ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 21

Kaliforniya’daki yetiştirme havuzunda beyaz mersin balıkları; temsilî arşiv fotoğrafı
Temsilî görselKaliforniya, ABD’de beyaz mersin balığı yetiştiriciliği (2011). Temsilî arşiv fotoğrafı; Fars eyaletini göstermemektedir.Mark Meyer / USDA NRCS California · Wikimedia Commons · CC BY 2.0Özgün fotoğraf dosyası değiştirilmedi. Haber sayfasında tamamı gösterilir; küçük kartlarda yerleşime göre kırpılabilir.

Fars Eyaleti, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde İran’da Üçüncü

İran’ın Fars eyaleti, mersin balığı yetiştiriciliğinde ülke genelinde üçüncü sırada yer aldı. Eyalet yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor

Bitkiler, insanların tükettiği gıdaların %80’ini sağlarken çiftlik hayvanlarına yem sunuyor ve soluduğumuz havanın temizlenmesine katkıda bulunuyor. Bitkilerin sağlıklı olması, tarımsal verimliliği artırarak gıdanın bulunabilirliğini ve tüketici fiyatlarını etkiliyor. İklim değişikliği ile ticaret ve seyahat gibi insan faaliyetleri ise zararlı organizmaların ve bitki hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu tehditlerin ekonomik ve çevresel açıdan ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanlığının Bitkisel Üretimi Koruma Müdürlüğü, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) PlantHealth4Life bilgilendirme kampanyası kapsamında farkındalık çalışmaları düzenledi. Çalışmaların hedef grubunu genç ebeveynler, yolcular ve amatör bahçıvanlar oluşturdu. Kampanya, Avrupa Komisyonu ve yerel makamların ortak çabasıyla 33 ülkede yürütüldü. Yunanistan’daki etkinlikler Selanik Uluslararası Fuarı, Atina’daki Stavros Niarchos Kültür Merkezi’nde düzenlenen Green Weekend ve Kifissia’daki Benaki Fitopatoloji Enstitüsünde gerçekleştirilen Araştırmacılar Gecesi’nde yapıldı.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi

2025’te Frontiers in Animal Science dergisinde yayımlanan bir çalışma, Primitivo üzümünden elde edilen üzüm posasının Podolica sığırları ile Limousine × Podolica ve Marchigiana × Podolica melezlerinin beslenmesinde kullanılmasını inceledi. Rasyona %20 oranında eklenen üzüm posası; büyüme performansı, karkas özellikleri, et kalitesi ve üretim ekonomisi bakımından değerlendirildi. Üzüm posası verilen hayvanlardan elde edilen ette malondialdehit yoğunluğu tüm genotiplerde azaldı. Araştırmacılar bu sonucu, üzüm posasının antioksidan etkinliğiyle ilişkilendirdi. Besleme uygulaması ayrıca palmitik asit, toplam doymuş yağ asitleri ve toplam tekli doymamış yağ asitlerinin azalmasıyla; linoleik asit, toplam çoklu doymamış yağ asitleri, omega-6 ve toplam konjuge linoleik asitlerin artmasıyla sonuçlandı. Etin olgunlaştırılması üç, dokuz ve 14 gün sürelerinde gerçekleştirildi; kesme direnci bu süreçte kademeli olarak azaldı. Çalışma, üzüm posasının değerlendirilmesinin tarımsal yan ürünlerin yeniden kullanımını destekleyebileceğini ve yerel kaynaklarla besleme imkânı sunabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte üzüm çeşidi, tanen yoğunluğu ve ekstraksiyon süreçlerinin yan ürünün iştah açıcı özelliğini ve besin değerini etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle kullanılacak materyalin önceden kimyasal ve besinsel açıdan karakterize edilmesi gerekiyor. Ekonomik sonuçlar genotipe göre farklılaştı. Üzüm posası kullanımına bağlı değişim oranı Marchigiana × Podolica grubunda negatif olurken, Podolica grubunda %0,46, Limousine × Podolica melezlerinde ise %2,00 pozitif değer aldı. Araştırmacılar, bu bulgunun besleme uygulamasının ekonomik uygunluğunun hayvanın genetik yapısına bağlı olabileceğini gösterdiğini belirtti.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor

