ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 42

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Kırsal Kesimin Seçim Talepleri Gündemde

Yeni Zelanda’da kasım ayında yapılacak genel seçim öncesinde kırsal bölgelerin sorunlarını ve siyasi beklentilerini ortaya koymak amacıyla ülke genelinde bir ziyaret programı başlatılıyor. Farmers Weekly’nin görüş yazısında, küçük kasabalarda işletme sahipleri, topluluk üyeleri ve yerel yönetim temsilcileriyle görüşülerek hükümetin son üç yıldaki uygulamalarının ve yeni yönetimden beklenenlerin ele alınacağı belirtiliyor. Kırsal kesimde yaşam maliyeti, sağlık hizmetleri, ormancılığa bağlı arazi kullanımı değişiklikleri, yol bakımı, daha etkin zararlı kontrolü ve kamu hizmetlerinde merkezileşmenin azaltılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yazıya göre, kırsal bölgelerde siyasetçilerin seçim dönemleri dışında bu yerleşimleri yeterince ziyaret etmediği yönünde bir görüş bulunuyor. Bu taleplerin bir bölümü, Federated Farmers’ın seçim gündemindeki bürokrasiyi azaltma önceliğiyle örtüşüyor. Tarım sektöründeki ekonomik görünüm ise üretim dallarına göre farklılaşıyor. Süt ile koyun ve sığır yetiştiriciliğinde güçlü gelirlerden memnuniyet duyulurken, tarla bitkileri üreticileri düzenli hava olayları ve düşük fiyatlar nedeniyle daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Federated Farmers güven anketine göre çiftçilerin %72’si kâr ediyor, %5’inden azı zarar bildiriyor. Buna karşın gelecek 12 aya ilişkin beklentiler temkinli: yaklaşık %30’luk kesim koşulların kötüleşmesini beklerken yalnızca %12’lik kesim iyileşme öngörüyor.

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Programı Finansmanı 2027’de 2026’ya göre %13,4 Azalabilir

Rusya’da 2027 yılı tarımın geliştirilmesi ve tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesine yönelik devlet programı için 261,7 milyar ruble ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2026 bütçesinde öngörülen 302,2 milyar rubleye göre 40,5 milyar ruble ve %13,4 daha düşük. Tarım Bakanlığı temsilcisi, proje bütçesindeki rakamların ekonomik koşullar ile destek önlemlerine yönelik talebe göre netleştirilebileceğini belirtti. Ayrıca 2027–2029 döneminde, federal bütçedeki kaynaklara ek olarak sektörün durumuna göre finansman sağlanması planlanıyor.

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti

Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha yüksek hacimlerde ihraç etme talebi Polonya ve Romanya’dan karşılık bulmadı. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskyi, Avrupa Birliği ülkelerinden sevkiyatlara izin verilmesini ve artan taşıma maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Polonya ve Romanya ise kendi tarım sektörlerinin çıkarlarını önceliklendirdi. Vysotskyi, Ukrayna’da hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların satılamadığını, ürünlerin ülke içinde biriktiğini ve çiftçilerin kışlık ekim için gerekli paradan yoksun kaldığını söyledi. Sorunun ilkbahara kadar sürmesi halinde ekili alanın %35-40 azalabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, ihracat kanallarındaki tıkanıklığın yalnızca mevcut ürün stoklarını değil, sonraki üretim dönemini de etkileyebileceği yönündeki Ukrayna değerlendirmesini yansıtıyor. Romanya Tarım Bakanı Barna Tánczos, Ukrayna tahılının ülke üzerinden taşınmasıyla Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyelerinin Romanya limanlarını aşırı yüklediğini ve Rumen çiftçilerin ürünlerini satmasını zorlaştırdığını belirtti. Tánczos, tren sayısının, kara ve demir yolu bağlantılarının ya da liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını söyledi. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik bir değişiklik planlamadığını açıkladı. Haber ayrıca Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Ukrayna ve Rusya ile Karadeniz’de ateşkes ve tahıl taşımacılığının güvenliği konusunda yeni görüşmeler yürüttüğünü aktarıyor. Bu girişim, Rusya’nın Temmuz 2023’te çekildiği 2022 tarihli tahıl anlaşmasının yeniden oluşturulmasını amaçlıyor.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Etanolünün Payı 10 Yılda %45’e Çıkabilir

