ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 30

Avrupa Tarımının Dayanıklılığı Rekabet Baskısıyla Sınanıyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarımının Dayanıklılığı Rekabet Baskısıyla Sınanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bayer adına hazırlanan ve Oxford Economics analizini içeren bir çalışma, Avrupa Birliği (AB) ile Birleşik Krallık tarımının ABD, Brezilya, Çin ve Kanada gibi rakiplerin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Çalışma, üreticilerin iklim baskılarına ve verimlilik sorunlarına yanıt verebilmesi için yenilikçi çözümlere daha hızlı erişmesi gerektiğini bildirdi. 2011-2023 döneminde Avrupa'da bitkisel üretimin yıllık ortalama artışı %0,1 olurken, Birleşik Krallık'ta bu oran %0,0'da kaldı. Çalışma, artan girdi maliyetleri ve iklim risklerinin baskıyı artırdığını; orantılı ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçevenin inovasyonu hızlandırabileceğini savundu.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.

Suriye’de Zeytinyağı Fiyatında Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Zeytinyağı Fiyatında Düşüş Beklentisi

Suriye’de zeytin üretimindeki bolluğun, zeytinyağı tenekesi fiyatını geçen yıla kıyasla düşürmesi bekleniyor. Zeytin uzmanı Ahmed Umeyri, mevcut sezonun yüksek üretimi nedeniyle fiyatın belirgin biçimde gerileyebileceğini söyledi. Piyasada yüksek kaliteli zeytinyağının tenekesi yaklaşık 70 dolar seviyesinde bulunuyor; önümüzdeki dönemde büyük miktarda yağın piyasaya sürülmesi halinde düşüşün daha yüksek olacağı öngörülüyor. Umeyri, bu sezon zeytinyağı üreten tüm illerde yeni ihracat şirketlerinin faaliyete geçtiğini ve ürünün yurt dışına gönderilmesi için hazırlandığını belirtti. Suriye’nin devrimden önceki yıllarda zeytinyağı ihracatında ulaştığı en yüksek miktarın yaklaşık 50 bin ton olduğunu, o dönemde ülkede büyük bir ürün fazlası bulunduğunu aktardı. Uzman, Suriye zeytinyağının aromatik kokusu ve çekici rengi sayesinde dış talep gördüğünü ifade etti. Üretim maliyetlerinin azaltılması için güneş ve rüzgâr enerjisinin kullanılmasını, yakıtlardan ise kademeli olarak uzaklaşılmasını öneren Umeyri, mazot fiyatındaki son dönemdeki büyük artışın zeytinyağı ve diğer tarım ürünlerinin üretimini etkilediğini söyledi. Ayrıca yetkili kurumlara üretimi ve kaliteyi artırma, maliyetleri düşürme ve zeytin üretimini sürekli izleme çağrısı yaptı. Bu adımların ihracatı artırarak Arap ve dünya pazarlarında rekabet gücünü desteklemesi amaçlanıyor. Bin Umeyri’nin Al-Watan’a yaptığı açıklamaya göre, zeytinyağı ihracatında dünya sıralamasında İspanya ilk sırada yer alırken onu İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Tunus izliyor.

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) son gıda atığı raporuna göre dünya 2022’de 1,05 milyar ton gıdayı çöpe attı. Bu miktar, tüketicilere sunulan gıdanın %19’una karşılık geldi. İsrafın 631 milyon tonu, yani %60’ı, hanelerden kaynaklandı. UNEP verilerine göre hanelerde kişi başına yıllık ortalama 79 kilogram gıda israf ediliyor ve dünya genelinde her gün en az 1 milyar porsiyon yenilebilir gıda atılıyor. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu oluşturduğu belirtiliyor. Whole Foods’un 2027 trendleri arasında, atık azaltımını tekil adımlar yerine artıkların yeniden kullanıldığı döngüsel sistemlerle ele alma yaklaşımı yer alıyor. Satılmayan ekmeklerden makarna, bitkisel süt üretimi sonrası yulaf ve soya kalıntılarından un yapılması ve kahve meyvesinin de kullanıldığı kahve bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Mağazalarda ölçülü satış, ambalaj doldurma ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerde indirim uygulamalarının da arttığı aktarılıyor. Mutfakta israfı azaltmak için alışverişten önce buzdolabı ve kilerde bulunanların kontrol edilmesi, yeni ürünlerin eskilerin arkasına yerleştirilmesi ve uygun gıdaların zamanında dondurulması öneriliyor. “Son tüketim tarihi” güvenliği, “tavsiye edilen tüketim tarihi” ise kaliteyi ifade ediyor; bayat ekmek ve sebze artıkları da farklı yemeklerde değerlendirilebiliyor.

