ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 22

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı

Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakan Yardımcısı Robert Abisoghomonyan, Erivan’da düzenlenen Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 17. oturumu (COP17) kapsamında, ulusal eğitim sistemlerinin gıda güvenliğini ve Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin uygulanmasını desteklemedeki rolünü ele alan üst düzey panele katıldı. Katılım, Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı tarafından duyuruldu. Abisoghomonyan, biyolojik çeşitliliğin korunması, gıda güvenliği, eğitim ve sürdürülebilir kalkınma gündemlerinin birbirinden ayrı ele alınamayacağını belirtti. Ermenistan’ın COP17 başkanlığı öncelikleri kapsamında biyolojik çeşitliliğin daha geniş ekonomik ve sosyal kalkınma gündemlerine entegre edilmesi ve uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan yardımcısı, uluslararası iş birliğinin gelişmekte olan ülkelerin ulusal kapasitesini güçlendirmesi, uzmanlık ve mali destek sağlaması ve uluslararası taahhütleri ulusal düzeyde uygulanabilir sonuçlara dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Ermenistan’ın Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı ile uzun süredir yürüttüğü iş birliği ve ulusal Okul Beslenme Programı, etkili ortaklığa örnek gösterildi. Ermenistan’ın deneyiminin ortak ülkelerle paylaşılmasının ve çok taraflı anlaşmaların ulusal düzeyde uzun vadeli sonuçlar üretmesinin önemi de vurgulandı.

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor

Hırvatistan'daki zeytinliklerde yılın en önemli dönemi olan hasat başladı. Üreticiler, hava aşırılıklarının meyvedeki yağ miktarını azaltabileceğini belirtiyor. Hasat ekiplerinin yaklaşık 6 bin zeytin ağacını toplaması beklenirken, yağışların çalışmaları durdurabileceği ifade ediliyor. Radovan Rade Bobanović, bu yıl toplam yağ miktarının %2, 3 veya 5 daha düşük olabileceğini söyledi. Bobanović'e göre önceki yıllarda %15 yağ veren bazı çeşitler bu sezon %10-11 düzeyinde kalabilir. Yakıt fiyatlarındaki artış ve genel enflasyon nedeniyle üretimdeki küçük bir düşüşün bile zeytinciler için ağır bir darbe olduğunu belirten Bobanović, devlet desteğinin litre başına önceki yıllardaki 1,5 avrodan 1 avroya, hatta daha aşağıya indiğini savundu. Yağhaneler çalışmaya başlarken Bibinje'deki tesiste, teslim edilen meyve miktarına göre yağ veriminin şimdilik beklenen düzeyde olduğu bildirildi. Tam otomatik sistem, üretimin her bölümünün ayrı ayrı izlenmesine imkân veriyor. Hırvatistan'da geçen yıl yaklaşık 40 bin hektolitre zeytinyağı üretilirken, bu sezonun toplam verimi ancak sezon sonunda belli olacak.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Irak’ın İthalat Kararı Suriye’den Patates ve Domates Alımını Artırdı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ın İthalat Kararı Suriye’den Patates ve Domates Alımını Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Irak’ın patates, domates ve soğan ithalatını açmasının ardından Iraklı tüccarlar Suriye’ye giderek büyük miktarlarda patates ve domates satın aldı. Şam’daki sebze ve meyve tüccarları komitesi başkanı Usame Kızıl’ın açıklamasına göre, Dera’dan yaklaşık 42 soğutmalı kamyonla 1.050 tonun üzerinde Suriye domatesi yüklendi. Kamyonlar Irak pazarına girmek üzere Suriye-Irak sınırında beklerken, tüccarlar Irak’a gönderilmek üzere yaklaşık 1.000 tondan fazla patatesi de Suriye’deki soğutmalı araçlara yerleştirdi. Alımların başlamasıyla Şam halindeki toptan patates fiyatı kilogram başına 60 yeni liradan 75 yeni liraya, domates fiyatı ise 20 yeni liradan 30 yeni liraya yükseldi. Kızıl, iki ürünün Irak’a büyük miktarlarda sevkinin önümüzdeki günlerde fiyatlarda daha fazla artışa yol açabileceği uyarısında bulunarak ihracatın durdurulmasını istedi. Iraklı tüccarların yalnızca soğuk hava depolarında bekletilen patatesleri aldığı, mevcut üretimi ise düşük fiyatı nedeniyle almadığı belirtildi. Irak Tarım Bakanlığı, ithalat kararının başbakanlık talimatı ve tarım bakanının takibiyle; gıda fiyatlarını düşürmek, vatandaşların yükünü azaltmak, gıda güvenliğini korumak ve piyasa koşullarının istismarını önlemek amacıyla alındığını bildirdi. Ancak Irak’ın tarım takvimi, yerel olarak bulunan 33 tarım ürününün ithalatını yasaklayan hükümler içeriyor; bu nedenle uygulama pazar ihtiyacı ve yerel üretim dönemine bağlı olabilir.

