ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 49

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Tarım Bakanı Dragan Glamočić, Dünya Gıda Günü dolayısıyla ülkenin önemli tarım potansiyeline sahip olduğunu, bu potansiyelin iklim değişikliği ve dünya piyasalarındaki istikrarsızlık koşullarında korunup geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Glamočić, yerli tarımın korunmasını, üreticilerin desteklenmesini ve vatandaşların güvenli, kaliteli gıdaya erişmesini savundu. Bakan, güvenli gıda üretiminin çiftçilerin emeği, bilgisi ve çalışmasına bağlı olduğunu belirterek tarım işletmelerinin gelişebileceği ve üreticilerin emekleriyle geçinebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün inovasyonla yarını besliyoruz” sloganı da bilgi, inovasyon ve çağdaş teknolojilerin önemine işaret ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre gıda kalite standartlarını geliştirmek ve tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. Meyve suları ve benzeri ürünlerde bileşim, üretim ve etiketleme kuralları ayrıntılandırılırken düşük şekerli meyve suyu kategorileri oluşturuldu ve bazı nektarlarda şeker ile bal ilavesine sınırlar getirildi. Reçel, jöle, marmelat ve pekmezde asgari meyve oranları artırıldı. Yeni kurallar 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlayacak.

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Transit Talebi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Transit Talebi

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan’dan Ukrayna tahıl sevkiyatlarının transit geçişine izin vermelerini istedi. Talep, Macaristan Başbakanı Peter Magyar tarafından açıklandı. Macaristan, Ukrayna tahıl yüklerinin yalnızca kendi topraklarından geçirilmesi koşuluyla bu önleme itiraz etmeyeceğini bildirdi. Açıklama, Magyar ile Zelenski’nin Brüksel’deki Avrupa Birliği liderler zirvesinin marjında yaptığı ikili görüşmenin ardından geldi. İki liderin Ukrayna ile Macaristan arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi konusunda anlaştığı belirtildi. Magyar ayrıca ateşkes ve Ukrayna’da kalıcı barış için tüm diplomatik araçlarla yardım etmeye hazır olduklarını söyledi ve Kiev’le dayanışma ifade etti.

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti

Şili’de gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde %0,6 arttı ve artışlar üst üste üçüncü ayını tamamladı. Genel enflasyon önceki zirvelere göre ılımlılaşsa da temel ürünlerin fiyatları gerilemedi. Aileler, birkaç yıla yayılan pahalanmanın birikimli etkisini yaşamayı sürdürürken, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran haneler bu baskıyı daha ağır hissediyor. Birleşmiş Milletler’in gıda güvenliği raporlarına göre yüksek gıda maliyeti, özellikle kırılgan hanelerin sağlıklı beslenmeye erişiminin önünde engel oluşturuyor. Yeterli beslenme yalnızca bir şeyler yiyebilmekten ibaret değil; düzenli olarak yeterli, çeşitli ve besleyici gıdalara ulaşmak için gerekli kaynaklara sahip olmayı da gerektiriyor. Bütçe yetersiz kaldığında beslenmenin niteliği de zarar görebiliyor. Cheaf’in bir araştırmasına göre Şilililerin %92,3’ü gıda maliyetinden endişe duyuyor, %88’i ise fiyat artışlarıyla başa çıkma stratejilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Buna karşın Cheaf’in başka bir araştırması, Şilililerin neredeyse yarısının haftada en az bir kez gıda attığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. Kaynakta, gıda israfının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu belirtiliyor; çöpe giden her gıda, üretiminde kullanılan para, doğal kaynaklar, enerji ve emeğin de kaybı anlamına geliyor. İsrafın azaltılması için tüketicilere tek başına sorumluluk yüklenmemesi, bunun yerine gıda zincirinin tamamını kapsayan kamu politikaları uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede fazla ürünlerin kurtarılıp yeniden dağıtılmasına yönelik teşvikler, gıda eğitimi, üretici-ticaret işletmesi-sivil toplum iş birliği ve ölçülebilir hedefler sıralanıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yeterli gıda hakkının güvence altına alınmasının ise israfı azaltmanın ötesinde daha kapsamlı önlemler gerektirdiği ifade ediliyor.