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Lazio'da Tarım İşletmelerine Çeşitlendirme Desteği

Lazio Bölgesi, faaliyetlerini çeşitlendirmek isteyen tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek için 10 milyon avroluk çağrı yayımladı. Csr 2023-2027 kapsamında onaylanan çağrı, geleneksel tarımsal üretimi tamamlayan faaliyetlerin oluşturulmasını, güçlendirilmesini ve niteliğinin artırılmasını finanse ediyor. Destek kapsamına tarımsal turizm, eğitim çiftlikleri, şarap turizmi ve zeytinyağı turizminin yanı sıra tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile kırsal turizme bağlı hizmetler giriyor. Kişi refahına yönelik girişimler ve bölgenin doğal, kültürel ve peyzaj kaynaklarını değerlendiren projeler de uygun faaliyetler arasında bulunuyor. Geri ödemesiz katkılar uygun harcamaların %50'sine kadar çıkıyor. Proje başına kamu finansmanı en fazla 300 bin avro, asgari katkı ise 10 bin avro olarak belirlendi. Tedbirle tarım işletmelerinin çok işlevliliğinin, yeni gelir fırsatlarının ve kırsal ekonominin desteklenmesi amaçlanıyor. Lazio Bölgesi Tarım Sorumlusu Giancarlo Righini, çok işlevlilik yatırımlarının işletme gelirlerini güçlendirebileceğini, yeni iş fırsatları yaratabileceğini, kaliteli turizmi teşvik edebileceğini ve kırsal alanlardaki nüfus kaybıyla mücadeleye katkı sağlayabileceğini belirtti. Başvuruların 5 Şubat 2027'ye kadar yapılması gerekiyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Tesisi İçin Finansman Açığı İnşaatı Geciktiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Tesisi İçin Finansman Açığı İnşaatı Geciktiriyor

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi’nin (ARC) önerdiği şap hastalığı aşısı üretim tesisinde inşaat henüz başlamadı. ARC, proje için ayrılmış 453,8 milyon Güney Afrika randının yeterli olmadığını ve çalışmalara başlanabilmesi için toplam finansmanın güvence altına alınması gerektiğini açıkladı. Tesisin güncel tahmini maliyeti yaklaşık 1,6 milyar rand olurken, mevcut kaynakla yaklaşık 1,15 milyar randlık finansman açığı bulunuyor. Güney Afrika Ulusal Hazinesi’nden tesis için yaklaşık 535,5 milyon rand alan ARC, 31 Mart 2026 itibarıyla 81,7 milyon rand harcandığını bildirdi. Kurum, bu harcamanın 15 yılı aşkın dönemde aşı geliştirme, teknik planlama, uzman hizmetleri ve mevzuata uyum için yapıldığını belirtti. Harcamalar ayrıca aşı etkinliği ve güvenliği testleri, üretim sürecinin yeniden tasarımı, eğitim, mühendislik ve mimarlık hizmetleri ile arazi ve altyapı çalışmalarını kapsadı. ARC, gecikmenin hazırlık çalışmalarının bulunmamasından ziyade yetersiz ve kesintili finansmandan kaynaklandığını savundu. Kuruma göre ilk tahsis 2011/12 mali yılında yapıldı, sonraki büyük tahsis ise 2019-2022 Orta Vadeli Harcama Çerçevesi döneminde geldi. Bu finansman aralığının inşaatı geciktirerek maliyetleri artırdığı, revize tasarım gereklilikleri, inşaat ve ekipman maliyetlerindeki yükseliş ile kur dalgalanmalarının da toplam maliyeti etkilediği belirtildi. ARC, tesisin entegre ve mevzuata uygun bir aşı üretim tesisi olarak çalışması gerektiği için aşamalı inşa edilemeyeceğini bildirdi. Kurum, hizmet sağlayıcıları ancak projenin tamamı için finansman kesinleştiğinde görevlendirebileceğini açıkladı. İnşaatın başlama, tesisin tamamlanma veya yerli üretilen aşıların çiftçilere ulaşma tarihleri verilmezken, ARC gecikmenin mevcut 1,6 milyar randlık tahmini maliyeti daha da yükseltebileceği uyarısında bulundu.

