ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

307 haber · Sayfa 3

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Demiryolu Transitine Koşullu Destek Sinyali Verdi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de yaptığı görüşmede Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının demiryoluyla transitine izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Magyar Péter ise yüklerin yalnızca Macaristan’dan geçerek başka ülkelere gitmesi koşuluyla taşımaların önüne engel koymayacağını belirtti. Önerilen modelde özellikle mısırın kapalı demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor. Girişimin arka planında, Rusya’nın saldırılarının Karadeniz üzerinden yapılan ihracatı ciddi biçimde aksatması bulunuyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum ihracatının yaklaşık %90’ı geleneksel olarak Karadeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaşıyordu. Demiryolu transitinin yeniden başlatılması, Ukrayna tarım ürünlerinin Macaristan’a ithalatına izin verilmesi anlamına gelmiyor; transit yüklerin başka ülkelere gitmesi gerekiyor. Kaynakta, kapalı vagonlar, belgelenmiş güzergâhlar ve uygun denetimle transit tahılın Macaristan pazarında ortaya çıkması ve arzda bozulma yaratması riskinin azaltılabileceği belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun ağustos tahminine göre AB’nin 2026 mısır üretimi 50,1 milyon ton olabilir. Bu miktar yaklaşık 20 yılın en düşük seviyesi olabilir ve önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık %20 altında kalabilir. Transit, Ukrayna’nın ihracat lojistiğindeki sorunları hafifletebilir ve Avrupa’daki alıcı pazarların tedarikine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte Orta Avrupa ülkeleri, transit uygulamasının yerli tahıl üreticilerinin piyasa durumunu kötüleştirmemesini istiyor.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Rusya-Afrika Forumu öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya’nın 2025 yılında Afrika’ya 18 milyon tondan fazla tahıl sevk ettiğini bildirdi. Uşakov ayrıca, yılın ilk dokuz ayında Afrika’ya 13 milyon ton tahıl gönderildiğini söyledi; ancak bu ikinci rakamın hangi yıla ait olduğu kaynak metinde açıkça belirtilmedi. Afrika ülkeleri son yıllarda, özellikle buğdayda, Rus tahılının önemli alıcıları haline geldi. Birleşik Tahıl Şirketi’nin değerlendirmesine göre Rus buğdayı 40’tan fazla Afrika ülkesine gönderiliyor ve Afrika buğday pazarının üçte birini oluşturuyor. Mısır’ın yanı sıra Sudan ve Kenya’ya sevkiyatlarda da artış kaydedildi. Rus Tahıl Birliği verilerine göre Sudan’a tahıl ihracatı önceki tarım sezonunda 1,8 kat artarak 1,9 milyon tona ulaştı. Kenya’ya yapılan sevkiyat ise %20 yükselerek 1,6 milyon ton oldu. Federal Agroeksport Merkezi, Rusya’nın Afrika’ya tahıl ve bakliyat ihracat potansiyelini 2030 için yaklaşık 6 milyar dolar olarak tahmin ediyor; 2025 ihracatının değeri 4,4 milyar dolar olarak verildi.

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Agri Viesti, Altamura’da Günlük 600 Ton Kapasiteli Durum Buğdayı Değirmeni Kuruyor

Agri Viesti, Altamura’da günlük 600 tona kadar durum buğdayı öğütebilecek yeni bir değirmen inşa ediyor. Şirket, tesisin 2028’e kadar tam kapasiteyle çalışmasını planlıyor. Yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımın 12 milyon avrosu, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Puglia ve Basilicata bölgeleri ile Invitalia arasında Aralık 2022’de imzalanan In-Grano 4.0 programındaki kamu fonlarından karşılanıyor. Yeni değirmen, Agri Viesti’nin aile arazilerindeki tahıl üretimi, tohum tesisi ve makarnalık ile ekmeklik buğday, mısır, yulaf ve arpa ticaretinden oluşan mevcut faaliyet zincirine eklenecek. Şirketin tek hâkimi ve yöneticisi Giovanni Viesti, grubun 2025 cirosunun 312 milyon avro olduğunu, bu yıl ise 340 milyon avroya ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Viesti’ye göre grubun ticareti yapılan tahılları Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Kanada, Ukrayna, Yunanistan, Türkiye, Tunus ve Cezayir’deki pazarlara ulaşıyor. Yatırım kapsamında yeni üretime hizmet edecek ikiz siloların kurulmasıyla depolama kapasitesi 43 bin tona çıkarılacak. Aynı programda yer alan Candeal Commercio ise Melfi tesisinin kapasitesini 6,5 milyon avroluk yatırımla artıracak; bu yatırımın 3,1 milyon avrosu kamu kaynaklarından sağlanacak.

