ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

78 haber · Sayfa 3

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı

Yunanistan'ın Selanik kentinde 200'den fazla balıkçı teknesi, artan mazot maliyetine tepki amacıyla beşinci gününde de demirli bekledi. Çoğunluğu Mihanyona bölgesinden gelen tekneler, Aristoteles Meydanı hizasındaki eski sahil kesiminde deniz ulaşımını kapattı. Balıkçılar, yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle teknelerin limanlardan çıkıp avlanamaz hale geldiğini belirterek hükümetten daha ucuz mazot için müdahale istedi. Eylemcilerin talepleri yalnızca yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Balıkçılık araçlarına yunusların verdiği zararların karşılanması, Ege'de Türk balıkçı filosunun oluşturduğu baskı ile fitoplankton ve istilacı lagokefalos balığının yol açtığı sorunlara çözüm bulunması da talepler arasında yer aldı. Mihanyona'daki balıkçılara Volos, Dedeağaç, Kavala ve Halkidiki'den gelen meslektaşları da destek verdi. Balıkçılar 4 Ekim Pazar günü Leoforos Nikis'i 15 dakika sembolik olarak trafiğe kapattı. Yetkililerden somut güvence gelmemesi halinde eylemlerin süreceği açıklandı. Protestolar balık arzını da etkiledi. Mihanyona Balıkçılar Hali'nde perşembe gününden bu yana taze balık bulunmazken, 5 Ekim Pazartesi sabahından itibaren çiftlik balığı tedariki de durdu.

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

2027 Azot Kurallarından Bazı Sebzeler Muaf Tutulacak
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber
Veri haberi

2027 Azot Kurallarından Bazı Sebzeler Muaf Tutulacak

2027'de uygulanacak yeni azot kurallarında bazı sebze ürünleri için geçici bir istisna getirilecek. Düzenlemenin, sebze üreticilerine yeni kurallara uyum sağlamak için daha fazla zaman vermesi amaçlanıyor. Ancak istisna tüm ürünleri kapsamıyor. Yalnızca belirli ürünler için geçerli olacak uygulamanın kapsamı, Sgavs tarafından yayımlanan 31 ürün kodundan oluşan listeyle gösteriliyor.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor

Slovakya’da kuraklık, mısır hasadında düşük verim beklentilerini artırdı. Selice’de düzenlenen mısır tarla gününde, arazilerde uzun dönem ortalamasına göre 180 milimetrelik yağış açığı bulunduğu belirtildi. AGRO Divízia Selice işletmesi, dane mısırında hektar başına 4 tona kadar verim bekliyor. Ülkede dane mısır alanlarının yaklaşık %20’si hasat edilirken, üreticiler diğer bölgelerde de iyimser olmadıklarını bildirdi. Güney Slovakya’daki bazı işletmelerde hasat daha ileri aşamaya geldi. Galanta Bölgesel Tarım ve Gıda Odası verilerine göre, bölgede yaklaşık 12 bin hektarlık mısır ekiminin %60’ı tamamlandı ve dane mısırında ortalama verim 4 ton/hektar seviyesinde bulunuyor. Selice’de hasadın gelecek hafta başlaması beklenirken, kritik dönemde alınan 27 milimetrelik yağışın verimi 4 ton/hektar seviyesine taşıyabileceği umuluyor. Ancak bu sonuç, uzun süre 10 ton/hektar verime ulaşan işletme açısından yine de zayıf kabul ediliyor. Palárikovo’da ise bin hektarlık mısır hasadı tamamlandı ve ortalama verim 2,5 ton/hektar oldu. Nitra’nın kuzeyindeki bir işletme, 130 hektarlık alanda verimin 4-7 ton/hektar aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Üreticilere göre buğdaydan sonra ekilen mısır daha iyi, şeker pancarından sonra ekilen mısır ise daha kötü durumda. Yağışların birçok bölgede ortalamanın yalnızca %25-30’una ulaşması, mısırın yanı sıra ayçiçeğinde de verim farkını daralttı. Düşük dane verimi nedeniyle bazı üreticiler, başlangıçta dane mısırı olarak planlanan ürünleri hayvancılık işletmelerine silajlık mısır olarak sattı. Bölgede silajlık mısır verimi 18-28 ton/hektar arasında bildirilirken, silajın besin değerinin beklenen düzeye ulaşmadığı belirtildi. Bir işletmede silajdaki nişasta oranı geçen yıl %38-42 iken bu yıl %20’ye düştü. Üreticiler, hayvanların verim kaybını sınırlamak için yeşil çavdar ve kışlık arpa ekim alanlarını artırmayı planlıyor. Mısır üretimindeki düşüşün, Slovakya’nın yıllar sonra yeniden ithalatçı konuma gelmesine yol açabileceği ve üretimin iç işleme sanayisi ile yem ihtiyacını karşılamayacağı ifade edildi. Kuraklık nedeniyle hükümetin 30 milyon avroluk tazminat sözüne Yeşil Mazot’tan 5 milyon avro daha eklendi. Ancak açıklamanın üzerinden bir ay geçmesine rağmen, ödemelerin işletmeler arasında hangi ölçütlerle dağıtılacağı henüz belirlenmedi.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir

