ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 25

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi
Görsel kaynağı: Tanjug · Özgün haber

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi

Sırbistan hükümeti, 2026 yılı Su Yönetimi Programı'nda değişiklik yapan düzenlemeyi perşembe günü kabul etti. Düzenleme, taşkınlardan korunma, su yataklarının düzenlenmesi ve su altyapısının inşası ile yenilenmesi için ek kaynak kullanılmasına olanak sağlıyor. Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığı, kaynakların su yapılarının inşası, yeniden yapılması ve onarımı ile drenaj tesislerine yönlendirileceğini açıkladı. Amaç, taşkın riski altındaki bölgelerde korumanın kapsamını ve düzeyini artırmak.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Aujourd’hui le Maroc · Özgün haber

SOREC ile Tarımın Dijital Kutbu, Atçılık Sektörünün Dijitalleşmesi İçin Anlaştı

Fas’ta SOREC ile Tarım, Orman ve Kuraklık Gözlemevi Dijital Kutbu, ülkenin atçılık sektörü için dijital hizmetler geliştirmek üzere yakın zamanda mutabakat zaptı imzaladı. İş birliği, Generation Green 2020-2030 stratejisi çerçevesinde yürütülecek. Anlaşma kapsamında dijital teknolojiler, verilerin değerlendirilmesi ve yapay zekânın sektörün modernizasyonunda kullanılması hedefleniyor. Çalışmalar ayrıca, dijital çözümlerle karşılanabilecek atçılık sektörü ihtiyaçlarının belirlenmesini kapsıyor.

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi

İspanya’daki et sektörü işveren kuruluşları ANICE, FECIC ve AGEMCEX, toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi için müzakerelere devam etmeye ve anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı. Kuruluşlar, cuma günü 16’sında Ortak Arabuluculuk ve Tahkim Hizmeti (SIMA) önünde yaptıkları görüşmede bu tutumu yineledi. Görüşmeler, sektörde grev ilan edilmesinin ardından gerçekleştirildi. SIMA’daki arabuluculuk, işveren kuruluşlarının Ulusal Mahkeme’ye başvurmadan önce yürütmesi gereken uzlaştırma süreci kapsamında anlaşmazlık tutanağıyla sona erdi. İşverenler, bu işlemin tamamlanmasının müzakere imkanlarının tükendiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kuruluşlar ayrıca sendikaların görüşmeye müzakere ekipleri yerine müzakereden bağımsız danışmanlarla katılmasını eleştirdi. ANICE, FECIC ve AGEMCEX, sendikaların kamuoyuna birden fazla grev günü duyurmasına rağmen çağrıyı henüz resmen kaydetmediğini belirtti. İşverenlere göre bu durum, aylardır gözlemledikleri müzakere isteksizliğinin yeni bir göstergesi. Kuruluşlar ekonomik ve çalışma koşullarına ilişkin tekliflerini art arda iyileştirdiklerini, sendikaların da sorumluluk üstlenerek anlaşmaya katkı sunması gerektiğini savundu. İşveren kuruluşları, grevin katılan çalışanlar için ekonomik kayıplara, şirketler için zorluklara ve et sanayisinin faaliyetleriyle gıda arzına zarar verebileceğini söyledi. Bu nedenle müzakerelerin siyasi veya seçim hesaplarından bağımsız yürütülmesi ve çatışma aşamasına geçmeden önce tüm anlaşma imkanlarının tüketilmesi çağrısı yaptı. Kuruluşlar, masadan kalkmadıklarını ve grevin kaçınılmaz kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte

Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı Ilia Prodanov, deniz taşımacılığının güvenliği garanti edilemezse Bulgaristan’ın 5 milyon ton tahıl ihraç edememe riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Prodanov, gemilerin Bulgar limanlarına uğramayı reddetmeye başladığını belirtti. Prodanov’a göre dünya yıllık buğday üretimi yaklaşık 800 milyon ton, dünya piyasasında işlem gören miktar ise 200 milyon ton. Dünya buğday ticaretinin yarısından fazlası Karadeniz bölgesinden geliyor. Sigorta primleri taşımacılık maliyetlerini beş ila altı kat artırırken, Prodanov sorunun artık yalnızca fiyat olmadığını ve gemilerin Bulgaristan’a ulaşamayabileceğini ifade etti. Bulgaristan’ın limanlarını cazip tutabilmesi için karasularının güvenliğini garanti etmesi gerektiğini savundu.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek