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Bebek Gıdalarında Eklenmiş Şeker İçin Yasak Önerisi

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), altı aya kadar bebeklere yönelik gıda ürünlerine sukroz ve fruktoz eklenmesini yasaklamayı önerdi. Düzenleme henüz öneri aşamasında bulunuyor ve ne zaman yürürlüğe gireceği ya da nihai kurala dönüşüp dönüşmeyeceği belirtilmiyor. FSSAI, önlemin bebeklerin eklenmiş şekerlere maruziyetini azaltmayı ve çocukluk çağı obezitesiyle bağlantılı sağlık risklerini ele almayı amaçladığını açıkladı. Mevcut kurallarda bebek beslenmesi ürünlerinde laktoz ve glikoz polimerleri tercih edilen karbonhidrat kaynakları olarak tanımlanıyor. Sukroz ve fruktoz ise gerektiğinde, belirlenmiş sınırlar içinde eklenebiliyor. Mevcut düzenlemeler doğumdan 24 aya kadar çocuklara yönelik ürünlerin besin bileşimi, kalite ve güvenlik standartlarını kapsıyor. Öneri, Hindistan’da yoğunlaşan gıda güvenliği denetimleri sırasında gündeme geldi. FSSAI ve bazı eyalet düzenleyicileri son aylarda kontrolleri artırırken baskınlara ilişkin fotoğraf ve videoları kamuoyuyla paylaştı; bazı yerel ve markalı restoranların faaliyetleri de durduruldu. The Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre ülkede 2021’de 180 milyon aşırı kilolu veya obez yetişkin bulunuyordu; bu sayının 2050’de 450 milyona ulaşacağı öngörüldü. FSSAI ayrıca daha önce, tek bir kaygı verici besin maddesinin sınırı aşması halinde uyarı etiketi zorunluluğu getirilmesini önermişti.

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma

Endonezya’da reNIKOLA Holdings Sdn Bhd’nin iştiraki PT reNIKOLA Primer Satu, PT Gagas Energi Indonesia (PGN Gagas) ile 15 yıllık sıkıştırılmış biyometan gazı (CBG) alım anlaşması imzaladı. Anlaşma, Kuzey Sumatra’daki PT Karya Pratama Niagajaya’ya (KPNJ) ait palm yağı fabrikasında geliştirilecek projeden üretilecek CBG’nin uzun vadeli tedarikini kapsıyor. KPNJ ile Yap-Sahip Ol-İşlet-Devret (BOOT) modeliyle yürütülecek projenin yatırım tutarı 5 milyon ABD dolarını aşacak. Proje, palm yağı fabrikalarının sıvı atığı POME’yi işleyerek biyogaz üretecek. reNIKOLA bu amaçla anaerobik işleme ve biyometan arıtma tesisleri kuracak; elde edilen biyogaz, PGN Gagas’a gönderilmeden önce CBG’ye dönüştürülecek. Tesisin 2028’in ikinci çeyreğinde ticari işletmeye başlaması ve yılda 102.000 MMBtu’nun üzerinde CBG üretmesi öngörülüyor. Metanın daha önce atmosfere salınma potansiyelinin bulunduğu süreçte yakalanması sayesinde projenin yılda yaklaşık 28.000 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunu önlemesi bekleniyor. Şirket, bu modelle palm yağı sanayisinin sıvı atıklarına ekonomik değer kazandırmayı, metan emisyonlarını azaltmayı ve biyometanı Endonezya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak geliştirmeyi hedefliyor. PT RPS Üst Yöneticisi ve Direktörü Amran Yusof, reNIKOLA’nın iki ila üç yıl içinde Endonezya genelinde 40 biyometan üretim tesisi geliştirme hedefinin gerçekçi olduğunu söyledi. Kuzey Sumatra’daki proje, şirketin ülkede geliştirdiği 10. CBG projesi olarak tanımlanıyor. Şirket ayrıca, uzun vadeli ticari gaz alımını atık yönetimi ve emisyon azaltımıyla birleştiren modelin diğer palm yağı fabrikalarında da uygulanabileceğini belirtiyor.

