ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

233 haber · Sayfa 5

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč, Bratislava’da Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresinde Slovak süt sektörünün büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Takáč’a göre bu potansiyelin kullanılabilmesi için istikrarlı koşullar, yeterli yatırım ve adil rekabet gerekiyor. Bakan ayrıca 2028’den itibaren uygulanması önerilen Avrupa Birliği tarım ve gıda sektörü finansmanının sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara karşılık gelmediğini belirtti. Takáč, mevcut bütçe taslağına göre Slovakya’nın tarım için mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini ve sektöre doğrudan ayrılan fonların gerekli ölçüde doğrudan ödemeleri karşılamayabileceğini söyledi. AB bütçesinin 800 ila 900 milyar avro büyümesinin konuşulduğu bir dönemde çiftçilerin ve gıda üreticilerinin daha az finansman almasının kabul edilemez olduğunu savunan bakan, gıda güvenliği ve kendine yeterlilik için daha fazla kaynak ve daha az bürokrasi gerektiğini ifade etti. Slovak süt işletmelerinin daha fazla yerli sütü işleyebilecek teknoloji ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Takáč, bunun istikrarlı birincil üretime ve sektörün ekonomik olarak sürdürülebilir işlemesine bağlı olduğunu kaydetti. Ancak sektör, sağmal inek sayısındaki uzun süreli düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürünlerin güçlü rekabetiyle karşı karşıya. Bu koşullar, çiftliklerin ekonomisini ve işleyicilerin yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkiliyor. Bakan, gıda sektörünün modernizasyon, otomasyon ve rekabet gücünün artırılması için yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gıda sektörünün Ortak Tarım Politikası içinde tutulmasına yönelik görüşmeleri olumlu karşılasa da, ek finansman olmadan bunun yeterli olmayacağını belirtti. Takáč ayrıca Ukrayna dahil üçüncü ülkelerden yapılan gıda ithalatının Avrupalı üreticiler üzerindeki baskısına dikkat çekerek, Ukrayna’ya yardım edilirken Avrupalı çiftçi ve işleyicilerin orantısız rekabet baskısından korunması gerektiğini ifade etti.

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak

Mısır Tarım ve Toprakların Islahı Bakanlığı, kırsal kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve Mısırlı ailelerin yaşam kalitesini artırmanın öncelikli unsurlarından biri olarak açıkladı. Açıklama, Ulusal Kadın Konseyi’nin Kahire’nin Madinat Nasr bölgesindeki merkezinde düzenlenen Dünya Kırsal Kadınlar Günü etkinliğinde, Bakan Yardımcısı Mustafa es-Seyyad tarafından yapıldı. Bakanlığın planı, küçük ve mikro ölçekli projelerin kurulması ve finanse edilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanmasını içeriyor. Aile geçimini sağlayan kadınlara destek programlarında öncelik verilmesi, üretim araçları ve girdilere erişimlerinin artırılması ve uygun koşullu kredilerden yararlanmalarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Destek alanları arasında hayvansal ve kanatlı üretimi, gıda işleme ile geleneksel ve el sanatları yer alıyor. Seyyad, kırsal kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin yanı sıra ailelerinin ekonomik yönetiminde de önemli rol oynadığını belirtti. Bakanlık, finansmanın yanında eğitim, farkındalık, danışmanlık ve veterinerlik programları uygulamayı; kadınlara modern pazarlama yöntemleri konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Açıklamada ayrıca Tarım Bakanlığı ile Ulusal Kadın Konseyi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.

Alberta Grains, FarmCash Operasyonunu Sonlandıracak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Alberta Grains, FarmCash Operasyonunu Sonlandıracak

Kanada’nın Alberta eyaletindeki Alberta Grains Yönetim Kurulu, stratejik yönüne ilişkin kapsamlı incelemenin ardından federal kaynakla finanse edilen Advance Payments Programı’nın idari işlemlerini yürüten FarmCash operasyonunu sonlandırma kararı aldı. Çıkış süreci 15 Ekim 2026’da başlayacak ve 2027’de tamamlanacak. Mevcut FarmCash üreticilerine seçenekler, yöneticiler, geçiş takvimi ve sonraki adımlar hakkında doğrudan bilgi verilecek. Mevcut Spring Advance sahibi üreticiler, 15 Ekim-15 Kasım 2026 arasında standart program koşullarına tabi ek avans başvurusu yapabilecek; sonrasında gelecekteki avanslar için yöneticileriyle çalışacak.