Rusya Tarım Bakanlığı ile Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterliliği artırmak amacıyla ek gümrük-tarife düzenlemeleri getirilmesi konusunu değerlendirecek. Tarım Bakanı Oksana Lut, açıklamayı Vladimir Putin ile görüşmesinde yaptı. Rusya’nın Gıda Güvenliği Doktrini, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterlilik oranının 2030’da %90’a çıkarılmasını öngörüyor; bu oran 2025 sonunda %85,3 olarak gerçekleşti. Lut, ilerlemenin sürdürülmesinde zorluk yaşandığını, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık %15’inin halen diğer ülkelerden ithal edildiğini söyledi. Değerlendirilebilecek önlemler arasında, süt ürünleri ithalatçılarına yönelik kriterler de bulunuyor. EkoNiva Başkanı Ştefan Dürr ise Rusya pazarındaki et ve süt ürünleri ithalatını düzenlemek için yeni önlemler geliştirilmesini önerdi. Dürr, çocuk, tıp ve sporcu beslenmesine yönelik karmaşık süt bileşenlerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve Çin, Güneydoğu Asya ile Kuzey Afrika’ya ihracatı artırabileceğini belirtti. İhracatın geliştirilmesi için devlet desteğinin korunmasını isteyen Dürr, 2027 bütçe taslağında tarım ürünleri ihracatçılarının ulaşım gideri sübvansiyonlarına 12 milyar rubleden fazla kaynak ayrıldığını söyledi. Putin de yeni pazar arayışlarında lojistik desteğinin sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti.

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda güvenliğini güçlendirmek için tarım teknolojileri ve yenilikçi çözümlere erişimin genişletilmesi çağrısı yaptı. FAO'nun aktardığına göre yaklaşık 645 milyon kişi 2025'te açlıkla karşı karşıyaydı; dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri ise sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyordu. FAO Genel Direktörü QU Dongyu, dünyanın herkesi beslemek için gerekli kapasite, araç ve bilgilerin önemli bölümüne sahip olduğunu, ancak etkili çözümlerin ihtiyaç duyan üretici ve topluluklara geniş ölçekte ulaşmadığını belirtti. Dongyu'ya göre çözümlerin kalıcı biçimde benimsenmesi için yerel koşullara uyarlanması, uygun fiyatlı olması ve yatırımcılar açısından ilgi taşıması gerekiyor. Çağrı, Dünya Gıda Günü'nün “Bugün yenilik yap, yarının gıdasını güvenceye al” temasıyla ilişkilendirildi. FAO'nun sıraladığı uygulamalar arasında çiftçilere hava tahmini, piyasa fiyatları ve işletmeye özel öneriler sunan dijital tarım danışmanlığı hizmetleri bulunuyor. Hayvan hastalıklarını izleme ve erken uyarı sistemleri tehditlerin yayılmadan fark edilmesine yardımcı olabilirken, toprak nemi ve besinlerini ölçen sensörler ile hassas sulama su ve gübre kullanımını daha verimli hâle getirebiliyor. Uydu ve jeo-uzamsal veriler de ormanların ve arazi kullanımındaki değişimlerin izlenmesini sağlayabiliyor. Bununla birlikte finansman, altyapı, bilgi, pazarlara erişim ve dijital bağlantı eksikliği, özellikle küçük üreticiler, tarımdaki kadınlar ve gençler için önemli engeller oluşturuyor. FAO, geleneksel tarımsal bilgilerin modern bilimle birleştirilmesini; yeniliklerin kamu ve özel finansman çekebilen uygulanabilir projelere dönüştürülerek pilot aşamadan ticari kullanıma geçirilmesini istiyor. Örgüte göre tarımsal gıda sistemleri küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini üretiyor ve çekilen tatlı suyun %70'inden fazlasını kullanıyor.

