ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 36

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı

Avrupa Birliği, Namibya’da şap hastalığı salgını görülmesinin ardından ülkeden taze sığır, koyun ve keçi eti ithalatını geçici olarak askıya aldı. Karar, bazı çiftlikte yetiştirilen ve yabani çift tırnaklı hayvanların etlerini de kapsıyor. En sıkı risk azaltma işleminden geçirilen bazı işlenmiş et ürünlerinin Avrupa pazarına girişine ise izin veriliyor. Namibya’nın sığır eti ihracatında Avrupa Birliği pazarı %80’in üzerinde paya sahip. Ülke her yıl Avrupa’ya yaklaşık 10 milyon kilogram sığır eti gönderiyor. AB’nin Namibya’nın Avrupa’ya ihracatıyla bağlantılı yaklaşık 40 bin doğrudan işin dörtte birini etkileyebileceği belirtilirken, 23 Eylül’den önce Namibya makamlarınca sertifikalandırılan taze et sevkiyatlarının, Avrupa kurallarını karşılamaları ve sınır kontrol birimlerinden onay almaları şartıyla bu tarihten itibaren 90 gün boyunca kabul edilebileceği bildirildi. Salgın, Namibya’nın ana ticari hayvancılık bölgesinde 60 yıl sonra ilk kez ortaya çıktı. Hastalık, ülkenin güneyindeki Karasburg veterinerlik bölgesindeki ticari bir çiftlikte doğrulandıktan sonra 11 çiftliğe yayıldı. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), bunun üzerine Namibya’nın aşısız şaptan ari bölge statüsünü 22 Eylül itibarıyla askıya aldı. Namibya makamları hayvan hareketleri ve et ihracatına yasak getirirken denetim, temas takibi ve test çalışmalarını artırdı; veteriner kontrol noktaları kurarak ek biyogüvenlik önlemleri uygulamaya başladı. AB’nin Namibya Büyükelçisi Ana Beatriz Martins, ülkenin salgına hızlı ve şeffaf tepki verdiğini belirtti. AB, önlemlerin önleyici olduğunu ve Namibya’nın AB-SADC Ekonomik Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ayrıcalıklı ticaret konumunu değiştirmediğini açıkladı. Kısıtlamaların epidemiyolojik gelişmelere göre yeniden değerlendirileceği bildirildi.

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da çiftçilerin ve yeni gıda üreticilerinin perakende, gıda üreticileri ve diğer resmi pazarlara erişebilmesi için yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli görülmüyor. Düzenli tedarik, uygun ambalaj, doğru fiyatlandırma, mevzuata uyum ve alıcılarla güçlü ilişkiler de pazara girişin temel koşulları arasında gösteriliyor. Bu konular, Future of Food Conference’ta perakende tedariki ve pazar erişimi üzerine düzenlenen panelde ele alındı. Land Bank yöneticisi Litha Kutta, üreticilerin alıcılara başvurmadan önce pazarın teknik özelliklerini anlaması ve ürünlerini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Üreticilerin üretime başlamadan önce alıcıların istediği hacmi, kalite düzeyini, ambalaj biçimini, fiyat beklentisini ve tedarik koşullarını öğrenmesi gerektiği belirtildi. Kutta, çiftçilerle alıcılar arasındaki ağ eksikliğinin de pazar erişiminin önündeki engellerden biri olduğunu ifade etti. Kutta, bir malt içeceği üreticisinin sektör bağlantısı sayesinde bir alıcının ürün ihtiyacına yönelik fırsat yakaladığını anlattı. Gerekli hacmi karşılamak için başlangıçta fabrika kurmayı planlayan üretici için daha sonra fason üretim çözümü bulundu. Kutta, sektör etkinlikleri, üretici kuruluşları ve diğer ağ oluşturma fırsatlarının çiftçileri potansiyel alıcılarla buluşturabileceğini belirtti. Panelde ayrıca üreticilerin hedef pazarlarını ve tüketicilerin ne satın almaya hazır olduğunu anlamaları gerektiği vurgulandı. South Africa Wine temsilcisi Karin Kleinbooi, ürünün yanı sıra rekabetçi fiyatın ve tüketici beklentilerine uygun kalitenin önemine dikkat çekti. Joburg Market yöneticisi Cedric Nephawe ise çiftçileri pazarı yerinde ziyaret etmeye ve piyasa aracılarıyla ilişki kurmaya çağırdı. Fiyatların arz ve talepten etkilendiği, ambalajın elde edilen fiyatı değiştirebildiği ve kaliteli ürünlerin kötü sunulmaları halinde alıcı bulmakta zorlanabileceği belirtildi.

