ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 23

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı

Belarus’un merkezi Minsk bölgesindeki tarım üreticileri, mısır tanesi hasadında 305 bin tona ulaştı. Bölgedeki üreticilerin toplam hasadı böylece 300 bin ton sınırını geçti. Bu miktar, geçen yılın aynı tarihindeki hasatla karşılaştırıldığında tam iki kat olarak açıklandı. Sonuç, Minsk bölgesinde mısır tanesi hasadının geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin iki katına ulaştığını ortaya koydu.

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor

Ukraynalı çiftçiler, Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ihracatını Romanya ve diğer komşu ülkeler üzerinden kara yoluyla sürdürmeye çalışıyor. Bu kapsamda özellikle kolza ve ayçiçeği taşınıyor. Rusya'nın bölgedeki gemilere yönelik saldırıları yoğunlaşırken, son günlerde Romanya ve Bulgaristan yakınlarında bazıları Ukrayna tahılı taşıyan dört gemi insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Normal koşullarda tahıl, demiryoluyla Odesa'ya taşınıyor ve buradan Avrupa, Asya ve Afrika'ya ayda 5 milyon tona kadar gönderiliyordu. Ancak Rusya'nın liman altyapısı ile sivil gemilere yönelik saldırıları, Odesa üzerinden ihracatı haziran sonundan bu yana büyük ölçüde bloke etti. Bu durum, çiftçileri alternatif güzergâhlar aramaya yöneltti. Chernivtsi bölgesindeki, Romanya sınırına yakın Vashkivtsi kentinde bulunan orta ölçekli bir tarım şirketi, ayçiçeği tohumlarını kamyonlarla sevk ediyor. Şirketin kurucu ortağı Anatoli Makoviichuk'a göre bazı yükler Türkiye'ye gidecek ve burada yerel bir şirket tarafından işlenecek; diğerleri Romanya'nın Köstence Limanı üzerinden gönderilecek. Bulgar bir şirkete tedarik de başlamaya hazırlanıyor. Makoviichuk, artan lojistik maliyetleri nedeniyle yalnızca başta kolza ve ayçiçeği olmak üzere belirli ürünlerin ihracatının ekonomik açıdan uygulanabilir kaldığını belirtti. Buğdayın biriktiğini, gelecek mısır hasadı için depolama alanının neredeyse kalmadığını ve mısırın ilkbahara kadar tarlalarda bırakılabileceğini söyledi.

Ukrayna’nın Tahıl Gemileri İçin Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl Gemileri İçin Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Ukrayna, Karadeniz’de tahıl ve diğer tarımsal ürünlerin ihracatı için ticari seyrüseferin güvenli biçimde yeniden başlatılması amacıyla Türkiye, Hindistan ve Mısır ile görüşüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Bloomberg’e verdiği bilgiye göre üç ülke, kendi bayraklarını taşıyan ve Ukrayna ile Rusya limanlarına giren ticari gemiler için bir koruma mekanizması önerdi. Mekanizma, gemilerin varış limanından bağımsız olarak karşılıklı saldırmazlık güvencesi altında taşımacılık yapmasını öngörüyor. Buna göre bir gemi Ukrayna, diğeri Rusya limanına yük taşıyabilecek. Zelenski, Rusya’nın Türkiye, Hindistan ve Mısır’daki arabulucuların tekrarlanan girişimlerine rağmen öneriye karşı çıktığını söyledi. Görüşmeler, Rus saldırılarının liman altyapısı ve ticari gemiler üzerindeki riskleri artırdığı bir dönemde yürütülüyor. Zelenski, Karadeniz limanlarının bir ticaret sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl ihraç edebileceğini, ancak deniz yoluyla sevkiyatların ağustostan bu yana fiilen bloke olduğunu belirtti. Ukrayna Tarım Politikası Bakanlığı verilerine göre ülke şu anda normal tarımsal ürün ihracatı hacimlerinin %38’ini gerçekleştirebiliyor. Ukrayna ayrıca AB’den, tahılların demiryolu ağları ve Avrupa limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Dayanışma Yolları programını yeniden yürürlüğe koymasını istedi. Ancak Zelenski, demiryolunun daha önce Karadeniz limanlarından ihraç edilen hacimleri karşılayamayacağını söyledi. Somut anlaşmalar imzalanmadığı için yeni ihracat koridorunun geleceği belirsizliğini koruyor.

