ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 38

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Yunanistan’ın Girit Adası’nda üç gün boyunca etkili olan şiddetli hava koşullarının ardından tarım alanları, kırsal yollar, altyapı ve ulaşım ağlarında oluşan hasarın belirlenmesi için çalışma başlatılması bekleniyor. Lasithi Platosu’nda geniş tarım alanları su ve çamur altında kalırken, patates üretimi ile diğer tarla bitkileri ve sebze yetiştiriciliği ağır darbe aldı. Bazı üreticiler arazilerine hâlâ ulaşamadığı için zararın boyutu kesin olarak ortaya konulamadı. Suların çekilmesinin ardından denetim ekiplerinin bölgeye giderek inceleme ve kayıt çalışmaları yapması planlanıyor. Çiftçiler, üreticiler ve temsilcilerinin, hızlı işlemler, ilk yardım ve tazminat içeren, Yunanistan’da Daniel fırtınası sonrasında uygulanan tedbirlere benzer bir destek talep etmesi bekleniyor. Kaynak, üreticilerin önlerinde zorlu aylar bulunduğuna dikkat çekiyor. Şiddetli yağışlar Girit’in farklı bölgelerinde de ulaşımı ve yerleşimleri etkiledi. Lasithi’de Ferma bölgesine giden yol ağır hasar gördü ve Makris Gialos yönündeki ulaşım kesildi. Acil durum araçlarının yanı sıra bölge ve belediye araçlarının alternatif güzergâhlardan geçebilmesi için çalışmalar yürütüldü. Kıyı kesiminde altyapı ve iletişim ağlarında hasar oluşurken itfaiye ekipleri su tahliyesi yaptı. Zonianá’da yerel nehir taştı; sel suları, çamur ve sürüklenen malzemeler dere yataklarını ve yolları kapattı. Köprü ve dere duvarlarında yıkımlar meydana gelirken, evler, avlular ve kaldırımlar da sudan zarar gördü. Psiloritis yamaçlarında otlatılan hayvanların taşkın sularına kapılarak öldüğü, bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzlerce hayvanını kaybettiğini bildirdiği aktarıldı. Girit’in farklı bölgelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Samaria Geçidi’nde sekiz kişi mahsur kaldı. Yağış ve su seviyesinin yüksek olması, kurtarma ekiplerinin güvenli şekilde ulaşmasını geciktirdi. Mahsur kalanların doktor, ilaç ve ihtiyaç malzemelerine sahip olduğu, iletişimlerinin sürdüğü ve su akışı tehlikeli olduğu sürece bulundukları yerden ayrılmamaları yönünde talimat aldıkları belirtildi. Yunanistan hükümetinden genişletilmiş bir heyetin Girit’e giderek hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmesi planlandı. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan itibaren etkili olan hava olayları için Avrupa Birliği’nin Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti haritalama sistemi etkinleştirildi. Uydu görüntülerinden üretilecek harita ve verilerin, acil durum yönetiminde görev alan kurumlara ücretsiz sağlanması bekleniyor.

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısında tavuk ve yumurta üretimi, fiyatlandırması ve piyasa düzenlemesi ele alındı. Komisyon sözcüsü Hüşeng Hadiyanpur, hane halkının tavuk tüketimindeki düşüşün piyasanın zayıflaması ve tavukların kupon sistemiyle dağıtımındaki sorunlardan kaynaklandığını söyledi. Devletin dağıtıcı mağazalara olan ödemelerini yapmaması da kupon sistemi üzerinden tavuk satışını olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösterildi. Hadiyanpur, tavuk fiyatının yaklaşık üretim maliyetinin altına indiğini belirterek, piyasa koşulları dikkate alınırken sürdürülebilir üretimin de korunması gerektiğini ifade etti. Toplantıda, günlük civciv fiyatının kontrol altında tutulması için destek imkânlarının kullanılması ve gerekirse sübvansiyon ödenmesi yönündeki seçeneklerin incelenmesi kararlaştırıldı. Tavuk ve yumurta üreticilerinin sorunlarının hızla giderilmesinin, üretim döngüsünün aksamaması açısından gerekli olduğu belirtildi. Komisyon sözcüsü, üreticilerin kaygıları giderilmezse ileride civciv yerleştirmeye ilgi göstermeyebileceği uyarısında bulundu. Böyle bir gelişmenin önce günlük civciv arzını, ardından tavuk üretimini etkileyerek gelecekte fiyat artışına yol açabileceği ifade edildi. Bu nedenle günlük civciv fiyatının kontrolü ile üreticilerin sorunlarının çözülmesi birlikte ele alınacak. Toplantıda ayrıca gerçek üretim ve tüketim verilerinin güncellenmesi kararlaştırıldı. Üretim fazlası oluşması halinde Hayvancılık Destek Şirketi işbirliğiyle garantili veya anlaşmalı alım yapılması, imkân bulunursa fazla üretimin ihracatına yönelik planlama gerçekleştirilmesi değerlendirilecek.