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri-Kızılce, tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri incelemek ve kaldırmak üzere hükümette özel bir komite kurulduğunu açıkladı. Nuri-Kızılce, açıklamayı İslami Şura Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısının ardından yaptı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla yaklaşık bir ay önce oluşturulan komitenin gündeminde sınır işlemlerinin kolaylaştırılması, yeşil hatların kurulması ve sınır geçiş koşulları ile trafiğinin iyileştirilmesi bulunuyor. Bakan, tarım sektöründeki bazı engellerin bakanlığın yetki alanı dışında kaldığını belirtti. Nuri-Kızılce, bu yıl yüksek miktarda tarımsal ürün üretildiğini ve mevcut sorunların giderilmesiyle ihracat hacminin artmasının umulduğunu söyledi. Bazı ürünler için destek alımlarının yakında başlayacağını belirten bakan, bu uygulamanın çiftçilerin ürün bedeline ulaşmasına ve üreticilerin sorun yaşamamasına katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı. Buğdayın garantili alım fiyatı konusunda ise henüz nihai karar verilmedi. Bakan, Fiyatlandırma Konseyi'nde birden fazla toplantı yapıldığını ve tarafların görüşlerini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını, son kararın yakında açıklanacağını ifade etti.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Syri · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı

Arnavutluk’ta gıda harcamalarının aile bütçesindeki payı 2025 yılında %39,8’e ulaştı. Veriler, ailelerin aylık gelirlerinin önemli bir bölümünü gıda ürünlerine ayırdığını gösteriyor. Söz konusu artışta yüksek fiyatların etkili olduğu belirtildi. INSTAT’ın Hanehalkı Bütçesi Araştırması kapsamında yayımlanan verilere göre, 2025 boyunca yükselen fiyatlar aile bütçelerinde gıda harcamalarının ağırlığını artırdı.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor

Kazakistan’da bitkisel üretimin izlenebilirliği için İSPR (Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Bilgi Sistemi) oluşturuluyor. Tarım Bakanı Aidarbek Saparov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre sistem, tarımsal üretim süreçlerinin tohum kullanımından hasada kadar dijitalleştirilmesini sağlayacak. Tahıl partilerinin üreticiden elevatöre kadar izlenmesi de hedefleniyor. İSPR’de ekim planlaması, ürün ve parti kayıtlarının dijitalleştirilmesi, tohumluk kontrolü ve uydu izleme işlevleri yer alacak. Saparov, sistemin geliştirilmesiyle ürünlerin dijital kaydının tutulacağını ve tohum kullanımının denetlenebileceğini belirtti. Digital Qazaqstan stratejisi kapsamında hayvancılık izlenebilirliği, arazi yönetimi ve devlet desteği için de dijital sistemler uygulanıyor. Hayvan kayıt sistemi, hayvanları doğumlarından kayıt dışına çıkarılmalarına kadar yaşam döngüleri boyunca izliyor; sistemde 39,6 milyondan fazla hayvan bulunuyor. Arazi yönetiminde dijital harita tamamlanmış durumda. Zirai kimyasal analizlerin %80’i, jeobotanik incelemelerin %47’si ve toprak incelemelerinin %41’i tamamlandı. Bu göstergelerin %100’e çıkarılması 2029’a kadar planlanıyor. ЖерИнСпектр sistemi ise arazi kullanımındaki olası ihlalleri uydu izleme sonuçlarından yetkili personelin doğrulamasına kadar takip ediyor.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2025/26 Buğday İhracat Hedefine Yaklaştı

