aktarıyor. Bu girişim, Rusya’nın Temmuz 2023’te çekildiği 2022 tarihli tahıl anlaşmasının yeniden oluşturulmasını amaçlıyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya ve Polonya, Karadeniz'deki deniz ablukası ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar sürerken, Ukrayna'nın tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha fazla taşımasına yardımcı olamayacaklarını bildirdi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysoțki, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Birliği ülkelerinden ihracat için ek güzergâhlar açılmasını ve artan deniz taşımacılığı maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Vysoțki, durumu “son derece kritik” olarak nitelendirdi. Romanya Tarım Bakanı Tanczos Barna, ülkesinin kendi çiftçilerinin çıkarlarını önceliklendirdiğini söyledi. Ukrayna tahılının Romanya'ya ulaşan miktarı, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesiyle birleşerek limanlarda yoğunluk yaratıyor ve Rumen çiftçilerin kendi ürünlerini satmasını zorlaştırıyor. Bükreş yönetimi sınır geçişlerini kolaylaştırmak ve demir yolu bağlantılarını geliştirmek için Kiev ile bir mutabakat imzalasa da Barna, tren, kara yolu, demir yolu ve liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını belirtti. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transit geçişini artıracak bir değişiklik yapmayı planlamadığını açıkladı. Böylece Ukrayna'nın Avrupa'ya yönelik ihracatında kritik öneme sahip iki ülke, kendi üreticilerinin karşılaştığı lojistik ve satış sorunları nedeniyle daha fazla kapasite sunamayacaklarını ortaya koydu. Haberde, Polonya, Slovakya ve Macaristan'ın daha önce Ukrayna tahılı ithalatını yasakladığı da aktarılıyor. Vysoțki'ye göre Ukrayna ihracatının yarısından azı Avrupa'nın demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarından çıkabiliyor. Abluka sürerse bu yıl 35 milyon tona kadar tahıl ve diğer tarım ürününün ülkede mahsur kalabileceği belirtiliyor. Hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların alıcı bulamaması, çiftçilerin gelecek yılın mahsulü için sonbahar ekimlerini finanse etmesini de zorlaştırıyor. Vysoțki, durumun ilkbahara kadar devam etmesi halinde ekilen alanın %35-40 azalabileceğini söyledi. Avrupa Birliği ortak bir yanıtı dışlamıyor. Tarımdan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Christophe Hansen, küresel gıda güvenliği endişeleri nedeniyle sorunun ele alınması gerektiğini söyledi ancak somut bir taahhütte bulunmadı. Ukrayna, alternatif ihracat güzergâhları için Hollanda ve Almanya'daki limanları değerlendirirken, Almanya yönetimi bu rotaların güçlendirilmesi için Avrupa düzeyinde çaba gösterdiğini açıkladı. Krizin, Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl ticaretindeki rolü nedeniyle Avrupa dışındaki gıda arzını da etkileyebileceği ifade ediliyor.

Romanya ve Polonya, Ukrayna Tahılında Kapasite Artışına Sınır Koydu
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Romanya ve Polonya, Ukrayna Tahılında Kapasite Artışına Sınır Koydu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya ve Polonya, Ukrayna’nın tarım ürünlerini Avrupa üzerinden taşıma kapasitesini önemli ölçüde artıramayacaklarını bildirdi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vısoçki, Brüksel’de transit hacminin artırılmasını ve yükselen taşıma maliyetleri için 1,1 milyar avro destek istedi. Karadeniz’de liman ve gemilere yönelik saldırılar sürerken, Ukrayna’daki tahıl ve yağlı tohumlar alıcı bulmakta zorlanıyor. Romanya limanları düşük Tuna su seviyesi ve artan yük nedeniyle baskı altında; AB ortak bir yanıtı değerlendiriyor ancak henüz taahhütte bulunmadı.