İspanya’da SIMBIORED Operasyon Grubu, gıda kayıpları ve israfını azaltmaya yönelik pilot projesini başlattı. Proje, yerel tarım ve gıda sistemlerinde üreticiler, fazla ürünlerin alıcıları ve diğer paydaşlar arasında işbirliğini güçlendirecek ulusal bir bölgesel ekosistemler ağı oluşturmayı hedefliyor. Kaynakta, üretilen gıdaların yaklaşık %40’ının tüketilmeden kaldığı belirtiliyor. Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi verilerine göre israf oranı meyvelerde %41, sebzelerde %46, patateslerde %22, balıkta %50 ve ette %23 düzeyinde. Mevcut önleme girişimlerinin küçük ve orta ölçekli üreticilerin ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılamadığı, bu üreticilerin pazarlama güçlükleri, ticari uygulamalar ve estetik talepler nedeniyle ürünlerinin önemli bölümünü kaybettiği aktarılıyor. SIMBIORED; dijital, örgütsel ve ekonomik unsurları bir araya getirerek üreticilerle fazla ürünlerin alıcıları arasındaki işbirliklerini sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. Projede, tarlada hasat edilmeden kalan ürünler, haksız kalite retleri ve üretimlerin satışını sağlayacak istikrarlı anlaşmaların bulunmaması gibi sorunlara çözüm aranacak. Projenin, kayıpları azaltmanın yanı sıra küçük ve orta ölçekli üreticiler için ekonomik, sosyal ve çevresel değer oluşturması bekleniyor. İspanya’da Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesine ilişkin 1/2025 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi de girişim için uygun bir zemin oluşturuyor. Fundación Espigoladors’un temsilciliğinde yürütülecek projede CETENMA teknik koordinasyonu üstlenirken COAG, Oreka Circular Economy ve Tandem Social da yer alıyor. Çalışma 2026-2029 arasında üç yıl sürecek; toplam 597.766 avroluk yardımın %80’i Avrupa Tarımsal Kırsal Kalkınma Fonu’ndan, %20’si ise İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı

Şili’nin işlenmiş meyve ve sebze ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %7 artarak 2,271 milyar ABD dolarına ulaştı. Şili Dış Ekonomik İlişkiler Alt Müsteşarlığı (SUBREI) verilerine göre bu performans, aynı dönemde toplam gıda ihracatındaki %3,6’lık artışın yaklaşık iki katına denk geldi. Sektörün başlıca büyüme kaynağı dondurulmuş ürünler oldu. Bu grubun ihracatı %13 artarak 607 milyon ABD dolarına yükseldi. Dondurulmuş ahududu ihracatının değeri %63, kiraz ihracatının değeri ise %51 arttı. Artış, yalnızca fiyatlardan kaynaklanmadı: ahududu ihracatında miktar %33, ortalama fiyat %23; kiraz ihracatında ise miktar %32, ortalama fiyat %15 yükseldi. Dondurulmuş ürünlerde ABD başlıca pazar olmayı sürdürürken Avustralya, Kanada, Japonya ve Güney Kore onu izledi. Ürün grubunun ulaştığı pazar sayısı 2025’teki 60’tan bu yılın ilk sekiz ayında 63’e çıktı. İşlenmiş meyve ve sebze ihracatının tamamı ise 105 ülkeye ulaştı; ABD ve İtalya %16’şar, Almanya %8 pay aldı. Diğer ürün gruplarında sonuçlar daha karmaşık bir görünüm sundu. Püre ihracatı %14, konsantre meyve suları %13, kurutulmuş ürünler %7 ve konserveler %3 geriledi. Kaynağa göre bu düşüşlerde bazı gruplarda daha düşük ortalama fiyatlar, meyve sularında ise özellikle sevkiyat miktarındaki azalma etkili oldu. Buna karşın konserve ürünlerin ulaştığı pazar sayısı bir yılda 43’ten 70’e yükseldi. Chilealimentos Başkanı Juan Manuel Mira, dondurulmuş ürünlerin daha yüksek miktar ve fiyat birleşimiyle büyümeye katkı verdiğini belirtti.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

