ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

245 haber · Sayfa 5

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Pakistan hükümeti, buğday verimini hektar başına 3,5 tona çıkarmak için çeşitli önlemler alırken özel sektör ortaklarıyla iş birliğini de güçlendirecek. Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, hedefi CIMMYT Küresel Buğday Programı Direktörü Flavio Breseghello ve Pakistan ülke temsilcisi Sajid Ali ile İslamabad’da yaptığı toplantıda açıkladı. Hussain, Pakistan’ın buğday verimliliğini geliştirilmiş genetik, modern araştırma tesisleri ve ileri üretim teknolojileriyle artırmak için CIMMYT ile daha güçlü ortaklık kurulmasını istedi. Bakan, yakın dönemdeki buğday ithalatı ihtiyacına atıfla verimlilik açığının daha iyi tohum, güçlü araştırma ve modern tarım teknolojilerinin daha geniş kullanımıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Hükümet ayrıca modern reformlarla ulusal gıda güvenliğini güçlendirmek üzere 2026–30 dönemi için kapsamlı ve uzun vadeli bir buğday politikası hazırladı. Hussain, artan girdi maliyetleri ve büyüyen iklim baskıları karşısında araştırma ortaklıkları ile pratik yeniliklerin gerekli olduğunu belirtti. İş birliği kapsamında beş önemli buğday araştırma kurumundaki laboratuvar ve çalışma tesisleri yükseltildi, 11 ulusal araştırma ortağına araştırma çiftliği makineleri sağlandı. Yatırımların saha araştırmalarını, buğday ıslahını ve tohum işlemeyi güçlendirmesi bekleniyor.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor

Dünya Gıda Forumu, tarım-gıda sistemlerinin daha dayanıklı ve erişilebilir hale getirilmesi için yenilikleri, su yönetimini ve üreticilerin desteklenmesini gündeme taşıdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Roma’daki merkezinde düzenlenen forumda “Bugünün yenilikleri. Yarının beslenmesi” sloganıyla gıda üretiminin geleceği ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının tükenmesi ve tarımsal verimlilikteki düşüşün gıda üretimini zorlaştırdığı belirtildi. Yapay zekâ ve diğer dijital teknolojiler, tarımda kaynakların daha verimli kullanılması ve ürünleri tehdit eden sorunlara daha hızlı yanıt verilmesi açısından değerlendirildi. Forumda suyun sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve nesiller boyunca aktarılan geleneksel bilgilerin kullanılması da öne çıktı. Tohumların sağlıklı toprak ve suya ihtiyaç duyduğu belirtilirken genetik çeşitliliğin korunması, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Çözümün yalnızca daha fazla gıda üretmekten ibaret olmadığı, su ve toprağın akılcı kullanılmasıyla gıda kayıplarının azaltılmasının da gerekli olduğu ifade edildi. Gıda güvenliğinin yalnızca teknolojiyle sağlanamayacağı belirtilerek üretim yapan ve gıdayı pazarlara ulaştıran insanların rolüne dikkat çekildi. Liberya’nın eski devlet başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Ellen Johnson-Sirleaf, özellikle kayıt dışı sektörde çalışan kadınların ekim, pazar ticareti, sınır geçişleri ve ürün taşımacılığında kilit görev üstlendiğini söyledi. “El Ele” yatırım girişimi hükümetleri, yatırımcıları ve kalkınma ortaklarını tarım-gıda projelerine kaynak yönlendirmek üzere bir araya getiriyor. Roma’daki sergide yaklaşık 400 ürün, teknoloji ve yenilikçi çözüm tanıtılırken kentlerin de gıda sistemlerinin dönüşümüne katılması gerektiği belirtildi.

