ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3197 haber · Sayfa 38

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı

İtalya’da sert buğday fiyatları, Ulusal Birleşik Komisyonun (CUN) 19 Ekim toplantısında kaliteli fino, proteico ve alto proteico sınıflarında ton başına 2-6 avro arttı. Bu, iki haftalık yatay seyrin ardından gerçekleşen ikinci ardışık artış oldu. Güneydeki fino alto proteico ise değişmeyerek 335-340 avro/ton aralığında kaldı ve en yüksek fiyatlı kategori olmayı sürdürdü. Güneyde fino proteico 320-325 avroya, fino 291-296 avroya yükseldi. Alto proteico fiyatı merkezde 318-323, kuzeyde 313-318 avro/ton seviyesine çıktı; her iki bölgede artış 5 avro oldu. İthalatta ikinci kalite Kanada sert buğdayı Bari’de 342-345, Altamura’da 346-348 avro/ton aralığına yükselirken, Milano’daki ithal ürünlerde artış 5 avro olarak kaydedildi. Kuzey Amerika fiyatları yükselişi desteklerken Kanada’nın birinci kalite Cwad ürünü yaklaşık 298-300 avro/ton FOB seviyesinde işlem gördü. Kanada hasadındaki düşük hektolitre ağırlığı ve yerel tane çimlenmesine ilişkin belirsizlikler fiyatları yüksek tutuyor. Buna karşılık dünya sert buğdayı stokları son sekiz yılın en yüksek seviyesinde, 9,9 milyon ton olarak verildi; Kuzey Afrika ve Türkiye’de üretimin arttığı belirtildi. Türkiye’nin fiyatlar daha da yükselirse uluslararası pazara dönmeye hazır olduğu aktarıldı. Ismea verilerine göre tarla fiyatları liman ve değirmen fiyatlarını izlemedi; 10 piyasanın 7’sinde değişim görülmedi.

Özbekistan ve CIMMYT, Buğday Islah Süresini 4-5 Yıla İndirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan ve CIMMYT, Buğday Islah Süresini 4-5 Yıla İndirmeyi Hedefliyor

Özbekistan ile Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (CIMMYT), hızlı ıslah teknolojisiyle yeni buğday çeşitlerinin geliştirilme süresini 12-15 yıldan 4-5 yıla indirmeyi hedefliyor. Hedef, Özbekistan Tarım Bakanı Ibrokhim Abdurakhmonov ile CIMMYT Genel Direktörü Bram Govaerts’in 21 Ekim’de ABD’de yaptığı görüşmenin ardından duyuruldu. Taraflar, Özbekistan’daki Güney Tarımsal Araştırma Enstitüsünün araştırma kapasitesini ve teknik altyapısını güçlendirmek için iş birliği yapıyor. Görüşmede ayrıca buğday ekim takvimlerinin gözden geçirilmesi ve tohum vernalizasyonu tekniklerinin uygulanması gibi tarım uygulamaları ele alındı. Bu adımların ürün gelişimini iyileştirmesi amaçlanıyor. Ortaklık, Özbek bilim insanları ve uzmanları için CIMMYT’nin Meksika’daki genel merkezinde ve Türkiye’deki merkezinde mesleki gelişim programlarını da kapsıyor. Taraflar iş birliğini genişletme, uzmanlık paylaşma ve yerel tarım uzmanlarına yönelik ek eğitimler düzenleme konusunda anlaştı. CIMMYT, mısır ve buğdayda verim, hastalık direnci, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir tarım üzerine çalışan kâr amacı gütmeyen uluslararası bir araştırma kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor.

İran Rus Tahılının En Büyük Alıcısı Oldu, Letonya Dördüncü Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İran Rus Tahılının En Büyük Alıcısı Oldu, Letonya Dördüncü Sırada

İran, yeni tarım sezonunun başlamasından bu yana Rusya’nın en büyük tahıl ithalatçısı oldu. Rusya ile siyasi ilişkileri bozulan Avrupa Birliği (AB) üyesi Letonya da Rus tahılı alan beş büyük ülke arasında yer aldı. Veriler, ProZerno tarafından sağlanırken Reuters tarafından aktarıldı. Temmuz-ekim döneminde İran 1,716 milyon ton Rus tahılı ithal etti; sevkiyatların çoğunu arpa ve mısır oluşturdu. Mısır, temmuzdan itibaren 1,35 milyon tonla ikinci, Azerbaycan 545.000 tonla üçüncü sırada yer aldı. Letonya 431.700 tonla dördüncü, Nijerya ise 420.900 tonla beşinci büyük alıcı oldu. Rusya, Karadeniz ve Azak Denizi’nde gemilere yönelik sık dron saldırıları nedeniyle tahıl ihracat rotalarını değiştiriyor. Hazar Denizi üzerinden sevkiyatlar artırılırken Baltık Denizi limanları da önemli bir güzergâh olarak öne çıkıyor. Rusagrotrans verilerine göre Baltık limanları, eylül ayında Rus tahıl sevkiyatlarının %65’ini, başta buğday olmak üzere teslim aldı. Rus tahılı Baltık ülkelerinin limanlarından geçmeye devam ederken Estonya kendi toprakları üzerinden transit geçişi yasakladı. Baltık ülkeleri ekim başında bu yasağın AB genelinde uygulanması için girişim başlattı; ancak girişimin sonucu kaynakta yer almadı.

