ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 41

Rusya’da Gençlerde Yüksek Proteinli Süt Ürünlerine Talep Artıyor
Görsel kaynağı: Kommersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Gençlerde Yüksek Proteinli Süt Ürünlerine Talep Artıyor

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Gelencik’te düzenlenen Bioprom forumunda yaptığı açıklamada, ülkedeki ergenler ile 30-35 yaşına kadar olan gençlerin gıdalarındaki protein miktarına daha fazla dikkat ettiğini söyledi. Lut, yüksek protein içeren süt ürünlerinin tüketiminin geçen yıl iki katına çıktığını, laktozsuz ürünlere talebin de arttığını belirtti. Bakanın açıklamasına göre üreticiler bu talebe uyum sağlamak için ürünlerini yeniden düzenlemeye başlıyor. Yüksek proteinli ürünler artık yalnızca sporcu beslenmesinde değil, günlük beslenmede de yer alıyor; talep süt ve fermente süt ürünleri, proteinli içecekler, barlar ve pratik atıştırmalıklarda yoğunlaşıyor. Protein konsantreleri ve izolatlarının kullanımı ise üretimi teknik açıdan zorlaştırırken maliyeti artırıyor. Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko da ek ürün ve vitaminlerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarıda bulundu.

Kuzey Makedonya’da Çiçek Hastalığından Etkilenen Koyun Yetiştiricilerine Tazminat Hazırlığı
Görsel kaynağı: 360 степени · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Çiçek Hastalığından Etkilenen Koyun Yetiştiricilerine Tazminat Hazırlığı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanı Borçe Serafimovski, çiçek hastalığı nedeniyle zarar gören koyun yetiştiricilerine yapılacak tazminat için metodolojinin hazırlandığını açıkladı. Hastalık nedeniyle ölen ya da imha edilen koyunların sayısının yaklaşık 10 bine ulaştığı bildirildi. Bakanlık, yetiştiricilerin yeni koyun alımına hazırlanabilmesi için mümkün olan en yüksek ödemeyi yapmayı hedefliyor. Kurallar gereği, hastalığın görüldüğü aynı yerde en az altı ay yeniden hayvan beslenemeyecek. Avrupa Birliği’nden koyun ve keçi çiçek hastalığına karşı 450 bin aşı sağlandığı ve bunların kullanımına izin verildiği belirtildi. Bakanlık, yetiştirici temsilcileriyle gelecek hafta bir araya gelerek hastalıkla mücadeledeki sonraki adımları ve aşılama olasılığını görüşecek. Serafimovski, yayılmanın şimdilik Doğu Bölgesi ile sınırlı olduğunu ve durumun istikrar kazandığını söyledi. Aşılama seçeneği Avrupa uzmanlarının tavsiyeleri doğrultusunda değerlendirilecek.

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi
Görsel kaynağı: Mundoagro Chile · Özgün haber

Endonezya, Uruguay Narenciyesi, Soyası ve Buğdayının İthalatına İzin Verdi

Uruguay Devlet Başkanı Yamandú Orsi, Endonezya’nın narenciye, soya ve buğday dahil Uruguay tarım ve gıda ürünlerine yönelik ithalat pazarını açtığını duyurdu. Gelişme, Uruguay ürünlerinin Güneydoğu Asya’daki önemli bir pazara erişimini sağlıyor. Kaynakta, kararın Uruguay’ın uluslararası pazarlarını çeşitlendirme stratejisini güçlendirdiği ve büyüme potansiyeli yüksek ekonomilerden biri olarak tanımlanan Endonezya ile ticari ilişkiler açısından önem taşıdığı belirtiliyor. İthalat izninin kapsamı narenciye, soya ve buğday olarak aktarılıyor.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir

Brezilya sığır etinin Avrupa Birliği (AB) pazarına dönüşünün, yeni uygunluk kuralları nedeniyle yaklaşık iki yılı bulabileceği bildirildi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Erik Tevenar, konuyu eylül sonunda Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi önünde açıkladı. 3 Eylül 2026'dan itibaren AB'ye hayvan ve hayvansal ürün ihraç eden ülkelerin, antimikrobiyal maddelerin büyümeyi veya verimi artırmak amacıyla kullanılmadığını ve insan tedavisine ayrılan bazı ilaçların hayvanlarda kullanılmadığını garanti etmesi gerekiyor. Sığır eti için uygunluk kanıtının hayvanın tüm yaşam döngüsünü kapsaması, Brezilya açısından süreci zorlaştırıyor. Kaynakta, Brezilya'da sığırların doğumdan kesime kadar geçen süresinin yaklaşık iki yıl olduğu ve bu nedenle etin AB pazarına bu süreden önce dönmesinin zor görüldüğü aktarılıyor. Ancak bu durum, AB'nin iki yıllık resmi bir ithalat yasağı koyduğu anlamına gelmiyor. Brezilya gerekli güvenceleri sunup Avrupa kurallarına uyduğunu kanıtlarsa yeniden ihracat izni alabilecek. Avrupa Komisyonu aynı zamanda Brezilya sığır etinin kontrol ve sertifikasyon sistemiyle ilgili ayrı bir sorunu inceliyor. Komisyon denetçileri, östradiol ile tedavi edilen dişi sığırlardan elde edilen etin AB'ye ihracat için yanlış sertifikalandırıldığını belirledi. Bunun ardından Brezilya, sorunlu sevkiyatın geldiği çiftlik ile ilgili sertifikasyon kuruluşunu askıya aldı ve düzeltici önlemler planı sundu. Komisyon, östradiol vakasının ihracata yönelik hayvanların kontrol ve sertifikasyon sisteminin güvenilirliğiyle, antimikrobiyal kuralların ise hayvanın tüm yaşam döngüsündeki uygunlukla ilgili olduğunu vurguluyor. Brezilya sığır etinin dönüşü, ülkenin tüm şartları yerine getirmesine ve Komisyonun denetimlerle sistemin kurallara uygun işlediğini doğrulamasına bağlı olacak.

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Ukrayna İhracatına Saldırıları Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Financial Times'ın aktardığı değerlendirmeye göre Rusya, Ukrayna'nın ihracat kapasitesine yönelik hava saldırılarını artırarak ülke ekonomisini zayıflatmayı hedefliyor. Temmuzdan bu yana süren saldırıların Karadeniz'i deniz taşımacılığına fiilen kapattığı ve Ukrayna'nın ana ihracat güzergâhını engellediği belirtiliyor. Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının büyük ölçüde durması halinde küresel gıda fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, 2022 öncesinde dünya buğday ihracatının üçte birini ve mısır ihracatının %20'sini karşılıyordu. Odesa bölgesi yöneticisi Oleh Kiper de Ukrayna'nın geçmişte yaklaşık 70 ülkeye ve 300 milyon kişiye tarım ürünü sağladığını söyledi. Bu nedenle ihracat yollarındaki kesintinin yalnızca Ukrayna'yı değil, küresel gıda tedarikini de etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ukrayna'nın Karadeniz limanları, tam kapsamlı işgalden önce ülkenin yıllık 60 milyon tonluk tahıl ihracatının %90'ından fazlasını yönetiyordu. Kaynağa göre limanlar büyük ölçüde faaliyet dışı kalırken, ağustos ayı Şubat 2022'den bu yana Karadeniz deniz taşımacılığı açısından en tehlikeli dönem oldu. Rusya'nın Tuna deltası çevresindeki gemilere yönelik insansız hava aracı saldırıları ve demir cevheri ile tahıl taşıyan trenlere yönelik saldırıları da ihracat seçeneklerini daraltıyor. Tarım Bakanı Taras Wysocki, limanlar kapalı kalırsa Ukrayna'nın hazirandan 2027'nin haziranına kadar en az 8 milyar dolar kaybedebileceğini tahmin etti. Ukrayna'nın bu yıl 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi beklenirken, limanlar açılmazsa bunun yarısına ulaşılmasının bile başarı sayılacağı aktarıldı. İhracatın aksaması, başarılı hasadın ardından depolama sorununu da büyütüyor; Wysocki, 11 milyon tona kadar ürün için depolama alanı açığı oluşabileceğini belirtti.

Özbekistan ve FAO, Taşkent Forumu Öncesi Sürdürülebilir Tarımı Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve FAO, Taşkent Forumu Öncesi Sürdürülebilir Tarımı Görüştü

Özbekistan ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Taşkent'te düzenlenecek uluslararası forum öncesinde gıda güvenliği, iklim değişikliğinin tarıma etkileri ve sürdürülebilir tarım alanlarında iş birliğini görüştü. Toplantı, FAO Genel Direktörü Qu Dongyu'nun Özbekistan ziyareti sırasında Tarım Bakanı Ibrohim Abdurahmonov ile gerçekleştirdiği görüşmede yapıldı. Taraflar, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma, gıda güvenliğini güçlendirme ve sürdürülebilir tarımsal kalkınmanın öncelikli alanlarını ilerletme yollarını ele aldı. Özbekistan ile FAO arasındaki mevcut projelerin sonuçları olumlu değerlendirilirken, iş birliğinin gelecekte yeni alanlarda sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. 7-8 Ekim'deki forumda gıda güvenliği, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir tarım sistemleri gündeme gelecek.

