ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 4

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ticari ve ekonomik bağlarını güçlendirmek istediğini, tarımın gelecekteki iş birliğinin öncelikli alanlarından biri olduğunu söyledi. Açıklama, İstanbul’da düzenlenen 6. Afrika Tarım ve Gıda Zirvesi’ne katılımının ardından geldi. Tarım, Türkiye’nin Afrika ile ilişkileri geliştirme stratejisinde 2025-2029 dönemi için öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Ankara, tarımsal üretim deneyimini, modern teknolojilerini, mekanizasyonunu ve tarım-gıda sektörünü Afrika ülkelerinin kaynakları ve üretim imkânlarıyla ilişkilendirmeyi planlıyor. Bolat, Afrika’nın doğal kaynakları, büyüyen pazarları ve üretim kapasitesinin yeni ekonomik ortaklıklar için fırsat sunduğunu belirtti. İş birliğinin gıda tedarik güvenliğine, istihdama ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mercosur ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının ilk altı ayında Brezilya tarım ve gıda sektörü ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde yıllık bazda %14,8 artarak 12,21 milyar dolara ulaştı. Anlaşma 1 Mayıs’ta uygulanmaya başladı. İhracat hacmi de %8,1 artışla 17,74 milyon tona çıktı. Artışta et, arıcılık ürünleri, soya, meyveler ve diğer tarımsal ürünler öne çıktı; düzenleme belirli ürünlerde ithalat tarifelerinin kademeli azaltılmasını içeriyor.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi

Britanya ile Avrupa Birliği’nin gıda ve tarım ticaretine ilişkin bir taslak anlaşmaya vardığı bildirildi. Anlaşmanın kesinleşmesi halinde, Brexit sonrası uygulamaların yerini alması ve Britanya’nın AB’ye gıda ile tarım ürünleri ihracatında karşılaştığı maliyetli veteriner ve gümrük kontrollerinin büyük bölümünü değiştirmesi bekleniyor. BBC’nin aktardığı taslak, sıhhi ve bitki sağlığı düzenlemelerini kapsıyor. Buna göre AB, Britanya’dan gelen gıda ve içecek ihracatındaki kontrollerin çoğunu kaldıracak; Britanya ise gıda ve tarım üretimine ilişkin AB yasa ve kurallarını izlemeyi kabul edecek. “Dinamik uyum” olarak adlandırılan bu model, Brexit anlaşması müzakereleri sırasında Boris Johnson dönemindeki Muhafazakâr Parti tarafından reddedilmişti. Düzenlemenin, Brexit’ten bu yana var olan sözde İrlanda Denizi sınırının Kuzey İrlanda üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor. Taslağın İrlanda’nın tamamındaki gıda ve tarım ticaretini de önemli ölçüde etkileyeceği, İrlanda’nın ise Britanya’nın gıda ve içecek ihracatındaki bir numaralı pazar olduğu belirtiliyor. Metnin, Brüksel’deki üye ülke temsilcilerine Daimi Temsilciler toplantısı öncesinde dağıtıldığı ve tarafların 20 Kasım’da zirve yapmasının planlandığı aktarıldı.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland'ın Udon Thani kentinde düzenlenen Dünya Bahçecilik Fuarı, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 134 gün boyunca ziyaretçileri ağırlayacak. Başbakan Anutin Charnvirakul, fuarın Udon Thani ve yakın illerde turizmi geliştirmesi, tarım bilgisini artırması ve bölgesel ekonomiyi canlandırması için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Anutin, hükümetin fuarla birlikte çiftçi gelirlerini artırmayı, tarım ürünlerine daha yüksek değer kazandırmayı ve turizm gelirini yerel topluluklara ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Başbakan ayrıca sınır bölgelerinin bölgesel ekonomik merkezlere dönüşmesini ve fuarın bitkilerden ekonomik fırsatlar yaratma yollarının öğrenilmesine katkı sağlamasını istedi. Thai Rath'ın aktardığı bilgilere göre fuarda 32 uluslararası bahçenin yanı sıra kamu ve özel sektöre ait 6 bahçe yer alacak. Etkinlikte 1 milyondan fazla çiçek ve süs bitkisinin sergilenmesi, 200'den fazla sanat ve kültür gösterisinin düzenlenmesi planlanıyor. Hükümet sözcü yardımcısı, fuarın 3,6 milyondan fazla turist çekmesini ve 20 milyar bahttan fazla ekonomik hareketlilik yaratmasını beklediklerini açıkladı. Prachachat Turakij, fuarın ilk gününde yaklaşık 9 bin ziyaretçi ağırlandığını ve Tarım ve Kooperatifler Bakanlığına bağlı Tarım Dairesinin, Uluslararası Bahçecilik Üreticileri Birliği (AIPH) ile uluslararası tanıtım ve yabancı turist çekme amacıyla işbirliği yaptığını bildirdi. Ulaşımı kolaylaştırmak için havaalanı, tren istasyonu ve kentteki önemli noktalar arasında 45 servis otobüsünün çalıştırılması planlanıyor.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni

İran’ın Kazvin eyaletinde, Mehr (Ekim) ayında Türkiye’ye 60 bin adet süs balığının ihracatı için sağlık izni verildi. Açıklamayı Kazvin eyaleti veterinerlik yetkilisi Mehdi Celuhani yaptı. İzin, ihracat yüklerinin uzmanlık testlerinden geçirilip sağlıklı olduklarının belirlenmesinin ardından düzenlendi. Aynı dönemde Pakistan’a 125 ton, Suriye’ye 175 ton süt ürünü için sağlık ihracat izinleri verildi. Ayrıca 9 bin 960 yumurtacı piliç ve 25 ton dondurulmuş tavuk için ihracat izinleri çıkarıldı. Irak’a canlı hayvan taşınması için 19 izin verilirken Türkiye, Rusya ve Afganistan’a canlı hayvan ile evcil hayvan taşınması amacıyla dört izin düzenlendi. Yetkili, tüm ihracat yüklerinin gerekli testlerden ve sağlık onayından geçirilerek varış ülkelerinin standartlarına uygun hâle getirildiğini belirtti.

Rusya’da Mandalina Sezonunun İyi Geçmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Mandalina Sezonunun İyi Geçmesi Bekleniyor

Rusya’da mandalina kıtlığı yaşanacağı yönündeki endişelerin yersiz olduğu değerlendirmesi yapıldı. FruitNews Genel Müdürü İrina Kozıy, NSN’ye verdiği röportajda dünya mandalina piyasasında durumun genel olarak iyi olduğunu ve 2024’te Türkiye’de görülen don olaylarına benzer hava anomalileri yaşanmadığı için iyi bir sezon beklenebileceğini söyledi. Kozıy, mandalina tedarikinin jeopolitik gelişmelerden etkilenebileceğini belirtti. Meyvenin Türkiye’den Karadeniz üzerinden Novorossiysk Limanı’na gönderildiğini aktaran Kozıy, mandalina fiyatlarının yılbaşına doğru genellikle düştüğünü ifade etti. Kaynakta ayrıca Türk ihracatçıların yıl başından bu yana Rusya’daki en büyük tarım kümelenmesine yaklaşık 51,7 bin ton mandalina gönderdiği bilgisi yer aldı.

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi
Fotoğraf: Иван Высочинский / ТАСС · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi

