ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 25

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir

Şili’de Portal Agro Chile’de yayımlanan görüş yazısında Agronomi Okulu akademisyeni Cecilia Ramos, kırsal kadınların tarımsal üretim, ailelerin geçimi, topluluk örgütleri ve bölgesel bilgi birikiminin korunmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ramos, bu katkının kırsal alanların ve tarımın geleceğini şekillendirebileceğini savunuyor. Kırsal kadınların aynı zamanda bakım, çalışma ve liderlikten oluşan üçlü bir yük taşıdığına dikkat çekiyor. Yazıya göre kırsal kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde önemli eşitsizlikler bulunuyor. Ramos, bu farkların giderilmesini yalnızca eşitlik meselesi olarak değil, tarım ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir tercih olarak değerlendiriyor. Kırsal alanların bir diğer sorunu ise birçok gencin yeni fırsatlar arayışıyla kentlere göç etmesi ve bunun bilgi, deneyim, gelenek ile üretim kapasitesinin kaybına yol açması. Ramos, kadınların agroturizm, ürünlerini dijital platformlar üzerinden doğrudan pazarlama ve suyla diğer kaynakları daha verimli kullanmaya yönelik teknolojiler aracılığıyla tarımı yenilik ve girişimcilikle buluşturduğunu aktarıyor. Akademisyene göre bağlantı, dijital okuryazarlık ve teknik eğitim, geleneksel bilgiyi yeni araçlarla birleştirerek gelecek kuşaklar için kalkınma, ekonomik özerklik ve istihdam fırsatları yaratabilir.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırıları nedeniyle limanlardan yapılan tarımsal ihracatın büyük ölçüde aksaması üzerine Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının toprakları üzerinden Batı Avrupa pazarlarına taşınmasına izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna’nın tahıl ihracatını yeniden sürdürebilmesi için kara ve demir yolu güzergâhlarının kullanılmasını öngörüyor. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahıl sevkiyatlarının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından transit geçmesi koşuluyla bu taşımacılığa karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar, Zelenski’nin mısırın mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesinin Ukrayna ekonomisine önemli destek sağlayacağını anlattığını aktardı. Önerilen modelin, Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinden kısa süre sonra kullanılan transit çözümlere benzemesi planlanıyor. Ancak kaynaklarda Romanya veya diğer komşu ülkelerin talebi kabul ettiğine ya da uygulamanın başlatıldığına ilişkin bilgi bulunmuyor. Ukrayna, buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor; bu ürünlerin ihracatının yaklaşık %90’ı normal koşullarda Karadeniz üzerinden taşınıyor. Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları bu güzergâhtaki tarımsal sevkiyatları neredeyse tamamen durdurdu. Transit talebi, Avrupa Birliği’nde mısır üretiminin de kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle gerilediği bir dönemde geldi. Avrupa Komisyonu, AB’nin mısır rekoltesini 50,1 milyon ton olarak tahmin ederken bunun yaklaşık son yirmi yılın en düşük seviyesi ve son üç yıl ortalamasının yaklaşık %20 altında olacağını bildirdi. Fransa ve Macaristan’daki üreticiler aşırı hava koşullarından en fazla etkilenenler arasında gösterildi.

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber

Sebze Üretimindeki Kapanış Bölgesel Tedarikle Karşılanacak

Ardo’nun Groß-Enzersdorf’taki dondurulmuş sebze üretimini kapatacağını duyurması, Spar’ı şaşırttı. Şirket, iki gün içinde alternatif bir düzenleme yaparak uzun süredir çalıştığı Schneiders Gemüsewelt’in Marchfeld bölgesinde daha fazla sebze üretmesini kararlaştırdı. Geçiş süreci henüz tamamlanmış değil. Schneiders Gemüsewelt’in kapasitesini artırması ve ek çiftçileri üretime dahil etmesi gerekiyor. İlave miktarların ne zaman hazır olacağı belirsizliğini korurken, düzenlemenin ürün çeşidi veya fiyatlar üzerindeki uzun vadeli etkisi şu aşamada değerlendirilemiyor.