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık hükümeti, Çarşamba günü yapılması beklenen Bütçe öncesinde 100’den fazla üründeki ithalat tarifelerini kaldıracağını açıkladı. Düzenlemenin fırınlanmış fasulye, kornişon ve çikolatanın yanı sıra reçel, marmelat, sarımsak ve karamela gibi süpermarket ürünlerini kapsaması bekleniyor. Hazine, tarifelerin kaldırılmasının hanelerin yıllık gıda alışverişinde yaklaşık 21 sterlin tasarruf etmesini sağlayacağını tahmin ediyor. Açıklanan pakette gübre ve gazyağı tarifelerine yönelik indirimler de bulunuyor. Gübre tarifelerindeki düzenlemenin çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltması, gazyağı tarifesindeki indirimin ise bu yakıtı ısınma yağı olarak kullanan hanelere destek olması amaçlanıyor. Tarım sektörünü temsil eden Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), Bütçenin gıda üretim maliyetlerini düşürmesini ve ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini istiyor. Bütçe öncesi açıklanan diğer önlemler kapsamında, iş için araç kullananların ilk 10.000 milindeki mil başına 55 penilik vergiden muaf oran kalıcı hale getirilecek. Bu mesafenin üzerindeki oran 25 peniden 35 peniye çıkarılacak; hükümet paketin toplam üç milyon çalışan ve serbest meslek sahibine yardımcı olmasını bekliyor. Ebeveynlik ödemesi yılda 150.000’den fazla ebeveyne genişletilecek, bakıcı ödeneğindeki ani gelir kesintisi ise kademeli azaltma sistemiyle değiştirilecek.

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi
Görsel kaynağı: ProTV Chisinau · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi

Ukrayna, tahıl ihracatında Moldova üzerinden uygulanan lojistik hizmet tarifelerindeki %50 indirimin 2027 yılında da sürdürülmesini istedi. Ukrayna Başbakanı Serhii Korețki, mevcut koşulların uzatılmasıyla Ukrayna ve Moldova için daha öngörülebilir bir ihracat akışı sağlanacağını belirtti. Moldova ile Ukrayna arasında varılan anlaşma kapsamında, Ukrayna menşeli malların demiryolu transit maliyetleri %50 azaltıldı. Anlaşma 10 Ağustos’tan 2026 sonuna kadar geçerli. Korețki, bu düzenleme sayesinde Moldova üzerinden taşınan tahıl hacminin sekiz ayda üç katına çıktığını söyledi. Ukrayna, transit kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla Moldova’ya lokomotif ve demiryolu personeli ekipleri sunmaya hazır olduğunu da bildirdi. Korețki, Moldova’nın sağladığı kolaylıkların, Ukrayna liman altyapısına yönelik devam eden Rus saldırılarının ülkenin ihracatını etkilemesi nedeniyle önem taşıdığını ifade etti. Ukrayna yönetimine göre düzenleme Moldova’ya ek gelir sağlarken Ukrayna’nın ihracat rotalarını çeşitlendirmesine yardımcı oluyor.

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor

Canlı hayvan pazarındaki ticaret; hayvan sayısındaki eksiklik, yüksek fiyatlar ve satın alma ilgisinin düşük olması nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıya. Hayvancılar, yem ve hayvan bakımı dahil yetiştirme maliyetlerindeki artışın satış fiyatını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Alıcılar ise fiyatların yüksek olduğunu ve ekonomik imkânlarının hayvan satın almaya yetmediğini ifade ediyor. Pazardaki düşük ilgi, hayvancılar için satışları, vatandaşlar için de hayvan alımını zorlaştırıyor. Hayvanların bakımının giderek daha fazla harcama ve emek gerektirdiğini söyleyen hayvancılar, alıcı eksikliğinin faaliyetlerini daha da güçleştirdiğini aktarıyor.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.

Avustralya’nın Kuzeyinde Besilik Sığır Fiyatları Yağışla Yükseldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’nın Kuzeyinde Besilik Sığır Fiyatları Yağışla Yükseldi

