ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3173 haber · Sayfa 27

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım

Springer’ın Discover Sustainability dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, tüketicilerin günlük beslenme tercihlerinin yalnızca sağlıkla sınırlı kalmadığını; tarım, hayvancılık, biyoçeşitlilik, çevre, iklim ve kırsal alanların geleceğini de etkilediğini ortaya koyuyor. AΠΘ’den Prof. Konstantinos Mattas’ın koordinasyonundaki çalışmada tüketicinin “tabağı”, tarladan ve tarımsal işletmeden çevreye ve topluma uzanan tarım-gıda zincirinin kritik halkası olarak değerlendiriliyor. Mattas, beslenme tartışmasının yalnızca sağlık üzerinden yürütülemeyeceğini belirtiyor. Ona göre tüketicinin tercihleri, üretim zincirinin tamamına mesaj gönderiyor; ancak sofradaki gıdanın varlığından önce çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler geliyor. Üretim olmadan tüketicinin talep ettiği gıdaların sağlanamayacağını vurgulayan araştırmacı, çevre, kalkınma, gıda kalitesi ve üretici geliri politikalarının birbirinden kopuk değil, koordineli biçimde ele alınması gerektiğini savunuyor. Çalışmanın öne çıkardığı başlıklardan biri biyoçeşitlilik. Mattas’ın aktardığına göre beslenmenin neredeyse %90’ı yalnızca 10 türden geliyor ve beslenmenin büyük bölümü üç ürüne dayanıyor. Bu daralma, üretimdeki çeşitlilik ile gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bakliyat, yabani otlar ve geleneksel ürünler ise üreticiler için yeni fırsatlar yaratabilecek ve daha sürdürülebilir üretim sistemlerine katkı sağlayabilecek seçenekler arasında gösteriliyor. Araştırma ayrıca küçük üreticilerin geleneksel ürünleri ve kırsal alanları korumadaki rolüne dikkat çekiyor. Mattas, Avrupa ve ulusal hükümetlerin tarımı her kalkınma politikasının merkezi unsurlarından biri olarak görmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırmacı, yerli üretimin ithal ürünlerle sürekli ikame edilmesinin gelecekte ülkelerin gıda yeterliliği açısından ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Avusturya’da Siyasetçiler Marchfeld Sebzelerinin İşlenmesini Savunuyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber

Avusturya’da Siyasetçiler Marchfeld Sebzelerinin İşlenmesini Savunuyor

Belçikalı Ardo şirketinin Marchfeld’deki üretimi durduracağının öğrenilmesinin ardından, Aşağı Avusturya’daki tüm eyalet partileri bölgeden etkilenen çiftçilerin yanında olduklarını açıkladı. Siyasetçiler, dondurulmuş sebzeye yönelik desteklerini de kamuoyuna yansıttı. ÖVP Kadınlar Birliği Aşağı Avusturya Başkanı Silke Dammerer, Ardo fabrikası kapansa bile Marchfeld sebzelerinin gelecekte de bölgede işlenmesi gerektiğini söyledi. Dammerer, dondurulmuş sebzeyi günlük yemek hazırlığı yanında iyi ve sağlıklı bir alternatif olarak nitelendirdi.

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi

Şili Kongresi, gübrelerdeki biçimsel hatalar ile bileşim, kalite, güvenlik veya izlenebilirliği etkileyen maddi ihlaller için farklı para cezası aralıkları öngören metni 19 Ekim 2026'da yürütmeye gönderdi. Metne göre yanıltıcı olmayan biçimsel ihlaller 10 ila 100 UTM, bileşim tağşişi dahil maddi ihlaller ise 100 ila 1.000 UTM arasında cezalandırılacak. Kaynak, metnin yayımlandığını veya yürürlüğe girdiğini belirtmiyor. Agricultores Unidos de Chile, 15 Haziran'da Senato Tarım Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında, bir etiketleme hatasıyla bileşimi beyan edilenden farklı bir gübrenin aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Kuruluş, biçimsel ihlallerin ayrılmasını, maddi ihlallerde caydırıcı cezaların korunmasını ve yaptırım belirlenirken pazarlanan miktar ile elde edilen ekonomik yararın dikkate alınmasını önerdi. Yazıda bu görüşü desteklemek için özel üniversite laboratuvarlarında incelenen örnekler aktarıldı. Bir jips numunesinde etikette %17 kükürt beyan edilirken analizde bu oranın %1'in altında kaldığı, karışımlarda fosfor ve potasyum sapmalarının ise toleransın sekiz katına kadar çıktığı belirtildi. Ancak bu analizlerin resmi SAG denetimi olmadığı ve piyasaya genellenemeyeceği özellikle vurgulandı. Metne göre cezaların kademelendirilmesinde zarar, ürünlerin değeri, sağlanan ekonomik yarar ve ihlalcinin ekonomik kapasitesi dikkate alınacak. Buna karşılık reform, tonaja göre otomatik bir ceza formülü veya zarar gören çiftçiye doğrudan tazminat getirmiyor; para cezaları kamuya gelir olarak kalıyor. Yazının yazarı Camilo Guzmán Martínez, nihai ayrımın SAG tavsiyeleriyle bağlantılı bir parlamenter önergeden doğduğunu aktardı.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Arjantin, Sığır Etinin AB Satışını Yeni Orman Kontrolüyle Güvenceye Almak İstiyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Arjantin, Sığır Etinin AB Satışını Yeni Orman Kontrolüyle Güvenceye Almak İstiyor