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya ile 16 AB üyesi ülke, Avrupa Birliği'nin 2028-2034 bütçesinde bölgelere ve tarıma ayrılan kaynakların daha fazla azaltılmasına karşı ortak tutum aldı. Rzeczpospolita'nın aktardığına göre, dönem bütçesine ilişkin son başkanlık teklifinde 141 milyar avroluk kesinti öngörülüyor. Agropolska'nın aktardığına göre Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç ise tarım ve bölgesel kalkınma fonlarının savunma ile inovasyona kaydırılmasını istiyor. Polonya, gelecekteki Ortak Tarım Politikası bütçesinin azaltılmasına alan olmadığını belirtiyor.

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi

İsveç'te günlük tüketim ürünleri perakendesinin satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %4,3 arttı. Svensk Dagligvaruhandel tarafından hazırlanan Dagligvaruindex verilerine göre artış, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının aynı dönemde %6,6 gerilemesine rağmen gerçekleşti. Fiyatlardaki düşüşün büyük ölçüde yarıya indirilen gıda vergisinden kaynaklandığı belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ağustos-Eylül döneminde de %0,8 azaldı. Satış kanallarında fiziksel mağazaların cirosu Eylül ayında %4,2, e-ticaret satışları ise %4,5 yükseldi. Dijital kanallar içinde eve teslimat %6,3 büyürken mağazadan teslim alma %2,1 arttı. İnternet satışları, ay toplamında günlük tüketim ürünleri perakendesinin cirosunun %4,6'sını oluşturdu. Takvim etkileri düzeltildiğinde Eylül ayındaki toplam satış artışı %4,0 olarak hesaplandı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam günlük tüketim ürünleri satışı da 2025'in aynı dönemine göre %4,0 arttı. Çeyrek bazında fiziksel mağaza satışları %3,8 yükselirken internet satışlarındaki artış %7,7'ye ulaştı. Eve teslimat %10,4, mağazadan teslim alma ise %4,3 büyüdü; satışların çoğu yine fiziksel mağazalarda gerçekleşti. Svensk Dagligvaruhandel Üst Yöneticisi Karin Brynell, gıda fiyatlarının bir yıl öncesine göre düşük kalmasına karşın enerji fiyatlarındaki yükselişin üretim, taşıma ve dağıtım maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Brynell ayrıca hava koşulları ve iklim kaynaklı olayların hasatları, hammadde arzını ve dünya piyasalarındaki fiyatları etkileyerek zamanla İsveç'teki mağaza ve hanelere yansıyabileceğini belirtti. Ekim ayındaki satışları kapsayan bir sonraki Dagligvaruindex'in 13 Kasım'da yayımlanacağı bildirildi.