Birleşik Krallık’ta Sınırlı Sığır Arzı Et Fiyatını Yükseltti
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sınırlı Sığır Arzı Et Fiyatını Yükseltti

Büyük Britanya’da sığır eti fiyatı, 27 Eylül’e kadar olan haftada yükselişini sürdürdü. Tarım ve Bahçecilik Geliştirme Kurulu’na (AHDB) göre ölü ağırlık üzerinden hesaplanan tüm birinci sınıf sığır fiyatı haftalık 8 peni artarak kilogram başına ortalama 6,28 sterline çıktı. AHDB analisti Molly Corbett, artışta Noel öncesinde güçlenmesi beklenen mevsimsel talebin yanı sıra sınırlı birinci sınıf sığır arzı ve sonbahar talebinin etkili olduğunu belirtti. Fiyat, 2025’in aynı haftasının yalnızca 13 peni altında kaldı.

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı

Yunanistan’ın Girit Adası’nda etkili olan şiddetli yağışlar; yerleşim bölgelerinde su baskınlarına, yolların ulaşıma kapanmasına, altyapının zarar görmesine ve tarım alanlarının sular altında kalmasına neden oldu. Lasithi Platosu’nda tonlarca patatesin sel sularının altında kaldığı bildirildi. Girit genelinde 101 kişi mahsur kaldıkları yerlerden kurtarılarak güvenli bölgelere götürüldü. Atina Ulusal Gözlemevi’nin otomatik meteoroloji istasyonları ağı ve meteo.gr verilerine göre, Hanya’daki Xyloskalo’da yağış miktarı 420 milimetreye ulaştı. Bu miktar, kaynakta Yunanistan’daki dekar ölçüsü üzerinden dekar başına 420 ton suya eşdeğer olarak verildi. Zonianá sakinleri, bölgede yaşananların olağanüstü boyutlara ulaştığını anlattı. Sivil Koruma ve ordunun kurtarma çalışmaları gece boyunca sürerken, ekiplerin müdahaleleri olayın ardından da devam etti. İtfaiyenin 4 Ekim saat 12.30’a kadar yaptığı bilgilendirmeye göre, yağışların başladığı 1 Ekim’den itibaren Girit’teki operasyon merkezine 485 çağrı geldi ve 204 olayda işlem yapıldı. Ancak yetkililer, tarım alanları ve altyapıdaki gerçek hasarın sular çekildikten sonra yapılacak ayrıntılı tespitlerle ortaya çıkacağını belirtti. Bu nedenle ürün kayıplarının ve maddi zararın kesin boyutu henüz açıklanmadı. Lasithi Platosu Tarım Birliği, üreticilerin acil desteğe ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Birlik toplantısında çiftçiler; tam ve hızlı tazminat, De Minimis ve Yunanistan Tarım Sigortası Kurumu (ELGA) üzerinden mali yardım, aşırı hava olaylarının yol açtığı zararların daha kapsamlı karşılanması için ELGA düzenlemelerinde değişiklik talep etti. Üreticiler ayrıca vergi ve sigorta kolaylıkları, kredi borçlarının ertelenmesi, tarım yollarının ve drenaj altyapısının hızla onarılmasını istedi. Çiftçiler, benzer olayların etkisini azaltmak için kanal ve nehirlerin temizlenip güçlendirilmesini, su kapaklarının işletilme biçiminin yeniden değerlendirilmesini de gündeme getirdi. Hükümetin 5 Ekim’de Girit’e genişletilmiş bir heyet göndererek hasar tespiti ve müdahale planı üzerinde yerel yönetimlerle görüşmesi planlandı. Heyetin Mylopotamos, Ierapetra ve Lasithi Platosu’ndaki zarar gören bölgeleri ziyaret etmesi öngörüldü.

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama

İran Tarım Bakanlığı, patates fiyatlarındaki artışa ilişkin bir rapora gönderdiği yanıtta, bu yılki yazlık üretim planına göre ülkede patates üretiminde düşüş yaşanmadığını bildirdi. Bakanlık, fiyat artışında gübre, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerindeki maliyet yükselişinin etkili olduğunu belirtti. Açıklamaya göre yazlık üretimin sona ermesiyle bir sonraki sezonun hasadının başlaması arasındaki geçiş dönemi, ürün arzında geçici aksamalara yol açabiliyor. Bakanlık, bu dönemde kırsal kooperatif tarafından depolanan patateslerin meyve-sebze hallerinde günlük olarak satışa sunulduğunu ve soğuk hava depolarındaki ürünlerin de piyasaya çıkarılmasının hızlandırıldığını açıkladı. Tahran’daki toptan satış hallerinde patatesin kilogramı 63 bin ila 75 bin tümen arasında işlem görürken, seçkin ve lüks ürünün fiyatı 80 bin tümene ulaşıyor. Bazı perakendecilerin aynı ürünü kentte 85 bin ila 120 bin tümen arasında sattığı belirtildi. Bakanlık, tüketicilerden yüksek bedel alınmasını önlemek amacıyla denetim yapılmasını istedi.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

İran’da Yemlik Buğday İthalatı İçin Kayıt Başladı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Yemlik Buğday İthalatı İçin Kayıt Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran’da yemlik buğday ithalatı için sipariş kaydı açıldı. Tarım Bakanlığı Ticaret Geliştirme Yardımcılığına göre ithalatçılar, hayvancılık ve kanatlı işletmelerinin yem tedarikinde kullanılan ürün için işlemlerini Kapsamlı Ticaret Sistemi üzerinden yürütebilecek. Kayıt, yemlik buğdayın ithalata dayalı tedarik sürecinde ilk aşamayı oluşturuyor. Sürecin devamı döviz tahsisi, ürünlerin ülkeye getirilmesi ve gümrükten çekilmesi aşamalarına bağlı olacak. Sipariş kaydının geçerlilik süresi 180 gün olarak belirlenirken sistem üzerinden 60 günlük uzatma yapılabilecek. Shargh’ın aktardığına göre ürün daha önce dördüncü mal grubunda yer alırken geçen ay yapılan değişiklikle döviz önceliği 21’e alındı.