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı

Hindistan ile Afrika arasındaki tarımsal inovasyon işbirliğinde, ortak deneyimlerin çiftçiler için somut ekonomik sonuçlara dönüştürülmesinin koşulları ele alındı. Policy Center for the New South (PCNS) ile Hindistan’daki Research and Information System for Developing Countries bünyesinde faaliyet gösteren DAKSHIN’ın öncülüğündeki webinara, Kamerun’daki CEIDES ve Gine’deki Stat View International da katıldı. Görüşmelerde maliyet, su yönetimi, altyapı, pazara erişim ve teknolojilerin sahadaki koşullara uyarlanması öne çıktı. Uzmanlar, bir inovasyonun geliştirilmiş veya kullanıma sunulmuş olmasının çiftçiler tarafından benimsenmesini ve daha yüksek gelir sağlamasını garanti etmediğini belirtti. PCNS ekonomisti Boutaina Lmasrar, bazı araçların bağlantı, erişilebilir danışmanlık veya destek eksikliği nedeniyle üreticilerin erişemeyeceği kadar pahalı ya da karmaşık kalabildiğini söyledi. Telefon, mobil veri ve abonelik gibi kalemlerin de çiftçiler için ek maliyet oluşturabileceği ifade edildi. Bu nedenle çözümlerin gerçek üretim koşullarında çiftçilerle denenmesi, kooperatifler ve dernekler aracılığıyla ortak erişimin kolaylaştırılması önerildi. Toplantıda inovasyonların yalnızca dağıtılan araç sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Verimlilik artışı, üreticinin net geliri ve sonuçların iklim baskısı altında sürdürülebilmesi temel ölçütler olarak sıralandı. Kamu kurumlarının benimsemeyi kolaylaştıran koşulları oluşturması, araştırma kuruluşlarının teknolojilerin hangi ortamlarda çalıştığını ve nasıl uyarlanacağını incelemesi, şirketlerin ise erişilebilir ekipman ve hizmet sağlaması gerektiği belirtildi. Orta ölçekli işletmelerin pazara erişiminde standartlar ve sermaye gereksinimleri de önemli engeller arasında gösterildi. Su stresi, toprak bozulması ve iklim belirsizliği, Hindistan ile Afrika arasında ortak çalışma alanları olarak öne çıktı. Debashis Chakraborty, kurak bölgelere uygun darı, sorgum ve baklagillerin yanı sıra yağmur suyu hasadı, besin yönetimi ve tarımsal hizmetlere bağlı meteoroloji danışmanlığı üzerinde durdu. Önerilen uygulamalı öğrenme alanlarında çiftçilerin, araştırmacıların, tohum üreticilerinin, mekanizasyon hizmeti sağlayıcılarının ve alıcıların bir araya getirilmesi; verim, maliyet ve gelirlerin birkaç sezon boyunca karşılaştırılması planlandı. Boutaina Lmasrar, Hindistan’daki Krishi Vigyan Kendras merkezlerinin teknolojileri yerel olarak test ettiğini, kullanım biçimlerini gösterdiğini ve çiftçileri eğittiğini aktardı. Fas’ın Afrika Tarımının Adaptasyonu girişimi de uyum öncelikleri, ortaklıklar ve finansman ihtiyaçlarını bir araya getiren bir örnek olarak anıldı. Gine’den verilen örnekte Jibril Barry, elektrik, sulama veya alıcı eksikliği bulunan bir çiftçi için dijital platformun tek başına yeterli olmadığını belirterek üretim, depolama ve yerel işleme yatırımlarıyla daha öngörülebilir ticari ilişkiler kurulmasını önerdi. Belaruslu Irina Komar ise eğitim, veterinerlik ve hayvan ıslahı alanlarında ortaklık fırsatlarına değindi.

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadının %95’i Tamamlandı

Rusya’da tahıl ve baklagil ekili alanların yaklaşık %95’inde hasat tamamlandı. Tarım Bakanı Oksana Lut’un 16 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, bunker ağırlığında 130 milyon tondan fazla tahıl toplandı; bunun yaklaşık 95 milyon tonunu buğday oluşturdu. Buğday miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyon ton daha yüksek gerçekleşti. Lut, söz konusu sonuçların Rusya’nın gıda güvenliğini tamamen sağladığını ve yüksek ihracat potansiyelinin korunması için iyi bir temel oluşturduğunu söyledi. Yağlı tohum hasadının da takvimin önünde ilerlediğini belirten bakan, bu alandaki sonucun en az geçen yılki düzeyde olmasını beklediklerini ifade etti. Karabuğday hasadında ise geçen yılın aynı tarihine göre yaklaşık %20 artış kaydedildi ve yaklaşık 700 bin ton ürün toplandı. Lut, sezon başında Altay Krayı’ndaki ciddi kuraklık nedeniyle bu ürüne ilişkin beklentilerin iyimser olmadığını, ancak mevcut sonuçların daha olumlu bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Bakanın açıkladığı verilere göre planlanan kışlık ekimin %70’i tamamlandı. Kışlık ekim, Rusya’daki tahıl hasadının büyük bölümünü ve buğday üretiminin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Ülkenin resmi tahıl hasadı tahmini 140 milyon ton seviyesinde bulunurken, 2025 hasadı temiz ağırlıkta 141,2 milyon ton olmuştu.