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Merkez Bankası 2027'de Gıda Fiyatları İçin Artış Uyarısı

Avrupa Merkez Bankası, avro bölgesinde gıda fiyatları enflasyonunun 2027'de artabileceği uyarısında bulundu. Bankanın yayımlanan tahminlerine göre gıda fiyatları enflasyonu yılın üçüncü çeyreğinde %3,4'e ulaşabilir. Bu oran kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, önümüzdeki dönemdeki ekonomik ve iklim koşullarına bağlı olası bir senaryo olarak değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, beklentinin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor. Petrol, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışın tarımsal üretimi, gıda ürünlerinin işlenmesini, taşımayı ve ürünlerin pazara dağıtımını doğrudan etkileyebileceği belirtildi. Bunun yanında uzun süreli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve diğer aşırı hava olayları mahsullere zarar verebilir, tarımsal verimi düşürebilir ve belirli gıdaların arzını sınırlayabilir. Avrupa'nın ve dünyanın başlıca üretim bölgelerinin bazılarında üretimin gerilemesi, fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabilir. Gıda enflasyonundaki artışın ekmek, tahıl, meyve, sebze ve diğer temel ürünlerde hanehalkı harcamalarını yükseltebileceği ifade edildi. Etkinin, bütçelerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran düşük gelirli ailelerde daha belirgin olması bekleniyor. Bununla birlikte, ekonomik tahminler bütün ürünlerin aynı oranda pahalanacağı anlamına gelmiyor. Fiyatların seyri; tarımsal üretim, tüketici talebi, taşıma maliyetleri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra enerji ve hava koşullarına bağlı olacak. Avrupa Merkez Bankası'nın tahmini avro bölgesine ilişkin olsa da Avrupa piyasalarındaki gelişmelerin Arnavutluk üzerinde de etkisi olabileceği belirtildi. Arnavutluk'un bazı gıda ürünlerinde ithalata bağımlı olması, ülke içindeki piyasayı ticaret ortaklarındaki fiyat değişimlerine duyarlı hale getiriyor. Uluslararası piyasalarda üretim maliyetleri ve gıda fiyatları yükselirse Arnavutluk'ta da fiyatlar üzerinde baskı oluşabilir; ancak etkinin düzeyi ithalat fiyatları, iç üretim, döviz kuru ve dağıtım maliyetlerine bağlı olacak.

Güçlü Fiyatlara rağmen İrlanda’da Koyun Sürüleri Büyümüyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Güçlü Fiyatlara rağmen İrlanda’da Koyun Sürüleri Büyümüyor

İrlanda’da koyun fiyatları son haftalarda güçlü seyretmesine rağmen çiftçiler martlarda sürülerini büyütmüyor. Kilkenny Mart’ta bu hafta 51 kg’dan ağır besilik ve ağır kuzular için ticaret güçlü olurken, kesimlik tip kuzularda işlem biraz daha zayıf gerçekleşti. Mezatçı George Candler, bu yıl damızlık koyun satışlarının istenen düzeye ulaşmadığını ve bunun çok az sayıda koyun yetiştiricisinin sürüsünü artırdığına işaret ettiğini söyledi. Candler ayrıca genç çiftçilerin kuzulama işini üstlenmeye daha az ilgi gösterdiğini belirterek, eğilim sürerse koyun sayısının kesinlikle azalacağını ifade etti.

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Karadağ Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği–Karadağ (AIM 2026) Yatırım Konferansı’nda, tarım ve gıda sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, “Çiftlikten pazara: Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımlar” panelinde ülkenin yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sektörün rekabet gücünün artırılması gerektiğini anlattı. Joković’e göre Bakanlık, yeni projeler başlatmak, mevcut üretimi genişletmek ve yerel ekonomide katma değer yaratmak isteyen yatırımcılarla işbirliğine hazır. Bakanlığın, düzenleyici çerçeveyi ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirmeyi ve idari prosedürleri daha etkin hale getirerek yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan uygulamasını sağlamayı sürdüreceği belirtildi. Öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortamın sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri oluşturmak ve uzun vadeli iş planlaması yapmak için önemli olduğu kaydedildi. Joković, gıda üretiminin ekonomik kalkınmanın temellerinden biri olmasının yanı sıra ülkenin uzun vadeli istikrarı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltarak piyasadaki yerli ürün payını artırabileceğini belirten Joković, daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımlar, modern teknoloji, daha güçlü işleme kapasitesi ve kamu-özel sektör ortaklığı gerektiğini ifade etti. Bakan ayrıca tarım üreticilerinin işleme sanayisi ve pazarla bağlantısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlantının yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına, tarımsal kaynakların daha iyi değerlendirilmesine ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını belirtti. Konferans, iş ve yatırım çevreleriyle Karadağ tarımı ve gıda sektöründeki yatırım olanaklarının ve yeni projeler için atılabilecek adımların görüşülmesine de fırsat sağladı. Bakanlık, sürdürülebilir ve rekabetçi tarım için yatırımları ve ortaklıkları teşvik etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

Yeni Güney Galler’de İki Büyük İşletme Yeniden Satışta
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler’de İki Büyük İşletme Yeniden Satışta

