ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 33

Karadeniz Tahıl Fiyatlarını Yönlendiriyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Tahıl Fiyatlarını Yönlendiriyor

Ukrayna ve Rusya'daki limanlara yönelik saldırılar, Karadeniz bölgesinden tahıl ihracatını yarıdan fazla azalttı. Karadeniz çevresindeki gelişmelerin etkisiyle dünya piyasasında risk primi yükselirken tahıl fiyatları da son hafta yeniden arttı. Rusya'nın Odesa çevresindeki limanlara yönelik saldırıları, temmuzdan bu yana gemi şirketlerinin yaklaşık %90'ının limanlara uğramaktan kaçınmasına yol açtı. Ukrayna tahıl ihracatının %90'ını karşılayan limanlar fiilen bloke olurken taşımacılık, kapasitesi sınırlı Tuna Nehri ve demiryolu güzergâhlarına kaydı. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, İsviçre merkezli Centre for Humanitarian Dialogue kuruluşunun arabuluculuğuyla denizde ateşkes konusunda yeni görüşmeler yapılmasını sağlamaya çalışıyor.

ABD Tarımında Borç 2026’da 605,1 Milyar Dolara Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Exame · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarımında Borç 2026’da 605,1 Milyar Dolara Ulaşabilir

ABD’de tarımsal borcun 2026’da 605,1 milyar dolara ulaşmasının beklendiği bildirildi. Mali durumun kötüleştiği bir dönemde yapılacak ara seçimler, çiftçilerin Donald Trump’a desteğini sınayabilir. Sektörde dizel maliyetinin %67 artması ve iflasların yükselmesi, tarım işletmelerini baskı altında bırakıyor. Bu mali kriz, Trump yönetimi ve Beyaz Saray için siyasi bir soruna dönüşme riski taşıyor.

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da pastörize deve sütü için ulusal standart onaylandı. ST RK 4050-2026, ürünün kalite ve güvenlik koşullarının yanı sıra etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama kurallarını belirliyor. Standart 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek. Düzenlemenin, üreticilerin iç ve dış pazarlar için ürün çeşitlerini genişletmesine yardımcı olması bekleniyor. İhracat için Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ülkeleri, Çin ve Orta Doğu değerlendiriliyor. Kazakistan’da deve sütü geleneksel olarak şubat ve kımıran üretiminde kullanılırken, günümüzde dondurma, konfitür ve kahve bazlı içeceklerde de değerlendiriliyor.

Güney Kıbrıs’ta Hellimde %50 Keçi-Koyun Sütü Hedefine Ulaşılması Zor
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kıbrıs’ta Hellimde %50 Keçi-Koyun Sütü Hedefine Ulaşılması Zor

Güney Kıbrıs’ın Menşe İsmi Korumalı (MİK) hellimde en az %50 keçi ve koyun sütü kullanımı hedefine, Temmuz 2029’da sona erecek geçiş dönemine kadar ulaşmasının zor olduğu bildirildi. Konu, Rum Meclisi Tarım Komitesi’nde ele alınırken, hellim üretiminde Avrupa kriterlerine uyum ile ihracat kapasitesinin korunması birlikte değerlendirildi. Tarım Genel Müdürü Andreas Grigoriu, keçi-koyun sütü üretiminin artırılması, denetimlerin iyileştirilmesi ve MİK hellim kriterlerinin uygulanması için 10 maddelik bir eylem çerçevesi açıkladı. Plan kapsamında uygulamayı koordine edecek ve izleyecek iki özel komite kurulması, mevzuat ile denetimlerin sıkılaştırılması ve kurallara uymayan işletmelere yönelik yaptırımların ağırlaştırılması öngörülüyor. Hazırlanan yasa tasarısının 24 Kasım 2025’te Meclise sunulduğu belirtildi. Eylem planında küçükbaş hayvancılığa acil ve yatırım destekleri verilmesi, her biri 800’den fazla hayvan kapasiteli 26 büyük ölçekli işletme kurulması ve ödemelerin yalnızca hayvan sayısına değil üretkenlik düzeyine göre düzenlenmesi yer alıyor. Keçi ve koyun sütlerinin işleme tesislerine teslimatının dijital sistemle kaydedilip doğrulanması da planlanıyor. MİK hellimde kullanılacak inek sütü miktarının 2024 seviyesinde tutulması, yıllık 234 bin ton ve aylık 19 bin 500 ton üst sınır uygulanması öngörülüyor. Ayrıca genetik iyileştirme programı ile süt tozu tespitine yönelik araştırma yapılması planlanıyor. Komite Başkanı Yannakis Gavriil ise küçükbaş hayvancılığa yönelik önceki destek açıklamalarına karşın somut adımların yetersiz kaldığını ve süt açığının nasıl kapatılacağının açıklanması gerektiğini söyledi.