Macaristan’daki Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem (MATE) bünyesinde tarım, gıda üretimi ve sağlık arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan yeni araştırma ve iş birliği yaklaşımı öne çıkarıldı. Üniversiteden Káposztás Zsolt, üretimin nasıl yapıldığı ve gıdanın nasıl işlendiğinin insan sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “tarladan sofraya” anlayışının bazı alanlarda “tarladan sağlığa” yaklaşımıyla genişletilmesini savundu. Bu yaklaşım, gıdanın bileşimi ve kalitesinin yaşam kalitesi, metabolizma, bağışıklık sistemi ve bazı hastalıkların oluşma riskiyle olası ilişkilerini de incelemeyi kapsıyor. Araştırmada öne çıkan alanlardan biri, beslenmeden etkilenebilen bağırsak mikrobiyomu. Bu kapsamda MATE’nin Gıda Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü ile ortak bir çalışma grubu kuruldu. Çalışma grubunun hedefi yalnızca bilimsel sonuç üretmek değil, bu bulguların günlük yaşamda kullanılabilecek çözümlere nasıl dönüştürülebileceğini araştırmak. Káposztás, üniversitelerin bunun için sanayi ve hükümet iş birlikleri kurması gerektiğini ifade etti. Aynı kapsamda, yerli uzmanlar ile Bostonlu mühendislerin birlikte geliştirdiği cerrahi navigasyon sistemi de uygulamaya dönük ortak çalışmalara örnek gösterildi.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı

Macaristan’ın Bőszénfa kentindeki Bőszénfa Szarvasfarm’ın yöneticisi Nagy János, otlatmalı hayvancılığın toprak ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini anlattı. Yaklaşık 2.000 hayvanın 1.300 hektarlık arazide otlatıldığı çiftlikte, 2023’te rejeneratif tarıma geçildi. Bu tarihten sonra suni gübre ve parazit ilaçlarının kullanımı bırakıldı; çiftlik yetkilisi, buna rağmen hayvan varlığında kayıp yaşanmadığını belirtti. Çiftlikte hayvan türlerine göre gübre bileşiminin toprak üzerindeki etkileri inceleniyor. Bir çalışmada mandalar ve eşekler birlikte otlatılarak toprağın biyolojik ve fiziksel değişimleri, hayvanların canlı ağırlık gelişimi ve parazit durumu gözlemleniyor. Çiftliğin deneyimine göre otlatma, yalnızca gübreleme uygulamasından farklı bir toprak gelişimi sağlıyor; hayvanların idrarı ve gübre böceklerinin faaliyetleri de toprak yaşamında rol oynuyor. Su kıtlığının belirleyici olduğu otlatmalı sistemlerde dönüşümlü otlatma öneriliyor. Buna göre alanın yaklaşık üçte ikisi sırayla otlatılırken üçte biri dinlendiriliyor ve kışlık yem bu bölümden temin ediliyor. Seçici ve aşırı otlatmanın ise bitkilerin kök rezervlerini tüketerek bitki kayıplarına yol açabileceği belirtiliyor.