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya

Sinergia Animal, yumurta sektöründe kafessiz üretime geçişin artık yalnızca hayvan refahıyla sınırlı bir konu olmadığını, şirketlerin rekabet gücü, itibarı ve daha sıkı pazarlara erişimi açısından da sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Kuruluşun 9 Ekim’de Bogotá’da sunduğu “Kafessiz Yumurtalar: Daha İyi İş Modellerine Küresel Geçiş” başlıklı rapor, farklı ülkelerden şirket, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir buluşmada ele alındı. Rapora göre dönüşüm, tüketici beklentileri, büyük şirketlerin tedarik taahhütleri ve hayvan refahının yatırım kararlarında daha fazla dikkate alınmasıyla hızlanıyor. Belgede, uygulamalarını uyarlamayan şirketlerin itibar kaybı ve daha yüksek standartlar uygulayan pazarlara erişimde zorluk yaşayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık kafessiz sistemlere yönelmek, şirketler için ticari farklılaşma fırsatı yaratabilir. Ancak rapor, geçişin üreticiler açısından yatırım yapılmasını ve teknik uyarlama gerçekleştirilmesini gerektirdiğini de vurguluyor. Bu nedenle değişim, yalnızca kurumsal taahhüt açıklanmasıyla değil, üretim sistemlerinin ve işletme uygulamalarının dönüştürülmesiyle bağlantılı görülüyor. Şili’de kafesli üretimin ağırlığı sürüyor. Instituto Nacional de Estadísticas verilerine göre 2026’nın ilk yarısında ülkede üretilen yumurtaların %96’sı konvansiyonel veya kafes sistemlerinden geldi; bu miktar 2 milyardan fazla yumurtaya karşılık geliyor. Yerde, aviary ya da serbest dolaşan tavuk sistemlerinden elde edilen yumurtaların payı ise %4’te kaldı. Raporda, ülkedeki üretim yapısıyla şirketlerin kafessiz tedarik hedefleri arasındaki farkın sektör için önemli bir dönüşüm alanı oluşturduğu kaydediliyor. Tüketici tarafında ise 14 ülkeyi kapsayan ve Şili’nin de dahil olduğu bir araştırma, katılımcıların çoğunun kafese konulan tavukların acı çekmesini önlemeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcılar kafessiz veya açık alan sistemlerinden elde edilen yumurtaları tercih ettiklerini belirtirken, etiketlerdeki bilgilerin yeterince açık olmaması bu tercihin satın alma kararına dönüşmesini zorlaştırabiliyor. Böylece üretim biçiminin tüketiciye anlaşılır biçimde aktarılması, ticari geçişin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Şili’de bazı şirketler bu yönde adım atmış durumda. Sinergia Animal’in 2025 Cage-Free Tracker ekine göre IKEA’nın restoranları, La Clementina, Melting Cook, Savia Mercado Justo ve Vapiano değerlendirilen kapsam içinde geçişini tamamlayan şirketler arasında yer alıyor. Cencosud ise Jumbo ve Spid’de 2028’e kadar yalnızca kafessiz taze yumurta satmayı hedefliyor. Rapor ayrıca, kafeslerin tavukların yürüme, kanatlarını açma ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını kısıtladığına ilişkin bilimsel bulguları aktarıyor.

Çin, ABD Soyası Alımlarını 15 Milyon Tona Çıkardı
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Soyası Alımlarını 15 Milyon Tona Çıkardı

