ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

160 haber · Sayfa 3

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, artan yakıt maliyetlerinin etkilediği çiftçiler, balıkçılar ve karayolu taşımacıları için yeni bir destek paketi onayladı. Paket kapsamında tarım sektörüne 60 milyon euro, balıkçılara ise 10 milyon euro ayrılması ve bu kaynakların yakıt alımındaki ek giderlerin bir bölümünü karşılaması öngörülüyor. Karayolu taşımacıları, müşteriyle yazılı anlaşma bulunmasa bile yakıt fiyatlarındaki artışı gerekçe göstererek mal taşıma ücretlerini artırabilecek. Araçlara ilişkin leasing ödemeleri de en fazla yedi ay süreyle askıya alınabilecek. Ayrıca mart-ağustos 2026 arasında ödenen ek yakıt maliyetlerinin %70’i için, şubat ayındaki ortalama fiyatlar karşılaştırılarak vergi kolaylığı sağlanması planlanıyor. Karayolu taşımacılığına vergi kolaylıkları ve doğrudan destek kapsamında yaklaşık 126 milyon euro ayrılacak. Karar, İtalya’nın bazı bölgelerinde, özellikle güneyde, taşımacılar ve balıkçıların artan işletme maliyetlerine karşı protesto ve barikat eylemlerini sürdürdüğü dönemde alındı. Hükümet, diyaloğu seçerek protestolarını askıya alan grupları takdir etti ve çalışmaya devam etmek isteyenlere yönelik şiddet ile tehditleri kınadı.

Kıbrıs’ta Tarım Yollarının Kaydı İçin Yeni Süreç Açıklandı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Tarım Yollarının Kaydı İçin Yeni Süreç Açıklandı

Kıbrıs İçişleri Bakanı Konstantinos İoannu, Kıbrıs Topluluklar Birliği üyeleri olan köy başkanlarına tarım yollarının kaydı için oluşturulan yeni süreci anlattı. Görüşmede ayrıca yakın zamanda açıklanan iki konut planının temel hükümleri paylaşıldı. Bakanlık, tarım yollarına ilişkin başvuruların daha hızlı ilerlemesi için ilgili kurumlar arasında takvimlendirilmiş ve daha koordineli bir çerçeve oluşturulduğunu bildirdi. Yeni süreçte köy meclislerinin başvuruları önce bölge yönetimleri tarafından incelenecek. Ardından ölçüm çalışmaları özel haritacılara verilecek ve yolun kayda geçirilme yöntemi belirlenecek. Bu aşamada etkilenen maliklerin onaylarının alınması, kamulaştırma veya iki yöntemin birlikte uygulanması seçenekleri bulunuyor. İoannu, bugüne kadar 500 bekleyen dosyanın sonuçlandırıldığını ve 112 yolun kaydının yapıldığını, yeni başvurularla birlikte çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Düzenlemenin, kırsal ve dağlık bölgelerde uzun süredir devam eden sorunlara çözüm sağlaması hedefleniyor. Toplantıda tanıtılan konut planlarından biri, gelir ve diğer kriterlere göre hak sahiplerine arsa tahsis edilmesini öngörüyor. Diğer plan ise mevcut konut alanlarında aynı aileden kişilerin konut ihtiyacını karşılamak üzere ek bir ev yapılmasına imkân veriyor. Bakanlık, bu uygulamaların kırsal kesimde genç ailelerin yerleşmesini ve köylerin nüfus ile kalkınma görünümünün güçlenmesini amaçladığını belirtti. Köy meclislerinden ayrıca yeni program dönemindeki finansman fırsatları için ihtiyaçlarını belirlemeleri ve uygulanabilir projeler hazırlamaları istendi.