Endülüs’te Yeni Zanaat Peyniri Düzenlemesi Yayımlandı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Endülüs’te Yeni Zanaat Peyniri Düzenlemesi Yayımlandı

Endülüs Tarım, Balıkçılık, Su ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, zanaat usulü peynir ve lorun hazırlanması ile pazarlanmasına ilişkin yeni düzenlemeyi Endülüs Cuntası Resmî Gazetesi’nde (BOJA) yayımladı. Düzenleme, 2013’te kabul edilen kuralların yerini alıyor ve Endülüs peynir sektörüyle yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlandı. Yeni işletmelerin sektöre katılımını kolaylaştırmak ve bölgelere özgü peynir çeşitlerinin görünürlüğünü artırmak da düzenlemenin amaçları arasında yer alıyor. Yeni kurallar, zanaatkârın üretimdeki müdahalesini temel unsur olarak korurken bazı işlemlerde esneklik getiriyor. Pıhtının kalıplara, zanaatkârın açık müdahalesini gerektiren kesintili dolum sistemleriyle aktarılmasına izin veriliyor; tamamen otomatik sistemler ise kapsam dışında tutuluyor. Olgunlaştırılmış peynirin çiğ veya pastörize sütle üretilmesine de uygulanabilir sağlık koşullarına uyulması şartıyla olanak tanınıyor. Düzenleme, zanaat peynirhanelerinin süt işleme kapasitesini çalışan sayısına bağlıyor ve çalışan başına yıllık 170.000 litre üst sınır getiriyor. Çiftlik tipi zanaat peynirhaneleri için yıllık 75.000 litre veya günlük 20 kilogram peynir sınırı korunuyor. Sütün geldiği işletmelerle peynirhaneler arasındaki mesafe en fazla 100 kilometre olabilecek. Çiftlik tipi işletmelerde ise hammadde, peynirhaneyle bağlantılı tek bir hayvancılık işletmesindeki hayvanlardan sağlanacak. Lor üretiminde yalnızca aynı işletmenin peynir yapımından elde ettiği keçi, koyun veya inek sütü suyu kullanılabilecek. Başka tesislerden alınan süt suyuyla lor üretilemeyecek. Ayrıca zanaat peyniri ve lor üreten işletmelerin mikro veya küçük işletme, “çiftlik ürünü” ifadesini kullanan işletmelerin ise mikro işletme olması gerekiyor.

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) son değerlendirmesine göre tahıl fiyatları eylülde belirgin biçimde yükseldi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi ağustosa göre %5,1, geçen yılın eylül ayına göre %17,2 arttı. Buğday fiyatları %6,3, mısır fiyatları ise %5,6 yükseldi. Artışta Karadeniz bölgesindeki lojistik ve ticaret aksamaları, Kuzey Amerika'nın bazı kesimlerindeki kurak hava, ABD'deki mısır verimine ilişkin endişeler ve Brezilya'nın daha düşük ihracat arzı etkili oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer belirsizliği de mısır gibi biyoyakıt hammaddelerinin fiyatlarına ek destek sağladı. FAO, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 2.979 milyon ton seviyesinde büyük ölçüde değiştirmedi. Bu miktar önceki yılın rekorunun %2,1 altında olsa da tarihin en yüksek ikinci hasadı olarak değerlendiriliyor. Buğday üretimi tahmini 3,2 milyon ton artırılarak 813,9 milyon tona çıkarıldı; ancak küresel üretimin yıllık bazda %3,3 gerilemesi bekleniyor. Avustralya'da daha elverişli hava koşulları görünümü iyileştirirken, ortalamanın altında kalması beklenen verimler ve sezon sonuna doğru yağışların azalması aşağı yönlü risk oluşturuyor. İkincil tahılların üretim tahmini ise 3,3 milyon ton düşürülerek 1.612 milyon tona indirildi. Revizyonun temel nedeni, Avrupa Birliği ve ABD'deki sıcak ve kurak havanın mısır verim potansiyelini sınırlaması oldu. 2026/27 sezonunda küresel tahıl tüketiminin 2.966 milyon tona ulaşması, dönem sonu stoklarının ise 950 milyon ton olması bekleniyor. Stok-tüketim oranı %31,7'ye yükseltilse de önceki sezonun %32 seviyesinin altında kalıyor.