Avustralya’nın kuzeyinde besilik sığır fiyatları, yaygın yağışın arzı ve sevkiyatı aksatmasıyla son bir haftada yükseldi. Alıcıların satış sahalarına yönelmesiyle bazı Hereford besilik erkek sığırlar kilogram başına 590 Avustralya sentinin üzerinde satıldı. Kuzeydeki besi işletmeleri, piyasanın hafta başında nasıl hareket edeceği netleşmeden yeni fiyat tabloları yayımlamakta veya geçen haftaki tabloları değiştirmekte isteksiz kaldı. Darling Downs’taki besi işletmelerine gidecek 400 kilogram ve üzeri flatback besilik erkek sığırlar için mevcut fiyat 520-550 Avustralya senti/kilogram olarak bildirildi. 100 günlük tahılla besleme ileri tarihli sözleşmesi ise şubat teslimatı için karkas ağırlığı üzerinden 900 Avustralya senti/kilograma çıktı; bu değer aralık ve ocak aylarının üzerindeydi. Angus besilik erkek sığırlar kuzeyde 560-580, güneyde 540-560 Avustralya senti/kilogram seviyesindeydi. Tamworth satışında Davidson Cameron & Co’nun sunduğu Hereford besilik erkek sığırların tamamı 590 Avustralya senti/kilogramın üzerinde satıldı. 460 kilogramlık bir grup 592, 445 kilogramlık bir grup ise 595 Avustralya senti/kilogram oldu. Ulusal Hayvancılık Raporlama Servisi verisine göre aynı satışta 400 kilogram ve üzeri 190 besilik sığırın ortalaması 587 Avustralya senti/kilogramdı; satış sahası temelli besilik erkek sığır göstergesi de 7 sent artarak 535 Avustralya senti/kilograma yükseldi. Güneyde arzın yüksek olduğu ve bazı besi işletmelerinin kasım sonuna kadar dolu bulunduğu aktarıldı. Wagga satışında 700’den biraz fazla ağır besilik erkek sığır sunulurken fiyatlar 7-8 Avustralya senti/kilogram arttı. Queensland’deki yağışın arz kesintilerini haftanın başında ve muhtemelen gelecek bir veya iki hafta içinde artırması beklenirken, Warrego, Maranoa, Condamine ve Barcoo nehirlerinin taşması ulaşımı etkiledi; New England Highway’in Toowoomba-Warwick bölümü kapandı.

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Romanya Ayçiçeği Alımlarındaki Rolü Artabilir

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’dan tedarike ilişkin belirsizlikler ile ithalat politikasındaki değişiklikler nedeniyle 2026/27 ticaret sezonunda Romanya ayçiçeği için daha önemli bir pazar haline gelebilir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Romanya’nın ayçiçeği rekoltesini 2,8 milyon ton olarak tahmin ederken, Türkiye talebinin ihracata ve iç işlemeye ayrılabilecek miktarları doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım’dan daha erken geldi. Ayrıca Ankara, 2026/27 sezonu için önceki yıllarla aynı düzeyde 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Vergi indirimi ve kontenjan, Karadeniz’de hasat sürerken Türk alıcıların Avrupa havzasından daha erken ürün sözleşmesi yapmasına imkân tanıdı. USDA’ya göre değişikliklerin Romanya ve Bulgaristan piyasalarında etkisi görülmeye başladı ve bu ülkelerden Türkiye’ye daha yüksek ihracat bekleniyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya, incelenen dönemde AB dışı ülkelere 207.367 ton ayçiçeği tohumu ihraç ederek AB toplamının %81,67’sini oluşturdu. Bulgaristan’ın ihracatı ise 29.615 ton oldu. Türkiye aynı dönemde AB genelinden 206.307 ton ayçiçeği tohumu aldı ve AB ithalatçıları arasındaki payı %81,2’ye ulaştı. Türkiye’den gelen talep, Romanyalı üreticiler için hasadı değerlendirmede alternatif oluşturabilir; ancak bu ilgi otomatik olarak daha yüksek fiyat anlamına gelmiyor. Fiyatlar Ukrayna ve Bulgaristan ürünleriyle rekabete, lojistik maliyetlerine ve Romanya’daki işleme fabrikalarının talebine bağlı olacak. Nihai seviyeyi ayrıca Türkiye’nin alım hızı ile Ukrayna ürününün bulunabilirliği belirleyecek. Kaynakta verilen DAP ve CIF fiyatları farklı teslim koşullarına ait olduğu için çiftçi teslim fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılamıyor.