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto yönetiminin iki yılında çiftçilerin refah göstergesi olarak kullanılan Çiftçi Değişim Oranı'nın (NTP) 131'e yükseldiğini ve bunun tarihin en yüksek seviyesi olduğunu açıkladı. Amran değerlendirmeyi 19 Ekim 2026'da Jakarta'daki bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında yaptı. Amran'a göre göstergedeki yükselişi destekleyen politikalardan biri gübre fiyatlarının %20'ye kadar düşürülmesi oldu. Hükümet ayrıca çeltik için devlet alım fiyatını kilogram başına en az 6.500 rupiah olarak belirledi. Bu uygulamanın, ürünlerini düşük fiyatla satın alan aracılara karşı çiftçileri korumayı amaçladığı belirtildi. Perum Bulog da çeltiği satın almakla yükümlü alıcı olarak görevlendirildi. Tarım Bakanı, sektör ihracatının 2025'te 166 trilyon rupiah'a yükseldiğini, ithalatın ise 41 trilyon rupiah azaldığını söyledi. Amran, bu politikaların 208 trilyon rupiah ek değer oluşturduğunu savundu ancak toplamın hesaplama yöntemini açıklamadı. Bakan, Prabowo liderliğinde sürdürülebilir gıda kendine yeterliliğine ulaşılacağına inandığını da ifade etti.

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı

Şili Su Genel Müdürlüğünün (DGA) 13 Ekim 2026 tarihli hidro meteoroloji bültenine göre, ülkenin dokuz bölgesine yayılan 25 başlıca barajda 7.609 milyon metreküp su depolandı. Bu miktar, bir yıl önce kaydedilen 6.001 milyon metreküpe göre %26,8 artış anlamına geliyor. Barajların %64’ü öncelikle sulama, %12’si içme suyu, %16’sı elektrik üretimi, %8’i ise elektrik üretimi ve sulama amacıyla kullanılıyor. Artış, meyve bahçeleri ve diğer tarımsal üretim alanlarında su talebinin yükseldiği sulama sezonu öncesinde kaydedildi. Bununla birlikte, ülke geneli için olumlu görünen tablo havzalar arasında aynı seviyede değil. Coquimbo Bölgesi’nde izlenen sekiz barajdan Recoleta, Cogotí, Culimo, El Bato ve Corrales %100 doluluğa ulaştı ve taşkınla su boşaltıyordu. Bölgenin en büyük barajı La Paloma’da 514 milyon metreküp su depolandı ve doluluk %69’a çıktı; bu değer Ekim 2025’teki 86,1 milyon metreküplük seviyenin oldukça üzerinde kaldı. Elqui havzasındaki Puclaro da 102,6 milyon metreküp ve %49 doluluğa yükseldi. Coquimbo’daki toparlanma bütün barajlara eşit yansımadı. Elqui havzasındaki La Laguna Barajı %36 dolulukta, 13,8 milyon metreküp suyla kaldı. Bu nedenle üreticilerin fiili suya erişimi yalnızca bölge toplamlarına değil, her havzanın durumuna, su yönetimi kararlarına ve ilkbahar-yaz dönemindeki kar erimesi ile tüketime bağlı olacak. Valparaíso’da da benzer bir ayrışma görüldü: İçme suyu tedariki açısından önemli Los Aromos %100 dolulukla 35 milyon metreküpe ulaşırken, Peñuelas %17 dolulukta ve 16,4 milyon metreküpte kaldı. Diğer bölgelerde El Yeso Barajı Metropolitan Bölgesi’nde %65 dolulukla 143,5 milyon metreküp su tuttu. O’Higgins’te sulama açısından önemli Convento Viejo %93 dolulukla 221,5 milyon metreküpe, elektrik üretimine ağırlık veren Rapel ise %87 dolulukla 602,2 milyon metreküpe ulaştı. Maule’de beş baraj toplam 2.532,3 milyon metreküp suyla toplam kapasitenin %78,89’unu doldurdu; Ñuble’de tarımsal kullanımlı Coihueco %88 dolulukta kaldı. Biobío’daki üç barajın toplamı 2.879,8 milyon metreküp olurken, sulama ve elektrik üretimiyle bağlantılı Lago Laja %29 dolulukta kaldı; Ralco %98, Pangue %99 seviyesine çıktı. Yağış verileri de genel olarak olumlu bir görünüm sundu. DGA’nın değerlendirdiği 77 yağış istasyonunun 56’sında 1991-2020 tarihsel ortalamasına göre fazla yağış kaydedildi. Kuzey makro bölgede incelenen 22 istasyonun tamamı tarihsel ortalamanın üzerinde kaldı. Kar örtüsünde ortalama %93’lük fazlalık görülmesine rağmen Valparaíso’dan Biobío’ya kadar bazı bölgelerde açıklar ve yerel farklılıklar sürdü.