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor

Yunanistan’daki balıkçılar, Başbakan Kyriakos Miçotakis’in sektördeki bazı sorunların çözümüne ilişkin açıklamasının ardından grevlerini iyi niyet göstergesi olarak askıya aldı. İskenderiye Balıkçılar Derneği Başkanı Dimitris Sarikas, kararın kıl payı alındığını ve birçok balıkçının somut kanıt olmadan yalnızca vaatlerle yetinilmemesi için grevin sürmesini savunduğunu söyledi. Yunanistan’ın dört bir yanından balıkçıların temsil edildiği komite, tutumunu gelişmelere göre belirleyecek. Balıkçılar, tazminatların ve balıkçılık desteklerinin kendilerine ulaşmadığını belirtiyor. Sektörün en önemli maliyet kalemlerinden balıkçılık yakıtının fiyatı ise bir yıl içinde 550 avrodan 1.300 avroya çıktı. Sarikas, bu artışın ağ, halat ve balıkçılık ekipmanı giderlerini de neredeyse iki katına çıkardığını aktardı. Evros kıyıları ile Evros Deltası’nın iç sularında faaliyet gösteren balıkçılar yaklaşık 300 aileyi temsil ediyor. Sarikas’a göre bölgede, Semadirek’teki tekne de dahil olmak üzere 11 trol teknesi kaldı. Kıyı balıkçılığındaki profesyonellerin yalnızca üçte biri geçimini tamamen bu işten sağlarken diğerleri ek işler yapmak zorunda kalıyor. Balıkçılar ayrıca balık stoklarındaki gerileme ve avlanma alanlarının daralmasıyla ilgili sorunların çözülmediğini söylüyor. Sarikas, kendilerine yasak olan av araçlarını kullanan çok daha büyük bir filoyla rekabet ettiklerini belirterek Yunanistan makamlarına ve Avrupa Birliği’ne Türk balıkçı filosunun faaliyetleri konusunda yeniden mesaj gönderdi.

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi
Görsel kaynağı: Bizim.Media · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycanlı Çiftçi Gülbəniz Qənbərova FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasına Seçildi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde, tarım sistemleri ve kırsal kalkınma alanında 100 Kadın Kahraman için ödül töreni düzenlendi. Azerbaycan Kırsal Kadınları Derneği Başkanı Gülbəniz Qənbərova, 131 ülkeden gelen 609 adaylık arasından seçilen isimler arasında yer aldı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’nı kutlamak amacıyla başlatıldı ve her yıl 15 Ekim’de düzenlenen Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü’yle aynı döneme denk geldi. Qənbərova, Azerbaycan’da kadın çiftçilerin işletmelerini güçlendirmek, pazara erişimlerini geliştirmek ve sürdürülebilir geçim kaynakları oluşturmak için 780’den fazla kırsal kadın gıda üreticisinden oluşan ağı desteklediği için ödüle layık görüldü. FAO Genel Direktörü Qu Dongyu da ödül alan kadınların biyoçeşitlilik, inovasyon, bilgi paylaşımı ve dayanıklılığa katkısını vurguladı.

Sonbaharda Meyve Ağacı Dikimi İçin Bahçıvanlardan Öneriler
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber

Sonbaharda Meyve Ağacı Dikimi İçin Bahçıvanlardan Öneriler

Bahçıvanlar, birçok meyve ağacının sonbaharda, eylülden ekim sonuna kadar dikilmesini öneriyor. Bu dönemde dikim, fidanların yeterli ışık almasına ve sıcak havanın yol açabileceği stresten kaçınmasına yardımcı oluyor. Daha erken dikilen ağaçların ise ilk donlara kadar kök sistemlerini geliştirmek için daha fazla zamanı bulunuyor. Sonbaharda dikilen kirazlardan gelecek yaz ürün alınabileceği belirtiliyor. Yeni dikilen kirazların iyi köklenmesi için sulanması, özellikle yaz sonrasında toprak kuruysa önem taşıyor. Armut dikiminin de ağacın sıcak havayla bağlantılı stresini azaltabileceği aktarılırken, armutların bakteriyel yanıklık, kara lekelenme ve yaprak biti zararına yatkın olduğu kaydediliyor. Şeftali, elma ve armuttan daha az kış dayanıklılığına sahip olsa da eylül veya ekimde dikildiğinde başarılı kış geçirme olasılığı artıyor. Bahçıvanlar sonbaharda, konteyner bitkileri yerine dinlenme hâlindeki açık köklü şeftali fidanlarının seçilmesini öneriyor. Kaynakta adı açıkça belirtilmeyen bir ağaç için Granny Smith, Cortland ve Triumph çeşitleri tavsiye ediliyor; Triumph hastalıklara dayanıklı, dona dayanıklı ve yetiştirilmesi kolay olarak tanımlanıyor. Hurma ise sıcak iklimde iyi gelişiyor. Yaprakları ilkbaharın ortasında veya sonunda çıkıyor, meyveleri yaz sonu ve sonbaharda olgunlaşıyor; bazı yıllarda bol ürün verebiliyor.