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt

Fas’ın Souss-Massa, Haouz ve diğer sulama havzalarında sulama suyunun tuzluluğu, tarımsal üretim açısından önemli bir kısıt oluşturuyor. Su kaynaklarının miktarı kadar kalitesinin de dikkate alınması gerektiği belirtilirken, elektriksel iletkenliği yüksek suyun hassas bitkilerde su alımını bozabileceği ve kök bölgesinde tuz birikimini artırabileceği aktarılıyor. Bununla birlikte tuzlu su, bileşimine, yetiştirilen bitkinin toleransına, toprağın özelliklerine ve drenaj kapasitesine bağlı olarak her durumda sulamaya elverişsiz sayılmıyor. Kurak veya yarı kurak bölgelerde sulama çoğu zaman üretimin temel koşullarından biri olurken, sulama suyu toprağa sodyum, kalsiyum, magnezyum, klorür, sülfat ve bikarbonat gibi çözünmüş iyonlar taşıyor. Su bitki kökleri tarafından alındığında veya buharlaştığında tuzların bir bölümü toprakta kalıyor. Yeterli yıkanma gerçekleşmezse kök bölgesindeki tuz yoğunluğu artıyor ve toprak nemli görünse bile bitkilerin suyu alması zorlaşabiliyor. Bu nedenle üreticilerin kendi kuyu, ortak şebeke veya farklı kaynakların karışımından oluşan suyu temsil edecek analizlere ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Makalede, Fas’taki İssen sulama alanının yer altı suları üzerine Faslı araştırmacıların yürüttüğü bir çalışmaya da yer veriliyor. 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen üç kampanyada 36 kuyudan alınan örneklerin incelendiği çalışmada, incelenen noktaların %11’inde elektriksel iletkenliğin 3 dS/m’nin üzerinde olduğu belirlendi. Irrigation and Drainage dergisinde 2018’de yayımlanan bu sonuçlar, sulama kaynaklarının tek tip değil, farklı kalite düzeylerine göre yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor; ancak çalışma, 2026’da Souss-Massa’daki bütün işletmelerin durumunu göstermiyor. Su kalitesinin ilk değerlendirmesinde kullanılan elektriksel iletkenlik (CE), çözeltinin elektrik akımını iletme kapasitesini ve genel mineralizasyon düzeyini gösteriyor. Ancak aynı iletkenlik değerine sahip iki suyun kimyasal bileşimi ve tarımsal riski farklı olabilir. FAO’nun Ayers ve Westcot tarafından hazırlanan sınıflandırmaları, evrensel yasal sınırlar değil, belirli agronomik koşullarda kullanım kısıtının derecesini değerlendiren referanslar olarak tanımlanıyor. Ayrıca sulama suyunun ECw değeri ile toprağın doymuş macun özütü olan ECe ayrı ölçümler; bu nedenle sulama suyunda 2 dS/m ölçülmesi, toprakta da aynı değerin oluşacağı anlamına gelmiyor.

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı
Görsel kaynağı: ABC España · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı

İspanya’da domatesin de dahil olduğu yetiştirilen sebzelerin fiyatı son ayda %18,5 arttı. Domates, salatalık, kabak, balkabağı, patlıcan ve biberi kapsayan gruptaki yükseliş, tüketicilerin alışveriş maliyetini artırdı; domatesle hazırlanan ev yapımı salmorejo da bu nedenle pahalandı. Artış yalnızca aylık dönemle sınırlı kalmadı. Yetiştirilen sebzelerin fiyatı geçen yıla göre %17,3 daha yüksek olurken, ülkede gıda enflasyonu eylülde %5’e yaklaştı.