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı

Meksika’da kişi başına gıda sepetinin değeri eylül ayında kırsal kesimde 1.940,96 peso, kentsel kesimde ise 2.590,61 peso oldu. Yıllık artış kırsal bölgelerde %4,9’a, kentlerde %5,5’e ulaştı. Her iki kesimdeki artış, aynı ayda %3,5 olarak gerçekleşen enflasyonun üzerinde kaldı. Gıda sepetinin bir yıllık parasal artışı kırsal kesimde yaklaşık 90,31 peso, kentsel kesimde 135,87 peso olarak hesaplandı. Instituto Nacional de Estadística y Geografía (Inegi) verilerine göre soğan, ev dışında tüketilen yiyecek ve içecekler ile domates, her iki bölgede de gıda sepetindeki yıllık yükselişe en fazla katkı yapan kalemler oldu. Kırsal kesimde soğan fiyatı %89,8 artarak yıllık değişime %35,7 katkı yaptı. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatı %5,8 yükseldi ve değişime %26,3 katkı sağladı. Domates fiyatındaki %26,7’lik artışın katkısı ise %16,1 oldu. Kentsel kesimde katkı sıralaması farklılaştı; ev dışı yiyecek ve içecekler %32,1, soğan %25,2, domates ise %10 katkı yaptı. Casa de Bolsa Valores Mexicanos’un (Valmex) başekonomisti Gerónimo Ugarte Bedwell, temel ihtiyaçların maliyeti yükseldiği için hanelerin satın alma gücünü koruyabilmesi adına gelirlerinin daha fazla artması gerektiğini belirtti. Ugarte Bedwell’e göre soğan ve domatesteki yükselişte hasat döngüleri, hava koşulları, kayıplar ve lojistik kesintilerin ticari arz üzerindeki etkileri rol oynadı. Ekonomist, ürün fiyatlarındaki benzer artışlara rağmen bölgesel katkıların tüketim alışkanlıkları, sepet ağırlıkları, piyasa yapısı ve yaşam maliyetleri nedeniyle farklılaştığını söyledi. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatında ise malzeme, ulaşım ve işletme giderlerinin birlikte etkili olduğunu; bazı tarım ürünlerinin ucuzlamasının hizmet fiyatlarını mutlaka düşürmeyebileceğini ifade etti. Gıda ve gıda dışı sepetin toplam değeri de her iki bölgede %4,4 arttı.

Çin'in Soya Fasulyesi İthalatı Eylülde Yıllık Bazda %7,7 Düştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Çin'in Soya Fasulyesi İthalatı Eylülde Yıllık Bazda %7,7 Düştü

Çin, dünyanın en büyük soya fasulyesi alıcısı olarak eylülde 11,88 milyon metrik ton ithalat yaptı. Çin Gümrük İdaresi verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %7,7, ağustosa göre ise %2,1 daha düşük gerçekleşti. Eylül ithalatı geçen yıl 12,87 milyon ton, ağustosta ise 12,14 milyon ton olmuştu. Ocak-eylül döneminde Çin'in toplam soya fasulyesi ithalatı 86,08 milyon tona ulaştı. Shanghai JC Intelligence analisti Rosa Wang, yıllık düşüşün esas olarak geçen yılki yüksek karşılaştırma tabanından kaynaklandığını belirtti. Çinli alıcılar, Pekin ile Washington arasındaki ticari gerilimler sırasında Güney Amerika soya fasulyesi alımlarını artırmıştı. Brezilya'nın eski mahsul soya satışlarının hızlanması, eylülde sevkiyata hazır ürün miktarını azalttı. ABD'de yeni sezon hasadının yeni başlaması ve sevkiyata uygun ürün miktarının henüz artmaması da tedarik akışını sınırladı. Çin, ABD'den 25 milyon ton soya fasulyesi alma taahhüdünde yarı yolu geçti. Ancak zayıf hayvan yemi talebi ve olumsuz kırma marjları nedeniyle alımların önümüzdeki aylarda azalması bekleniyor. Dördüncü çeyrekte aylık soya fasulyesi girişlerinin yaklaşık 9,5 milyon ton olması öngörülüyor.

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Ayçiçeği Tohumu İhracatı Arttı, Lojistik Maliyetleri Üretici Gelirini Sınırladı

Moldova, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 60,5 bin ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. İhracat hacmi 2025’in aynı dönemine göre %9,5 artarken, ihracat değeri 719,3 milyon Moldova leyine yükseldi ve yıllık artış %19,6 oldu. Ortalama ihracat fiyatı da 11,89 ley/kg’ye çıkarak geçen yılın aynı dönemindeki 10,89 ley/kg seviyesinin %9,2 üzerine çıktı. Buna karşın fiyat artışı tarım üreticilerinin gelirlerine aynı ölçüde yansımadı. Taşıma tarifeleri geçen yıla göre iki katına çıktı ve ihracat sözleşmelerinin çoğunda ürünün alıcıya kadar teslim edilmesi, fiyat farkının önemli bölümünün lojistik giderlerine gitmesine neden oldu. Bu nedenle çiftlik kapısındaki net fiyatın önceki sezona yakın kaldığı belirtildi. İhracatın yaklaşık %85’i Türkiye ve Romanya’ya yapıldı. Türkiye 27,6 bin tonla başlıca varış noktası olurken, Romanya’ya 23,8 bin ton gönderildi. Polonya ve Almanya’ya yapılan sevkiyatlarda ise gıda ve şekerleme sanayisine yönelik tohumların payı nedeniyle, yağ işleme amacıyla gönderilen ürünlere kıyasla daha yüksek fiyatlar görüldü. Karayolu taşımacılığı, 37,2 bin ton ve toplam ihracatın %61,5’iyle ana taşıma yöntemi oldu. Eylül ayında Giurgiulești Limanı üzerinden 22,6 bin ton sevk edildi. Ancak Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin yaklaşık 4 metreye düşmesi nehir taşımacılığını sınırladı; Karadeniz havzasındaki güvenlik riskleri ve düşük mavna bulunabilirliği de maliyetleri artırdı. Bazı tüccarların alım sözleşmeleri bulunmasına rağmen ürünlerin çiftçi depolarında kaldığı ve bu durumun yeni alımları yavaşlattığı aktarıldı.