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte

Slovakya’da ördek ve kaz varlığı tarihsel olarak en düşük seviyeye geriledi. Slovakya Kümes Hayvanı Yetiştiricileri Birliği, su kuşu üretiminin 2000’den bu yana azaldığını ve büyük kaz çiftliklerinin tamamen ortadan kalktığını bildirdi. Birliğin yöneticisi Daniel Molnár’a göre ülkede bugün yaklaşık 850 kaz üretiliyor; 30 yıl önce bu sayı neredeyse 100 bindi. Ördek sayısı da 300 binden fazladan günümüzde 130 bine indi. Gerilemede yüksek yetiştirme maliyetleri ve üretim kapasitesinin daralması etkili oluyor. Slovakya’da ördek yetiştiren yalnızca üç çiftlik kaldığı belirtilirken, ördeklerin yetiştirilmesi tavuklara kıyasla daha uzun sürüyor ve işlenmesi daha zor. Kaynakta, ördeklerin 40–60 günde, tavukların ise 35–40 günde yetiştirildiği aktarılıyor. Su kuşu üretiminin günümüzde profesyonel yetiştiricilerden çok hanelerde yapıldığı da ifade ediliyor. Yüksek maliyetler satış fiyatlarına yansırken tüketiciler daha ucuz ithal kanatlı ürünlerine yöneliyor. Molnár, Slovakya’da satılan ördeklerin %95’inin yurt dışından geldiğini, zincir mağazalarda ise yaklaşık her on ördekten birinin Slovakya menşeli olduğunu söyledi. İthalatın ağırlıklı olarak Polonya, Macaristan, Çekya ve Almanya’dan yapıldığı belirtildi. Yetiştiriciler, Avrupa Birliği’nin ördekleri zorla beslemeyi yasaklayan düzenlemesinin de sektörü etkilediğini savunuyor. Macaristan, Fransa ve İspanya’nın bu konuda istisna oluşturduğu ifade edildi. Sektör temsilcileri devlet desteği talep ederken Slovakya Tarım Bakanlığı, hayvansal üretim ve sektör müdahalelerine yönelik destek seçenekleri ile finansmanını görüştüğünü açıkladı. Yardımın 2028’de gelmesi bekleniyor ancak destek modelinin ayrıntıları henüz kesinleşmedi.

İtalya’da Enflasyon Eylülde Üç Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enflasyon Eylülde Üç Yılın Zirvesine Çıktı

İtalya’da tüketici fiyatları eylülde yıllık bazda %4,2 arttı. Ağustosta %3,3 olan enflasyon böylece son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. İtalyan istatistik kurumunun kesinleştirilmiş verileri, eylül sonunda açıklanan ön tahminle aynı sonucu verdi. Enflasyon, son olarak Eylül 2023’te %5,3 olmuştu. Yıllık enflasyondaki hızlanmada özellikle enerji fiyatları etkili oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları eylülde %25,8 artarken, ağustosta bu artış %18,6 düzeyindeydi. Düzenlemeye tabi olmayan enerji fiyatlarındaki artış da %17’den %22,5’e yükseldi. Taze gıda fiyatları yıllık bazda ağustostaki %3,8’lik artışın ardından eylülde %5,5 arttı. Ulaşım maliyetlerindeki yıllık artış ise %0,8’den %1,6’ya çıktı. Enerji ve taze gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyon eylülde %1,6 olarak kesinleşti. Bu oran ağustosta %1,5’ti ve ön tahminde açıklanan %1,7’nin altında kaldı. Tüketici fiyatları aylık bazda da eylülde %0,7 yükseldi; ağustosta aylık artış %0,3 olmuştu.

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi

İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. dönem toplantıları Bağdat’ta başladı. Toplantıya 55 üye ülke ile teşkilata bağlı 40’tan fazla kuruluş katılırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mina Muhammed onur konuğu olarak yer aldı. Açılış oturumuna Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi ile üye ülkelerin dışişleri bakanları katıldı. Irak ayrıca konsey başkanlığını Türkiye’den devraldı. Açılışın sabah yapılmasının ardından konsey çalışmaları öğleden sonra başladı; gündem kabul edildi ve toplantıya katılan konuklarla dışişleri bakanlarının konuşmaları dinlendi. Sonuç bildirgesinin ayrıntılarını görüşen özel komite ise bölge ve İslam dünyasındaki siyasi başlıkları, özellikle Filistin meselesini ele aldı. Görüşmelerde İsrail’e zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetlerini durdurması, insani kuruluşların ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının Gazze ile Filistin topraklarına girişine izin vermesi için diplomatik baskı mekanizmaları değerlendirildi. Toplantıların ekonomik ve kalkınma gündeminde ulaştırma, iletişim, teknoloji, gıda güvenliği ve su güvenliği alanlarında üye ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi de bulunuyor.