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı

Ekonomist İhab İsmender, Suriye’de sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomi kurulabilmesi için yapısal dengesizliklerin giderilmesi, üretim sektörlerinin yeniden canlandırılması ve yatırımların çekilmesi gerektiğini belirtti. İsmender’e göre toparlanmanın ilk aşaması, asgari parasal ve mali istikrarın sağlanmasıyla birlikte üretim kapasitesini artıracak adımların atılmasını gerektiriyor. İsmender, enerji, su ve ulaşım başta olmak üzere kritik altyapının yeniden kurulmasını üretim faaliyetlerinin canlanması için temel koşul olarak gösterdi. Dünya Bankası tahminlerine atıf yapan İsmender, elektrik sektörünün ana şebekelerini yeniden rehabilite edebilmesi için yaklaşık 146 milyon dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Elektrik rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması ve havalimanlarının geliştirilmesinin ulaşım, ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekleyebileceğini ifade etti. İsmender’in büyümeye öncülük edebilecek üç sektör arasında saydığı tarım ve gıda sanayileri, yerel ve bölgesel talebin karşılanması, hızlı gelir sağlanması ve özellikle kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması açısından öne çıkıyor. Suriye’nin tarım arazileri ve mevcut kaynaklarının gıda üretimini artırma ve ihracatı genişletme fırsatı sunduğunu belirten İsmender, bunun üretim, sulama, enerji ve finansman sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üretim temelli ekonomiye geçiş için dış transferler ve insani yardımların gelir ve istihdam üreten yatırımlara yönlendirilmesi önerildi. İsmender ayrıca özel sektörün daha etkin rol üstlenmesi, geniş bir işgücü kesimini istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelere finansman sağlanması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gayrimenkul ve turizmin ise işgücünü istihdam ederek inşaat ve hizmet tedarik zincirlerini hareketlendirebileceği, yatırımları çekebileceği ifade edildi.

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Kuzu Fiyat Teklifleri Ekim Sonunda Gücünü Koruyor

İrlanda’da 19 Ekim Pazartesi başlayan koyun ticaretinde fabrika kuzusu ve yaşlı koyun fiyat teklifleri güçlü kaldı. Çoğu fabrika tesisi haftaya geçen haftayla aynı tekliflerle başladı; kuzu karkas ağırlığı limitlerinde de değişiklik yapılmadı. Mevcut kuzu fiyat teklifleri geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 40 sent/kg üzerinde bulunuyor. Kepak, kuzular için 7,85 avro/kg ve Kalite Güvence (QA) primi olarak 15 sent/kg teklif ederek, bu hafta 22,5 kg’a kadar karkaslarda toplam 8,00 avro/kg seviyesine ulaştı. Roscommon Kontluğu’ndaki Athleague tesisinde yaşlı koyun için 4,00 avro/kg teklif edildi.