Arjantin, sığır etinin 2020’den bu yana orman temizliği yapılan arazilerden gelmediğini belgelemeyi planlıyor. Yeni orman kontrolü, ülkenin sığır eti satışlarını Avrupa Birliği (AB) pazarında güvenceye alma girişiminin temelini oluşturuyor. Bu yaklaşımda belirleyici koşul, etin orman temizliği yapılan arazilerle ilişkilendirilmemesi. Arjantin’deki sektör, söz konusu belgelemeyle AB’ye sığır eti satışlarının sürmesini ve Avrupa pazarındaki erişimin korunmasını hedefliyor.

Azerbaycan’da Buğday Üretiminde Yeni Sübvansiyon Mekanizmaları Uygulanıyor
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Buğday Üretiminde Yeni Sübvansiyon Mekanizmaları Uygulanıyor

Azerbaycan’da buğday üretimine milyonlarca manat devlet desteği verilmesine, verimliliğin artırılmasına ve yeni sübvansiyon mekanizmalarının uygulanmasına rağmen ithalat ihtiyacı azalmadı. 2026’nın ocak-ağustos döneminde ülkeye 841,7 bin ton buğday ithal edildi; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %10,8 daha yüksek oldu. Buğday üretimine son beş yılda 548 milyon manat ekim ve ürün sübvansiyonu ödendi. Buna karşın 2025’te buğdayda kendine yeterlilik düzeyi %55,4 olarak gerçekleşti. Kaynak, kamu desteğinin ithalata bağımlılığı neden azaltamadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri, Pazar günü Bağdat'ta Organize Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü Müdürü Tümgeneral Zafir ez-Zübeydi ile görüştü. Bakanlık yetkililerinin de katıldığı toplantıda, yerel piyasaların istikrarı için ortak koordinasyonun güçlendirilmesi ele alındı. Görüşmede tarım ürünleri ve kanatlı ürünlerinin fiyatlarında manipülasyonun sınırlandırılması, vatandaşların istismardan korunması ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Taraflar ayrıca denetim iş birliğini yoğunlaştıracak pratik mekanizmalar, fiyatlandırmadaki yasa dışı uygulamalarla mücadele, ürünlerin pazarlanmasının kolaylaştırılması ve üretici ile tüketici haklarının korunması üzerinde durdu.

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor

5 yayıncı · 8 haber · Karşılaştır

Yunanistan’da hak sahibi üreticilerin tarımsal motorinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve buna karşılık gelen Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyetinden doğrudan pompa başında yararlanacağı myDiesel sistemi 1 Kasım 2026’da zorunlu hale gelecek. Yeni uygulama, üreticilerin yakıt bedelini ve vergiyi önce ödeyip daha sonra iade almasına dayanan yöntemin yerine geçecek. Üreticiler TAXISnet bilgileriyle myDiesel’e girerek benzersiz numara ve QR kod içeren dijital kupon oluşturacak. İstasyonda kupon okutulduktan sonra sistem, hak sahipliğini ve kullanılabilir litre bakiyesini otomatik kontrol edecek. Toplam vergi avantajı litre başına 50,84 sent olarak açıklanırken, uygun miktar sınırı %150’den %200’e çıkarılacak. İlk aşamada 2025 OSDE verileri kullanılacak; 2026 verileri daha sonra güncellenecek.