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı

Batı Şeria'daki bazı Filistinli zeytin üreticileri, 27 Ekim'deki İsrail seçimi öncesinde yerleşimci şiddetinin artacağı endişesiyle hasada erken başladı. Burqa yakınlarında üretim yapan çiftçi Abdellatif Bazzari, tarlasının yarısını sezon başlamadan topladı. Bazzari, bir baskında yaralandığını, kuzeninin öldürüldüğünü ve kalan zeytinleri ordu koruması olmadan toplamaya dönmekten korktuğunu söyledi. Bazzari'nin anlatımına göre yaklaşık 15-20 yerleşimci, 7 Ekim'de ailesinin elle zeytin topladığı tarlaya baskın düzenleyerek aile üyelerini dövdü. Bazzari, kuzeni Ali'nin ordu müdahalesi sırasında vurularak öldüğünü ve ambulansın olay yerine ulaşmasının engellendiğini savundu. İsrail ordusu ise birliklerin, bir İsrailli sivilin taş atılması sonucu yaralandığı yönündeki ihbarın ardından gönderildiğini açıkladı; ordu, bir komutanın şüpheli nesne taşıdığı belirtilen bir kişiyi etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Bir aydan uzun süren zeytin hasadı, aile, arkadaş ve işçilerin katılımıyla çoğunlukla elle yapılıyor. Filistin Yönetimi Tarım Bakanlığı, resmi hasat başlangıcı olan 15 Ekim'den önce yerleşimcilerle zeytinler bağlantılı 300 olay kaydettiğini açıkladı. İsrailli insan hakları kuruluşu Yesh Din ise yerleşimcilerin zeytin çuvallarını aldığı veya Filistin topraklarından doğrudan hasat yaptığı 100 hırsızlık bildirdi. Yesh Din, olayların %25'inin İsrail ordusunun bulunduğu sırada gerçekleştiğini belirtti. Birleşmiş Milletler'e göre Filistinlilere yönelik dayak, vandalizm ve kundaklamayı içeren yerleşimci saldırıları yılın ilk yarısında günde ortalama altı olay seviyesindeydi. Zeytinler, Batı Şeria'nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılasının tahminen %15'ini oluşturuyor. Bazzari ayrıca baskın sırasında merdiven, tırmık ve zeytin toplamada kullanılan brandaların çalındığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kıbrıs’ta Küçükbaş Süt Üreticileri Litre Başına Zarar Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs’ın güneyindeki Rekabeti Koruma Komisyonu’nun (EPA) keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile ticaretine ilişkin araştırmasına göre, keçi ve koyun sütü üreticileri litre başına zarar ederken büyük peynir fabrikalarının net kâr marjı %14’e kadar ulaştı. Bulgular, Fileleftheros gazetesinin araştırmaya dayandırdığı haberle aktarıldı. Araştırma, Sığır Yetiştiricileri ve Peynir Üreticileri Arasında Menşe İsmi Korumalı (MİK) Hellim Üretimi Çerçeve Anlaşması’ndan hareketle 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsadı. Gazeteye göre çalışma, üreticiler ile büyük sanayiler arasındaki kâr farkını, ithal yem bağımlılığını ve MİK hellimin fiyat oluşumundaki rolünü ortaya koydu. 2023’te yaklaşık 2 bin 66 küçükbaş işletmesi 84,3 milyon litre süt üretti. Keçi ve koyun sütünün %20’si üretici grupları aracılığıyla pazarlanırken %80’i doğrudan peynir fabrikalarına satıldı; bu durumun üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığı belirtildi. İnek sütü sektöründe 275 işletme 300 milyon litre üretim gerçekleştirdi. Kayıtlı 108 peynir fabrikasından 7’si hellim ihracatının %80’inden fazlasını yaparken 5 büyük üretici pazarın %74,6’sını kontrol etti. Taze inek sütü fiyatlarının Avrupa Birliği ortalamasından kilogram başına 0,1358 euro yüksek olduğu, habere göre bunun yüksek nakliye maliyetleri ve %90’a varan ithal yem bağımlılığıyla ilişkili olduğu kaydedildi.