Mısır’da Tavuk Fiyatları Geriledi, Yumurta Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları Geriledi, Yumurta Fiyatları Yükseldi

Mısır’da tavuk fiyatları, son dönemdeki belirgin artışların ardından çarşamba günü kademeli olarak geriledi. Beyaz tavuğun çiftlik fiyatı kilogram başına 75 Mısır lirasına inerken, önceki gün 80 lira olan fiyat tüketiciye 90 liradan yansıdı. Anaç tavukta da çiftlik fiyatı 75, tüketici fiyatı 90 lira olarak açıklandı. Saso tavuğun kilogram fiyatı çiftlikte 112 liradan 107 liraya düştü ve tüketici fiyatı 120 lira oldu. Köy tavuğunun çiftlik fiyatı 120, tüketici fiyatı 132 lirada sabit kaldı. Tavuk budu kilogram başına 70-90, kanat ise 70-80 lira aralığında verilirken, pane bazı dükkânlarda 190-220 lira arasında satıldı; haberde bu ürün için yaklaşık 20 liralık artış da bildirildi. Yumurta fiyatlarında ise kırmızı yumurta kolisi toptan 110, tüketiciye 130 liradan satıldı; tüketici fiyatının daha önce yaklaşık 90 lira olduğu belirtildi. Beyaz yumurta kolisi 105 lira toptan, yaklaşık 120 lira tüketici fiyatıyla verilirken köy yumurtasında bu fiyatlar 140 ve yaklaşık 150 lira oldu. Kümes Hayvanları Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, yerel piyasalarda tüketici fiyatlarının 135-150 lira arasında olduğunu ve mevcut düzeyin aşırı fiyatlandırma oluşturmadığını söyledi. El-Seyyid, okulların başlamasıyla sofralık yumurtaya talebin arttığını, üreticilerin ise sekiz aydan uzun süre zarar ettiğini belirtti.

Ugent Öğrencileri İki Bayer Award Kazandı
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Ugent Öğrencileri İki Bayer Award Kazandı

Gent Üniversitesi’nden iki öğrenci, yüksek lisans tezleriyle birer Bayer Award kazandı. Tuur Van Elst, azot bağlayan bakteriler üzerine çalışmasıyla, Jaron Bousard ise Uganda’daki mangoların genetik çeşitliliğini ve mango gen bankası olanaklarını inceleyen teziyle ödüle layık görüldü. Bayer ödülleri, Gent Üniversitesi’ndeki biyomühendislik mezuniyet töreninde verildi. Bayer, ödül programıyla sürdürülebilir tarım araştırmalarını teşvik etmeyi ve genç araştırmacıları öne çıkarmayı amaçladığını belirtiyor. Van Elst, baklagil bitkilerindeki bakteri-bitki ortak yaşamını ve biyolojik azot fiksasyonunu incelemek üzere, azot bağlayan bakterilerin işlevini koruyan hücre kültürleri geliştirdi. Soya, bezelye, fasulye ve yonca gibi bitkilerde bu bakteriler havadaki azotu bitkinin kullanabileceği besin maddelerine dönüştürüyor. Çalışma, dış azot kaynaklarına ve azotlu gübreye bağımlılığı azaltabilecek yeni gübreleme stratejileri için ilk adım olarak değerlendiriliyor. Bousard, Uganda’dan 319 mango örneğini Etiyopya materyali ve İspanya’daki uluslararası referans koleksiyonuyla karşılaştırdı; ayrıca Kuzey Uganda’daki çiftçilerle görüştü. Araştırma, yeni mango çeşitleri ve daha dayanıklı yetiştiricilik için önem taşıyabilecek genetik zenginliğe işaret etti. Çiftçiler yerel mangoların sınırlı ticari değeri, mevsimsel arz fazlası, pazara erişim güçlüğü ve işleme eksikliğini sorun olarak aktarırken Bousard, yerel çeşitlerin daha sistematik korunmasını önerdi.

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

İtalya Tarım Makineleri Pazarında Yaz Döneminde Sert Düşüş
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya Tarım Makineleri Pazarında Yaz Döneminde Sert Düşüş

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da tarım makineleri pazarı, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 2025’in aynı dönemine göre tüm ana makine gruplarında geriledi. Satışlar traktörlerde %13,8, biçerdöverlerde %37,5, transporterlerde %18,2, teleskopik yükleyicilerde %16,2 ve römorklarda %5,6 düştü. Veriler, FederUnacoma tarafından İtalya Ulaştırma Bakanlığı kayıtları temel alınarak hazırlandı. Ocak-Eylül 2026 toplamında traktör satışları 12.290 adette kaldı ve %3,3 geriledi. Transporter satışları 542 adetle %11,4, römork satışları ise 5.685 adetle %6,1 düştü. Buna karşılık biçerdöver tescilleri 235 adede çıkarak %12,4, teleskopik yükleyici tescilleri de 916 adede ulaşarak %9,3 arttı; kaynak, bu iki kategorinin sonucunun yaz aylarındaki yavaşlamadan etkilendiğini belirtti. FederUnacoma Başkanı Mariateresa Maschio, yavaşlamayı jeopolitik istikrarsızlık, yeniden yükselen enflasyon, üretim maliyetlerindeki artış ve ilkbahar sonu ile yaz döneminde etkili olan iklim krizi sonuçlarıyla ilişkilendirdi. Bu koşulların tarım işletmelerini zorladığı ve yeni teknoloji alımlarına yönelik isteği azalttığı belirtildi. Traktör satışlarındaki düşüşün ABD, Fransa, Almanya, Türkiye ve Brezilya gibi stratejik pazarlarda da görüldüğü aktarıldı. Maschio, yeni pazarlara erişim, makine alımlarına kamu desteği ile araştırma ve eğitim yatırımlarını içeren bir strateji önerdi. Ismea Yenilik Fonu ve Inail güvenlik çağrısı, İtalya’da makine parkının yenilenmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılmasını destekleyen araçlar arasında gösterildi. FederUnacoma ayrıca araştırma ile üretim arasındaki bağlantıyı güçlendirmek amacıyla Crea ile işbirliği anlaşması imzaladı.