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber

Tayland’da Güvenli Sebze Üretimi İçin Kapsamlı Tarım Politikası Çağrısı

Tayland’da Halk Partisi lideri ve Temsilciler Meclisi muhalefet lideri Natthaphong Ruangpanyawut, Khon Kaen eyaletinin Sam Sung ilçesine bağlı Ban Sawang’da güvenli sebze üreticileri kooperatifini ziyaret etti. Ruangpanyawut ve beraberindeki parti heyeti, üreticilerle görüşerek tarım sektörünün geliştirilmesine ilişkin sorunları dinledi. Ziyarette, devletin tarım politikalarını arazi, su, borç, üretim maliyetleri ve pazar erişimini birlikte kapsayacak şekilde ele alması gerektiği savunuldu. Sam Sung’da daha önce yağışlı ve kurak mevsimlerde pirinç yetiştiren köylüler, bilgi ve destek çalışmalarıyla güvenli sebze üretimine yöneldi. Kooperatifte 60’tan fazla sebze çeşidi yetiştiriliyor; üretimin hanelere ve topluluğa gelir sağladığı, ürünler için de topluluk ekonomisi ve tarım ürünlerini destekleyen Jingjai Farmer’s Market üzerinden pazar bulunduğu belirtildi. Ruangpanyawut, üreticilerin örgütlenmesi, bilgi birikimini geliştirmesi ve pazara bağlanmasının ürünlere katma değer kazandırabileceğini söyledi. Ruangpanyawut’a göre tarım sorunları yalnızca ürünlerin daha yüksek fiyata satılmasıyla çözülemez. Arazi kiralayan çiftçilerin üretime başlamadan maliyet üstlendiğini, bazı bölgelerde su kıtlığı ve sulama altyapısının yetersizliği nedeniyle üretim planlamasının zorlaştığını belirtti. Bu sorunların üreticilerin kendi imkânlarıyla tamamen çözülemeyeceği ifade edildi. Açıklamada, birçok çiftçinin gelirinin önemli bölümünü borç ödemelerine ayırdığı ve yeni üretim dönemine yatırım yapacak kaynak bulmakta zorlandığı belirtildi. Bu nedenle borçların çiftçi gelirine uygun biçimde yeniden yapılandırılması, ödeme süresinin uzatılması, faiz yükünün azaltılması ve koşullu borç ertelemesi önerildi. Bu adımların üretim maliyetlerini düşürme, pazar kanallarını geliştirme ve ürün fiyatlarını iyileştirme politikalarıyla birlikte uygulanması gerektiği kaydedildi.

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi
Görsel kaynağı: Argumenty i Fakty · Özgün haber

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi

Agronom Lyudmila Voinkova, sonbaharda dökülen yaprakların yakılmak veya atılmak yerine “yaprak toprağı” hazırlamak için kullanılabileceğini belirtti. Aif.ru’ya konuşan Voinkova, yöntemin hazır toprak karışımı satın alma maliyetini azaltabileceğini ve hafif, gevşek bir substrat sağlayabileceğini söyledi. Elde edilen humus, sebze fideleri yetiştirmede, ev çiçeklerinin çeliklerini köklendirmede ve ağır killi bahçe toprağının yapısını iyileştirmede kullanılabiliyor. Voinkova, yaprak toprağı için huş, ıhlamur, akçaağaç, kavak, dişbudak ve meyve ağaçlarının yapraklarını önerdi; meşe ve ceviz yapraklarından ise yüksek tanen içeriği nedeniyle kaçınılmasını istedi. Toplanan yapraklar yığın, sandık veya havalandırma delikleri açılmış plastik torbalara yerleştirilmeli, nemlendirilip sıkıştırılmalı. Olgunlaşmayı hızlandırmak için katmanlara bahçe toprağı serpilebilir ya da kompost biyopreparatları uygulanabilir.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor

Malezya, kuru kakao çekirdeği arz açığını daraltmak ve ithalata bağımlılığı azaltmak amacıyla Sarawak’taki kakao ekim alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Malezya Kakao Kurulu vekil genel müdürü Shari Fuddin Sha’ari, Sarawak’ın yanı sıra ülkenin başlıca kakao üretim bölgesi Sabah’taki ekim alanlarının artırılmasının, yeni dikilen ağaçlar meyve vermeye başladığında yerel hammadde arzını yükseltebileceğini söyledi. Sha’ari, üretimdeki genişlemenin daha güçlü işleme faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşım, çiftçilerin yalnızca kuru kakao çekirdeği satışına bağlı kalmak yerine çekirdekleri daha yüksek katma değerli çikolata ürünlerine dönüştürmesini amaçlıyor. Malezya Kakao Kurulunun, ilgili çiftçi ve girişimcilere işleme teknolojisi sağlayabileceği aktarıldı. Kurul ayrıca Sarawak kakao çekirdekleriyle tek menşeli çikolata üretimi geliştiriyor. Kota Samarahan’daki bir kooperatif araştırma merkezinde dört farklı bölgeden getirilen kuru çekirdekler işleniyor. Yetişme alanı ve işleme yöntemine göre değişen aroma ve tat profilleri, yerel kakao karışımları ve gula Melaka gibi bileşenlerle yeni ürünler geliştirilmesine imkân sağlayabilir. Yaklaşımın genç girişimcileri sektöre çekmesi ve çiftçilere ekonomik fırsatlar sunması bekleniyor.

