ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

371 haber · Sayfa 4

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor

Dünya Bankası, ABD ile İran arasındaki savaşın sürmesi halinde 2026'da enerji ve emtia fiyatlarında rekor yükseliş bekliyor. Banka, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüşün ardından bu yıl %32 artacağını, 2027'de ise istikrar kazanacağını öngördü. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan 2026'da 91 dolara çıkması, 2027'de 79 dolara gerilemesi bekleniyor. Rapora göre genel emtia fiyatları 2026'da %23 artabilir. Gıda emtia fiyatlarında ise bu yıl %10, gelecek yıl %7 artış ve toplamda %18'lik yükseliş öngörülüyor. Tahminlerde savaşın etkileri, petrol stoklarının azalması, tahıl sevkiyatlarındaki aksamalar ve El Niño'nun mahsuller üzerindeki etkileri gerekçe gösteriliyor. Temel senaryo, mevcut çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Böyle bir tırmanma halinde Brent petrolünün ortalama fiyatı 105 dolara ulaşabilir ve gıda emtia fiyatlarındaki artış %12'ye çıkabilir. Dünya Bankası ayrıca 2026'da küresel petrol arzının %5,2, tüketimin ise %2,5 azalmasını bekliyor. Gübre fiyatlarında %14, metal fiyatlarında %25, değerli metallerde ise %40 artış öngörülüyor.

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Lula’nın Yeniden Seçilmesi Brezilya Soyasını İhracatta Ucuzlattı; Karadeniz Haberleri Avrupa Tahılını Geriletti

Luiz Inacio Lula da Silva’nın pazar günü yeniden seçilmesi iş dünyasını şaşırtırken Brezilya realinde sert değer kaybına yol açtı. Global Commodity Analytics and Consulting analisti Michael Zuzolo’ya göre kurdaki düşüş, Brezilya soya fasulyesinin ihracatta daha ucuz hale gelmesi anlamına geliyor. Bu durum, Brezilya soyasını ABD ürünü karşısında daha güçlü bir rakip haline getirirken Çin’in ABD’den büyük miktarlarda soya alımını sürdürüp sürdürmeyeceği sorgulanıyor. Brezilya dünya soya üretiminin %42,1’ini karşılıyor ve üretimde ilk sırada yer alıyor; ABD’nin payı %27 olarak veriliyor. Chicago’da 27 kilogramlık soya fasulyesi kilesi salı kapanışında 12,29 ABD dolarından işlem gördü. Fiyat bir hafta önce 12,48 dolardı. Avrupa tahıl fiyatlarındaki düşüşün ise esas olarak Karadeniz’de taşımacılığı güvenceye almaya yönelik diplomatik girişimlere dair tekrarlanan haberlerden kaynaklandığı belirtildi. Plantureux-StoneX brokerı Edward de Saint-Denis, Rusya ve Ukrayna’nın birlikte dünya buğday ihracatının dörtte birini oluşturduğunu, iki ülkenin tahıl ihraç ederek döviz elde etmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ancak broker, henüz sonuçlanmış bir anlaşma olmadığını, yalnızca temasların sürdüğünü vurguladı. Karadeniz’de Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya açıklarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları temmuzdan beri artarken, saldırıların yoğunluğu son günlerde azaldı. Kiev, tahıl ihracatını güvenceye almak için deniz ateşkesi ve kış öncesinde enerji alanında ateşkes umuyor; Rusya ise temel bir anlaşma yapılmadan çatışmalara ara verilmesini reddediyor. Rusya, Ukrayna ve ABD arasında barış çabalarını yeniden başlatmak üzere kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde toplantı yapılması planlanıyor.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Sığır İthalatını Kapatması, 635 Milyon Dolarlık Süt Projesini Baskılayabilir