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığına bağlı Tarım Ödemeleri ve Müdahaleler Ajansı (APIA), 2026 başvuru yılı tarım sübvansiyonları avans ödemelerinin ilk gününde 103.755 çiftçiye toplam 124.109.845,27 avro aktardı. Ödemeler, 16 Ekim sabahı başlayan kampanyanın açılış diliminde saat 08.00 itibarıyla gerçekleştirildi. Bakanlık, açılış diliminde yetkilendirilen yararlanıcı sayısının rekor düzeye ulaştığını bildirdi. Tarım Bakanı Tánczos Barna’nın açıklamasına göre ilk gün aktarılan tutar, geçen yılın ilk günündeki miktarın dört katından fazlaydı; destek ödemesi alan çiftçi sayısı da son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Aktarılan fonların 108.222.953,91 avrosu Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan (FEGA), 15.886.891,36 avrosu ise Avrupa Tarım ve Kırsal Kalkınma Fonu (FEADR) ile ulusal bütçe eş finansmanından sağlandı. Ödemelerin, devam eden sonbahar tarım kampanyası ve girdi alımları için çiftçilere gerekli finansal likiditeyi sağlaması hedefleniyor. Barna, ödemelerin sonraki günlerde de aynı hızla sürdürüleceğini belirtti. Avrupa düzenlemeleri kapsamında avanslar FEGA tarafından finanse edilen müdahalelerde onaylanan tutarın %75’ine, FEADR kapsamındaki müdahalelerde ise %85’ine kadar çıkabiliyor. APIA, 1 Aralık 2026’dan itibaren her müdahale için onaylanan toplam tutara ulaşılmasını sağlayacak düzenli ödemelere başlayacak. Ödemeler, Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen kurlar üzerinden Romanya’nın ulusal para birimi ley ile yapılıyor. Kırsal kalkınma kapsamındaki bazı müdahalelerde ödeme listelerini APIA onaylarken, fonların fiili aktarımını Kırsal Yatırımların Finansmanı Ajansı (AFIR) gerçekleştiriyor.

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor
Fotoğraf: Алексей Гусев · Özgün haber

Adıgey, Tarım Üreticileri İçin Ek Federal Destek Talep Ediyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya hükümeti ve Tarım Bakanlığı, tarım üreticilerine ek destek verilmesi olasılığını değerlendiriyor. Hazırlanan önlemler arasında, yüksek miktarda tahıl üreten bölgelerde faaliyet gösteren üreticilerin imtiyazlı kredilerinin bir yıl uzatılması bulunuyor. Ancak bu destek henüz kesinleşmedi ve Adıgey mevcut yararlanıcı bölgeler listesine alınmadı. Başbakan Mihail Mişustin’in açıkladığı taslağa göre, 1 Ocak 2025’ten sonra kullanılan kısa vadeli kredilerde imtiyazlı faiz oranının yeniden uygulanmasına izin verilmesi planlanıyor. Mişustin, düzenlemenin sektörün mali yükünü azaltacağını ve gelecek yılki ekim kampanyasına hazırlık sağlayacağını belirtti. Adıgey senatörü Aleksandr Narolin, bölgenin kapsama alınmasını önerirken Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko girişimi destekleyerek Tarım Bakanlığına konuyu inceleme çağrısı yaptı.