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı

Nestle India, gıda enflasyonu ve yükselen emtia fiyatlarını zorluk olarak gösterdiği ikinci çeyrekte net kârının %36 arttığını açıkladı. Şirket, Maggi hazır erişte ve Nescafe kahve talebinin sonuçları desteklediğini bildirdi. Net kâr 10,27 milyar rupiye, gelir ise %20 artışla 67,88 milyar rupiye yükseldi. Hindistan’daki tüketim vergisi indirimleri ve seçici fiyat artışları, tüketim ürünleri üreticilerinin satış büyümesine katkı sağlarken ambalaj, yenilebilir yağlar ve tarımsal emtialardaki maliyet baskısı sürüyor. Nestle India, bu ortamı yönetmek için yeni ve geliştirilmiş ürünlere, marka yatırımlarına ve maliyet yönetimine odaklandığını açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Manish Tiwary, özellikle gıda enflasyonunun bir gerçek olduğunu söyledi. Hindistan’da perakende enflasyonu eylülde %5,54’e yükseldi. Eylül çeyreğinde satış hacmi çift haneli büyüyen şirket, gelişmeyi Maggi’nin kırsal erişiminin artması, hızlı ticaret platformlarındaki büyüme ve KitKat ile Munch ürün lansımlarıyla ilişkilendirdi. Sonuçlar tahminlerle genel olarak uyumlu kalırken Nestle India hisseleri yaklaşık %9 geriledi. Ülkedeki gıda güvenliği denetimleri kapsamında paketli gıdalar için uyarı etiketleri öneriliyor ve işletmeler denetleniyor.

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi
Görsel kaynağı: Auðlindin · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi

İzlanda’da eylülde karaya çıkarılan toplam balık avı 102 bin ton oldu. İzlanda İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %23 daha düşük gerçekleşti. Düşüş pelajik avda daha belirgin oldu; yaklaşık 70 bin tonluk pelajik av yıllık bazda %30 geriledi. Demersal av yaklaşık 31 bin tonla %1 azalırken, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemindeki toplam av 997 bin tona indi ve önceki 12 aylık döneme göre %4 düştü.

Araştırmacılar Marul Yapraklarında Et Proteini Üretti
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Araştırmacılar Marul Yapraklarında Et Proteini Üretti

İmperial College London’dan Alex Groff ve Peter Julian Nixon’ın liderliğindeki araştırma ekibi, miyoglobini yüksek bitkilerin kloroplastlarında üretmeyi sağlayan bir moleküler taşıma sistemi geliştirdi. Çalışmada marul ve tütün dokularına, ilgili geni taşıyan küçük altın parçacıklarıyla müdahale edildi. Araştırmacılar ayrıca genetik programa sahip olmayan bitkileri ayıklamak için antibiyotik direnci sağlayan bir seçim mekanizması kullandı. Elde edilen protein üç ayrı yöntemle doğrulandı. Önce bitkisel proteinler ayrıştırılarak 17 kilodaltonluk bir bant belirlendi; ardından özgül antikorlarla proteinin kimliği kontrol edildi ve son aşamada kütle spektrometresi molekülün kütlesini doğruladı. Kaynağa göre bitkiler, metabolizmaları üzerindeki ek yüke rağmen stres göstermedi; yapraklardaki klorofil sentezi ise arttı. Çalışmanın önündeki temel sorun, ete kırmızı renk ve karakteristik tat veren hem grubunun yeterli düzeyde üretilememesi. Deneylerde miyoglobin moleküllerinin yalnızca %35’i doğru tepki verirken, %65’i tam işlevsellik göstermedi. Ayrıca sığır kasındaki miyoglobin miktarının yeşil bitkilerde ulaşılan düzeyin yaklaşık 10 katı olduğu belirtildi. Araştırmacılar bu farkı azaltmak için bitkileri gerekli mikro elementlerle beslemeyi veya genomda ek değişiklikler yapmayı planlıyor. Kaynakta, yöntemin hayvansal ürünlere alternatif geliştirme ve hayvansal patojenlerin yayılma riskini azaltma potansiyeli taşıdığı aktarılıyor. Ancak bitkilerde yeterli hem üretiminin sağlanması ve et benzeri tat ile rengin elde edilmesi henüz çözülmesi gereken koşullar olarak öne çıkıyor.