Polonya’da Soya Yetiştiriciliği Bu Sezon Kârlı Olabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya’da Soya Yetiştiriciliği Bu Sezon Kârlı Olabilir

Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (MRiRW), soya yetiştiriciliğinin bu sezon çiftçiler için kârlı bir alternatif olabileceğini belirtti. Bakanlığa göre soyanın Polonya’da önemi artıyor ve ekim alanı 100 bin hektarı aşıyor. Bakanlık, soya üretiminde uygun tarla hazırlığı ile doğru toprak reaksiyonunun önemli olduğunu bildirdi. Bitkinin münavebede iyi sonuç verdiği, bağladığı azotun bir bölümünden sonraki ürünün yararlanabildiği kaydedildi. Hasadın satılabileceği bir pazarın bulunması da üretici açısından belirleyici.

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı

Hasat sonrasında meyve ağaçlarının uygun şekilde beslenmesi için sonbahar döneminde temel gübreleme yapılması öneriliyor. Organik ve mineral gübrelerin bahçenin tamamına dağıtılması, ardından toprağın işlenmesi gerekiyor. Organik gübreler arasında özellikle yanmış veya yarı yanmış sığır gübresi öne çıkıyor. Humus bakımından zayıf topraklarda bu gübrenin 3-4 yılda bir hektara 30-40 ton verilmesi tavsiye ediliyor. Kompost da kullanılabilecek organik gübreler arasında yer alıyor. Mineral gübre seçiminin toprak yapısı ve analiz sonuçlarına göre yapılması gerekiyor. Fosforu düşük kırmızı ve kahverengi karbonatlı topraklarda NPK 10-30-20 gübresi hektara 1200-2300 kilogram miktarında uygulanabiliyor. Rendzina, besin maddelerince fakir karbonatlı topraklar ve pseudogleylerde ise NPK 7-20-30 veya NPK 5-15-30 formülasyonları, hektara 1400-2700 kilogram aralığında öneriliyor. Asitli topraklar ve kırmızı topraklarda kalsiyum ihtiyacı, kalsiyum karbonat veya kalsiyum magnezyum karbonat kullanılarak karşılanabiliyor. Kireçleme olarak adlandırılan uygulama için hektara 4-6 ton miktarı veriliyor. Fosfor ve potasyumun toprakta daha yavaş çözündüğü, bu nedenle bitkilere daha uzun süre ulaşabildiği belirtiliyor. Gübreleme zamanında azot içeriği düşük ürünlerin sonbaharda, azot oranı yüksek gübrelerin ise bitkilerin daha iyi değerlendirebildiği vejetasyon döneminde kullanılması gerekiyor. Uygulama sırasında önce mineral, sonra organik gübre dağıtılmalı; ardından sürüm veya frezeleme yapılmalı. Eğimli arazilerde tüm bahçeyi sürmek yerine yalnızca ağaç çevresinin işlenmesi, yağışla toprak ve kök kaybını önlemek açısından öneriliyor. Mineral gübre seçiminin doğrulanması için toprağın her dört yılda bir agro-kimyasal analizden geçirilmesi gerekiyor.