Çin ve ABD, 30 Milyar Dolarlık Üründe Tarifeleri Düşürme Mutabakatına Vardı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve ABD, 30 Milyar Dolarlık Üründe Tarifeleri Düşürme Mutabakatına Vardı

Çin ve ABD, 20-23 Eylül'de New York ve Washington'da gerçekleştirilen sekizinci ekonomik ve ticari istişare turunda, yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan ürünlerde karşılıklı gümrük vergisi indirimine gitme konusunda mutabakata vardı. Çin Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre, kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin, tarafların iç hukuk işlemlerini tamamlamasının ardından en çok kayrılan ülke oranlarına dönmesi öngörülüyor. Görüşmelerde ikili ticareti geliştirmek ve anlaşmazlıkları ele almak amacıyla bir Ticaret Konseyi kurulması kararlaştırıldı. Taraflar ayrıca yatırımlara ilişkin fırsat ve engellerin görüşüleceği bir Yatırım Konseyi oluşturacak. Tarım alanında kurulacak ortak çalışma grubu ise pazar erişimi ve düzenleyici konuları ele alacak; grubun ilk toplantısının yıl sonundan önce yapılması planlanıyor. ABD'den Çin'e kömür ithalatının da karşılıklı tarife indirimi kapsamına alınması kararlaştırıldı. Çin ve ABD, daha önceki görüşmelerde oluşturulan ortak ticari düzenlemeler üzerindeki müzakereleri de sürdürecek. Bu düzenlemelerin uygulanması ve gözden geçirilmesi için geçerlilik süresi 10 Ocak 2027'ye kadar uzatılırken, taraflar şirketler açısından istikrar ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçladıklarını bildirdi. Açıklamada, gümrük vergileri, pazar erişimi, yatırım ve teknoloji başlıklarında anlaşmazlıkların devam ettiği de belirtildi.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor

Bulgaristan, 2027 sonrasında uygulanacak yeni Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) yağlık gül üretimine özel destek verilmesini talep ediyor. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Brüksel’deki Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında, OTP Tüzüğü’ne yağlık gül için özel ödeme müdahalesini düzenleyen yeni bir madde eklenmesini önerdi. Abrovski, talebin gerekçesini Bulgar gül yağının ülke açısından taşıdığı geleneksel ve ekonomik önemle açıkladı. Bulgaristan ayrıca geçiş dönemi ulusal yardımının sürdürülmesine imkân tanınmasını savundu ve bu amaçla Romanya tarafından hazırlanan belgeyi Kıbrıs, Macaristan, Polonya ve Slovakya ile birlikte destekledi. Bulgaristan, doğrudan ödemelerde indirimlerin ve ödeme tavanının gönüllü uygulanmasını, kademeli ödeme eşiklerinin ise tarımsal işletmelerin yapısına göre üye ülkeler tarafından belirlenmesini istiyor. Ülke ayrıca tarımsal faaliyetle bağlantılı ücret ve sosyal güvenlik giderlerinin ödemelerde dikkate alınabilmesine yönelik bir düzenleme talep ediyor. Bakan, gelecekteki OTP kapsamında sulama ile kolektif ve bölgesel hidroameliorasyon projelerine destek verilmesi, olumsuz iklim ve diğer olaylarda hızlı biçimde devreye alınabilecek acil önlemler oluşturulması gerektiğini de belirtti. Tarımsal bilgi ve inovasyon sisteminin, danışmanlık hizmetleri ve yenilikçi faaliyetlerin sürekliliği için güvence altına alınmasını istedi. Kaynakta bu önerilerin kabul edildiğine ilişkin bir karar yer almıyor.