Arjantin, 2025/26 buğday ticaret döneminin bitimine iki ay kala ihracat sevkiyatı hedefini tamamlamaya yaklaştı. İhracat Satış Beyanları (DJVE) kapsamında 17,42 milyon tonluk sevkiyat kaydı bulunurken, Tarım Bakanlığının sezon toplamı için öngördüğü hacim 18,0 milyon ton seviyesinde. Kaynak, bu ilerlemeyi Rusya-Ukrayna savaşının seyrine ilişkin belirsizliğin oluşturduğu talep baskısına bağlıyor. Sevkiyatı yapılan veya gönderilmesi planlanan buğdayın başlıca alıcıları Endonezya ve Brezilya olarak gösteriliyor. Endonezya’nın bu dönemdeki alımlarının, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Brezilya’nın güneyindeki değirmenler ise hasat sırasında yaşanan aşırı nem nedeniyle olası tedarik sorunlarından kaçınmak amacıyla Arjantin buğdayının son partilerini tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmî spot FOB fiyatı ton başına 250 ABD doları olarak veriliyor. Karadeniz fiyatları hesaba katılmadığında ürün, kaynakta dünyanın en ucuz buğdayı olarak nitelendiriliyor. Buna karşın Arjantin piyasasında 2026/27 hasat fiyatları mevcut ürünün üzerindeki seviyelerde seyrediyor. Sevkiyat hızı korunursa ihracat tahminlerinin yukarı yönlü revize edilebileceği, ancak güçlü bir El Niño’nun gelecek hasadın arzı ve kalitesi üzerindeki etkisinin fiyat oluşumunda henüz hesaba katılmadığı aktarılıyor.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir

Wall Street Journal, Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’ın açıklamalarına dayandırdığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamanın gübre arzını azaltabileceğini bildirdi. Bu gelişmenin enerji krizinin küresel gıda krizine dönüşmesine yol açabileceği belirtildi. Değerlendirme, olası deniz taşımacılığı aksamasının gübre tedariki üzerinden küresel gıda arzını etkileyebileceği görüşüne dayanıyor. Böylece gelişmenin yalnızca enerji tedarikiyle sınırlı kalmayıp gıda arzı açısından da sonuç doğurabileceği ifade edildi.

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Merada Beslenen Sığır Vergisi İçin 2028’e kadar 1 Dolar Artış Önerisi

Avustralya’da merada beslenen sığırlar için uygulanan işlem vergisinin 1 Temmuz 2028’e kadar baş başına 5 Avustralya dolarından 6 Avustralya dolarına çıkarılması önerildi. Teklif, 24 Kasım 2026’da Townsville’de yapılacak Meat & Livestock Australia (MLA) yıllık genel kurulunda vergi mükelleflerinin oyuna sunulacak. Artışın yürürlüğe girmesi, önerilen reformların 1 Temmuz 2027’ye kadar tamamen uygulanması koşuluna bağlanıyor. Öneriye göre ilave gelir; sektör temsili kapasitesinin güçlendirilmesi, okul eğitim programları, toplumun üretim sistemleri hakkında bilgilendirilmesi, stratejik biyogüvenlik yatırımları, Ulusal Kalıntı Araştırması ve sektör bütünlüğü sistemleri için kullanılacak. Düzenleme ayrıca vergilerin nasıl harcandığı konusunda vergi mükelleflerine karşı hesap verebilirliğin artırılmasını amaçlayan harcama değişiklikleri içeriyor. Teklif kapsamında Integrity Systems Company’nin MLA’dan ayrı, bağımsız bir kuruluş olarak kurulması ve yönetim kurulunda bağımsız üyelerin çoğunlukta olması öngörülüyor. Bu kuruluş ile stratejik önleyici biyogüvenlik desteği için özel bir finansman akışı oluşturulması ve bu akışa işlem vergisinden en az 0,84 Avustralya doları ayrılması öneriliyor. Cattle Australia’ya da vergi kalemleri arasında kaynak aktarımını onaylama konusunda daha fazla esneklik tanınması planlanıyor. Vergi gelirinin dağılımında pazarlama için işlem başına ayrılan asgari payın 3,66 Avustralya dolarından 4,35 Avustralya dolarına, araştırma ve geliştirme payının ise 92 sentten 1,12 Avustralya dolarına çıkarılması öneriliyor. Ulusal Kalıntı Araştırması’na ayrılan payın 29 sentten en az 40 sente yükseltilmesiyle bu kuruma yıllık 1,2 milyon Avustralya doları ek doğrudan finansman sağlanacağı belirtiliyor. Animal Health Australia için işlem başına 13 sentlik finansmanın sabit tutulması önerilirken, sektör temsili ve katılım faaliyetleri için vergiden en az 0,60 Avustralya doları ayrılması planlanıyor. Bu payın sektör temsil kapasitesinin geliştirilmesi, ilk ve yükseköğretim programlarının iyileştirilmesine katkı sağlanması ve üretim sistemlerinin tanıtılması amacıyla kullanılması öngörülüyor. Teklif, oylama yapılmadan önce kesinleşmiş bir vergi artışı niteliği taşımıyor.