Cezayir’in sığır ithalatı pazarını kapatmasının, Katar merkezli Baladna’nın ülkede yürüttüğü 635 milyon ABD doları değerindeki süt projesi sözleşmesi üzerinde baskı oluşturabileceği bildirildi. Baladna, bir yıldan biraz daha uzun süre önce Cezayir’de entegre bir süt çiftliği ve süt tozu üretim tesisi kurmak için sözleşmeler imzalamıştı. Şirket, Cezayir hükümetiyle Ulusal Yatırım Fonu aracılığıyla ortak girişim kurdu. Bildirilen 3,5 milyar dolarlık yatırım; GEA tarafından inşa edilecek üretim tesisi ile tedarikçi çiftliklerinden oluşacak ve 117.000 hektara yayılan işletmelerde 270.000’den fazla sığırı kapsayacak.

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı

Ashburton merkezli tarım malzemeleri kooperatifi Ruralco, üst üste ikinci yıl ticari kâr açıkladı. İcra kurulu başkanı Tony Aitken, kârın 690.000 Yeni Zelanda doları olduğunu ve geçen yılki olumlu sonucun ardından işletmenin disiplinli yeniden yapılandırmasına ilişkin ek kanıt sunduğunu söyledi. Bu yılki ticari kâr, geçen yılki ticari kâra göre %50 arttı. Aitken, son 12 ayda uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında giderleri azaltma, borcu düşürme ve satışlarla kârlılığı artırma stratejileri uygulandığını belirtti. Borç azaltma çalışmaları kapsamında Ruralco, 2026 mali yılında 2 milyon Yeni Zelanda doları daha borç ödedi. Kooperatif ayrıca çiftlik girdisi maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Ruralco, kâr payı iadesi yerine yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulamayı tercih ediyor. İşletmeyi yeniden hissedarların sahip olduğu yapıya döndürme çalışmaları kapsamında çok sayıda hissedar olmayan hesap hissedarlığa geçmeyi seçti. 2026 mali yılı yıllık raporu, 18 Kasım 2026’da yapılacak 63. yıllık genel kurul öncesinde yayımlandı. Mevcut üç direktör yeniden seçilmek için aday olurken başka adaylık alınmadı.

Arizona'da Trump Yönetiminin SNAP Kesintileri Milyonlarca Yararlanıcıyı Etkiledi
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Arizona'da Trump Yönetiminin SNAP Kesintileri Milyonlarca Yararlanıcıyı Etkiledi