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paris yakınlarındaki Villepinte'de düzenlenen uluslararası gıda fuarı, 17 Ekim Cumartesi günü kapılarını açacak ve 21 Ekim Çarşamba gününe kadar sürecek. Fuar, Fransa'nın tarım ve gıda ürünleri ihracatında gerilediği, İtalya ile İspanya'nın ise Avrupa'da en güçlü ihracat büyümesini gösterdiği bir döneme denk geliyor. Fransa, İtalya ve İspanya'nın önünde bulunmayı sürdürse de geçen yıl 84 milyar avroluk tarım ve tarımsal gıda ürünü ihraç etti. ABD, Hollanda, Brezilya ve Almanya ise daha yüksek ihracat değerlerine ulaştı. Fransa Ulusal Tarım Ürünlerini Tanıtma Merkezi Başkanı Yannick Fialip, İtalya ve İspanya'nın gerçek rakiplere dönüştüğünü ve bazı ürünleri Fransa'ya ihraç etmeye başladığını söyledi. Fialip, ihracatı artırmak ve gıda egemenliğini güvenceye almak için daha fazla üretim yapılması gerektiğini savundu. Varsayımsal örneğinde, gıda ihtiyacının %100'ünü karşılamaya yönelik bir üretim planının kuraklık nedeniyle %70'te kalabileceğini, bunun da kalan %30'luk ihtiyaç için diğer ülkelere bağımlılık yaratacağını belirtti. Fialip ayrıca Fransız diplomasisinin gıda ihracatına daha fazla hizmet etmesini istedi.

Hırvatistan’da Çiftçiler ve Avcılar, Yaban Hayvanı Zararlarının Tazminatında Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

Hırvatistan’da Çiftçiler ve Avcılar, Yaban Hayvanı Zararlarının Tazminatında Karşı Karşıya

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan Tarım Odası Başkanı Željko Mihelić ile Hırvatistan Avcılık Birliği arasında, yaban hayvanlarının tarım alanlarında yol açtığı zararların kim tarafından karşılanacağı konusunda karşılıklı açıklamalar yapıldı. Mihelić, avcıların çiftçilerin kendi bankamatikleri olmasını istediğini savunarak, yaban hayvanlarının yönetiminden sorumlu olanların zararların sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğini belirtti. Mihelić’e göre çiftçiler kendi sermayelerini yatırıyor, toprağı işliyor, işçi çalıştırıyor ve gıda üretiyor. Bu nedenle ürünlerini korumak için kilometrelerce çit kurmak, tarlaları gözetlemek ve çalışma zamanlarını yaban hayvanlarına karşı mücadeleye ayırmak onların işi değil. Mihelić ayrıca tarım desteklerinin yok edilen ürünler için tazminat değil, tarım politikasının bir aracı olduğunu söyledi. Çiftçilerin zararları kendilerinin karşılaması bekleniyorsa desteklerin doğrudan avcılık derneklerine ödenmesini ironik biçimde önerdi. Hırvatistan Avcılık Birliği ise avcıların ve avcılık derneklerinin tarım alanlarındaki zararların başlıca sorumluları olarak gösterilmesini reddetti. Birlik, avcıların bankamatik, avcılık derneklerinin de başkasının mülkünde oluşan zararları koşulsuz karşılamakla yükümlü sigorta şirketleri olmadığını belirtti. Ayrıca tazminat sisteminin kötüye kullanılmasına, dayanaksız taleplere ve temelsiz davalara karşı yasal koruma çağrısı yaptı.

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir

Gübre fermantasyonunun süt üreticilerine fırsatlar sunabileceği, ancak yatırım ve uygulama seçeneklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bireysel fermantasyon bazı işletmeler için uygun olabilirken, bazı durumlarda kolektif işbirliği daha elverişli görülüyor. Hollanda’da Gelderland ve Limburg arasındaki sınır bölgesinde kolektif gübre fermantasyonu seçeneği araştırılıyor. Çalışmalar, ortak bir modelin bu bölgedeki süt üreticileri için uygulanabilir olup olmadığını değerlendirmeye odaklanıyor.