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi

Türk tarım heyeti, Suriye’nin Tartus iline bağlı Banyas kırsalında tarım sektörünü ve bölgedeki kalkınma projelerini inceledi. Ziyaret kapsamında Yeşil Altın projesi, tıbbi ve aromatik bitki fidanları üreten Elmasa fidanlığı ile organik gübre üretim birimi ziyaret edildi. Heyet ayrıca tarımsal atıkların yeniden üretimde kullanılma yöntemleri hakkında bilgi aldı. Tartus Tarım Müdürü Muhammed Ahmed, ilin tarım sektöründeki zorlukları, ihtiyaçları ve geliştirme projelerini aktardı. Görüşmelerde örtü altı tarım, kırsal kalkınma, tıbbi ve aromatik bitkiler, organik gübre birimleri, orman varlıkları ve su hasadı projeleri ele alındı. Türk tarafı teknik destek sunmaya ve modern Türk sera deneyimini aktarmaya hazır olduğunu belirtti. Heyette Tarım Bakanı danışmanı Muhammed Sağurci ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın da yer aldı.

Hürmüz Boğazı'ndaki Gübre Sevkiyatı Aksamaları Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Edebilir
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı'ndaki Gübre Sevkiyatı Aksamaları Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Edebilir

Hürmüz Boğazı üzerinden gübre sevkiyatında yaşanan aksamaların küresel gıda güvenliğini zayıflatabileceği bildirildi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), gübre taşıyan gemilerin boğazdan geçişinin yeniden başlaması için ülkeleri siyasi irade göstermeye çağırdı. Çatışma öncesinde gemiler, gübreleri de kapsayan kimyasal madde ticaretinin dünya hacminin %13'ünü Hürmüz Boğazı üzerinden taşıyordu. Kaynak, bu oranın yalnızca gübre ticaretine mi yoksa gübreleri kapsayan toplam kimyasal madde ticaretine mi ait olduğunu netleştirmiyor.

Arjantinli Süt Ürünleri Şirketi Dubai’ye Laktozsuz Peynir Gönderdi
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantinli Süt Ürünleri Şirketi Dubai’ye Laktozsuz Peynir Gönderdi