ABD'de Başkan Donald Trump'ın desteklediği büyük bütçe yasasıyla getirilen federal gıda yardımı kesintileri ocakta yürürlüğe girdikten sonra 5 milyon kişi, düşük gelirli hanelere yönelik Ek Beslenme Yardım Programı'na (SNAP) erişimini kaybetti. Arizona'da yaşayan emekli Christine, geçen yıla kadar SNAP kartına yatırılan aylık birkaç yüz dolarla emekli gelirini tamamlıyor ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılıyordu. Şimdi Tucson'daki bir gıda dağıtım merkezinden yardım alıyor. Arizona, kesintilerden en çok etkilenen eyalet olarak aktarılıyor. Aralarında 200 bin çocuğun da bulunduğu 465 binden fazla yararlanıcının programa erişimini kaybettiği belirtilirken, Güney Arizona Community Food Bank ağı bu yıl normalden 50 bin fazla kişiye hizmet veriyor. Gıda bankası yöneticisi Natalie Jayroe, artışın büyük ölçüde federal kesintilerle bağlantılı olduğunu söyledi. Christine ise yardım olmadan ailesinin artık et yiyemeyeceğini ve daha az sebze tüketeceğini belirtti. Haberde, kesintilerin Arizona'daki siyasi etkisinin de tartışıldığı aktarılıyor. Artan hoşnutsuzluğun, Cumhuriyetçi çoğunluğun risk altında olduğu iki çekişmeli Temsilciler Meclisi yarışının bulunduğu eyaletteki ara seçimleri etkileyebileceği ifade ediliyor. Gıda yardımı erişimini kaybeden Oscar Ochoa'nın emeklilikten dönerek otobüs şoförü olarak çalıştığı, Angelica Garcia'nın ise sıkılaştırılan uygunluk kontrolleri nedeniyle SNAP başvurusunun iki aydan uzun sürede sonuçlandığı bildiriliyor. Garcia'nın kızları bu süreçte ağırlıklı olarak pirinç, fasulye ve makarnayla beslendi.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın fiziksel soya piyasasında 27 Salı günü fiyatlar genel olarak gerilerken işlemler sınırlı kaldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, döviz kurunun fiyatlar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü, alıcıların teklifleriyle satıcıların istediği fiyat arasındaki farkın daralmasının ise bazı işlemleri desteklediğini belirtti. Buna rağmen piyasada büyük hacimli hareket görülmedi. Limanlarda ocak ödemeli çuval başına 162 real teklif edildi. Ancak Silveira’ya göre işlemler oldukça sınırlı kaldı. Fiyatlar, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) düşüş ve dolardaki gerilemenin baskısı altında bulunurken soya primleri değer kazandı. Brezilya’nın farklı merkezlerinde de düşüşler kaydedildi; Passo Fundo’da fiyat 152’den 151 reale, Santa Rosa’da 153’ten 152 reale, Cascavel’de 147’den 146,50 reale geriledi. Rondonópolis’te 141’den 140 reale, Dourados’ta 143’ten 142 reale, Rio Verde’de 141’den 140 reale, Paranaguá’da 158’den 157,50 reale ve Rio Grande’de 159’dan 158 reale düşüş görüldü. Yerel fiyatların hangi önceki gün veya döneme göre değiştiği kaynakta belirtilmedi. Chicago’da kasım teslim soya %0,92 düşüşle 12,29¾ dolar/buşel, ocak pozisyonu ise %0,73 düşüşle 12,43¼ dolar/buşel oldu. ABD’de soya hasadı 25 Ekim itibarıyla %79’a ulaştı; bu oran beş yıllık %77 ortalamasının ve 18 Ekim’deki %64 seviyesinin üzerindeydi. Brezilya ürününün daha rekabetçi hale gelmesi, traderların Çin talebinin ABD’den Brezilya’ya kayabileceği endişesini artırdı. Yeni sezon ekimi ise iyi tempoda ilerledi ve üreticilerin odağı tarla çalışmalarında kaldı.

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Ticaret Anlaşması İçin Senato Onayı Bekleniyor