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı

Hindistan ile Afrika arasındaki tarımsal inovasyon işbirliğinde, ortak deneyimlerin çiftçiler için somut ekonomik sonuçlara dönüştürülmesinin koşulları ele alındı. Policy Center for the New South (PCNS) ile Hindistan’daki Research and Information System for Developing Countries bünyesinde faaliyet gösteren DAKSHIN’ın öncülüğündeki webinara, Kamerun’daki CEIDES ve Gine’deki Stat View International da katıldı. Görüşmelerde maliyet, su yönetimi, altyapı, pazara erişim ve teknolojilerin sahadaki koşullara uyarlanması öne çıktı. Uzmanlar, bir inovasyonun geliştirilmiş veya kullanıma sunulmuş olmasının çiftçiler tarafından benimsenmesini ve daha yüksek gelir sağlamasını garanti etmediğini belirtti. PCNS ekonomisti Boutaina Lmasrar, bazı araçların bağlantı, erişilebilir danışmanlık veya destek eksikliği nedeniyle üreticilerin erişemeyeceği kadar pahalı ya da karmaşık kalabildiğini söyledi. Telefon, mobil veri ve abonelik gibi kalemlerin de çiftçiler için ek maliyet oluşturabileceği ifade edildi. Bu nedenle çözümlerin gerçek üretim koşullarında çiftçilerle denenmesi, kooperatifler ve dernekler aracılığıyla ortak erişimin kolaylaştırılması önerildi. Toplantıda inovasyonların yalnızca dağıtılan araç sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Verimlilik artışı, üreticinin net geliri ve sonuçların iklim baskısı altında sürdürülebilmesi temel ölçütler olarak sıralandı. Kamu kurumlarının benimsemeyi kolaylaştıran koşulları oluşturması, araştırma kuruluşlarının teknolojilerin hangi ortamlarda çalıştığını ve nasıl uyarlanacağını incelemesi, şirketlerin ise erişilebilir ekipman ve hizmet sağlaması gerektiği belirtildi. Orta ölçekli işletmelerin pazara erişiminde standartlar ve sermaye gereksinimleri de önemli engeller arasında gösterildi. Su stresi, toprak bozulması ve iklim belirsizliği, Hindistan ile Afrika arasında ortak çalışma alanları olarak öne çıktı. Debashis Chakraborty, kurak bölgelere uygun darı, sorgum ve baklagillerin yanı sıra yağmur suyu hasadı, besin yönetimi ve tarımsal hizmetlere bağlı meteoroloji danışmanlığı üzerinde durdu. Önerilen uygulamalı öğrenme alanlarında çiftçilerin, araştırmacıların, tohum üreticilerinin, mekanizasyon hizmeti sağlayıcılarının ve alıcıların bir araya getirilmesi; verim, maliyet ve gelirlerin birkaç sezon boyunca karşılaştırılması planlandı. Boutaina Lmasrar, Hindistan’daki Krishi Vigyan Kendras merkezlerinin teknolojileri yerel olarak test ettiğini, kullanım biçimlerini gösterdiğini ve çiftçileri eğittiğini aktardı. Fas’ın Afrika Tarımının Adaptasyonu girişimi de uyum öncelikleri, ortaklıklar ve finansman ihtiyaçlarını bir araya getiren bir örnek olarak anıldı. Gine’den verilen örnekte Jibril Barry, elektrik, sulama veya alıcı eksikliği bulunan bir çiftçi için dijital platformun tek başına yeterli olmadığını belirterek üretim, depolama ve yerel işleme yatırımlarıyla daha öngörülebilir ticari ilişkiler kurulmasını önerdi. Belaruslu Irina Komar ise eğitim, veterinerlik ve hayvan ıslahı alanlarında ortaklık fırsatlarına değindi.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Yenilikçi Çözümler Azerbaycanlı Çiftçilerin Gelirlerini Artırabilir