Irak, Türkiye ile Altı Baraj ve 13 Su Bariyeri Planını Açıkladı
Görsel kaynağı: Iraqi News · Özgün haber
Veri haberi

Irak, Türkiye ile Altı Baraj ve 13 Su Bariyeri Planını Açıkladı

Irak Su Kaynakları Bakanlığı, Türkiye ile imzalanan ikili çerçeve anlaşması kapsamında altı yeni baraj inşa etme planını açıkladı. 25 Ekim 2026 tarihli açıklamaya göre proje; stratejik su rezervlerini güçlendirmeyi, tarımı desteklemeyi ve çölleşmeyle mücadele etmeyi amaçlıyor. İlk paketteki üç barajın teknik projeleri tamamlanırken, sahadaki uygulamanın Türk müteahhitlerce yürütülmesine hazırlık yapılıyor. İlk pakette El-Muthanna vilayetindeki Kharaz, Kerbela vilayetinin Ayn El-Tamr bölgesindeki El-Abyad ve Ninova vilayetindeki Abu Takiya barajları yer alıyor. İkinci uygulama paketi kapsamında önerilen üç ek baraj için ise saha değerlendirmeleri sürüyor. Bilgiler, Bakanlık Sözcüsü ve Sulama ve Islah Projeleri Genel Kurumu Genel Müdürü Halid Şemal'ın açıklamalarına dayandırıldı. Irak ayrıca Türkiye ile işbirliği çerçevesinden bağımsız olarak yağmur suyu ve mevsimsel taşkınları toplamaya yönelik 13 su bariyerinde teknik çalışmalar yürütüyor. Ninova'daki beş gömme kontrol barajının mühendislik tasarımları tamamlandı ve iki sahada inşaat başladı. Sekiz ek bariyer için hidrolojik araştırmalar ve nihai tasarım çalışmaları sürerken, bu yapılar Ninova, Necef, El-Muthanna ve Diyala'ya dağılıyor. Yerel su rezervlerinin göçebe yerleşimini, hayvancılıkla geçinen toplulukları ve arazi ıslahı girişimlerini desteklemesi bekleniyor.

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: Český rozhlas · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek

Çekya’nın Českobudějovicko bölgesindeki Dynín’de, tekrarlanan Salmonella görülmesi nedeniyle bir tavuk işletmesinin tamamı itlaf edilecek. Çekya Devlet Veteriner İdaresi sözcüsü Petr Majer, 30 binin üzerinde yumurta tavuğunun itlaf edilmesinin gerekeceğini açıkladı. İtlaf işleminin pazartesi başlaması ve muhtemelen iki gün sürmesi bekleniyor. Salmonella cinsi bakteriler, insanlarda enfeksiyona bağlı ishalli hastalığa yol açabiliyor.

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor

FDA ve USDA, ultra işlenmiş gıdalar (UPF) için federal olarak tanınan, yeknesak bir tanım oluşturmak amacıyla bir yıldan uzun süre önce kamuoyu görüşü istedi. Ancak kurumlar, UPF'lerin tanımlanmasının kolay olmadığını belirtirken ortak bir tanım oluşturma arayışından vazgeçmiş değil. Bu süreçte kullanılan yaklaşım, ABD Yüksek Mahkemesi Yargıcı Potter Stewart'ın 1964'te müstehcenlik için kullandığı “I know it when I see it” ifadesiyle ilişkilendiriliyor. Gıda güvenliği gündeminde ayrıca, gıda güvenliği avukatı Bill Marler'ın Trader Joe’s Tarragon Chicken Salad wrap ürünlerini en az 50 hastayı etkileyen E. coli O157:H7 salgınının muhtemel kaynağı olarak göstermesi yer aldı. 23 Ekim itibarıyla FDA ve USDA, salgınla bağlantılı markayı veya soruşturulan bölgeleri açıklamadı. Virginia'daki Little Wicomico Nehri'nden hasat edilen istiridyelerle bağlantılı Salmonella Telelkebir salgını nedeniyle nehir kabuklu deniz ürünü hasadına kapatıldı. Virginia Sağlık Departmanı 19 eyalette 55 hasta bildirirken, Little Wicomico Oyster Company belirli istiridyeleri geri çağırdı ve ürünlerin ulaştığı restoranlarla perakendecilere bildirim yapılması için CDC ile çalıştı. Hollanda'da kanatlılarda Salmonella riskini azaltmaya yönelik izleme ve zorunlu aşılama önlemleri 2027 başında yürürlüğe girecek. Ülkede yumurtlayan tavuklarda saptanan Salmonella yaygınlığı, AB'nin %2 hedefinin üzerinde bulunuyor. Ayrıca federal bir yargıç, USDA'nın yeniden yapılanma planını 1 Aralık'a kadar durdurdu.