Avustralya ile Avrupa Birliği, yaklaşık sekiz yıl süren müzakerelerin ardından mart ayında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması üzerinde uzlaştı. Anlaşma, ikili tarifelerin neredeyse tamamını kaldırıyor ve Avustralya mal ihracatının %98’ini kapsıyor. Hükümet anlaşmayı imzalasa da yürürlüğe girmesi için Avustralya Parlamentosunun tarife cetvellerini değiştirecek yasaları kabul etmesi gerekiyor. Alt meclisten geçiş kesin görülürken, asıl belirsizlik Canberra’daki Senato oylamasında bulunuyor. İşçi Partisi Senatoda 76 sandalyenin 30’una sahip ve anlaşmanın kabulü için dokuz ek oya ihtiyaç duyuyor. Koalisyonun tutumu belirleyici olabilir; ancak blok içinde görüş ayrılığı bulunuyor. Ulusal Parti senatörleri Matt Canavan ile Bridget McKenzie, sığır eti, kuzu eti ve süt ürünlerinde elde edilen kazanımları yetersiz bularak anlaşmaya karşı çıkacaklarını açıkladı. Liberaller ise bu tutuma hızla karşı çıktı, ancak bazı üyeler iklim ve çalışma haklarına ilişkin yükümlülüklerle ilgili kaygılarını sürdürdü. Ticaret Bakanı Don Farrell, sığır eti sektörünün 3 milyar Avustralya doları tutarında yeni ticaret istediğini, anlaşmanın ise 2 milyar Avustralya doları sağladığını söyledi. Buna rağmen düzenleme, Avustralya’nın özel sığır eti kotasını aşamalı olarak 4.400 tondan 35.000 tona çıkarıyor ve mevcut %20 tarifeyi ilk günden kaldırıyor. Avrupa Komisyonu sözcüsü Olof Gill de müzakerelerin tamamlandığını ve yeniden müzakere yapılamayacağını belirtti. Anlaşmanın kapsamı tarım ürünleriyle sınırlı değil. Metin, kritik minerallerin madenciliği, işlenmesi ve yatırımı konusunda iş birliğini destekliyor. AB’nin ilgili düzenlemesi, 2030’dan itibaren herhangi bir stratejik mineralin en fazla %65’inin tek bir ülkeden gelmesini öngörüyor. Alice Springs yakınındaki Nolans nadir toprak elementleri projesi için Almanya’nın KfW bankasından 84 milyon Avustralya doları yatırım ve Siemens Gamesa ile uzun vadeli tedarik anlaşması bildirildi.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Başbakanı tarafından oluşturulan karides yetiştiriciliği alt komitesi, üretimi genişletmek, katma değeri artırmak ve ihracatı yükseltmek amacıyla bir yol haritası hazırlamak için 120 günlük süre belirledi. Denizcilik İşleri Bakanı Junaid Anwar Chaudhry başkanlığındaki toplantı İslamabad'da yapıldı. Süre, daha geniş kapsamlı 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak belirlendi. Komite, doğrulanmış veriler ve paydaş önerilerine dayanacak kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Çalışmada sektör için temel veri tabanı oluşturulması, değer zincirindeki darboğazların belirlenmesi ve üretim, işleme ile ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemlerin önerilmesi planlanıyor. Yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme birimi oluşturularak 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlanacak. Ayrıca veri toplama ve doğrulama için ortak bir çerçeve ile 14 günlük başlangıç eylem planı kabul edildi. Toplantıya Punjab, Sindh, Hayber Pahtunhva, Belucistan, Azad Jammu ve Keşmir ile Gilgit-Baltistan'ın balıkçılık yetkililerinin yanı sıra ilgili federal kurumlar katıldı. Bakan Chaudhry, federal hükümetin eyaletler ve diğer paydaşlarla uzmanlığı birleştirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirecek koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sindh'de 3.500 acre büyüklüğündeki bir karides çiftliği için fizibilite çalışması hazırlanıyor; yetkililer katma değer ve izlenebilirlik sorunlarına dikkat çekiyor. Punjab'da ise yüksek yeraltı suyu tuzluluğu nedeniyle tarıma elverişsiz alanlarda kuluçkahaneler kurulması için çalışmalar yürütülüyor. Ancak eyalette etkili bir değer zinciri oluşturulması önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Federal hükümet, Pakistan'ın balık ve balık ürünleri ihracatının FY26'da 568 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını bildirdi.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Rusya-Afrika Forumu öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya’nın 2025 yılında Afrika’ya 18 milyon tondan fazla tahıl sevk ettiğini bildirdi. Uşakov ayrıca, yılın ilk dokuz ayında Afrika’ya 13 milyon ton tahıl gönderildiğini söyledi; ancak bu ikinci rakamın hangi yıla ait olduğu kaynak metinde açıkça belirtilmedi. Afrika ülkeleri son yıllarda, özellikle buğdayda, Rus tahılının önemli alıcıları haline geldi. Birleşik Tahıl Şirketi’nin değerlendirmesine göre Rus buğdayı 40’tan fazla Afrika ülkesine gönderiliyor ve Afrika buğday pazarının üçte birini oluşturuyor. Mısır’ın yanı sıra Sudan ve Kenya’ya sevkiyatlarda da artış kaydedildi. Rus Tahıl Birliği verilerine göre Sudan’a tahıl ihracatı önceki tarım sezonunda 1,8 kat artarak 1,9 milyon tona ulaştı. Kenya’ya yapılan sevkiyat ise %20 yükselerek 1,6 milyon ton oldu. Federal Agroeksport Merkezi, Rusya’nın Afrika’ya tahıl ve bakliyat ihracat potansiyelini 2030 için yaklaşık 6 milyar dolar olarak tahmin ediyor; 2025 ihracatının değeri 4,4 milyar dolar olarak verildi.