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde kolza tarlalarında kolza piresi (Rapserdfloh) baskısının bu yıl ciddi boyutlara ulaştığı bildirildi. Tarım danışmanlarının aktardığına göre sarı kaplarda üç gün içinde 100 ila 500 böcek sayıldı. Bu kapların kolza piresi için özel bir çekiciliği bulunmadığı, böceklerin tesadüfen kaplara düştüğü belirtildi. Mücadele eşiği, üç hafta içinde 50 böcek görülmesi veya kolzanın üç yapraklı dönemine kadar yaprakların %10’unun zarar görmesi olarak tanımlanıyor. Ağustos sonundan bu yana çoğunlukla kuru havanın etkili olduğu, bazı bölgelerde kolzanın düzensiz çıktığı ve eylül başında yoğun böcek girişinin başladığı kaydedildi. Bu koşullar nedeniyle üreticilerin tarlalarını sık aralıklarla kontrol etmesi gerekiyor. Baden-Württemberg danışmanları, insektisitlerin akşam geç saatlerde veya gece uygulanmasını öneriyor. Böceklerin bu saatlerde daha aktif olması nedeniyle doğrudan hedeflenebileceği ve uygulama etkinliğinin artabileceği belirtildi. Ekim ortasından itibaren larvaların topraktaki yumurtalardan çıkıp kolza saplarına girmesi bekleniyor; bu aşamada verim kayıplarını önlemek için yeniden mücadele gerekebileceği ifade edildi.

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor

Romanya eski Tarım Bakanı Achim Irimescu, 2028-2034 döneminde Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarıma ayrılan kaynakların azalmasının Romanyalı çiftçileri zorlayabileceğini söyledi. Adevărul’a verdiği röportajda Irimescu, bütçe kesintileri, kırsal kalkınma fonlarının mevcut biçimiyle ortadan kalkması ve doğrudan ödemelere çiftçi başına üst sınır getirilmesi ihtimallerinin sektörü etkileyebileceğini belirtti. Irimescu’ya göre OTP’nin Avrupa Birliği bütçesindeki payı 1980’lerde yaklaşık %70 iken günümüzde %36-37 seviyesinde bulunuyor. Eski bakan, 2028-2034 dönemi için bu oranın yaklaşık %15’e kadar gerileyebileceğini tahmin etti. En büyük sorunlardan birinin, kırsal kalkınma ve yatırımları finanse eden ikinci ayağın kaldırılması olduğunu savunan Irimescu, yeşil dönüşüm için gereken yatırımların ilk hesaplamalara göre en az 60 milyar avro tutacağını, ancak tarım ve gıda sanayisi için bu yatırımlara açık biçimde ayrılmış kaynakların bulunmadığını söyledi. Romanya açısından tahsisatın mevcut dönemdeki 21,5 milyar avrodan gelecek mali dönemde 16,5 milyar avroya düşebileceği aktarıldı. Ancak nihai miktarın, hükümetin kaynakları ulusal düzeyde nasıl dağıtacağına ve AB ülkeleri arasındaki müzakerelere bağlı olacağı belirtildi. Irimescu ayrıca bazı ülkelerin bütçeye yaptıkları katkının aldıkları paydan yüksek olmasına karşı çıkması nedeniyle önerilen bütçenin müzakereler sırasında daha da azaltılabileceği uyarısında bulundu. Eski bakan, doğrudan ödemelerin çiftçi başına 100 bin avro ile sınırlandırılmasının özellikle büyük işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu işletmelerin makine ve diğer yatırımlar için kredi kullandığını, destek ödemelerine ilişkin belgeleri teminat göstererek finansmana erişebildiğini belirten Irimescu, kesintilerin üretim kapasitesini ve Romanya’nın gıda güvenliğini etkileyebileceğini savundu. Ona göre yaklaşık 13 bin orta ve büyük işletme ülkenin tarımsal üretiminin %75’ini gerçekleştiriyor. Irimescu, destek politikasının yalnızca büyük işletmelere yönelmemesi gerektiğini de söyledi. Küçük çiftçilerin de desteklenmesini, ancak pazar için üretim yapan büyük işletmelerle küçük işletmeler arasında denge kurulmasını istedi. Emeklilik yaşına ulaşan çiftçilerin temel doğrudan ödemeyi kaybetmesi ihtimalini de eleştirdi. Ayrıca AB üreticilerinin pestisit, gübre, kirlilik ve emisyonları azaltmaya yönelik standartların maliyetini taşıdığını, üçüncü ülkelerden gelen ürünlerle rekabette zorlanabileceğini belirtti. Kuraklık, hastalık ve zararlılar karşısında dayanıklı çeşitler ile yeni genomik tekniklerin önem kazanacağını da ekledi.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği, Sinaloa hükümetiyle birlikte eyaletin tarım, hayvancılık, su ürünleri ve balıkçılık sektörlerini güçlendirecek kapsamlı bir strateji üzerinde çalışacağını açıkladı. Dört günlük çalışma gezisi sırasında, üretici topluluklarına doğrudan destek verilmesi ve acil durumlara dayalı uygulamalar yerine orta ve uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli oluşturulması gerektiği belirtildi. Planlanan destekler arasında Cosechando Soberanía kredisi, Fertilizantes para el Bienestar programı, sürekli sağlık ve gıda güvenliği kampanyaları, bölgenin iklim koşullarına uyarlanmış tohumlar ve teknik danışmanlık yer alıyor. Önümüzdeki günlerde beyaz mısır ve buğday için temel girdilerle biyolojik girdilerin doğrudan ve şeffaf biçimde satın alınmasını sağlayacak bir platformun açılması planlanıyor. Platformun, sonbahar-kış tarım döneminde üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle iç sularda yetiştirilen tilapyanın pazarlanması ve sektörün rekabet gücünün artırılması için mekanizmalar tasarlama konusunda uzlaştı. Meksika Ulusal Su Ürünleri ve Balıkçılık Komisyonu, tilapya stoklarının yenilenmesi amacıyla yapılan 23 başvuruyu değerlendirecek; bu kapsamda iki milyon yavru balığın kullanılması öngörülüyor. Mazatlán’da yaklaşık 300 kadın karides paketleme işçisiyle yapılan görüşmede ise istiridye yetiştiriciliği gibi alternatif üretim projeleri ele alındı.