Çinli devlet alıcıları, üç ticari kaynağa göre tek gecede 10-13 Panamax yükü ABD soyası satın aldı. Aralık-mart döneminde teslim edilmesi planlanan bu alımlar, Donald Trump ile Şi Cinping’in eylüldeki görüşmesinden bu yana gerçekleşen ikinci önemli satın alma dalgası oldu. Çinli devlet ticaret şirketleri aynı hafta salı günü 8-10 yük daha almıştı. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) günlük ihracat satışları raporunun büyük ölçüde doğruladığı işlemlerle haftalık toplam 18-23 yüke, Reuters hesaplamasına göre yaklaşık 1,2-1,5 milyon tona ulaştı. Çin’in 2026/27 pazarlama yılı alımları yaklaşık 15 milyon tona çıkarken bu miktar, Beyaz Saray’ın 25 milyon tonluk hedefinin yaklaşık %60’ına denk geldi. Alımlar piyasa endişelerini hafifletti; piyasa aktörleri dönüşü kalıcı talep işareti olarak değerlendirdi.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), altı aya kadar bebeklere yönelik gıda ürünlerine sukroz ve fruktoz eklenmesini yasaklamayı önerdi. Düzenleme henüz öneri aşamasında bulunuyor ve ne zaman yürürlüğe gireceği ya da nihai kurala dönüşüp dönüşmeyeceği belirtilmiyor. FSSAI, önlemin bebeklerin eklenmiş şekerlere maruziyetini azaltmayı ve çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı sağlık risklerini ele almayı amaçladığını açıkladı. Mevcut kurallarda bebek beslenmesi ürünlerinde laktoz ve glikoz polimerleri tercih edilen karbonhidrat kaynakları olarak tanımlanıyor. Sukroz ve fruktoz ise gerektiğinde, belirlenmiş sınırlar içinde eklenebiliyor. Mevcut düzenlemeler doğumdan 24 aya kadar çocuklara yönelik ürünlerin besin bileşimi, kalite ve güvenlik standartlarını kapsıyor. Öneri, Hindistan’da yoğunlaşan gıda güvenliği denetimleri sırasında gündeme geldi. FSSAI ve bazı eyalet düzenleyicileri son aylarda kontrolleri artırırken baskınlara ilişkin fotoğraf ve videoları kamuoyuyla paylaştı; bazı yerel ve markalı restoranların faaliyetleri de durduruldu. The Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre ülkede 2021’de 180 milyon aşırı kilolu veya obez yetişkin bulunuyordu; bu sayının 2050’de 450 milyona ulaşacağı öngörüldü. FSSAI ayrıca daha önce, tek bir kaygı verici besin maddesinin sınırı aşması halinde uyarı etiketi zorunluluğu getirilmesini önermişti.

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma

Endonezya’da reNIKOLA Holdings Sdn Bhd’nin iştiraki PT reNIKOLA Primer Satu, PT Gagas Energi Indonesia (PGN Gagas) ile 15 yıllık sıkıştırılmış biyometan gazı (CBG) alım anlaşması imzaladı. Anlaşma, Kuzey Sumatra’daki PT Karya Pratama Niagajaya’ya (KPNJ) ait palm yağı fabrikasında geliştirilecek projeden üretilecek CBG’nin uzun vadeli tedarikini kapsıyor. KPNJ ile Yap-Sahip Ol-İşlet-Devret (BOOT) modeliyle yürütülecek projenin yatırım tutarı 5 milyon ABD dolarını aşacak. Proje, palm yağı fabrikalarının sıvı atığı POME’yi işleyerek biyogaz üretecek. reNIKOLA bu amaçla anaerobik işleme ve biyometan arıtma tesisleri kuracak; elde edilen biyogaz, PGN Gagas’a gönderilmeden önce CBG’ye dönüştürülecek. Tesisin 2028’in ikinci çeyreğinde ticari işletmeye başlaması ve yılda 102.000 MMBtu’nun üzerinde CBG üretmesi öngörülüyor. Metanın daha önce atmosfere salınma potansiyelinin bulunduğu süreçte yakalanması sayesinde projenin yılda yaklaşık 28.000 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunu önlemesi bekleniyor. Şirket, bu modelle palm yağı sanayisinin sıvı atıklarına ekonomik değer kazandırmayı, metan emisyonlarını azaltmayı ve biyometanı Endonezya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak geliştirmeyi hedefliyor. PT RPS Üst Yöneticisi ve Direktörü Amran Yusof, reNIKOLA’nın iki ila üç yıl içinde Endonezya genelinde 40 biyometan üretim tesisi geliştirme hedefinin gerçekçi olduğunu söyledi. Kuzey Sumatra’daki proje, şirketin ülkede geliştirdiği 10. CBG projesi olarak tanımlanıyor. Şirket ayrıca, uzun vadeli ticari gaz alımını atık yönetimi ve emisyon azaltımıyla birleştiren modelin diğer palm yağı fabrikalarında da uygulanabileceğini belirtiyor.

Rusya'nın Buğday İhracatı Yarıya İndi, Baltık Limanları Baskı Altında
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Rusya'nın Buğday İhracatı Yarıya İndi, Baltık Limanları Baskı Altında

Rusya'nın buğday ihracatının yarıya indiği belirtiliyor; Baltık Denizi'ndeki limanlarda baskı artıyor. Bu gelişme, Karadeniz'deki gerilimler ve doların güçlenmesi nedeniyle Avrupa buğday fiyatlarının desteklenmeye devam ettiği dönemde yaşanıyor. Veriler, Rusya'nın buğday ihracatının giderek zorlaştığını gösteriyor. Rusya ile Ukrayna arasında olası bir tahıl anlaşması ise daha da uzak görünüyor.