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı

Karadağ Gıda Bankası, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ve 17 Ekim Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü dolayısıyla, ülkede yoksullukla mücadelenin somut önlemler ve sorumlu sosyal politikayla yürütülmesi gerektiğini bildirdi. Nüfusun beşte birinden fazlası yoksulluk riskiyle karşı karşıyayken birçok aile yeterli gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Gıda, tedarik zincirinin tamamında atılırken çocuklar, tek ebeveynli aileler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yıl başındaki ücret artışlarının geliri olmayanlara ne sunduğu sorusunu yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

Danimarkalı Makinacılar Ukrayna’da Kullanılmış Tarım Makineleri İçin İhracat Fırsatlarını Araştırıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarkalı Makinacılar Ukrayna’da Kullanılmış Tarım Makineleri İçin İhracat Fırsatlarını Araştırıyor

Henrik Bergholdt ve Kaj Pedersen, Dansk Maskinhandlerforening adına Kyiv’deki Agro Machinery fuarıyla bağlantılı bir ihracat gezisine katılarak Ukraynalı işletmelerle olası işbirliklerini görüştü. Danimarkalı temsilciler, iki Ukraynalı bağlantının işbirliğine büyük ilgi gösterdiğini aktardı. Ancak gezi sonunda makine ihracatına ilişkin imzalanmış bir sözleşme bulunmadı; temasların gelecekteki bir ortaklığın başlangıcı olabileceği belirtildi. Görüşmeler, savaşın günlük yaşam ve işletmeler üzerindeki etkisinin hissedildiği koşullarda yapıldı. Bergholdt’un aktarımına göre kaldıkları otel ve binanın camları, yakına düşen bir füze nedeniyle sarsıldı. Tek bir fuar gününde dört hava saldırısı alarmı verildi, akşam saatlerinde de alarmlar sürdü. Bergholdt, Ukraynalıların bu koşullara rağmen çalışmalarını sürdürdüğünü ve vazgeçmediğini söyledi. Füze düşüşünün gezi sırasında kendilerine yaklaşık 2 kilometre mesafede gerçekleştiğini aktardı. Girişim, kullanılmış tarım makineleri ile iş makinelerinin Ukrayna’ya ihracat olanaklarını araştırıyor. Amaç, tarım ve altyapının işletilmesine ve yeniden inşasına destek verebilecek ekipman tedarikini değerlendirmek. Gezi hazırlıklarına Danimarka’nın Kyiv Büyükelçiliği ile Danmarks Eksport- og Investeringsfond (EIFO) dahil oldu; finansman olanakları ve EIFO ile bir çalıştay da programda yer aldı. Bağlantılardan biri, görüşmeleri sürdürmek üzere Agromek’i ziyaret edecek. Bergholdt ve Pedersen dönüşte temasları değerlendirecek ve takip görüşmeleri yapacak.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Brüksel’deki Avrupa Birliği zirvesine girişinde, enerji krizi nedeniyle haneler ve işletmeler için ek Avrupa tedbirleri ve daha fazla esneklik çağrısı yaptı. Komisyonun ilave müdahaleleri incelemesine yönelik bir davetin zirve sonuçlarına eklenmesini isteyen Miçotakis, enerji görüşmelerinin mevcut toplantıda tamamlanmasını beklemediğini söyledi. Miçotakis, İrlanda başkanlığının yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve önerisinde uyum politikaları ile Ortak Tarım Politikası’nda kesintiyi kabul etmeyeceklerini belirtti. Yunanistan’ın 16 ülkeli uyum dostları grubunda yer aldığını hatırlatan başbakan, müzakerelerin aralık ayındaki Avrupa Konseyi toplantısında tamamlanmasını beklediğini ifade etti. Ayrıca destek gördüğünü söylediği göç krizleri mekanizmasının, olağanüstü durumlarda iltica başvurularının askıya alınmasına ve toplu geri dönüşlere izin vermesini öngördüğünü aktardı.