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı

Mısır’ın Hindistan’a kimyasal ürün ve gübre ihracatı, 2026’nın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %325 artarak 627 milyon dolara çıktı. İhracat, geçen yılın aynı döneminde 147 milyon dolar seviyesindeydi ve artış yaklaşık 480 milyon dolar olarak gerçekleşti. Khaled Abu El-Makarem, Hindistan’ın Mısır’ın kimyasal ve gübre ihracatında Türkiye ve İtalya’nın ardından üçüncü büyük destinasyonu olduğunu söyledi. Mısır’ın toplam kimyasal ve gübre ihracatı da Ocak-Ağustos 2026’da %30 artışla 8,255 milyar dolara yükseldi. Abu El-Makarem, Hindistan’ın gübre, hammadde ve sanayi girdisi talebinin ticaret, sanayi işbirliği ve yatırımlar için fırsat sunduğunu belirtti.

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber
Veri haberi

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı

Rus yük gemisinin kaptanı, Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarından 54.000 metrik tondan fazla tahılın yasa dışı taşınmasıyla bağlantılı olarak gıyabında suçlandı. Ukrayna Başsavcılığı ve Güvenlik Servisi (SBU), 19 Ekim’de yaptığı açıklamada, bu tür bir eylemin Ukrayna tarafından ilk kez savaş suçu olarak değerlendirileceğini bildirdi. Kaptan, işgal altındaki bölgelere giriş ve çıkış kurallarını devletin çıkarlarına zarar verme kastıyla ihlal etmek ve savaş hukukunu çiğnemekle suçlanıyor. Soruşturmaya göre Matros Pozynich gemisi, Rus güçlerinin Kırım’daki Ukraynalı çiftçilerden tahıl aldığı 2022-2023 döneminde iki sevkiyat gerçekleştirdi. Her biri yaklaşık 27.000 metrik ton olan yükler, geçici olarak işgal edilen Sivastopol’dan Suriye’deki Lazkiye Limanı’na gönderildi. Başsavcı Vekili Anton Kovalskyi, işgal altındaki bölgeden yasa dışı el konulan tahılın çıkarılmasına katılımın savaş suçu sayılmasını sağlayan hukuki çerçevenin uygulandığını söyledi. SBU ise kaptanın, işgal altındaki topraklarda mülk yağmalanmasını yasaklayan Cenevre Sözleşmesi hükümlerini ihlal eden üst düzey Rus yetkililerin emirlerini uyguladığını belirtti. Ukrayna Tarım Bakanlığı’na göre Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları yaklaşık 32 milyon ton tarım ürününü ve yaklaşık 10 milyar doları riske atıyor. Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Türk Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’la görüşmesinde Tuna, demir yolu ve kara yollarının kullanıldığını, ancak bu güzergâhların deniz yoluyla ihracatın yerini tamamen alamadığını söyledi.

Kuş Göçü, Kuş Gribine Karşı Ek Dikkat Gerektiriyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Kuş Göçü, Kuş Gribine Karşı Ek Dikkat Gerektiriyor

Önümüzdeki haftalarda kuş göçünün yeniden başlaması beklenirken, Hollanda’daki kanatlı yetiştiricileri kuş gribine işaret edebilecek belirtilere karşı daha dikkatli olmaya çağrıldı. Sektör kuruluşu AVINED, yetiştiricilerden bu dönemde yürürlükteki biyogüvenlik önlemlerine sıkı ve eksiksiz biçimde uymalarını istedi. Çağrı, kanatlı işletmelerinde göç sırasında hastalık şüphesi oluşturabilecek belirtilerin yakından izlenmesine özellikle odaklanıyor.