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi
Görsel kaynağı: Bizim.Media · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde, tarım sistemleri ve kırsal kalkınma alanında 100 Kadın Kahraman için ödül töreni düzenlendi. Azerbaycan Kırsal Kadınları Derneği Başkanı Gülbəniz Qənbərova, 131 ülkeden gelen 609 adaylık arasından seçilen isimler arasında yer aldı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’nı kutlamak amacıyla başlatıldı ve her yıl 15 Ekim’de düzenlenen Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü’yle aynı döneme denk geldi. Qənbərova, Azerbaycan’da kadın çiftçilerin işletmelerini güçlendirmek, pazara erişimlerini geliştirmek ve sürdürülebilir geçim kaynakları oluşturmak için 780’den fazla kırsal kadın gıda üreticisinden oluşan ağı desteklediği için ödüle layık görüldü. FAO Genel Direktörü Qu Dongyu da ödül alan kadınların biyoçeşitlilik, inovasyon, bilgi paylaşımı ve dayanıklılığa katkısını vurguladı.

Sonbaharda Meyve Ağacı Dikimi İçin Bahçıvanlardan Öneriler
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber

Sonbaharda Meyve Ağacı Dikimi İçin Bahçıvanlardan Öneriler

Bahçıvanlar, birçok meyve ağacının sonbaharda, eylülden ekim sonuna kadar dikilmesini öneriyor. Bu dönemde dikim, fidanların yeterli ışık almasına ve sıcak havanın yol açabileceği stresten kaçınmasına yardımcı oluyor. Daha erken dikilen ağaçların ise ilk donlara kadar kök sistemlerini geliştirmek için daha fazla zamanı bulunuyor. Sonbaharda dikilen kirazlardan gelecek yaz ürün alınabileceği belirtiliyor. Yeni dikilen kirazların iyi köklenmesi için sulanması, özellikle yaz sonrasında toprak kuruysa önem taşıyor. Armut dikiminin de ağacın sıcak havayla bağlantılı stresini azaltabileceği aktarılırken, armutların bakteriyel yanıklık, kara lekelenme ve yaprak biti zararına yatkın olduğu kaydediliyor. Şeftali, elma ve armuttan daha az kış dayanıklılığına sahip olsa da eylül veya ekimde dikildiğinde başarılı kış geçirme olasılığı artıyor. Bahçıvanlar sonbaharda, konteyner bitkileri yerine dinlenme hâlindeki açık köklü şeftali fidanlarının seçilmesini öneriyor. Kaynakta adı açıkça belirtilmeyen bir ağaç için Granny Smith, Cortland ve Triumph çeşitleri tavsiye ediliyor; Triumph hastalıklara dayanıklı, dona dayanıklı ve yetiştirilmesi kolay olarak tanımlanıyor. Hurma ise sıcak iklimde iyi gelişiyor. Yaprakları ilkbaharın ortasında veya sonunda çıkıyor, meyveleri yaz sonu ve sonbaharda olgunlaşıyor; bazı yıllarda bol ürün verebiliyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi

İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. dönem toplantıları Bağdat’ta başladı. Toplantıya 55 üye ülke ile teşkilata bağlı 40’tan fazla kuruluş katılırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mina Muhammed onur konuğu olarak yer aldı. Açılış oturumuna Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi ile üye ülkelerin dışişleri bakanları katıldı. Irak ayrıca konsey başkanlığını Türkiye’den devraldı. Açılışın sabah yapılmasının ardından konsey çalışmaları öğleden sonra başladı; gündem kabul edildi ve toplantıya katılan konuklarla dışişleri bakanlarının konuşmaları dinlendi. Sonuç bildirgesinin ayrıntılarını görüşen özel komite ise bölge ve İslam dünyasındaki siyasi başlıkları, özellikle Filistin meselesini ele aldı. Görüşmelerde İsrail’e zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetlerini durdurması, insani kuruluşların ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının Gazze ile Filistin topraklarına girişine izin vermesi için diplomatik baskı mekanizmaları değerlendirildi. Toplantıların ekonomik ve kalkınma gündeminde ulaştırma, iletişim, teknoloji, gıda güvenliği ve su güvenliği alanlarında üye ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi de bulunuyor.