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ın AB’ye Gıda ve İçecek İhracatı Brexit Sonrası Üçte Birden Fazla Düştü

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’ne gıda ve içecek ihracatı, Brexit’ten bu yana üçte birden fazla geriledi. Ulusal Çiftçiler Birliği’nin (NFU) HMRC verileri üzerinden yaptığı analize göre temmuzda biten yıldaki ihracat, 2019’un aynı dönemiyle karşılaştırıldığında özellikle şeker, kanatlı hayvan, yumurta ve patates üreticilerini etkiledi. Şeker ihracatı %70 azalırken, ilk yedi aya ait verilerde kanatlı hayvan ihracatı %53, şekerleme ve fırıncılık sektörlerine satılan yumurta ve yumurta ürünleri ihracatı %65 düştü. 2019-2025 arasındaki tam yıl verileri, yumurta ve yumurta ürünlerinde daha büyük bir gerilemeye işaret etti; bu ihracat kalemi söz konusu dönemde %74 azaldı. NFU Başkanı Tom Bradshaw, AB’nin geçen yıl Birleşik Krallık’ın tarım-gıda ihracatının %68’ini oluşturan en büyük ticaret ortağı olduğunu, ancak ticaret hacimlerinin 2019’dan bu yana üçte birden fazla düştüğünü söyledi. İhracatçılar, Brexit sonrasında tüm gıda sevkiyatları için gümrük evrakı ve her ürün için ayrı kod gerektiğini belirtiyor. Bahçe bitkileri sektörü de ticaret engellerinden etkilendi. Eşdeğer standartlar üzerinde uzlaşılamaması nedeniyle, çoğunlukla İskoçya’dan gelen tohumluk patateslerin AB’ye ihracatı yasaklandı. Bahçe bitkileri ihracatı %50’den fazla düşerken, İskoçya Brexit öncesinde Avrupa’ya yılda yaklaşık 20.000 ton tohumluk patates gönderiyordu. Sıhhi ve bitki sağlığı kontrollerini kolaylaştıracak anlaşma mayısta büyük ölçüde kabul edildi; değişikliklerin gelecek yaz yürürlüğe girmesi bekleniyor, ancak temel ayrıntılar henüz kesinleşmedi.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Tarımsal Yeniliklere Erişimin Genişletilmesi Çağrısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda güvenliğini güçlendirmek için tarım teknolojileri ve yenilikçi çözümlere erişimin genişletilmesi çağrısı yaptı. FAO'nun aktardığına göre yaklaşık 645 milyon kişi 2025'te açlıkla karşı karşıyaydı; dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri ise sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyordu. FAO Genel Direktörü QU Dongyu, dünyanın herkesi beslemek için gerekli kapasite, araç ve bilgilerin önemli bölümüne sahip olduğunu, ancak etkili çözümlerin ihtiyaç duyan üretici ve topluluklara geniş ölçekte ulaşmadığını belirtti. Dongyu'ya göre çözümlerin kalıcı biçimde benimsenmesi için yerel koşullara uyarlanması, uygun fiyatlı olması ve yatırımcılar açısından ilgi taşıması gerekiyor. Çağrı, Dünya Gıda Günü'nün “Bugün yenilik yap, yarının gıdasını güvenceye al” temasıyla ilişkilendirildi. FAO'nun sıraladığı uygulamalar arasında çiftçilere hava tahmini, piyasa fiyatları ve işletmeye özel öneriler sunan dijital tarım danışmanlığı hizmetleri bulunuyor. Hayvan hastalıklarını izleme ve erken uyarı sistemleri tehditlerin yayılmadan fark edilmesine yardımcı olabilirken, toprak nemi ve besinlerini ölçen sensörler ile hassas sulama su ve gübre kullanımını daha verimli hâle getirebiliyor. Uydu ve jeo-uzamsal veriler de ormanların ve arazi kullanımındaki değişimlerin izlenmesini sağlayabiliyor. Bununla birlikte finansman, altyapı, bilgi, pazarlara erişim ve dijital bağlantı eksikliği, özellikle küçük üreticiler, tarımdaki kadınlar ve gençler için önemli engeller oluşturuyor. FAO, geleneksel tarımsal bilgilerin modern bilimle birleştirilmesini; yeniliklerin kamu ve özel finansman çekebilen uygulanabilir projelere dönüştürülerek pilot aşamadan ticari kullanıma geçirilmesini istiyor. Örgüte göre tarımsal gıda sistemleri küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini üretiyor ve çekilen tatlı suyun %70'inden fazlasını kullanıyor.