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı

Kıbrıs’ta analiz edilen 466 gıda numunesinin 61’inde yasal pestisit kalıntısı sınırlarının üzerinde sayısal değerler kaydedildi. Devlet Genel Laboratuvarı Direktörü Revekka Kokkinofta’nın açıklamasına göre bu ilk hesaplamada numunelerin %13,1’ine karşılık geldi. Avrupa’daki değerlendirme prosedürlerinde ölçüm belirsizliği de hesaba katıldığında, yasal sınırları aştığı kabul edilen numunelerin oranı %7,3 olarak belirlendi. Kokkinofta, pestisit kalıntısının tespit edilmesiyle yasal sınırın aşılmasının aynı şey olmadığını vurguladı. Bir numunenin pozitif çıkması, otomatik olarak izin verilen seviyelerin aşıldığı veya ürünün insan sağlığına zarar verdiği anlamına gelmiyor. Avrupa mevzuatı kapsamında belirlenen azami kalıntı sınırları tek başına toksikolojik zarar eşiği olarak yorumlanmıyor; sınırları aştığı değerlendirilen numuneler için tüketici sağlığı üzerindeki olası etkiyi inceleyen risk değerlendirmesi yapılıyor. Hayvansal kaynaklı gıdalarda 83 numune incelendi ve 12’sinde pestisit kalıntısı tespit edildi. Ancak bu numunelerden yalnızca biri, bir kas numunesi, izin verilen sınırların üzerinde bulundu. Diğer 11 numune Avrupa mevzuatında belirlenen sınırlar içinde kaldı. Devlet Genel Laboratuvarı, Tarım Dairesi, Veteriner Hizmetleri ve Sağlık Hizmetleriyle yürütülen denetimlerin son aşamasında görev yapıyor. İthal ürünlere, ülkeye girişten önce Kıbrıs’ın yetkili makamlarınca saha denetiminden geçmedikleri için özel önem veriliyor. Laboratuvar kapasitesini genişleterek aynı anda 420’den fazla pestisit parametresini analiz edebiliyor; sonuçlar, üreticiler için düzeltici önlem ve önerileri belirleyen ilgili makamlara iletiliyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Yolu Açılıyor

Polonya Sejm’i, belirli kuş türlerinin tarım ve balıkçılık işletmelerinde yol açtığı zararlar için Devlet Hazinesi’nin sorumluluğunu genişletmeyi amaçlayan yasa tasarısını kabul etti. Tasarı 438 milletvekilinin desteğini alırken karşı oy çıkmadı, iki milletvekili çekimser kaldı. Ancak düzenleme henüz yürürlüğe girmedi; 16 Ekim 2026 itibarıyla Senato’daki yasama süreci devam ediyor. Yeni kuralların turna ve yaban kazlarının yanı sıra kuğuları, kargagilleri, karabatakları ve balıkçılık işletmelerinde zarara yol açan balıkçılları kapsaması öngörülüyor. Düzenleme, tarımsal ürünler ve tarla ürünlerindeki zararlarla balıkçılık işletmelerindeki kayıpları ayrı şekilde ele alacak. Tazminat hakkı kuşun türüne ve zararın niteliğine bağlı olacak; kuşların tarlada bulunması tek başına ödeme yapılması için yeterli sayılmayacak. Tasarıdaki sisteme göre tazminat işlemlerinden Kırsal Kalkınmayı Destekleme Ulusal Merkezi (KOWR) sorumlu olacak. KOWR’nin ilgili bölge müdürü zararları değerlendirecek, tazminat tutarını belirleyecek ve ödemeyi yapacak. Zararların belgelenmesi ve doğrulanması sürecine tarımsal danışmanlık merkezleri ile tarım odalarının temsilcileri de katılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Senato sürecinin tamamlanması, Cumhurbaşkanı’nın imzası ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Yasa yayımlandıktan 30 gün sonra yürürlüğe girecek, ancak yayımlanma tarihi bilinmediği için kesin tarih henüz açıklanamıyor. Çiftçiler şu aşamada yeni kurallara göre başvuru yapamıyor; başvuru yöntemi, gerekli belgeler ve süreler de ayrıca netleştirilecek. Yürürlükten önce oluşan zararların otomatik olarak tazminat kapsamına gireceği de söylenemiyor.