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı

Tayland’da Halk Partisi lideri ve Temsilciler Meclisi muhalefet lideri Natthaphong Ruangpanyawut, Khon Kaen eyaletinin Sam Sung ilçesine bağlı Ban Sawang’da güvenli sebze üreticileri kooperatifini ziyaret etti. Ruangpanyawut ve beraberindeki parti heyeti, üreticilerle görüşerek tarım sektörünün geliştirilmesine ilişkin sorunları dinledi. Ziyarette, devletin tarım politikalarını arazi, su, borç, üretim maliyetleri ve pazar erişimini birlikte kapsayacak şekilde ele alması gerektiği savunuldu. Sam Sung’da daha önce yağışlı ve kurak mevsimlerde pirinç yetiştiren köylüler, bilgi ve destek çalışmalarıyla güvenli sebze üretimine yöneldi. Kooperatifte 60’tan fazla sebze çeşidi yetiştiriliyor; üretimin hanelere ve topluluğa gelir sağladığı, ürünler için de topluluk ekonomisi ve tarım ürünlerini destekleyen Jingjai Farmer’s Market üzerinden pazar bulunduğu belirtildi. Ruangpanyawut, üreticilerin örgütlenmesi, bilgi birikimini geliştirmesi ve pazara bağlanmasının ürünlere katma değer kazandırabileceğini söyledi. Ruangpanyawut’a göre tarım sorunları yalnızca ürünlerin daha yüksek fiyata satılmasıyla çözülemez. Arazi kiralayan çiftçilerin üretime başlamadan maliyet üstlendiğini, bazı bölgelerde su kıtlığı ve sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üretim planlamasının zorlaştığını belirtti. Bu sorunların üreticilerin kendi imkânlarıyla tamamen çözülemeyeceği ifade edildi. Açıklamada, birçok çiftçinin gelirinin önemli bölümünü borç ödemelerine ayırdığı ve yeni üretim dönemine yatırım yapacak kaynak bulmakta zorlandığı belirtildi. Bu nedenle borçların çiftçi gelirine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, ödeme süresinin uzatılması, faiz yükünün azaltılması ve koşullu borç ertelemesi önerildi. Bu adımların üretim maliyetlerini düşürme, pazar kanallarını geliştirme ve ürün fiyatlarını iyileştirme politikalarıyla birlikte uygulanması gerektiği kaydedildi.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor

Malezya, kuru kakao çekirdeği arz açığını daraltmak ve ithalata bağımlılığı azaltmak amacıyla Sarawak’taki kakao ekim alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Malezya Kakao Kurulu vekil genel müdürü Shari Fuddin Sha’ari, Sarawak’ın yanı sıra ülkenin başlıca kakao üretim bölgesi Sabah’taki ekim alanlarının artırılmasının, yeni dikilen ağaçlar meyve vermeye başladığında yerel hammadde arzını yükseltebileceğini söyledi. Sha’ari, üretimdeki genişlemenin daha güçlü işleme faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşım, çiftçilerin yalnızca kuru kakao çekirdeği satışına bağlı kalmak yerine çekirdekleri daha yüksek katma değerli çikolata ürünlerine dönüştürmesini amaçlıyor. Malezya Kakao Kurulunun, ilgili çiftçi ve girişimcilere işleme teknolojisi sağlayabileceği aktarıldı. Kurul ayrıca Sarawak kakao çekirdekleriyle tek menşeli çikolata üretimi geliştiriyor. Kota Samarahan’daki bir kooperatif araştırma merkezinde dört farklı bölgeden getirilen kuru çekirdekler işleniyor. Yetişme alanı ve işleme yöntemine göre değişen aroma ve tat profilleri, yerel kakao karışımları ve gula Melaka gibi bileşenlerle yeni ürünler geliştirilmesine imkân sağlayabilir. Yaklaşımın genç girişimcileri sektöre çekmesi ve çiftçilere ekonomik fırsatlar sunması bekleniyor.