Brezilya’da mısırdan üretilen etanolün toplam etanol üretimindeki payının önümüzdeki 10 yılda %40-45’e ulaşabileceği bildirildi. Öngörü, Brezilya Ulusal Mısır Etanolü Birliği (Unem) İcra Kurulu Başkanı Amaury Pekelman tarafından paylaşıldı. Mısırın mevcut payı yaklaşık %30 olurken, şeker kamışından üretilen etanol %70’lik bölümünü oluşturuyor. Pekelman, mısır etanolü sektörünün son beş yılda yıllık ortalama %37 büyüdüğünü söyledi. Mısır ve şeker kamışından elde edilen etanolün nihai ürününün aynı olduğu, her iki türün de araçlarda doğrudan veya benzinle karıştırılarak kullanılabildiği belirtildi. Farklılıkların ise hammadde maliyeti, hammadde bulunabilirliği ve üretim tesislerinin yapısından kaynaklandığı aktarıldı. Esnek tesisler, piyasa koşullarına göre aynı birimde mısır veya şeker kamışı kullanabiliyor. Brezilya’da benzine katılan etanol oranı son yıllarda %27’den %32’ye yükseldi. Pekelman’a göre Combustível do Futuro yasası, yeni çalışmalar yapılması şartıyla karışım oranının %35’e çıkarılmasına izin veriyor. Yönetici, yeni yatırımlar açısından karışım politikasında öngörülebilirliğin önemli olduğunu belirterek, üreticilerin yatırımlarının geri dönüşüne ilişkin güvence aradığını ifade etti. Mısır etanolü üretimi, hayvan yemi olarak kullanılan kurutulmuş damıtık tahıl çözünürleri (DDG) ile mısır yağı gibi yan ürünler de sağlıyor. Pekelman, DDG’nin sığır, kanatlı ve balıkların beslenmesinde kullanıldığını söyledi. DDG kullanılan rasyonların, yalnızca mısıra dayalı beslemeye kıyasla besi sığırlarının gelişim süresini kısaltabildiğini belirtti. Etanol tesislerinin yayılması özellikle mısır üretimi ve hayvancılığın yoğun olduğu Brezilya’nın Orta-Batı bölgesinde gerçekleşti. Hammaddeye ve büyükbaş hayvan varlığına yakınlık, lojistik etkilerin azaltılmasına katkı sağladı. Pekelman, Maranhão ve Bahia’da da tesisler bulunduğunu, Güney bölgesinde ise buğdaydan etanol üretildiğini aktardı. Mısır etanolü için oluşan iç talebin, üreticilere iki ila dört yıllık tedarik sözleşmeleriyle yeni bir pazarlama seçeneği sunduğu belirtildi.

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl İhracatı Ağustosta %75 Düştü

Ukrayna’nın tahıl ihracatı, Ağustos 2026’nın ilk iki haftasında geçen yılın aynı dönemine göre %75 azaldı. Libertatea’nın The Independent’a dayandırdığı habere göre düşüş, Karadeniz bölgesinde Rusya’nın saldırılarını yoğunlaştırmasıyla bağlantılı olarak aktarıldı. Ukrayna limanları temmuz ve ağustos başında 70’ten fazla saldırının hedefi olurken, ticari gemiler 62 kez hedef alındı. Gelişmelerin yerel ekonomileri ve temel gıda ürünlerine bağımlı ülkeleri etkilediği belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye göre, son dönemde Türkiye, Hindistan ve Mısır gibi ülkeler Karadeniz deniz koridorunun yeniden açılması için görüşmelere katıldı.

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

İran’da Tavuk Tüketimindeki Düşüş Üretim Kaygısını Artırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısında tavuk ve yumurta üretimi, fiyatlandırması ve piyasa düzenlemesi ele alındı. Komisyon sözcüsü Hüşeng Hadiyanpur, hane halkının tavuk tüketimindeki düşüşün piyasanın zayıflaması ve tavukların kupon sistemiyle dağıtımındaki sorunlardan kaynaklandığını söyledi. Devletin dağıtıcı mağazalara olan ödemelerini yapmaması da kupon sistemi üzerinden tavuk satışını olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösterildi. Hadiyanpur, tavuk fiyatının yaklaşık üretim maliyetinin altına indiğini belirterek, piyasa koşulları dikkate alınırken sürdürülebilir üretimin de korunması gerektiğini ifade etti. Toplantıda, günlük civciv fiyatının kontrol altında tutulması için destek imkânlarının kullanılması ve gerekirse sübvansiyon ödenmesi yönündeki seçeneklerin incelenmesi kararlaştırıldı. Tavuk ve yumurta üreticilerinin sorunlarının hızla giderilmesinin, üretim döngüsünün aksamaması açısından gerekli olduğu belirtildi. Komisyon sözcüsü, üreticilerin kaygıları giderilmezse ileride civciv yerleştirmeye ilgi göstermeyebileceği uyarısında bulundu. Böyle bir gelişmenin önce günlük civciv arzını, ardından tavuk üretimini etkileyerek gelecekte fiyat artışına yol açabileceği ifade edildi. Bu nedenle günlük civciv fiyatının kontrolü ile üreticilerin sorunlarının çözülmesi birlikte ele alınacak. Toplantıda ayrıca gerçek üretim ve tüketim verilerinin güncellenmesi kararlaştırıldı. Üretim fazlası oluşması halinde Hayvancılık Destek Şirketi işbirliğiyle garantili veya anlaşmalı alım yapılması, imkân bulunursa fazla üretimin ihracatına yönelik planlama gerçekleştirilmesi değerlendirilecek.