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor

Bosna-Hersek’te çiftçiler, kuraklığın ardından gelen yağışın tarlalara girişi kolaylaştırdığını ancak yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla ithalat baskısının üretimi zorlaştırmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Üreticiler, son tarım sezonunun ağır geçtiğini, özellikle mısır, silajlık mısır ve kuru ot üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını aktarıyor. Bazı çiftliklerin kapanması, yerli üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği Başkanı Nedžad Bićo, artan girdi maliyetlerinin hayvan yemi ve diğer tarımsal ürünlerin fiyatlarını yükselttiğini söyledi. Sırp Cumhuriyeti Tarım Üreticileri Birlikleri Başkanı Stojan Marinković ise Semberiya’daki bazı mısır tarlalarında hasadın biçerdöverle çalışmayı ekonomik olmaktan çıkardığını ifade etti. Marinković’e göre yaklaşan sonbahar ekimi, petrol ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle önceki sezona kıyasla yaklaşık %20 daha pahalı olabilir. Üreticiler ayrıca ilkbahar ekimi döneminde vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt desteğinin henüz uygulanmadığını belirtiyor. Çiftçi temsilcileri, dışarıdan gelen daha ucuz ürünlerin yerli üretimi baskıladığını savunarak ithalatın azaltılmasını ve yerli üretimin korunmasını istiyor. Haberde, ülkede yıllık yaklaşık 500.000 ton gıdanın çöpe atıldığı, buna karşın ülkenin yeterli miktarda gıda üretemediği de aktarılıyor. Tarımdaki sorunların gençlerin sektörden veya ülkeden uzaklaşmasına yol açtığı belirtiliyor.

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var

İran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Tavukçuluk ve Bağlantılı Sanayiler Fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında sektörün finansman, yatırım ve tedarik zinciri yönetiminde dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtildi. İran Tarım Bakanlığındaki toplantıda konuşan Muvafık Kadiri, tercihli döviz kurunun kaldırılmasından kalan sorunlar ile bankacılık sisteminin yaklaşımından kaynaklanan likidite yetersizliğinin sektörü zorladığını söyledi. Kadiri, fuarın bu yılki programlarının finansman, yatırım ve iş geliştirme başlıkları etrafında şekillendiğini açıkladı. Fuara 50 yerli bilgi temelli şirketin katılacağı, yerli katılımcıların sayısında %75, yabancı katılımcıların sayısında ise %100 artış görüldüğü bildirildi. Bilgi temelli şirketlere destek amacıyla 1000 metrekarelik alanın ücretsiz tahsis edildiği belirtildi. Fuarda Çin, Almanya, İspanya, Hollanda, Hindistan, Danimarka, Rusya, Kazakistan, İtalya, Arjantin, Türkiye, Ukrayna, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Brezilya olmak üzere 16 ülkeden şirketlerin yer alacağı aktarıldı. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımı için çalışma yürütülecek; heyetler kapsamında 103 yabancı kişi ile ülke genelindeki yem fabrikalarının yöneticileri ve kanatlı yetiştiricileri bulunacak. Programda 10 uzmanlık paneli, tarım fakültelerindeki öğrenciler için ziyaret turları ve ikinci uzmanlık inovasyon etkinliği de yer alacak. Kadiri, geçen yıl 300’den fazla yenilikçi proje arasından 10 projenin seçildiğini ve bu sürecin bu yıl sürdürüleceğini söyledi. Bir ay önce başlatılan ulusal finansman kampanyasına 30’dan fazla bankanın aktif katıldığı, fuarda üreticilerin finansman sorunlarının ilgili kurumların temsilcileriyle ele alınacağı kaydedildi.

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Kansan Uutiset · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor

Kenya’nın Laikipia bölgesinde otlakları işgal eden Opuntia stricta kaktüsünün hayvan yemi, biyogaz ve gübreye dönüştürülmesi için bir proje yürütülüyor. Jomo Kenyatta Üniversitesi ile Florida Üniversitesi işbirliğindeki çalışma 2017’de başladı. Proje lideri Willis Owino’ya göre kaktüs, bölgedeki Maasai otlaklarının yaklaşık %70’ini kaplıyor; su kaynaklarına ve otlaklara erişimi engelleyerek hem hayvancılığı hem de yaban hayatını etkiliyor. Kaktüsün temizlenmesi yüksek iş gücü ve maliyet gerektirirken, daha önce uygulanan biyolojik mücadele de beklenen sonucu vermedi. Araştırmacılar bu nedenle istilacı türü ekonomik bir girdiye dönüştürmeye odaklandı. Owino, Opuntia stricta’dan hazırlanan yemle desteklenen deve beslemesinin süt üretimini iki katına çıkarabileceğini belirtiyor. Kaktüs bazlı yem peletleri de üç aylık bir denemede keçilerin ağırlık artışını önemli ölçüde yükseltti ve uzun kuraklık dönemlerinde hayvan kayıplarını azaltmaya yardımcı oldu. Proje kapsamında kaktüsle çalışan biyogaz reaktörleri 30 hanede kullanıma alındı. Reaktörlerden çıkan besin maddesi, ailelerin sebze bahçelerinde gübre olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılara göre yıl boyunca yem bulunması, göçerlerin hayvanlarını başka alanlara taşıma ihtiyacını azaltarak otlak anlaşmazlıklarını hafifletebilir. Ancak kaktüsün doğrudan tüketilmesi hayvanlar için risk taşıyor. Dikenler ve küçük kılçıklar ağız yaralarına ve sindirim sistemi hasarına yol açabiliyor; kaktüs dili olarak adlandırılan durum ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, toplulukların güvenle yetiştirebileceği dikensiz yem kaktüsü çeşitleri için fidanlıklar kurulmasını planlıyor.