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Polonya’da Elektronik Tarla Kaydında Tam Geçiş 2027’ye Ertelendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da bitki koruma ürünleriyle yapılan uygulamaların elektronik ortamda kaydedilmesini öngören yeni standarda tam geçiş 1 Ocak 2027’ye ertelendi. Üreticiler 2026 boyunca uygulama kayıtlarını mevcut kurallara göre tutmayı sürdürecek. Polonya Bitki Koruma ve Tohum Denetimi Başmüfettişliği de 2026’da belge düzenleme kurallarının önceki yıllara göre değişmeyeceğini açıkladı. Mevcut kayıtlarda kullanılan bitki koruma ürününün adı, uygulama zamanı ve dozu, uygulamanın yapıldığı alan ve ürün ile en azından uygulama gerekçesi bulunması gerekiyor. Bu kapsam, tarımsal üreticiler ile bitki koruma ürünlerini profesyonel olarak kullanan diğer kesimler için geçerli kayıt yükümlülüklerini koruyor. 2027’de yürürlüğe girmesi beklenen yeni elektronik düzende kayıtların makine tarafından okunabilir formatta tutulması öngörülüyor. Sistemde ürün ve izin numarası, tarih, doz, konum, alan ve ürün bilgilerinin yanı sıra gerekli durumlarda BBCH gelişme dönemi de yer alabilecek. Polonya makamlarının profesyonel kullanıcılara konum tanımlama yöntemleri ile EPPO kodları ve BBCH dönemlerine ilişkin adlandırmaları sağlaması bekleniyor. Elektronik tarla kartı yaklaşımı, uygulama kayıtlarının tarlalar ve yapılan işlerle birlikte bitki koruma ürünleri kayıtları ve depo verileriyle ilişkilendirilmesini mümkün kılabilir. Böylece kullanılan ürünün stoktan düşülmesi ve maliyetinin ilgili tarımsal çalışmayla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor. Kaynakta, bazı dijital sistemlerin belge ve tarla bilgilerini yapay zekâ desteğiyle okuyabildiği, ancak aktarılan verilerin kullanıcı tarafından doğrulanması gerektiği de belirtiliyor.

Kakheti’de Bağbozumu Zirve Döneminde
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Kakheti’de Bağbozumu Zirve Döneminde

Gürcistan’ın Kakheti bölgesinde bağbozumu zirve dönemine girerken bağların yaklaşık yarısı hasat edildi. Tarım Bakanı Davit Songulaşvili, sürecin organize ilerlediğini ve teslim edilen üzümlerin çoğunun yüksek kaliteli olduğunu söyledi. Bakan, mevcut veriler ile hasat tahminine dayanarak sezonun bağımsız Gürcistan tarihindeki en büyük ve kaliteli bağbozumlarından biri olabileceğini belirtti. Bu yıl ilk kez üzümün şeker oranına göre kalite farklılaştırması uygulanıyor. Saperavi’de şeker oranı en az %20 olan üzümün kilogramı 1,50 lari, %16-20 arasındaki üzümün kilogramı 1 lari, %16’nın altındaki üzümün kilogramı ise 0,50 lari olarak belirlendi. Rkatsiteli ve diğer şaraplık çeşitlerde fiyatlar, şeker oranına göre kilogram başına 1,30 lari, 0,90 lari ve 0,50 lari şeklinde uygulanıyor. Şarap işletmelerine şimdiye kadar 12 binden fazla üretici üzüm teslim etti; işlenen üründe başlıca pay Saperavi ve Rkatsiteli çeşitlerine ait. Gürcistan hükümetinin kararına göre fazla ürün olması halinde tüm üreticilerin hasadı depolanacak. Üzüm kabulünü Hasat Yönetim Şirketi yürütürken süreç, Gurcaani’deki bağbozumu koordinasyon merkezi tarafından koordine ediliyor. Nihai sonuç, kalan hasadın toplanması, teslim edilmesi, işlenmesi ve pazarlanmasının başarısına bağlı olacak.