Tayland Kabinesi, Çin Destekli Tarım Ticareti Projesinin Anlaşma Taslağını Onayladı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Kabinesi, Çin Destekli Tarım Ticareti Projesinin Anlaşma Taslağını Onayladı

Tayland Bakanlar Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile Çin’in Tayland Büyükelçiliği arasında hazırlanmış 2025 Mekong-Lancang Özel Fonu işbirliği anlaşması taslağını onayladı. Kurul ayrıca Ticaret Bakanlığı müsteşarına veya yetkilendireceği kişiye anlaşmayı imzalama yetkisi verdi. Taslak, Taylandlı tarım işletmelerinin Mekong-Lancang alt bölgesindeki yüksek hızlı demiryolu bağlantılarından yararlanarak ihracat fırsatlarını artırmasını amaçlayan proje için Çin desteği öngörüyor. Çin tarafı projeye 166.100 ABD doları veya en fazla 1.229.100 yuan sağlayacak. Üç yıl içinde yürütülmesi planlanan çalışma, Tayland tarım ürünlerinin Tayland-Laos-Çin demiryolu güzergâhı üzerinden taşınması ve bölgesel pazarlara erişimin geliştirilmesi için işletmelerin kapasitesini artırmayı hedefliyor. Tayland hükümeti sözcü yardımcısı Lalida Periswivatthana, girişimin özellikle tarım sektöründeki Taylandlı işletmelerin Çin pazarına ulaşma olanaklarını genişletmeye yönelik olduğunu söyledi. Projenin yürütülmesi Ticaret Bakanlığı tarafından Mekong Enstitüsü’ne (MI) verildi. Kamu kurumları, özel sektör ve tarım işletmeleriyle bağlantılı toplam 150 kuruluş veya temsilcinin eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerine katılması planlanıyor. Eğitimlerde ticaret, serbest ticaret anlaşmalarından yararlanma ve ülkeler arasındaki ticari bilgi bağlantılarının geliştirilmesi ele alınacak. Katılımcıların edindikleri bilgiler temelinde daha sonra ortak bir eylem planı hazırlanacak. Taslak anlaşmaya göre Çin’in bütçeyi imzadan sonraki 20 iş günü içinde tahsis etmesi, Tayland’ın ise fonu aldığını 10 iş günü içinde resmen teyit etmesi gerekiyor. Anlaşmanın imzalandığı tarih projenin başlangıcı kabul edilecek. Uygulamanın izlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçe harcamalarının denetlenmesi ve sonuç raporu hazırlanması da planın koşulları arasında yer alıyor. Kaynakta anlaşmanın henüz imzalandığı belirtilmiyor. Mekong-Lancang Özel Fonu, Çin, Kamboçya, Laos, Myanmar, Vietnam ve Tayland’dan oluşan altı ülke arasındaki işbirliğini destekleyen bir mekanizma olarak tanımlanıyor. Lalida, dış kaynakla yürütülecek projenin Tayland hükümet bütçesine yük oluşturmayacağını ve taslak anlaşmanın uluslararası hukuk bakımından bağlayıcı yükümlülük doğurmadığını belirtti. Uygulamanın ilgili kurumların denetimi altında yürütüleceği aktarıldı.