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’nın güneyinde akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı kamyoncuların ve çiftçilerin düzenlediği protestolar Puglia ile Calabria’dan Sicilya, Campania ve Basilicata’ya yayıldı. Eylemler, ana yolların ve otoyol bağlantılarının bloke edilmesine, bazı bölgelerde akaryakıt dağıtımının aksamasına ve marketlerde taze ürün eksikliği görülmesine yol açtı. Sicilya’daki kamyoncu grevinin 22 Ekim’e kadar sürmesi beklenirken, koordinatör Salvatore Bella hükümetten yanıt gelmemesi halinde eylemlerin süresiz devam edebileceğini söyledi. Protestoların arka planında motorindeki sabit özel tüketim vergisi indiriminin 6 Ekim’de sona ermesi ve akaryakıt fiyatının yeniden yükselmesi bulunuyor. Kaynakta ortalama fiyat litre başına yaklaşık 2,30 euro olarak verildi. Sektör derneklerinin durumun ağırlaştığı ve kendiliğinden eylemlerin arttığı yönündeki uyarıları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, derneklerle 27 Ekim’de görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, akaryakıt maliyetini sınırlamaya yönelik olası yeni önlemlerin ay sonundaki görüşmeden sonra alınacağını söyledi. Calabria’daki yeni mobilizasyona çiftçiler de katıldı. Bölgesel lojistik federasyonunun organize ettiği 17 kamyoncu eylemi Gioia Tauro Limanı, Lamezia Terme Havalimanı çevresi ve Cosenza ilindeki A2 bağlantıları gibi noktalara yayıldı. Campania’ya uzanan protestolar sırasında Nola ve Nocera-Pagani otoyol çıkışları ile Battipaglia ve Campagna arasındaki bir bölüm geçici olarak kapatıldı. Sicilya’da ise bazı kamyonlar Palermo’daki Santa Lucia rıhtımı girişinde sabit bir bekleme noktası oluşturdu. Basilicata’daki yakıt tedarik sorunları, Taranto’daki Eni rafinerisine tanker erişiminin eski ILVA işçilerinin blokajı nedeniyle kesilmesiyle de bağlantılıydı. İşçiler Cuma sabahı devlet yolu 7 ile Jonica yolundaki geçişleri açtı. Eni, blokajın Puglia ve diğer güney bölgelerindeki istasyonların yanı sıra havalimanları, toplu taşıma işletmeleri, kolluk kuvvetleri ve itfaiyeye yönelik yakıt dağıtımını etkilediğini açıkladı. Şirkete göre Puglia’daki 300 Enilive istasyonunun 150’sinde yakıt kalmamıştı. Puglia’da bazı belediyelerde market raflarının boşaldığı ve akaryakıt istasyonlarında eksiklik yaşandığı bildirildi; Confcommercio Bari ise o sırada mal tedarikinde sorun bulunmadığını açıkladı. Foggia ilindeki Cerignola, San Severo ve Lucera’da birçok markette taze ürünlerin tükendiği aktarıldı. Cerignola’da belediye sivil koruma operasyon merkezi acil durumları yönetmek üzere etkinleştirildi. Protestolar, artan enerji maliyetleri ve gerileyen tarım ürünü fiyatlarıyla ağırlaşan tarım kriziyle birleşti. Bari’de yaklaşık 3 bin zeytin üreticisi gösteri yaptı. Fedagri-Confcooperative, taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir gıdaların sevkiyatının korunması gerektiğini belirtti.