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü

Kuzey Makedonya’nın Strumitsa kentinde düzenlenen agrofuarda Milena Angelova, Valentina Dukova, Ljiljana Shishkova ve Lejla Rajkova yılın kadın çiftçileri ilan edildi. Ödüller, fuarı düzenleyen Proagrofarmeri derneği tarafından, üretimlerini sergileyen çiftçilere verildi. Dört kadın sebze ve meyve yetiştiriciliği, ürün işleme, bağcılık ve arıcılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Proagrofarmeri, kadın çiftçilere tarım ekipmanı vererek kırsalda kalmaları ve çalışmalarını sürdürmeleri için destek sağladı. Pali Kura’dan Milena Angelova, ailesiyle yaklaşık 10 dekarlık alanda sebze yetiştiriyor; bu ürünlerden ajvar, lutenitsa, malidzano ve ketçap hazırlıyor. Ailesiyle birlikte üretimi tohumdan işlenmiş ürüne kadar yürüttüğünü belirten Angelova, bu yıl 2.000 kavanoz ev yapımı işlenmiş ürün ürettiklerini söyledi. Angelova, satış için Gıda ve Veterinerlik Ajansı’na kayıtlı. Podles’ten Valentina Dukova’nın ailesi, ekolojik açıdan temiz kabul edilen Klepa Dağı’ndaki arılıkta yaklaşık 200 arı ailesi bulunduruyor. Dukova, bal ve polen inhalasyonu sunan bir apiterapi odası açtı. Açılıştan sonraki üç aydan kısa sürede bu alanı ülkeden ve yurt dışından yaklaşık 300 kişi ziyaret etti. Valandovo’dan Lejla Rajkova ise meyvecilikteki altıncı yılında 30’dan fazla çeşit reçel, marmelat, meyve suyu ve likör üretiyor. Negotino bölgesinden Ljiljana Shishkova, eşiyle birlikte yaklaşık 80 arı ailesi yetiştiriyor ve “medodjun” adlı yenilikçi ürünüyle Kadın Çiftçi ödülünü aldı. Tarım Bakanı Borçe Serafimovski, kadın çiftçileri kayıt olmaya ve tarım işletmelerinin sahibi olmaya çağırdı. Serafimovski’nin açıklamasına göre 115’inci tedbir kapsamında kadın çiftçiler için 360.000 denara kadar destek başvurusu açık bulunuyor. Bakanlık sicilinde 29.971 kadın tarım işletmesi sahibi kayıtlı; bunların 3.918’i 40 yaşından küçük.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlem Hacmi Düşük Kaldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 15 Perşembe günü işlem hacmi düşük kaldı. Az sayıda işlem yapılırken fiyatlarda önemli bir değişiklik görülmedi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, doların güçlü değer kazanmasının Chicago Ticaret Borsası’ndaki sert düşüşü telafi ettiğini ve fiziksel piyasa kotasyonlarında yapısal değişiklik oluşmasını önlediğini belirtti. Limanlarda göstergeler nominal kaldı; ezmecilerin alım teklifleri satıcıların taleplerinin altında kaldığı için işlemler tıkandı. Üreticilerin ekim çalışmalarına yoğunlaşması da piyasanın yavaş seyretmesine katkıda bulundu. İç piyasada Passo Fundo, Santa Rosa, Rondonópolis ve Dourados fiyatları değişmedi. Cascavel’de soya çuvalı 144,50 realden 145,00 reale yükselirken Rio Verde’de 140,00 realden 139,00 reale geriledi. Limanlarda Paranaguá’da fiyat 155,50 realden 156,00 reale çıktı, Rio Grande’de ise 156,50 realde kaldı. Chicago’daki soya vadeli kontratları art arda dördüncü kayıp seansını yaşadı. ABD hasadının ilerlemesi ve ABD’de eylül ayındaki soya ezmesinin zayıf kalması, fiyatları yedi haftanın en düşük seviyelerine taşıdı. Piyasanın temel görünümünde ABD’de rekor olması beklenen hasat ile Brezilya’da geniş üretim beklentisinin oluşturduğu arz artışı öne çıktı. Brezilya Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2026/27 sezonunda ülkenin soya üretimini 181,616 milyon ton olarak öngördü. Bu, önceki sezona göre %0,7 artış anlamına geliyor. Ekim alanının da %1,4 artarak 49,3 milyon hektara ulaşması bekleniyor. Kuzey Amerika Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (Nopa), ABD’de eylül ayı soya ezmesini 196,3 milyon bushel olarak açıkladı. Bu miktar, ağustostaki 205,456 milyon bushelin ve 203,74 milyon bushel olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Reuters’a konuşan üç ticaret kaynağı ise Çin’in devlet alıcılarının ABD’den 10 ila 13 soya yükü aldığını bildirdi; bu haftaki alımların toplamı 18 ila 23 yüke ulaştı.