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti

Sırbistan 2025 yılında 1.067.416 ton buğdayı 247,5 milyon dolar, 847.227,9 ton mısırı ise 250 milyon dolar değerle ihraç etti. Ürün bazındaki veriler, ülkenin dış ticaretinde tahıl ihracatının da yer aldığını gösterirken, kaynak bu ürünleri toplam ihracatın en büyük kalemleri olarak sınıflandırmıyor. Sırbistan'ın toplam mal ihracatı 2025'te 33 milyar avro oldu ve 2024'e göre %8,4 arttı. Aynı yıl en yüksek ihracat değerine elektrikli makineler ve cihazlar ulaştı. Bu grubu kara yolu taşıtları, metal cevherleri ve metal atıkları, demir dışı metaller ile kauçuk ürünleri izledi. Bu beş ürün grubunun ihracatı toplam ihracatın %35,1'ini oluşturdu. Ülkenin 2025'teki başlıca ihracat pazarları Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Çin ve Macaristan oldu. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alırken Almanya ve İtalya'yı Türkiye ile Macaristan izledi. Kaynak, Türkiye'yi Sırbistan'ın toplam mal ithalatındaki ülkelerden biri olarak gösteriyor; bu veriler Türkiye ile buğday veya mısır ticaretine ilişkin özel bir miktar ya da değer içermiyor. Ayrıca Sırbistan'ın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki mal ihracatı 23,7 milyar avroya çıkarak 2025'in aynı dönemine göre %8,8 arttı.

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya

Gürcistan’da patates hasadının sürdüğü dönemde yerel ürün arzının artması, üreticilerin satış fiyatlarını aşağı çekti. Üretici İlia Kavrelişvili, özellikle Ahalkalaki bölgesi ile Ahalsihe’de hasat nedeniyle piyasaya daha fazla ürün geldiğini ve patatesin üretim maliyetinin altında satıldığını söyledi. Kavrelişvili’ye göre bu durum, birçok çiftçi için sezonu ciddi bir finansal risk haline getiriyor. Gürcistan’ın 2026’nın ilk dokuz ayındaki patates ihracatı 5,1 milyon dolar ve 19,4 bin ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 26,7 milyon dolar ve 79,2 bin tondu; böylece ihracat değeri %80,9, miktarı %75,5 geriledi. Patates ithalatı da aynı dönemde %35,2 değer ve %59,2 miktar düşüşüyle 2,8 milyon dolar ve 4 bin tona indi. Kavrelişvili, hasat döneminde yerel arzın yükselmesinin ithalata olan talebi azalttığını, yağışlı hava nedeniyle bazı patateslerin ıslak ve çamurlu hale gelmesinin de satışı zorlaştırdığını belirtti. Yerel satış fiyatının bu yıl 50-70 tetri arasında kaldığını, geçen yıl aynı dönemde 85 tetri ile 1 lari arasında bulunduğunu aktaran üretici, fiyatın yaklaşık %30 düştüğünü, buna karşılık üretim maliyetinin yakıt, işçilik ve diğer giderlerle yaklaşık %40 arttığını söyledi. Üretici ayrıca Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’da da hasat yapılmasının Gürcü patatesine yönelik talebi sınırlayabileceğini ifade etti. Fiyatlar ve döviz kurunun ihracatın ekonomik uygulanabilirliğini etkilediğini belirten Kavrelişvili, mevcut koşullarda Rusya pazarına satışın kârlı olmadığını savundu. Üreticiler, maliyetleri azaltmak için yakıt ve gübre sübvansiyonu gibi devlet desteği talep ediyor.