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki bölgeler, coğrafi işaretlerin Avrupa Birliği politikalarındaki rolünü güçlendirmek amacıyla Mantova Deklarasyonu’nu imzaladı. Lombardiya Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bölgesel Bakanı ve Arepo Başkanı Alessandro Beduschi’nin imzaladığı belge, Avrupa Komisyonunun 2027’de hazırlaması beklenen Coğrafi İşaretler Eylem Planı’na alınması istenen bölgesel öncelikleri ortaya koyuyor. Deklarasyonun merkezinde, Dop ve Igp ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik büyüme, istihdam, rekabetçilik, turizm ile kırsal kalkınma araçlarına dönüştürülmesi bulunuyor. Belgede, Dop veya Igp tescilinin bir hedefin son aşaması değil, kalkınma stratejisinin başlangıcı olması gerektiği belirtiliyor. Altı öncelik; coğrafi işaretlerin kuruluş ve tanınmadan pazar gelişimine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca desteklenmesini, hukuki korumanın üreticiler için ekonomik değere dönüştürülmesini ve bu ürünlerin tüketicilerin günlük yaşamındaki görünürlüğünün artırılmasını öngörüyor. Diğer başlıklar ise gıda zincirlerinin yenilikçilik, yetkinlik, kuşak değişimi ve iklim değişikliği sınamalarına hazırlanması, bölgelerin yönetişimde doğrudan rol üstlenmesi ve ölçülebilir hedeflere dayalı politikalar oluşturulması. Deklarasyonda Dop ve Igp ürünlerinin gastronomi rotaları, UNESCO alanları ve kültürel mirasla daha güçlü ilişkilendirilmesi öneriliyor. Metinde ayrıca bir Avrupa Coğrafi İşaretler Günü ile gezici bir Coğrafi İşaretler Expo’su düzenlenmesi gündeme getiriliyor. Lombardiya, 2027 ilkbaharında Avrupa Birliği’ndeki 3.711 coğrafi işaretin ilk kez tek etkinlikte bir araya geleceği Expo’yu düzenleyeceğini açıkladı. Etkinlikle değer zincirleri arasındaki ilişkilerin, ticari gelişmenin, uluslararasılaşmanın ve sertifikalı ürünlerin vatandaşlar tarafından bilinmesinin desteklenmesi hedefleniyor. Mantova’daki toplantıya Avrupa kurumları, üretici kuruluşları ve koruma örgütlerinin temsilcileri katıldı. Avrupa Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Diego Canga Fano, Dop ve Igp ürünlerinin tanıtımı için 50 milyon avro ek kaynak açıklandığını bildirdi. Toplantıda konuşan Beduschi, coğrafi işaretlerin üretim değerinden önce ekonomik bir miras niteliği taşıdığını, değeri üretildikleri bölgelere bağladığını, işletmeleri desteklediğini ve kırsal toplulukların canlı kalmasına katkı sunduğunu söyledi. Deklarasyonun hedefleri arasında üreticilerin değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmek, ihracatı desteklemek, sahtecilik ve taklitlerle mücadele etmek, yenilikçiliği ve kuşak değişimini teşvik etmek de yer alıyor. Ekonomik göstergeler, coğrafi işaretler sisteminin kapsamını ortaya koyuyor. Lombardiya’nın Dop ekonomisi 2024’te 2,9 milyar avroya ulaştı ve bir yılda %13,1 büyüdü; bu değer bölgesel tarım-gıda sisteminin yaklaşık %16’sını oluşturdu. İtalya genelinde Dop ekonomisi 20,7 milyar avroya çıkarken %3,5 arttı; ihracat ilk kez 12,3 milyar avroyu aşarak %8,2 yükseldi. Sistem ayrıca 328 koruma konsorsiyumu, 184.000 işletmeci ve farklı sektörlerde 864.000’den fazla istihdamı kapsıyor.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Gürcistan ile Birleşik Arap Emirlikleri Tarım ve Gıda Ticareti İçin Ortak Komite Kuracak
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan ile Birleşik Arap Emirlikleri Tarım ve Gıda Ticareti İçin Ortak Komite Kuracak

Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakan Yardımcısı Genadi Arveladze, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ziyaret kapsamında ülkenin Dış Ticaret Bakanı ile iki ülke arasındaki ticaret fırsatlarını görüştüklerini açıkladı. Arveladze, ikili ticarette olumlu bir dinamik bulunduğunu ve 2026 yılının ocak-ağustos döneminde Gürcistan’dan yerel ihracatın %16’dan fazla arttığını söyledi. Taraflar, serbest ticaret anlaşması kapsamında oluşturulan ortak komitenin ilk toplantısını yıl sonuna kadar, en geç gelecek yılın başında yapma konusunda anlaştı. Toplantıda, hem Gürcistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne hem de ters yöndeki ticareti artırabilecek mekanizmaların ele alınması planlanıyor. Toplantının kesin tarihi ise açıklanmadı. Görüşmede ayrıca bir ticaret misyonu düzenlenmesi ve komite toplantısıyla eş zamanlı ikili şirket görüşmeleri yapılması kararlaştırıldı. Arveladze, bu kapsamda şirketlerin belirleneceğini ve çalışmaların Gürcistan’da üretilen ürünlerin Birleşik Arap Emirlikleri pazarına ihracatındaki artışa katkı sağlayacağını belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nin farklı dünya pazarlarından çeşitli tarım ve gıda ürünleri ithalatıyla ilgilendiği, Gürcistan’ı da önemli ve ilgi çekici pazarlardan biri olarak gördüğü ifade edildi.