Yeni Zelanda’da Veterinerler Kuru Dönem İnek Tedavisini Tartıştı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Veterinerler Kuru Dönem İnek Tedavisini Tartıştı

Yeni Zelanda Veteriner Konseyi’nin düzenlediği ülke çapındaki Vet Connect roadshow’una yüzlerce bölgesel ve kırsal veteriner katıldı. Whangārei’den Invercargill’e kadar 14 bölgeyi ziyaret eden toplantılarda kuru dönem inek tedavisi, acil bakım, yapay zekâ ve yaklaşan mesleki uygulama incelemesi ele alındı. Konsey Üst Yöneticisi Iain McLachlan, antimikrobiyal yönetimin ülke genelinde önemini koruduğunu söyledi. McLachlan, kuru dönem inek tedavisinin süt endüstrisi için önemli bir konu olduğunu, veterinerlerin ilaçların uygun kullanımı konusunda çiftçilerle birlikte çalıştığını belirtti. Yalnızca kuruma döneminde enfekte ineklerin tedavi edilmesi, sürülere topluca antibiyotik verilmesine kıyasla antimikrobiyal direnç riskini yönetme yollarından biri olarak gösterildi; bu yaklaşım ticaret ve pazar erişimi yükümlülükleriyle de ilişkilendirildi. Kuru dönem inek tedavisinin yetkilendirilmesine ilişkin yeni şartların 2027’nin başında yürürlüğe gireceği bildirildi. Konsey ayrıca 1 Nisan 2026’da, veteriner-hayvan sahibi ilişkisini ve veterinerlerin sorumluluklarını netleştirmek amacıyla Mesleki Davranış Kuralları’nda değişiklik yaptı. Veterinerler mesleğin uzun vadeli sürdürülebilirliği, teşhis sonrasında bakımı desteklemek için yapay zekânın kullanımı ve gelecek yıl başlayacak mesleki uygulama incelemesi pilot programı hakkında da açıklık istedi.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor

Güney Avustralya’daki istiridye yetiştiricileri, geçen yılki zararlı alg patlamasının ardından üretimdeki kayıpları ve stok eksikliğini aşmaya çalışıyor. Adelaide’in kuzeybatısındaki Eyre Yarımadası’nda bulunan Franklin Harbour bölgesi dört ay kapalı kaldıktan sonra kasım ayında yeniden açıldı. Simon ve Meagan Turner’ın ailesine ait işletmede istiridyeler yeniden sağlıklı görünürken, kıyı boyunca toparlanmanın aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor. Hasat alanlarının kapanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle yetiştiriciler, normalde suya yerleştirecekleri genç istiridyeleri geçen yıl stoklayamadı. İstiridyelerin büyümesi 12 ila 15 ay sürdüğü için bu kararın üretim üzerindeki etkisi ancak şimdi belirginleşiyor. Turner ailesinin işletmesinde normalden yaklaşık %40 daha az stok bulunuyor. Hükümet desteği, işletmeyi alg patlamasının en ağır dönemindeki büyük mali kayıplardan korudu ve yeniden açılıştan sonra finansal açıdan çok iyi bir yıl geçirildi. Ancak işletmede su içindeki ürün miktarı yetersiz olduğu için üretim sıkıntısının bundan sonra daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Spencer Körfezi’ndeki Stansbury bölgesinde faaliyet gösteren Steve Bowley ise en az 18 aydır yeni stok yerleştirmedi. Bowley, artan deniz kabukluları ve ölü yosunların su altyapısına zarar verdiğini, işletme değerinin 400.000 Avustralya doları gerilediğini ve ölümlerin arttığını tahmin ediyor. Her beş düzine istiridyeden yaklaşık bir düzinesinin öldüğünü söyleyen Bowley, bunun 20 yılı aşkın süredir görmediği bir durum olduğunu belirtti. Ona göre sudaki oksijen ve su akışındaki azalma, istiridyeleri strese sokarak zayıf olanların ölmesine yol açıyor. Yaz yaklaşırken üreticiler, su sıcaklıklarının yükselmesiyle alg patlamasının yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını bekliyor.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti

İsrail güçleri, Suriye’nin Kuneytra kırsalında farklı noktalara yönelik askeri hareketlilik sırasında el-Ajraf köyüne yaklaşık 15 araçla girdi. Askerlerin evlerde arama yaptığı, ayrıca bölgenin kuzey ve güney kesimlerindeki bazı tarım alanları çevresinde konuşlandığı bildirildi. Operasyonlar sırasında ateş açıldığı ve birliklerin daha sonra bölgeden çekildiği aktarıldı. Kuneytra’nın güneyindeki Sayda el-Hanut köyünde ise yaklaşık 15 dönüm tarım arazisi ile zeytin ağaçlarının tahrip edildiği belirtildi. Askeri araçlar ve tanklarla gerçekleştirilen ilerleme sırasında, bir sivile ait zeytin ağaçlarının tankların üzerinden geçmesi sonucu söküldüğü kaydedildi. Bölgedeki hareketliliğin, ateşkes hattına yaklaşık 300 metre mesafedeki tarım alanlarında gerçekleştiği ifade edildi. Habere göre bu olaylar, ateşkes hattına yakın bölgelerde tekrarlanan girişler, tutuklamalar ve yerleşim sakinlerinin tarımsal ve hayvancılığa dayalı faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarla birlikte yaşanıyor. Kuneytra kırsalındaki zeytinlikler bazı aileler için geçim kaynağı oluştururken, meyve veren ağaçların istikrarlı üretim aşamasına ulaşması yıllar süren bakım gerektiriyor.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Nadir Sığır Irkları Orman Yangınlarını Önlemede Kullanılabilir Mi?
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Nadir Sığır Irkları Orman Yangınlarını Önlemede Kullanılabilir Mi?

İrlanda’da Dexter ve Droimeann gibi nadir sığır ırklarının orman yangınlarıyla mücadele ekiplerine katılması fikri parlamentoda gündeme geldi. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanı Martin Heydon, hayvanların otlatılmasının yangınları önlemede kullanılabilecek bir yöntem olabileceğini belirtti. Independent TD Mattie McGrath, yerli nadir sığır ırklarının Slievenamon dâhil yüksek ve dağlık alanlarda koruma amaçlı otlatmada kullanılmasını sordu. Amaç, aşırı bitki örtüsü gelişimini azaltarak yangın riskini sınırlamak. Heydon, yangınların azaltılması bağlamında nadir hayvan ırklarıyla ilgili kaynakların da bulunduğunu açıkladı.

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti

Paraguay’ın Canindeyú, Caaguazú ve Alto Paraná bölgelerindeki üreticiler, mısır ekinlerinin iyi geliştiğini belirterek yıl sonu hasadı için olumlu beklenti taşıyor. Unión de Gremios de la Producción’a (UGP) ait Avatiky projesi kapsamında aileler kaliteli tohumlara erişiyor; bu desteğin üretim sistemlerini güçlendirdiği ve tarımsal faaliyetleri çeşitlendirmeye katkı sağladığı aktarılıyor. Canindeyú’nun Maracaná bölgesinde üreticiler, yağışların çimlenmeyi desteklediğini ve ekinlerin iyi durumda olduğunu bildirdi. Kaynağa göre mısırın başlıca zararlılarından biri olan cigarrita saldırısı da görülmedi. Caaguazú’da üreticiler, mısırın süt sığırlarını beslemek açısından önem taşıdığını belirtirken, Paraguay Tarım Koordinatörlüğü (CAP) temsilcileri ailelerin programın sürmesini beklediğini söyledi. Alto Paraná’nın Santa Rosa bölgesindeki üreticiler ekinlerin gelişiminden memnun olduklarını ve yıl sonunda borçlarını ödemek ile hayvanlarını beslemek için gelir elde etmeyi umduklarını ifade etti. Paraguay’da mısır çoğunlukla iki dönemde yetiştiriliyor; ekim takvimi bölgeye ve çeşide göre değişebiliyor. Kaynakta ayrıca uygun toprak hazırlığı, yabancı ot ve zararlı takibi ile iyi drenajın önemine dikkat çekiliyor.