Meksika’dan ABD’ye Hayvan İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber

Meksika’dan ABD’ye Hayvan İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu

Meksika’nın Sonora eyaletindeki Agua Prieta karantina istasyonundan ABD’ye hayvan ihracatı, bir buzağıda şap hastalığı belirtileriyle uyumlu lezyon tespit edilmesinin ardından geçici olarak durduruldu. Cuma günü yapılan denetimde fark edilen lezyon nedeniyle sevkiyat süreci, hayvan sağlığı protokolleri kapsamında askıya alındı. Meksika-ABD Şap Hastalığı ve Hayvanların Diğer Egzotik Hastalıklarını Önleme Komisyonu personeli lezyondan numune aldı. Numune, hastalığa neden olan patojeni belirlemek üzere Mexico City’deki Palo Alto Senasica laboratuvarında analiz edilecek. Senasica, lezyonun şap dışında, Sonora ve Chihuahua’da geçmişte endemik olarak görülen veziküler stomatit veya sığırlarda papüler stomatit gibi hastalıklarla da ilişkili olabileceğini bildirdi. Sonora Bölgesel Hayvancılık Birliği, belirtilerin sağlık riski oluşturmayan veziküler stomatitle karıştırılabileceğini belirtti. Şüphe halinde, aynı tesislerde bulunan tüm hayvanların menşe karantina istasyonuna geri gönderilmesini ve ihracatlarının 60 gün süreyle engellenmesini öngören önleyici protokol uygulanıyor. İstasyonda dezenfeksiyon ve kapsamlı temizlik çalışmaları da sürdürülüyor. Birlik, laboratuvar sonucunun negatif çıkması halinde ihracatın gelecek salı yeniden başlayabileceğini açıkladı. Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), ülkede bildirimi zorunlu egzotik bir hastalık bulunmadığının doğrulandığını ve epidemiyolojik gözetimin sürdüğünü bildirdi. Askıya alma yalnızca Sonora’daki istasyonu kapsarken, Chihuahua’daki San Jerónimo istasyonunda ihracat normal şekilde devam ediyor. Senasica ayrıca veterinerlerden hayvanları sevk öncesinde menşe ağıllarında kontrol etmelerini ve lezyon görülmesi halinde yetkililere hemen bildirmelerini istedi.

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

World Buffalo Congress 2026, 20 Yıl Sonra İtalya’ya Dönüyor

World Buffalo Congress 2026, 28-30 Ekim tarihlerinde İtalya’nın Campania bölgesindeki Sorrento kentinde düzenlenecek. Yaklaşık 20 yıl sonra İtalya’ya dönen kongrede bufalo yetiştiriciliğinin geleceği; araştırma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve tedarik zincirinin rekabetçiliği ekseninde ele alınacak. Genomik, yapay zekâ, hayvan refahı ve sürdürülebilirlik, etkinliğin öne çıkan çalışma alanları arasında yer alıyor. Kongre, Napoli Federico II Üniversitesi’nin Veterinerlik ve Hayvansal Üretimler Bölümü, Mozzarella di Bufala Campana DOP Koruma Konsorsiyumu ve Istituto Zooprofilattico Sperimentale del Mezzogiorno tarafından düzenleniyor. Etkinlik, bilimsel araştırma ile teknolojik inovasyonu bufalo sektörünün üretim sistemiyle buluşturmayı amaçlıyor. Dünya genelinde 220 milyondan fazla bufalo bulunduğu, hayvanların çoğunlukla Asya’da yoğunlaştığı, ancak Avrupa ve Amerika kıtalarında da daha fazla görülmeye başladığı belirtiliyor. Kongrenin uluslararası niteliği, sunulan çalışmaların dağılımında da görülüyor. Etkinliğe 28 ülkeden 283 bilimsel katkı sunuldu. İtalya, 82 katkıyla toplamın %28,5’ini oluşturarak ilk sırada yer aldı; Hindistan 40, Pakistan ise 32 özetle takip etti. İtalya’nın bu konumu, ülkenin dünya bufalo varlığındaki payından çok araştırma kapasitesi ve bilimsel bilgiyi üretim zincirine aktarma becerisiyle ilişkilendiriliyor. Bilimsel kurulun seçimi sonrasında başlangıçta değerlendirilen 181 sözlü bildiriden 103 çalışma sözlü olarak, 163 çalışma ise poster formatında sunulacak. Bildiriler içinde genetik 50 özetle ilk sırada bulunurken, üreme 48 katkı, hayvan sağlığı ve refahı 46 katkıyla öne çıktı. İnovasyon teknolojisi, genetik iyileştirme ve sürdürülebilirlik başlıkları toplam 119 katkıyla kongre kapsamının %40’ından fazlasını oluşturuyor. International Buffalo Federation Başkanı Giuseppe Campanile, kongreyi bufalo yetiştiriciliğinin küresel gelişimine ilişkin bilimsel, teknik ve girişimci topluluklar arasında bir karşılaştırma ve iş birliği zemini olarak tanımlıyor. Etkinlikte üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve kaliteli ürünlerin değerlendirilmesine yönelik araştırmaların yanı sıra sektörün geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alınacak. İtalya Tarım Bakanı Francesco Lollobrigida da çalışmaların 30 Ekim sabahındaki kapanışına davet edildi.