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor

Farm Europe Başkanı’nın değerlendirmesine göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 16 Eylül’deki Birliğin Durumu konuşması, Avrupa’nın tarım, gıda ve enerji alanlarındaki dışa bağımlılıklarını azaltacak somut adımlar ortaya koymadı. “Sözler iyidir, eylemler daha iyidir” ifadesine rağmen, Avrupa’daki çiftçilerin karşı karşıya olduğu kuraklık, yüksek girdi maliyetleri ve rekabet baskıları için yeterli yatırım ve acil destek paketi açıklanmadığı savunuldu. Farm Europe, Avrupa Birliği tarım arazilerinin %70’inin yaz döneminde kuraklık koşullarından etkilendiğini belirtti. Su şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve 100 bölgeye müdahale edilmesi olumlu adımlar olarak değerlendirilirken, bunların tarımın iklim değişikliğine uyumu ve ihtiyaç duyulan yatırımların ölçeğini karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi. Sigorta ve risk yönetimi araçlarının desteklenmesi gerektiği, ancak bunların güçlü bir bütçenin ve bağımsız bir Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) yerini tutamayacağı vurgulandı. Değerlendirmede, Avrupa tarımındaki üretim ve ticaret göstergelerinin gerilediği ileri sürüldü. Komisyon Başkanı’nın görev döneminde AB’nin tahıl fazlasının yarıya indiği, 4 milyon hektar tahıl ekim alanının kaybedildiği ve buğday ithalatının 2019-2023 arasında 2,4 kat arttığı belirtildi. AB’nin mısır ihracatının 2019’dan bu yana %48 gerilediği, hayvancılık sektörünün ise 2019’dan beri 26 milyondan fazla hayvan kaybettiği aktarıldı. Aynı dönemde et ticaretindeki fazla 6,5 milyon tondan 4,8 milyon tona düştü. Gübre maliyetlerindeki artış, tarımsal üretim fiyatlarındaki gerileme ve ithalatın ihracattan daha hızlı yükselmesi de eleştirinin diğer başlıklarını oluşturdu. Net yağlı tohum ve yem ithalatının 62,3 milyon tona çıktığı, soya küspesi ithalatının ise 41,7 milyon tona ulaştığı belirtildi. Biyoyakıt ve biyometan gibi alanlarda tarımın potansiyelinin kullanılmadığı, bir bağımlılığın başka bir bağımlılıkla değiştirildiği savunuldu. Farm Europe ayrıca ABD ile yapılan anlaşmada 750 milyar dolarlık enerji alımı ve 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdüne karşılık %15’lik azami gümrük tarifesi belirlenmesini eleştirdi. Komisyonun gelecek uzun vadeli bütçede tarıma 300 milyar avro ayırma önerisinin %20’den fazla düşüş anlamına geldiği ve OTP’nin bütçede ayrı bir kalem olmaktan çıkarılmasının çiftçiler açısından öngörülebilirliği zayıflatacağı belirtildi.

Süt Sığırı Rasyonlarında Sonbahar Şeker Dengesine Dikkat
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Süt Sığırı Rasyonlarında Sonbahar Şeker Dengesine Dikkat

Sonbaharda yeni silajların rasyona girmesi ve yaz döneminden kalan sıcaklık stresinin süt sığırları üzerindeki etkilerinin sürmesi, rasyondaki şeker düzeyinin yeniden değerlendirilmesini gündeme getiriyor. Makaleye göre yaz stresinin yol açabildiği metabolik değişiklikler, bağışıklık savunmasındaki zayıflama ve yem tüketimindeki gerileme, süt veriminin beklenen seviyelere dönmesini sınırlayabiliyor. Kuraklık nedeniyle hasat edilen yemlerin kalitesinin değerlendirilmesinde yalnızca nişasta miktarına bakılmaması gerektiği belirtiliyor. Rasyonda nişasta, lif ve hızlı fermente olabilen şekerler arasındaki dengenin yanı sıra silajın hijyenik durumu ve mikotoksin ihtimali de dikkate alınmalı. Silaj fermantasyonu, bitkideki şekerlerin bir bölümünü organik asitlere dönüştürdüğü için taze yeme kıyasla son üründeki şeker miktarını azaltabiliyor. Makale, rasyondaki toplam şeker düzeyinin kuru maddede yaklaşık %6-8 aralığında tutulmasının hedeflenebileceğini aktarıyor. Sugar Plus sıvı yemleri, kamış ve pancar melaslarıyla çeşitli şeker şuruplarını birleştirerek glikoz, fruktoz ve sakkaroz kaynakları sağlıyor. Metne göre bu şekerler, rumen mikroorganizmaları tarafından hızlı kullanılabilen enerji sunuyor; rasyonun lezzetliliğini ve yem tüketimini artırmaya, lif sindirimini ve rumen pH'sının istikrarını desteklemeye yardımcı olabiliyor. Hızlı fermente olabilir enerji ayrıca rumen mikroorganizmalarının azotu kullanmasını ve mikrobiyal protein sentezini destekleyebiliyor. Ürün, makalede rasyondaki şeker düzeyini tamamlamaya yönelik besleme aracı olarak sunuluyor.