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor

Türkiye, gıda endüstrisini savunma sanayisiyle aynı düzeyde ulusal güvenlik konusu olarak değerlendiriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa’daki Teknofest Güneydoğu ziyareti sırasında gıda tedarikinin de ulusal güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Yumaklı, Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği mühendislik başarısının benzerini tarım endüstrisinde de hedeflediğini belirtti. Bakan, yerli tarım sanayisinin geliştirilmesinin daha iyi ve sürdürülebilir üretime katkı sağlayacağını, ilerleyen dönemde bu üretimin başka ülkelere ihraç edilebileceğini ifade etti. Tarım teknolojileri geçen yıldan bu yana Teknofest programına dahil ediliyor. Etkinlikte uydu üzerinden uçuş izleme ve otomatik yem hazırlama teknolojileri incelendi. Yumaklı ayrıca, artan nüfus ve verimlilik ihtiyacı karşısında daha yüksek üretim miktarından çok verimlilik ve kaliteye odaklanılması, üretimin ise tohumdan sofraya kadar bütünleşik biçimde planlanıp yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuru Dönem Beslemesi İnekleri Sonraki Laktasyona Hazırlıyor

Kuru dönem, süt sığırlarında doğuma ve sonraki laktasyona hazırlık açısından kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor. Bu dönemdeki besleme hatalarının hipokalsemi, ketoz, plasentanın atılamaması ve üreme sorunları gibi problemlerin riskini artırabileceği belirtiliyor. Doğumdan sonra süt ve ağız sütü üretiminin başlamasıyla kalsiyum ihtiyacı hızla yükseldiği için ineğin mineral metabolizmasının bu değişime hazırlanması gerekiyor. Bu amaçla kullanılan araçlardan biri, rasyonun katyon-anyon dengesinin (DCAD) kontrolü. Anyonik tuzların yer aldığı uygun bir rasyon, kalsiyumun vücut rezervlerinden kullanılmasını ve bağırsaklardan emilimini destekleyen mekanizmalara katkı sağlayabiliyor. Ancak yalnızca bir katkı maddesinin yeme eklenmesinin yeterli olmadığı; karışımın tamamının, mineral düzeylerinin ve hayvanların gerçek yem tüketiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Klinik hipokalsemi süt humması biçiminde görülebilirken, belirti göstermeyen hipokalsemi daha az belirgin seyredebilir. Kuru dönemde magnezyum da mineral dengenin korunması açısından önem taşıyor. Bu döneme yönelik bazı katkılar A ve E vitaminleri, beta-karoten ve mikro elementler içeriyor. Bu bileşenler, hayvanın bağışıklığını, genel vücut işlevlerini ve üreme faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılıyor. Bazı ürünlerde mikro elementler şelatlı formlarda bulunabiliyor; ancak takviyelerin dengeli rasyonun yerini almaması gerekiyor. Doğum sonrasında enerji ihtiyacının kuru madde tüketiminden daha hızlı yükselmesi, negatif enerji dengesine ve ketoz riskine yol açabiliyor. Bu nedenle ineğin laktasyona hazırlanmasında mineral ve vitamin düzeylerinin yanı sıra hayvanların kondisyonu, rasyonun kalitesi, yem tüketimi ve doğum sonrası enerji dengesi de birlikte yönetilmeli.

Ukrayna’da Ekim Alanları %35–40 Daralabilir
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Ekim Alanları %35–40 Daralabilir

Ukrayna’da deniz yoluyla tarım ürünleri ihracatında yaşanan sorunlar ilkbahara kadar çözülmezse ekim alanlarının %35–40 daralabileceği bildirildi. Polonya ve Romanya da ülkeleri üzerinden Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik ek bir değişiklik planlamadıklarını açıkladı. Ukrayna, Avrupa Birliği ülkelerinden milyonlarca ton tahıl ve diğer tarım ürününün taşınmasına yardım etmesini, artan taşıma giderlerini karşılamak için de 1,1 milyar avro destek sağlamasını istedi. Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskiy, ek destek olmadan çiftçilerin gelecek sezon ekimi için yeterli kaynağa sahip olamayabileceğini söyledi. Vysotskiy’e göre Ukrayna, Avrupa demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarıyla potansiyel ihracatının yarısından azını taşıyabiliyor. Deniz taşımacılığındaki sorunların sürmesi durumunda ülkede bu yıl 35 milyon tona kadar ürün kalabileceği, satılamayan mevcut hasadın da çiftçilerin yeni ekim dönemi için kaynak bulmasını zorlaştıracağı belirtildi. Romanya ise ulaşım altyapısının sınırlı olduğunu, Ukrayna tahılı ile Tuna’daki düşük su seviyesinin limanlarda ek yük oluşturduğunu ve yerel çiftçilerin çıkarlarının öncelikli kaldığını bildirdi.