Putin’in Görüşme Onayı Sonrası MATIF’te Buğday %3,82 Geriledi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Putin’in Görüşme Onayı Sonrası MATIF’te Buğday %3,82 Geriledi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 10 Kasım’dan sonra ABD ve Ukrayna ile savaşı sona erdirmeye yönelik üçlü görüşmeleri yeniden başlatmaya prensipte onay verdiğinin açıklanmasının ardından buğday vadeli işlemlerinde sert düşüş görüldü. Aralık 2026 vadeli gıda buğdayı, 21 Ekim’de Paris merkezli MATIF’teki kapanış seansında %3,82 gerileyerek ton başına 232,75 avroya indi. Düşüşün büyük bölümü, Putin’in ABD temsilcisi Steve Witkoff ile Petrograd’da yaptığı yaklaşık üç saatlik görüşmenin sonuçları öğrenildikten sonra gerçekleşti; kaynak bu bağlantıyı olasılık olarak aktarıyor. Onayı Putin’in danışmanı Yuri Uşakov duyurdu. Yılın başında yapılan üç görüşme turu, esir değişimleri dışında önemli sonuçlar vermemiş ve çarşamba günü hızlı bir ilerleme işareti görülmemişti. Bu nedenle buğdaydaki hareketin stoklardaki değişimden çok, 10 Kasım’dan sonra başlaması beklenen görüşmelere ilişkin beklentilerden kaynaklandığı değerlendiriliyor. FAO bünyesindeki AMIS’in ekim ayı piyasa izleme raporuna göre, dünya buğday ticaretinin 2026/27 sezonunda lojistik sorunlar, özellikle Karadeniz ihracatındaki aksamalar nedeniyle %7 küçülmesi bekleniyor. AMIS, Rusya’nın ihracat tahminini 2 milyon ton, Ukrayna’nınkini 1,5 milyon ton azaltırken iki ülkenin stok tahminlerini aynı miktarlarda yükseltti. Mısır’ın devlet alıcısı Future of Egypt, aylar süren düşük faaliyetin ardından doğrudan anlaşmalarla yaklaşık beş gemi yükü buğday aldı. Alımların menşei henüz doğrulanmadı; Fransız ve Romen buğdayının öne çıkması bekleniyor. Rusya ve Ukrayna, 2026’nın ilk yarısında Mısır’ın buğday ithalatının %82’den fazlasını karşıladı ancak Karadeniz limanları ve gemilerine yönelik saldırılar bazı teslimatları geciktirdi veya iptal ettirdi. Aralık vadeli buğday haftalık bazda %6,62 düşerken yıllık bazda hâlâ %23,64 daha yüksek kaldı. Kasım vadeli mısır da %1,27 gerileyerek ton başına 291 avroya indi.

Irak, Mısır Silajı İhracatına Onay Verdi
Görsel kaynağı: Shafaq News · Özgün haber

Irak, Mısır Silajı İhracatına Onay Verdi

Irak, yerel üretim fermente hayvan yemi olan bir mısır silajı sevkiyatının ihracatına onay verdi. Tarım Bakanlığı, adımın ülkenin petrol dışı gelirlerini çeşitlendirmeye yardımcı olacağını açıkladı. Bakanlığa göre onay, çiftçileri yurt içi üretimi artırmaya, hayvan yemi sektörünü geliştirmeye ve ihracat fırsatlarını genişletmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. İhracatın döviz geliri sağlayabileceği, yerel tarıma yatırımın ise kendine yeterliliği, pazarlanabilir üretim fazlasını ve tarım-hayvancılık entegrasyonunu destekleyebileceği belirtildi. Üretim ve kapasite izlenecek; sevkiyatın hacmi, değeri ve varış yeri açıklanmadı.

Athienou’da Süt ve Peynircilik Okulu Kurulması Onaylandı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Athienou’da Süt ve Peynircilik Okulu Kurulması Onaylandı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kıbrıs’ta Bakanlar Kurulu, Athienou’da Süt ve Peynircilik Okulu kurulması ve faaliyete geçirilmesi önerisini onayladı. Karar, bölgenin süt hayvancılığı, süt ürünleri ve peynircilikteki uzun geçmişini eğitim yoluyla değerlendirmeyi ve mesleki eğitimi üretimin ihtiyaçlarıyla daha yakından ilişkilendirmeyi amaçlıyor. Eğitim Bakanı, Spor ve Gençlik Bakanı Athena Michaelidou, girişimin Athienou’yu destekleyeceğini ve Kıbrıs’ın üretim geleneğinin korunmasına katkı sağlayacağını belirtti. Okul, Kamu Yüksek Mesleki Eğitim ve Öğretim Okulu ve Mesleki Eğitim ve Öğretim Enstitüsü (MİEEK) bünyesinde faaliyet gösterecek. Kurumda, daha önce sertifikalandırılmış iki yıllık “Süt ve Peynircilik” eğitim programı sunulacak. Bakanlığa göre karar, yerel toplumun uzun süredir devam eden talebine karşılık geliyor ve teknik ve mesleki eğitim ile öğretimin geliştirilmesine yönelik hükümet politikasının parçasını oluşturuyor. Michaelidou, okulun gençlere ve yeni mesleki beceriler kazanmak isteyen kişilere eğitim, uzmanlaşma ve mesleki gelişim imkânı sağlamasının hedeflendiğini söyledi. Programın, üretimin gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim seçenekleri oluşturarak istihdam ve mesleki ilerleme fırsatlarını artırması bekleniyor. Bakan ayrıca eğitim fırsatlarının büyük kentlerin dışına taşınmasının ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesinin amaçlandığını ifade etti.