Diwaniyah’da 2026-2027 Kış Tarım Planı Hazırlıkları Tamamlandı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Diwaniyah’da 2026-2027 Kış Tarım Planı Hazırlıkları Tamamlandı

Irak’ın Diwaniyah kentindeki Yüksek Tarım Komitesi, 2026-2027 kış tarım sezonu planına ilişkin hazırlıkları tamamladı. Plan, vilayetin tüm ilçeleri ve nahiyelerine dağıtıldı. Komite toplantısında plan kapsamındaki arazilerin su kotalarının güvence altına alınmasına yönelik mekanizmalar görüşüldü. Vali Abbas el-Zamili, Tarım Müdürlüğüne sübvansiyonlu tohumların çiftçilere ulaştırılmasını kolaylaştırma ve tohumları adil biçimde dağıtma talimatı verdi.

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'nın Tarım Ürünleri İhracatı Planın Yarısında Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna, ekim ayının başından bu yana yurt dışına 1,125 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Tarım Politikası Bakanı Taras Vısotski’ye göre bu miktar planlanan hacimlerin yaklaşık %50’sine karşılık geliyor. Vısotski, ihracatın sınırlı kalmasının başlıca nedeninin ülkenin lojistik sisteminin mevcut fiziksel kapasitesinin sınırında çalışması olduğunu belirtti. İhracattaki zorluklara karşın Ukrayna hükümeti, iç gıda piyasasında uzun vadeli bir açık bulunmadığını bildiriyor. Bakanlığa göre mağazalar, pazarlar ve seyyar satış noktaları sebze ve diğer gıda ürünleri bakımından geniş bir ürün çeşidine sahip; mevcut satış kanalları da çalışmayı sürdürüyor. Bu nedenle tüketicilere panik yapmamaları ve stok amaçlı alım gerçekleştirmemeleri çağrısı yapıldı. Rota kapasitesinin düşük kalması nedeniyle devlet, ekonomiye daha fazla gelir sağlayan katma değerli ürünlerin ihracatına öncelik veriyor. Ekim ihracatında 670 bin ton tahıl ile 184 bin ton yağlı tohum öne çıkarken, ayçiçek yağı ve küspe de dış satım kalemleri arasında yer aldı. Ukrayna tarım arazilerinin yaklaşık %70’i küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından işleniyor. Hükümet, ileride bölgesel tedarik kesintileri yaşanması halinde üreticilerle süpermarketler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını açıkladı.