Yeni Güney Galler’in Southern Tablelands bölgesindeki bitişik Girrakool ve North Pomeroy işletmeleri, 26-27 milyon Avustralya doları fiyat rehberiyle yeniden satışa çıkarıldı. Mummel yakınındaki 2393 hektarlık işletmeler, Goulburn’un 25 kilometre kuzeyinde ve Crookwell’in 30 kilometre güneyinde bulunuyor. Teklifler 26 Kasım’da kapanacak şekilde alınıyor. İşletmeler Mart 2024’te de satışa sunulmuş, ancak açık artırmada alıcı bulunamayınca geri çekilmişti. Girrakool ve North Pomeroy, iyileştirilmiş meralar ile yıllık kuru ot ve silaj programıyla desteklenen bir sığır ve koyun yetiştiriciliği işletmesi olarak geliştirildi. İşletmenin 1000 damızlık inek ve 1500 koyun taşıdığı, yavruların 400 kilogramın üzerindeki besi giriş ağırlıklarına ulaştırıldığı belirtildi. Kapasite 26.000 DSE veya 1650 damızlık inek olarak değerlendiriliyor; yüksek performanslı SimAngus sürüsü de başarılı alıcıya sunulabilecek. Güney Avustralya’nın Limestone Coast bölgesindeki 3259 hektarlık karma işletme Tolcairn de satışta. Sherwood yakınında, Keith’in 30 kilometre doğusunda ve Bordertown’un 35 kilometre kuzeybatısında bulunan işletme, Rodney, Brian ve Paul Bartlett kardeşler tarafından 1980’den beri işletiliyor. Satış kararı, kardeşlerin emeklilik hazırlığı kapsamında alındı. İşletme, kurumsal alıcılar ve çiftçi ailelerden güçlü ilgi görüyor. Tolcairn’in ekim alanı 1346 hektar olarak veriliyor; bu alanda buğday, arpa, kanola, bakla ve acı bakla yetiştiriliyor. Kalan bölüm yonca temelli meralardan oluşuyor ve 3500 damızlık koyun, 1100 dişi kuzu ile 1130 erkek kuzuyu destekliyor. Elders acentesi Mike Lind, killeme ve derin sürüm uygulamalarının toprağın nem ve sıcaklık tutma özelliklerini iyileştirdiğini, don hassasiyetini azalttığını ve ekim verimlerini artırdığını söyledi.

Özbekistan ve Valmont Mekanize Sulama Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan ve Valmont Mekanize Sulama Olanaklarını Görüştü

Özbekistan ile ABD merkezli Valmont Industries, tarım sektöründe mekanize sulama sistemleri ve su tasarrufu teknolojilerinin kullanımını genişletme olanaklarını 19 Ekim'de Semerkant'ta görüştü. Toplantıya Özbekistan tarım bakanı danışmanı Nuriddin Qushnazarov, Valmont Industries'in BDT ülkeleri ve Türkiye ticari direktörü Sergey Stefanov ile şirket temsilcisi Saidibrohim Eshkhujayev katıldı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun liderlik ettiği ABD heyetinin Özbekistan ziyareti sırasında yapılan görüşmelerde sulamanın mekanizasyonu, su verimli teknolojiler ve su kaynaklarının yönetimi ele alındı. Taraflar, sistemlerin ülke genelinde yaygınlaştırılmasını, mevcut altyapının modernleştirilmesini ve ortak projeleri değerlendirdi. Ancak belirli bir anlaşma, yatırım tutarı veya proje takvimi açıklanmadı.

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi

Suriye piyasalarında tavuk ve parçalarının fiyatları, son haftalardaki belirgin düşüşün ardından yeniden yükseldi. Şerit etin kilogram fiyatı yaklaşık 550 yeni Suriye lirasından 650 liraya çıktı. Suriye Ticaret Odaları Birliği Tavukçuluk Komitesi Başkanı Nizar سعد الدين, fiyat artışından aracı halkaları sorumlu tuttu ve yetiştiricilerin tüketicinin ödediği nihai fiyatları kontrol etmediğini söyledi. Sعد الدين’e göre yetiştiriciler, Tarım Bakanlığı ile üzerinde anlaşılan gösterge fiyat bültenine göre satış yapıyor ve birçok durumda bültende belirtilen fiyatın altında ürün veriyor. Buna karşılık aracı halkalar belirli bir tarifeye bağlı olmadan, fiyatlar yükselse de düşse de kâr ediyor. Komite başkanı, mevcut yerli üretimin piyasa ihtiyacını karşıladığını ve aştığını belirterek, etlik piliç ithalatına yerli üretim iyileştiğinde durdurulmasını sağlayacak süre belirlenmeden izin verilmesini eleştirdi. İthalatın sürmesinin yetiştiricilere zarar verebileceği ve sektörden ayrılanların geri dönmesini engelleyebileceği uyarısında bulundu. Döviz kurundaki artışın yem fiyatlarını ve üretim maliyetlerini yükselttiği, mazot fiyatlarındaki artışın ise özellikle soğuk hava döneminde kümes ısıtması nedeniyle maliyetleri daha da artırabileceği belirtildi. Bazı Şam piyasalarında canlı tavuğun kilogramı 340-370, şerit etin 630-650, kanadın ise 250-280 yeni Suriye lirası aralığında fiyatlandı.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık
Görsel kaynağı: CDM · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık

Karadağ Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, üretim kapasitesine yatırım yapmaya, modernizasyona ve Karadağ tarımının rekabet gücünü artırmaya hazır yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, bu açıklamayı Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği-Karadağ Yatırım Konferansı’nda, Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımların ele alındığı panelde yaptı. Bakan, ülkenin tarım ve gıda sanayisine yatırım için güvenilir bir merkez olarak görülmesini, yeni projeler başlatılmasını ve mevcut üretimin genişletilmesini hedeflediklerini belirtti. Joković, yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan hayata geçirebilmesi için mevzuat çerçevesinin ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirilmeye ve uyarlanmaya devam edeceğini kaydetti. İdari prosedürlerin daha verimli hale getirilmesinin de amaçlandığını söyleyen Joković’e göre öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortam; sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri geliştirmek ve işletmelerin uzun vadeli planlama yapabilmesi için önemli bir ön koşul. Bakan, yatırımcılarla yeni projeler ve mevcut üretimin büyütülmesi konusunda işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Gıda üretimini ekonomik kalkınmanın temellerinden biri ve devletin uzun vadeli istikrarı ile güvenliği açısından önemli bir unsur olarak nitelendiren Joković, yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltacağını söyledi. Daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımların yanı sıra çağdaş teknolojiye, güçlü işleme kapasitesine ve kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç olduğunu belirtti. Üreticilerin işleme sanayisi ve piyasayla bağlantısının güçlendirilmesinin, yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını aktardı. Sektörel gelişimin yalnızca üretim hacmiyle sınırlı kalmaması; kalite, teknoloji ve çağdaş piyasa taleplerine uygun ürünleri de kapsaması gerektiğini söyledi.

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor

USDA’nın Yabancı Tarım Servisi (FAS) raporuna göre Romanya’nın ayçiçeği üretiminin 2026/27 sezonunda önceki sezona kıyasla %37 artması bekleniyor. Aynı oranda artışın Bulgaristan’da da öngörüldüğü belirtilirken, AB genelinde üretimin 9,85 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu seviye, 2025/26 sezonundaki 8,77 milyon tona göre %12’den fazla artış anlamına geliyor. Romanya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan ve Fransa’nın önünde AB’nin en geniş ayçiçeği ekim alanına sahip ülkesi konumunda. Ayçiçeğine yönelimin, son iki yıldaki zayıf mısır hasatlarının yanı sıra ürünün daha düşük gübre ihtiyacı ve kuraklık ile sıcağa mısıra kıyasla daha dayanıklı olmasıyla bağlantılı olduğu aktarılıyor. USDA FAS, Romanya’nın ortalama ayçiçeği veriminin de %28 artacağını öngörüyor. Türkiye pazarı, Romanya’daki ayçiçeği ticareti açısından önemli bir unsur olarak gösteriliyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi ve 2026/27 sezonu için 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanını korudu. Bu adımların, Rusya ve Ukrayna’dan tohum ile işlenmiş ürün tedarikinin zorlaştığı koşullarda Romanya’dan alımları teşvik edebileceği belirtiliyor; ancak bu etki kesin bir sonuç olarak sunulmuyor. AB’de ayçiçeği işleme miktarının 8,75 milyon tona çıkarak yıllık bazda %9 artması bekleniyor. Romanya, Bulgaristan ve Macaristan ilk üç işleyici olarak kalırken, Türkiye önceki sezonda bildirilen AB ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %83’ünü oluşturdu. Köstence’de fiyat ton başına 474 avro seviyesinde bulunuyor. Romanya ve Bulgaristan’daki iyi hasatlar ile Rusya ve Ukrayna’daki yüksek üretimin fiyat artışını sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Fas, 2031’e kadar 1,8 Milyar M³ Arıtılmış Su Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, 2031’e kadar 1,8 Milyar M³ Arıtılmış Su Hedefliyor

Fas hükümeti, su güvenliğini güçlendirmek amacıyla deniz suyu arıtma tesislerinin gerçekleştirilmesini hızlandırmayı planlıyor. Hükümet programında, 2031 ufkunda 1,8 milyar m³ arıtılmış suyun seferber edilmesi hedefleniyor. Hedef, Fatima Ezzahra El Mansouri’nin 19 Ekim Pazartesi günü Parlamento’nun iki kanadında sunduğu programdaki yönelimler arasında yer aldı. Arıtma yatırımları, ulusal su tedarikini çeşitlendirmeyi amaçlayan daha geniş bir altyapı stratejisinin parçası olarak ele alınıyor. Bu kapsamda kurak, yarı kurak ve dağlık bölgelerle vahalardaki barajların güçlendirilmesi, gerektiğinde havzalar ve bölgeler arasında su transferi yapılması öngörülüyor. Hükümet, bu transferlerde bölgelerin su dengesinin korunacağını belirtiyor. Ancak açıklanan 1,8 milyar m³’lük hedefin tamamı sulamaya ayrılmış değil. Kullanım alanlarına göre dağılım, sulamaya hizmet verecek tarım arazilerinin büyüklüğü ve ek suyun hangi üretim havzalarına ulaşacağı belirtilmedi. Bu nedenle mevcut duyuru, tarım işletmeleri için belirli bir ölçekte yeni su mevcudiyetini ortaya koymuyor. Hükümet ayrıca uzun vadeli su politikasının stratejik çerçevesi olacak Ulusal Su Planı’nı hazırlayacağını duyurdu. Tarımsal etkilerin değerlendirilebilmesi için tesislerin konumu, su sağlama takvimi, sulamaya ayrılacak hacimler ve fiyatlandırmanın proje bazında netleşmesi gerekiyor.