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler

Avustralya ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret anlaşması, mart ayında Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanmasına rağmen henüz yürürlüğe girmedi. Anlaşmanın uygulanabilmesi için Avustralya parlamentosu ile Avrupa’daki parlamento süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Avustralya sığır eti sektörü grupları, anlaşmanın Avustralya parlamentosunda reddedilmesi çağrısı yaparken, diğer siyasi ve sektörel gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Cattle Australia Üst Yöneticisi Will Evans, anlaşmayı serbest ticaretten çok “tek yönlü” bir düzenleme olarak nitelendiriyor. Sektörün temel itirazı, Avustralya için öngörülen 30.000 tonluk sığır eti kotasının gelecek on yıl içinde aşamalı biçimde uygulanması. Evans, Avustralya’nın son 12 ayda haftada yaklaşık 30.000 ton sığır eti ihraç ettiğini belirterek, on yıl sonunda elde edilen kotanın yaklaşık bir haftalık üretime denk geleceğini söylüyor. BeefEx konferansında da sektörün müzakerelerin dışında bırakıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Anlaşmanın Avustralya Senatosu’ndan geçmesi için hükümetin Koalisyon veya Yeşiller’in desteğini alması gerekiyor. Ulusal Parti anlaşmayı “gelmiş geçmiş en kötü anlaşma” olarak tanımlıyor; partinin itirazları arasında sığır eti kotasının yetersizliği ve Avrupa’nın Avustralyalı çiftçilere daha fazla çevre mevzuatı getirebilme ihtimali bulunuyor. Liberal Parti’nin mevcut resmi tutumu da anlaşmayı desteklememek yönünde. Bununla birlikte bazı Liberal üyelerin özel olarak anlaşmaya destek vermek istediği, eski Başbakan Malcolm Turnbull ile eski bakan Mathias Cormann’ın ise anlaşmanın kabul edilmesi için daha açık kampanya yürüttüğü aktarılıyor. Avrupa’daki çiftçi lobileri de anlaşmaya karşı çıkıyor ancak gerekçeleri Avustralya’daki sektör gruplarından farklı. Bu gruplar kotayı yetersiz buluyor ve Avustralya’nın Avrupa Birliği’nden daha düşük üretim standartlarına sahip olduğunu öne sürüyor. İrlanda Çiftçiler Birliği, 2023’te 23.000 tonluk sığır eti teklifinin reddedildiğini, revize taslakta ise Avrupa Komisyonu’nun 30.000 ton sığır eti ve 20.000 ton koyun eti önerebileceğinin konuşulduğunu belirtiyor. Bu miktarlar nihai anlaşma olarak sunulmuyor. Avustralya İş Konseyi, deniz ürünleri sektörü ve AUSVEG anlaşmayı destekleyerek Koalisyon’a onay verme çağrısı yapıyor. AUSVEG, anlaşmanın kabulünü Avustralyalı sebze üreticilerinin ağır işletme koşulları nedeniyle önemli görüyor. Kuruma göre, Orta Doğu çatışmasının etkileri ve üretim maliyetlerindeki artışlar başlamadan önce bile sebze üreticilerinin beşte dördü, uygun bir çıkış stratejisi bulmaları halinde sektörden ayrılacağını bildiriyordu.

Maliye Bakanlığı ile Meclis, Harcama Öncelikleri ve Vergi Reformunu Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Maliye Bakanlığı ile Meclis, Harcama Öncelikleri ve Vergi Reformunu Görüştü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berniyye, Halk Meclisi’ndeki bütçe, mali kanunlar, ekonomi ve tarım komitelerini temsil eden üyelerle ekonomi ve maliye politikaları ile devlet bütçesini görüştü. Maliye Bakanlığında düzenlenen toplantıya Maliye Bakan Yardımcısı Muhammed Eba Zeyd ile Vergi İdaresi Genel Müdürü Nasır el-Abdullah da katıldı. Berniyye, bakanlıklar ile Meclis arasındaki iş birliğinin mevcut dönemde önemli olduğunu belirtti. Görüşmede Maliye Bakanlığının maliye politikasını ve vergi sistemini geliştirme, yerel finansman sektörünü düzenleme ve ekonomik faaliyeti teşvik etme planları ele alındı. Yeni mali ve hukuki düzenlemeler ile hazırlanan yasalar hakkında bilgi verilirken, yeni vergi sistemi ve 17 programdan oluşan yoksullukla mücadele planı da gündeme geldi. Bütçe açığının ve destek mekanizmalarının nasıl ele alınacağı, eğitim, sağlık ve yatırımın yanı sıra tarım ve sanayi sektörlerinin finansmanı da değerlendirildi. Berniyye, 2027 devlet bütçesinin Meclis’e sunulup onaylanması için son aşamalarda olduğunu söyledi. Bütçenin reform önceliklerini, yaşam standardının iyileştirilmesini, stratejik projelerin finansmanını ve ekonomik kalkınmayı desteklemesi gerektiğini ifade etti. Meclis üyeleri ise bütçe kalemleri ile mali kavramların açık biçimde hazırlanmasının kamu harcamalarında şeffaflığı ve mali bilgilere erişimi güçlendireceğini belirtti. Toplantının sonunda gelişmeleri izlemek ve güncel konuları görüşmek üzere aylık toplantılar yapılması kararlaştırıldı.