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı

Türkiye’den gelen temsilciler, Moldova’daki koyun ve keçi yetiştiricileriyle ticari ortaklık kurma ve süt ürünleri tedarik etme olanaklarını değerlendiriyor. Temsilciler, Moldova’daki çiftlikleri ziyaret ederek sütün kalitesini test etti; dondurulmuş süt ile süt ürünlerinin satın alınmasını inceliyor. Türker Dölekoğlu, kurulması planlanan ortaklıkla koyun ve keçi sütünden elde edilen ürünlerin yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa Birliği’nde de pazarlanabileceğini söyledi. Türk temsilcilerine göre keçi sütü dondurma üretiminde, koyun ve keçi sütü ise peynir yapımında kullanılmak üzere talep ediliyor. Moldova ürünlerine yönelik bu ilgi, Türkiye’de süt üretiminin 2025’te gerilemesinin ardından ortaya çıktı. Türk istatistiklerine göre keçi sütü üretimi önceki yıla kıyasla yaklaşık %30, koyun sütü üretimi ise yaklaşık %12 azaldı. Kaynak, bu verilerin Türkiye’deki koyun ve keçi sektörünün genel olarak gelişmiş olduğu koşullarda kaydedildiğini belirtiyor. Türkiye’den gelen temsilciler, 2025 sonbaharında ve Ungheni’de düzenlenen Mioriță Laie, Laie Bucălaie festivalinin bahar etkinliği döneminde Moldova’daki 43 çiftliği ziyaret etti. Ziyaretlerde hayvanların yetiştirme ve bakım koşulları incelendi, hammaddenin kalitesini değerlendirmek için mobil laboratuvarla süt testleri yapıldı. Bu incelemelerin ardından Moldovalı yetiştiriciler, ürünlerini tanıtmak ve potansiyel alıcılarla görüşmek üzere 26-29 Ağustos 2026’da düzenlenmesi planlanan F Istanbul 2026’ya davet edildi. Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu, fuara süt ürünlerinden numunelerle katılabilmek için Haziran 2026’da Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansına (ANSA) başvurdu. ANSA’nın Türk makamlarıyla çevrim içi görüşmesinin ardından ilettiği resmî yanıta göre federasyon ve üyeleri, koyun-keçi sütü ile bu sütten üretilen ürünlerin ihracatı için gerekli sertifikalara sahip değildi. Kurum ayrıca Moldova’da bu sütleri Avrupa kalite standartlarına uygun işleyen yetkili bir işletme ve ürünlerin uygunluğunu doğrulayacak laboratuvar bulunmadığını bildirdi. ANSA, bu koşullarda uluslararası fuarlara veya tanıtım faaliyetlerine katılım için gerekli belgeleri de veremeyeceğini açıkladı. Kurumun diğer gerekçesi, Moldova iç piyasasında koyun ve keçi sütünden yapılan ürünlerde açık bulunduğu iddiasıydı. Ancak ANSA’nın yazısında bu açığı kanıtlayan istatistikler ile ihracatı engelleyen somut izin veya sertifikasyon şartları yer almadı. Yetiştirici Alexandru Chiosea ise kurumun değerlendirmesine karşı çıkarak iç piyasada düşük talep, azalan satın alma gücü ve üretim fazlası bulunduğunu söyledi; sektörün ihracatla geliştirilebileceğini savundu.

Avusturya’da Yağlık Kabak Hasadının Yarısı Kuraklık Nedeniyle Düşüyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yağlık Kabak Hasadının Yarısı Kuraklık Nedeniyle Düşüyor

Avusturya’nın Aşağı Avusturya eyaletinde yağlık kabak hasadının %50’sinin bu yıl kaybedileceği bildirildi. Niederösterreich kabak uzmanı Anton Brandstätter, yaz boyunca süren aşırı sıcak ve kuraklığın ürünü ağır biçimde etkilediğini açıkladı. Brandstätter’e göre kabaklar sıcaklığa ve az suya dayanabilse de bu yaz koşulları olağan sınırların ötesine geçti. Hasat miktarı ortalama olarak geçen yıla göre yaklaşık yarı yarıya azalırken, bölgelere göre büyük farklar bulunuyor. En kötü durum Weinviertel’de görülüyor ve bazı çiftliklerde kayıp %70’e ulaşabiliyor. Buna karşılık, Halloween döneminde kullanılan süs kabaklarının yeterli olduğu belirtildi.