Fas’ın Su Politikası Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Sunuldu
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ın Su Politikası Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Sunuldu

Fas’ın su politikası, WFF-2026 olarak anılan Dünya Gıda Forumu kapsamında Roma’da düzenlenen üst düzey su diyaloğunda sunuldu. Fas Ekipman ve Su Bakanlığı Su Genel Müdürü Salaheddine Dahbi, su kaynaklarının yönetimini ulusal egemenlik ve su stresi karşısında dayanıklılık meselesi olarak tanımladı. Dahbi, politikanın herkese içme suyu sağlamayı ve ülke genelindeki sulama ihtiyaçlarının en az %80’ini karşılamayı hedeflediğini belirtti. Dahbi’nin aktardığına göre sulamalı tarım, Fas’taki su talebinin %80’inden fazlasını ve tarımsal ihracatın %75’inden fazlasını oluşturuyor. Buna karşılık ülkede kişi başına yıllık su mevcudiyeti 600 metreküpün altında bulunuyor; Fas ayrıca art arda yedi yıllık kuraklık döneminin ardından su kaynakları üzerindeki baskıyla karşı karşıya. Su yönetiminin amacı, üretim ve gıda temini için suya erişimin yanı sıra herkes için güvenli ve eşitlikçi erişimi güvence altına almak olarak ifade edildi. Fas’ın 2050 ufuklu Ulusal Su Planı projesi; barajlar, havzalar arası su transferleri, deniz suyunun arıtılması ve arıtılmış atık suyun yeniden kullanılması gibi kaynakların birlikte değerlendirilmesine dayanıyor. Yaklaşımda su muhasebesi, uzaktan algılama, su çekimlerinin ölçülmesi, kuraklık yönetimi ve yönetişime eşlik eden iklim finansmanı da yer alıyor. Dahbi, ülkenin özellikle Afrika ülkeleriyle Güney-Güney işbirliği çerçevesinde deneyim paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde
Görsel kaynağı: La Libre Belgique · Özgün haber
Veri haberi

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde

Avrupa Birliği (AB) liderleri, bir sonraki AB bütçesi için Brüksel’de müzakerelere başladı. Tarım, savunma, rekabetçilik ve göç gibi öncelikleri 2034’e kadar finanse etmesi planlanan bütçe üzerinde anlaşmaya varılması hedefleniyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görüşmelerin çok zor geçeceği uyarısında bulunurken yıl sonuna kadar uzlaşma sağlanmasının hâlâ mümkün olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 trilyon avroluk Komisyon teklifinde tarım ve Avrupa bölgelerine ayrılacak kaynak, Ukrayna ve savunma fonlarının büyüklüğü, yapay zekânın bütçedeki yeri ve Afrika’da göçmen merkezlerinin finanse edilip edilmeyeceği gibi başlıklar henüz karara bağlanmadı. AB üyesi birçok ülkenin lideri bu kararları Noel’den önce sonuçlandırmak istiyor. Müzakerelerde bir tarafta daha iddialı bir bütçe isteyen ülkeler bulunuyor. Fransa, Polonya, İtalya ve İspanya tarım ile sosyal ve bölgesel uyum için daha fazla kaynak talep ederken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez mevcut teklifin açıkça yetersiz olduğunu söyledi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da bütçenin kapsamının kritik olduğunu savundu. Diğer tarafta Almanya, İsveç ve Hollanda’nın öncülük ettiği, bütçede tasarruftan yana ülkeler yer alıyor. Bu ülkeler, ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı gerekçe göstererek Komisyon teklifinde büyük kesintiler yapılmasını istiyor. Hollanda, tarım veya uyum harcamalarında azaltım pahasına kaynakların AB’nin modernizasyonuna yönlendirilmesini savunuyor. AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda’nın başlangıç teklifine göre 140 milyar avroluk kesinti önerisi ise tarafların hiçbirini memnun etmedi. Fransa ayrıca dijital hizmetler, kripto varlıklar ve kumar üzerinden yeni Avrupa gelirleri oluşturulmasını öneriyor.