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

CropLife India’dan Rabi 2026-27 İçin Dört Maddelik Danışmanlık

CropLife India, Hindistan’da Rabi 2026-27 sezonu için tohum, ekim, tarla gözlemi ve girdi tedarikini kapsayan dört maddelik bir danışmanlık yayımladı. Araştırma ve geliştirme odaklı bitki bilimi şirketlerini temsil eden derneğin üye şirketleri, Hindistan bitki koruma pazarının yaklaşık %70’ini oluşturuyor. Danışmanlık, 2015’ten bu yana en zayıf muson döneminin ardından girdilerin koşullara göre ve dikkatli kullanılmasını amaçlıyor. Önerilerde, buğdaydaki rastık ile nohuttaki solgunluk ve kuru kök çürüklüğü gibi hastalıklara karşı ekim öncesi tohum ilaçlaması öne çıkarılıyor. Termit mücadelesinin yalnızca geçmişte istilanın görüldüğü ve uygulamanın etkili olması için toprak neminin yeterli olduğu tarlalarda yapılması isteniyor. Nem koşulları elverdiğinde ekim ayının ikinci yarısında ekilen hardalın çiçeklenme döneminde daha düşük yaprak biti baskısıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Buğday yaprak bitine karşı müdahalenin ise sabit takvim yerine düzenli tarla gözlemine dayanması ve zararlı sayısı sürgün başına 10-15’i aştığında yapılması öneriliyor. Çiftçilere ürünleri yalnızca yetkili bayilerden, fatura karşılığında almaları ve kullanımdan önce son kullanma tarihini kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. CropLife India, zor sezonun kaçak ürünlerin çiftçilere ulaşma riskini artırdığını belirterek yetkisiz ticarete karşı denetim, çevrim içi satışlarda lisans doğrulaması ve ürün izlenebilirliği çağrısı yaptı. Genel Sekreter Durgesh Chandra, düzensiz toprak neminin ürünlerin kuruluşunu, zararlı ve hastalık davranışını ve girdilerin etkinliğini etkilediğini söyledi. Hindistan Meteoroloji Dairesi, güneybatı musonunun uzun dönem ortalamasının %87’sinde kaldığını, güney ve doğu bölgelerindeki yağış oranlarının ise %76 ve %74 olduğunu açıkladı. Merkez ayrıca El Niño’nun bazı yağmurla beslenen alanlarda fazla nem, bazılarında ise uzun süreli nem stresi yaratabileceğini belirtti.

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Buğday Tohumu Fiyatlarının Düşürülmesi İstendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanlığı, yaklaşan Rabi ekim sezonu öncesinde çiftçilerin tohuma erişimini kolaylaştırmak için özel tohum şirketlerinden buğday tohumu fiyatlarını düşürmelerini istedi. Bakan Rana Tanveer Hussain, şirket temsilcileri ve Ulusal Tohum Geliştirme ve Düzenleme Kurumu (NSDRA) ile fiyatları ve eyaletler arası sevkiyatı görüştü. Toplantıda düşük tohum maliyetleriyle eyaletler arasında kesintisiz tedarik sağlanarak buğday ekiminin zamanında yapılması ele alındı. Hussain, uygun fiyatlı ve kaliteli tohuma zamanında erişimin; tohum, gübre, sulama ve diğer tarımsal girdilerin toplam maliyetinden etkilenen küçük çiftçiler için özellikle önemli olduğunu belirtti. NSDRA’ya tohumun eyaletler arasında sorunsuz taşınmasını güvenceye alma talimatı verildi. 2026-27 Rabi sezonu için tohum tedarik mevcudiyeti 611.793,06 ton olarak açıklandı. Bu miktarın 1.191.555 tonluk toplam ihtiyacın %51’ini karşılaması bekleniyor. Önceki sezonda 574.329,53 tonluk mevcudiyet de toplam ihtiyacın %51’ine karşılık gelmişti. Bakan ayrıca sertifikalı tohum kullanımının düşük olduğunu ve iklime dayanıklı, yüksek verimli, hastalıklara dirençli çeşitlerin teşvik edildiğini söyledi.

Soya Denemelerinde Erken Ekim ve Münavebe Avantajı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Soya Denemelerinde Erken Ekim ve Münavebe Avantajı