Irak’ta Tarımsal Havaalanlarının Yeniden Canlandırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Tarımsal Havaalanlarının Yeniden Canlandırılması Çağrısı

Irak’ta eski Meclis Tarım ve Su Komitesi üyesi Thaer el-Cuburi, “yeşil havaalanları” olarak adlandırılan tarımsal havaalanlarının yeniden faaliyete geçirilmesini istedi. Cuburi, Diyala ve Bağdat’ın yanı sıra güney ve Orta Fırat bölgelerinde bulunan bu havaalanlarının tarımsal amaçlarla, özellikle havadan mücadele faaliyetlerinde kullanıldığını belirtti. Bu altyapının 7 milyondan fazla dunum tarım arazisi ve bahçenin korunmasına yönelik planlarda rol oynadığını söyledi. Cuburi’ye göre uzun yıllar içinde kurulan havaalanları 2003’ten sonra ihmal edildi ve bu durum havadan mücadele planlarını etkiledi. Irak’ta son yıllarda tarımsal zararlı dalgalarının arttığını ve büyük kayıplara yol açtığını belirten Cuburi, havaalanlarının yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesinin yanı sıra tarımsal bir filonun güvence altına alınmasının mücadele takvimlerinin uygulanmasını destekleyeceğini ifade etti.

Ukrayna Tahılı Taşıyan Gemi Bulgaristan Açıklarında AIS’i Kapalı Seyretti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber

Ukrayna Tahılı Taşıyan Gemi Bulgaristan Açıklarında AIS’i Kapalı Seyretti

Sierra Leone bayraklı ve Ukrayna’nın Reni Limanı’ndan Mısır’a tahıl taşıyan bir geminin, Bulgaristan kıyıları yakınından AIS’i kapalı şekilde geçtiği bildirildi. Maritime.bg’nin aktardığına göre olay, geminin bu güzergâhtaki geçişi sırasında 24 Ekim Cumartesi günü kayda geçti. AIS’in, sigorta şirketinin talebi üzerine kapatıldığı belirtildi. Bulgaristan Gemi Trafik Yönetim Merkezi, karasularındaki seyir güvenliği gerekçesiyle vardiya zabitine otomatik tanımlama sistemini açmasını tavsiye etti. Gemiden ise sistemin, Boğaz’a kadar olan seyir sırasında riski azaltmak amacıyla sigortacının açık talimatıyla kapatıldığı yanıtı verildi. Yayın, Batı Karadeniz’deki ticari gemilerin bu uygulamaya giderek daha sık başvurduğunu, bazılarının GPS sinyalini karıştırma araçları kullandığını aktardı. Geminin adı güvenlik gerekçesiyle açıklanmadı.

Yeşil Biber İçin Toprak Hazırlığında Kök Bölgesi ve Yükseltilmiş Yatak Önerisi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil Biber İçin Toprak Hazırlığında Kök Bölgesi ve Yükseltilmiş Yatak Önerisi

Yeşil biber yetiştiriciliğinde yüksek ve kaliteli verim için toprağın önceden değerlendirilmesi ve bitkinin ihtiyaçlarına uygun hazırlanması gerekiyor. Kök sisteminin büyük bölümü toprağın üst 40–45 santimetrelik tabakasında bulunduğu için amaç yalnızca toprağı gevşetmek değil; köklerin serbestçe gelişebileceği, yeterli oksijen alabileceği ve su ile besin maddelerini etkili biçimde kullanabileceği bir ortam oluşturmak. Toprak işleme yöntemi, toprağın tipine ve kil içeriğine göre seçilmeli; bütün arazilerde aynı uygulamaya başvurulmamalı. Kumlu topraklarda sıkışma ve erozyonun azaltılması, nemin korunması ve suyun hızlı geçişinin dikkate alınması gerekiyor. Ağır tınlı ve killi topraklarda ise yüzeyde sert kabuk oluşumunu azaltmak ve hava-su dolaşımını iyileştirmek önem taşıyor. Bu toprakların aşırı ıslakken işlenmesi, yapının bozulmasına ve sıkışmaya neden olabilir. Kaynakta, yeşil biber üretimi için arazinin doğal eğimi dikkate alınarak yükseltilmiş yataklar kurulması öneriliyor. Bu yataklar fazla suyun uzaklaştırılmasına, kök bölgesinde su birikmesinin azaltılmasına ve köklere oksijen ulaşımının iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Yatakların yüksekliği ve genişliği; toprak tipi, arazi eğimi, drenaj durumu ve sulama sistemine göre belirlenmeli; özellikle suyun zor aktığı arazilerde bu yöntem değerlendirilmelidir.