Suriye’de Mazot Tarifeleri Nakliye ve Gıda Fiyatlarını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Mazot Tarifeleri Nakliye ve Gıda Fiyatlarını Gündeme Getirdi

Suriye’de mazot için üç ayrı fiyat tarifesi uygulanması, yük taşımacılığı ücretleri ve özellikle gıda ile sebze fiyatlarına olası etkileri gündeme getirdi. Ulaştırma Bakanlığının yük taşımacılığını düzenleyen biriminden Khaled Kasheh, mazotun mal taşıma ve dağıtım maliyetlerinde temel bir kalem olduğunu, fiyatındaki %26’lık artışın nakliye ücretlerine ve bazı ürünlerin fiyatlarına yansıyabileceğini söyledi. Enerji Bakanlığının açıkladığı tarifelerde, ısıtma, tarım ve uygun görülen kesimlere yönelik mazotun litresi 115 lira; üretim ve hizmet faaliyetleriyle ağır iş makinelerinde kullanılan mazotun litresi 150 lira. Standart özellikteki mazotun fiyatı ise litre başına 175 lira olarak korundu. Kasheh, farklı tarifelerin bazı ürünlerdeki fiyat artışını hafifçe sınırlayabileceğini, ancak kamyonların işletme maliyetini veya taşıma ücretlerini düşürmeyeceğini belirtti. Nakliyeciler, fiyatlara yansımanın ürünün türüne, taşıma mesafesine, yük miktarına ve aracın durumuna göre değiştiğini aktardı. Şam’daki bir nakliye şirketinin sahibi Bashar Azer, Nasib sınır kapısından Şam’a kamyon taşıma ücretinin yaklaşık 300 dolardan 400 dolara çıktığını söyledi. 100 dolarlık artışın 25 ton sebze ya da meyve yüküne dağıtılması hâlinde kilogram başına etkisinin sınırlı kalacağını, bunun ürün fiyatlarında binlerce liralık artışı haklı göstermeyeceğini ifade etti. Şoförler yakıtın yanı sıra sürücü ücreti, bakım, lastik ve yedek parça giderlerinin de navluna dahil olduğunu vurguladı. Daha düşük fiyatlı mazotun arıza ve tamir masraflarını artırabileceği, uygun yakıtı bulmak için birden fazla istasyona gitmenin ise gecikme ve yoğunluğa yol açabileceği belirtildi. Sürücüler, yakıt tahsislerinin yeterli ve dağıtımın açık kurallara bağlı olmasını; taşıma ücretlerinin de hem gerçek maliyetleri karşılayıp hem ürün fiyatlarına aşırı yük bindirmemesini istedi.

Azerbaycan’ın Üre ve Azotlu Gübre İhracat Geliri 88,2 Milyon Dolar Oldu
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Üre ve Azotlu Gübre İhracat Geliri 88,2 Milyon Dolar Oldu

Azerbaycan, 2026’nın ilk yedi ayında üre ve diğer azotlu gübre ihracatından 88,2 milyon dolar gelir elde etti. AzerNEWS’in aktardığına göre bu gelir, ihracat hacminde yaşanan keskin düşüşe karşın oluştu. Küresel gübre fiyatlarındaki yükseliş, ihracat miktarındaki gerilemenin gelire etkisini sınırladı. Haberde, gelir performansının sevkiyat hacminden çok küresel fiyat koşullarından da etkilendiği belirtiliyor.