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da ağır gıda güvencesizliği 2020 ile 2024 arasında ulusal düzeyde yaklaşık %40 arttı. The Conversation’da yayımlanan analizde, Hanehalkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri Avustralya (HILDA) yıllık anketi verilerine göre ağır gıda güvencesizliği yaşayanların oranının %2,1’den %3,0’a yükseldiği belirtildi. Analiz, bunun yalnızca mali zorluk göstergesi olmadığını, sağlık ve refah üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Çalışmada kullanılan ölçüm, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından geliştirilen uluslararası karşılaştırılabilir sekiz soruluk bir ölçeğe dayanıyor. Ağır gıda güvencesizliği, bu sekiz sorunun en az yedisine “evet” yanıtı verilmesi olarak tanımlanıyor. Ölçüm, yiyecek alımını azaltan, öğün atlayan veya zaman zaman hiç yemek yemeyen kişileri kapsıyor. Analiz, 2020 ve 2024 HILDA anketlerinde yaklaşık 15 bin kişinin verdiği yanıtlardan yararlanıyor. Artış, Avustralya’nın kentlerinde aynı ölçüde gerçekleşmedi. Büyük şehirler arasında Perth’te oran %1,35’ten %2,79’a çıkarak iki kattan fazla arttı. Adelaide, 2020’de %3,11 ve 2024’te %4,70 ile her iki yılda da en yüksek seviyeyi kaydetti. Sydney ve Melbourne’de de artış görüldü. Brisbane ise oranın %2,63’ten %2,49’a gerilediği tek şehir oldu. Gıda güvencesizliği, ülkede genel olarak yerleşim yerinin uzaklığı arttıkça yükseliyor. Ancak bölgesel topluluklar aynı şekilde etkilenmiyor. Victoria’da 2024’te oran Melbourne’de %2,82, iç bölgesel Victoria’da %2,00 oldu; dış bölgesel Victoria’da ise daha yüksek bir oran gözlendi. Analiz, HILDA’nın bölgesel alanlardaki küçük örnekleminin bu bölgelerdeki deneyimleri olduğundan düşük tahmin edebileceği uyarısını da içeriyor. Konut maliyetleri, iş olanakları, gıdaya erişim ve fiyatlar, ulaşım ile hizmetler bu farklılıklarda rol oynayabilecek etkenler olarak sıralanıyor. En yüksek seviyeler çocuklu tek ebeveynli ailelerde görüldü. Bu grupta ağır gıda güvencesizliği %11,57’den %13,68’e yükseldi; 15 yaşından büyük çocukları olan tek ebeveynli ailelerde ise oran %1,73’ten %4,42’ye çıktı. Çocuklu çiftlerde gıda güvencesizliği yaklaşık %87 arttı. Analize göre konut giderleri, borç, iş güvencesizliği veya hastalık, daha fazla kaynağa sahip ailelerin bütçesini de zorlayabiliyor. Yazarlar, ulusal temsili anketlerin ve bölgesel verilerin politika müdahaleleri için gerekli olduğunu, yerel kuruluşlar, hayır kurumları, gıda bankaları ve kamu hizmetlerinin ise temel nedenleri tek başına çözemeyeceğini belirtiyor.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı

Türkiye’den gelen temsilciler, Moldova’daki koyun ve keçi yetiştiricileriyle ticari ortaklık kurma ve süt ürünleri tedarik etme olanaklarını değerlendiriyor. Temsilciler, Moldova’daki çiftlikleri ziyaret ederek sütün kalitesini test etti; dondurulmuş süt ile süt ürünlerinin satın alınmasını inceliyor. Türker Dölekoğlu, kurulması planlanan ortaklıkla koyun ve keçi sütünden elde edilen ürünlerin yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa Birliği’nde de pazarlanabileceğini söyledi. Türk temsilcilerine göre keçi sütü dondurma üretiminde, koyun ve keçi sütü ise peynir yapımında kullanılmak üzere talep ediliyor. Moldova ürünlerine yönelik bu ilgi, Türkiye’de süt üretiminin 2025’te gerilemesinin ardından ortaya çıktı. Türk istatistiklerine göre keçi sütü üretimi önceki yıla kıyasla yaklaşık %30, koyun sütü üretimi ise yaklaşık %12 azaldı. Kaynak, bu verilerin Türkiye’deki koyun ve keçi sektörünün genel olarak gelişmiş olduğu koşullarda kaydedildiğini belirtiyor. Türkiye’den gelen temsilciler, 2025 sonbaharında ve Ungheni’de düzenlenen Mioriță Laie, Laie Bucălaie festivalinin bahar etkinliği döneminde Moldova’daki 43 çiftliği ziyaret etti. Ziyaretlerde hayvanların yetiştirme ve bakım koşulları incelendi, hammaddenin kalitesini değerlendirmek için mobil laboratuvarla süt testleri yapıldı. Bu incelemelerin ardından Moldovalı yetiştiriciler, ürünlerini tanıtmak ve potansiyel alıcılarla görüşmek üzere 26-29 Ağustos 2026’da düzenlenmesi planlanan F Istanbul 2026’ya davet edildi. Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu, fuara süt ürünlerinden numunelerle katılabilmek için Haziran 2026’da Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansına (ANSA) başvurdu. ANSA’nın Türk makamlarıyla çevrim içi görüşmesinin ardından ilettiği resmî yanıta göre federasyon ve üyeleri, koyun-keçi sütü ile bu sütten üretilen ürünlerin ihracatı için gerekli sertifikalara sahip değildi. Kurum ayrıca Moldova’da bu sütleri Avrupa kalite standartlarına uygun işleyen yetkili bir işletme ve ürünlerin uygunluğunu doğrulayacak laboratuvar bulunmadığını bildirdi. ANSA, bu koşullarda uluslararası fuarlara veya tanıtım faaliyetlerine katılım için gerekli belgeleri de veremeyeceğini açıkladı. Kurumun diğer gerekçesi, Moldova iç piyasasında koyun ve keçi sütünden yapılan ürünlerde açık bulunduğu iddiasıydı. Ancak ANSA’nın yazısında bu açığı kanıtlayan istatistikler ile ihracatı engelleyen somut izin veya sertifikasyon şartları yer almadı. Yetiştirici Alexandru Chiosea ise kurumun değerlendirmesine karşı çıkarak iç piyasada düşük talep, azalan satın alma gücü ve üretim fazlası bulunduğunu söyledi; sektörün ihracatla geliştirilebileceğini savundu.