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor

Kuzu ve yünün tüketici için güncel kalmasının yalnızca üretimi artırmaya bağlı olmadığı belirtildi. Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı’nda yapılan dört sunumda, sektörün tüketicilerin neye değer verdiğini anlaması, bu beklentilere uygun ürünler geliştirmesi ve üreticilerin elde edilen gelirden pay alması gerektiği ele alındı. Sunumlarda yünün çevresel özellikleri, Karoo Kuzu’sunun menşei ve kuzu etinin tüketim kalitesi işlendi. Uluslararası Yün Tekstil Örgütü (IWTO) genel sekreteri Dalena White, yünün çevresel özelliklerinin nasıl ölçüldüğünü ve tüketicilere nasıl anlatıldığını değerlendirdi. White, yünün yenilenebilir ve kullanım ömrünün sonunda biyolojik olarak parçalanabilir olmasına rağmen, perakendecilerin lif seçiminde kullandığı bazı çevresel değerlendirmelerin bu özellikleri yeterince yansıtmayabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin Ürün Çevresel Ayak İzi metodolojisi Ecobalyse ile Higg Materials Sustainability Index’in doğal ve sentetik lifleri karşılaştırma biçiminin, koyun yetiştiriciliğinin doğal karbon döngüsü ile sentetik liflerin mikroplastik ve atık etkilerini tam olarak hesaba katıp katmadığını sorguladı. White’ın sunumunda, küresel giyim ve tekstil üretiminin yüzyılın ilk 15 yılında nüfus artışını aşarak iki katına çıktığı ve bir giysinin atılmadan önce ortalama 7 ila 10 kez giyildiği belirtildi. IWTO’nun Haziran 2026’da yayımlanan Green Book çalışmasının sürdürülebilirlik çerçevesiyle ilgili araştırmaları bir araya getirdiği, uluslararası çiftlik çalışmalarının sonuçlarının ise 2027’nin başında beklenildiği aktarıldı. Stellenbosch Üniversitesi’nden Prof. Johann Kirsten, Karoo Kuzu’sunun menşeini ürün, üretici ve bölge arasındaki ilişkiye dayanan bir coğrafi işaret olarak anlattı. Tüketici araştırmasında 355 katılımcının %93,8’i Karoo Kuzu’sunu Karoo’da yetiştirilen hayvanlarla ilişkilendirirken, %88,5’i belirli Karoo çalılarıyla beslenme ile etin karakteristik tadı arasındaki bağlantıyı tanıdı. Ancak bu bilinirliğin çiftçilere henüz düzenli bir fiyat primi sağlamadığı, bazı uzman kasapların daha yüksek ödeme yaptığı ve bir perakende denemesinde etiketli Karoo Kuzu’sunun daha yüksek fiyata rağmen karşılaştırma ürününden fazla sattığı belirtildi. Queensland Üniversitesi’nden Prof. Louw Hoffman ise karkas ağırlığı, yaş, yağ örtüsü ve konformasyonun tüketicinin yumuşaklık, sululuk, lezzet ve genel beğeni değerlendirmesini tek başına göstermediğini söyledi. Avustralya’da daha ağır ve yağsız karkaslara yönelimin kas içi yağı azaltarak tüketim kalitesini düşürebildiği, 1.471 kuzu üzerindeki araştırmada daha derin göz kası için seçimin tüketici puanlarıyla olumsuz ilişkilendirildiği aktarıldı. Bu nedenle verim ile tüketim kalitesinin birlikte ölçülmesi gerektiği, Avustralya’daki programda 2010’a kadar 90.000’den fazla tadımın yaklaşık 15.000 tüketiciyle gerçekleştirildiği bildirildi.