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Buğdayda Kendine Yeterlilik %52’ye Çıktı

Mısır Tarım Bakanlığı yetkilisi Muhammed Halil Şatta, buğdayda kendine yeterlilik oranının yaklaşık %43’ten %52’ye yükseldiğini açıkladı. Şatta, buğday ekim alanının son 10 yılda yaklaşık 900 bin feddan arttığını ve ortalama üretimin yaklaşık 3,2 milyon ton yükseldiğini belirtti. Açıklama, Mısır’ın stratejik ürünlerde üretimi ve kendine yeterliliği artırma çabaları kapsamında yapıldı. Şatta’ya göre buğday ekim alanı önceki tarım sezonunda yaklaşık 3,7 milyon feddana ulaştı. Devlet, 2025-2026 tarım sezonunda bu alanı yaklaşık 3,8 milyon feddana çıkarmayı hedefliyor. Verimliliği artırmak için dikey genişleme ve Mısır 4, Mısır 5, Sakha 95 ile Giza 171 gibi yüksek verimli çeşitlerin yanı sıra makarna üretiminde kullanılan makarnalık çeşitlerin ekilmesi planlanıyor. Önceki tarım sezonunda yaklaşık 5 milyon ton buğday teslim edildiği bildirildi. Şatta, Mısır’da sofralık yumurtada kendine yeterlilik oranının %100, beyaz kanatlılarda yaklaşık %98 ve balık üretiminde %93,5 olduğunu söyledi. Kırmızı ette oran yaklaşık %60 seviyesinde bulunurken üretimin 600 bin tona ulaştığı belirtildi. Sebze ve meyve ihracatının ise yıllık yaklaşık 9,5 milyon ton ve yaklaşık 11,5 milyar dolar değerinde olduğu açıklandı. Buna karşın buğday, mısır ve yağ bitkileri gibi bazı stratejik ürünlerde açık bulunduğu ifade edildi. Şatta, özellikle buğday ithalatının sınırlı su kaynaklarıyla da bağlantılı olduğunu, ithal tarım ürünlerinin üretiminde kullanılan suyun “sanal su” olarak ülkeye taşınması anlamına geldiğini belirtti. Stratejik ürünlerdeki kendine yeterlilik oranlarının ise yıldan yıla iyileştiğini kaydetti.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Avrupalı Çiftçiler AB Tarım Bütçesi İçin Brüksel’de Eyleme Hazırlanıyor
Fotoğraf: BFMTV · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalı Çiftçiler AB Tarım Bütçesi İçin Brüksel’de Eyleme Hazırlanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki tarım bütçesine ilişkin teklifine tepki göstermek için kasım veya aralıkta traktörleriyle Brüksel’de protesto düzenlemeye hazırlanıyor. FNSEA Başkanı Arnaud Rousseau, eylemin biçiminin henüz belirlenmediğini ancak çiftçilerin Avrupa Birliği’ne baskı yapma iradesinin kesin olduğunu açıkladı. Gösterinin temel amacı, gelecek bütçede tarıma ayrılacak payın korunmasını sağlamak. Brüksel’in gelecek Ortak Tarım Politikası (OTP) için yaklaşık 300 milyar avroluk asgari tarımsal gelir desteği önerdiği, 2021-2027 dönemi için bu tutarın 387 milyar avro olduğu belirtildi. Bütçede tasarruftan yana ülkeler ise önerilen desteğin daha da azaltılması için baskı yapıyor. FNSEA ve Jeunes Agriculteurs, bu çerçevede Fransa’nın OTP bütçesinde yaklaşık %13 düşüş yaşamasının mevcut iklimsel, ekonomik ve jeopolitik koşullar karşısında tutarsız olacağını savunuyor. Fransa hükümeti ayrıca tarımsal canlanma planı için 500-700 milyon avro arasında bir kaynak açıkladı. Rousseau, bu açıklamanın hükümetin sorunları fark ettiğini gösterdiğini, ancak tutarın ve planın kapsamının hâlâ belirsiz olduğunu söyledi. Aradaki 200 milyon avroluk farkın, paydaşlarla yapılacak görüşmelere ve parlamentodaki bütçe müzakerelerine bağlı olacağını belirtti. Şimdiye kadar plan kapsamında yalnızca işletmelerin devrine ilişkin ayrıntıları açıklanmayan bir düzenlemeden söz edildi. Planın yürürlüğe girip girmeyeceği bütçenin kabul edilmesine bağlı bulunuyor ve bütçenin kabulü şu aşamada belirsiz. Hükümet, eylülde kuraklık, tekrarlanan sıcak hava dalgaları ile yakıt ve gübre fiyatlarındaki artıştan etkilenen sektör için 1,3 milyar avroluk acil plan da açıklamıştı. Rousseau, ekim başı itibarıyla çiftçilerin bu plandan henüz ödeme almadığını söylemişti. FNSEA ise Fransa’da cumartesi yapılması planlanan ayrı çiftçi hareketine katılmayacağını bildirdi.