İspanya’nın Almería Bölgesi Sebze ve Meyve İhracatında Rekor Gelir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’nın Almería Bölgesi Sebze ve Meyve İhracatında Rekor Gelir

İspanya’nın Almería bölgesinde sebze ve meyve ihracatından elde edilen gelir, 2025/2026 ekonomik yılında rekor seviyeye ulaştı. Hortoinfo’nun İspanya Dış Ticaret Ajansı ICEX ile Estacom istatistik sisteminin verilerini incelemesine göre bölge ihracatçıları, 1 Ağustos 2025-31 Temmuz 2026 döneminde 4,54 milyar avroluk satış gerçekleştirdi. İhracat miktarı 2,74 milyon ton, ortalama ürün fiyatı ise kilogram başına 1,66 avro oldu. İhracat geliri bakımından biber öne çıktı. Almería, sezon boyunca 513,38 bin ton biberi yurt dışına gönderdi; kilogram başına ortalama fiyat 2,40 avro olurken toplam gelir 1,23 milyar avroya yaklaştı. Miktar açısından ilk sırayı ise 559,46 bin tonla salatalık aldı. Salatalık ihracatının değeri 929,88 milyon avro, ortalama fiyatı 1,66 avro olarak kaydedildi. Domates, 363,4 bin tona yaklaşan ihracat ve 683,1 milyon avroluk gelirle değer bakımından üçüncü oldu. Kabak ihracatı 307,58 bin ton ve 414,51 milyon avro olarak gerçekleşti. Beşinci sıradaki karpuzda miktar 373,46 bin tona, gelir 287,03 milyon avroya ulaştı; kilogram başına 0,77 avroluk ortalama fiyat, önde gelen ürünler arasındaki en düşük düzey oldu.

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Kasım 2022’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı

Küresel gıda fiyatları eylülde yükselerek Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre gıda fiyat endeksi eylülde 136,0 puana ulaştı; ağustostaki yaklaşık 134,0 puanlık seviyeye göre artış kaydedildi. Yükseliş şeker, tahıllar, bitkisel yağlar, et ve süt ürünleri gibi birden fazla ürün grubuna yayıldı. Artışta olumsuz hava koşulları, ticaret ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar ile El Niño olgusuna ilişkin endişeler etkili oldu. FAO yetkilileri, iklim kaynaklı şokların jeopolitik gerilimler ve lojistik sorunlarla aynı dönemde ortaya çıkmasının gıda piyasalarında risk primini artırdığını belirtti. El Niño’nun Güneydoğu Asya, Avustralya, Brezilya’nın kuzeyi ve Güney Asya’nın bazı bölümlerinde daha kurak koşullara yol açabileceği, bunun da tahıl, şeker kamışı ve yağlı tohum üretimini etkileyebileceği aktarıldı. Tahıl piyasasında FAO endeksi ağustosta %2,2 artarak 116,3 puana yükseldi. Örgüt, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 3,4 milyon ton azaltarak yaklaşık 2,980 milyar tona çekti; bu tahmin 2025 üretiminin yaklaşık %2 altında bulunuyor. Karadeniz’deki gerilimler, ticaret yollarındaki sorunlar ve enerji ile gübre maliyetlerindeki artışın tahıl, yağ ve gübre taşımacılığını pahalılaştırdığı belirtildi. Bununla birlikte FAO, mevcut fiyat endeksinin Mart 2022’deki tarihî zirvenin altında kaldığını ve küresel tahıl stoklarının piyasaya hâlâ belirli bir koruma sağladığını bildirdi. Brezilya ve Rusya gibi ülkelerin ihracatındaki artış ile teknolojik ilerlemenin de küresel gıda sisteminde güvenlik payı oluşturduğu ifade edildi.

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Patates Arzındaki Geçici Aksamaya Bakanlıktan Açıklama

İran Tarım Bakanlığı, patates fiyatlarındaki artışa ilişkin bir rapora gönderdiği yanıtta, bu yılki yazlık üretim planına göre ülkede patates üretiminde düşüş yaşanmadığını bildirdi. Bakanlık, fiyat artışında gübre, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerindeki maliyet yükselişinin etkili olduğunu belirtti. Açıklamaya göre yazlık üretimin sona ermesiyle bir sonraki sezonun hasadının başlaması arasındaki geçiş dönemi, ürün arzında geçici aksamalara yol açabiliyor. Bakanlık, bu dönemde kırsal kooperatif tarafından depolanan patateslerin meyve-sebze hallerinde günlük olarak satışa sunulduğunu ve soğuk hava depolarındaki ürünlerin de piyasaya çıkarılmasının hızlandırıldığını açıkladı. Tahran’daki toptan satış hallerinde patatesin kilogramı 63 bin ila 75 bin tümen arasında işlem görürken, seçkin ve lüks ürünün fiyatı 80 bin tümene ulaşıyor. Bazı perakendecilerin aynı ürünü kentte 85 bin ila 120 bin tümen arasında sattığı belirtildi. Bakanlık, tüketicilerden yüksek bedel alınmasını önlemek amacıyla denetim yapılmasını istedi.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Meyve, Yumurta ve Diğer Gıdalar Nasıl Saklanmalı?