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu

Belçika’da şeker pancarı hasadında verimler ortalamaların altında kaldı. Gembloux bölgesindeki çiftçi Thomas Feuillein, yaz boyunca etkili olan kuraklığın pancarların yeterli su alamamasına, hacim ve ağırlık kazanamamasına yol açtığını söyledi. Longchamps’taki pancar üreticileri sendikası başkanı Thierry Masson da bu yılki düşük verimi kuraklığa bağladı. Hasadın başında pancarlardaki şeker oranının iyi olduğu belirtildi. Rafineriye teslim için en az 17 şeker oranı gerekiyor ve daha yüksek oran, düşük ağırlığın yol açtığı kaybı kısmen telafi edebiliyor. Buna rağmen Masson, ekonomik kaybın %20’ye ulaştığını ifade etti. Mart-nisan döneminde yapılan erken ekim ise köklerin toprakta daha derine inerek su ve besin araması için daha fazla zaman bulmasını sağladı. Yağışların pancarların büyümesine katkı sunabileceği, ancak hasat döngüsünün sonuna gelindiği için ürünü kurtaramayacağı belirtildi. Thierry Masson’a göre geç yağış, bitkinin yeni yapraklar oluşturmasına ve mevcut şeker oranının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle hasadın önceki yıllara göre yaklaşık bir ay daha kısa sürmesi ve tarlalardaki çalışmaların aralık sonu ya da ocak başında tamamlanması bekleniyor. Raffinerie Tirlemontoise’den Kristof Vrancken, hasat süresindeki kısalmayı düşük verimin yanı sıra pancar ekim alanındaki azalmaya bağladı. Alanın küçültülmesinin arzı ve üretilen pancar miktarını azaltarak fiyatları destekleme amacı taşıdığı aktarıldı. Dünya şeker fiyatları yükselirken Avrupa’da aynı eğilimin görülmediği, rafine şeker tüketimindeki düşüşün bu ayrışmada etkili olduğu belirtildi. Çiftçiler, verim ve rafineri fiyatlarının birlikte yetersiz kalması halinde pancar alanlarının daha da daralabileceği ve daha kârlı ürünlere yönelimin artabileceği uyarısında bulundu.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar
Görsel kaynağı: Suomen Kuvalehti · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Birliği’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak çok yıllı mali çerçevesi için müzakereler kritik aşamaya giriyor. AB liderleri, İrlanda’nın hazırladığı uzlaşma önerisi temelinde 15–16 Ekim’de bütçeyi ele alacak. Konseyin kasımda olağanüstü ve gayriresmî, Noel’den önce ise resmî toplantı yapması planlanıyor. Konsey Başkanı António Costa anlaşmaya Noel’den önce varılmasını umuyor; ancak 2026’nın başı da olası görülüyor. Komisyonun 2025 yazında sunduğu taslağın toplam büyüklüğü yaklaşık 2 trilyon euro. Bunun 150 milyar eurodan fazlasının geçmiş toparlanma kredilerinin geri ödenmesine ayrılması planlanıyor. Finlandiyalı yetkililer, önerinin ülkenin yıllık finansman payını 2 milyar euronun biraz üzerindeyken 3 milyar euronun üzerine çıkarabileceğini değerlendiriyor. Finlandiya’nın AB’den tarım, araştırma ve inovasyon alanlarında fon aldığı belirtiliyor. Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve Danimarka, Komisyon taslağında yüz milyarlarca euroluk kesinti talep ediyor. Bu ülkeler finansmanın özellikle güvenlik ve savunma, rekabet gücü, inovasyon ve göçün önlenmesine yönlendirilmesini, diğer alanlarda ise tasarruf aranmasını istiyor. İtalya, İspanya, Polonya, Baltık ülkeleri ve birçok Doğu Avrupa ülkesi ise Komisyon taslağında yalnızca birkaç on milyar euroluk kesinti öngören Kıbrıs önerisini destekliyor. İrlanda’nın son uzlaşma önerisi Komisyon taslağından 150 milyar euronun üzerinde kesinti öngörüyor. Ancak tasarrufların rekabetçilik fonlarına yönelmesi Almanya ve Finlandiya’nın tepkisini çekti. Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, bütçede kesinti talep ederken tarım desteklerinin korunmasını savunuyor. Komisyonun resmî önerisi de çiftçilere gelir desteği, çevre önlemleri, çiftlik yatırımları, genç çiftçiler ve risk yönetimi için ayrılan kaynakların korunmasını öngörüyor. Komisyon ayrıca karbon sınır vergileri ve atık ücretleri gibi yeni öz kaynaklarla yılda yaklaşık 60 milyar euro gelir toplamayı öneriyor. Bütçenin kabulü için üye ülkelerin oybirliği ve Avrupa Parlamentosu çoğunluğu gerekiyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri şu ana kadar daha büyük ve daha iddialı bir bütçe talep ediyor.