Valonya’da Çiftçiler Kuşlar İçin Tahıl Şeritlerini Tarlada Bırakıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Valonya’da Çiftçiler Kuşlar İçin Tahıl Şeritlerini Tarlada Bırakıyor

Belçika’nın Valonya bölgesindeki bazı çiftçiler, kış aylarında kuşlara besin sağlamak için tahıl şeritlerini hasat etmeden tarlada bırakıyor. Brabant wallon’daki bir aile çiftliğinde 30 yılı aşkın süredir sürdürülen uygulamada, başakların kuşlar tarafından doğrudan tüketilmesi veya yere dökülen tohumların toplanması amaçlanıyor. Kuş bilimci Arnaud Laudelout, tarım alanlarında yaşayan kuşlar için kışın besin bulmanın kritik olduğunu belirtiyor. Çiftçiler, tahıl şeritleri için daha az verimli parselleri ve nemli alanları tercih ediyor. Bu bölgelerde tohum, gübre veya tarım ilacı gibi girdilerin maliyeti daha yüksek olabiliyor. Üreticiler, uygulamaya ayıracakları küçük alanları tarımsal ve çevresel hesaplamaları birlikte değerlendirerek seçiyor. Bu alanlardan yararlanabilecek türler arasında, Valonya ovalarında popülasyonu kırılgan durumda olan tarla kirazkuşu olarak bilinen Bruant proyer de bulunuyor. Uygulamanın amacı yalnızca kışın kuşlara yiyecek sağlamakla sınırlı değil. Çiftçiler, kuşların varlığının bazı zararlı böcekler ile yabancı otların denetlenmesine katkı vererek kimyasal ürün kullanımını azaltabileceğini düşünüyor. Agro-çevresel tedbir kapsamında işletme başına en fazla 10 hektar tahıl alanı ayrılabiliyor; tünekler veya tarlakuşlarını destekleyen küçük düzenekler de kuruluyor. Karşılığında üreticiye hektar başına yıllık 1600 euro ödeniyor. Tahıl şeritleri şubat sonuna kadar korunuyor, ardından mart başında kaldırılabiliyor. Ödeme, tahıl fiyatlarının yıldan yıla değiştiği bir sektörde üreticiye öngörülebilir gelir sağlıyor.

Rusya’da Buğday Fiyatları Toparlanırken Tarım Desteği ve İthalat Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Buğday Fiyatları Toparlanırken Tarım Desteği ve İthalat Önerileri Gündemde

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya’da iç piyasadaki buğday fiyatları eylül sonu ile ekim başında başlayan yükselişini geçen hafta da sürdürdü. Analitik şirket ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petriçenko, fiyatların sert düşüşün ardından toparlandığını belirtti. Petriçenko’ya göre hareketin başlıca nedeni ihracat piyasasındaki olumlu seyir olurken, tahılın müdahale fonu için kamu alımı planları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Alımların ekim sonunda başlaması planlanıyor. Haftalık derlemede, Rusya’daki dört tarım-gıda sektörü devlet programına yönelik bütçe desteğinin gelecek üç yılda 1,3 trilyon ruble olması öngörüldüğü aktarıldı. Tarım Bakanı Oksana Lut’un açıklamasına göre gelecek yıl 430 milyar ruble, 2028’de 440 milyar ruble ve 2029’da 422 milyar rubleden fazla kaynak ayrılması planlanıyor. Destek başlıkları arasında uygun koşullu, ihracat kredileri de dahil kredilendirme, patates ve sebze üretimini artırmaya yönelik sübvansiyonlar ile bağcılık ve şarapçılığın geliştirilmesi yer alıyor. Rusya’da üzüm dikim alanının yıl başında 113 bin hektarı aştığı, yıl sonunda ise 116 bin hektara ulaşarak son 20 yılın en yüksek seviyesine çıkmasının beklendiği bildirildi. Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşev, üzüm rekoltesinin geçen yıla yakın biçimde yaklaşık 950 bin ton olacağını ve bunun 64 milyon dal şarap üretimine imkân vereceğini söyledi. Ayrı bir gelişmede, Stavropol Krayı’ndaki fidanlık ve bahçecilik kuruluşları bir ve iki yaşındaki meyve fidanlarının ithalatının sınırlandırılmasını istedi. Öneride, çoğaltmada kullanılan anaç ve kalemlerin istisna tutulması, meyve ithalatının ise yerli hasadın yoğun olduğu dönemde azaltılıp iç üretimin yetersiz kaldığı dönemlerde korunması talep edildi. Şirket yöneticisi Tamara Reşetnikova, fidan ithalatı kısıtlamasının bahçecilere zarar verebileceğini ve rekabet eksikliğinin kaliteyi artırmayacağını savundu.