Rusya’dan Meyve ve Sebze Suyu İthalatında Ermenistan İlk Üçte
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’dan Meyve ve Sebze Suyu İthalatında Ermenistan İlk Üçte

Rusya, 2026’nın ilk sekiz ayında yabancı pazarlara yaklaşık 38.000 ton meyve ve sebze suyu tedarik etti. Uzmanlara dayandırılan ve Agroexport tarafından aktarılan verilere göre bu tedariklerin toplam değeri yaklaşık 40 milyon dolar oldu. İthalat miktarı bakımından ilk üç ülke Kazakistan, Belarus ve Ermenistan olarak sıralandı. Kazakistan 14.000 tonun üzerinde, Belarus yaklaşık 13.500 ton, Ermenistan ise 1.800 tonun üzerinde ürün aldı. Hesaplamalara Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinin ağustos verileri dahil edilmedi.

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler

Avustralya ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret anlaşması, mart ayında Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanmasına rağmen henüz yürürlüğe girmedi. Anlaşmanın uygulanabilmesi için Avustralya parlamentosu ile Avrupa’daki parlamento süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Avustralya sığır eti sektörü grupları, anlaşmanın Avustralya parlamentosunda reddedilmesi çağrısı yaparken, diğer siyasi ve sektörel gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Cattle Australia Üst Yöneticisi Will Evans, anlaşmayı serbest ticaretten çok “tek yönlü” bir düzenleme olarak nitelendiriyor. Sektörün temel itirazı, Avustralya için öngörülen 30.000 tonluk sığır eti kotasının gelecek on yıl içinde aşamalı biçimde uygulanması. Evans, Avustralya’nın son 12 ayda haftada yaklaşık 30.000 ton sığır eti ihraç ettiğini belirterek, on yıl sonunda elde edilen kotanın yaklaşık bir haftalık üretime denk geleceğini söylüyor. BeefEx konferansında da sektörün müzakerelerin dışında bırakıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Anlaşmanın Avustralya Senatosu’ndan geçmesi için hükümetin Koalisyon veya Yeşiller’in desteğini alması gerekiyor. Ulusal Parti anlaşmayı “gelmiş geçmiş en kötü anlaşma” olarak tanımlıyor; partinin itirazları arasında sığır eti kotasının yetersizliği ve Avrupa’nın Avustralyalı çiftçilere daha fazla çevre mevzuatı getirebilme ihtimali bulunuyor. Liberal Parti’nin mevcut resmi tutumu da anlaşmayı desteklememek yönünde. Bununla birlikte bazı Liberal üyelerin özel olarak anlaşmaya destek vermek istediği, eski Başbakan Malcolm Turnbull ile eski bakan Mathias Cormann’ın ise anlaşmanın kabul edilmesi için daha açık kampanya yürüttüğü aktarılıyor. Avrupa’daki çiftçi lobileri de anlaşmaya karşı çıkıyor ancak gerekçeleri Avustralya’daki sektör gruplarından farklı. Bu gruplar kotayı yetersiz buluyor ve Avustralya’nın Avrupa Birliği’nden daha düşük üretim standartlarına sahip olduğunu öne sürüyor. İrlanda Çiftçiler Birliği, 2023’te 23.000 tonluk sığır eti teklifinin reddedildiğini, revize taslakta ise Avrupa Komisyonu’nun 30.000 ton sığır eti ve 20.000 ton koyun eti önerebileceğinin konuşulduğunu belirtiyor. Bu miktarlar nihai anlaşma olarak sunulmuyor. Avustralya İş Konseyi, deniz ürünleri sektörü ve AUSVEG anlaşmayı destekleyerek Koalisyon’a onay verme çağrısı yapıyor. AUSVEG, anlaşmanın kabulünü Avustralyalı sebze üreticilerinin ağır işletme koşulları nedeniyle önemli görüyor. Kuruma göre, Orta Doğu çatışmasının etkileri ve üretim maliyetlerindeki artışlar başlamadan önce bile sebze üreticilerinin beşte dördü, uygun bir çıkış stratejisi bulmaları halinde sektörden ayrılacağını bildiriyordu.