Mısır’ın Bir Haftalık Çilek İhracatı 9.000 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Bir Haftalık Çilek İhracatı 9.000 Tona Ulaştı

Mısır, 26 Eylül-2 Ekim 2026 döneminde 9.000 ton çilek ihraç etti. Ulusal Gıda Güvenliği Otoritesinin (NFSA) 37. haftalık raporuna dayandırılan verilere göre çilek, ülkenin meyve ihracatında ilk sırada yer aldı. Aynı dönemde nar ihracatı 7.000 ton, mango ihracatı ise 6.000 ton olarak kaydedildi. Mısır’ın toplam meyve ihracatı 23 kategoriye yayılan 27.000 tona ulaşırken, çilek açıklanan meyve tonajının üçte birini oluşturdu. Meyve sevkiyatları, 26 Eylül-2 Ekim döneminde gerçekleştirilen toplam 156.000 tonluk gıda ürünü ihracatının parçasıydı. Bilanço 3.810 parti ve 1.340 şirketin 150 ülkeye gönderilerini kapsadı; kapsamda meyve ve sebzenin yanı sıra işlenmiş ürünler ile tahıl ürünleri de yer aldı. Ancak 9.000 tonluk çilek verisinin taze, dondurulmuş veya farklı sunum biçimlerini birlikte kapsayıp kapsamadığı belirtilmedi. Bu nedenle rakam, Fas arzıyla aynı dönemde piyasaya sunulan taze çilek miktarı olarak yorumlanamaz. Veri ayrıca önceki yıl karşılaştırması veya pazar payı değişimi göstermiyor.

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi Eko-Şeması Onaylandı

Polonya’da “Düşük Emisyonlu Sığır Üretimi” adlı yeni eko-şema, Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı İzleme Komitesi’nden onay aldı. 2 Ekim 2026 tarihli kararla öngörülen müdahale, sığırların beslenmesinde yapılacak değişikliklerle metan emisyonunun azaltılmasını hedefliyor. Eko-şemanın genel amacı, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve buna uyuma katkı sağlamak. Kaynakta, Polonya tarımının 2024’teki toplam emisyonu 34,1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak verilirken, en büyük kaynakların bağırsak fermantasyonu ile tarım toprakları olduğu belirtiliyor. Uygulamadan yararlanmak isteyen çiftçilerin, metan emisyonunu azaltmaya hizmet eden bileşen veya oranları içeren önceden hazırlanmış bir besleme planı kullanması gerekecek. Plan çiftçi, tarım danışmanı veya besleme danışmanı tarafından hazırlanabilecek; yem rasyonlarını dengeleyen bir programdan da yararlanılabilecek. Planın eko-şema koşullarına uygunluğu tarım danışmanı veya tanınmış bir kalite sistemini belgelendiren kuruluş tarafından doğrulanacak. Ödeme için işletmedeki ilgili sürünün tüm hayvanlarının onaylanan plana göre beslenmesi şart olacak. Düzenleme, ırkı, cinsiyeti veya üretim yönü ne olursa olsun, işletmelerde tutulan altı aydan büyük evcil sığırları kapsayacak. Besleme katkıları ve yem materyalleri için bilimsel birimlerin hazırlayacağı bir liste kullanılacak; işletmede üretilmeyen ürünlerin satın alındığını gösteren belgelerin tutulması gerekecek. Yararlanıcıların aktif çiftçi olması ve başvuruya konu uygun alanın en az 1 hektar olması şartı aranacak. Bir hektardan küçük işletmelerde hayvan ödemesi alınıyorsa asgari doğrudan ödeme tutarı 200 euro olacak. Ödeme hayvan başına, işletmedeki ortalama dönemsel sığır varlığı temelinde hesaplanacak. Tahmini oran 82 euro/DJP olarak açıklandı ancak nihai oranın ilgi düzeyine göre değişebileceği belirtildi.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı
Görsel kaynağı: Kyodo News · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç Kokarca Böcekleri 37 Prefektüre Yayıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japon hükümeti, pirinçle beslenen pirinç kokarca böceklerinin ülkenin 47 prefektürünün 37’sinde bulunduğunu doğruladı. Ülkenin güneybatısındaki Kyushu bölgesinden kuzeydoğudaki Fukushima Prefektürü’ne kadar yayılan böceklerin pirinç üretiminde geniş çaplı zarara yol açtığı bildirildi. Tochigi Prefektürü’nde bir çiftçinin 2024 hasadı, böcek zararları nedeniyle normal miktarın üçte birine geriledi. Güney Tochigi’de zararın yaygınlaşması üzerine prefektür yönetimi 2025’te bir görev gücü kurarak uygun ilaçlar, uygulama zamanları ve istilanın mevcut durumu hakkında bilgi paylaşmaya başladı. Böceklerin bu yıl Tochigi’nin orta ve kuzey kesimlerine de yayılması, mücadele önlemlerinin kapsamını genişletti. Yetkililer, ilaçlamanın pirinç bitkilerinin başaklandığı dönemde yapılmasını ve etkinliğin korunması için farklı ilaç türlerinin dönüşümlü kullanılmasını önemli görüyor. İlk ilaçlamanın diğer kokarca böceklerine kıyasla daha erken, ardından taneler oluşmaya başladığında yeniden yapılması öneriliyor. Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı’nın 2025’te yaptığı araştırma, böceklerin 37 prefektürde bulunduğunu ortaya koydu. Uzman Hiroya Higuchi, daha ılıman kışların daha fazla böceğin hayatta kalmasına imkân verdiğini, sonbaharda başaklanan pirinç çeşitlerinin de kış öncesine kadar besin sağladığını belirtti. Higuchi’ye göre küresel ısınmanın sürmesi, böceklerin yaşam alanını daha kuzeye taşıyabilir.