Letonya, Rus Tahılının Başlıca Transit Rotalarından Biri Oldu
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Letonya, Rus Tahılının Başlıca Transit Rotalarından Biri Oldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Letonya, Rusya’dan çıkan tahılın taşındığı ilk beş ülke arasına girdi. Rus tahıl piyasasını izleyen ProZerno şirketine göre temmuz-ekim döneminde yaklaşık 431.700 ton tahıl Letonya üzerinden taşındı. Sevkiyatlar, Rusya ile Letonya arasındaki siyasi gerilime rağmen sürdü. Rusya, ana ihracat koridoru olan Azak ve Karadeniz havzalarındaki taşımaların ağustos ortasında büyük ölçüde engellenmesinin ardından rotalarını yeniden düzenliyor. Derin suya sahip Baltık limanları, özellikle buğday ihracatında başlıca çıkış yolu haline gelirken, Rusagrotrans verilerine göre Baltık rotası eylül ayında Rus tahıl ihracatının %65’ini oluşturdu. Taşımalar hem Rusya’nın Baltık Denizi limanlarından hem de Baltık ülkelerinin limanlarından, özellikle Letonya üzerinden yapılıyor. Estonya Rus tahılının kendi topraklarından transit geçişini yasaklarken, üç Baltık ülkesi Rus tahılının Avrupa Birliği üzerinden transit taşınmasının yasaklanmasını önerdi. Hazar Denizi üzerinden sevkiyatlar da artarken, İran temmuz-ekim döneminde 1,716 milyon tonla Rus tahılının en büyük alıcısı oldu.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi
Görsel kaynağı: G4Media · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), çiftçilerin bir bölümünü geniş çaplı protestolara yönlendirmeye yönelik girişimler bulunduğunu ve bu girişimlerin “manipülasyon” niteliği taşıdığını açıkladı. Bakanlık, açıklamasında özellikle koyun yetiştiricilerine yönelik protesto çağrılarına işaret etti. Ancak kamuya açık bilgilerde, koyun yetiştiricilerinin yeni bir protesto düzenleyeceğine ilişkin duyuru tespit edilmedi. MAI, protesto çağrılarının kim tarafından yapıldığını, olası gösterinin ne zaman ve nerede düzenleneceğini açıklamadı. Bakanlığa göre çiftçilerin başlıca talepleri çözüme kavuşturuldu. Hükümetin temel hedefleri arasında ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması yer alıyor. Açıklamada, koyun ve keçiler için satın alma süreci devam eden aşıların ilk dozlarının Romanya’ya ulaştığı ve aşılama işleminin mümkün olan en kısa sürede başlayacağı belirtildi. MAI, çiftçileri bilgileri resmi kaynaklardan takip etmeye ve protesto çağrısı içeren mesajları sorumlu biçimde değerlendirmeye çağırdı. Bakanlık ayrıca 15 Eylül 2026’daki bir gösteride 50’den fazla kişinin şiddete teşvik ve şiddet olayları nedeniyle gözaltına alındığını hatırlattı; ifade özgürlüğü ve toplantı hakkına saygı duyduğunu, ancak güvenliğin öncelik olması gerektiğini bildirdi.