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir

Avrupa’nın bazı bölgelerinde kuraklık, yem üretimini ve biyokütle miktarını azaltarak süt üreticilerini daha zorlu bir sezona hazırlanmaya zorluyor. Kaba yem tedarikine ilişkin beklentilerin bozulması, Avrupa Birliği’nde süt arzını etkileyebilir. Süt fiyatlarının geleceğinde yalnızca arz koşulları değil, üretim maliyetleri, süt ürünlerine yönelik talep ve işletmelerin mali durumu da rol oynayacak. Kaynakta, bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

Suriye’de Yerli Yemlik Arpa Alımı İçin Teklif Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Yerli Yemlik Arpa Alımı İçin Teklif Çağrısı

Suriye’de Genel Tedarik ve İkmal Kurumu, Tarım Bakanlığına bağlı Yem Kurumu için 20.000 ton yerli yemlik arpa tedarikine yönelik teklif çağrısı yaptı. Alım, şartnamede belirtilen teknik ve idari koşullara göre gerçekleştirilecek. İlanda tekliflerin 18 Ekim 2026’da mesai bitimine kadar teslim edilmesi istendi. Başvurular, Şam’da Genel Tedarik ve İkmal Kurumu ofisine kapalı ve mühürlü zarfla elden verilecek. Teklif dosyasının bir bölümünde gerekli belgeler ile ilk teminat makbuzu, diğer bölümünde ise mali teklif bulunacak; bu koşulları karşılamayan teklifler değerlendirmeye alınmayacak. Şartnameye göre sözleşmenin uygulama süresi, işe başlama emrinden itibaren 90 takvim günü olacak. Teklif sahipleri, başvuru süresinin sona ermesinden sonraki günden itibaren 60 gün boyunca teklifleriyle bağlı kalacak. Gecikme halinde her gün için malzeme bedelinin binde biri oranında ceza uygulanacak ve toplam ceza sözleşme değerinin %20’sini aşamayacak. İlan kapsamında 32 milyon Suriye lirası tutarında ödeme ile sözleşme bedelinin %10’una ilişkin şartlar da yer aldı.

FAOSTAT Nedir? Dünya Tarımında Üretim, Ticaret ve Fiyat Verileri
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber

FAOSTAT Nedir? Dünya Tarımında Üretim, Ticaret ve Fiyat Verileri

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) resmî istatistik veri tabanı FAOSTAT, dünya tarım ve gıda sistemlerine ilişkin tarihsel ve güncel verileri tek platformda topluyor. 245’ten fazla ülke ve bölgeyi kapsayan sistem; çiftçiler, ihracatçılar, araştırmacılar, kamu kurumları ve uluslararası kuruluşlar için tarımsal gelişmeleri inceleme olanağı sunuyor. Platformda bitkisel ve hayvansal üretim, dış ticaret, fiyatlar, arazi kaynakları, gübre kullanımı ve gıda güvenliği gibi başlıklara ilişkin veriler bulunuyor. Kullanıcılar belirli bir ürünün üretim seyrini birkaç on yıl boyunca izleyebiliyor, ülkeleri karşılaştırabiliyor ve uluslararası piyasalardaki eğilimleri değerlendirebiliyor. FAOSTAT ayrıca tarımın çevre ve iklimle ilişkisini incelemek için sera gazı emisyonları, arazi kullanımı ve su kaynakları gibi göstergeler sağlıyor. Gürcistan açısından da ülke tarımının diğer ülkelerle karşılaştırılması, ihracat ve ithalat hareketlerinin incelenmesi ve farklı üretim kollarının uluslararası ölçekte değerlendirilmesi mümkün oluyor.

