ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 5

Azerbaycan’da Yeme-İçme Hizmetleri Cirosu Reel Olarak %8 Arttı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Yeme-İçme Hizmetleri Cirosu Reel Olarak %8 Arttı

Azerbaycan’da yeme-içme hizmetleri sektörünün cirosu, Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %8 artarak 2,3098 milyar manata ulaştı. Devlet İstatistik Komitesi, büyümenin ülke genelinde ikram ve gıda hizmetleri faaliyetlerindeki genişlemeyi yansıttığını bildirdi. Özel sektör yeme-içme hizmetleri cirosunun %50’si tüzel kişiler, kalan %50’si ise sektörde faaliyet gösteren bireysel girişimciler tarafından oluşturuldu. Tüzel kişilerin cirosu 1,1492 milyar manata yükselerek 2025’in aynı dönemine kıyasla %6,1 arttı. Böylece kayıtlı şirketler ile bireysel girişimciler, özel sektör cirosuna eşit paylarla katkı sağladı.

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Finax analizine göre Slovakya’da gıda fiyatları son beş yılda toplam yaklaşık %40 arttı. En belirgin yükselişler zeytinyağı ve yumurtada görüldü. Artışın en yoğun olduğu dönem 2022 ve 2023 yılları olurken, Haziran 2021-Mart 2023 arasında gıda fiyatları neredeyse %40 yükseldi. Toplam gıda enflasyonu 2022’de %18,6, 2023’te ise %17,3 oldu. 2022’nin sonunda yıllık fiyat artışı %29’a kadar çıktı. Artış hızı 2024’te yaklaşık %2-3’e, 2025’te %3’ün biraz üzerine geriledi. 2026’da ise bazı aylarda gıda fiyatları yıllık bazda düştü; hazirandaki düşüş %0,5, temmuzdaki düşüş %2,6 olarak kaydedildi. Zeytinyağı, fiyat artışının en belirgin örneklerinden biri oldu. Ürün, AB’de Eylül 2023’te 2021 başına göre %75 daha pahalıydı; euro bölgesinde fiyat Nisan 2024’te iki katından fazla arttı. Slovakya’da yarım litrelik şişenin fiyatı 2021’de yaklaşık 4-5 avrodan daha sonra 8 avroya yaklaştı. Analize göre aşırı kuraklık ve sıcaklıklar, İspanya’daki rekolteyi yarıya indirerek arzı daralttı; enerji, taşımacılık ve ambalaj maliyetleri de yükselişi destekledi. Daha iyi rekolteyle fiyat 2025’ten itibaren hafifçe gerilese de eski seviyesine dönmedi. Yumurtalar 2023’ün başında yıllık bazda %79 pahalandı. 10’lu paket fiyatı 2020’de yaklaşık 1,49 avrodan 2022 sonunda 2,68 avroya çıktı. Yem maliyetleri, kuş gribi, enerji giderleri ve kafessiz yetiştiriciliğe geçiş başlıca etkenler arasında gösterildi. Kanatlı etinin kilogram fiyatı da 2021’den beri bir avrodan fazla artarak Ocak 2026’da 4,40 avroya ulaştı. Domates ve biber gibi meyve sebzelerinde 2022’de ortalama artış %30,6 oldu.