Meyve, yumurta, tereyağı, kahve, çikolata ve patates gibi gıdaların buzdolabında saklanıp saklanmaması, ürünün türüne ve olgunluk durumuna göre değişiyor. The Huffington Post’un derlediği önerilerde, aşırı sıcak hava dönemleri dışında bazı ürünlerin oda sıcaklığında, bazılarının ise serin ve kuru ortamlarda tutulmasının daha uygun olduğu belirtiliyor. Narenciye ürünleri, yaklaşık bir hafta boyunca oda sıcaklığında korunabiliyor. Ancak ne zaman tüketileceği bilinmiyorsa portakal, limon, mandalina ve greyfurt meyve-sebze bölmesine alınabiliyor. Muzun soğuğu sevmediği, satış noktasına ulaştığında olgunlaşma sürecinin devam ettiği aktarılıyor. Bu nedenle muzların 20-25 °C arasındaki bir odada, tercihen asılarak saklanması öneriliyor. Tereyağı, başka gıdaların kokusunu çekmemesi için buzdolabında kapalı bir tereyağı kabında tutulmalı. Oda sıcaklığında tüketilecek miktarın ise kapalı bir kapta bir veya iki saatten fazla bekletilmemesi tavsiye ediliyor. Kahve için buzdolabı önerilmiyor; nemi ve çevredeki kokuları hızla çekebildiği için kahvenin ışıktan, sıcaktan ve nemden uzak, opak ve hava geçirmeyen bir kapta saklanması gerekiyor. Çikolatanın da yaklaşık 18 °C’de, serin, kuru ve karanlık bir yerde tutulması öneriliyor. Yumurtalar konusunda tek bir uygulama bulunmuyor. Fransız yumurta sektörü, ürünün kuru ve serin, 10-15 °C arasındaki bir yerde, örneğin kilerde saklanmasını ideal görüyor. Evde böyle bir alan yoksa yumurtaların buzdolabına konulması; sivri uçlarının aşağı bakması ve yıkanmaması gerekiyor. Yıkamanın, kabuğu çevreleyen koruyucu tabakayı ortadan kaldırabileceği belirtiliyor. Elmalar serin ve ışıktan uzak bir yerde, kilerde veya buzdolabının sebzelik bölümünde saklanabiliyor. Patateslerin filizlenmesini önlemek için 6-8 °C arasındaki serin ve kuru bir ortam öneriliyor. Fransa'da Temmuz 2020'de 1.056 kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yalnızca %43'ü patatesleri doğru saklama yöntemlerini kullanıyordu. Domatesler ise genellikle oda sıcaklığında tutulmalı; tamamen olgunlaştıklarında daha uzun süre dayanabilmeleri için buzdolabına alınabiliyor. Tüketilmeden yaklaşık bir saat önce çıkarılmaları, lezzetlerinin daha iyi alınmasını sağlayabiliyor.

AB, Brezilya’dan Hayvansal Ürün İthalatına Dönüş Sinyali Verdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

AB, Brezilya’dan Hayvansal Ürün İthalatına Dönüş Sinyali Verdi

Avrupa Birliği (AB), Brezilya’dan kanatlı eti ve bal ithalatının kısa süre içinde yeniden başlatılabileceğini bildirdi. Brezilyalı yetkililer ise hızlandırılmış bir izin sürecinin sığır eti ihracatı için de uygulanmasını bekliyor. Ancak açıklamalar, ithalatın kesin olarak yeniden başladığı anlamına gelmiyor; süreç bürokratik işlemlerin tamamlanmasına bağlı. AB, Brezilya’dan et, tavuk, balık, yumurta ve bal ithalatını 3 Eylül’den itibaren, ülkenin üretim zinciri boyunca antimikrobiyal kullanımına ilişkin kurallara uyduğunu gösteremediği gerekçesiyle askıya almıştı. Yeni açıklamalar, AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic ile Brezilya’nın dışişleri ve sanayi-ticaret bakanları arasındaki Milwaukee görüşmesinin ardından geldi. Brezilya hükümetinin açıklamasına göre AB tarafı, ülkede birkaç hafta önce yapılan bir denetimin olumlu sonuçlandığına işaret etti ve gerekli idari süreçlerin tamamlanmasının ardından kanatlı eti ile bal ihracatının kısa vadede yeniden başlayabileceğini belirtti. Brezilya tarafı aynı hızlandırılmış prosedürün sığır eti için de uygulanmasını umuyor. Askıya alma, dünyanın en büyük sığır eti ve tavuk üreticisi ve ihracatçısı olarak tanımlanan Brezilya ile başlıca pazarlarından biri olan AB arasındaki ticareti etkiliyor.

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Tahıl Fiyatları Eylülde Arttı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) son değerlendirmesine göre tahıl fiyatları eylülde belirgin biçimde yükseldi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi ağustosa göre %5,1, geçen yılın eylül ayına göre %17,2 arttı. Buğday fiyatları %6,3, mısır fiyatları ise %5,6 yükseldi. Artışta Karadeniz bölgesindeki lojistik ve ticaret aksamaları, Kuzey Amerika'nın bazı kesimlerindeki kurak hava, ABD'deki mısır verimine ilişkin endişeler ve Brezilya'nın daha düşük ihracat arzı etkili oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer belirsizliği de mısır gibi biyoyakıt hammaddelerinin fiyatlarına ek destek sağladı. FAO, 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 2.979 milyon ton seviyesinde büyük ölçüde değiştirmedi. Bu miktar önceki yılın rekorunun %2,1 altında olsa da tarihin en yüksek ikinci hasadı olarak değerlendiriliyor. Buğday üretimi tahmini 3,2 milyon ton artırılarak 813,9 milyon tona çıkarıldı; ancak küresel üretimin yıllık bazda %3,3 gerilemesi bekleniyor. Avustralya'da daha elverişli hava koşulları görünümü iyileştirirken, ortalamanın altında kalması beklenen verimler ve sezon sonuna doğru yağışların azalması aşağı yönlü risk oluşturuyor. İkincil tahılların üretim tahmini ise 3,3 milyon ton düşürülerek 1.612 milyon tona indirildi. Revizyonun temel nedeni, Avrupa Birliği ve ABD'deki sıcak ve kurak havanın mısır verim potansiyelini sınırlaması oldu. 2026/27 sezonunda küresel tahıl tüketiminin 2.966 milyon tona ulaşması, dönem sonu stoklarının ise 950 milyon ton olması bekleniyor. Stok-tüketim oranı %31,7'ye yükseltilse de önceki sezonun %32 seviyesinin altında kalıyor.