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor

Danimarka’nın Stevns bölgesinde yürütülen kışlık buğday denemesinde hektar başına 20 ton verime ulaşılması hedefleniyor. AgroPro Direktörü ve danışmanı Vagn Lundsteen’in yürüttüğü çalışmada, mevcut dünya rekorunun arkasındaki Champion ile daha yeni İngiliz çeşidi KWS Aintree kullanılıyor. Lundsteen, KWS Aintree’nin daha yüksek verim potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Denemenin temelini, her bitkiye güçlü ve derin bir kök sistemi geliştirebileceği alanı sağlama yaklaşımı oluşturuyor. Toprak ekim öncesinde Horsch Focus ile işlenirken tripl süperfosfat yaklaşık 25 santimetre derine yerleştirildi. Bu uygulamayla köklerin aşağı doğru gelişmesi ve bitkilerin su ile besin maddelerine erişiminin desteklenmesi amaçlanıyor. Tohumlar Horsch Pronto ile 15 santimetre sıra aralığı ve sıra üzerinde 6 santimetre aralıkla ekildi; tohum miktarı da normalin yaklaşık yarısına düşürüldü. Böylece metrekare başına yaklaşık 100 bitki kurulması ve her bitkinin daha fazla gelişme alanına sahip olması hedefleniyor. Lundsteen, verim potansiyelinin son bölümünün uzun başaklar ve iyi gelişmiş çok sayıda taneden gelebileceğini değerlendiriyor. WekoAgro Machinery ürün uzmanı Kristian Thomsen ise hassas ekimin, verimden ödün vermeden tohum miktarını azaltmaya yardımcı olabileceğini ve besin maddesinin derine yerleştirilmesinin kök gelişimini yönlendirebileceğini söylüyor. Denemede sonbaharda aşırı büyümeden kaçınılması, bitki yoğunluğunun ilkbaharda kademeli olarak geliştirilmesi planlanıyor. Gübrelemenin büyük bölümünün ilkbaharda, yaklaşık iki haftada bir yapılması öngörülüyor. Ancak sık bitki dokusu ve erken dönemde hızlı biyokütle gelişimi yatma riskini artırabilir. Hedefe ulaşılıp ulaşılmayığı hasatta belli olacak; hava, kıştan çıkış ve ilkbahar-yaz dönemindeki besin erişimi belirleyici olacak.

Birleşik Krallık, Çok Ülkeli Salmonella Salgınını Fas Domatesleriyle İlişkilendirdi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık, Çok Ülkeli Salmonella Salgınını Fas Domatesleriyle İlişkilendirdi

Birleşik Krallık, 2024’te üç ülkeyi etkileyen çok ülkeli Salmonella salgınında en fazla enfeksiyonun ülkede görüldüğünü bildirdi. Temmuz-ekim arasında genetik olarak ilişkili Salmonella Blockley enfeksiyonu taşıyan 216 hasta belirlendi; salgının Fas’tan gelen kontamine domateslerden kaynaklanmış olabileceği belirtildi. Vakaların 56’sı Fransa’da, 30’u Almanya’da ve 129’u Birleşik Krallık’ta kaydedildi. Birleşik Krallık’taki hastaların 79’u İngiltere’de, 33’ü İskoçya’da ve 17’si Galler’deydi. Ayrıca, semptomları başlamadan önce Birleşik Krallık’a gitmiş bir ABD sakini de hastalandı.

Birleşik Krallık'ta Gıda Bankasına İhtiyaç Riski 2029'da 9,1 Milyona Çıkabilir
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Gıda Bankasına İhtiyaç Riski 2029'da 9,1 Milyona Çıkabilir

Birleşik Krallık'ta 2028/29 mali yılında, Mart 2029'a kadar 9,1 milyondan fazla kişinin gıda bankasına ihtiyaç duyma riski taşıyabileceği tahmin ediliyor. Yoksullukla mücadele kuruluşu Trussell'in modellemesine göre bu sayı, 2025/26'da kaydedilen 9,07 milyonluk önceki zirveyi aşabilir. Tahminin 6,2 milyon yetişkin ile 2,9 milyon çocuktan oluşacağı öngörülüyor. Projeksiyonlar, WPI Economics tarafından hazırlanan ve Bütçe Sorumluluk Ofisi'nin ortalama ücret artışı, sosyal güvenlik ödemeleri ile kira ödemelerine ilişkin tahminlerini kullanan çalışmalara dayanıyor. Hesaplamalarda İşçi Partisi hükümetinin geçen nisandan itibaren iki çocuk yardım sınırını kaldırması ve evrensel krediyi artırması gibi politika değişiklikleri de dikkate alınıyor. Trussell'in verilerine göre gıda bankasına ihtiyaç duyma riski taşıyan, ağır yoksunluk içindeki kişi sayısının Mart 2027'ye kadar olan yılda dokuz milyona yaklaşması, Mart 2028'e kadar olan 12 aylık dönemde ise dokuz milyonu biraz aşması bekleniyor. Bu göstergede 2022/23'te 8,2 milyon kişi kaydedilmişti. Trussell, 2025'te dağıtılan toplam gıda kolisi sayısının 2024'e göre %12 azaldığını ve bunu temel ihtiyaç maliyetlerindeki artışın yavaşlaması ile daha az kişinin işini kaybetmesine bağladığını bildirdi. Ancak Trussell politika ve araştırma direktörü Helen Barnard, yüksek enflasyonun 2024/25'ten bu yana daha fazla kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına yol açtığını söyledi. Barnard, özellikle enerji maliyetlerindeki artışların önümüzdeki aylarda gıda ve ısınma giderlerini karşılamayı daha da güçleştirebileceğini belirtti.