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor

Uruguay’da Prolesa ile Minerva Foods’un birlikte yürüttüğü Holando buzağı besi programı, pilot uygulamada üreticilere hayvan başına ortalama 124 ABD doları marj sağlanmasının ardından genişletiliyor. İlk döngüde 285 hayvan kesime gönderilirken, programın yeni aşamasında 20’den fazla üretici yaklaşık 800 buzağıyla sisteme dahil oldu. Gelişme, Prolesa’dan Mónica Dialutto tarafından Expo Rural del Prado’da düzenlenen sonuç sunumunda aktarıldı. Program, süt işletmelerinde erkek Holando buzağıların nasıl değerlendirileceği sorununa çözüm bulmak amacıyla geliştirildi. Prolesa, Uruguay’daki işletmelerde uygulanabilecek bir besi sistemi oluşturmak için araştırma yaptı, Arjantin’deki uygulamaları inceledi ve Uruguaylı ve Arjantinli teknik uzmanlara danıştı. Kurum, sistemin ulusal ve uluslararası düzeyde doğrulanmış olduğunu belirterek, modelin yalnızca deneysel değil, işletmelerin günlük faaliyetlerine uyarlanabilir olup olmadığını sahada test etti. Buzağılar, yaklaşık 80 kilogramda buzağı bölmesinden çıkarılarak lif içeren rasyon, su ve gölge bulunan kendi tüketimli yemlik sistemine alınıyor. Yaklaşık dokuz ay süren besi sonunda hayvanların 11 aylıkken yaklaşık 400 kilograma ulaşması hedefleniyor. Minerva Foods yaklaşık 200 kilogram karkas hedefi koyarken, sonuçlar bazı hayvanların daha erken kesime gönderilebildiğini gösterdi. Protokolü daha sıkı uygulayan üreticiler daha iyi ekonomik sonuçlar aldı. Et endüstrisi de hayvanların bitirme özellikleri ve partilerdeki homojenlikten memnun kaldı; bu özellikler, hayvanların iç tüketim ve gıda tedarik zincirine yönlendirilmesini sağlıyor.

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Rakka Badiyesi'nde Mera Bitkileri Çoğaltma Ünitesi Açıldı

Suriye'nin Rakka vilayetindeki Badiye bölgesine bağlı El-Burcub'da, hayvancılığı desteklemek amacıyla mera bitkileri çoğaltma ünitesi açıldı. Rakka Tarım Müdürlüğü tarafından açılan ünite, Tarım Bakanlığı ile CIHEAM Bari işbirliğiyle hayata geçirildi. Projede yaklaşık 22.500 mera bitkisi fidesi bulunuyor. Fidanlıkta fidan üretimi, sertleştirme ve anaç üretimi birimleri yer alıyor; tesis betonarme çalışmalar ve güneş enerjili güvenlik sistemiyle yeniden düzenlendi. Yetkililere göre kuraklığa dayanıklı pelin, harmel ve rothe gibi türler kumulların sabitlenmesine, yem ve mera alanlarının sağlanmasına katkı sunacak. Proje ayrıca nesli tehdit altındaki bitki çeşitlerinin çoğaltılmasını ve Badiye'deki bitki örtüsünün yeniden oluşturulmasını hedefliyor.

Uruguay’da Et Üretimi 20 Yılda %50 Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Et Üretimi 20 Yılda %50 Arttı

Uruguay’da et üretimi son 20 yılda %50 arttı. Instituto Nacional de Carnes’in (INAC) sürdürülebilirlik yöneticisi Gianni Motta, artışın otlak sistemlerinde verimliliğin yükselmesi, yemlik besi işletmelerinin yayılması ve daha genç ve ağır hayvanların kesime gönderilmesiyle gerçekleştiğini belirtti. Motta’ya göre ülkenin üretim yapısında, özellikle çoğu hayvanın yetiştirildiği doğal otlaklarda hâlâ önemli bir gelişme alanı bulunuyor. Son 10 yılda yemlik besi işletmelerindeki hayvanların günlük ortalama canlı ağırlık artışı yaklaşık %3 yükselirken, otlak sistemlerinde bu artış %10 oldu. Motta, iki sistem arasındaki farkın başlangıç koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Daha standart süreçlere sahip yemlik işletmelerinin üretim sınırlarına daha yakın olduğunu, otlak temelli üretimin ise verimliliği artırmak için daha geniş bir alana sahip bulunduğunu kaydetti. Motta, sürünün yapısının daha fazla damızlık dişi hayvan, daha iyi üreme göstergeleri ve daha genç hayvanların kesime sevk edilmesi yönünde değişmesi gerektiğini savundu. Kuraklık döneminde gebelik oranları başlangıçta %75-76 seviyesinde kaldı, su açığı uzadığında geriledi; yağışların dönmesiyle oranlar %80-82 aralığına yükseldi. Bu toparlanmanın geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu ise açık bir soru olarak değerlendirildi ve kamu politikalarının sonuçları güçlendirmede rol oynayabileceği belirtildi. Yemlik besi işletmelerindeki hayvan sayısının yaklaşık 200 binden 450 bine çıkması, bu işletmelerin buzağı talebini artırdı ve satın alma alanını genişletti. Başta ülkenin batısında yoğunlaşan işletmeler, kapasite artışıyla daha uzak bölgelerden de hayvan almaya başladı. Bu gelişmenin yetiştiriciler için ticari seçenekleri artırdığı, hayvan taşımacılığını ve ekonomik hareketliliği desteklediği aktarıldı. Motta, doğal otlakların daha iyi yönetilmesiyle üretimde ihtiyatlı hesapla yaklaşık %25’lik bir iyileşme potansiyeli bulunduğunu söyledi. INAC etkinliğinde aktarılan bazı örneklerde, daha verimli yönetim sonucunda üretimin 90 kilogramdan 200 kilograma çıktığı belirtildi. Ayrıca üreticilerin yüksek fiyatlara rağmen damızlık dişi hayvanları elden çıkarmak yerine sürüde tutması, yetiştiriciliği güçlendirme yönündeki eğilimin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Tahıl Hasadı Polonya’da Sektör Sorunlarını Ortaya Çıkardı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Tahıl Hasadı Polonya’da Sektör Sorunlarını Ortaya Çıkardı