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak

Dünya Gıda Programı (PAM), finansman yetersizliği nedeniyle Gazze’deki gıda yardımını yaklaşık üçte bir azaltacağını açıkladı. Kurum, bu değişiklik sonucunda her ay yaklaşık 500.000 kişinin temel gıda yardımına erişimini kaybedeceğini bildirdi. PAM, önceki dönemde Gazze’de her ay yaklaşık 1,6 milyon kişiye gıda kolileri, buğday unu, ekmek, sıcak yemek, beslenme desteği, okul atıştırmalıkları ve nakit yardım sağlıyordu. Yardım alan ailelere bundan sonra yalnızca bir gıda kolisi ile daha küçük boyutlu bir buğday unu çuvalı verilecek ve dağıtılan rasyonlar yarıya indirilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının 250.000’den 150.000’e düşmesi planlanırken, bölge sakinlerinin gıda satın alabilmesini sağlayan nakit transferleri de azaltılacak. PAM, bu düzenlemeleri kaynakların daha uzun süre kullanılabilmesini sağlamak için yapmak zorunda olduğunu belirtiyor. PAM’ın Filistin toprakları direktörü Shaun Hughes’a göre Gazze’de yaşayan 2,1 milyon kişinin yaklaşık 1,4 milyonu hâlâ akut gıda güvensizliği yaşıyor ve hayatta kalmak için insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Ekimdeki ateşkesin yardımların artmasını sağlamasıyla durumun iyileştiği, Birleşmiş Milletler’in de yıl sonunda Gazze’yi artık kıtlık koşullarında değerlendirmediği aktarılıyor. Ancak yardım ihtiyacının sürdüğü belirtiliyor. Kurum, 2026’da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yıllara kıyasla finansmanın yarısından azını aldığını ve Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria’daki faaliyetlerini altı ay sürdürebilmek için 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Hughes, uluslararası topluma Gazze halkına desteği sürdürme çağrısı yaparak bunun kaynakları azaltma zamanı olmadığını söyledi.

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak

USDA’nın AB’deki yerel ofisinin raporuna göre Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda ayçiçeği tohumu ve yağı ithalatı, iç ve dış talebi karşılamak için güçlü kalacak. Türkiye’nin AB-27’den ithalat talebinin artabileceği, ülkenin iyi bir hasat beklemesine rağmen Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği tohumu ile işlenmiş ürün tedarikinin geçmişteki kadar kolay olmayabileceği belirtildi. Türkiye 1 Ekim’de ayçiçeği tohumu ithalat vergisini %20’den %12’ye indirdi. Sektör kaynaklarına göre bu düzenleme Romanya ve Bulgaristan piyasalarını şimdiden etkiledi ve iki ülkeden ihracatın artması bekleniyor. Rapora göre AB-27’deki yağlı tohum işleme tesisleri, Türkiye’ye yönelik ihracat beklentileri aşarsa daha fazla ayçiçeği tohumu ithal etmeye hazır. USDA, ayçiçeği sanayisine yönelik talebin 2026/27’de güçlü kalacağını öngörüyor. Bu beklentide, ayçiçeği yağının tarihsel olarak yüksek seyreden fiyatının yanı sıra ayçiçeği küspesinin yem rasyonlarında soya küspesine çekici bir alternatif olması etkili. AB-27’nin ormansızlaşmadan ari ürünlere ilişkin EUDR düzenlemesi de soya ithalatında oluşabilecek primler nedeniyle ayçiçeği ve kolzaya geçici avantaj sağlayabilir. USDA, AB’nin ayçiçeği küspesi ithalatını 2026/27’de 2,40 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu miktar 2025/26’daki 2,20 milyon tonun üzerinde, 2024/25’teki 2,56 milyon tonun ise altında. Ayçiçeği tohumu ithalatı 2025/26’da önceki sezondaki 582 bin tondan 1,4 milyon tona yükselirken, 2026/27 için en az 900 bin ton öngörülüyor. Ukrayna ihracatının gerilemesiyle Arjantin ve Moldova AB’nin başlıca tedarikçileri oldu. Arjantin’den ithalat, 2025/26’nın ilk üç çeyreğinde %1171 artarak 850 bin tona ulaştı.

Batı Şeria’da BM Uzmanlarından Filistinli Çiftçilerin Korunması Çağrısı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da BM Uzmanlarından Filistinli Çiftçilerin Korunması Çağrısı