Slovakya’da Süt Tüketimini Artırma Çalışmaları Okullarda Sürüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Tüketimini Artırma Çalışmaları Okullarda Sürüyor

Slovakya’da süt üreticileri ve işleyicileri, süt ile süt ürünlerinin tüketimini artırmak amacıyla okullarda bilinçlendirme etkinlikleri düzenledi. Agro Tami’nin katıldığı çalışmalar, Nitra bölgesindeki Mojmírovce, Cabaj-Čápor ve Ivanka pri Nitre’de gerçekleştirildi. İlkokulun birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerine sütün nasıl oluştuğu ve beslenmedeki önemi oyunlar ve bilgi yarışmalarıyla anlatıldı. Agro Tami Yönetim Kurulu Başkanı Peter Schultz, Slovakya’da kişi başına yıllık süt ve süt ürünü tüketiminin uzmanların önerdiği 220 kilogramın 30-40 kilogram altında kaldığını söyledi. Ülkedeki tüketim 2008’den bu yana kişi başına yaklaşık 36 kilogram artarak neredeyse 190 kilogram seviyesine ulaştı. Schultz, şirketin yılda 100 milyon litre süt işlediğini ve Slovak ürünleri ile süt ürünlerinin beslenmedeki rolü konusunda farkındalığı artırmayı amaçladığını belirtti. Devlet destekli Süt Okulu programı, süt ve süt ürünlerini eğitim kurumlarına ulaştırıyor. Tarım Ödeme Ajansı’nın 2025 yılı raporuna göre 2024/2025 eğitim yılında 24 başvuru kabul edildi ve toplam 11 milyon 851 bin 443 avro yardım ödendi. Bu tutarın 1 milyon 659 bin 402 avrosu Avrupa Birliği bütçesinden, 10 milyon 192 bin 041 avrosu ise Slovakya bütçesinden karşılandı. Avrupa Birliği kaynağının tamamı, Slovakya bütçesinden ayrılan kaynağın ise %84,37’si kullanıldı. Program 3 bin 880 eğitim kurumuna ulaştı; tüm uygulama dönemlerinde programa katılan öğrencilerin ortalaması 531 bin 590 oldu. 2025’te uygun eğitim kurumlarının yaklaşık %63’ü ve uygun öğrencilerin yaklaşık %75’i programa katıldı. Raporda, 2026’da programa dahil olan okul ve çocuk sayısının artmasının beklendiği belirtildi.

İranlı Temsilci: FAO Siyasi Amaçlarla Kullanılmamalı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Temsilci: FAO Siyasi Amaçlarla Kullanılmamalı

İran’ın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nezdindeki temsilcisi Ali Kiyani Rad, ülkesinin aktif diplomasisinin örgütün siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik girişimleri şimdiye kadar engellediğini savundu. Kiyani Rad, İran’ın FAO ile iş birliğini azaltmadığını, tarım alanındaki bilgi, teknoloji ve deneyimlerini uluslararası düzeyde paylaşmayı sürdürdüğünü söyledi. İran’ın FAO nezdindeki temsilcisi, örgütün görev alanının kuruluş sözleşmesiyle sınırlı tutulması gerektiğini belirtti. Kiyani Rad’a göre FAO, mali kaynak dağıtan bir kuruluş değil; bilgi, veri ve deneyim paylaşımı yoluyla ülkelerin kendi koşullarına uygun politika ve uygulamalar geliştirmesine katkı sağlayan bir yapı. İran’da FAO temsilciliklerinin kapasitesinden yararlanılarak örgütün merkezinde hazırlanan stratejilerin ülke içindeki uygulamalı projelere dönüştürülmesinin hedeflendiğini aktardı. Kiyani Rad, FAO’nun 193 üye ülkenin onayladığı stratejiler temelinde 2031’e kadar gıda güvenliği için dört ana hedef belirlediğini söyledi. Bu hedefler daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi çevre ve daha iyi refah başlıklarından oluşuyor. İranlı temsilci, ülkesinin örgütteki gıda diplomasisini iç kapasite ve bilimsel birikime dayanarak sürdürmek istediğini ifade etti.