RealAgriculture’ta yayımlanan Wheat Pete’s Word bölümünde Kanada’daki soya ve buğday denemelerinin sonuçları değerlendirildi. Yüksek verimli soya parsellerinde 90–95 bu/ac verim görülürken, erken ekim tarihlerinin soya veriminde 15 bu/ac’ye kadar avantaj sağlayabildiği aktarıldı. Sıvı NPK, kükürt ve biyolojik uygulamaların da bu parsellerde olumlu verim tepkisi verdiği belirtildi. Münavebenin etkisi de denemelerin öne çıkan sonuçları arasında yer aldı. Sürekli soya ekilen tarlalar, münavebeli alanların 24 bu/ac’ye kadar gerisinde kaldı; bu alanlarda test ağırlığı ve numune kalitesi de daha düşük oldu. Mısır anızına doğrudan ekilen çift sıralı soyanın ise rekabetçi verim sağladığı ve sonbaharda buğday ekimini kolaylaştırdığı kaydedildi. Buğday denemelerinde Ontario’nun 2026 ortalama verimi 95,1 bu/ac olarak verildi. Sert kırmızı buğdayın yaz kuraklığından etkilendiği belirtilirken, eylülün erken dönemindeki ekimlerin daha yüksek günlük ısı birikimi sayesinde ay sonundaki ekimlerden daha hızlı çıktığı aktarıldı.

Sonbahar Bahçesinde Ispanak, Salata ve Sarımsak İçin Ekim Önerileri
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Sonbahar Bahçesinde Ispanak, Salata ve Sarımsak İçin Ekim Önerileri

Sonbaharda ıspanak ve bazı salata türleri ekilebilirken, bu uygulamaların başarısı hava durumu, toprağın durumu ve seçilen çeşide bağlı. Bu dönemde amaç her zaman hızlı hasat değil; yeterince güçlenen bitkiler kışı geçirerek ilkbaharda erken gelişmeye başlayabiliyor. Serin havalarda gelişebilen ıspanak için kış soğuklarından önce çimlenme ve ilk gelişim süresinin tamamlanması gerekiyor. Kışlatma düşünülüyorsa dona dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi öneriliyor. Kışlık baş salata ve kıvırcık yapraklı kesme salatalar da değerlendirilebiliyor; ancak özellikle korunaklı alanlarda yetiştirilen bu ürünlerin kışa dayanıklılığı koşullara göre değişiyor. Kuzu kulağı soğuğa daha iyi dayanırken, ılıman havalarda kışın hasat edilebiliyor. Endivyanın ise yalnızca bazı tipleri sonbahar yetiştiriciliğine uygun. Sarımsak dikiminde dişlerin donlardan önce köklenmesine zaman tanınması, ancak fazla erken dikimden kaçınılması gerekiyor. Suyu iyi geçiren toprak önem taşıyor; sürekli nemli ortam dişlerin çürümesine yol açabiliyor. Sarımsak, toprak donmadığı sürece ekim ve kasım aylarında dikilebiliyor ve ürün sonraki yaz hasat ediliyor. Sonbaharda kışlık soğan için uygun arpacıklar ile şalot soğanı da dikilebiliyor. Uygun kışlık soğanlar ilkbaharda erken gelişip erken ürün verirken, kışlamaya elverişli şalotlar sonraki yaz sökülebiliyor. Kışlık taze soğan yetiştiriciliğinde ise bitkinin sürekli donlardan önce köklenmesi gerekiyor.

Arjantinli Şirketten Ekim Makineleri İçin Arıza Tespit Teknolojisi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Arjantinli Şirketten Ekim Makineleri İçin Arıza Tespit Teknolojisi