Irak Bakanlar Kurulundan Tarımsal Ürün İthalatına 2026 Sonuna kadar İzin
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Bakanlar Kurulundan Tarımsal Ürün İthalatına 2026 Sonuna kadar İzin

Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi’nin başkanlık ettiği Bakanlar Kurulunun salı akşamı düzenlenen 24. olağan toplantısında, Tarım Bakanlığına tüm tarımsal ürünlerin ithalatını 31 Aralık 2026’ya kadar açma yetkisi verildi. Kararın, ülkede gıda güvenliğini sağlamak amacıyla alındığı bildirildi. Toplantıda ayrıca Irak’a ithal edilen güneş enerjisi sistemlerinden alınan gümrük vergileri sıfırlandı. Düzenlemenin özel sektörü desteklemesi ve vatandaşları elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kullanımına yönlendirmesi hedefleniyor. Elektrik Bakanlığına bağlı Kuzey Bölgesi Elektrik İletim Genel Şirketinin 600 ila 1000 megavat kapasiteli enerji tedarik sözleşmesi imzalaması da onaylandı. Sağlık alanında ise sınır kapılarında bekleyen Sağlık Bakanlığına ait ilaç, tıbbi malzeme ve aşı sevkiyatlarının çıkarılmasına izin verildi. Bu sevkiyatların gümrük ücretleri, bakanlığın resmî taahhüdü karşılığında ertelenecek; ürünler depolama ücretleri ile para cezalarından muaf tutulacak. Karar yayımlandığı tarihten itibaren uygulanacak ve bir sonraki federal genel bütçe kanununun kabul edilmesiyle sona erecek. Bakanlar Kurulu, sağlık ve tıp meslekleri mensuplarının kademelendirilmesine ilişkin 2000 tarihli kanunda dördüncü değişiklik tasarısını ve Irak ile Katar arasındaki deniz taşımacılığı anlaşmasının onaylanmasına ilişkin kanun tasarısını Meclise gönderdi. Basra’daki petrol tesisleri için su kullanımına ve Şattü’l-Arab üzerindeki kesici bent projesinin ikinci aşamasına yönelik kararlar da toplantı gündeminde yer aldı.

Brezilya Pamuğu Küresel Ticarette Liderliğini Yeni Zorluklarla Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Pamuğu Küresel Ticarette Liderliğini Yeni Zorluklarla Sürdürüyor

Brezilya, dünya pamuk ticaretindeki payını on yıldan kısa sürede %7'den %34'e çıkararak küresel ihracatta lider konuma geldi. 2025/26 sezonunda ülkenin pamuk ihracatı 3,374 milyon tona, ihracat geliri ise 5,295 milyar ABD dolarına ulaştı. Brezilya Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea), 2026/27 sezonunda sevkiyatların yaklaşık 3,4 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu liderlik, uluslararası rekabet ve doğal pamuğun sentetik malzemeler karşısında alan kaybetmesi gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Görüşmelerde, ABD'nin pazar payındaki kaybı ticaret anlaşmaları ve tekstil sanayisine teşviklerle telafi etmeye çalıştığı aktarıldı. Pamuğun dünya elyaf tüketimindeki payı son yirmi yılda %37'den %21'e geriledi. Anea, pazarın yeniden kazanılması için araştırma, inovasyon ve teşvik politikalarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor. Anea, 14-15 Ekim'de İstanbul, Türkiye'de düzenlenen ICA Trade Event 2026'yı olumlu değerlendirdi. Bir sonraki ICA toplantısı 2027'de São Paulo'da yapılacak ve Brezilya ilk kez etkinliğe ev sahipliği yapacak. Anea Başkanı Dawid Wajs ayrıca Cide Têxtil'in onaylanması ve pamuğun kullanım alanlarını genişletecek araştırmalar için çağrıda bulundu.