BM İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen yedi uzman, Batı Şeria’daki Filistinli çiftçilerin korunması ve tarlalarına güvenli biçimde erişebilmesi için İsrail’e çağrı yaptı. Açıklama, yıllık zeytin hasadının başladığı dönemde İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının arttığı gerekçesiyle yayımlandı. Uzmanlar, zeytin hasadının yeniden korku, kayıp, şiddet ve yıkımla geçen bir döneme dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlara göre yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddeti son aylarda güçlü biçimde arttı ve zeytin hasadı sırasında yeniden yoğunlaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 zeytin hasadı sırasında Batı Şeria genelinde yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen 178 saldırı belgelendi; bu saldırılar 88 Filistinli kent ve köyü etkiledi. Ayrıca 6.000’den fazla ağaç ve genç fidan tahrip edildi. Uzmanlar, bu sayının son altı yılın en yüksek düzeyi olduğunu bildirdi. Açıklamada, İsrail askeri makamlarının eylülde Batı Şeria’nın kuzey ve merkezindeki yaklaşık 339.000 metrekare Filistin tarım arazisindeki bitki örtüsünün kaldırılmasını istediği de ileri sürüldü. Uzmanların aktardığı bu alanlar arasında Cenin ve Kabatiya ile Ramallah yakınlarındaki Beyt Rima’daki zeytinlikler bulunuyor. Bu iddia, açıklamayı yapan uzmanların değerlendirmesi olarak aktarılırken, söz konusu uzmanların BM adına konuşmadığı da belirtildi. Uzmanlar, zeytin hasadının binlerce Filistinli aile için temel gıda, gelir ve geçim kaynağı olduğunu söyledi. Ağaçların yok edilmesinin yalnızca bir hasadı değil, yerel gıda sistemlerini, kültürel uygulamaları ve toplulukların gıda hakkını etkilediğini belirten uzmanlar, İsrail’den çiftçileri korumasını ve uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymasını istedi. Ayrıca uluslararası topluma, Filistinli sivilleri korumak, genişlediğini söyledikleri ilhak politikalarını durdurup tersine çevirmek ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için azami baskı çağrısı yaptılar.

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Yolsuzlukla Mücadele Konseyi, ülkedeki gıda güvenliği sistemine ilişkin raporunda denetimlerin, farklı bakanlıklar ve denetim kurumları arasındaki yetki paylaşımı nedeniyle zayıfladığını bildirdi. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığına bağlı veteriner, bitki sağlığı ve tarım denetimleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık denetimleri arasındaki görev sınırlarının örtüşmesi veya yeterince açık tanımlanmaması, sorumluluğun kurumlar arasında aktarılmasına ve üretim-ticaret zincirinin bazı aşamalarının yeterli denetim dışında kalmasına yol açıyor. Konsey, gıda üretimi ve ticaretiyle herhangi bir biçimde ilgilenen 100 binden fazla işletmeye kıyasla kontrol ve denetim sayısını yetersiz buldu. Bu gruba aile çiftlikleri, küçük üreticiler, mağazalar, fırınlar, restoranlar, sanayi tesisleri ve büyük ticaret zincirleri dahil ediliyor. Raporda bazı kurumlarda son iki yılda denetim sayısının arttığı belirtilse de, mevcut kısıtlamalar nedeniyle gıda güvenliğinin yeterince korunamadığı değerlendirmesi yapıldı. Konsey ayrıca kendisine iletilen verileri bağımsız biçimde doğrulayamadığını, Veteriner İdaresinin verilerinin ise genel ve eksik olduğunu aktardı. Batajnica’daki Ulusal Referans Laboratuvarları Müdürlüğünün açılmış olmasına rağmen tam kapasitesiyle ve bağımsız bir gıda güvenliği kurumu olarak öngörülen yasal rolüyle çalışmadığı belirtildi. Analiz süreçlerinde yetkili özel ve resmi laboratuvarlara büyük ölçüde başvuruluyor. Laboratuvarın 2022-2025 dönemindeki çalışmasının personel eksikliği, yavaş dijitalleşme ve karmaşık prosedürlerle sınırlandığı; bu durumun tüketicileri korumak için sonuçlara hızlı biçimde ulaşılmasını güçleştirdiği kaydedildi. Veteriner İdaresinde sistematize edilmiş 97 müfettiş kadrosunun doldurulmadığı da raporda yer aldı. Konsey, sosyal medya üzerinden kayıt dışı gıda satışlarının ve süt ürünleri, yumurta ile et gibi çabuk bozulan ürünlerin düzenlenmiş pazar yerleri dışında satışının denetim açısından sorun yarattığını belirtti. Tüm gıda işletmeleri için zorunlu olan HACCP özdenetim sistemi bakımından küçük üreticilere yeterli esneklik ve açık prosedür sağlanmadığı, bunun da bazı işletmeleri kayıt dışı alana ittiği ifade edildi. Başvuruların zamanaşımına uğradığı ve cezaların çoğu zaman kanuni asgari sınıra yakın kaldığı da rapordaki eleştiriler arasında bulunuyor. Konsey, tüm denetim hizmetlerini birleştirecek merkezi bir kurum kurulmasını, boş kadroların acilen doldurulmasını ve yüksek usulsüzlük riski taşıyan alanlarda personel sayısının artırılmasını önerdi. Batajnica’daki laboratuvarın toksin, pestisit ve ağır metal analizleri için tam kapasiteyle çalışması; denetim sonuçlarının kamuya açık hale getirilmesi ve gıdanın çiftlikten veya tarladan satış noktasına kadar QR kod ya da barkodla izlenebilmesi için ortak bir dijital platform kurulması da tavsiyeler arasında yer aldı.