Polonya’da 2026 tahıl hasadı, düşük kârlılık, bölgesel farklılıklar ve zayıf verim nedeniyle üreticiler açısından hayal kırıklığı yarattı. Ülke genelinde tahıl ekim alanı korunmasına rağmen bazı bölgelerde hektar başına alınan ürün neredeyse yarıya indi. Fiyatların da hızlı satış için cazip olmaması, hasat döneminin temel sorunlarını artırdı. Verimsizliğin arkasında ilkbahar donları, yazın yaşanan sıcak hava dalgaları ve sürekli kuraklığın birleşimi bulunuyor. Bu koşulların etkisiyle çiftçilerin gündeminde kârdan ve yatırımlardan çok, piyasa durgunluğunu atlatma yolları öne çıktı.

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak

Yunanistan’da zeytinyağının kalitesini daha yüksek katma değere dönüştürmek için bilimsel kanıt, menşe ve ürün özelliklerinin belgelendirilmesi, özgünlüğün korunması ve uluslararası pazarlardaki varlığın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu yaklaşımın, Yunan zeytinyağının mevcut kalite avantajını ekonomik değere çevirmeyi amaçladığı ifade edildi. Bilimsel çalışmaların Avrupa ve uluslararası düzeyde Yunan ürünlerinin korunmasına katkı sağladığı vurgulanırken, Kornikeiki çeşidi de örnek gösterildi. Uluslararası Zeytin Konseyi’nin ticaret standardındaki son düzenlemeyle, Kornikeiki çeşidinden tek çeşit sızma zeytinyağları için toplam sterollerde özel asgari sınır 800 mg/kg olarak korundu. Genel sınır ise 1.000 mg/kg olarak belirtiliyor. Bu uygulama, yeni bilimsel çalışmalar beklenirken sürdürülecek ve istisna için daha önce konulan zaman sınırlaması kaldırıldı. Araştırmanın iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele, suyun daha rasyonel kullanımı ve bitki koruma açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Zeytin sineğiyle mücadelede gerekli malzemelerin tedariki 2026-2028 dönemi için çok yıllı planlandı; ilgili sözleşmeler imzalanırken teslimatların başladığı bildirildi. Yunan zeytinciliğinin gelişimi için kamu, bilim dünyası, üreticiler, kooperatifler, zeytinyağı fabrikaları ve ambalajlama-ihracat şirketleri arasında sürekli işbirliği çağrısı yapıldı.