FAO’nun Azerbaycan Temsilcisi Nasar Hayat, yenilikçi çözümlerin Azerbaycanlı çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli kullanmasına, ürün kayıplarını azaltmasına ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabileceğini söyledi. Açıklama, ADA Üniversitesi, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ve FAO’nun ortak düzenlediği 2026 Dünya Gıda Günü etkinliğinde, Bakü’de yapıldı. Hayat, daha verimli sulama yönetimi, zamanında hava durumu bilgisi, geliştirilmiş tarım uygulamaları ve alıcılarla dijital bağlantıların tarımsal kalkınma için fırsatlar sunduğunu belirtti. Yeniliğin mutlaka karmaşık veya pahalı olması gerekmediğini söyleyen Hayat, tarlada işe yarayan, su tasarrufu sağlayan, kayıpları azaltan veya çiftçi gelirini artıran basit çözümlerin de yenilik sayılabileceğini ifade etti. FAO temsilcisi, 14 yaşındaki Azerbaycanlı öğrenci Leyla Heydarova’nın geliştirdiği KendMart platformunu örnek gösterdi. Platformun yerel çiftçileri doğrudan tüketicilere bağlamak ve küçük çiftliklerin müşteri bulmasına yardımcı olmak üzere tasarlandığını söyledi. Hayat ayrıca üniversitelerin bilimsel araştırmayı çiftçilerin pratik ihtiyaçlarıyla ilişkilendirmesinin, bilimsel bilgi ile çiftçi deneyiminin birleştirilmesinin agroçeşitliliği, üretimi ve dayanıklılığı destekleyeceğini belirtti. Kırsal kadınlar, küçük ölçekli çiftçiler ve gençlerin finansman, eğitim, teknoloji ve pazarlara erişiminin genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Hayat, 2025’te dünya genelinde 645 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığını aktardı. Küresel nüfusun yaklaşık üçte birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını söyleyen Hayat, mevcut çözümleri ihtiyaç duyanlara erişilebilir kılmanın temel bir zorluk olduğunu ve FAO’nun Azerbaycan hükümeti ile ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda güvenliğini güçlendirmek için tarım teknolojileri ve yenilikçi çözümlere erişimin genişletilmesi çağrısı yaptı. FAO'nun aktardığına göre yaklaşık 645 milyon kişi 2025'te açlıkla karşı karşıyaydı; dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri ise sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyordu. FAO Genel Direktörü QU Dongyu, dünyanın herkesi beslemek için gerekli kapasite, araç ve bilgilerin önemli bölümüne sahip olduğunu, ancak etkili çözümlerin ihtiyaç duyan üretici ve topluluklara geniş ölçekte ulaşmadığını belirtti. Dongyu'ya göre çözümlerin kalıcı biçimde benimsenmesi için yerel koşullara uyarlanması, uygun fiyatlı olması ve yatırımcılar açısından ilgi taşıması gerekiyor. Çağrı, Dünya Gıda Günü'nün “Bugün yenilik yap, yarının gıdasını güvenceye al” temasıyla ilişkilendirildi. FAO'nun sıraladığı uygulamalar arasında çiftçilere hava tahmini, piyasa fiyatları ve işletmeye özel öneriler sunan dijital tarım danışmanlığı hizmetleri bulunuyor. Hayvan hastalıklarını izleme ve erken uyarı sistemleri tehditlerin yayılmadan fark edilmesine yardımcı olabilirken, toprak nemi ve besinlerini ölçen sensörler ile hassas sulama su ve gübre kullanımını daha verimli hâle getirebiliyor. Uydu ve jeo-uzamsal veriler de ormanların ve arazi kullanımındaki değişimlerin izlenmesini sağlayabiliyor. Bununla birlikte finansman, altyapı, bilgi, pazarlara erişim ve dijital bağlantı eksikliği, özellikle küçük üreticiler, tarımdaki kadınlar ve gençler için önemli engeller oluşturuyor. FAO, geleneksel tarımsal bilgilerin modern bilimle birleştirilmesini; yeniliklerin kamu ve özel finansman çekebilen uygulanabilir projelere dönüştürülerek pilot aşamadan ticari kullanıma geçirilmesini istiyor. Örgüte göre tarımsal gıda sistemleri küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini üretiyor ve çekilen tatlı suyun %70'inden fazlasını kullanıyor.