Belarus'ta Kolza ve Mısır Dahil 9,5 Milyon Tonun Üzerinde Hasat Yapıldı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus'ta Kolza ve Mısır Dahil 9,5 Milyon Tonun Üzerinde Hasat Yapıldı

Belarus'ta tarım kuruluşları ile köylü ve çiftçi işletmeleri, 5 Ekim sabahı itibarıyla kolza ve mısır dahil 9 milyon 533 bin tonun üzerinde ürün hasat etti. Operasyonel verilere göre açıklanan toplam, bu işletmelerde gerçekleştirilen hasat ve harman sonuçlarını kapsıyor. Kaynakta ürün kalemlerinin ayrı miktarları, önceki dönemle karşılaştırma ve hasadın tamamlanma oranı yer almıyor.

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Sürdürülebilirlik ve Küçük Çiftçilerin Ticarileşmesi Tartışıldı

Güney Afrika Future Food Conference’ta sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve daha güçlü değer zinciri ortaklıklarının gıda sektöründeki rolü ele alındı. Uzmanlar, küçük ölçekli çiftçilerin yalnızca kalkınma veya tedarikçi geliştirme programlarıyla desteklenmesi yerine gerçek ticari fırsatlara ve piyasalara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kurumsal çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarının yalnızca geri dönüştürülebilir ambalaj ya da çevre girişimleriyle sınırlanamayacağı belirtildi. Candice Knipe-Tlhotlhalemajoe, işletmelerin önce yönetişim gerekliliklerini anlaması, ardından sosyal, değer zinciri ve çevresel boyutları birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ona göre sürdürülebilirlik, ürünlerin tüm değer zincirindeki etkilerini, sorumlu tedariki, elektrik kullanımını, atık azaltımını ve sosyal etkiyi kapsıyor. Knipe-Tlhotlhalemajoe, sürdürülebilirliğin kalite, karşılanabilirlik ve erişilebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek gıda ekosistemindeki işbirliğinin önemine dikkat çekti. Komşu çiftliklerle alternatif enerji çalışmaları, lojistiğin iyileştirilmesi, taşıma mesafelerinin ve atığın azaltılması olası adımlar arasında gösterildi. CropLife Üst Yöneticisi Rod Bell, sorumlu üretim ve gıda güvenliği için bitki koruma ürünlerinin doğru depolanması, çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanması ve ürünlerin etiket talimatlarına göre uygulanması gerektiğini ifade etti. Bell ayrıca boş ambalajların toplanması ve geri dönüştürülmesine ilişkin genişletilmiş üretici sorumluluğu mevzuatına işaret etti. Gıda güvenliği konusunda sansasyonel iddialar yerine bilginin güvenilirliğinin değerlendirilmesi ve bilimsel bilgilerin tüketicilerin anlayabileceği bir dille aktarılması gerektiğini söyledi. OneFarm Impact yöneticisi Thembi Xaba ise küçük ölçekli çiftçi geliştirme çalışmalarının kapasite oluşturma, ilerleme ve ticarileşme aşamalarını içermesi gerektiğini belirtti. Xaba, bu çiftçilerin yan projeler olarak görülmek yerine daha geniş ekonomik büyümeye ve piyasaların oluşturduğu fırsatlara dahil edilmesini savundu.