Endonezya’da Tavuk ve Yumurta Fiyatlarındaki Fark İçin Müdahale Çağrısı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavuk ve Yumurta Fiyatlarındaki Fark İçin Müdahale Çağrısı

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, tüketici düzeyinde tavuk ve yumurta fiyatları yükselirken üreticilerin düşük satış fiyatları nedeniyle gösteri yapmasını “anomali” olarak niteledi. Amran, değerlendirmesini 2026 Bölgesel Enflasyon Kontrolü Koordinasyon Toplantısı’nda yaptı. Üreticilerin ve tüketicilerin aynı dönemde gösteri yapmasını fiyat oluşumundaki sorunla ilişkilendiren bakan, gıda fiyatlarını manipüle ettiği öne sürülen kişilere karşı işlem yapılmasını istedi. Amran’ın aktardığı fiyatlara göre tavuk ve yumurtanın üretici düzeyindeki fiyatı 20.000 rupiah olurken olması gereken seviyenin 26.000 rupiah olduğunu söyledi. Tüketici düzeyinde ise fiyatın 40.000-50.000 rupiaha çıkabildiğini belirtti. Kaynakta bu aralıkların tavuk ve yumurta için ayrı ayrı hangi değerleri ifade ettiği açıklanmıyor. Amran, üretici ile tüketici arasındaki farkta dağıtım zincirindeki aracıların rol oynadığını savundu. Bakan, fiyatları manipüle ettiği öne sürülen kişiler hakkında işlem yapılması için Endonezya Ulusal Polis Şefi’ne mektup gönderdiğini belirtti. Ayrıca bu uygulamalarla bağlantılı 100 kişinin yakalandığını, ancak bunun caydırıcı olmadığını söyledi. Amran, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun da gıda fiyatlarıyla oynayanlara karşı işlem yapılması talimatı verdiğini aktardı.

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Pamuk İşleme Gecikmesi İhracat Sözleşmelerini Gündeme Taşıdı

Brezilya’da pamuk hasadı tamamlanırken ürünün işlenmesi, sınıflandırılması ve sevkiyata hazırlanması sürüyor. 2025/26 sezonu, tarladan alınan pamuk ile ihracata hazır lif arasındaki sürenin teslimat tarihleri ve yükleme pencereleri üzerindeki baskı nedeniyle sözleşmeler açısından daha dikkatli bir aşamaya girdi. Eylülün ilk yarısında hasadın büyük bölümü tamamlanmış olsa da işleme süreci aynı hızda ilerlemedi. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab) verilerine göre pamuk alanının %95,6’sı eylülün ilk yarısında hasat edilmişti. Agroconsult’un 3 Eylül’e kadar olan çalışması ise pamuğun yalnızca %35’inin işlenmiş olduğunu gösterdi. Bu fark, hasat sonrası önemli miktarda ürünün henüz işlenme, sınıflandırma ve ticari teslimata hazırlanma aşamalarından geçmediğine işaret etti. Böylece fiziksel olarak mevcut olan ürünün, sözleşmede belirlenen yükleme dönemine uyum sağlayacak durumda olup olmadığı ayrı bir mesele haline geldi. Albuquerque Melo Advogados’tan Cristiane Secco, hasat ile lifin ticari olarak kullanılabilir hale gelmesi arasındaki sürenin, özellikle dış pazara yönelik sözleşmelerde belirlenmiş teslim tarihlerini etkilediğinde hukuki bir konuya dönüşebileceğini belirtti. Secco’ya göre işleme gecikmesi yalnızca operasyonel bir sorun olarak değerlendirilemez; ürünün varlığı, işlenmiş, sınıflandırılmış ve kararlaştırılan yükleme döneminde sevke hazır olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle sözleşmede gecikme riskini kimin üstlendiği önem taşıyor. Brezilya’nın pamuk ticaretindeki büyüyen rolü, teslimat takvimlerindeki bu konuyu daha önemli hale getiriyor. Ülke, Ağustos 2025-Temmuz 2026 ticaret yılında 3,37 milyon ton pamuk ihraç ederek önceki ticaret yılına göre %19 artış kaydetti ve ilk kez 3 milyon ton sınırını aştı. Brezilya Pamuk Üreticileri Birliği’ne (Abrapa) göre sevkiyatlar 5,3 milyar dolar gelir sağladı ve ülke dünyanın en büyük pamuk lifi ihracatçısı konumunu pekiştirdi. Ulusal Pamuk İhracatçıları Birliği (Anea) ise gelecek ticaret sezonu için yeni bir ihracat rekoru öngörüyor. Yüksek üretimin daha temkinli alıcılar ve uluslararası pazarlarda artan rekabet ortamında sevk edilmesi beklenirken, Salvador Limanı’nın Santos’a alternatif olarak kullanılması da gündemde. İşleme aşamasındaki gecikmeler, sözleşmede belirlenen yükleme döneminin uzatılmasını, ek depolama ve taşıma giderlerinin paylaşımını, konteyner veya gemi bekleme ücretlerini ve teslim tarihinin kaçırılması halinde doğabilecek sonuçları gündeme getirebilir. Secco, ürünün bir sonraki döneme devrinin otomatik bir hak olmadığını; tolerans, süre uzatımı ve depolama ile ek taşıma giderlerinin kimin tarafından karşılanacağının sözleşmede nasıl düzenlendiğine bağlı olduğunu söyledi. Gelecek sezon görüşmelerinde yükleme dönemi, gecikme bildirimi ve masraf paylaşımına ilişkin hükümlerin yeniden ele alınması bekleniyor.