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı

Arjantin’in 2025/26 sezonu buğday dış satış beyanları 18,07 milyon tona ulaşarak Tarım Sekreterliği’nin 18,00 milyon tonluk ihracat projeksiyonunu aştı. Ticaret sezonu 30 Kasım’da sona ereceği için toplamın önümüzdeki haftalarda daha da yükselmesi bekleniyor. Bunge Argentina, bu hafta kasım ayında yüklenmek üzere 500.000 tonluk buğday satışı beyan ederek sezon ihracat hedefine katkı sağladı. Sevkiyatı yapılan veya yapılması planlanan buğdayın başlıca varış noktaları Endonezya ve Brezilya oldu. Endonezya’nın yılın bu dönemindeki alımları, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesine bağlanıyor. Brezilya’da hasat dönemindeki aşırı nem, ülkenin güneyindeki değirmenlerde kaygı yaratıyor. Değirmenler, olası kalite sorunları ve tedarik belirsizliklerinden kaçınmak için mevcut sezonun son Arjantin buğdayı partilerini almayı tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmi spot FOB değeri ton başına 257 ABD doları olarak veriliyor; güçlü talep, FAS fiyatlarını CME Group’taki düşüşlerin ters yönünde destekliyor.

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor

Birleşik Krallık’ta sığır eti fiyatlarının 2027’de tüketici talebindeki durgunluk ve değişen ithalat eğilimleri nedeniyle belirgin artış göstermesi beklenmiyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) görünüm raporu, küresel arzın sıkı olmasına karşın talep koşullarının fiyat artışlarını sınırlayabileceğini belirtiyor. Yılbaşından bugüne taze, dondurulmuş, işlenmiş sığır eti ve sakatat ithalatı 177.800 ton oldu; bu, 2025’in aynı dönemine göre %2,4 artış anlamına geliyor. İthalatın değeri 1,29 milyar sterline çıkarak yıllık %10,6 yükseldi. 2026 toplam ithalatında ise %3 artış bekleniyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor

Mısır’da 2014’ten bu yana başlatılan ulusal tarım projeleri, tarım ekonomisi profesörü Eşref Kemal’e göre ülkenin üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Kemal, öne çıkan projeler arasında 1 milyon feddanlık Toshka el-Hayr, 2,2 milyon feddanlık Yeni Delta ve 1,05 milyon feddanlık Müstakbel Mısır Projesi’nin yanı sıra Kuzey ve Orta Sina ile Doğu el-Uveynat projelerinin bulunduğunu söyledi. Kemal’e göre projelerin temel hedefleri vatandaşların gıda güvenliğini güçlendirmek ve stratejik ürünlerde kendi kendine yeterliliği artırmak. Bu kapsamda, Mısır’ın başlıca stratejik ürünü olan buğday için yüz binlerce feddan yeni ekim alanı oluşturulduğunu belirten Kemal, kalkınma yaklaşımının yalnızca tarımla sınırlı olmadığını; sanayi, altyapı ve sosyal hizmetleri de kapsadığını ifade etti. Müstakbel Mısır Projesi’nde tahıl siloları, gıda işleme fabrikaları ve ürünleri ihracata hazırlayan istasyonlar bulunuyor. Kemal’in aktardığı rakamlara göre Mısır’ın tarımsal ihracatı 11,5 milyar dolar ve 9,5 milyon ton olarak gerçekleşti. Kemal ayrıca ülkenin turunçgiller ile dondurulmuş çilek ihracatında dünyada ilk sırada yer aldığını ve projelerin yüz binlerce kişiye iş sağladığını söyledi. Su yönetimi, projelerin önemli koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Kemal, Mısır’da kişi başına yıllık su payının 500 metreküpü geçmediğini ve bunun su kıtlığı düzeyi olduğunu belirtti. Tarım ve sulama ile su kaynakları ve sulama kurumlarının koordinasyonu kapsamında tarımsal drenaj suyunun El-Mahsame ve Bahr el-Bakr istasyonlarında geri dönüştürülmesi, El-Hamam İstasyonu’nun ise Yeni Delta Projesi’ni beslemesi planlanıyor. Çiftçi desteği için garanti fiyatlar uygulanırken, buğday alım fiyatının ardeb başına 2.000 Mısır lirasından 2.500 Mısır lirasına yükseltildiği aktarıldı.