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor
Görsel kaynağı: Asr Iran · Özgün haber
Veri haberi

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pirinç pişirilmeden önce uygun şekilde ıslatılıp yıkanırsa, üründeki bazı olası kirleticilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. İran kaynaklı haberde, ağır metallerle kirlenmiş suların ve endüstriyel atık suların kullanıldığı bazı tarım bölgelerinde pirinçte arsenik, kadmiyum ve cıva bulunmasına ilişkin endişelere dikkat çekiliyor. Bazı çalışmaların sonuçlarına göre pirincin bir gece ya da en az üç-dört saat, bir ölçü pirince altı ölçü su oranıyla ıslatılması; ardından ıslatma suyunun dökülüp pirincin yeniden durulanması, belirli koşullarda arsenik miktarını yaklaşık %80’e kadar azaltabiliyor. Yeterli zamanı olmayanlar için pirincin birkaç kez yıkanması ve yıkama suyunun dökülmesi, yüzeydeki bazı kirleticilerin azalmasına katkı sağlayabilir. Islatma sırasında suyun değiştirilmesi ve taze su kullanılması da bazı suda çözünen bileşiklerin uzaklaştırılmasını artırabilir. Ancak etkinin düzeyi pirincin türüne, kirleticinin miktarına ve kimyasal biçimine ve hazırlama yöntemine göre değişiyor. Bu nedenle ıslatma ve yıkama, ağır metalleri tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olarak görülmemeli. Haberde yer verilen İran’da yapılmış bir çalışmaya göre uygun yıkama, pirinç yetiştiriciliğinde kullanılan bazı pestisitlerin kalıntılarını %12 ile 88 arasında azaltmıştı. Azalmanın büyük bölümü, pirinç tanelerinin yüzeyine daha zayıf bağlanan bileşiklerle ilişkilendirildi. Gece boyunca ıslatma veya yaklaşık üç-dört saatlik daha kısa bir uygulama da bazı pestisit kalıntılarında düşüşle ilişkilendirildi; ancak sonuçlar pestisitin türüne göre değişti ve tüm kalıntıların giderilebileceği anlamına gelmiyor. Pirinçte fitik asit ve bazı enzim inhibitörleri gibi antinutrisyonel bileşikler de bulunabiliyor. Bu maddeler besinlerin emilimini veya sindirim sürecini etkileyebilir. Islatma bunların bir bölümünü azaltabilir, ancak sonuç bileşiğin türüne, ıslatma süresine ve işleme koşullarına bağlı. Ayrıca yüzey nişastasının bir kısmının ayrılması, pirincin yapışkanlığını etkileyebilse de toplam kalori veya karbonhidrat miktarında belirgin bir azalma anlamına gelmiyor.

Moldova ve İtalya Tarımsal İşbirliğini Genişletme Fırsatlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova ve İtalya Tarımsal İşbirliğini Genişletme Fırsatlarını Görüştü

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu ile İtalya Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida, tarım-gıda sektöründe ikili işbirliğinin genişletilmesi fırsatlarını görüştü. Görüşmede ortak projelerin geliştirilmesi, deneyim paylaşımı ve Moldova sektörünün Avrupa Birliği (AB) standartları ile gerekliliklerine uyumuna destek ele alındı. Toplantının önemli gündemlerinden biri, Moldova hükümetine tarım ve kırsal kalkınma alanında AB mevzuatına uyum desteği sağlayan projeydi. Bütçesi 4 milyon euro olan girişim, Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Bari Akdeniz Agronomi Enstitüsü (CIHEAM Bari) ortaklığında yürütülüyor. Proje, ülkenin ulusal çerçevesini AB mevzuatıyla uyumlaştırmayı amaçlıyor. Kaynağa göre işbirliği, Moldova'ya deneyim ve iyi uygulama aktarımına katkı sağlayabilir.