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, azotlu gübre üretim maliyetlerini yeniden artırarak çiftçilerin girdi giderleri üzerindeki baskıyı büyütüyor. Reuters’ın 21 Eylül’de aktardığı verilere göre, Avrupa’nın toptan doğal gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %140’tan fazla arttı. Gelişme, gübrenin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışla birlikte tarımsal üretim zincirini etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre enerji fiyatları endeksi ağustosta bir ayda %8,8 yükselirken doğal gaz fiyatı %10,1 arttı. Aynı ay gübre fiyatları %1,9 gerilese de bu düşüş, önceki dönemdeki güçlü artışların ardından gerçekleşti. Gübre fiyatları endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %12’den fazla yükseldi ve martta 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Dünya Bankası, endeksin 2026 genelinde %30’dan fazla artabileceğini tahmin ediyor. Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık %69’da kaldı; bu dönem için beş yıllık ortalama %85 seviyesinde bulunuyor. Daha düşük stoklar, kış aylarında Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz dahil ek ithalata yönelmesini gerektirebilir. Asya’daki alıcılarla aynı arz için rekabet edilmesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık aksaklıkları, gübre hammaddeleri ile bitmiş ürünlerin tedarikini de zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin pahalı gübre nedeniyle kullanım miktarını azaltabileceği veya daha az girdi isteyen ürünlere yönelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun verimleri ve gıda arzını 2026’nın ikinci yarısı ile 2027’de etkilemesi bekleniyor. Kaynakta, mevcut koşulların 2021-2022 dönemindeki gübre krizinin boyutlarına ulaşmadığı da belirtiliyor.

İspanya’da Yeni Zeytinyağı Kampanyası Düşük Fiyat ve Yüksek Maliyet Endişesiyle Başlıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Yeni Zeytinyağı Kampanyası Düşük Fiyat ve Yüksek Maliyet Endişesiyle Başlıyor

İspanya’da ekimde başlayacak yeni zeytinyağı kampanyası, üretici fiyatlarının düşük seyretmesi ve başta mazot ile gübre olmak üzere üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle belirsizlikle karşılanıyor. Mevcut kampanyada üretim 1,3 milyon ton olurken ağustos sonundaki stoklar yaklaşık 265 bin tona ulaştı. Infaoliva gözlemevine göre natürel sızma zeytinyağının üretici fiyatı kasımda litre başına 5 avrodan eylülde 3,4 avroya geriledi. Cooperativas Agroalimentarias de España Zeytinyağı Sektör Konseyi Başkanı Rafael Sánchez de Puerta, fiyatların sınırlı üretim ortamında baskı altında kaldığını ve üçüncü ülkelerden ithalatın ağırlığının arttığını söyledi. Bu ülkelerden yapılan alımlar temmuz ayına kadar 115.600 tona çıktı. Sánchez de Puerta’ya göre İspanya’da mazot, İran’daki savaşın şubat ayında başlamasından önceki döneme kıyasla %50’den fazla pahalanırken gübre, elektrik, makine ve bitki koruma ürünleri de maliyetleri artırdı. Yeni kampanyanın büyüklüğüne ilişkin ilk resmi tahminlerin önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor. Üretimin, sonbaharda hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı belirtiliyor. İlkbaharın yağışlı geçmesi zeytin ağaçlarının gelişimini desteklese de yüksek sıcaklıklar ve aylardır süren yağış eksikliği özellikle kuru tarım yapılan zeytinliklerde su stresini artırdı; bu alanlarda yağış yetersiz kalırsa verimin düşebileceği ifade edildi. Sektör temsilcileri yeni hasadın mevcut kampanyadan daha yüksek olabileceğini düşünse de tahminlerin iklim nedeniyle sınırlı kalabileceğini belirtiyor. COAG, Tunus’tan gümrüksüz ithalatın piyasada ciddi bozulmaya yol açtığını savunarak kontrollerin uygulanmasını istedi. Hükümet ise Tunus’tan yapılan ve İspanya’da pazarlanan ürünlerin %5’ini oluşturan alımların fiyatları etkilediği görüşünü reddediyor. Bu arada Tunus, Fas ve Türkiye gibi bazı ülkeler zeytinliklere daha fazla yatırım yaparak daha yüksek üretim elde ediyor ve daha iyi fiyata satış yapıyor; sorumlunun belirttiğine göre İspanya’da maliyetler son yıllarda “alarm verici” biçimde arttı.