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da 103.755 Çiftçiye 124,1 Milyon Avroluk Tarım Desteği Aktarıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığına bağlı Tarım Ödemeleri ve Müdahaleler Ajansı (APIA), 2026 başvuru yılı tarım sübvansiyonları avans ödemelerinin ilk gününde 103.755 çiftçiye toplam 124.109.845,27 avro aktardı. Ödemeler, 16 Ekim sabahı başlayan kampanyanın açılış diliminde saat 08.00 itibarıyla gerçekleştirildi. Bakanlık, açılış diliminde yetkilendirilen yararlanıcı sayısının rekor düzeye ulaştığını bildirdi. Tarım Bakanı Tánczos Barna’nın açıklamasına göre ilk gün aktarılan tutar, geçen yılın ilk günündeki miktarın dört katından fazlaydı; destek ödemesi alan çiftçi sayısı da son yılların en yüksek seviyesine çıktı. Aktarılan fonların 108.222.953,91 avrosu Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan (FEGA), 15.886.891,36 avrosu ise Avrupa Tarım ve Kırsal Kalkınma Fonu (FEADR) ile ulusal bütçe eş finansmanından sağlandı. Ödemelerin, devam eden sonbahar tarım kampanyası ve girdi alımları için çiftçilere gerekli finansal likiditeyi sağlaması hedefleniyor. Barna, ödemelerin sonraki günlerde de aynı hızla sürdürüleceğini belirtti. Avrupa düzenlemeleri kapsamında avanslar FEGA tarafından finanse edilen müdahalelerde onaylanan tutarın %75’ine, FEADR kapsamındaki müdahalelerde ise %85’ine kadar çıkabiliyor. APIA, 1 Aralık 2026’dan itibaren her müdahale için onaylanan toplam tutara ulaşılmasını sağlayacak düzenli ödemelere başlayacak. Ödemeler, Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen kurlar üzerinden Romanya’nın ulusal para birimi ley ile yapılıyor. Kırsal kalkınma kapsamındaki bazı müdahalelerde ödeme listelerini APIA onaylarken, fonların fiili aktarımını Kırsal Yatırımların Finansmanı Ajansı (AFIR) gerçekleştiriyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Türkiye Tarım ve Orman Bakanı COP17 Liderler Zirvesi'ne Katılıyor
Görsel kaynağı: Shant News · Özgün haber

Türkiye Tarım ve Orman Bakanı COP17 Liderler Zirvesi'ne Katılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, COP17 Liderler Zirvesi'ne katılıyor. Ermenistan Dışişleri ve Uluslararası Ticaret Bakan Yardımcısı Robert Abisoghomonyan, Yumaklı'nın genel kurul oturumunda Türkiye adına ulusal açıklama yapacağını söyledi. Zirvede devlet ve hükümet başkanları ile uluslararası kuruluş temsilcilerinin katılımıyla genel kurul oturumları ve iki yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesi planlanıyor. Toplantılarda biyolojik çeşitlilikle ilgili siyasi mesajlar ve finansman konuları ele alınacak; 30'dan fazla belgenin görüşülmesi öngörülüyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'incisi (COP 31) için Brezilya tarım sektörünün pozisyon belgesini sundu. Antalya'da 9-20 Kasım'da yapılması planlanan konferansa yönelik belge, iklim değişikliği müzakerelerinde tarım sektörünün öneri ve önceliklerini içeriyor. Pozisyon, CNA'nın çevre ve sulama komisyonlarının ortak toplantısında, Brezilya Dışişleri Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Embrapa temsilcilerinin katılımıyla paylaşıldı. CNA Başkan Yardımcısı Muni Lourenço, Brezilya tarımının değerlerinin savunulması, kırsal üreticilerin koruma faaliyetlerinin görünür kılınması ve tarım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede çözümün parçası olduğunun vurgulanması gerektiğini söyledi. Konfederasyona göre COP 31, 2025'te 10. yılını dolduran Paris Anlaşması'nın uygulanmasında somut ilerleme sağlamalı. Bu kapsamda iklim gündemi için daha fazla kaynak ayrılması, finansmana erişimin hızlandırılması, proje hazırlama kapasitesinin geliştirilmesi, eğitim ve işbirliğine yatırım yapılması ve düşük karbon ayak izli teknoloji ve ürün ticaretinin teşvik edilmesi isteniyor. Belge, kırsal üreticiler, eyalet tarım ve hayvancılık federasyonları, sendikalar ve sektör kuruluşlarıyla yapılan geniş istişarenin ardından hazırlandı ve CNA'nın pozisyonunu sekiz ana eksende düzenledi. Kuruluş, özel kırsal mülklerde korunan doğal kaynaklara ekonomik değer verilmesini ve koruma faaliyetlerinin üretim potansiyelini azaltmadan finanse edilmesini öneriyor. CNA ayrıca tarım ve gıda güvenliğinin iklim müzakerelerinde özel bir gündem olarak sürmesini, farklı üretim biçimlerinin tanınmasını ve tarım ile gıda güvenliğine ilişkin projeleri bir araya getiren Sharm el-Sheikh Portalı'nın güçlendirilmesini savunuyor. CNA, Paris Anlaşması'nın uygulanmasındaki ilerlemeyi değerlendiren Küresel Durum Değerlendirmesi'nin sağlam bilimsel temellere, tutarlı verilere ve daha kesin ulusal emisyon envanterlerine dayanmasını istiyor. Konfederasyon, tropikal tarım ve hayvancılığın özelliklerinin uluslararası değerlendirmelerde doğru biçimde hesaba katılması gerektiğini belirtiyor. İklim finansmanında ise COP 29'da kabul edilen, gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar ABD doları seferber etmesi hedefi ile kamu ve özel aktörlerin toplam katkısını yıllık en az 1,3 trilyon ABD dolarına çıkarma hedefini aktarıyor. CNA, tarıma uygun finansman araçları, daha düşük kredi maliyeti, iklim sigortası ve projelerin finansman kaynaklarıyla buluşturulmasını talep ediyor. Uyum başlığında CNA, COP 30'da kabul edilen 59 uluslararası göstergenin 5'inin tarım ve gıda güvenliğiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor ve bu göstergelerin finansman, teknoloji ve eğitimle desteklenmesini istiyor. Kuruluş ayrıca düşük karbonlu ekonomiye geçişin her ülke ve bölgenin ekonomik, sosyal ve üretim koşullarını dikkate alması gerektiğini savunuyor. CNA'ya göre iklim geçişi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde maliyetleri artıran veya pazarları kısıtlayan tek taraflı ticari önlemler için gerekçe yapılmamalı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), 15 Perşembe günü Brezilya tarım sektörünün Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31) için tutumunu açıkladı. COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek.