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı

Meksika, aşırı kuraklık koşullarına rağmen Rio Bravo’dan ABD’ye yıllık asgari su teslimatını tamamladı. Meksika Dışişleri Bakanlığı (SRE), 24 Ekim’de 1944 Su Antlaşması kapsamındaki 37. su teslimat döngüsünün ilk yılının sona erdiğini açıkladı. Teslimat, 3 Şubat’ta duyurulan ve Meksika’nın ABD’ye yılda yaklaşık 431 milyon metreküp su sağlamasını öngören taahhüt doğrultusunda gerçekleştirildi. SRE, uluslararası yükümlülüğün yerine getirilmesinin insanın su hakkını, toplulukların tüketimini ve özellikle sınır bölgesindeki gıda üretimini riske atmadığını savundu. Bakanlık, suya erişimin hükümet için öncelik olduğunu ve su yönetiminin halkın refahı ile temel faaliyetlerin devamlılığını güvence altına alması gerektiğini belirtti. Meksika’nın ABD Büyükelçisi Roberto Lazzeri Montaño, sınırdaki su yönetiminin kuraklıktan etkilenen ve suya bağımlı tarım ile hayvancılık faaliyetleri açısından zorluk taşıdığını söyledi. Montaño’ya göre taahhüt, Meksika ve ABD hükümetleri arasındaki diyalog ve ikili işbirliğiyle, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk ilkeleri çerçevesinde yerine getirildi. Büyükelçi, iki ülkenin birlikte çalışmasının işbirliğini güçlendireceğini de ifade etti. ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, Meksika’nın 2026 hidrolojik yılı boyunca en az 431 milyon metreküp su teslim ettiğini doğruladı. Rollins, işin tamamlanmadığını ve bekleyen teslimatların güney Teksas’taki bu suya bağlı çiftçiler ile hayvancılar için kritik olduğunu belirtti. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ekibine müzakerelere müdahil oldukları için teşekkür etti. SRE ise antlaşmaya uyum için ABD ile ortak çalışmayı sürdüreceğini, bunu Meksika’nın su egemenliğine, insanın su hakkına ve toplulukların çıkarlarına saygı göstererek yapacağını bildirdi.

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde

Yeni Zelanda merkezli BioLumic ve Leaft Foods, Time dergisinin 2026 En İyi Buluşlar listesine seçildi. Time’ın 300 buluşun yer aldığı listesinde seçimlerin, dünyayı daha iyi, daha akıllı ve daha eğlenceli hâle getiren çalışmaları öne çıkarma ölçütüne dayandığı belirtildi. Canterbury merkezli Leaft Foods listeye, yonca yapraklarından çıkarılan rubisko ile hazırlanan içmeye hazır Leaft Blade ürünüyle girdi. Leaft Blade, tek porsiyonluk 100 mililitrelik vegan bir poşet olarak sunuluyor ve 18 gram protein, demir, eksiksiz amino asit profili ile B2 ve B12 vitaminleri içeriyor. Şirketin kurucularından Maury Leyland-Penno, rubiskonun yaprağın geri kalanından ayrılmasının teknik açıdan son derece zor olduğunu söyledi. Yeşil yapraklarda bulunan ve fotosentezde rol oynayan bu protein enziminin büyük ölçekte elde edilmesine yönelik sürecin altı buçuk yıldır geliştirildiğini belirtti. Leaft Foods, rubiskonun yaprağın yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu ve ürünün Yeni Zelanda’daki tarım sistemiyle uyumlu olması için yaprağın her kısmının yüksek değerli biçimde kullanılmasının önem taşıdığını açıkladı. Yaprağın çoğunu oluşturan lifli bölümlerden çıkan yan ürünler, silaj olarak hayvancılık sektörüne geri dönüyor. Şirkete göre süt hayvanlarına verilen bu ürün, daha düşük azot oksit salımıyla ilişkilendiriliyor. Palmerston North merkezli BioLumic ise xTraits sistemiyle listeye alındı. Sistem, belirli ultraviyole ışık reçeteleri kullanarak tohumlar üzerinden bitkilerin daha yüksek verim gibi genetik özellikleri ifade etmesini amaçlıyor. Şirketin kurucusu Jason Wargent, yöntemin genetiği değiştirmediğini, düzenleyici engel gerektirmediğini ve geleneksel ıslah çalışmalarına kıyasla daha kısa sürede ürün geliştirme olanağı sunduğunu belirtti. BioLumic mısırda ticari geliştirme yürütürken Filipinler’de pirinç, Yeni Zelanda’da çim türü için saha denemeleri yapıyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.