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Tavukta Üretici ve Tüketici Fiyatları Ayrıştı

2 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya’da tavuk eti fiyatları üretici ve tüketici düzeyinde zıt yönlü bir görünüm sergiledi. 2026 Ekim ayının ilk haftasında tüketici fiyatı kilogram başına yaklaşık 40.501 Endonezya rupiahına yükselerek tüketici için belirlenen referans satış fiyatının (HAP) %0,33 üzerinde kaldı. Tarım Bakanlığı verilerine göre üretici fiyatı ise aynı dönemde kilogram başına yaklaşık 23.458 rupiaha geriledi ve üretici HAP’ının %6,17 altında kaldı. Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), tavuk eti fiyatlarındaki artışın 217 ilçe ve şehirde görüldüğünü bildirdi. BPS yetkilisi Ateng Hartono, fiyatların hükümetin dikkatinde olduğunu belirtirken, Tarım Bakanlığı yetkilisi Makmun sorunun özellikle tüketici düzeyinde ve bölgeler arasındaki dağıtımda yoğunlaştığını söyledi. Makmun, üretici fiyatlarının HAP aralığında tutulduğunu, tüketici fiyatlarının ise bazı bölgelerde bu seviyenin üzerine çıktığını ifade etti. Üreticiler ise fiyat baskısına artan maliyetlerin eşlik ettiğini belirtti. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), broyler üretim maliyetinin kilogram başına 23.000-23.500 rupiaha çıktığını, kümes çıkışındaki canlı tavuk fiyatının 21.000-22.000 rupiah seviyesinde kaldığını açıkladı. Bu farkın üreticileri zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildirildi. Yedi ila 21 günlük civcivler için başlangıç yeminin kilogram fiyatı 9.400 rupiahın üzerine çıkarken, normal fiyat 8.000-8.500 rupiah aralığında bulunuyordu. Civciv fiyatları da tavuk başına yaklaşık 6.000 rupiahtan 7.500-8.500 rupiah aralığına yükseldi. Üreticilere göre arz fazlası, kümes çıkışındaki pazarlık gücünü zayıflattı ve alıcıların fiyatları baskılamasına yol açtı. Cava’daki üretim merkezlerinde de benzer bir fark görüldü. Batı Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 22.500 rupiah, tüketici fiyatı 39.858 rupiah olurken, Orta Cava’da bu değerler sırasıyla 22.000 ve 40.056 rupiah olarak kaydedildi. Doğu Cava’da üretici fiyatı yaklaşık 23.000, tüketici fiyatı ise 39.388 rupiah oldu. Makmun, Orta Cava’yı üretim merkezi olması ve buradan Cava’nın farklı bölgelerine sevkiyat yapılması nedeniyle tavuk fiyatlarında barometre olarak niteledi. Cava’da daha önce görülen fiyat baskısının hafiflediğini, ancak üretim merkezi olmayan bölgelerde sorunların sürdüğünü söyledi. Hükümetin uzun vadeli çözüm olarak hazırladığı entegre tavuk sanayileştirme programının Temmuz 2027’de tamamlanması hedefleniyor. Kaynakta üretici fiyatındaki haftalık değişim bir bölümde %3,27, Makmun’un açıklamasında ise %0,33 olarak verildiği için bu iki oran birbirinden ayrılarak aktarıldı.