Arjantin’in Córdoba eyaletindeki Villa María kentinde faaliyet gösteren aile şirketi Lácteos Capilla del Señor, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentine ilk laktozsuz peynir sevkiyatını gerçekleştirdi. Uçakla yapılan gönderi, Lombarde markasıyla hazırlanan 1.000 kilogram mozzarella ve provolone hilado olarak bilinen provoletadan oluşan bir palet halinde gönderildi. Şirket sahibi Álvaro Ugartemendía, ilk operasyonun ürünlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne girişini ve potansiyel müşterilerdeki karşılığını değerlendirmek amacı taşıdığını belirtti. Ürünlerin Dubai’de ağırlıklı olarak premium segmente ve yüksek mutfak kanalına sunulması planlanıyor. Şirket, bu ilk gönderinin ardından ürünlerin ülkeye sorunsuz biçimde girmesi ve müşteriler tarafından olumlu karşılanması halinde sevkiyat hacmini artırmayı, sonraki gönderileri ise konteynerlerle yapmayı öngörüyor. Dubai pazarı, Avrupa peynirlerinin güçlü bilinirliği nedeniyle şirket açısından rekabetin yüksek olduğu bir alan olarak tanımlanıyor. Ugartemendía, kaliteli ürün arayan müşterilerin öncelikle İtalya ve Fransa gibi ülkelerin peynirlerine yöneldiğini söyledi. Şirket, bu pazarda farklılaşmak için laktozsuz ürün hattını öne çıkarıyor. Laktozsuz peynir hattı, Arjantin Ulusal Sanayi Teknolojisi Enstitüsü (INTI) ile yürütülen ortak çalışma kapsamında geliştirildi. Şirketin açıklamasına göre süreç, diğer bazı gıdalarda laktozu parçalamak için kullanılan enzimin ürüne eklenmesini gerektirmiyor. Ugartemendía, INTI ile geliştirilen bu yeniliğin küçük ve orta ölçekli bir şirket için ürünlere katma değer sağladığını ifade etti. Lácteos Capilla del Señor, 2025-2026 döneminde başta Peru, Brezilya ve Paraguay olmak üzere 600 tonun üzerinde laktozsuz ürün ihraç ettiğini bildirdi. Birleşik Arap Emirlikleri bu ülkelere eklenen yeni destinasyon oldu. Şirket 2007’de ihracata başladı; daha sonra Güney Kore, Rusya, Kolombiya, Venezuela ve Şili’ye satış yaptı. Firmanın bir sonraki hedefi Vietnam olurken, bu ülkeye Arjantin gıdalarının tadımı için yakın zamanda ürün gönderildiği belirtildi.

Belarus, Fas Pazarını Süt Ürünleri İhracatına Açmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belarus, Fas Pazarını Süt Ürünleri İhracatına Açmaya Çalışıyor

Belarus, Fas pazarını süt ürünleri ihracatına açmak için çalışma yürütüyor. Süreç kapsamında Faslı denetçilerin Belarus’u ziyareti, Belarus’taki üretim tesislerinin Fas’ın veterinerlik ve sağlık koşulları ile teknik düzenlemelerine uygunluğunun bağımsız biçimde değerlendirilmesini amaçlıyor. Değerlendirmenin odağında, Belarus’taki süt ürünleri üretim tesislerinin Fas’ın veterinerlik ve sağlık gereklilikleri ile teknik düzenlemelerine uyumu bulunuyor. Ziyaret, bu tesislerin Fas pazarına yönelik ihracat koşulları bakımından uygunluğunun incelenmesini kapsıyor.

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor

Moldova, akıllı tarımı 2027’de ülke genelinde geliştirmeyi ve bu dönüşümü dijitalleşme, yapay zekâ ile bilimsel araştırmalarla desteklemeyi planlıyor. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, bazı üreticilerin hâlihazırda akıllı tarım teknolojilerinden yararlandığını, ancak bu uygulamaların ülke çapında ortak bir vizyon temelinde yürütülmediğini söyledi. Bakan, akıllı tarım kapsamında uydudan toprağa kadar farklı bilimsel imkânlardan yararlanılacağını belirtti. Tarım Bakanlığı, planlanan ulusal yaklaşımı desteklemek amacıyla Moldova tarımının modernizasyon olanaklarını inceleyen kapsamlı bir çalışma hazırlamak istiyor. Bilimsel araştırmalara dayandırılması planlanan çalışma için ülke içinden ve dışından ekiplerin belirlenmesine yönelik görüşmeler başlatıldı. Osmochescu, çalışmanın gelecek yıl haziran ayına kadar tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Çalışmanın kapsamı yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmayacak. Bakanın açıklamasına göre bahçecilik, arıcılık ve kanatlı sektörleri de bilimsel temelli değerlendirmeye dâhil edilecek. Moldova’nın yaklaşımında dijital araçların yanı sıra yapay zekâ ve tarımda kullanılabilecek diğer bilimsel imkânlardan yararlanılması öngörülüyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı, temmuz ayında Roma’da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde düzenlenen Küresel Akıllı Tarım Konferansı’na katıldı. Konferans, dijital ve jeo-uzamsal çözümlerin tarım sektörünün izlenmesinde, iklim risklerinin yönetiminde ve çiftçilere yönelik bilgilendirme ile destek hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılması konusunda uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımına olanak sağladı. Bakanın açıkladığı diğer hedef, tarım sayımının akıllı tarım ve sektörün dijitalleşmesiyle paralel yürütülmesi. Mevcut plana göre yeni genel tarım sayımı 2030’da yapılacak ve hazırlıklar Avrupa Birliği gereklilikleri doğrultusunda sürdürülecek. Moldova’nın 15 Mart-15 Nisan 2011’de gerçekleştirilen ilk genel tarım sayımında yaklaşık 903 bin tarım işletmesi kayda geçirilmişti. Ulusal İstatistik Bürosu, 2030 sayımı için idari ve istatistikî veri kaynaklarını hazırlarken 2027’de ilk kez Entegre Tarım Araştırması yapmayı planlıyor.