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor

Taylandlı gıda şirketi Charoen Pokphand Foods (CPF), ülkenin gıda sektöründe miktar odaklı ihracat modelinden katma değer ve verimlilik temelli bir yapıya geçmesi gerektiğini açıkladı. CPF Üst Yöneticisi Prasit Boonduangprasert, şirketin bu dönüşümde yapay zekâyı kullanarak üretim ve operasyon süreçlerini geliştirmeyi, Tayland’ın gıda sektöründeki rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Açıklamalar, “Beyond Global Food: Innovating for a Food-Secure Future” etkinliğinde yapıldı. Prasit Boonduangprasert’e göre Tayland uzun süredir dünyanın önemli gıda ihracatçıları arasında yer alıyor, ancak yüksek üretim ve ihracat hacmi her zaman aynı ölçüde satış geliri yaratmıyor. Bu nedenle sektörün yalnızca miktarı artırmaya odaklanmak yerine ürün ve hizmetlerden daha yüksek değer üretmesi, aynı zamanda verimliliğini yükseltmesi gerekiyor. CPF yöneticisi, üretim ve gıda güvenliğiyle ilgili risklerin yanı sıra iklim dalgalanmaları ve jeopolitik gelişmelerin uluslararası ticareti daha kısıtlı hâle getirebileceğini belirtti. Bu koşullar nedeniyle gıdanın gelecek 10 yılda stratejik bir varlığa dönüşebileceğini söyledi. Şirket, yapay zekânın gıda değer zincirinin her aşamasında operasyonel verimliliği artırabileceğini değerlendiriyor. Teknolojinin mevcut verilerin ürün ve hizmet geliştirmede kullanılmasına yardımcı olması, özellikle hayvan yemi ile tüketici gıdalarının formüllerinin geliştirilmesini ve iyileştirilmesini hızlandırması bekleniyor. CPF, yapay zekâyı yalnızca şirket içi süreçlerde kullanmakla kalmayıp, çiftlik yönetiminde bilgi ve teknolojiyi daha sistematik biçimde kullanmayı amaçlayan Akıllı Çiftlik Çözümü’nü de geliştirmek istiyor. Şirket, geçmişte çiftlik yönetiminde deneyim ve ekipler arasındaki bilgi aktarımına dayanan yaklaşımın süreklilik ve geniş ölçekte uygulama bakımından sınırlı kaldığını değerlendiriyor. CPF, dönüşümün yalnızca şirket içindeki yatırımlarla gerçekleşemeyeceğini savunarak tedarikçileriyle daha yakın iş birliği kurmayı planlıyor. Şirketin tedarikçi geliştirme ağı yaklaşık 5.500 işletmeyi kapsıyor ve bu işletmelerin gelişim faaliyetlerine katılması hedefleniyor. Supplier Excellence programı kapsamında eğitim verilmesi ve mühendislik ekiplerinin operasyonların geliştirilmesine destek olması öngörülüyor. CPF ayrıca küçük ve orta ölçekli tedarikçilerin karbon salımını azaltmaya yönelik yatırımlarda finansman sınırlamaları yaşayabileceğine dikkat çekiyor. Programa bağlı verimlilik artışı ve maliyet tasarruflarının karbon ile çevre projelerine kaynak oluşturması, tedarikçilerin uzun vadede Net Zero hedeflerine hazırlanması amaçlanıyor.

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland’da araştırma ve geliştirme yoluyla oluşturulan dört yeni fesleğen çeşidi için tescil ve bitki çeşidi koruması başvurusu yapıldı. Tayland Tarım Teşvik Dairesi, başvuruların Tayland Tarım Bakanlığına bağlı ilgili kurumun yürüttüğü yasal süreç kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklama, fesleğenin tamamının özel şirket mülkiyetine geçtiği ve geleneksel fesleğen yetiştiren ya da satan kişilerin suç işleyebileceği yönündeki yorumların ardından yapıldı. Kurum, korumanın yalnızca başvuruda belirtilen ve yasal ölçütleri karşılayan yeni çeşitlerle sınırlı olduğunu vurguladı. Tayland’da daha önce bulunan geleneksel veya piyasada yaygın olarak kullanılan diğer fesleğen çeşitleri ekilmeye, satılmaya, yemeklerde kullanılmaya ve başka biçimlerde değerlendirilmeye devam edebilecek. Koruma başvurusu, ülkedeki bütün fesleğenlerin tek bir özel şirketin hakkına dönüşmesi ya da bu bitkinin kullanımının genel olarak tekelleşmesi anlamına gelmiyor. Açıklamaya göre koruma kapsamına alınan bir çeşidin ürünü tüketilebiliyor ve tüketim amacıyla dağıtılabiliyor. Hukuki sınırlamalar, özellikle tohum, çelik veya başka çoğaltım materyallerinin çoğaltılması ya da ticari amaçla üretilip satılmasıyla ilgili. Bu tür faaliyetlerin, bitki çeşidi üzerindeki hak ve ilgili yasal koşullar çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Ayrıca koruma, rüzgârla başka bir tarlaya taşınan veya başka bir alanda kendiliğinden ortaya çıkan benzer bitkileri otomatik olarak hak sahibinin mülkü haline getirmiyor. Kurum, kamuoyundan bu konudaki bilgileri paylaşmadan önce ilgili kurumlardan doğrulamasını istedi.