Rusya’da hava risklerine karşı sigortalanan tarla ve çok yıllık bitki alanının 2027’de 700 bin hektar, yani %4,5 azalabileceği öngörüldü. Uzmanlar, sigorta kapsamındaki hayvan ve kanatlı sayısının da %5-7 düşebileceğini belirtti. Tahminler, mevcut yıl verileri temel alınarak Zolotaya Osen tarım fuarı kapsamında paylaşıldı. Bitkisel üretimde sigorta kapsamındaki ekim alanı 2026’da önceki yıla göre %7 azalarak 15,2 milyon hektara geriledi. Kışlık ürünlerde sigorta kapsamı ekili alanların %38’ine ulaşırken, yazlık ürünlerde bu oran %27,5’te kaldı. Kaynakta, 2024-2025 döneminde tarım sektöründe 59 kez acil durum ilan edildiği ve ilkbahar donları, olgunlaşma dönemindeki kuraklık ile hasat sırasındaki şiddetli yağışların 38 bölgede olumsuz sonuçlara yol açtığı belirtildi. Merkez Federal Bölgesi’nde ekim alanı bulunan 17 federal birimin tamamı dikkate alındığında, 2026 hasadı için sigorta kapsamı %4 düştü. Voronej, Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk, Yaroslavl ve Moskova bölgelerinde ise artış kaydedildi. Voronej’de ekili alanların %28’i, yani 763 bin hektar; Tambov’da %32’si, yani 611 bin hektar sigortalandı. Ulusal Tarım Sigortacıları Birliği (NSA), bitkisel üretimde sigorta kapsamının yeniden gerileyerek 14,5 milyon hektara düşebileceğini tahmin ediyor. Birlik, bu beklentinin gerekçeleri arasında elverişli hava koşullarını ve federal ile bölgesel teşviklerin kaldırılmasını gösteriyor. Hayvancılıkta yürürlükteki sözleşmeler kapsamında 14,2 milyon koşullu baş sigortalı bulunuyor; bu sayı önceki yıla göre %6 daha düşük. 2026’da poliçelere dahil edilen hayvan sayısı 7,5 milyon olurken, Merkez Federal Bölgesi’ndeki toplam düşüş %18 olarak gerçekleşti. Sigortalı hayvan ve kanatlı sayısındaki gerilemede ekonomik zorlukların yanı sıra işletmelerin mali olanaklarının sınırlı olması ve hayvan varlığındaki azalma da etkili olabilir. Sigorta ödemelerinin 2026 sonuna kadar yaklaşık 8,5 milyar ruble olması bekleniyor; önceki iki yılda bu tutar 8,8 milyar ve 11,2 milyar rubleydi. Yetkililer ve sektör temsilcileri, devlet destekli sigortanın doğal afetlerin tarım üzerindeki etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu görüşünde. Bahçeler ve meyve bahçeleri bitkisel üretimde, su ürünleri yetiştiriciliği ise hayvancılık sigortasında en az gelişmiş alanlar arasında gösterildi. Devlet destekli ürün sigortasında 2026’nın ilk yarısındaki ortalama tarife yaklaşık %25, hayvan sigortasında ise %19 geriledi.