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?

Kuzey Makedonya’da gıda perakende zincirleri pazarı, marketlerin birleşmesi ve yabancı oyuncuların girişiyle yeniden yapılanıyor. Business Network verilerine göre geçen yıl en kârlı beş market zinciri yaklaşık 1 milyar avro ciro elde ederken toplam kârları 20 milyon avroya ulaştı. Uzmanlara göre bu dönüşüm ürün arzını artırıyor ve yerli üreticileri, büyük zincirlerin raflarına girebilmek için daha yüksek standartlar uygulamaya yöneltiyor. Perakende zincirleri geliştirme uzmanı Dejan Manev, yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve pazara sunulmasında yüksek verimlilik oluşmasının tüketiciler açısından olumlu olabileceğini belirtiyor. Ancak market satın almalarının sürmesiyle rekabetin sıkışabileceği ve tüketicilerin seçeneklerinin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Manev, piyasada düşük fiyatlarla çalışan baskın indirim marketleri bulunduğu için birleşmelerin ürünlerde büyük bir fiyat farkı yaratacağından emin olmadığını da söylüyor. Sendika sepeti hesabına göre aile harcamalarının üçte birinden fazlası gıda ve içeceğe ayrılıyor; kaynak bunun bir bölümünü enflasyona bağlıyor. Eylül ayındaki yıllık enflasyon %2,7 olarak verilirken et fiyatlarının %6,4, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarının %3,6, yağ ve katı yağ fiyatlarının ise %7,1 arttığı belirtiliyor. Bu artışların karşılaştırma dönemi kaynakta açıkça belirtilmiyor.

İspanya’nın Biber İhracat Geliri 1,849 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’nın Biber İhracat Geliri 1,849 Milyar Avroya Ulaştı

İspanya’nın biber ihracat geliri, 1 Ağustos 2025-31 Temmuz 2026 arasındaki ekonomik yılda tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak 1,849 milyar avroya ulaştı. Hortoinfo’nun İspanya dış ticaret istatistiklerine dayanan analizine göre gelir, on yıl önceki ekonomik yıla kıyasla %80,5 arttı. İspanya bu dönemde uluslararası pazarlara 781,76 milyon kilogram biber sattı. İhracat miktarı önceki ekonomik yıla göre biraz gerilese de on yıl önceki seviyenin %5,79 üzerine çıktı. Kilogram başına ortalama fiyatın 2,37 avroya yükselmesi, gelirin miktardan daha hızlı artmasını sağladı. İhracatta başı çeken Almería’dan 513,38 milyon kilogram biber gönderildi ve bölgenin ihracat geliri yaklaşık 1,233 milyar avroya ulaştı. Bu tutar, İspanya’nın toplam biber ihracat gelirinin %66,66’sına karşılık geldi. Almanya, 277,52 milyon kilogramlık alımla İspanyol biberinin en büyük pazarı oldu ve 695,23 milyon avro ödeme yaptı. Fransa 111,65 milyon, Birleşik Krallık 101,91 milyon, Hollanda 72,15 milyon ve İtalya 45,18 milyon kilogram biber aldı. Birleşik Krallık’a ihracat on ekonomik yılda %35,52 artarken Almanya’ya satış %11,58 yükseldi.