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paris yakınlarındaki Villepinte'de düzenlenen uluslararası gıda fuarı, 17 Ekim Cumartesi günü kapılarını açacak ve 21 Ekim Çarşamba gününe kadar sürecek. Fuar, Fransa'nın tarım ve gıda ürünleri ihracatında gerilediği, İtalya ile İspanya'nın ise Avrupa'da en güçlü ihracat büyümesini gösterdiği bir döneme denk geliyor. Fransa, İtalya ve İspanya'nın önünde bulunmayı sürdürse de geçen yıl 84 milyar avroluk tarım ve tarımsal gıda ürünü ihraç etti. ABD, Hollanda, Brezilya ve Almanya ise daha yüksek ihracat değerlerine ulaştı. Fransa Ulusal Tarım Ürünlerini Tanıtma Merkezi Başkanı Yannick Fialip, İtalya ve İspanya'nın gerçek rakiplere dönüştüğünü ve bazı ürünleri Fransa'ya ihraç etmeye başladığını söyledi. Fialip, ihracatı artırmak ve gıda egemenliğini güvenceye almak için daha fazla üretim yapılması gerektiğini savundu. Varsayımsal örneğinde, gıda ihtiyacının %100'ünü karşılamaya yönelik bir üretim planının kuraklık nedeniyle %70'te kalabileceğini, bunun da kalan %30'luk ihtiyaç için diğer ülkelere bağımlılık yaratacağını belirtti. Fialip ayrıca Fransız diplomasisinin gıda ihracatına daha fazla hizmet etmesini istedi.

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor

World Buffalo Congress 2026, 28-30 Ekim tarihlerinde İtalya’nın Campania bölgesindeki Sorrento kentinde düzenlenecek. Yaklaşık 20 yıl sonra İtalya’ya dönen kongrede bufalo yetiştiriciliğinin geleceği; araştırma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve tedarik zincirinin rekabetçiliği ekseninde ele alınacak. Genomik, yapay zekâ, hayvan refahı ve sürdürülebilirlik, etkinliğin öne çıkan çalışma alanları arasında yer alıyor. Kongre, Napoli Federico II Üniversitesi’nin Veterinerlik ve Hayvansal Üretimler Bölümü, Mozzarella di Bufala Campana DOP Koruma Konsorsiyumu ve Istituto Zooprofilattico Sperimentale del Mezzogiorno tarafından düzenleniyor. Etkinlik, bilimsel araştırma ile teknolojik inovasyonu bufalo sektörünün üretim sistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Dünya genelinde 220 milyondan fazla bufalo bulunduğu, hayvanların çoğunlukla Asya’da yoğunlaştığı, ancak Avrupa ve Amerika kıtalarında da daha fazla görülmeye başladığı belirtiliyor. Kongrenin uluslararası niteliği, sunulan çalışmaların dağılımında da görülüyor. Etkinliğe 28 ülkeden 283 bilimsel katkı sunuldu. İtalya, 82 katkıyla toplamın %28,5’ini oluşturarak ilk sırada yer aldı; Hindistan 40, Pakistan ise 32 özetle takip etti. İtalya’nın bu konumu, ülkenin dünya bufalo varlığındaki payından çok araştırma kapasitesi ve bilimsel bilgiyi üretim zincirine aktarma becerisiyle ilişkilendiriliyor. Bilimsel kurulun seçimi sonrasında başlangıçta değerlendirilen 181 sözlü bildiriden 103 çalışma sözlü olarak, 163 çalışma ise poster formatında sunulacak. Bildiriler içinde genetik 50 özetle ilk sırada bulunurken, üreme 48 katkı, hayvan sağlığı ve refahı 46 katkıyla öne çıktı. İnovasyon teknolojisi, genetik iyileştirme ve sürdürülebilirlik başlıkları toplam 119 katkıyla kongre kapsamının %40’ından fazlasını oluşturuyor. International Buffalo Federation Başkanı Giuseppe Campanile, kongreyi bufalo yetiştiriciliğinin küresel gelişimine ilişkin bilimsel, teknik ve girişimci topluluklar arasında bir karşılaştırma ve iş birliği zemini olarak tanımlıyor. Etkinlikte üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve kaliteli ürünlerin değerlendirilmesine yönelik araştırmaların yanı sıra sektörün geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alınacak. İtalya Tarım Bakanı Francesco Lollobrigida da çalışmaların 30 Ekim sabahındaki kapanışına davet edildi.