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: El Destape · Özgün haber

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor

Arjantin’de ilkbaharın gelişiyle değişen hasat döngüleri, ekim ayında meyve ve sebzelerin arzını ve bulunabilirliğini farklılaştırdı. Mevsim ürünlerini tercih etmek, hane bütçesini optimize etmenin yanı sıra daha iyi besin kalitesi ve tat elde etmeye yardımcı oluyor. Pazı, ıspanak, marul ve radicheta en yüksek üretim ve en düşük fiyat dönemine girerken havuç, pancar ve turp salata ve yemekler için rekabetçi maliyetli seçenekler arasında gösteriliyor. Kuşkonmaz, enginar ve bezelye de ilkbaharda kalite açısından uygun noktaya ulaşıyor ve yılın diğer dönemlerine göre daha düşük fiyatlarla sunuluyor. Kabak, bal kabağı, pırasa, taze soğan ve karnabahar manavlarda ekonomik fiyatlarını koruyor. Meyvelerde ise çilekte ekim ayı hasat zirvesi nedeniyle manav ve pazarlarda daha iyi teklifler ve promosyonlar görülüyor. Yaban mersini ile çekirdekli meyvelerin ulusal üretimden ilk partileri piyasaya girerken fiyatları kademeli olarak geriliyor. Portakal ve limon, sezonları tamamlanmadan önce ekonomik seçenek olmayı sürdürüyor. Tasarrufu artırmak ve gıda israfını azaltmak için merkez pazarlara yönelmek, yakındaki manavın yeniden ürün aldığı zamanı öğrenmek ve haftalık alışverişi ürünlerin kullanımına göre planlamak öneriliyor.

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor
Görsel kaynağı: PBS News · Özgün haber
Veri haberi

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Sudan'ın Darfur ve Kordofan bölgelerinin bazı kesimlerinde çatışma ve kuraklığın gıda güvensizliğini kötüleştirdiği uyarısında bulundu. IPC değerlendirmesine göre mayıs ayında yaklaşık 19,5 milyon kişi, ülke nüfusunun %40'ından fazlası, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıyaydı. Bu grubun 135 bini, aşırı gıda kıtlığı, açlık, ağır yetersiz beslenme ve hastalık ya da akut yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerle tanımlanan Aşama 5'te yer aldı. El Niño ile bağlantılı şiddetli kuraklığın Sudan'ın yarısından fazlasını etkilediği, bunun yerel ürün kayıplarına yol açarak haneleri gıda ve gelirden mahrum bıraktığı bildirildi. Nisan 2023'te başlayan savaş en az 150 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açarken, çiftçilerin geçim kaynakları zarar gördü ve yardıma bağımlılık arttı. IPC, Kuzey Darfur'daki tarım alanlarının %64'ünde, Güney Darfur ile Batı ve Güney Kordofan'daki tarım alanlarının yaklaşık yarısında ürün gelişiminin zayıf kaldığını belirtti. Beslenme göstergeleri de bazı bölgelerde kötüleşti. Nyala'da beslenme hizmetlerine başvuran çocuklar arasında ağır akut yetersiz beslenme nedeniyle kabul edilenlerin oranı ocak-ağustos döneminde yaklaşık %5'ten %11'e yükseldi. Güney Darfur'daki iki yerinden edilme kampında küresel akut yetersiz beslenme oranı kıtlık eşiklerini aştı. Kuzey Darfur'da geciken yağmurlar ve kritik derecede düşük gıda stokları, Batı Kordofan'da ise 2004'ten bu yana görülen en kötü kuraklıklardan biri koşulları ağırlaştırdı. IPC, yardımlar hızlı ve önemli ölçüde artırılmazsa gıda güvensizliği, akut yetersiz beslenme ve aşırı ölümlerin şiddetlenebileceğini bildirdi. İnsani yardım kuruluşları, koşulların iyileşmesi için çatışmanın sona ermesi ve güvenli, kesintisiz insani erişim sağlanması gerektiğini belirtiyor.

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü

Sırbistan’da tarım ve balıkçılık ürünlerinin fiyatları ağustosta, 2025’in aynı ayına göre %8,7 geriledi. Veriyi Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu yayımladı. Yıllık düşüşte tahıl fiyatları %8,5, hayvan ve kanatlı fiyatları %9,8, meyve fiyatları %23,3 ve hayvansal ürün fiyatları %10,6 azaldı. Ağustosta fiyatlar temmuza göre ortalama %0,2 düştü. Bu aylık gerilemeye sanayi bitkileri fiyatlarındaki %7,3 ve tahıl fiyatlarındaki %0,6 düşüş öncülük etti. İlk sekiz ayda tarım ve balıkçılık ürünleri fiyatları, 2025’in aynı dönemine göre ortalama %5,8 geriledi.