Arjantinli VAF, Grupo GR bünyesinde geliştirdiği OptiSeed ve RowPilot adlı iki elektronik alt sistemi, ekim makinelerinin tohum dağıtımını izlemesi ve çalışma sırasında bazı kararları alabilmesi amacıyla tanıttı. Grupo GR, ekim makinesi üreticisi Indecar’ın da sahibi. Şirket, bu teknolojilerle makinelerin yalnızca görev uygulayan değil, çalışma sürecini algılayan ve analiz eden sistemlere dönüşebileceğini belirtiyor. OptiSeed, tohumların geçişini izlemek üzere ekim makinesinin tohum borusuna yerleştirilen optik bir sensör olarak çalışıyor. VAF’ın açıklamasına göre sistem, tohumların çift düşmesi veya boşluk oluşması gibi dağıtım sorunlarını gerçek zamanlı izlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca her ekim sırası için güncel seviyeler ile ortalama değerlerin görülmesini sağlıyor. Sensörün dışındaki değiştirilebilir mercek ise kirlendiğinde uyarı veriyor; şirket bu parçanın tüm sensör değiştirilmeden yenilenebildiğini belirtiyor. RowPilot ise ekim gövdelerinin ayrı ayrı kontrolüne odaklanıyor. Sistem, okuma, denetim ve bağlantı işlevlerini her gövdenin üzerinde toplarken geleneksel kablo kullanımını ve olası arıza noktalarını azaltmayı hedefliyor. Motorların hızını ve çalışma biçimini sıra bazında düzenleyebilen RowPilot, sıra bazında kesme ve virajlarda tohum dağıtımını ayarlamaya yönelik telafi işlevleri de içeriyor. VAF, bu bileşimi akıllı teknoloji, yerel teşhis ve yazılım güncelleme kapasitesiyle ilişkilendiriyor. Şirket, araçların ekim doğruluğu ile agronomik kontrolü geliştirebileceğini savunuyor. Ancak tanıtımda karşılaştırmalı deneme sonuçları ya da bu sistemlerin ekim başarısını ve verimi ne ölçüde artırabileceğini gösteren sayısal veriler paylaşılmadı. Bu nedenle açıklanan üretim avantajları, sunulan bilgilerle henüz ölçülemiyor.

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz, Svalbard Tohum Deposu'na 334 Yeni Örnek Gönderdi

Portekiz, Norveç’teki Svalbard Tohum Deposu’na 334 yeni tohum örneği gönderdi. 13 Ekim’de gerçekleştirilen sevkiyatla ülkenin tesiste saklanan tarımsal örneklerinin toplamı 1.861’e yükseldi. Yeni örneklerin 303’ü fasulye, 18’i börülce ve 13’ü mısır tohumlarından oluşuyor. Bu, Portekiz’in depoya yaptığı beşinci katkı olurken ülke tarımsal çeşitlerinin bir bölümünü burada saklamaya 2018’de başladı. Svalbard’daki tesis, farklı ülkelerden gelen tohumların yedek kopyalarını acil durumlar için koruyor. Orijinal koleksiyonların savaş, doğal afet veya kaza nedeniyle yok olması halinde bu çeşitlerin yeniden kullanılabilmesi amaçlanıyor. Svalbard takımadalarında, Kuzey Kutbu’na yaklaşık 1.300 kilometre uzaklıkta bulunan depo, bölgenin düşük sıcaklıklarından yararlanıyor. Tesiste haziran ayında 1,4 milyondan fazla tohum örneği bulunuyordu. Portekiz’in sevkiyatı, farklı ülkelerdeki 20’den fazla tohum bankasının katkı sunduğu dönemde gerçekleşti. Ukrayna, Lübnan ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu bu kuruluşlar tarımsal koleksiyonlarını korumak için örnek gönderdi. İspanya da eylülde binden fazla tarımsal çeşidini depoya ilettiğini açıkladı; bu çeşitler arasında tahıllar, baklagiller ve sebzeler yer aldı.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor

Mısır, Güney Sina Yarımadası’nda kuyulardan sağlanan hafif tuzlu suyla yağlık ayçiçeği yetiştirmeye yönelik saha denemelerini tamamladı. Çalışma, tatlı su kıtlığı ve tuzlu toprakların geleneksel tarımı zorlaştırdığı bölgelerde alternatif üretim yöntemlerini değerlendirmeyi amaçlıyor. Proje, düşük verimli kabul edilen arazilerde alışılmadık su kaynaklarından yararlanarak yağ bitkilerinin etkili biçimde yetiştirilip yetiştirilemeyeceğini göstermeyi hedefliyor. Olumlu sonuçların, ülkenin kurak bölgelerinde ayçiçeği ekim alanlarının genişletilmesine dayanak oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak tuzlu arazilerde üretimin yaygınlaştırılması, sonraki saha sonuçlarına ve kullanılabilir su kaynaklarının akılcı yönetimine bağlı olacak. Mısır ayrıca soya, ayçiçeği, susam, yer fıstığı ve kolza üretimini artırmayı planlıyor. Bu politikayla bitkisel yağlarda iç üretim ile tüketim arasındaki açığın daraltılması ve ithalat için harcanan dövizin azaltılması hedefleniyor. Planlar, bitkisel yağlar ile yan ürünlerden yem üretimine yönelik işleme kapasitesinin geliştirilmesini de kapsıyor.