Bulgaristan’da Kestanenin Tarihsel Önemi ve Gıda Kullanımı Anlatıldı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kestanenin Tarihsel Önemi ve Gıda Kullanımı Anlatıldı

Tatlı kestane, Bulgaristan’da sonbaharın öne çıkan ürünlerinden biri olmasının yanı sıra Avrupa’nın bazı bölgelerinde yüzyıllar boyunca temel gıda kaynakları arasında yer aldı. Kaynakta, kestanenin özellikle dağlık alanlarda halkın beslenmesinde önemli rol oynadığı ve Portekiz’deki öneminin patatese benzetildiği aktarılıyor. Bu nedenle bazı araştırmacılar, kestanenin çevresinde şekillenen topluluklar için “kestane uygarlıkları” ifadesini kullanıyor. Castanea sativa adıyla anılan tatlı kestane yaklaşık 30 metreye ulaşabilen, geniş yapraklı bir ağaç. Meyveleri genellikle ekim ayında olgunlaşıyor ve kumlu topraklardan killi topraklara kadar farklı zeminlerde yetişebiliyor. Bununla birlikte iyi toprak yapısı, fazla suyun uzaklaştırılması ve yeterli ışık sağlıklı gelişim için önem taşıyor. Uzun süreli su birikmesi, mantar hastalıklarının ortaya çıkmasına elverişli koşullar oluşturabiliyor. Bulgaristan’da yenilebilir kestaneler ve kestane yetiştiriciliği özellikle Pırın, Batı Sredna Gora, Petriç çevresi ve Berkovitsa bölgesiyle ilişkilendiriliyor. Kestane, doğrudan tüketimin yanında un ve farklı gıda ürünlerinin üretiminde de kullanılıyor. Kurutulup öğütülen kestane unu ekmek, tatlı, puding, çorba ve diğer yemeklerde değerlendirilebiliyor. Meyveler fırında pişirilebiliyor veya tuzlu suda haşlanabiliyor; ayrıca çorba, garnitür, tatlı ve reçel yapımında kullanılabiliyor. Tüketim öncesinde ısıl işlem uygulanması, fırında pişirme sırasında ise kabuğun önceden kesilmesi gerekiyor. Kaynakta bu işlemin, kabuk altında biriken buharın meyveyi patlatmasını önlediği belirtiliyor.