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya

İspanya’da tütün yaprağı üretimi, özellikle Extremadura’daki kırsal bölgeler için önemli bir ekonomik dayanak olmayı sürdürürken, sektörde yeni kısıtlamaların geleceğe yönelik endişe yaratacağı belirtiliyor. Üreticiler ve yerel yöneticiler, sigara tüketiminin sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak tütün yaprağı üretimiyle tütün ürünlerinin tüketiminin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcilerine göre bölgede tütünün yerine kısa sürede konulabilecek başka bir tarımsal ürün bulunmuyor. İspanya, Avrupa’nın ikinci büyük tütün üreticisi konumunda. Ülke üretiminin %98’i Extremadura’dan geliyor; bu miktar Avrupa Birliği üretiminin %19’una karşılık geliyor. Üretim La Vera, Campo Arañuelo ve Valle del Tiétar çevresinde yoğunlaşıyor. Extremadura, ürettiği tütünün %74’ünü ihraç ediyor ve dış satışlardan 70 milyon avronun üzerinde gelir elde ediyor. Sektörün bölgesel gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 91 milyon avro olarak verilirken, tarımsal doğrudan istihdam 1.900 kişi, dolaylı faaliyetlerle birlikte toplam istihdam ise yaklaşık 20 bin kişi seviyesinde bulunuyor. Yaklaşık 3 bin aile ve 1.900 işletme de bu ekonomik yapıdan geçiniyor. Üretimin yoğunlaştığı yerleşimlerde tütünün ağırlığı daha da belirgin. Yaklaşık 3 bin nüfuslu Losar de la Vera’da tütünün kasaba gelirindeki payı %80 ile 85 arasında. Talayuela’da ise yaklaşık 3 bin aile sektöre bağlı ve nüfusun %28’ini tütün alanında çalışan göçmenler oluşturuyor. Belediye başkanları, üretimin sona ermesi halinde iş kaybı, göç ve hizmetlerin kapanmasıyla karşı karşıya kalınacağını belirterek, yeni ürünlere geçişin bir, iki hatta beş yıl içinde tamamlanamayacağını ifade ediyor. Tütün yaprağının işlenmesi de bölgedeki ekonomik zincirin önemli bir parçası. Coolosar kooperatifi yılda 2 milyon kilogram kuru yaprak satıyor. Yaprak, yeşil halde teslim alındıktan sonra sekiz gün boyunca, sıcaklığın 71 dereceye kadar çıktığı kurutma konteynerlerinde işleniyor; kullanılan ısı biyokütle kazanlarından sağlanıyor. Kamu şirketi Cetarsa ise yılda yaklaşık 17 milyon kilogram yaprak işliyor ve İspanya tütününün %80’ini gerçekleştiriyor. Talayuela’daki tesis günde 200 kilogramlık 1.400 kasa işliyor; partilerin etiketlenmesi ve yetkililere bildirilmesiyle izlenebilirlik sağlanıyor. Philip Morris International, 1992’den bu yana Extremadura’dan kesintisiz yaprak alıyor ve son 10 yılda bölgeye 230 milyon avro yatırım yaptı. Şirket 2025’te bölge yaprağını ısıtılmış tütün ürünlerinde kullanım için sertifikalandırdı. Şirketin dumansız ürünleri küresel net gelirlerinin %43’ünü oluştururken, sektör bu dönüşümün geleneksel üretim bölgelerinin ekonomik rolünü koruyacak düzenlemelerle yürütülmesini istiyor.