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi

Rusya Tarım Bakanlığı, 2027 hasadı için yapılacak kışlık ekime hektar başına sübvansiyon verilmesini önerdi. Hükümetin onayına sunulan girişim buğday, çavdar, arpa ve tritikale üreticilerini kapsıyor; desteklerin 2026 ve 2027 yıllarında, bakanlığa tahsis edilen bütçe sınırları içinde verilmesi planlanıyor. Üreticilerin destek alabilmesi için mevzuata uygun yerli tohum kullanması şartı öngörülüyor. Tarım sektörüne ilişkin yayımlanan ekonomik tahminlerde, olumsuz hava koşullarının etkisiyle Rusya’nın tarımsal üretiminin bu yıl 2025’e göre %1,2 gerilemesi bekleniyor. Temel senaryoya göre üretimin 2027’de %1,9, 2028’de %2,5 ve 2029’da %2,9 artması öngörülürken, daha olumsuz senaryoda 2027’de %3,8’lik düşüş ihtimali de bulunuyor. Haftalık gelişmelerde tahıl ihracatındaki lojistik sorunlar ve bunun iç piyasada oluşturduğu ürün fazlası da öne çıktı. Sezonluk ihracatın, Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatların gerçekleşmemesi durumunda 39,1 milyon ton, tüm kanalların kullanılabildiği daha iyimser senaryoda ise 45 milyon ton olabileceği belirtildi. Alternatif limanlara ulaşmak için demiryoluyla 24,1 milyon tona kadar tahıl taşınması gerekebilecek. İç piyasayı desteklemek amacıyla 2026-2027 döneminde 3 milyon tonluk devlet alım müdahalesi planlanıyor. Ayrıca tahıl ihracat vergilerinin 2026 sonuna kadar askıya alınması ve buğday, arpa ile mısırda sıfır vergi uygulanması kararlaştırıldı. Un ve irmik işletmeleri ise üreticilerden daha fazla alım yapabilmek için sübvansiyonlu kredi oluşturulmasını önerdi.

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi

Şili’de Universidad SEK, FIA’nın desteğiyle geliştirilen LAMP-PCR tekniğiyle arı kovanlarını etkileyen virüs ve bakterilerin sahada doğrudan tespit edilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdi. Teknik, arıcıların hastalıkları daha erken belirlemesine ve ekonomik kayıplara yol açabilecek yayılımın önlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Arıların tozlaşma yoluyla çok sayıda bitki türünün çoğalmasına ve tarımsal üretime katkı verdiği belirtilirken, kovan hastalıklarının zamanında saptanmasının arı popülasyonlarını korumak ve bu hizmeti sürdürmek açısından önemli olduğu aktarıldı.

Itata Vadisi'nde Üzüm Posası Hayvan Yeminde Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Itata Vadisi'nde Üzüm Posası Hayvan Yeminde Değerlendiriliyor

Şili’nin Ñuble bölgesindeki Valle del Itata’da bilim ve yenilik çalışmaları, üzüm şırası üretimi sonrasında ortaya çıkan üzüm posasını hayvan yemine dönüştürmeyi hedefliyor. Corfo’nun Sürdürülebilir Üretim Geliştirme programı kapsamında finanse edilen ve Universidad de Concepción tarafından yürütülen proje, bağcılık ile hayvancılığı aynı üretim döngüsünde buluşturmayı amaçlıyor. Quillón’daki çalışmanın ilk kuzu denemelerinde, rasyona %20’ye kadar kuru üzüm posası eklenmesi büyümeyi veya sindirim sağlığını olumsuz etkilemedi. Hayvanlar benzer sonuçlara ulaşmak için %8-10 daha az yem tüketirken kesim randımanı %1,5 daha yüksek gerçekleşti. Araştırma ekibi, posanın sera gazı salımları ve et kalitesi üzerindeki olası etkilerini de inceliyor. Proje, üzüm posasının atık olarak bertaraf edilmesi yerine ekonomik değeri olan bir kaynağa dönüştürülmesini ve Ñuble’deki bağcılık ile hayvancılık işletmelerinin verimliliğinin artırılmasını hedefliyor. Yetkililer ayrıca bu yaklaşımın üreticilerin kârlılığını destekleyebileceğini, bölgesel üretim yapısını çeşitlendirebileceğini ve iklim değişikliğine uyuma katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Çalışmanın sonraki aşamasında üzüm posasının besi sığırları ve süt keçilerindeki kullanımı denenecek; proje ekibi, Valle del Itata’daki kooperatifler ve üreticilerle yeni denemeler ve bilgi aktarımı yürütecek.