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi

Uruguay’da gelecek kampanyada soya ekim alanının 1,3 milyon ile 1,32 milyon hektar arasında olması bekleniyor. Germán Bremermann’ın aktardığı tahminler, önceki kampanyada ekilen yaklaşık 1,05 milyon hektarın üzerinde bir alana işaret ediyor. Bremermann, değerlendirmeleri üreticiler ve teknisyenlerden alınan bilgilerin sunulduğu yıllık teknik toplantıda paylaştı. Bununla birlikte, söz konusu rakam kesinleşmiş bir ekim alanı değil, ekim niyetini gösteren bir tahmin olarak aktarılıyor. Alanın gerçekleşmesi hava koşullarına ve planlanan ekim tarihlerine uyulabilmesine bağlı olacak. Özellikle ikinci soyanın, iyi verim beklentisini koruyacak bir dönemde tarlaya alınması önem taşıyor. Önceki soya kampanyası ise kuraklığın etkisiyle zorlu geçti; üretim 2024-2025 dönemindeki yaklaşık 4 milyon tondan 2025-2026’da yaklaşık 2,1 milyon tona geriledi ve ulusal verim son 10 yılın en düşük üç seviyesinden biri oldu. Kolza da Uruguay tarımındaki ağırlığını artırıyor. Tahminlere göre alanı 380.000 ile 400.000 hektar arasında olacak kolza, bu yıl ülkedeki en geniş kışlık ürün konumuna geliyor. Bremermann’a göre ürün; münavebeyi çeşitlendirme, yabancı ot ve hastalık yönetimini kolaylaştırma, tarımsal faaliyetleri zincir boyunca dağıtma ve toprağın kullanımını yoğunlaştırma açısından katkı sağlıyor. Kolzanın ekim sonu ile kasım başı arasındaki erken hasadı, ikinci soyanın uygun tarihlere yakın ekilmesine de imkân verebiliyor. Kolzanın ulusal verimi son dört yılda hektar başına yaklaşık 1.700-1.750 kilogram düzeyinde istikrarlı kaldı. Teknoloji ve yönetim uygulamalarında öne çıkan üreticilerde ise 2.000 kilogramın üzerine çıkma, bazı durumlarda hektar başına 2.500 kilograma yaklaşma beklentisi bulunuyor. Bu potansiyel sonuçların ulusal ortalamayı temsil etmediği, daha düşük teknoloji yatırımı yapılan veya üretim koşulları daha elverişsiz alanların da ortalamaya dahil olduğu belirtildi. Beklentilerin gerçekleşmesi hasat dönemindeki koşullara bağlı olacak. Diğer yağlı tohumlarda görünüm daha sınırlı. Carinata alanı önceki yılki genişlemenin ardından sert biçimde gerilerken, bu ürün için yetiştirme yönetimi, bölgesel uyum ve alıcı pazarların geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Camelina Uruguay koşullarına uyum açısından daha erken bir aşamada ve niş denemelerle değerlendiriliyor. Ayçiçeğinde ise bu kampanyada önemli bir alan artışı öngörülmüyor. Bremermann ayrıca teknoloji ve üretim yönetimindeki ilerlemelerin, iklim değişkenliği karşısında tarımsal üretime daha fazla istikrar sağlayabildiğini söyledi.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Batı Avrupa’ya Transitine Hazır
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Batı Avrupa’ya Transitine Hazır

5 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Ukrayna tahılının Macaristan toprakları üzerinden Batı Avrupa’ya transit geçişine izin vermeye hazır olduklarını açıkladı. Magyar, açıklamayı Macar televizyonu RTL’ye verdiği röportajda yaptı. Açıklama, Ukrayna’nın Avrupa’dan tahıl ihracatını sürdürebilmek için alternatif güzergâh aradığı bir dönemde geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, 16 Ekim’de Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesi’nde Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan’dan Ukrayna tahılının topraklarından transit geçişine izin vermelerini istedi. Zelenski, Rusya’nın saldırıları nedeniyle Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının mevcut durumda mümkün olmadığını söyledi. Zelenski ayrıca tahılın mühürlü vagonlarla Batı Avrupa’ya taşınmasının Ukrayna’ya önemli destek sağlayacağını belirtti. Magyar, Macaristan’ın sevkiyatlara ancak tahılın ülke içinde satılmayıp yalnızca transit geçmesi koşuluyla engel koymayacağını ifade etti. Başbakana göre üç-dört yıl önce uygulanan yerleşik transit prosedürü daha sonra askıya alındı. Önceki Viktor Orbán hükümeti döneminde olağanüstü hâl ilan edilmiş ve Ukrayna tarım ürünlerine yasak getirilmişti. Magyar, Ukrayna Parlamentosu’nun ulusal azınlıkların eğitim haklarına ilişkin yasayı kabul etmesini ise karşılıklı güvenin yeniden kurulması için ilk adım olarak değerlendirdi.