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası ile Viyana Tarım Borsası, 22-23 Ekim'de Viyana'da düzenlenen görüşmelerde emtia ticaretini genişletme, tarım ürünleri ticaretini güçlendirme ve yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatlarını ele aldı. Görüşmeler, Türkmenistan'ın Avusturya Büyükelçiliği tarafından aktarıldı. Türkmen heyetine Devlet Emtia ve Hammadde Borsası Başkanı Batyr Volsahatov başkanlık etti. Heyet, Viyana Tarım Borsası Başkanı Ernst Haas ve borsanın sekreteri Karl Schneider'in yanı sıra Avusturya Federal Ekonomi Odası'ndan Dražen Maloča ile görüştü. Taraflar, iki ülke arasındaki kurumsal ve ticari işbirliğini güçlendirmeyi, borsa temelli emtia ticaretini teşvik etmeyi ve tarım ürünleri ticaretini genişletmeyi değerlendirdi. Türkmenistan'ın devlet emtia borsası, tarım ürünleri dahil çeşitli malların iç ve uluslararası ticaretini kolaylaştırıyor; Türkmen üreticileri yabancı alıcılarla buluşturarak ihracat faaliyetlerini destekliyor. Avusturya ise Avrupa ticari ağlarına ve tarım ticareti uzmanlığına erişim sağlıyor. Borsalar arasındaki daha yakın temasın tarım ürünlerinde ticari bağlantıları ve pazar erişimini güçlendirebileceği, emtia ticaretindeki işbirliğini genişletebileceği belirtildi.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı

Güney Afrika’da tarım kuruluşları, Maliye Bakanı Enoch Godongwana’nın 2026 Orta Vadeli Bütçe Politikası Bildirisi kapsamında açıkladığı geçici akaryakıt vergisi indirimini, tarımsal yayım görevlilerine ek finansmanı ve altyapı yatırımlarını memnuniyetle karşıladı. 21 Ekim’de Parlamento’ya sunulan bütçe paketinde, artan üretim maliyetleri ve iklim riskleri karşısında etkili uygulama ile kamu harcamalarında hesap verebilirliğin belirleyici olacağı vurgulandı. Bütçe, Güney Afrika’nın 2026 ekonomik büyüme beklentisini küresel belirsizlik nedeniyle %1,6’dan %1,2’ye indiriyor. Orta Doğu’daki çatışmanın petrol arzı, enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin yanı sıra El Niño’nun üretici maliyetleri ve çıktıları üzerindeki olası etkileri de görünümü zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. 2026/27 tarımsal üretim sezonunda olası kuraklığın ürünleri, hayvancılığı ve otlakları tehdit edebileceği belirtildi. Tarım için en hızlı etkiler yaratması beklenen önlem akaryakıt vergisi indirimi oldu. Genel vergi 4 Kasım-1 Aralık 2026 arasında motorinde litre başına 3 R, benzinde 1,50 R azaltılacak. İndirim 1 Aralık’tan 5 Ocak 2027’ye kadar motorinde litre başına 1,50 R, benzinde 1 R seviyesinde sürdürülecek. Üretim sezonunun başlamasıyla traktörler, diğer makineler ve tarımsal ürün taşımacılığı için yakıt ihtiyacının arttığı dönemde alınan kararın, çiftlikten tüketiciye uzanan zincirde maliyet baskısını hafifletmesi bekleniyor. Agbiz CEO’su Theo Boshoff, Güney Afrika tarım ürünlerinin yaklaşık %80’inin karayoluyla taşındığını belirterek indirimin üreticiler, işleyiciler, dağıtıcılar ve perakendeciler üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Ancak TLU SA, desteğin geçici olduğuna ve yıllardır kötüleşen altyapı, verimsiz lojistik ile yükselen işletme maliyetlerini telafi edemeyeceğine dikkat çekti. Ticari çiftçilerin çoğunlukla fiyat alıcısı olduğunu belirten kuruluş, artan yakıt ve taşıma maliyetlerinin tamamının tüketicilere aktarılamadığını bildirdi. Hükümetin ihtiyat rezervi, El Niño gibi risklere yanıt vermek üzere 10 milyar R’ye çıkarıldı; ancak bu tutar yalnızca tarıma ayrılmış değil. Etkilenen çiftçilere sağlanacak desteğin risklerin nasıl değerlendirileceğine ve mevcut kaynakların nasıl tahsis edileceğine bağlı olacağı belirtildi. AgriSA altyapı rehabilitasyonu ile şap hastalığı aşısı alımlarını olumlu karşılarken, kuraklığın daha düşük verim, daha yüksek yem ve sulama maliyetleri ile hayvancılıkta otlak ve su azalmasına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da Queensland ile kuzey Yeni Güney Galler’deki önemli üretim bölgelerine yoğun yağış düşmesinin ardından sığır fiyatları ekim ayının son haftasında yükseldi. Meat and Livestock Australia’nın (MLA) Doğu Genç Sığır Göstergesi (EYCI), yeniden stoklama yapan alıcılarla yetiştiricilerin rekabeti sonucu kilogram başına 1.000 Avustralya sentini aştı. MLA, genç sığırlara talebin güçlü olduğunu ve işleme amaçlı inek göstergesinin de rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Roma’da salı günü Winton bölgesinden bazı sütten kesilmiş erkek buzağılar kilogram başına 7 Avustralya dolarına, hayvan başına ise 1.900 Avustralya dolarının üzerine satıldı. Dubbo’daki satışta yeniden stoklama amaçlı genç sığırlara talep, fiyatları geçen haftaya göre kilogram başına 80 Avustralya sentine kadar artırdı; genç erkekler 7,40, genç dişiler 6,50 Avustralya dolarına kadar çıktı. Bu satışlar, sürülerini yenilemek isteyen alıcılar arasındaki rekabetin güçlü olduğunu gösterdi. MLA’nın ulusal işleme amaçlı inek göstergesi ilk kez kilogram başına 4 Avustralya dolarını aşarken, ağır erkek sığır göstergesi 4,77 Avustralya dolarıyla yeni rekor kırdı. Global AgriTrends analisti Simon Quilty, ağır erkek sığır arzının sınırlı olması nedeniyle işleyicilerin yem işletmeleriyle hayvan temini için rekabet ettiğini söyledi. Quilty, Avustralya sığır sektörünün sürü yenilemenin başlangıcında olduğunu belirterek ağır erkek sığır fiyatlarının gelecek yıl yaklaşık %20 artıp kilogram başına yaklaşık 5,70 Avustralya dolarına çıkacağını öngördü. Roma’nın batısında 160 milimetreden fazla yağış alan üretici Scott Loughnan ise yağışın ot ve sonraki ekim için nem sağladığını, ancak kışlık ürünler açısından iyi olmadığını ifade etti.