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Ulusal Yapay Zekâ Kurumu İçin Hassas Tarım Önceliği

İran’da Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle kurulması öngörülen Ulusal Yapay Zekâ Kurumu’nun nasıl yapılandırılması gerektiği tartışılıyor. Meclis tarafından 28 Mordad 1405’te kabul edilen ve Anayasayı Koruma Konseyi tarafından 4 Şehriver’de onaylanan yasa, 12 madde ve 8 ek fıkradan oluşuyor. Düzenleme; işlem gücü altyapısı, veri, güvenlik, finansman, yapay zekâ pazarı, insan kaynağı ve kurumlar arası koordinasyon başlıklarını kapsıyor. Değerlendirmede kurumun hem politika yapıcı hem düzenleyici hem de bütün projeleri doğrudan yürüten bir yapı olmaması gerektiği savunuluyor. Kurumun ülke çapındaki çalışmaları yönlendiren, kolaylaştıran ve kurumlar arasında eşgüdüm sağlayan bir “mimar” olarak konumlandırılması öneriliyor. Tasarım için çeviklik, ağ yapısı, gerçek sorunlara odaklanma, ölçülebilir sonuç alma ve mevcut kurumlarla görev çakışmasından kaçınma ilkeleri öne çıkarılıyor. Yapay zekâ kapasitesinin %90’dan fazlasının üniversiteler, araştırma kurumları, bilgi tabanlı şirketler, girişimler ve özel sektörde bulunduğu belirtilerek kurumun bu ekosistemi merkezi bir idari yapıya dönüştürmeden bir araya getirmesi gerektiği ifade ediliyor. Veri alanında temel sorunun veri yokluğu değil, verilerin dağınık olması, erişimin sınırlı kalması, kalite sorunları ve standart eksikliği olduğu aktarılıyor. Bu nedenle kamu verilerine güvenli erişim, veri kalitesi sınıflandırması ve veri paylaşımını teşvik edecek mekanizmalar öneriliyor. Tarım, yapay zekânın uygulanması gereken alanlardan biri olarak gösteriliyor. Önerilen büyük ulusal görevler arasında tarımsal tedarik zincirinin ve su tüketiminin akıllı biçimde yönetilmesi bulunuyor. Yazıda ayrıca yapay zekânın enerji, sağlık, sanayi ve kamu yönetimindeki somut sorunlara bağlanması; her görev için sorumlu kurum, takvim ve sayısal başarı göstergesi belirlenmesi gerektiği belirtiliyor. Finansman için 1405-1407 döneminde 100 trilyon İran riyali başlangıç sermayesine sahip bir Ulusal Yapay Zekâ Kalkınma Fonu kurulması öneriliyor. Fonun yalnızca kredi vermek yerine özel sektörle ortak yatırım, kurumsal girişim sermayesi, araştırma sonuçları için satın alma garantisi ve talep oluşturma araçlarını kullanması isteniyor. Ayrıca risk temelli düzenleme ve kurumun ilk 100 gününde veri erişim platformu ile ekonomide etkisi ölçülebilir ilk ulusal görevin başlatılması öneriliyor.

Polonya'da Broyler Fiyatları Gerilemeye Devam Ediyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya'da Broyler Fiyatları Gerilemeye Devam Ediyor

Polonya'da kanatlı hayvan fiyatları eylül ayının son haftasında gerilemeye devam etti. Zintegrowanego Systemu Rolniczej Informacji Rynkowej verilerine göre, 21-27 Eylül 2026 döneminde tavuk broylerlerinin ortalama alım fiyatı 4,89 zloti/kg oldu. Fiyat bir önceki haftaya göre %1,8 düşerken, 2025'in aynı dönemine kıyasla %18,6 daha düşük gerçekleşti. Düşüş yalnızca broylerlerle sınırlı kalmadı. Hindi erkeklerinin ortalama fiyatı haftalık karşılaştırmada 9,65'ten 9,50 zloti/kg'ye indi. Hindi dişilerinde ise 9,49'dan 9,51 zloti/kg'ye sınırlı bir artış görüldü. Broyler ördek fiyatı 6,74 zloti/kg seviyesinde büyük ölçüde değişmezken, besi kazlarının fiyatı 16,50'den 16,67 zloti/kg'ye yükseldi. Broyler fiyatları raporlanan tüm makro bölgelerde geriledi, ancak düşüşün boyutu bölgelere göre farklılaştı. Merkez bölgede fiyat 4,89 zloti/kg, kuzeyde 5,02 zloti/kg ve batıda 4,91 zloti/kg olarak kaydedildi. En sert düşüş, fiyatın 4,77'den 4,38 zloti/kg'ye indiği güneydoğu makro bölgesinde görüldü; bu bölgede yıllık gerileme %30,5'e ulaştı. Canlı hayvan fiyatlarındaki zayıflama, kanatlı eti satışlarına da yansıdı. Boyunsuz tavuk karkasının ortalama fiyatı %4, boyunlu karkasın fiyatı ise %8,2 geriledi. Tavuk göğüs filetosu da %1,9 ucuzladı. Buna karşılık tavuk parçalarının fiyatı %4,9 arttı. Hindi göğüs filetosu, kanat, but ve alt but fiyatlarının tamamında düşüş kaydedildi; yıllık gerilemeler %3,6 ile %9,5 arasında değişti.