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Hollanda merkezli teknoloji şirketi Nedap, süt sığırcılığında çiftçilerin belirli inekleri bulmasına ve hayvan bilgilerine anında ulaşmasına yardımcı olacak akıllı gözlük teknolojisi geliştiriyor. RFID bağlantılı tasma veya SmartTag taşıyan inekler sistem tarafından belirlenirken, gözlük kullanıcısı ilgili hayvana yönlendiriliyor. Üretim verileri, kızgınlık durumu, sağlık sorunları, önceki tedaviler ve mevcut uyarılar gözlük üzerinden görülebilecek. Çiftçi, gözlükteki simgelere parmak hareketleriyle komut verebilecek veya sesli talimat kullanabilecek. Bu komutlar, Nedap’ın SmartSort teknolojisiyle bağlantılı olarak ineğin sağımhaneye geldiğinde otomatik ayırma kapısından geçirilmesini sağlayabilecek. Ancak teknoloji başlangıçta kapalı barınaklarda tutulan ineklerle sınırlı olacak ve ticarileştirilmesi için henüz zaman gerektiği belirtiliyor. Nedap, akıllı gözlükleri iş gücü eksikliği, büyüyen sürüler ve sıkılaşan çevre ile hayvan refahı standartları karşısında veri kullanımını artıracak araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Avrupa’da 100’den fazla ineği bulunan sürülerin sayısının gelecek beş yılda iki katına çıkması, 2050’ye kadar süt talebinin ise %50 artması bekleniyor. Giyilebilir cihaz kullanan ineklerin oranının 2031’e kadar Avrupa’da %30’dan %50’ye, Yeni Zelanda’da %13’ten %25-30’a yükselmesi öngörülüyor. Nedap’ın kameralar ve yapay zekâ kullanan SmartSight sistemi de topallığı erken belirlemek için hayvan hareketlerini izliyor.

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi

Yeni Zelanda’daki Carterton Bölge Konseyi, Avustralya merkezli Morrison Low danışmanlık şirketinin önerileri temelinde bir oranlandırma incelemesi başlattı. Morrison Low, süt, ormancılık ve pastoral tarımın konsey tarafından finanse edilen, hava koşullarıyla ilgili olmayan yol maliyetlerinin %68’inden fazlasını oluşturduğunu öne sürdü. Farmers Weekly’de yayımlanan görüş yazısının yazarı bu hesabı kuşkuyla karşılasa da alternatif bir hesap sunmadı. Teklif, farklılaştırılmış oranlar üzerinden kırsal işletmelerle diğer mülk grupları arasında büyük farklar yaratıyor. Hükümetin önerdiği %4’lük oran artışı tavanının farklılaştırılmış oranlara uygulanmadığı belirtilirken, Carterton’daki 4.663 konut ve yaşam tarzı mülkünün oranlarının %14 ila 15 azalacağı, 471 çiftçi ve ormancının oranlarının ise %23 ila 1.258 arasında artacağı aktarılıyor. Pastoral çiftlikler için %20 ila 30 artış öngörülürken, ormancılık sektöründeki Lewis Tucker’ın oranının 13.759 Yeni Zelanda dolarından 183.548 Yeni Zelanda dolarına çıkacağı belirtiliyor. Yazıya göre konseyin kullandığı modelde Wairarapa üretim hacimlerine Tararua’daki sürülerin dahil edilmesi, süt çiftçilerinin oranlarını düşürürken ormancılar için maliyetleri artırdı. Yeni Zelanda Orman Sahipleri Birliği, ilk teklifin ormancılar için oranları 12 kat artırdığını ve hatanın etkisiyle artışın daha da büyüyebileceğini açıkladı. Roger Dickie NZ direktörü Jeff Dickie ise benzer yaklaşımların başka konseylerce benimsenmesi halinde sonuçların Carterton’ın ötesine yayılabileceğini söyledi. Yazıda ayrıca, orman hasadındaki yoğun kamyon trafiğinin 28 ila 30 yılda bir gerçekleştiği ve süt tankerleriyle tomruk kamyonlarının ödediği yol kullanıcı ücretlerinin %50’sinin konseye geri döndüğü savunuluyor.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