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz

Meksika Ulusal Hayvancılık Örgütleri Konfederasyonu (CNOG) ile Meksika Et Üreticileri Birliği (AMEG), Ekonomi Bakanlığından 2027'de ticaret anlaşması bulunmayan ülkelerden sığır eti için sıfır tarifeli kontenjan açılmayacağını şimdiden duyurmasını istedi. İki kuruluş, bu ülkeler için genel tarifenin korunması ve alınacak olağanüstü önlemlerin Tarım Bakanlığıyla hazırlanacak arz-talep dengesi analizine dayandırılması çağrısında bulundu. CNOG ve AMEG ayrıca Hayvan, Tarım, Kırsal Kalkınma, Balıkçılık ve Gıda Sağlığı Ulusal Hizmetinin (Senasica) Brezilya eti için şartları güçlendirmesini ve 2026 kontenjanının ülkelere göre kullanımını açıklamasını talep etti. Açıklamaya göre ocak-ağustos 2026 döneminde Meksika'nın sığır eti ihracatı, 2025'in aynı dönemine göre %22,6 artarak 214.570 tona çıktı. İthalat ise %10,9 düşerek 154.444 ton oldu; dış ticaret dengesi hacimde 60.126 ton, değerde 661,8 milyon dolar fazla verdi. Kuruluşlar, mart-ağustos döneminde Brezilya'dan 56.447 ton et geldiğini ve bunun 70.000 tonluk kontenjanın %80,6'sına karşılık geldiğini belirtti. Kilogramı 6,26 dolar olan kemiksiz Brezilya etinin ulusal üretimle doğrudan rekabet ettiğini savunan örgütler, Mayıs 2025'ten bu yana daha önce ihraç edilen yaklaşık 1,7 milyon baş hayvanın ülkede kaldığını bildirdi. Bu durumun ayda yaklaşık 35.000 ton ek karkas eti oluşturduğunu ifade ettiler. CNOG ve AMEG'ye göre sınırın kısmi açılması arz fazlasını gidermeye yetmedi. Douglas ve Santa Teresa geçişlerinden 24 Ağustos-16 Ekim arasında 39.600 baş hayvan geçti; 28 Eylül'den itibaren haftalık ortalama yaklaşık 7.150 başta kaldı. Örgütler, fazlanın en az 2027'nin ilk yarısında sürmesini bekliyor. Sıfır tarifeli ithalatın tüketiciye yarar sağladığına dair kanıt bulunmadığını savunan kuruluşlar, eylülde sığır eti fiyatının yıllık %2,92 artmasına karşın genel enflasyonun %3,45 olduğunu belirtti. Aynı açıklamada, üretici fiyatlarındaki düşüşün 750 bin hayvancılık ailesi tarafından karşılandığı ileri sürüldü.