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı

Güney Afrika’da tarım kuruluşları, Maliye Bakanı Enoch Godongwana’nın 2026 Orta Vadeli Bütçe Politikası Bildirisi kapsamında açıkladığı geçici akaryakıt vergisi indirimini, tarımsal yayım görevlilerine ek finansmanı ve altyapı yatırımlarını memnuniyetle karşıladı. 21 Ekim’de Parlamento’ya sunulan bütçe paketinde, artan üretim maliyetleri ve iklim riskleri karşısında etkili uygulama ile kamu harcamalarında hesap verebilirliğin belirleyici olacağı vurgulandı. Bütçe, Güney Afrika’nın 2026 ekonomik büyüme beklentisini küresel belirsizlik nedeniyle %1,6’dan %1,2’ye indiriyor. Orta Doğu’daki çatışmanın petrol arzı, enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin yanı sıra El Niño’nun üretici maliyetleri ve çıktıları üzerindeki olası etkileri de görünümü zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. 2026/27 tarımsal üretim sezonunda olası kuraklığın ürünleri, hayvancılığı ve otlakları tehdit edebileceği belirtildi. Tarım için en hızlı etkiler yaratması beklenen önlem akaryakıt vergisi indirimi oldu. Genel vergi 4 Kasım-1 Aralık 2026 arasında motorinde litre başına 3 R, benzinde 1,50 R azaltılacak. İndirim 1 Aralık’tan 5 Ocak 2027’ye kadar motorinde litre başına 1,50 R, benzinde 1 R seviyesinde sürdürülecek. Üretim sezonunun başlamasıyla traktörler, diğer makineler ve tarımsal ürün taşımacılığı için yakıt ihtiyacının arttığı dönemde alınan kararın, çiftlikten tüketiciye uzanan zincirde maliyet baskısını hafifletmesi bekleniyor. Agbiz CEO’su Theo Boshoff, Güney Afrika tarım ürünlerinin yaklaşık %80’inin karayoluyla taşındığını belirterek indirimin üreticiler, işleyiciler, dağıtıcılar ve perakendeciler üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Ancak TLU SA, desteğin geçici olduğuna ve yıllardır kötüleşen altyapı, verimsiz lojistik ile yükselen işletme maliyetlerini telafi edemeyeceğine dikkat çekti. Ticari çiftçilerin çoğunlukla fiyat alıcısı olduğunu belirten kuruluş, artan yakıt ve taşıma maliyetlerinin tamamının tüketicilere aktarılamadığını bildirdi. Hükümetin ihtiyat rezervi, El Niño gibi risklere yanıt vermek üzere 10 milyar R’ye çıkarıldı; ancak bu tutar yalnızca tarıma ayrılmış değil. Etkilenen çiftçilere sağlanacak desteğin risklerin nasıl değerlendirileceğine ve mevcut kaynakların nasıl tahsis edileceğine bağlı olacağı belirtildi. AgriSA altyapı rehabilitasyonu ile şap hastalığı aşısı alımlarını olumlu karşılarken, kuraklığın daha düşük verim, daha yüksek yem ve sulama maliyetleri ile hayvancılıkta otlak ve su azalmasına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya'da Sığır Fiyatları Yağışla Birlikte Rekor Seviyelere Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da Queensland ile kuzey Yeni Güney Galler’deki önemli üretim bölgelerine yoğun yağış düşmesinin ardından sığır fiyatları ekim ayının son haftasında yükseldi. Meat and Livestock Australia’nın (MLA) Doğu Genç Sığır Göstergesi (EYCI), yeniden stoklama yapan alıcılarla yetiştiricilerin rekabeti sonucu kilogram başına 1.000 Avustralya sentini aştı. MLA, genç sığırlara talebin güçlü olduğunu ve işleme amaçlı inek göstergesinin de rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Roma’da salı günü Winton bölgesinden bazı sütten kesilmiş erkek buzağılar kilogram başına 7 Avustralya dolarına, hayvan başına ise 1.900 Avustralya dolarının üzerine satıldı. Dubbo’daki satışta yeniden stoklama amaçlı genç sığırlara talep, fiyatları geçen haftaya göre kilogram başına 80 Avustralya sentine kadar artırdı; genç erkekler 7,40, genç dişiler 6,50 Avustralya dolarına kadar çıktı. Bu satışlar, sürülerini yenilemek isteyen alıcılar arasındaki rekabetin güçlü olduğunu gösterdi. MLA’nın ulusal işleme amaçlı inek göstergesi ilk kez kilogram başına 4 Avustralya dolarını aşarken, ağır erkek sığır göstergesi 4,77 Avustralya dolarıyla yeni rekor kırdı. Global AgriTrends analisti Simon Quilty, ağır erkek sığır arzının sınırlı olması nedeniyle işleyicilerin yem işletmeleriyle hayvan temini için rekabet ettiğini söyledi. Quilty, Avustralya sığır sektörünün sürü yenilemenin başlangıcında olduğunu belirterek ağır erkek sığır fiyatlarının gelecek yıl yaklaşık %20 artıp kilogram başına yaklaşık 5,70 Avustralya dolarına çıkacağını öngördü. Roma’nın batısında 160 milimetreden fazla yağış alan üretici Scott Loughnan ise yağışın ot ve sonraki ekim için nem sağladığını, ancak kışlık ürünler açısından iyi olmadığını ifade etti.