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü

Kuzey Makedonya’nın Strumitsa kentinde düzenlenen agrofuarda Milena Angelova, Valentina Dukova, Ljiljana Shishkova ve Lejla Rajkova yılın kadın çiftçileri ilan edildi. Ödüller, fuarı düzenleyen Proagrofarmeri derneği tarafından, üretimlerini sergileyen çiftçilere verildi. Dört kadın sebze ve meyve yetiştiriciliği, ürün işleme, bağcılık ve arıcılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Proagrofarmeri, kadın çiftçilere tarım ekipmanı vererek kırsalda kalmaları ve çalışmalarını sürdürmeleri için destek sağladı. Pali Kura’dan Milena Angelova, ailesiyle yaklaşık 10 dekarlık alanda sebze yetiştiriyor; bu ürünlerden ajvar, lutenitsa, malidzano ve ketçap hazırlıyor. Ailesiyle birlikte üretimi tohumdan işlenmiş ürüne kadar yürüttüğünü belirten Angelova, bu yıl 2.000 kavanoz ev yapımı işlenmiş ürün ürettiklerini söyledi. Angelova, satış için Gıda ve Veterinerlik Ajansı’na kayıtlı. Podles’ten Valentina Dukova’nın ailesi, ekolojik açıdan temiz kabul edilen Klepa Dağı’ndaki arılıkta yaklaşık 200 arı ailesi bulunduruyor. Dukova, bal ve polen inhalasyonu sunan bir apiterapi odası açtı. Açılıştan sonraki üç aydan kısa sürede bu alanı ülkeden ve yurt dışından yaklaşık 300 kişi ziyaret etti. Valandovo’dan Lejla Rajkova ise meyvecilikteki altıncı yılında 30’dan fazla çeşit reçel, marmelat, meyve suyu ve likör üretiyor. Negotino bölgesinden Ljiljana Shishkova, eşiyle birlikte yaklaşık 80 arı ailesi yetiştiriyor ve “medodjun” adlı yenilikçi ürünüyle Kadın Çiftçi ödülünü aldı. Tarım Bakanı Borçe Serafimovski, kadın çiftçileri kayıt olmaya ve tarım işletmelerinin sahibi olmaya çağırdı. Serafimovski’nin açıklamasına göre 115’inci tedbir kapsamında kadın çiftçiler için 360.000 denara kadar destek başvurusu açık bulunuyor. Bakanlık sicilinde 29.971 kadın tarım işletmesi sahibi kayıtlı; bunların 3.918’i 40 yaşından küçük.