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri

Tayland, Asya’nın en büyük dondurma ihracatçısı ve dünyanın 12’nci büyük ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ticaret Bakanlığı Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi (TPSO) Genel Müdürü Nantapong Chiralerspong’un açıklamasına göre ülkenin dondurma ihracatı geçen yıl 136 milyon ABD dolarına, yani 4,47 milyar bahtın üzerine ulaştı. Bu tutar küresel dondurma pazarının %1,9’una karşılık gelirken, ihracatın bu yıl da büyümeyi sürdürdüğü belirtildi. Tayland dondurmasının başlıca Asyalı ithalatçıları Malezya, Singapur, Filipinler, Vietnam ve Güney Kore oldu. Londra merkezli Euromonitor International’a göre Tayland’ın dondurma pazarının bu yıl yıllık %4 büyüyerek yaklaşık 12,6 milyar bahta ulaşması bekleniyor. Ani tüketim amaçlı alımların da iç satış hacminin %90’ından fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. Chiralerspong, yerel işletmelere değişen tüketici davranışları ve küresel pazar eğilimlerine göre pazarlama stratejilerini uyarlama çağrısı yaptı. İşletmelerden yenilikleri benimsemeleri, ayırt edici markalar oluşturmaları ve sosyal medyadan daha iyi yararlanmaları istendi. Yetkili ayrıca lezzet, sağlıklı ürün yaklaşımı ve rekabetçi fiyat gibi mevcut güçlü yönlerin korunmasını önerdi. Küresel eğilimler arasında mochi dondurma, dondurmalı sandviç, sınırlı üretim ürünleri ve sağlıklı seçeneklere artan ilgi yer alıyor.

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı

Japonya’nın Niigata eyaletindeki Murakami kenti, somon avındaki sert düşüşe karşı karada yetiştiriciliğe yöneliyor. Japonya Denizi kıyısında chum somonuyla tanınan kentte, Miomote Nehri’nden 2015 mali yılında 55.718 somon yakalanırken bu sayı 2025 mali yılında 1.415’e geriledi. Kent yönetimi, bu kritik durum karşısında Okayama Üniversitesi Bilim Enstitüsü’nün Gelecek Nesil Su Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi ile bir araştırma yürütüyor. Merkezde yaklaşık 2.000 chum somonu, 35 metrik ton kapasiteli oval bir tankta yetiştiriliyor. Toshimasa Yamamoto’nun liderlik ettiği ekip, balıkları yavru döneminden itibaren büyütüyor. 15 Ağustos itibarıyla balıkların ortalama ağırlığı yaklaşık 140 gram, uzunluğu ise yaklaşık 24 santimetreydi. Deneyin hedefi, Nisan 2026’da başlayan iki yıllık görev süresi içinde somonları 2-3 kilogram ağırlığa ulaştırmak. Araştırma ekibi, yavruların ebeveyn balıklara dönüştürülmesini ve bu balıklardan alınacak yumurtalarla yeni neslin yetiştirilmesini içeren kapalı devre yetiştiriciliğini amaçlıyor. Karada yetiştiricilikte sockeye ve Atlantik somonu için ilerleme kaydedilmiş olsa da chum somonunun hızlı yüzmesi önemli bir güçlük oluşturuyor. Balıklar büyüdükçe kalabalık tanklarda birbirlerine çarparak ölebiliyor. Yamamoto, güçlü yüzücü mavi yüzgeçli orkinos üzerinde geliştirilen yetiştiricilik tekniklerinin bu sorunun önlenmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Murakami’nin karada yetiştiricilik için uygun olabileceği belirtilen özellikleri arasında soğuk su kaynakları bulunması yer alıyor. Bu sayede suyu soğutmak için makine kullanılması gerekmeyebilir. Ancak kent yönetimi, kapalı devre yetiştiriciliğinin ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve kentte somon işleme, dağıtım ve diğer faaliyetlerde yer alan kişilerin görüşlerini dikkate alarak ilerlemek istiyor. Somonlardaki gerileme Murakami ile sınırlı değil. Japonya genelinde, dört yıl önce bırakılan yavrulara göre geri dönen somonların oranı 1974’ten 2024’e kadar %1’in altına inmezken 2025’te %0,66’ya düştü. Niigata’daki oran ise 2023’te %0,19, 2024’te %0,13 ve 2025’te %0,06 oldu. Isınmayla kuzeye ilerleyen balıkların avcılığı, uygun su sıcaklıklarının görüldüğü dönemin kısalması ve daha az besleyici zooplankton türlerinin yayılması başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Miomote Nehri Somon Balıkçılığı Birliği daha önce 10 milyon yumurta toplayıp 8 milyon yavruyu suya bırakıyordu. Ancak geri dönen somonların azalması yumurta toplama ve kuluçka faaliyetlerini zorlaştırdı. Kapalı devre yetiştiriciliği krizi önleyebilecek bir yol olarak görülse de birlik yetkilileri, yetiştiriciliğin balıkları nehirde çoğaltmak için değil tüketim amacıyla kullanacağına dikkat çekerek sonuçların belirsiz olduğunu ve sürecin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde kolza tarlalarında kolza piresi (Rapserdfloh) baskısının bu yıl ciddi boyutlara ulaştığı bildirildi. Tarım danışmanlarının aktardığına göre sarı kaplarda üç gün içinde 100 ila 500 böcek sayıldı. Bu kapların kolza piresi için özel bir çekiciliği bulunmadığı, böceklerin tesadüfen kaplara düştüğü belirtildi. Mücadele eşiği, üç hafta içinde 50 böcek görülmesi veya kolzanın üç yapraklı dönemine kadar yaprakların %10’unun zarar görmesi olarak tanımlanıyor. Ağustos sonundan bu yana çoğunlukla kuru havanın etkili olduğu, bazı bölgelerde kolzanın düzensiz çıktığı ve eylül başında yoğun böcek girişinin başladığı kaydedildi. Bu koşullar nedeniyle üreticilerin tarlalarını sık aralıklarla kontrol etmesi gerekiyor. Baden-Württemberg danışmanları, insektisitlerin akşam geç saatlerde veya gece uygulanmasını öneriyor. Böceklerin bu saatlerde daha aktif olması nedeniyle doğrudan hedeflenebileceği ve uygulama etkinliğinin artabileceği belirtildi. Ekim ortasından itibaren larvaların topraktaki yumurtalardan çıkıp kolza saplarına girmesi bekleniyor; bu aşamada verim kayıplarını önlemek için yeniden mücadele gerekebileceği ifade edildi.