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı

Yeni Zelanda’da tahıl üreticilerine, ithal ürünlerle fiyat üzerinden yarışmak yerine menşe, kalite ve ürün değerini öne çıkararak rekabet etme çağrısı yapıldı. Lincoln University’deki Yeni Zelanda Tarım ve Bahçe Bilimleri Enstitüsü forumunda konuşan Orta Canterbury’li tahıl üreticisi ve eski özel ticaret temsilcisi Hamish Marr, üreticilerin sübvansiyon yarışını kazanamayacağını, ancak doğru koşullar sağlanırsa değer odaklı bir yarışta rekabet edebileceğini söyledi. Marr’a göre ülkenin tahıl ve yem ihtiyacının %60’ı ithalatla karşılanıyor. Palm çekirdeği, soya küspesi, buğday, mısır ve arpa ithalatı 2025’te 2,9 milyon tona ulaşırken 2010’da 1,8 milyon tondu. Buna karşılık Yeni Zelanda’nın tahıl üretimi aynı dönemde 900.000 tondan 1 milyon tona çıktı ve büyük ölçüde yatay kaldı. Marr, artan süt hayvancılığının tahılda dışa bağımlılığı daha da artırdığını belirtti. Konuşmada lojistik maliyetleri de öne çıktı. Güney Adası ile Kuzey Adası arasındaki Cook Boğazı’ndan tahıl taşımacılığının ton başına 110-130 Yeni Zelanda dolarına mal olduğu, buna karşılık Avustralya’da Tasmanya’dan ana karaya taşımacılığın hükümet tarafından desteklendiği aktarıldı. Marr, sübvansiyonların ölçek, lojistik, standartlar ve uyum sorunlarını tek başına çözemeyeceğini söyledi. Üreticilerin NZ Grown Grains sertifikası gibi girişimlerle menşe bilgisini görünür kılması ve kamu altyapı desteği alması önerildi.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: Maroc Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatı Kotası 300 Bin Başta Doldu

Fas'ta 2026 yılı için kesimlik sığır ithalatına tanınan gümrük muafiyetli 300.000 başlık kontenjana ulaşıldı. Fas Tarım, Denizcilik ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, daha önce ithal edilen sığırlar ile hâlen geçerli muafiyetler kapsamındaki ve ithalatı süren hayvanların toplamının kotayı doldurduğunu açıkladı. İthalatçılar ve sektör profesyonelleri durum hakkında 15 Ekim 2026 tarihli 1484 sayılı duyuruyla bilgilendirildi. Bakanlığın verilerine göre aylık ortalama ithalat yaklaşık 24.000 baş oldu. Bu miktar haziran ve temmuz aylarında 44.000 başın üzerine çıkarken ağustos ve eylülde 17.000 baş düzeyinde kaldı. Operasyonlara 37 ithalatçı şirket katıldı. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunduğu gerekçesiyle Brezilya'dan getirildi. Ekim ayında, coğrafi yakınlık avantajı bulunan Portekiz pazarından ithalatın açılmasıyla başvuru sayısında artış görüldü. Bakanlık, operasyonun ulusal piyasaların kırmızı etle tedarik edilmesini ve ürün bulunabilirliğini güvence altına aldığını, ayrıca ülke genelinde fiyat istikrarına katkı sağladığını bildirdi. Açıklamaya göre son yıllardaki kırmızı et fiyat artışında kuraklık, yerli ve ithal yemlerin azalması ve pahalanması etkili oldu. Bu koşullar, bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesine ve mevcut arzın azalmasına yol açtı. Hükümet, 2026 kapsamında 300.000 baş evcil sığır ithalatında gümrük vergileri ile KDV tahsilatını 31 Aralık 2026'ya kadar askıya almıştı. Operasyon tüm ithalatçılara ve sektör profesyonellerine ön izin şartı olmadan açıldı. Muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alındı, başvurular teslim sırasına göre 24 saatten kısa sürede işlendi ve verilen muafiyetlerin geçerlilik süresi bir ayla sınırlandı.