Suriye’de Tarımsal Finansman ve Kalkınma İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Tarımsal Finansman ve Kalkınma İş Birliği Görüşüldü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berini ve Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvet Raslan, Arap Körfez Kalkınma Programı (AGFUND) İcra Direktörü Humam bin Nasır bin Cüreyid ile küçük ve orta ölçekli projelerin finansmanı ile Suriye’de toparlanma ve kalkınma projelerine desteğin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmeler, Suriye heyetinin Bangkok’taki Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamındaki temasları arasında yapıldı. Suriye Maliye Bakanlığının Telegram kanalından duyurduğu görüşmelerde, İbdâ Mikrofinans Bankası’nın ülkedeki ağının genişletilmesi ve AGFUND’un Tarım Bankası iş birliğiyle çiftçiler ile küçük, mikro ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri finanse etmedeki rolünün güçlendirilmesi ele alındı. Okulların rehabilitasyonu ve kamplardaki yerinden edilmiş kişilerin dönüşünü destekleyecek bütünleşik kalkınma projeleri de gündeme geldi. AGFUND temsilcileri, Suriye tarafının önereceği sağlık, eğitim, su, tarım ve kanalizasyon projelerini hükümetin öncelik vereceği bölgelerde incelemeye hazır olduklarını belirtti. Görüşmelerde ayrıca hazırlanmakta olan yoksullukla mücadele ve geçim kaynaklarını iyileştirme stratejisi ile buna bağlı programlara katkı veya finansman sağlama olasılığı değerlendirildi. AGFUND, sürdürülebilir insani kalkınma, yoksulluğun azaltılması, finansal kapsayıcılığın güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin finansmanına odaklanıyor. Suriye’deki İbdâ Mikrofinans Bankası da programın mikrofinans girişimleriyle bağlantılı olarak finansal hizmetlere erişimi ve gelir getirici faaliyetleri desteklemeyi amaçlıyor.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

Avusturya’da sıcak hava ve kuraklığın ardından meyve hasadının yaklaşık %30, sebze üretiminin ise ortalama %40 azalması bekleniyor. Landwirtschaftskammer Österreich ile meyve ve sebze sektörü tarafından hazırlanan bilançoya göre bazı ürün çeşitlerinde kayıp hasadın yarısına ulaşıyor. Elma üretiminin yaklaşık 130 bin tonla geçen yıla göre %35 düşeceği, Steiermark’taki üretimin ise yaklaşık 90 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Erkenci Gala, Elstar ve Arlet çeşitleri daha zayıf sonuç verirken geç çeşitler eylül yağışlarıyla kısmen toparlandı. Hasattan kısa süre önce görülen Marmorierte Baumwanze istilası elma ve armutlara ek zarar verdi. Steiermark’ta sulanmayan Çin lahanası %50’den fazla, Yukarı Avusturya’da lahana üretimi ise neredeyse yarı yarıya geriledi. Seralarda özellikle domatesler zarar gördü; 30 derecenin üzerinde bitkiler büyümeyi durduruyor. Buna karşın salatalık, biber ve patlıcan sonbaharda kısmen toparlandı. Gıda fiyatları eylülde yıllık bazda %0,4 artarken enerji, gübre ve sulama maliyetleri yükseldi. Ardo’nun Marchfeld’deki üretimini yıl sonunda kapatması, dondurmalık ıspanak ekiminin durmasına ve yaklaşık 500 tedarikçinin etkilenmesine yol açtı. Sektör, sulama desteği, su depolarına yatırım ve uygun fiyatlı sigorta talep ediyor.

Polonya’da Sığır Fiyatları Haftalık Arttı, Yıllık Geriledi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Sığır Fiyatları Haftalık Arttı, Yıllık Geriledi