İrlanda Süt Sektörü Beslenme Eğilimlerinde Fırsat Görüyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda Süt Sektörü Beslenme Eğilimlerinde Fırsat Görüyor

İrlanda süt sektörü, değişen beslenme eğilimlerini üretim ve işleme alanlarında önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Dairy Industry Ireland Direktörü Conor Mulvihill, süt paydaşlarına Avrupa Sütçülükte Mükemmellik Öğrenme Projesi’nin sonuçlarının aktarıldığı 5 Ekim tarihli bilgilendirmede konuştu. Dört yıllık proje kapsamında İrlanda tarım ve gıda işletmeleri için çevrim içi beceri geliştirme ve eğitim kaynakları tanıtıldı. Avrupa Birliği ile İrlanda ve Avrupa’daki çeşitli ortaklarca ortak finanse edilen proje, süt sektöründeki paydaşlara yönelik araçlar sundu.

İrlanda’da 2025 Çiftlik Gelirleri ve Faaliyet Marjları Açıklandı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da 2025 Çiftlik Gelirleri ve Faaliyet Marjları Açıklandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Teagasc, 2025 Ulusal Çiftlik Araştırması’nın kesin sonuçlarını ve çiftlik faaliyetlerine ilişkin bilgi föylerini yayımladı. 800’den fazla çiftlikten derlenen veriler süt, çeşitli sığır işletmeleri, koyunculuk ve tahıl üretimini kapsıyor; faaliyetlerin maliyet ve kâr marjlarını ortaya koyuyor. Sonuçlara göre 2025’te yükselen ürün fiyatları süt ve sığır işletmelerinin marjlarını belirgin biçimde iyileştirdi. Bazı tahıl ürünlerinde marjlar 2024’teki çok düşük düzeyden toparlanırken koyunculuk marjlarında hafif gerileme görüldü. Faaliyet marjları, çiftlik gelirlerinden farklı olarak tarımsal destek ödemelerinin çoğunu kapsamıyor.

İrlanda’da Koyun Ticaretinde Dişi Koyun ve Kuzu Fiyatları Sabit Kaldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Koyun Ticaretinde Dişi Koyun ve Kuzu Fiyatları Sabit Kaldı

İrlanda’da bu haftaki koyun ticaretinde dişi koyun ve kuzu fiyatları geçen haftaya göre büyük ölçüde değişmedi. Kepak, kuzular için kilogram başına 7,85 avro ve 0,15 avro kalite güvencesi primi açıklayarak toplam teklifi 8 avroya çıkardı. Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı verilerine göre haftalık koyun kesimleri son 10 haftadır geçen yılın üzerinde seyrediyor. Yılbaşından bugüne toplam kesim 20.000 baştan fazla artarken, kuzu ve toklu kesimi 60.000 baştan fazla azaldı; kasaplık dişi koyun ve koç kesimi ise 75.000 baştan fazla yükseldi.