Suriye’de 2026-2027 Sezonu İçin 50 Bin Ton Buğday Tohumu Planı
Görsel kaynağı: Al-Thawra Al-Souria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de 2026-2027 Sezonu İçin 50 Bin Ton Buğday Tohumu Planı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Genel Tohumluk Üretim Kurumu, 2026-2027 sezonunda 50 bin ton buğday ve 1.800 ton arpa tohumu üretmeyi planlıyor. Tarım Bakanlığının hububat üretiminde yeterliliği artırma çalışmaları kapsamında açıklanan plan, çevresel streslere dayanıklı 19 çeşide dayanıyor. Kurumun üretim yöneticisi Muhammed Yaser Abras, yıllık buğday tohumu ihtiyacının 340 bin 409 ton, arpa tohumu ihtiyacının ise 4 bin ton olduğunu belirtti. Abras ayrıca 2026-2027 sezonunda Hububat Genel Kurumuna teslim edilen buğday miktarının 2,7 milyon tona ulaştığını açıkladı. Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Genel Kurumu, Uluslararası Kurak Alanlarda Tarımsal Araştırma Merkezi (İkarada) ve Arap Kurak ve Kurak Alanlar Araştırmaları Merkezi (Aksad) ile birlikte Suriye’nin çevre koşullarına uyumlu, hastalıklara ve ısı stresine dayanıklı çeşitler geliştiriyor. Tohumluk kurumu, bu çalışmalar kapsamında 12’si makarnalık, 7’si ekmeklik buğdaydan oluşan 19 onaylı çeşidi çoğaltıyor. Altyapı çalışmalarında bazı şubelere yeni elekler sağlanırken depoların bir bölümünde bakım yapıldı. Kurum, eleme merkezlerinin kapasitesini saatte yaklaşık 30 tona çıkarmayı hedefliyor; ancak eski merkezler ile geçmiş yıllardaki hasarlar nedeniyle hizmet dışı kalan tesis ve depo bölümleri üretimin önündeki başlıca sorunlar arasında gösteriliyor.

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri

Tayland hükümeti, 2569/70 üretim yılı çeltik fiyatlarını istikrara kavuşturmak ve üretim yapısını dönüştürmek amacıyla beş projeden oluşan 58.912,64 milyon bahtlık çerçeveyi Bakanlar Kurulunun değerlendirmesine sundu. Paketin 49.275 milyon bahtı kredi, 9.637,64 milyon bahtı ise karşılıksız tazminat ödemelerinden oluşuyor. Önerinin, ekim-kasım döneminde yüksek miktarda ürünün aynı anda piyasaya çıkmasının fiyatlar üzerindeki baskısını azaltması hedefleniyor. Paketteki en büyük kalem, çiftçilerin uygun fiyat dönemini bekleyebilmesi için çeltik satışını erteleme kredisi projesi. Bu proje için 40.928,39 milyon baht ayrılması ve 3 milyon ton çeltiğin kapsamda tutulması planlanıyor. Ton başına kredi tutarı yasemin pirincinde 13.000, bölge dışı yasemin pirincinde 11.500, beyaz pirinçte 6.500, Pathum Thani pirincinde 8.500 ve yapışkan pirinçte 9.500 baht olarak belirlendi. Depolama ve ürün kalitesini koruma giderleri de proje koşullarına göre desteklenecek. Üretici kurumlarının çeltik toplaması ve işleyerek katma değer yaratması için 15.656,25 milyon bahtlık ayrı bir kredi projesi önerildi. Kooperatifler ve üretici grupları aracılığıyla 1,5 milyon ton çeltiğin toplanması hedeflenirken, yıllık faizin %1’ini üretici kurumları, %3,50’sini hükümet karşılayacak. Ayrıca pirinç ticareti yapan işletmelerin stok tutması için 564 milyon bahtlık faiz tazmini ve 4 milyon tonluk hedef öngörülüyor. Çeltik emme projesi için 1.680 milyon baht ve 3 milyon tonluk hedef belirlendi; piyasa fiyatının üzerinde alım desteği proje koşullarına bağlandı. Yüksek kaliteli pirinç projesi kapsamında da 266 üretici grubuna grup başına 300.000 baht verilmesi planlandı. Maliye Bakanlığı satış erteleme projesinin tazminat bütçesini düşürdü, ancak yeni tutar açıklanmadı. Çeltik emme projesi ise finansman kaynağı onaylanmadan uygulanamayacak.