Azerbaycan’ın Gıda İthalatı Ocak-Eylül Döneminde %10 Arttı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Gıda İthalatı Ocak-Eylül Döneminde %10 Arttı

Azerbaycan’ın gıda ürünleri ithalatı, 2026’nın Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %10 artarak 2 milyar 67.672 milyon dolara yükseldi. İthalat, 2025’in aynı döneminde 1 milyar 880.465 milyon dolar olarak kaydedilmişti. Yıllık artışın tutarı 187.207 milyon dolar oldu. Gıda ürünlerinin toplam ithalat içindeki payı da 2026’nın ilk dokuz ayında %15,49’a çıktı. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde %11,21 düzeyindeydi. Veriler, Devlet Gümrük Komitesi’nin iki döneme ait dış ticaret raporlarının karşılaştırılmasıyla elde edildi.

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı

Bulgaristan’ın Doğu Bulgar, Tuna ve Plevne atı ırklarının korunması ve geliştirilmesinin 75. yılı, Sofya’da düzenlenen uluslararası konferansla kutlandı. Bulgaristan, Macaristan, Hırvatistan, Slovakya, Sırbistan ve Romanya’dan uzmanlar ile at yetiştiriciliği sektörü temsilcileri, geleneksel ırkların korunması ve seleksiyonunda deneyimlerini paylaştı. Konferansın açılışında konuşan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Yanislav Yançev, at yetiştiriciliğindeki genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yançev, üç ırkın 75 yıldır korunmasını Bulgar at yetiştiricileri ile bilim insanlarının kuşaklar boyunca yürüttüğü kapsamlı çalışmaların sonucu olarak nitelendirdi. Bakanlığın Devlet At Harası Kabiyuk’un yanı sıra derneklere ve bu ırkları yetiştiren kişilere destek vermesiyle sektörün ilerlemesini umduğunu belirtti. Yıl dönümü programı, Sofya’daki Güney Parkı’nda düzenlenen açık hava etkinliğiyle devam etti. Ziyaretçilere Bulgar seleksiyonunu ve at yetiştiriciliğindeki başarıları temsil eden 60’tan fazla at gösterildi. Programda çocuklar için midilli gezintileri, fayton turları ve at temalı fotoğraf alanı yer alırken at yemleri, ahır ekipmanları ve binicilik malzemeleri de tanıtıldı. Etkinlik, Ulusal At Yetiştiriciliği Birliği tarafından ilgili bakanlık ve Devlet Tarım Fonu’nun desteği, Sofya Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlendi.

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı

Estonya’daki büyük perakende zincirleri ve küçük mağazalarda organik yumurta arzı, üreticilerin tavuk sürülerini yenilemesi nedeniyle geçici olarak daraldı. Bazı mağazalarda ürünler öğle saatlerine kadar tükenebilirken perakendeciler, tüketicilere yumurta bulma ihtimalini artırmak için sabah erken saatlerde alışveriş yapmalarını öneriyor. Selver’in iletişim yöneticisi Mariann Järvela, Estonya’daki organik ve serbest gezen yumurta üreticilerinin sürü yenileme sürecinde olduğunu söyledi. Tedarikçilere göre yeni tavuklar yumurtlamaya başladı ve normal bulunabilirliğin aralık ayında yeniden sağlanması bekleniyor. Äntu Mõis yönetim kurulu üyesi Lauri Bobrovski ise sürü yenilemenin şirket üretiminde %80’lik düşüşe yol açtığını belirtti. Bobrovski, şirketin beş sürüsünden dördünün yenilenme aralığının bu yıl planlanandan daha kısa olduğunu ve yeni sürülerin, önceki sürüler satışa çıkarılmadan yumurtlamaya başlayamadığını aktardı. Üretimdeki düşüşün normalde yaz aylarında yaşandığını, bu yıl ise sonbaharın başına denk geldiğini söyleyen Bobrovski, zamanlamanın kıtlığı daha görünür hale getirmiş olabileceğini ifade etti. Äntu Mõis, Estonya’nın yerli organik yumurta pazarının yaklaşık %50’sini oluşturuyor. Bobrovski, arz durumunun yaklaşık bir ay içinde iyileşmeye başlamasını beklediklerini söyledi. Şirket ayrıca gelecekte yeni bir tavuk kümesi inşa ederek üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Organik yumurtaların raflara dönmesinin ardından fiyatların kasım ayında yükselmesi bekleniyor. Bobrovski bu artışın geçici kıtlıktan değil, yükselen girdi maliyetleri dahil daha geniş ekonomik gelişmelerden kaynaklanacağını belirtti. Rimi Estonia ise serbest gezen yumurtalarda stok ve satışların dengeli olduğunu, kampanya talebi nedeniyle bazı rafların geçici olarak boşalabildiğini bildirdi.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilikler Tarımın Geleceği İçin Vurgulandı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilikler Tarımın Geleceği İçin Vurgulandı