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Doluluğu Ticareti Sınırladı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Doluluğu Ticareti Sınırladı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’da soya piyasası 23 Cuma günü fiyat artışıyla haftayı kapattı, ancak limanlardaki yoğunluk ve üreticilerin yeni sezon ekimine odaklanması işlem hacmini sınırladı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, alım tekliflerinin azaldığını ve bazı emtia ticareti şirketlerinin yıllık sevkiyat programlarını tamamlamaya yaklaştığını belirtti. Limanların oldukça yoğun olduğu ortamda ihracat primleri seansta önemli bir değişiklik göstermedi. Haftalık işlem hacmi önceki günlere göre iyileşse de üç hafta önceki düzeyin oldukça altında kaldı. Fiziksel piyasada Passo Fundo’da soya fiyatı 146,00 realden 148,00 reale, Santa Rosa’da 147,00 realden 149,00 reale yükseldi. Paranaguá’da fiyat 152,00 realden 153,00 reale, Rio Grande’de ise 153,00 realden 155,00 reale çıktı. Cascavel’de de artış görülürken Rondonópolis, Dourados ve Rio Verde’de fiyatlar değişmedi. Chicago Ticaret Borsası’nda soya kontratları da yükseldi. ABD’de hasadın ilerlemesi arz baskısı yaratmasına rağmen fon alımları, özellikle Çin’den gelen talep ve petrol fiyatlarındaki artış piyasayı destekledi. ABD’nin 2026/27 sezonuna ilişkin net soya satışları 15 Ekim’de sona eren haftada 2.841.200 ton olurken, Çin 2.178.600 tonla en büyük alıcı oldu. Ortabatı’ndaki elverişli hava koşulları hasadı hızlandırırken bazı üreticiler soya çalışmalarını tamamlayıp mısıra yöneldi. Kasım 2026 teslimatlı kontrat 12,56½ dolar/bushel seviyesine yükselirken, Aralık 2026 teslimatlı soya küspesi 346,10 dolar/tonda geriledi.

Buğday Fiyatlarında Sert Düşüş, Rosario Piyasasında Kayıp %8'e Ulaştı
Görsel kaynağı: Clarín · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatlarında Sert Düşüş, Rosario Piyasasında Kayıp %8'e Ulaştı

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Uluslararası ve yerel buğday piyasalarında hafta boyunca sert düşüşler yaşandı. Clarín Rural’ın aktardığına göre Chicago piyasasında buğday, cuma ile perşembe arasındaki dönemde kaynak metinde %537 olarak verilen kayıpla ton başına 22963 ABD dolarına geriledi; aralık kontratındaki kayıp 13 ABD doları oldu. Uluslararası fiyat üç buçuk ayın en düşük seviyesine inerken, Rosario spot piyasasında ton fiyatı dört işlem gününde 354.600 pesodan 326.600 pesoya düştü ve gerileme %8 olarak kaydedildi. Gestor Max tahıl analisti Luciana Bilbao, uluslararası düşüşü Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmada gevşeme beklentisinin Karadeniz’den tahıl ticaretini kolaylaştırabileceği düşüncesine, ihracatçı ülkelerdeki üretim beklentilerine ve güney yarım küredeki hasatların başlamasına bağladı. ABD’nin ihracat talebinin fiyatları desteklemekte yetersiz kaldığını belirten Bilbao, yatırım fonlarının teknik satışları ve pozisyon tasfiyelerinin de düşüşü derinleştirdiğini söyledi. Arjantin’deki yerel düşüşün daha sert olmasını ise analist Mariela Brandolin, piyasa aktörlerinin iyi bir hasadın girişini önceden fiyatlamasıyla açıkladı. Özel tahminler, Arjantin’in buğday üretiminin 234-238 milyon ton arasında gerçekleşebileceğine ve bunun ülke tarihinin ikinci büyük hasadı olabileceğine işaret ediyor. Ancak Buenos Aires ile La Pampa’daki düşük sıcaklık, kapalı hava ve çiselemelerin gelişimi sınırladığı; koşullar düzelmezse verim potansiyelinin zarar görebileceği bildiriliyor. Brandolin, sanayi ve ihracatçıların ton başına ödeme kapasitesini 220 ABD doları, Rosario gösterge fiyatını 217 ABD doları olarak verdi. Mevsimsel baskının sürdüğü koşullarda farklı analiz modelleri fiyatların 200-207 ABD dolarına gerileyebileceğini öngörüyor. Brezilya’nın daha fazla ve kaliteli buğdaya ihtiyaç duyması destekleyici bir unsur olabilir; ancak Brandolin mevcut göstergeler arasındaki dengenin hâlâ düşüş yönünde olduğunu belirtti.