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor

Ermenistan’da devlet desteğiyle inşa edilen akıllı ahırlar, yüksek süt verimli damızlık hayvan temin edilememesi nedeniyle her zaman tam işleyen hayvancılık işletmelerine dönüşemiyor. Geğarkunik bölgesindeki Çambarak topluluğundan bir örnekte, bir işletmecinin ahır yapımına yaklaşık 30 milyon dram yatırdığı, bunun 16 milyon dramının devlet tarafından karşılandığı ancak işletmenin planlanan hacimde çalıştırılamadığı aktarıldı. İşletmeciler, yıllık 4 bin litre süt verebilen inekler bulunmadığında yeni yatırımın geri dönüşünü göremediklerini belirtiyor. Sünik bölgesindeki Şinuhayr topluluğundan yararlanıcı Ararat Galstyan da 2020’de imzaladığı sözleşmeyle 20-25 büyükbaş hayvan bulundurma ve ahırı en az beş yıl amacına uygun kullanma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 44 günlük savaşın ardından gerekli hayvanları ithal edemediğini söyledi. Yerli hayvanların süt veriminin yetersiz, mera olanaklarının da sınırlı olduğunu ifade etti. Programın bazı yararlanıcıları için süreç mahkemelere taşındı. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, 2022’den bu yana sağlanan kamu desteğinin geri alınması talebiyle 10 dava açtı. Davalarda 11,5 milyon ila 17,5 milyon dram arasında geri ödeme istendi; yedi dava bakanlık lehine sonuçlanırken bir dosyada uzlaşma onaylandı, iki dosyada ise bakanlığın talepleri reddedildi. Tarım uzmanı Vardan Aleksanyan, programlarda risklerin ve gerekli koşulların çoğu zaman önceden yeterince hesaplanmadığını belirtti. Uzman, uygun hayvan tedarikinin sağlanmasını ve nesnel engellerle karşılaşan işletmeciler için farklılaştırılmış destek uygulanmasını önerdi. Ermenistan’da yem bitkileri ekim alanlarının yaklaşık sekiz yıl önceki 85 bin hektardan bugün yaklaşık 50 bin hektara gerilemesinin yem üretimini azaltıp pahalılaştırdığını, bunun da hayvancılık maliyetlerini artırarak işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında çiftçiler, yaklaşık yedi yıl boyunca erişemedikleri köylerine ve tarım arazilerine dönerek yeniden ekim yapmaya başladı. Tel Tamer çevresindeki Kasımiyye ve Reyhaniye köylerinden çiftçiler, dönüşün geçim kaynaklarını yeniden kazanmak ve yerinden edilme döneminde biriken kayıpları kısmen telafi etmek için fırsat sunduğunu belirtiyor. Ancak yıkılmış evler, su ve temel hizmet eksikliği, mayınlar ve ulaşım altyapısındaki hasar tarımsal faaliyetin yeniden başlamasını zorlaştırıyor. Kasımiyye köyünden çiftçi Şiyar Musa, yolların kapalı olması nedeniyle yıllarca köylerine ve arazilerine ulaşamadıklarını, üretimi sürdürebilmek için başka bölgelerde tarım arazisi kiralamak zorunda kaldıklarını söyledi. Kiralık arazilerin önemli maliyetler getirdiğini belirten Musa, şimdi kendi toprağını yeniden işleyerek üretimin yerinden edilme yıllarında biriken yükleri ve kayıpları hafifletmesini umuyor. Musa, dönüşün yalnızca yeni bir tarım sezonunun başlangıcı değil, aynı zamanda yıkılan köylerin yeniden kurulmasına yönelik bir adım olmasını beklediğini ifade etti. Kaynakta çiftçilerin dönüşü, bölgede yerinden edilenlerin evlerine ve arazilerine kademeli olarak dönmesi kapsamında aktarılıyor. Bu süreç, 2019’da Serekaniye’ye (Ras el Ayn) düzenlenen ve Türkiye’nin yanı sıra Ankara yanlısı Suriyeli silahlı grupların katıldığı belirtilen saldırının ardından yaşanan yerinden edilmeyle ilişkilendiriliyor. Habere göre saldırı, on binlerce kişinin evlerini ve arazilerini terk etmesine yol açtı. Kaynak, dönüş ile saldırı arasında doğrudan bir neden-sonuç açıklaması yapmıyor. Reyhaniye köyüne dönen çiftçiler ise evlerin büyük bölümünün yıkılmış, su ve temel hizmetlerin hâlâ bulunmuyor olması nedeniyle normal yaşam koşullarına kavuşamadı. Bazı geri dönenler, yıkılmış evlerinin yakınlarına kurulan çadırlarda kalıyor. Kuyuların tahrip edilmesi ve sulanan arazilerin bulunmaması nedeniyle üretim şu anda yağışa bağlı tarımla sürdürülüyor. Çiftçi Ali Nayif, kendi arazisine dönmenin kira kaynaklı mali yükleri azalttığını ve sezonun geçmiş kayıpların bir bölümünü karşılayacak gelir sağlamasını umduğunu söyledi. Tarım arazileri arasındaki mayınlar da çiftçiler ve bölge sakinleri için ek risk oluşturuyor. Çiftçiler, tehlikeli alanlardan uzak durabilmek için araziler arasında tali yollar açtı. Reyhaniye’den Muhammed Ali, kapalı yollar, toprak setler ve yıkılmış köprüler nedeniyle tarım araçlarının bölgeye girişinin zorlaştığını belirtti. Ali, çiftçilerin arazilerine ulaşabilmesi ve araçlarını kullanabilmesi için yolların açılmasını ve köprülerin onarılmasını istedi. Kendi arazilerinde üretim yapmanın kiralık arazilere kıyasla ek maliyetleri azalttığını ve arazi üzerindeki tasarruflarını artırdığını söyledi.