Hindistan’da Kuraklık Mısır ve Soya Üretim Tahminlerini Düşürdü
Fotoğraf: SHASHI SHEKHAR KASHYAP · Kaynağın lisans bilgisi
Veri haberi

Hindistan’da Kuraklık Mısır ve Soya Üretim Tahminlerini Düşürdü

Hindistan’da Maharashtra ve Karnataka’nın bazı kesimlerinde yaşanan kuraklık, 2026 kharif sezonunda hayvancılık sektörünün temel yem girdileri olan mısır ve soya üretimine ilişkin tahminleri aşağı çekti. CLFMA of India’nın tahminlerine göre mısır üretimi, önceki yıl tahminine kıyasla %16,75 düşüşle 232,09 lakh ton olacak. Mısır ekim alanının da %9,01 azalarak 89,06 lakh hektara gerilemesi bekleniyor. Soya üretimi ise Hükümetin 2025 kharif tahminine göre %3,52 düşüşle 124,06 lakh ton olarak öngörülüyor. CLFMA of India Başkanı Divya Kumar Gulati, yem formüllerinde temel enerji kaynağı olan mısır görünümünün kanatlı sektörü açısından özellikle endişe verici olduğunu belirtti. Maharashtra’da mısır üretiminin %24,22 düşüşle 22,8 lakh tona, Karnataka’da %33,37 düşüşle 34 lakh tona gerileyeceği tahmin ediliyor. Soya üretiminde de Maharashtra için %3,99, Madhya Pradesh için %10,43 düşüş bekleniyor. Gulati, tahminlerin özellikle mısırda arz baskısı oluşturarak kanatlı sektörünün yem maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Ancak bunların gösterge niteliğinde olduğunu, nihai görünümün gerçek hasat sonuçları ve piyasa girişlerine bağlı kalacağını vurguladı. Yem, kanatlı üretim maliyetlerinin yaklaşık %65-70’ini oluşturuyor. SOPA’nın ayrı ilk tahmininde ise soya üretimi %2,11 düşüşle 107,93 lakh ton olarak verildi.

Fas’ta Kesimlik Sığır İthalat Kotası 300 Bin Başta Doldu
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kesimlik Sığır İthalat Kotası 300 Bin Başta Doldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta kesim amacıyla canlı sığır ithalatı için 2026 yılına ayrılan 300 bin başlık kota doldu. Tarım Bakanlığı, gelişmeyi ithalatçılara ve sektör profesyonellerine 15 Ekim 2026 tarihli duyuruyla bildirdi. Bakanlığın 23 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre ithalat operasyonlarına şimdiye kadar 37 şirket katıldı; hayvanların %90’ından fazlası, Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek arz bulunması nedeniyle Brezilya’dan getirildi. İthalatın aylık ortalaması yaklaşık 24 bin baş olurken, haziran ve temmuz aylarında 44 bin başın üzerine çıktı. Ağustos ve eylülde ise aylık ithalat 17 bin baş olarak kaydedildi. Ekim ayında Portekiz pazarından ithalata izin verilmesinin ardından başvuru sayısında artış görüldü; bu pazarın coğrafi yakınlık avantajı sunduğu belirtildi. Operasyonun, ulusal kırmızı et piyasasının tedarik edilmesine, ürün bulunabilirliğinin korunmasına ve fiyatların istikrarına katkı sağladığı bildirildi. Bakanlık, kırmızı et fiyatlarının son yıllarda yükselmesini kesimlik hayvan sayısındaki azalmaya bağladı. Açıklamaya göre bu gerilemede, ülkede süregelen kuraklık ile yerli ve ithal yemlerin kıtlaşması ve pahalanması etkili oldu. Bazı yetiştiricilerin dişi sığırların bir bölümünü kesime göndermesi de mevcut arzın azalmasına yol açtı. Bu koşullara karşı hükümet, 2026 yılı için 300 bin baş sığır ithalatında gümrük vergileri ile Katma Değer Vergisi (KDV) tahsilatını 31 Aralık’a kadar askıya aldı. İthalat tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmaksızın açık; muafiyet başvuruları PORTNET üzerinden alınıyor ve bir aydan uzun olmayan süreyle geçerli tutuluyor.