Karadağ, Avrupa’da Gıda Fiyatlarının En Düşük Olduğu Dördüncü Ülke
Görsel kaynağı: Press Montenegro · Özgün haber
Veri haberi

Karadağ, Avrupa’da Gıda Fiyatlarının En Düşük Olduğu Dördüncü Ülke

Eurostat verilerine göre Karadağ, 2025 yılında Avrupa’da gıda fiyatlarının en düşük olduğu ülkeler arasında yer aldı. Gıda fiyatları endeksi Karadağ’da 84,6 olarak ölçülürken Avrupa Birliği (AB) ortalaması 100 kabul edildi. Bu değer, ülkedeki gıda fiyatları düzeyinin AB ortalamasından %15,4 daha düşük olduğunu gösterdi. Karadağ’ın endeksi, karşılaştırmaya alınan 36 Avrupa ülkesinin 32’sinden daha düşük oldu. Daha düşük değerler Kuzey Makedonya’da 74,3, Türkiye’de 75,6 ve Romanya’da 78,9 olarak kaydedildi. Karadağ, 84,6’lık endeksle Bosna-Hersek’le aynı seviyede dördüncü sırada yer aldı. Bölgedeki diğer ülkelerde endeks Hırvatistan’da 102,3, Sırbistan’da 96,6 ve Arnavutluk’ta 102,9 olarak açıklandı. Veriler, hanehalklarının nihai tüketimine ilişkin genel fiyat düzeyinde de Karadağ’ın AB ortalamasının altında bulunduğunu gösterdi. Bu alandaki endeks Karadağ için 66,1 olurken AB ortalaması 100 olarak belirlendi. Ancak gıda fiyatları endeksi, ülkeler arasındaki gelir ve satın alma gücü farklarını kapsamıyor; bu nedenle düşük fiyat düzeyi, vatandaşların geçim giderlerini daha kolay karşıladığı anlamına gelmiyor. Kategori bazında Karadağ’da alkolsüz içecekler endeksi 105,9, alkollü içecekler endeksi 128,8, tütün ürünleri endeksi ise 42,9 oldu.

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hurma Zararlılarıyla Mücadele İçin 1.720 Üretici ve Uzman Eğitilecek

1 yayıncı · 3 haber · İncele

İran’da hurma üretimindeki dört önemli zararlı ve hastalığın entegre yönetimi için yaklaşık 1.720 üretici ve uzmanın eğitileceği bildirildi. Üç ay sürmesi planlanan eğitim programı, hurma üretiminin yoğun olduğu dokuz ilde yürütülecek. Programda hurma yaprak zararlıları, kırmızı palmiye böceği, hurma salkım kuruması ve odun delen zararlılar ele alınacak. Çalışma, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uzmanları ile İran Bitki Koruma Kurumu, Bitki Koruma Araştırma Enstitüsü ve Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumunun iş birliğiyle hazırlandı. Dokuz ana hurma üretim ilinde oluşturulacak örnek bahçe ve tarlaların, edinilen bilgi ve teknolojinin diğer üreticilere aktarılmasında kullanılması öngörülüyor. İran Tarım Araştırma, Eğitim ve Yayım Kurumu Başkanı Gulamrıza Golmohammadi, projenin hurma zararlıları ve hastalıklarının entegre yönetimine ilişkin çalışmanın son yılında bulunduğunu belirtti. Golmohammadi, eğitim ve üreticilerin güçlendirilmesiyle bilgi ve teknolojinin üretim alanlarında uygulanmasını, diğer çiftçilerin de örnek bahçelerdeki deneyimlerden yararlanmasını hedeflediklerini söyledi. Golmohammadi’ye göre İran, hurma ekim alanı bakımından dünyada birinci, üretim bakımından üçüncü sırada yer alıyor. Hurmanın ülkenin iç üretimi ve ihracatı açısından önemli ürünlerinden biri olduğunu belirten yetkili, bu nedenle ürünün zararlı ve hastalıklardan korunmasına öncelik verildiğini kaydetti. FAO’nun İran temsilcisi ise projenin özellikle küçük üreticilere ulaşmayı ve bilimsel bilgiyle güncel teknolojilerin üretim alanlarına aktarılmasını amaçladığını bildirdi. İran’da hurma üretim alanlarını genişletme imkânının sınırlı olduğu, su kaynakları ve iklim değişikliğinin de üretim açısından güçlük oluşturduğu belirtildi. Proje kapsamında eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin, yeni alan açmak yerine mevcut üretimde verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.