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı

1 yayıncı · 4 haber · İncele

Avrupa genelinde gıda mağazalarının soğutma sistemlerinde yaşanan arızaların, Caverion’dan soğutma otomasyonu uzmanı Jussi Jokinen’e göre bilgi güvenliği ve bulut hizmetlerindeki eksikliklerle bağlantılı olduğu belirtildi. Finlandiya’da pazartesi gecesi bazı K-mağazalarında soğutma cihazlarının sıcaklıklarında arızalar görüldü. İsveç’te de ICA zincirinin sınırlı sayıdaki mağazasındaki cihazlar siber saldırganların hedefi oldu. Jokinen’e göre saldırganlar internete doğrudan bağlı soğutma cihazlarında bir arka kapı buldu ve bazı üreticilerin bakım işlemleri için kullandığı tarihe dayalı yerleşik parolayı kırdı. Uzmanın değerlendirmesine göre cihazların güvenlik duvarıyla korunan bir bulut hizmeti yerine genel ağa bağlı olması saldırıyı mümkün kıldı. Saldırının failine ilişkin ise bilgi verilmedi. Saldırının, dondurucu cihazların otomatik buz çözme sistemleri üzerinden etkili olduğu aktarıldı. Normalde buz çözme sırasında yaklaşık 2–5 derece sıcaklık hedeflenirken, saldırıda işlemin bitiş sıcaklığı veya süresi en yüksek düzeye çıkarıldı ve sıcaklık alarmı geciktirildi. Cihazlardaki ısıtma dirençlerinin yaklaşık 80 dereceye çıkabildiği, bu nedenle soğutma cihazlarındaki gıdaların bir gecede bozulabildiği belirtildi. Jokinen’in kaba tahminine göre Finlandiya’daki günlük tüketim mağazalarında bulunan soğutma cihazlarının yaklaşık %95’i, uzaktan erişimleri güvenlik duvarıyla korunduğu için bu tür saldırılara karşı korunuyor. Finlandiya’daki olaylar, Keskon merkezi koruması kapsamında olmayan birkaç küçük K-mağazasıyla sınırlı kaldı. S-Group ve Lidl’in soğutma cihazlarında şu ana kadar sorun tespit edilmedi. Jokinen, Fransa ve Belçika’daki olayların da aynı yöntemle gerçekleştirildiğini söyledi; ancak ülkelerdeki saldırıların aynı faille bağlantılı olup olmadığı açıklığa kavuşmadı.

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), 2025’te pirinç ekim alanının %28,4 artarak 31 bin 346’dan 40 bin 250’ye çıktığını açıkladı. Aynı dönemde pirinç üretimi %17,3 yükselerek 257 bin 480 tona ulaştı. Üretim değerinin de %12,5 artarak 1 milyar 301 milyon pesodan 1 milyar 463 milyon pesoya çıktığı bildirildi. Pirinç, Meksika’da en fazla tüketilen temel tahıllar arasında dördüncü sırada yer alıyor. Sader, artışı pirinç üretimini artırmaya yönelik Plan Campeche stratejisiyle ilişkilendirdi. Federal hükümet ile Campeche eyalet yönetiminin yürüttüğü plan; pirinç, süt ve et üretimini artırmayı, istihdam oluşturmayı ve üreticilere doğrudan destek sağlayarak gıda egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bakanlık, küçük ölçekli üreticilere Producción para el Bienestar programı kapsamında teşvik, ücretsiz gübre ve sertifikalı tohum verildiğini belirtti. 2025’te üretim 12 üretici eyalette yoğunlaştı. Nayarit 79 bin 737 tonla ülke genelinde ilk sırada yer alırken Campeche 61 bin 670 ton, Michoacán ise 37 bin 300 ton üretim yaptı. Bu üç eyaletin toplam üretimi 178 bin 707 tona ulaşarak Meksika’nın toplam pirinç üretiminin %69,4’ünü oluşturdu. Campeche’de ekili alan %166,3 artarak 12 bin 837 hektara çıktı. Eyaletin pirinç üretimi de 26 bin 263 tondan 61 bin 670 tona yükseldi. Sader, üretim stratejisi kapsamında teknik danışmanlık ve makine desteği sağlandığını, kamu alımları yoluyla pirincin pazarlanmasının güçlendirildiğini açıkladı. DGSIAP verilerine göre Eylül 2026’da ülke genelinde 90 bin 626 ton pirinç üretildi ve ekili alan 37 bin 080 hektar oldu.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı

Arjantin'de damızlık erkek sığırların ihale fiyatları, ağustos-ekim döneminde 2025'in aynı dönemine göre peso bazında %61, dolar bazında %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliğinin açıkladığı veriler, 15.500'den fazla başın satışına dayanıyor. 2026'nın söz konusu döneminde damızlık erkek sığırların ortalama fiyatı 9.770.983 peso ve 6.324 dolar oldu. 2025'in aynı döneminde ortalamalar 6.056.272 peso ve 4.038 dolar seviyesindeydi. Sekreterlik, sonuçların yetiştiriciler ile üreticilerin sürülerinin verimliliğini ve genetik kalitesini artırmak için genetiğe yatırım yapma ilgisini yansıttığını belirtti. Fiyatlardaki yükseliş, daha istikrarlı iklim koşulları ve yem görünümündeki iyileşme beklentileriyle birlikte değerlendirildi. Üreticiler ayrıca Orta Ölçekli Yatırımları Teşvik Rejimi (RIMI) kapsamında, satın aldıkları damızlık hayvanların bedelini aynı dönemde tamamen amorti etme olanağından yararlanabiliyor.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Hindistan’da Şeker Üretimi Sezonun İlk Ayında Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Üretimi Sezonun İlk Ayında Rekor Kırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan, 2026-27 Ekim-Eylül şeker kamışı kırma sezonunun ilk ayında 8,45 lakh ton şeker üretti. Ulusal Kooperatif Şeker Fabrikaları Federasyonu verilerine göre üretimin 7,20 lakh tonu Maharashtra’daki değirmenlerden geldi. Ekim 2025’te ülke genelindeki üretim 1 lakh ton seviyesindeydi. Ekim ayı başındaki yaklaşık 36 lakh tonluk stok ve hükümetin ay içinde satış için değirmenlere ayırdığı 27 lakh tonla birlikte, yüksek üretimin kasım ayında piyasadaki arzı artırması bekleniyor. Ekim ayında ülke genelinde 152 şeker değirmeni faaliyete geçti; bu sayı geçen yılın aynı ayındaki 31 değirmenin oldukça üzerinde kaldı. Şeker kamışı kırımı da 105,43 lakh tona yükselirken, bir yıl önce 11,84 lakh ton olarak kaydedilmişti. Buna karşın ülke genelindeki şeker geri kazanım oranı %8,04’e geriledi; geçen yılın aynı döneminde oran %8,36’ydı. Kalan değirmenlerin 7-10 gün içinde çalışmaya başlaması bekleniyor. Üretimdeki artışın büyük bölümü Maharashtra’daki erken faaliyet başlangıcından kaynaklandı. Eyalette 123 değirmen kırma işlemine başladı; geçen yıl ekim ayında bu sayı yalnızca 2’ydi ve üretim yapılmamıştı. Ülkenin en büyük şeker kamışı üreticisi Uttar Pradesh’te ise üç değirmen kırmaya başlamasına rağmen ekimde şeker üretimi gerçekleşmedi. Karnataka’da yedi değirmen 8,33 lakh ton kamış işleyerek 80.000 ton şeker üretti ve %9,6 geri kazanım sağladı. 2026-27 sezonu için kamışın 100 kilogramı başına adil ve karşılanabilir fiyat 365 rupi olarak belirlendi. Bu fiyat, %10,25’lik temel geri kazanım oranına bağlı; oran bu seviyenin altına düştüğünde çiftçilerin alacağı tutar azalıyor. Gıda Bakanlığı ayrıca değirmenlerden kasımın ilk yarısında 13 lakh ton şeker satmasını istedi. Satış kotası Karnataka için 2,63, Maharashtra için 4,78 ve Uttar Pradesh için 4,17 lakh ton olarak belirlendi.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Ukrayna’da salatalık fiyatları %62 artarken, sera üretiminde sezon sonuna yaklaşılması arzı daralttı. Ukraynalı sera işletmelerinin temizlik çalışmaları yürütmesi ve ürünlerini ağırlıklı olarak küçük toptan satışla sunması da piyasadaki fiyatları yukarı çekti. İthalat rekabetinin bulunmaması ve perakende zincirlerinden gelen yüksek talep, artışı destekleyen diğer etkenler arasında gösterildi. Büyük marketlerde düz salatalıkların kilogram fiyatı Silpo’da 75 grivnadan, kornişonların fiyatı ise yaklaşık 90 grivnadan başlıyor. ATB’de birinci sınıf sera ürünleri 69-74 grivna, Novus’ta ise Ukrayna salatalıkları çeşidi ve ambalajına göre 79-85 grivna aralığında satılıyor. Son partilerin kalitesindeki belirgin düşüşe rağmen talebin yüksek kaldığı aktarılıyor. Fiyat artışının uzun sürmesinin beklenmediği belirtilirken, ithalatçıların gelecek haftadan itibaren Türkiye’den daha ucuz ürün tedarik etmeye başlaması bekleniyor. Türkiye’den gelecek salatalıkların raflara ulaşması halinde Ukraynalı üreticilerin rekabeti korumak ve müşteri kaybetmemek için fiyat artışlarını sınırlayacağı öngörülüyor. Buna karşın ülkedeki ortalama sera salatalığı fiyatı, geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ %10-34 daha düşük seviyede bulunuyor.