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası

Romanya’nın Harghita ilinde 1 Ekim Perşembe günü üç yeni kuduz vakası doğrulandı. Vakaların ikisi Mădăraș ve Sândominic yerleşimlerindeki sığırlarda, biri ise Mihăileni’de bir köpekte görüldü. Vakaların açıklanmasının ardından hastalıkla mücadele için yerel komite toplandı ve hastalığın yayılmasını sınırlamaya yönelik bir önlem planı kabul edildi. Plan kapsamında salgın odaklarının 3 kilometre çevresindeki kuduz hastalığına duyarlı hayvanlar, bunlar arasında köpek ve kediler de bulunmak üzere, denetlenip kayıt altına alınacak. Şüpheli bir hayvanla doğrudan temas eden hayvanlar 30 gün gözlem altında tutulacak; ısırıldığı veya tırmalandığından şüphelenilenler ise izole edilecek. Köpek ve kedilerin dolaşımı da gözetim altına alınarak sınırlandırılacak. Koruma alanının çevresindeki gözetim bölgesi 7 kilometrelik yarıçapa uzanacak. Önlem planı, odakta klinik olarak sağlıklı hayvanlardan elde edilen sütün çiğ tüketilmesini veya satılmasını yasaklıyor; bu süt yalnızca pastörizasyon ya da kaynatma sonrasında kullanılabilecek. Ayrıca enfekte hayvanların ve etlerinin tüketilmesi ya da satışa sunulması yasaklandı. Hasta hayvanlarla temas eden kişilerin belirlenmesi için soruşturma yürütülecek ve bu kişiler uzman sağlık birimlerine yönlendirilecek. Harghita’daki tedbirlere ek olarak, ildeki avlaklarda özellikle tilki popülasyonunun değerlendirilmesi ve av faaliyetleri düzenlenmesi planlandı. Bu faaliyetlerde av köpekleri kullanılmayacak; tilkilerin aşılı yemlerle elle aşılanmasına daha fazla önem verilecek. Haberde ayrıca Iași ilinin Tomești bölgesinde ölen iki sığırda yakın zamanda kuduz doğrulandığı ve Iași’deki toplam vaka sayısının beşe çıktığı bildirildi.

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), 2026'da yaşanan uzun süreli kuraklığın pirinç üretimi üzerindeki etkisinin 2023'teki El Niño dönemine göre ağırlaştığını bildirdi. Ağustos 2026'da, Kerangka Sampel Area (KSA) gözleminde pirinç ekim alanlarının standing crop olarak tanımlanan ekili alan aşamasındaki oranı %28,07 oldu. Bu oran, 2023'teki %29,79'un altında kaldı. BPS'ye göre bu gerileme, hasat öncesi gelişim aşamalarındaki ekili alanın daraldığına işaret ediyor. Ağustos ayında padi hasat alanı 1,08 milyon hektara, gabah üretimi 5,46 milyon tona ve pirinç üretimi 3,15 milyon tona indi. Söz konusu değerler, geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla %2,83, %2,94 ve %2,90 düşüş anlamına geldi. Bununla birlikte ocak-ağustos döneminde padi hasat alanı geçen yılın aynı dönemine göre %0,11 artarak 8,32 milyon hektara ulaştı. BPS, El Niño'nun etkisinin sürmesi halinde eylül-kasım döneminde hasat alanının %12,97, gabah üretiminin %11,96 ve pirinç üretiminin %11,95 gerileyebileceğini öngördü.

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı

ABD’de tarım fonlarının, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı olumsuz raporun ardından Chicago’da mısır ve soya fiyatlarında sert satışlara yöneldiği bildirildi. Ancak ABD’li AgResource danışmanlığından Dan Basse ve Ben Buckner, bu tepkinin abartılı olduğunu ve her iki ürünün temel görünümünün hâlâ yükseliş yönünde bulunduğunu savundu. USDA’nın ABD’nin 2025/26 mısır dönemi son stok tahminini 4,40 milyon ton artırması piyasayı şaşırttı. AgResource analistlerine göre bu değişiklik, küresel arz-talep dengesi hâlâ sıkı olduğu için dünya ölçeğinde belirleyici değil. Analistler, rakamlardaki farklılığın 31 Ağustos’taki sezon kapanışından önce Arkansas, Louisiana ve Mississippi’de erken hasat edilen mısırın hesaplamalara dâhil edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. ABD’nin başlıca üretim bölgelerinde 1 Ağustos-1 Ekim arasında normalin çok üzerinde yağışlar kaydedildi. Şiddetli yağışlar ve yüksek sıcaklıklar, soya tanelerinde hasar ve yüksek nem nedeniyle teslim alma sorunlarına yol açarken, mısır üretimi ve tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu. Iowa, Nebraska, Wisconsin ve kuzey Illinois’teki doygun topraklarda makinelerin yeniden çalışabilmesi için en az bir hafta yağışsız hava gerekiyor. Ulusal ölçekte hasadın %10’undan azı tamamlandığından, AgResource USDA’nın ilerleyen dönemde soya ve mısır tahminlerini aşağı çekmesini bekliyor.