Dünya Buğday Fiyatları Eylülde Ağustosa göre %6,3 Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Dünya Buğday Fiyatları Eylülde Ağustosa göre %6,3 Arttı

Dünya buğday fiyatları eylülde ağustosa göre %6,3 yükselerek Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), artışta başta Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar olmak üzere ithalatçıların alternatif tedarikçilere yönelmesinin etkili olduğunu bildirdi. Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde kışlık buğday ekimi öncesinde görülen kurak hava da fiyatları yukarı çeken ek bir etken oldu. Ormus Boğazı'ndaki gerilim ise yakıt, gübre ve yük taşımacılığı maliyetlerinin artacağı yönündeki endişeleri besledi. FAO'nun gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puana ulaşarak ağustosa göre %1,5 arttı. Aynı dönemde mısır fiyatları %5,6, sorgum %13,7, arpa %3,9 ve pirinç %1,4 yükseldi. Şeker fiyatları da olası arz düşüşü beklentileriyle %6,1 arttı.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya İşleme Ağustosta Son On Kampanyanın Zirvesinde

Arjantin’de soya işlemesi ağustosta 4,25 milyon tona ulaşarak son on kampanyadaki aynı ayların en yüksek seviyesini gördü. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği’nin açıkladığı verilere göre hacim, Ağustos 2025’e kıyasla 344 bin 212 ton arttı ve yıllık artış %8,81 oldu. Böylece yağ sanayisinin işlemesi, yılın ilk yarısındaki gerilemenin ardından temmuz ve ağustosta yükseldi. Soya işlemesi ocak-haziran döneminde 19,77 milyon tonla geçen yılın aynı döneminin %1,8 altında kalmıştı. Temmuzda 4,1 milyon tona çıkan faaliyet, ağustosta 4,25 milyon tona yükseldi. Kaynakta, temmuz ve ağustos verilerinin toparlanmaya işaret ettiği, ancak bunun kalıcı bir değişim olup olmadığını görmek için sonraki ayların izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Arjantin Yağ Sanayisi ve Tahıl İhracatçıları Odası (Ciara-CEC) Başkanı Gustavo Idigoras, artışta bu sezon 50 milyon tona ulaşan soya hasadının, Paraguay’dan getirilen ve Arjantin tesislerinde işlenen soya fasulyesinin ve soya yağına yönelik uluslararası talebin etkili olduğunu söyledi. Üreticilerin, geçici stopaj indirimleri gibi olağanüstü teşviklerin bulunmadığı bir dönemde satışlarını aylara daha düzenli yaydığını belirten Idigoras, ayçiçeği işlemesinin de tesis kapasitesinin kullanımını artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, yüksek işleme hacmi doğrudan döviz girişine eşdeğer görülmüyor. Soya alımı, ürünün un ve yağa dönüştürülmesi, ihracatın gerçekleştirilmesi ve ihracat gelirlerinin ülkeye getirilmesi farklı zamanlarda gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ağustos verisi öncelikle sanayi faaliyetindeki artışı gösterirken, döviz etkisi ihracat ve tahsilat hızına bağlı olacak.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim

Endonezya Tarım Bakanlığı (Kementan), soya fiyatlarının yükselmesinde yerli üretimin ulusal ihtiyacı karşılamaya yetmemesinin etkili olduğunu açıkladı. Tofu ve tempe üreticilerinin kullandığı soyanın kilogram fiyatı 9.500 Endonezya rupisinden 11.600 rupiye çıkarken, üreticiler fiyat artışını ürün fiyatlarına tamamen yansıtmak yerine ürün boyutlarını küçültüyor. Kementan, yerli üretimi artırmak amacıyla 2026’da 50 bin hektarlık alanda soya tohumu desteği sağladı. Bu alanlardan 50 bin ton üretim bekleniyor. Tohum desteğine gübre ve pestisit yardımı da eklenirse üretimin 75 bin tonun üzerine çıkabileceği belirtildi. Bakanlık, desteği çiftçilerin üretim maliyetlerine katkı sağlayan bir teşvik olarak tanımladı. Bapanas yetkilisi Hermawan’a göre hükümetin Soya Tedarik ve Fiyat İstikrarı Programı (SPHP), fiyatların belirlenen Satış Referans Fiyatı’nı (HAP) aşması halinde uygulanacak; program fiyat her yükseldiğinde otomatik sübvansiyon olarak devreye girmeyecek. İthal soya için tüketici düzeyindeki HAP kilogram başına 12 bin rupi olarak belirlendi. Cava’da ortalama fiyat 11.623 rupiyle bu seviyenin altında kalırken, Doğu Endonezya’da ortalama fiyat 12.097 rupiye ulaştı. SPHP’nin 2026 uygulaması için Bulog’a görev verilmesini ve uygulama esaslarının hazırlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme planlanıyor.