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: Khaosod English · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Udon Thani kentindeki Nong Dae Sulak Alanı'nda düzenlenen Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı 2026'yı açtı. “Yaşamın Çeşitliliği” temalı 134 günlük etkinlik, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 17 ülkeden 32'den fazla uluslararası bahçenin yanı sıra tarımsal inovasyon sergileri, bitki yarışmaları ve kültürel gösterilere ev sahipliği yapıyor. Anutin, açılışta fuarın Tayland'ın bahçecilik uzmanlığını, tarımsal potansiyelini ve biyoçeşitliliğini uluslararası ziyaretçilere tanıtacağını söyledi. Başbakan, bitkiler, su ve insanlar arasındaki bağlantıya dikkat çekerek bitki koruma, sulak alanların korunması, iklim değişikliğine uyum ve tarım teknolojisinin önemini vurguladı. Bu yaklaşımın, biyolojik, döngüsel ve yeşil ekonomiyi birleştiren Tayland BCG modeliyle uyumlu olduğunu belirtti. Fuarı çiftçiler, araştırmacılar, girişimciler ve uluslararası kuruluşlar arasında bilgi paylaşımı, işbirliği ve yeni iş fırsatları için bir platform olarak tanımlayan Anutin, etkinliğin çiftçilerin yanı sıra oteller ve hizmet işletmeleri gibi sektörlere de fayda sağlamasının beklendiğini ifade etti. Hükümet, fuar alanını etkinlik sonrasında bahçecilik öğrenme merkezi ile tarımsal ürün ve inovasyon sergilerine ev sahipliği yapacak bir alana dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda uluslararası etkinlikler düzenlenirken sulak alan ekosisteminin ve doğal kaynakların korunması hedefleniyor. Fuar, yaklaşık 2.000 rai, yani yaklaşık 320 hektarlık Nong Dae Sulak Alanı'nın suyla kaplı olduğu tahmin edilen %60-70'lik bölümünü de kapsıyor. Etkinlik her gün 08.00-20.00 saatlerinde açık olacak ve genel giriş ücreti 199 baht olarak uygulanacak. Anutin ayrıca yakın gelecekte Nakhon Ratchasima eyaletinin Pak Chong ilçesinde başka bir uluslararası bahçecilik fuarı düzenleneceğini açıkladı.