Karadağ’da 16 Ekim’de kutlanan Dünya Gıda Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte, yerli üretimin korunması ve tarımsal yeniliklerin uygulanmasının sektörün geleceği açısından önemi vurgulandı. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığı önünde düzenlenen etkinlikte Mirsad Spahić katılımcılara hitap etti. Organizasyon, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Donja Gorica Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirildi. “Bugün yenilik yapalım, yarın daha iyi gıda için” sloganıyla düzenlenen etkinlikte tarımsal üretimin geliştirilmesi, yeni bilgi ve teknolojilerin kullanılması ve Karadağ’ın gıda güvenliğine katkı sunan kişiler ele alındı. Spahić, yerli üretimin korunması ve geliştirilmesinin tarım sektörünü güçlendirmek için önemli bir ön koşul olduğunu belirterek çiftlikler için daha iyi çalışma koşulları oluşturulması ve gençlerin tarımda gelecek görmesinin sağlanması gerektiğini söyledi. Avrupa entegrasyonu sürecinde üreticilerin zamanında bilgilendirilmesi, uzman desteği alması ve yeni bilgi ile teknolojilere erişmesi gerektiği ifade edildi. FAO ile işbirliğinin kurumların kapasitesini güçlendirme ve çiftçilere destek sağlama açısından önem taşıdığı belirtildi. Etkinlik kapsamında kadınların tarıma, aile işletmelerine ve yerli üretimin korunmasına katkısını anlatan “Karadağ’ı Besleyen Kadınlar” sergisi de düzenlendi.

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu

Azerbaycan, 2026'nın Ocak-Ağustos döneminde 841.678 ton buğday ithal etti. Devlet İstatistik Komitesi verilerine dayandırılan habere göre ithalatın toplam değeri 185,17 milyon ABD doları oldu. Rusya, 2026'da Kazakistan'ı geride bırakarak Azerbaycan'ın başlıca buğday tedarikçisi konumuna geldi ve sevkiyatların ezici çoğunluğunu karşıladı. Buğday ithalatı hacim bakımından %10,8 arttı.

Vangelina Parmaçka, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Vangelina Parmaçka, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kuzey Makedonya’nın Bero ilçesine bağlı Budinarci köyünden çiftçi Vangelina Parmaçka, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişimine seçildi. Parmaçka, Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Forumu’nda ülkesini temsil etti ve FAO merkezinde tarıma ve kırsal kadınların haklarının savunulmasına katkıları nedeniyle takdir aldı. Parmaçka ailesiyle birlikte yaklaşık 600 koyunun bulunduğu bir çiftlik işletiyor ve geleneksel koyun peyniri üretiyor. Hayvanların bakımı, üretim ve ürünlerin pazarlanmasında her gün görev alan Parmaçka, çiftçiliğin ailesinin geçimini sağlayan ve dürüstçe yaşanabilecek bir meslek olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda Ulusal Çiftçiler Federasyonu’ndaki Kadın Çiftçiler Ağı’nın yönetim kurulu üyesi ve koordinatörü olan Parmaçka, kırsal kadınların emeğinin tanınması, haklarının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışıyor.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.