ABD’de Gübre Üretimini Artırmak İçin 1,34 Milyar Dolarlık Sekiz Proje Açıklandı
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Gübre Üretimini Artırmak İçin 1,34 Milyar Dolarlık Sekiz Proje Açıklandı

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), ülkede gübre üretimini artırmak ve ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla toplam 1,34 milyar dolar değerinde sekiz yatırım projesi açıkladı. Projelerin azot, fosfor, potasyum ve kükürt gübrelerini kapsadığı; yıllık üretim veya üretim kapasitesini yaklaşık 1,08 milyon ton artırmasının beklendiği bildirildi. Yatırımların yaklaşık 573 milyon doları federal kaynaklardan, kalan bölümü ise ağırlıklı olarak özel sektörden karşılanacak. Projeler yeni tesislerin kurulması ve mevcut fabrikaların genişletilmesini içeriyor. En büyük, 360 milyon dolarlık projeyle Kansas ve Indiana’da iki tesis kurulması ve sığır gübresinden yılda yaklaşık 4.100 ton sıvı amonyum nitrat gübresi üretilmesi planlanıyor. USDA, yatırımlar tamamlanırsa azotlu gübre fiyatlarının %4,4, potasyumlu gübre fiyatlarının %5,3 düşebileceğini öngörüyor; bu oranlar gerçekleşmiş sonuç değil, tahmin niteliğinde.

Brezilya’da Mısır Fiyatları Aylık %6,41 Geriledi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Mısır Fiyatları Aylık %6,41 Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya iç piyasasında mısır fiyatları aylık bazda %6,41 geriledi. Cepea’nın pazartesi günü yayımlanan kotasyonlarına göre 60 kilogramlık mısır çuvalları ortalama 64,27 realden satıldı. Cepea, yüksek arzın fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu belirtti. Arka arkaya gelen iyi hasatlar ve gelecek hasatlarda da yüksek hacim beklentisi arz baskısını artırıyor. Üreticiler, yeni değer kayıpları endişesiyle veya nakit oluşturmak amacıyla satışta daha esnek davranıyor. Uluslararası fiyatlardaki gerileme ve doların değer kaybı da ihracat paritesini düşürerek iç piyasadaki gerilemeye katkı sağlıyor. Limanlardaki fiyat düşüşü ise daha yoğun gerçekleşti.

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor

ABD tarımındaki borçların 2026'da rekor düzey olan 605 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ancak bu tahmin, ağırlıklı olarak bankalar ve düzenlenmiş kredi kuruluşlarından alınan kredileri kapsıyor. Tedarikçiler, kooperatifler, makine üreticileri ve finans şirketlerinden sağlanan alternatif finansman biçimlerinin tam ölçülememesi nedeniyle gerçek borçluluğun daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Donald Trump'ın politikaları, dalgalı piyasalar ve artan maliyetler ABD'li çiftçileri zorlarken daha fazla işletme geleneksel bankaların dışından finansman arıyor. Tarım işletmelerinin iflas başvurularındaki artış bazı bankaların kredi vermeyi azaltmasına yol açtı. Hükümet, hasat dönemindeki dizel maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere Harvest Fuel Relief programı kapsamında 8 milyar dolarlık tek seferlik destek açıkladı. Önemli ürünler için ödeme düzeylerinin kasım ayında duyurulması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre tarımın enflasyona göre düzeltilmiş borçları 2000'den bu yana iki kattan fazla arttı. Buna rağmen sektörün bütünüyle iflasa yakın olmadığı değerlendiriliyor. Borçlar toplam varlıkların yaklaşık %13,5'ine karşılık gelirken, nakit akışı zayıf ve makine, arazi ya da kısa vadeli finansman ihtiyacı yüksek işletmelerde baskının daha güçlü olduğu aktarılıyor. Varlıkların yaklaşık %83'ünün arazi ve binalardan oluşması, hızlı sermaye yaratma imkânını sınırlıyor.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.