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Şam’da düzenlenen 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, üç günlük etkinliğin ardından sona erdi. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuarın son gününde katılımcılar arasında çeşitli mutabakatlar imzalanırken, yurt dışından gelen tüccarlar Suriye ürünlerini ve fuara katılan şirketleri inceledi. Etkinliğe 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirket katıldı. Fuarın, Suriye ürünlerinin dış pazarlara ihracatı için yeni ticari bağlantılar ve olanaklar oluşturduğu belirtildi. Etkinlikte tarımsal üretim girdileri, modern tarım teknolojileri, gıda işleme, paketleme, ambalajlama, nihai ürünler ile pazarlama ve dağıtım zincirleri bir araya getirildi. Fuara katılanlar, gıda makineleri, üretim hatları ve ekipmanların Suriye’de geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltabileceğini ifade etti. Yerel üreticiler ise yüksek vergiler ve gümrük ücretlerinin yanı sıra otomasyon, mekanik ve elektrik alanlarında uzman personel eksikliğinin sektörün genişlemesini zorlaştırdığını aktardı. SANA’nın fuardaki katılımcı açıklamalarına dayandırdığı bilgilere göre, Suriye’de üretilen bazı makineler ve ekipmanlar Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Irak ve bazı Körfez ülkelerindeki pazarlara ulaştı. Katılımcılar, yerel üretimin yalnızca iç talebi karşılamakla kalmayıp ekipman ve gıda ürünleri ihracatını da genişletebileceğini belirtti. Restoran ve otel ekipmanları alanında şiş kebap ızgaraları, mayonez mikserleri, hamur yoğurma makineleri, kokteyl mikserleri, dondurma, patlamış mısır ve pamuk şeker makineleri gibi ürünlerin üretildiği aktarıldı.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, gelecek uzun vadeli bütçede Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan tarafından koordine edilen girişim kapsamında yayımlanan ortak mektupta, yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve daha az gelişmiş bölgelerin finansmanı pahasına karşılanmaması gerektiği belirtildi. 2 Ekim tarihli mektuba göre OTP ve uyum politikası, ülkeler ile bölgeler arasındaki yakınlaşmayı, tek pazarı, kırsal ve daha az gelişmiş bölgeleri ve Avrupa’nın gıda güvenliğini destekliyor. İmzacılar, Avrupa Komisyonunun gelecek mali çerçeve önerisinin toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel anlamda daha az kaynak öngördüğünü savundu. Güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantı, enerji güvenliği ve dayanıklılık için daha fazla finansman gerektiğini kabul eden ülkeler, bunun tarım ve uyum politikalarından para aktarılmasıyla değil, ek kaynaklarla karşılanmasını istedi. Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya ise dört gün önce yayımladıkları ortak mektupta, Avrupa Komisyonunun yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe teklifinin birkaç yüz milyar avro azaltılmasını talep etti. Bu ülkeler tüm harcama kalemlerinde kesinti yapılmasını ve kaynakların daha büyük bölümünün güvenlik, savunma, rekabet gücü, inovasyon ve düzensiz göçle mücadeleye yönlendirilmesini savunuyor. 2028-2034 dönemi bütçesinin yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliğiyle karar vermesi ve Avrupa Parlamentosunun onayı gerekiyor.

Arazi Alım Kredisi Güney Brezilya’da Genç Çiftçileri Çekiyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Arazi Alım Kredisi Güney Brezilya’da Genç Çiftçileri Çekiyor

Brezilya’nın Güney bölgesinde tarım arazisi alımını finanse eden krediye ilgi 2025’te belirgin biçimde arttı. Kredi sözleşmelerinin sayısı 2024’teki 191’den 2025’te 383’e yükseldi. Serbest bırakılan kaynak da 32,2 milyon Brezilya realinden 89,8 milyon reale çıkarak yaklaşık %179 arttı. Rio Grande do Sul 193 sözleşmeyle ilk sırada yer alırken Paraná’da 124, Santa Catarina’da 66 işlem yapıldı. Kredi, özellikle kendi mülkünü edinmek ve aile işletmesindeki tarımsal faaliyeti sürdürmek isteyen genç çiftçiler için bir seçenek oluşturuyor. Paraná’da 2025’te gerçekleştirilen işlemlerin yaklaşık %45’i gençlere yönelik kredi kategorisine girdi. Haberde, Paraná’da yaşayan 21 yaşındaki Diego Samuel de Souza’nın ailesiyle çalışmayı sürdürebilmek için büyükannesine ait bir araziyi satın almaya çalıştığı, başvurusunun ise federal makamlarca hâlâ incelendiği aktarılıyor. Talep, tamamlanan sözleşmelerin üzerinde seyrediyor. Sektör temsilcilerine göre 500’den fazla teklif sözleşme sırasını beklerken, başvuruların sonuçlanmasını mülklerin hukuken düzenli ve coğrafi olarak referanslandırılmış olması şartı da etkiliyor. Paraná’da 2025’te bir işlem için ortalama değer 265,6 bin reale ulaştı; bu, Güney bölgesindeki üç eyalet arasındaki en yüksek ortalama oldu. Tarım sektörü temsilcileri, arazi alımına yönelik finansmanın tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Üreticilerin araziyi aldıktan sonra üretim kredisine, teknik yardım ve kırsal yayım hizmetlerine, ayrıca ürünleri işleyip pazarlayabilmek için gerekli koşullara erişmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu desteklerin, gençlerin kırsal alanda kalmasını ve aile işletmelerinde çalışmayı sürdürmesini kolaylaştırabileceği değerlendiriliyor.

Pestisitlerin Sonlandırılması İçin Fransa'da Binlerce Kişi Gösteri Düzenledi
Görsel kaynağı: Le Monde · Özgün haber

Pestisitlerin Sonlandırılması İçin Fransa'da Binlerce Kişi Gösteri Düzenledi

Fransa’nın Eure bölgesinde binlerce kişi, Syngenta’nın sektördeki fabrikalarından birinin yakınında pestisit kullanımına son verilmesi talebiyle gösteri düzenledi. Eyleme kanser hastaları ile çiftçiler katıldı ve protestocular konuya kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştı. Gösterinin, pestisit meselesini cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının tartışmaları arasına taşıma amacıyla yapıldığı kaynaklarca belirtiliyor. Syngenta, sektörün dünya lideri olarak tanımlanırken, eylemcilerin talebi pestisitlerin kullanımından çıkılması oldu.