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor

Avustralya’da her yıl yaklaşık 7,6 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu israfın ekonomiye maliyeti 36 milyar doların üzerinde bulunuyor. İsraf edilen gıdanın %70’inin yenilebilir olduğu belirtilirken, gıda israfının düzenli depolama, gıda güvencesi ve iklim üzerinde etkileri olduğu bildirildi. İşletmelerin dörtte birinden azı gıda atıklarını düzenli olarak inceliyor. Sürdürülebilir Restoranlar Birliğine göre Avustralya’nın konaklama sektörü yılda 1,2 milyon ton gıda israf ediyor. Gıda hizmetleri sektöründeki israfın ekonomik etkisi yaklaşık 6,4 milyar dolar olurken, işletme başına yıllık ortalama maliyet yaklaşık 66 bin dolar olarak hesaplanıyor. Gıda israfı uzmanı Belinda Chellingworth, işletmelerin atığın gerçek maliyetini çoğu zaman göremediğini söyledi. Fazla gıda siparişi mutfak için maliyet oluştururken, satılamayan ürün gelir kaybına ve çöpe gönderilen gıda da toplama giderine yol açıyor. Bu maliyetlerin farklı departmanlara ve maliyet merkezlerine dağılması, toplam etkinin işletme içinde görünmez kalmasına neden oluyor. Sydney’deki pub ve bira fabrikasının işletmecisi Karl Riseborough ise her bira partisinden çıkan 50 kilogram kullanılmış tahılı atmak yerine bahçelerinde veya hayvanları için kullanmak isteyen kişilere veriyor. İşletmede haftalık toplanan iki adet 240 litrelik çöp kutusu, iki haftada bir toplanan tek kutuya indirildi. Riseborough, bu değişiklikle yılda yaklaşık 5 bin dolar tasarruf ettiğini söyledi. Chellingworth, Avustralya’nın birçok bölgesinde düzenli depolama kapasitesinin kritik seviyeye ulaştığını belirtti. Perth’teki bazı atık sahalarının iki yıl, Yeni Güney Galler’deki sahaların ise dört yıl içinde kapasiteye ulaşması bekleniyor. Federal hükümet gıda israfını 2030’a kadar yarıya indirmeyi taahhüt ederken, bazı uzmanlar ilerlemenin hızından endişe ediyor. Gıda israfı COP31 konferansında da ele alınacak. Aşırı gıda israfı küresel bir endişe oluşturuyor ve gelecek ay Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in odak noktalarından biri olacak.

EFSA, Kültür Eti ve Hassas Fermantasyonu Öncelikli Alanlar Arasına Aldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

EFSA, Kültür Eti ve Hassas Fermantasyonu Öncelikli Alanlar Arasına Aldı

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), eylül sonunda yayımladığı mesleki belgede kültür eti ve hassas fermantasyonu öncelikli alanlar arasında gösterdi. EFSA’nın bir sonraki stratejisinin hazırlanmasına hizmet eden belge, bu teknolojilerle bağlantılı gıda güvenliği risklerinin daha güvenilir ve hızlı değerlendirilmesi için ihtiyaç duyulan bilimsel bilgi, yöntem ve uzmanlık kapasitesini ele alıyor. Kültür eti üretiminde hayvanlardan alınan hücreler, uygun besinleri içeren bir ortamda kontrollü koşullarda çoğaltılıyor. Hassas fermantasyonda ise maya veya bakteri gibi mikroorganizmalar belirli maddelerin üretiminde kullanılıyor. Bu yöntemle süt proteinleri, enzimler, yağlar ve diğer gıda bileşenleri üretilebiliyor; bazı uygulamalarda istenen ürünün elde edilmesi için mikroorganizmalar genetik olarak değiştiriliyor. EFSA, kültür etinde kullanılan hücrelerin özellikleri, besi ortamının bileşimi, üretim süreci ve nihai ürünün güvenliğinin incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Hassas fermantasyonda ise üretici mikroorganizmaların özellikleri, üretilen maddenin saflığı ve üretimden kalan bileşenler değerlendirilecek unsurlar arasında yer alıyor. Otorite, uzmanların yeni yöntemleri ve olası riskleri izin başvuruları gelmeden önce tanıyabilmesi için güncel uzmanlık oluşturmayı gerekli görüyor.

Fransa'da Siber Saldırı Süpermarket Soğutucularını 50 Dereceye Çıkardı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'da Siber Saldırı Süpermarket Soğutucularını 50 Dereceye Çıkardı

Fransa genelindeki birçok süpermarkette gece düzenlenen siber saldırı, soğutucuların sıcaklığının 50 dereceye kadar yükselmesine, bazı mağazalarda yangın çıkmasına ve büyük miktarda gıdanın imha edilmesine yol açtı. Paris savcılık makamları saldırıyı “geniş ölçekli” olarak nitelendirerek ülke genelindeki birçok mağazanın soğutucularının etkilendiğini açıkladı. Başbakan Sébastien Lecornu, Ulusal Siber Güvenlik Ajansı ANSSI'ye olayı soruşturma talimatı verdi. Les Mousquetaires grubu, Intermarché mağazalarından yaklaşık 150-200'sinin etkilendiğini bildirdi. Şirket, soğutuculardaki sıcaklığın altı saat boyunca 50 dereceye ulaştığını ve olası sağlık risklerini önlemek için bu dolaplarda bulunan tüm gıdaların atıldığını açıkladı. Carrefour 80 mağazasının, Coopératives U ise yaklaşık 100 mağazasının aynı yöntemle hedef alındığını duyurdu. Casino grubuna göre Monoprix ağının %5'i de sorundan etkilendi. Ahold Delhaize ise ağında bir güvenlik sorunu yaşandığını, birçok elektronik sistemini koruma amacıyla devre dışı bıraktığını ve internet uygulamasının çalışmadığını açıkladı. Elektronik fiyat etiketlerinde de sık sık hatalı ürün bilgilerinin görüldüğü bildirildi. Bu sorunun Fransa'daki saldırıyla bağlantısı netleşmezken, Belçika ve Lüksemburg'daki Delhaize mağazalarının da etkilendiği aktarıldı. Başbakana yakın bir kaynak, ANSSI'nin sorunu Danimarkalı Danfoss'un sağladığı buzdolabı yazılımındaki bir güvenlik açığına bağladığını söyledi. Danfoss, etkilenen soğutucuların çoğunun eski ve artık güncellenmeyen yazılımlar kullandığını, müşterilerine sistemlerini yenilemelerini uzun süredir tavsiye ettiğini açıkladı. BFMTV ise sıcaklıkların uzaktan yükseltildiğini ve taze ile dondurulmuş ürünlerin bozulduğunu aktardı.