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de 2027 Çevre Bütçesi İçin Denetim Uyarısı

Şili’nin 2027 Bütçe Yasa Tasarısı, Çevre Bakanlığı bütçesinde %0,3 artış öngörürken kaynakları çevresel izin süreçleriyle bağlantılı hizmetlerde yoğunlaştırıyor. Tasarıya göre Çevresel Değerlendirme Servisi (SEA) bütçesi %4, Biyoçeşitlilik ve Korunan Alanlar Servisi (SBAP) bütçesi %20,7 artacak; Çevre Denetleme Üst Kurumu bütçesi ise %1,8 azalacak. O’Higgins Üniversitesi ECA3 Direktörü Giovanna Amaya Peña, proje onaylarının ardından denetim güçlendirilmeden izin süreçlerinin hızlandırılmasının risk taşıdığını belirtiyor. Amaya’ya göre Çevresel Değerlendirme Kararı’nın alınması devletin görevini sona erdirmiyor, izleme ve uygunluk denetimi aşamasını başlatıyor. Uzman, değerlendirme ve denetimin birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Amaya, çevresel izinlerin hızlandırılmasının mümkün ve gerekli olduğunu, ancak çevresel gerekliliklerin gevşetilmemesi gerektiğini savunuyor. İyileştirme alanları arasında kamu kurumlarının görüş sürelerini, bölgeler hakkındaki çevre bilgilerinin erişilebilirliğini ve kurumlar arası koordinasyonu sayıyor. Yurttaş katılımının yatırımların önünde engel olarak görülmemesi gerektiğini belirten Amaya, topluluklar dinlenmediğini hissettiğinde çatışmaların proje onayından sonra da ortaya çıkabildiğini ifade ediyor. SBAP bütçesindeki artışı uzun süredir ihtiyaç duyulan bir kurumsallaşma olarak değerlendiren Amaya, biyoçeşitliliğin korunmasının park ve rezervleri yönetmekle sınırlı olmadığını söylüyor. O’Higgins Bölgesi’ndeki sulak alanların koruma programlarında ödeneklerde azalma veya değişiklikler kaydedildiğini belirten uzman, bölgesel varlığın ve teknik kapasitenin önemine dikkat çekiyor. Daha yüksek SEA kaynağının tarım, tarımsal sanayi, madencilik ve enerji projelerinin değerlendirmesini hızlandırabileceğini söyleyen Amaya, sürdürülebilir ısıtma bütçesindeki azalmanın hava kalitesi sorunu yaşayan bölgelerde kirlilik azaltma planlarını ve hanelerin dönüşüm olanaklarını etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı

İspanya’daki Küçük Çiftçiler ve Hayvan Yetiştiricileri Birliği (UPA), hükümetin tarımsal motorin ve gübre tüketimine yönelik vergi düzenlemeleri uygulama taahhüdünü hatırlattı. Kuruluş, artan girdi maliyetleri ve kârlılık krizi yaşayan tarım işletmelerini rahatlatmak için düzenlemenin hayata geçirilmesini istedi. UPA, diğer tarım örgütleriyle 22 Eylül’de Tarım Bakanlığı yönetimiyle yaptığı görüşmede, son aylarda ağırlaşan üretim maliyetleri krizine çözüm önerilerini sundu. Birliğin önerisi, tarımsal motorinde %35, gübrelerde ise %15 vergi indiriminin, objektif tahmin ya da modül sistemiyle vergilendirilenlerin önceki net getirisine uygulanmasını öngörüyor. Kaynağa göre bu sistem, İspanyol çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin çoğunluğu tarafından kullanılıyor. Tarım Bakanı Luis Planas, toplantının sonunda tedbiri inceleyip bir sonraki mali yılda uygulama taahhüdünü kamuoyuna açıkladı. UPA, kendi hesaplamalarına dayanarak düzenlemenin İspanya tarım sektörü için 600 milyon avronun üzerinde vergi tasarrufu sağlayabileceğini belirtti. Birlik ayrıca düzenlemenin seçimlerden önce Bakanlar Kurulu’nda onaylanabileceğini ifade etti; ancak kaynakta böyle bir onayın gerçekleştiği belirtilmiyor.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Hristos Senekis, hükümet politikasının birincil sektörün güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerin canlandırılması üzerine kurulduğunu söyledi. Senekis, açıklamaları Mutulla’da düzenlenen 2. Kolotziou Festivali’nde yaptı. Üreticilerin yatırım yapabilmesi, işletmelerini modernleştirmesi ve değişen dönem koşullarına uyum sağlaması hedefleniyor. Bakan, bu doğrultudaki başlıca araçlardan birinin 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) Stratejik Planı olduğunu belirtti. Planın toplam bütçesi 454 milyon avro. Son çağrıda Büyük Yatırım Planı için talep edilen toplam hibe 200 milyon avroya ulaşırken, genç çiftçilerin ilk yerleşimine yönelik müdahalede talep edilen tutar 9,7 milyon avro oldu. Finansmana erişimin yatırımların uygulanmasında önemli bir engel oluşturabildiğini belirten Senekis, ticari bankalarla iş birliği içinde birincil sektör için bir Finansman Aracı oluşturulduğunu açıkladı. Daha uygun kredi koşulları ve basitleştirilmiş süreçlerle tarımsal işletmelerin yatırım planlarını üretime dönüştürmesinin amaçlandığını söyledi. Ayrıca 2026 içinde gübre, tarımsal girdiler ve tarım yakıtı maliyetlerine yönelik toplam 2,5 milyon avroluk müdahaleler yapıldı; 13 Ekim’de de 2025 kuraklığından etkilenen üreticiler için 4,6 milyon avroluk acil destek onaylandı.