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor

Romanya eski Tarım Bakanı Achim Irimescu, 2028-2034 döneminde Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarıma ayrılan kaynakların azalmasının Romanyalı çiftçileri zorlayabileceğini söyledi. Adevărul’a verdiği röportajda Irimescu, bütçe kesintileri, kırsal kalkınma fonlarının mevcut biçimiyle ortadan kalkması ve doğrudan ödemelere çiftçi başına üst sınır getirilmesi ihtimallerinin sektörü etkileyebileceğini belirtti. Irimescu’ya göre OTP’nin Avrupa Birliği bütçesindeki payı 1980’lerde yaklaşık %70 iken günümüzde %36-37 seviyesinde bulunuyor. Eski bakan, 2028-2034 dönemi için bu oranın yaklaşık %15’e kadar gerileyebileceğini tahmin etti. En büyük sorunlardan birinin, kırsal kalkınma ve yatırımları finanse eden ikinci ayağın kaldırılması olduğunu savunan Irimescu, yeşil dönüşüm için gereken yatırımların ilk hesaplamalara göre en az 60 milyar avro tutacağını, ancak tarım ve gıda sanayisi için bu yatırımlara açık biçimde ayrılmış kaynakların bulunmadığını söyledi. Romanya açısından tahsisatın mevcut dönemdeki 21,5 milyar avrodan gelecek mali dönemde 16,5 milyar avroya düşebileceği aktarıldı. Ancak nihai miktarın, hükümetin kaynakları ulusal düzeyde nasıl dağıtacağına ve AB ülkeleri arasındaki müzakerelere bağlı olacağı belirtildi. Irimescu ayrıca bazı ülkelerin bütçeye yaptıkları katkının aldıkları paydan yüksek olmasına karşı çıkması nedeniyle önerilen bütçenin müzakereler sırasında daha da azaltılabileceği uyarısında bulundu. Eski bakan, doğrudan ödemelerin çiftçi başına 100 bin avro ile sınırlandırılmasının özellikle büyük işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu işletmelerin makine ve diğer yatırımlar için kredi kullandığını, destek ödemelerine ilişkin belgeleri teminat göstererek finansmana erişebildiğini belirten Irimescu, kesintilerin üretim kapasitesini ve Romanya’nın gıda güvenliğini etkileyebileceğini savundu. Ona göre yaklaşık 13 bin orta ve büyük işletme ülkenin tarımsal üretiminin %75’ini gerçekleştiriyor. Irimescu, destek politikasının yalnızca büyük işletmelere yönelmemesi gerektiğini de söyledi. Küçük çiftçilerin de desteklenmesini, ancak pazar için üretim yapan büyük işletmelerle küçük işletmeler arasında denge kurulmasını istedi. Emeklilik yaşına ulaşan çiftçilerin temel doğrudan ödemeyi kaybetmesi ihtimalini de eleştirdi. Ayrıca AB üreticilerinin pestisit, gübre, kirlilik ve emisyonları azaltmaya yönelik standartların maliyetini taşıdığını, üçüncü ülkelerden gelen ürünlerle rekabette zorlanabileceğini belirtti. Kuraklık, hastalık ve zararlılar karşısında dayanıklı çeşitler ile yeni genomik tekniklerin önem kazanacağını da ekledi.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği, Sinaloa hükümetiyle birlikte eyaletin tarım, hayvancılık, su ürünleri ve balıkçılık sektörlerini güçlendirecek kapsamlı bir strateji üzerinde çalışacağını açıkladı. Dört günlük çalışma gezisi sırasında, üretici topluluklarına doğrudan destek verilmesi ve acil durumlara dayalı uygulamalar yerine orta ve uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli oluşturulması gerektiği belirtildi. Planlanan destekler arasında Cosechando Soberanía kredisi, Fertilizantes para el Bienestar programı, sürekli sağlık ve gıda güvenliği kampanyaları, bölgenin iklim koşullarına uyarlanmış tohumlar ve teknik danışmanlık yer alıyor. Önümüzdeki günlerde beyaz mısır ve buğday için temel girdilerle biyolojik girdilerin doğrudan ve şeffaf biçimde satın alınmasını sağlayacak bir platformun açılması planlanıyor. Platformun, sonbahar-kış tarım döneminde üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle iç sularda yetiştirilen tilapyanın pazarlanması ve sektörün rekabet gücünün artırılması için mekanizmalar tasarlama konusunda uzlaştı. Meksika Ulusal Su Ürünleri ve Balıkçılık Komisyonu, tilapya stoklarının yenilenmesi amacıyla yapılan 23 başvuruyu değerlendirecek; bu kapsamda iki milyon yavru balığın kullanılması öngörülüyor. Mazatlán’da yaklaşık 300 kadın karides paketleme işçisiyle yapılan görüşmede ise istiridye yetiştiriciliği gibi alternatif üretim projeleri ele alındı.