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri, İmam Humeyni Yardım Komitesi başkanıyla yaptığı görüşmede, bakanlık ile komite arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve komite yararlanıcılarının tarım sektöründeki imkânlardan yararlanması konularını ele aldı. Görüşmede, bu kişilerin üretim yoluyla güçlenmesi ve kendi kendine yeterlilik aşamasına ulaşması değerlendirildi. Nuri, savaş ve son saldırılar sırasında gıda güvenliğinin hedef alınan alanlardan biri olduğunu söyledi. Hükümetin desteği ile üreticiler, çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, köylüler, göçerler ve tedarik zincirindeki diğer aktörlerin çabaları sayesinde temel gıda tedarikinde kesinti yaşanmadığını belirtti. Bakan, komite yararlanıcıları için özellikle arıcılık ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde uygun işbirliği alanları bulunduğunu ifade etti. Tarım politikasının adalet odaklı yürütülmesi gerektiğini belirten Nuri, küçük işletmelerin ve küçük ölçekli üreticilerin kalkınma sürecinde zarar görmemesi gerektiğini kaydetti. Nuri ayrıca ruhsat, destek ve bakanlık talimatlarının küçük işletmeler ile komite kapsamındaki kişilerin gelişimine imkân verecek şekilde uygulanacağını bildirdi. Yararlanıcıların kendi kendine yeterlilik sonrasında faaliyetlerini sürdürmeleri, üretimlerini geliştirmeleri ve yasal desteklerden yararlanmaları amaçlanıyor.

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke lideri, yeni bütçede çiftçilere yönelik finansmanın korunması için ortak girişimde bulundu. Liderler, mektubu İrlanda başkanlığına göndererek uyum politikasına ve Ortak Tarım Politikasına (OTP) ayrılan kaynakların korunmasını istedi. Mektupta ayrıca ulusal iadelerin kaldırılması ve NextGenerationEU kredisi için daha yavaş bir geri ödeme takvimi talep edildi. Liderlere göre bu düzenlemeler, bütçede tarım ve uyum politikalarının yanı sıra Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantısallık, enerji güvenliği ve dayanıklılık gibi yeni zorluklara kaynak ayrılmasına imkân sağlayacak. Liderler, OTP ile uyum politikasının üye ülkeler ve bölgeler arasındaki yakınsamayı desteklediğini, tek pazarı güçlendirdiğini ve kırsal alanlarla daha az gelişmiş bölgelere katkı sunduğunu belirtti. Bu politikaların Avrupa’nın rekabet gücü ve gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade eden liderler, Komisyonun mevcut önerisinde reel olarak zaten kesintiler bulunduğunu savundu. Onlara göre yeni bir azaltma, AB bütçesini güçlendirmek yerine zayıflatacak ve Avrupa projesine yönelik kamu desteğini riske atacaktı. Girişim, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki müzakerelerin kritik aşamaya girdiği bir dönemde geldi. Mektubu Bulgaristan, Kıbrıs, Hırvatistan, Estonya, Yunanistan, İtalya, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Portekiz, Çekya, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve Macaristan liderleri imzaladı.

Kıbrıs’ta Birincil Sektör İçin Finansman Aracı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Birincil Sektör İçin Finansman Aracı Planlanıyor

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Christos Senekis, birincil sektör için yeni bir finansman aracı oluşturulmasını planladıklarını açıkladı. Agros’ta düzenlenen “Kırsal Alanda Kadının Katkısı” etkinliğinde yapılan açıklamaya göre araç, üreticilerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı ve tarım ile kırsal alandaki yeni yatırımları desteklemeyi amaçlıyor. Bakanlık, aracın ayrıntıları ve uygulama takvimi hakkında bilgi vermedi. Senekis, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) tasarımı için 8 Ekim’de tarım dünyasıyla geniş kapsamlı bir istişare başlatılacağını da bildirdi. Sürece kırsal kadınların katılması, deneyim ve ihtiyaçlarının gelecek politikaların hazırlanmasına yansıtılması planlanıyor. Bakan, üreticilerin, gençlerin ve kadınların görüşlerinin Kıbrıs kırsalının ihtiyaçlarına yanıt verecek politikalara dahil edilmesini hedeflediklerini belirtti. Birincil sektördeki yatırım başvurularına ilişkin veriler de açıklamanın başlıkları arasında yer aldı. Büyük Yatırım Tedbiri kapsamında 1.200’den fazla başvuru yapıldığı, talep edilen toplam tutarın 200 milyon avroya yaklaştığı belirtildi. Genç Çiftçilerin İlk Yerleşimi programına ise 267 başvuru sunuldu. Senekis, bu sayıların sektördeki zorluklara rağmen yeni yatırımlara ve yenilenmeye yönelik ilginin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Kıbrıs’ın 2023-2027 dönemi OTP Stratejik Planı’nın toplam bütçesi 454 milyon avro. Bu bütçeyle yatırımlar, tarım işletmelerinin modernizasyonu ve gençlerin sektöre girişi destekleniyor. LEADER programında da kadınların tarım turizmi ve ev tipi üretim faaliyetlerine katılımına ek puan veriliyor.