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

Almanya Şekerli İçeceklere Vergi Getiriyor

Almanya hükümeti, daha sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek amacıyla şekerli içeceklere vergi getirecek. Uygulamanın 1 Temmuz 2027’de başlaması planlanıyor. 100 mililitresinde en az 5 gram şeker bulunan içecekler için vergi 26 sent olacak; şeker miktarı en az 8 grama çıktığında oran 32 sente yükselecek. Yılda 1 milyon litreden az şekerli içecek üreten üreticiler vergiden muaf tutulacak. Ancak bu istisna, fiilen devlet yardımı sayılabileceği için Avrupa Komisyonunun onayına bağlı olacak. Düzenlemenin tam olarak yürürlüğe girdiğinde 900 milyon avro gelir sağlaması bekleniyor.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan Ukrayna tahılının ülkeleri üzerinden transit taşınmasına izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahılın ülkesinde tüketilmemesi ve başka ülkelere gönderilmek üzere yalnızca transit geçmesi halinde bu talebe itiraz etmeyeceğini açıkladı. Magyar, Zelenskiy ile görüşmesinde özellikle mısırın mühürlü demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının yararlı olacağının ifade edildiğini söyledi. Macar başbakana göre transit düzenlemesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı saldırısının ardından önerilen modele göre kurulabilir. Ancak uygulamanın ne zaman başlayacağına ilişkin bilgi verilmedi. Ukrayna'nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyordu; kaynak, Rus saldırılarının Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tarım ürünü çıkışını neredeyse durdurduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Avrupa Birliği'nin bu yılki mısır hasadını 50,1 milyon ton olarak öngörüyor. Bu tahmin, önceki üç yılın ortalamasından yaklaşık %20 düşük ve son yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Rekor sıcaklık ve kuraklık özellikle Fransa ile Macaristan'daki mısır üreticilerini etkiledi.

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı

Paraguay Kalkınma Finansmanı Ajansı (AFD), 2026’da ülkenin kanatlı sektörüne toplam 24,93 milyon ABD doları kredi onayladı. Kurum, bu tutarın faaliyetlerinin başlangıcından bu yana sektör için kaydedilen en yüksek finansman düzeyi olduğunu bildirdi. Onaylanan krediler, sektöre tarihsel olarak kullandırılan 51,35 milyon ABD dolarının %48,5’ine karşılık geliyor. Aracı finans kuruluşları üzerinden yönlendirilen kaynaklar, kanatlı değer zincirindeki yatırımları destekledi. Finansman; genetik materyal ve yumurtacı damızlık alımının yanı sıra ileri teknoloji kullanılan kümeslerin inşası ve modernizasyonunda kullanıldı. Projelere, üretim kaynaklarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla enerji verimliliği çözümleri de dahil edildi. Kanatlı sektörü, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler olmak üzere farklı ölçeklerdeki üreticileri üretim zincirine dahil ediyor. Uzun vadeli kredilere erişim yoluyla Central, Caaguazú, Paraguarí, Itapúa, Cordillera, Alto Paraná, Boquerón, Presidente Hayes ve Asunción’da 2.600’den fazla işin desteklendiği tahmin ediliyor. AFD Başkanı Stella Guillén, uzun vadeli finansmanın yatırımları somutlaştırdığını ve üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Kaynakta sektörün gelişimi, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Filipinler gibi pazarların açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Kalkınma kredisi ile özel yatırımların birleşiminin ise kanatlı sanayisini ekonomik ve ihracat dinamizminin motoru olarak güçlendirdiği belirtiliyor.