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı

ABD’li gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Kanada’ya yönelik tarifelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı. New York merkezli mahkemeye yapılan başvuru, kâr amacı gütmeyen Liberty Justice Center tarafından Salı günü şirket adına sunuldu. Davada, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü’nü kullanarak kapsamlı tarifeler ve ithalat yasakları uygulamasının başkanlık yetkisini aştığı savunuluyor. Trump, ticaret görüşmelerinin ağustosta kesilmesinin ardından bazı Kanada mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Aynı yasal dayanak, sonraki ay motosikletler ile bazı alkol ve süt ürünlerinin Kanada’dan ithalatını yasaklamak için de kullanıldı. Beyaz Saray, daha önce bu amaçla kullanılmamış olan 338. Bölüm’ün, bir ülkenin ABD ihracatçılarını diğer ülkelerin ihracatçılarına kıyasla dezavantajlı duruma getirmesi halinde başkana tarife uygulama yetkisi verdiğini belirtiyor. ABD’li yetkililer son önlemleri, Kanada’daki eyaletlerin ABD likörüne yönelik yasaklarına, Kanada’nın arz yönetimli süt ürünleri sistemine ve bazı ABD araçlarına uygulanan kotalara yanıt olarak açıklıyor. Ancak dava, Kanada politikalarının kapsamlı tarifeleri haklı çıkarmadığını ileri sürüyor. Başvuruda, otomobil kotaları ile likör yasaklarının Trump yönetiminin kendi tarife önlemlerine yanıt olduğu ve Kanada’nın süt ürünleri arz yönetiminin, Trump’ın ilk başkanlık döneminde müzakere edilen Kanada-ABD-Meksika Anlaşması’na dayandığı belirtiliyor. Gellert Global Group, Kanada’dan ithal ettiği peynir için %50 tarife ödediğini, Kanada’daki biriminin sattığı ABD menşeli peynirlere ise Ottawa’nın misilleme tarifeleri uyguladığını söylüyor. Şirket, Kuzey New York’taki süt üreticilerinden alınan sütün Kanada’da brie peynirine işlendiğini ve ardından ABD’ye gönderildiğini belirterek, tarifelerin bu sınır ötesi tedarik zincirinin her iki tarafındaki Amerikalı çiftçileri ve işletmeleri etkilediğini ifade ediyor. Dava ayrıca 338. Bölüm’ün işlevsiz kaldığını ve Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi daha sonraki düzenlemelerle aşıldığını savunuyor. Başvuruda, tarife uygulanmadan önce gereken 30 günlük bekleme süresi gibi koşulların da karşılanmadığı ileri sürülüyor. Trump yönetiminden bir yetkili, başkanın eylemlerinin mahkemede güçlü biçimde savunulacağını ve davanın Amerikalı işçiler, çiftçiler ve şirketler için şartları eşitleme politikasını caydırmayacağını söyledi. Gellert Global Group ise mahkemeden tarifelerin hukuka aykırı ilan edilmesini ve ödenen tutarların iade edilmesini istiyor.

Maliye Bakanlığı ile Meclis, Harcama Öncelikleri ve Vergi Reformunu Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Maliye Bakanlığı ile Meclis, Harcama Öncelikleri ve Vergi Reformunu Görüştü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berniyye, Halk Meclisi’ndeki bütçe, mali kanunlar, ekonomi ve tarım komitelerini temsil eden üyelerle ekonomi ve maliye politikaları ile devlet bütçesini görüştü. Maliye Bakanlığında düzenlenen toplantıya Maliye Bakan Yardımcısı Muhammed Eba Zeyd ile Vergi İdaresi Genel Müdürü Nasır el-Abdullah da katıldı. Berniyye, bakanlıklar ile Meclis arasındaki iş birliğinin mevcut dönemde önemli olduğunu belirtti. Görüşmede Maliye Bakanlığının maliye politikasını ve vergi sistemini geliştirme, yerel finansman sektörünü düzenleme ve ekonomik faaliyeti teşvik etme planları ele alındı. Yeni mali ve hukuki düzenlemeler ile hazırlanan yasalar hakkında bilgi verilirken, yeni vergi sistemi ve 17 programdan oluşan yoksullukla mücadele planı da gündeme geldi. Bütçe açığının ve destek mekanizmalarının nasıl ele alınacağı, eğitim, sağlık ve yatırımın yanı sıra tarım ve sanayi sektörlerinin finansmanı da değerlendirildi. Berniyye, 2027 devlet bütçesinin Meclis’e sunulup onaylanması için son aşamalarda olduğunu söyledi. Bütçenin reform önceliklerini, yaşam standardının iyileştirilmesini, stratejik projelerin finansmanını ve ekonomik kalkınmayı desteklemesi gerektiğini ifade etti. Meclis üyeleri ise bütçe kalemleri ile mali kavramların açık biçimde hazırlanmasının kamu harcamalarında şeffaflığı ve mali bilgilere erişimi güçlendireceğini belirtti. Toplantının sonunda gelişmeleri izlemek ve güncel konuları görüşmek üzere aylık toplantılar yapılması kararlaştırıldı.