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya'da patates fiyatları eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Verileri Almanya Federal İstatistik Ofisi açıklarken, toplam tüketici fiyatlarındaki artış %3,3, gıda fiyatlarındaki artış ise %0,4 oldu. Patates fiyatlarındaki artış, 2026'daki düşük hasatla ilişkilendirildi. Hasadın gerilemesinde ekim alanının %11,1 küçülmesi ve kuraklık etkili olurken, kuraklık patateslerin daha küçük kalmasına yol açtı.

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi

İtalya’dan gelen domateslerde salmonella bulunduğu bildirilirken, Hırvatistan’daki Prehrambeno-Biyoteknoloji Fakültesi profesörü ve dekanı Verica Dragović Uzelac konuya ilişkin RTL’ye değerlendirmelerde bulundu. Uzelac, meyve ve sebzelerde salmonella vakalarının hayvansal kaynaklı gıdalara kıyasla daha seyrek olduğunu, ancak herhangi bir meyve veya sebzenin bakterinin bulaşmasına maruz kalabileceğini söyledi. Uzelac’a göre bulaşma, yetiştirme döneminde kirli su nedeniyle meydana gelebileceği gibi hasat sonrasında taşıma, işleme, yıkama veya depolama aşamalarında da gerçekleşebilir. Domateslerdeki son vakayı hem kontroldeki bir zayıflık hem de münferit bir olay olarak değerlendiren Uzelac, üretim ve hijyen uygulamalarıyla gıda güvenliği kontrol sistemlerinin önemine dikkat çekti. Önceden paketlenmiş ve yıkanmış salatalarla ilgili ABD’de çok sayıda salmonella zehirlenmesi vakası kaydedildiğini belirten Uzelac, bu ürünlerdeki yüksek nem oranının salmonella ve diğer mikroorganizmaların gelişmesi için uygun koşul oluşturabileceğini ifade etti. Yapraklı sebzelerde geniş yaprak yüzeyi ve toprağa yakın yetişme nedeniyle kontaminasyonun daha kolay olabileceğini söyleyen Uzelac, hangi meyve ve sebzelerin kesin olarak daha riskli olduğunu belirlemenin zor olduğunu kaydetti. Uzelac, yalnızca yıkamanın salmonellayı etkisizleştirmediğini, ancak toplam mikroorganizma miktarını azaltabileceğini belirtti. Bakterinin ısıl işlemle etkisizleştirilebileceğini söyleyen Uzelac, sirke veya karbonat gibi ev yöntemlerinin güvenilir koruma sağlamadığını aktardı. Bulaşmış gıdayla kullanılan bıçak ve kesme tahtalarının bakteriyi başka gıdalara taşıyabileceği uyarısında da bulundu.

Hindistan'ın Palm Yağı İthalatı Eylülde %4,5 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan'ın Palm Yağı İthalatı Eylülde %4,5 Arttı

Hindistan’ın palm yağı ithalatı, eylülde ağustosa göre %4,5 artarak 817.884 metrik tona yükseldi. Veriyi Hindistan Solvent Ekstraktörler Birliği (SEA) perşembe günü açıkladı. Aynı dönemde ülkenin soya yağı ithalatı %2,2 düşüşle 614.965 tona, ayçiçek yağı ithalatı ise %32 azalışla 108.837 tona geriledi. Bu değişimler sektör ticaret kuruluşu tarafından bildirildi.