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı

Lincoln Üniversitesi Bitki Biyogüvenliği Profesörü Philip Hulme, istilacı türler ile bunların Yeni Zelanda’nın biyoçeşitliliği, tarımı ve ekonomisi üzerindeki tehditleri üzerine çalışmaları nedeniyle 2026 Rutherford Madalyası’na layık görüldü. Madalya, 15 Ekim’de Dunedin Belediye Sarayı’nda düzenlenen törende takdim edildi. Hulme’nin araştırmaları, zararlıların, yabancı otların ve hastalıkların Yeni Zelanda’nın doğal ve üretim alanlarında nasıl yerleşip yayıldığını inceliyor. Çalışmalar, ekosistemleri, tarımı ve ormancılığı koruma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken küresel ticaret, taşımacılık, turizm ve bahçeciliğin biyolojik istilalar üzerindeki etkilerine de odaklanıyor. Hulme, istilacı yabancı türler ve bunların kontrolü konulu Birleşmiş Milletler raporunda koordinasyon sorumlu yazarı olarak görev yaptı. 2023’te yayımlanan rapor 143 üye devlet tarafından onaylandı. Hulme ayrıca çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığı arasındaki bağlantıları ele alan Tek Biyogüvenlik yaklaşımını savunuyor ve Lincoln Üniversitesi’ndeki COBRAS merkezinin direktörlüğünü yürütüyor.

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu
Görsel kaynağı: Hamshahri Online · Özgün haber

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu

İran’da su ve tarım uzmanı Muhammed Alaei, üretim artışının ülkenin su ve toprak kapasitesiyle uyumlu planlanması gerektiğini belirtti. Alaei’ye göre yalnızca daha fazla ürün elde etmeye odaklanmak, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabileceği için sürdürülebilir gıda güvenliği sağlamayabilir. Tarımda su verimliliğinin artırılması ve ürün kayıplarının azaltılması, kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturmadan gıda arzına katkı sağlayabilir. Alaei, İran Tarım Cihadı Bakanlığı’nın Ekim 1401 tarihli resmî açıklamasına dayanarak İran tarımında bir metreküp suyla yaklaşık 900 gram ürün üretildiğini söyledi. Bu değer, metreküp başına yaklaşık 2,5 kilogramlık dünya ortalamasıyla karşılaştırıldığında daha düşük kalıyor. Ancak haberde, karşılaştırmanın ürün türü ve verimlilik hesaplama yöntemine bağlı olduğu özellikle belirtildi. Meşhed ovasında su verimliliği yaklaşık 1.700 gram olarak verilirken, bunun 3,4 kilograma çıkarılması hâlinde aynı miktarda ürünün yarı suyla üretilebileceği ifade edildi. Bu olasılığın ürün türü, iklim koşulları ve üretim yöntemlerine bağlı olduğu kaydedildi. Haberde gıda israfının da su kaynaklarıyla bağlantılı olduğu aktarıldı. Razavi Horasan’da israfa dönüşen ürünlerle ilişkili su miktarının yıllık yaklaşık 80 milyon metreküpe ulaştığı, bu hesabın bölgesel veriler ve hesaplamalara dayandığı belirtildi. Miktarın tamamının doğrudan geri kazanılabileceği anlamına gelmese de kayıpların azaltılmasının su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ifade edildi. İran’da su yönetimi, ürün deseninin ıslahı ve gıda güvenliği için yasalar ile politika belgeleri bulunsa da Alaei, asıl ihtiyacın bu hükümlerin planlama ve uygulamaya dönüştürülmesi olduğunu söyledi. Gıda güvenliği değerlendirmelerinde üretim miktarının yanı sıra üretimde kullanılan su, gıda zincirindeki israf ve ürün deseninin kaynak kapasitesiyle uyumu da dikkate alınmalı.

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu ile FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, Roma’da Moldova tarımına verilen destek, tarım ve iklim değişikliği projeleri ile sektöre yatırım çekilmesini görüştü. Görüşme, Osmochescu’nun 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımı kapsamında yapıldı. Görüşmede, FAO desteğiyle hazırlanan 2027–2030 Ulusal Tarımda Dayanıklılık Programı da ele alındı. Osmochescu, belge onaylandıktan sonra hedeflerin somut önlemlere ve finansman sağlayabilecek projelere dönüştürülmesi için teknik ve yatırım desteğinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Taraflar ayrıca iklim değişikliğinin yarattığı zorluklar karşısında öncelikli müdahale alanlarını ve Agro-Gıda Ortaklık Platformu ile FAO Yatırım Merkezi fırsatları üzerinden yatırım iş birliğinin genişletilmesini değerlendirdi.