Azotlu Gübreler Yükselirken Fosfatlı Gübreler Geriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Azotlu Gübreler Yükselirken Fosfatlı Gübreler Geriliyor

Küresel gübre piyasasında ayrışma sürüyor: Azotlu gübreler son haftada hızla yükselirken fosfatlı gübrelerde düşüş devam etti. Özellikle ABD, Brezilya, Arjantin ve Avrupa’da üre fiyatları çeyrek dönem içindeki yeni zirvelere çıktı. Bu yükseliş, tahıl fiyatlarının güçlü seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği kısıtlamasının etkisi, Çin’in üçüncü ihracat kotası diliminin hızla emilmesi ve Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki sürekli artışla desteklendi. Fosfatlı ürünlerde ise aşağı yönlü eğilim sürdü.

Kuraklığa Hazırlık Borçlu Çiftçiler İçin Zorlaşıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kuraklığa Hazırlık Borçlu Çiftçiler İçin Zorlaşıyor

Güney Afrika’da Fanie Botha, kuraklığa hazırlanmak için önerilen pratik adımların küçük çiftçiler için maliyet yüzünden uygulanamadığını söyledi. Luckhoff’ta sığır ve sulamalı tahıl üretimi yapan Botha, sulamalı çiftçilerin son yıllarda zor günler geçirdiğini belirterek ekipman, pivotlar ve iş gücünün ücretsiz olmadığını vurguladı. Botha’ya göre toprak sağlığını artırmak, koruyucu tarım uygulamak ve organik maddeyi yükseltmek faydalı olsa da, mısır ve buğdayda çalışan küçük üreticiler için bu tür yatırımlar sermaye gerektiriyor. Elektrik, gübre, mazot ve yeni ekipman maliyetleri yükselirken gelirlerin artmadığını söyleyen çiftçi, düşük ürün fiyatları ve biriken ödeme yükümlülükleri nedeniyle birçok üreticinin mahsulünü bekletemediğini anlattı. Mısır ve buğdayda kâr marjlarının çok daraldığını söyleyen Botha, on iki yıl önce 2 milyon rand olan bir biçerdöverin şimdi 5 milyon randın üzerine çıktığını hatırlattı. Buna karşılık arazi fiyatlarının da yükseldiğini, küçük çiftçilerin ne daha fazla toprak alabilecek ne de ekipman yenileyebilecek durumda olduğunu ifade etti; bu yüzden birçok üreticinin sadece ayakta kalmaya çalıştığını söyledi.

Tahıl tarlası
Temsilî görselTahıl tarlasıWolfgang Weiser / Unsplash · Unsplash LicenseGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

20.000 Hektardan Fazla Alan Azot İçin Ücretsiz Toprak Ölçümüne Kaydedildi

Hollanda’da çiftçiler, azot için ücretsiz toprak ölçümüne yoğun ilgi gösterdi. Boerderij’ye göre 20.000 hektardan fazla arazi programa kaydedildi. Ölçümler, topraktaki azot düzeylerini ortaya koyacak. Çalışmanın, gelecekteki politikaların hazırlanmasına da katkı sağlaması bekleniyor.