Polonya’da sığır alım fiyatları son kotasyonlarda haftalık bazda yükseldi, ancak üreticilerin elde ettiği fiyatlar geçen yılın aynı döneminin altında kaldı. Toplam sığır için ortalama fiyat canlı ağırlık üzerinden 12,80 zł/kg olarak hesaplandı; bu, bir haftaya göre %2 artışa, yıllık bazda ise %10,1 düşüşe karşılık geldi. MRiRW’nin Entegre Tarım Piyasası Bilgi Sistemi verisinde karkas ağırlığı üzerinden ortalama fiyat 25.204 zł/ton olarak açıklandı. Artış özellikle genç hayvanlarda görüldü. 12–24 aylık boğaların ortalama fiyatı 26.860 zł/ton karkas ağırlığına, yaklaşık 14,04 zł/kg canlı ağırlığa ulaştı. Bu kategoride haftalık artış %2,9 olurken fiyat yıllık bazda %8,9 geriledi. 24 aydan büyük boğalarda fiyat 26.285 zł/ton ve yaklaşık 13,74 zł/kg canlı ağırlık oldu; haftalık %1,6 artışa karşın yıllık düşüş %9,6 olarak kaydedildi. 8–12 aylık genç sığırların fiyatı ise %4,4 artarak 26.868 zł/tona çıktı. İnek piyasası daha zayıf seyretti. İneklerin ortalama fiyatı 21.846 zł/ton karkas ağırlığı, yaklaşık 10,43 zł/kg canlı ağırlık oldu. Fiyat bir haftada %0,5, geçen yılın aynı dönemine göre %14,1 düştü. 12 aydan büyük düvelerde ortalama fiyat 26.838 zł/ton, yaklaşık 13,63 zł/kg canlı ağırlık olarak hesaplandı; haftalık %0,6 artışa rağmen yıllık gerileme %6,4 oldu. Fiyatlar bölgelere göre de ayrıştı. Toplam sığırda en yüksek ortalama merkez makro bölgede 13,14 zł/kg canlı ağırlıkla görüldü ve bu bölgede haftalık artış %3,1 oldu. Güney makro bölgede fiyat 12,58 zł/kg’a yükselirken artış %1,5’te kaldı. Kuzeyde ise fiyat %1,4 gerileyerek 11,95 zł/kg’a indi. Etin farklı bölümlerinde de yön birliği oluşmadı; iki yaşına kadar boğa karkas çeyrekleri yıllık %11,3 ucuzlarken kemikli rostbefin fiyatı haftalık %13,2 arttı. Ticaret verileri, Polonya’nın canlı sığır ihracatının Ocak–Ağustos 2026 döneminde 25.970 başa çıktığını, önceki yıl aynı dönemde bu sayının 19.350 olduğunu gösterdi. İhracat değeri yaklaşık 17,85 milyon avrodan 25,3 milyon avroya yükseldi ve İtalya’ya 24 binden fazla hayvan gönderildi. Aynı dönemde canlı sığır ithalatı yaklaşık 221 binden 234 bin başa çıktı. Taze ve soğutulmuş sığır eti ihracatında değer bazında en büyük alıcı Türkiye oldu; Türkiye İtalya ve Almanya’yı geride bıraktı.

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı

Maskeli İsrailli yerleşimciler, 16 Ekim 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Abu Falah köyünde zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı. Olay sırasında zeytin ağaçları yakıldı; bir yerleşimci hasat yapanlara silah doğrultunca Filistinliler panik içinde dağıldı. Video kayıtlarında silah sesleri duyulduğu ve İsrail askeri araçlarının olay çevresinde bulunduğu görüldü. Filistinliler, yerleşimci saldırılarının bu yılki zeytin hasadı sezonunda arttığını söyledi. Filistin Duvarı Kolonizasyon ve Direniş Komisyonu’na göre Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 147 binden fazla ağaç zarar gördü; bunların 100 binden fazlası zeytin ağacıydı. Reuters’ın görüş istediği İsrail ordusu, haber yayımlanana kadar yanıt vermedi.

Gürcistan’ın Meyve ve Sebze Suyu İhracatı %44 Arttı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’ın Meyve ve Sebze Suyu İhracatı %44 Arttı

Gürcistan’ın meyve ve sebze suyu ihracatı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %44 arttı. Ocak-eylül döneminde 15.300 ton ürün ihraç edilirken ihracat geliri 23,6 milyon dolara ulaştı. İhracat hacmi önceki yılın aynı dönemine göre 4.600 ton yükseldi. Gelir 6,9 milyon dolar artarak %41 büyüdü. ABD toplam sevkiyatın dörtte birini alarak en büyük pazar olurken, Avustralya %20 ve Rusya %13 pay aldı. Gürcü meyve ve sebze suları toplam 48 ülkeye gönderildi.