Irak Bakanlar Kurulundan Tarımsal Ürün İthalatına 2026 Sonuna kadar İzin
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Bakanlar Kurulundan Tarımsal Ürün İthalatına 2026 Sonuna kadar İzin

Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi’nin başkanlık ettiği Bakanlar Kurulunun salı akşamı düzenlenen 24. olağan toplantısında, Tarım Bakanlığına tüm tarımsal ürünlerin ithalatını 31 Aralık 2026’ya kadar açma yetkisi verildi. Kararın, ülkede gıda güvenliğini sağlamak amacıyla alındığı bildirildi. Toplantıda ayrıca Irak’a ithal edilen güneş enerjisi sistemlerinden alınan gümrük vergileri sıfırlandı. Düzenlemenin özel sektörü desteklemesi ve vatandaşları elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kullanımına yönlendirmesi hedefleniyor. Elektrik Bakanlığına bağlı Kuzey Bölgesi Elektrik İletim Genel Şirketinin 600 ila 1000 megavat kapasiteli enerji tedarik sözleşmesi imzalaması da onaylandı. Sağlık alanında ise sınır kapılarında bekleyen Sağlık Bakanlığına ait ilaç, tıbbi malzeme ve aşı sevkiyatlarının çıkarılmasına izin verildi. Bu sevkiyatların gümrük ücretleri, bakanlığın resmî taahhüdü karşılığında ertelenecek; ürünler depolama ücretleri ile para cezalarından muaf tutulacak. Karar yayımlandığı tarihten itibaren uygulanacak ve bir sonraki federal genel bütçe kanununun kabul edilmesiyle sona erecek. Bakanlar Kurulu, sağlık ve tıp meslekleri mensuplarının kademelendirilmesine ilişkin 2000 tarihli kanunda dördüncü değişiklik tasarısını ve Irak ile Katar arasındaki deniz taşımacılığı anlaşmasının onaylanmasına ilişkin kanun tasarısını Meclise gönderdi. Basra’daki petrol tesisleri için su kullanımına ve Şattü’l-Arab üzerindeki kesici bent projesinin ikinci aşamasına yönelik kararlar da toplantı gündeminde yer aldı.

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi

Brezilya soya piyasasında 20 Salı günü işlemler düşük hareketlilik gösterdi; fiyatlar çoğunlukla geriledi ve yalnızca sınırlı miktarda işlem yapıldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre Chicago borsası ile dolardaki düşüşler fiyatları baskılarken, satıcı tekliflerinin yokluğu ticareti neredeyse durma noktasına getirdi. Alıcılar tekliflerini düşürdü, üreticiler ise mevcut fiyat seviyelerinde satış yapmaya yanaşmadı. Spot piyasada primler nominal kaldı ve kesin işlem göstergeleri oluşmadı. Silveira, piyasanın yalnızca küçük partilerin ve kısa vadeli ihtiyaçları karşılayan işlemlerin yapıldığı bir görünüm sergilediğini belirtti. Aynı sırada Brezilya’da yeni soya sezonunun ekimi, daha açık havanın desteğiyle iyi hızda ilerledi. Başlıca merkezlerde fiyatlar ağırlıklı olarak geriledi. Çuval fiyatı Passo Fundo’da 147 realden 145 reale, Santa Rosa’da 148 realden 146 reale, Cascavel’de 142 realden 140 reale ve Rondonópolis’te 140 realden 139 reale indi. Dourados’ta fiyat 138 realden 139 reale yükselirken, Rio Verde’de 138 realde sabit kaldı. Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da düşüş kaydedildi. Chicago’da soya vadeli kontratları art arda yedinci seansta geriledi ve fiyatlar iki ayın en düşük seviyelerine indi. ABD’de hasadın ilerlemesi ve hava koşullarının çalışmaları destekleyeceği beklentisi fon satışlarını artırdı. ABD Tarım Bakanlığına göre hasat 18 Ekim itibarıyla alanın %64’üne ulaştı; önceki hafta bu oran %46, son beş yıl ortalaması ise %65’ti. Buna karşın ABD’li özel ihracatçılar Çin’e 2026/27 sezonu teslimatlı 612 bin ton soya satışı bildirdi.

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi

Brezilya’nın Tocantins eyaletinde hükümet, uzun süren kuraklık nedeniyle eyaletin tamamında 180 gün süreyle acil durum ilan etti. 7.251 sayılı karar salı günü (20) yayımlandı. Kamu kurumlarının hazırlayacağı tespitler, yasal şartların karşılanması halinde zarar gören üreticilerin mali destek, borçlar için ek süre veya borç yeniden yapılandırması talebine dayanak oluşturabilecek. Kararname, tarım ve hayvancılıktaki zararların yanı sıra yangın ve orman yangını risklerini de kapsıyor. Ulusal Su ve Temel Sanitasyon Ajansının (ANA) Kuraklık İzleme verilerine göre ağustosta Tocantins topraklarının yaklaşık %95’i herhangi bir kuraklık derecesiyle karşı karşıyaydı. Orta şiddette kuraklık sınıfındaki alanların payı temmuzdaki %33,57’den ağustosta %57,44’e yükseldi. Yanıtı Sivil Savunma aracılığıyla Askeri İtfaiye koordine edecek; etkilenen belediye ve ailelere acil su temini de dahil yardım ulaştırılacak. Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği (Seagro) ile Ruraltins ise tarımsal kayıpları hesaplayıp üreticileri destek araçları konusunda yönlendirecek. Karar, 2026/27 soya ekiminin başlangıcına denk gelirken, ekim bazı bölgelerde yağışlar nedeniyle hâlâ noktasal ilerliyor.