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Büyükbaş Hayvan Sayısı ve Yerli Et Üretimi Arttı

Mısır Milletvekili Necla el-Asili, hükümet verilerine dayanarak ülkedeki büyükbaş hayvan sayısının 2014’te yaklaşık 5,5 milyon baştan 8,6 milyon başa yükseldiğini açıkladı. El-Asili, yerli et üretiminin de 2025’te yaklaşık 600 bin tona ulaştığını belirterek bu göstergelerin hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarla bağlantılı olduğunu söyledi. El-Asili’ye göre hayvan varlığı ve yerli üretimdeki artış, önümüzdeki dönemde et fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca hayvan sayısının yükselmesine bağlı değil. Piyasalardaki fiili arzın artması, yetiştirme ve üretim maliyetlerinin gerilemesi ile dağıtım ve ticaret sisteminin iyileştirilmesi gerekiyor. Milletvekili; yem maliyetlerinin azaltılması, yetiştiricilere daha fazla kolaylık sağlanması, devlet satış noktalarında uygun fiyatlı et sunulması ve piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması çağrısı yaptı. Ulusal buzağı projesi ile uygun koşullu finansman programlarının, özellikle küçük yetiştiriciler ve genç mezunlar için üretimi destekleyebileceğini ifade etti. Ayrıca tarım ve gıda tedarikinden sorumlu kurumlar arasında koordinasyon kurulmasını istedi.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Moldova hükümeti, Japonya ile yürütülen tarım makineleri ve ekipmanlarının modernizasyonu projesinin devamı için müzakerelerin başlatılmasını ve anlaşmanın imzalanmasını onayladı. Yeni aşamada, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansının (JICA) desteğiyle yaklaşık 55 milyon dolara kadar finansman sağlanması öngörülüyor. Çiftçiler bu kaynakla modern tarım makineleri, sulama sistemleri, dijital çözümler ile ürünlerin depolanması ve işlenmesine yönelik ekipman alabilecek. Finansmanın 20 yıl vadeyle ve altı yıllık ödemesiz dönemle verilmesi planlanıyor. Faiz oranı %3,2 olacak; ekipmanlar piyasa fiyatından %10-15 daha düşük maliyetle taksitli alınabilecek. Krediyi devlet değil, yararlanıcı çiftçiler geri ödeyecek. Geri ödenen kaynakların yeni tarımsal yatırımlarda kullanılması öngörülüyor.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Kazakistan’da Tarım Şirketlerini Yöneten Kadınların Payı %30’a Yaklaştı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tarım Şirketlerini Yöneten Kadınların Payı %30’a Yaklaştı

Kazakistan’da kadınların yaklaşık %30’unun tarımsal ürün üreten şirketleri yönettiği açıklandı. Veri, Astana’da İslam Gıda Güvenliği Örgütü desteğiyle düzenlenen bir seminerde Kazakistan Ulusal Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Elena Şevçenko tarafından paylaşıldı. Sektördeki kadın girişimcilerin sorunlarını inceleyen araştırmaya ülkenin 17 bölgesinden 477 kadın katıldı. Katılımcıların en sık belirttiği sorunlar tarım makineleri alımı için finansman yetersizliği, satış pazarlarına erişim eksikliği, lojistik ve veteriner ilaçlarının temini oldu. Araştırma sonuçlarının somut destek tedbirleri geliştirilmesinde kullanılması planlanıyor. Atameken de kadınların kırsalda ürettikleri ürünleri tanıtmasına ve pazar bulmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.