Sırbistan’da Mısır, Buğday ve Soya Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Mısır, Buğday ve Soya Fiyatları Geriledi

Sırbistan’daki Ürün Borsası’nın haftalık raporuna göre mısır, buğday ve soya fiyatları önceki haftaya kıyasla geriledi. Mısır fiyatındaki düşüş %0,45, buğdaydaki %0,37 ve soyadaki %0,32 oldu. Mısır, haftalık toplam borsa işlemlerinin %68’ini oluşturarak en fazla işlem gören ürün olarak öne çıktı. Mısır piyasasında alıcıların ilgisi çoğunlukla aflatoksin analizine tabi olmayan ürüne yöneldi. Teslim koşullarına göre sözleşmeler, katma değer vergisi (KDV) hariç kilogram başına 21,10-21,30 dinar aralığında yapılırken ağırlıklı fiyat 21,24 dinar oldu. Buğday işlemleri kilogram başına 21,80-22,60 dinar aralığında gerçekleşti; ortalama fiyat 22,08 dinar olarak kaydedildi. Buğdaydaki işlem hacmi, kalite talepleri ile alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farklılıklar nedeniyle düşük kaldı. Soya piyasasında alıcı ve satıcı faaliyeti azalırken, soya fasulyesi kilogram başına 62,20 dinardan işlem gördü. Yemlik arpada arz artmasına karşın talep zayıfladı ve işlemler kilogram başına 20 dinardan yapıldı. Ürün Borsası’nda ayrıca mineral gübrelerin, aralarında NPK türleri ve ürenin de bulunduğu çeşitli ürünlerin ticareti gerçekleştirildi.

İsviçre'de İki Tondan Fazla Kaçak Gıdaya El Konuldu
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre'de İki Tondan Fazla Kaçak Gıdaya El Konuldu

İsviçre gümrük ve sınır güvenliği makamları, 17 Ekim'de Ederswiler ve Pratteln'de yapılan iki ayrı kontrolde, uygun soğutma koşulları olmadan taşınan iki tondan fazla kaçak gıdaya el koydu. Kontrollerde ürünler için gerekli gümrük vergilerinin ödenmediği belirlendi. Ederswiler'de saat 02.30 civarında durdurulan Jura kantonu plakalı araçta 162 kilogram tavuk eti, 258 kilogram dondurulmuş patates, 128 kilogram yassı ekmek ve 10 kilogram un bulundu. Bozulabilir ürünlerin soğutma sistemi olmadan taşındığı tespit edildi. Araçtaki iki kişi, gümrük yükümlülükleri ve ceza için birkaç bin frank ödedi; gıdalara el konuldu. Pratteln'de saat 05.00'ten kısa süre önce durdurulan furgonda ise yaklaşık 1,5 ton dondurulmuş patates ile 632 kilogram yassı ekmek bulundu. Ürünlerin yine soğutma olmadan taşındığı ve vergilerinin ödenmediği belirlendi. Furgon, izin verilen ağırlığı 930 kilogram aştı. İki 20 yaşındaki Fransız vatandaşı, toplamı 10 bin frankı aşan vergi ve cezayı olay yerinde ödeyemeyince araç alıkonuldu; sürücü aşırı yük ihlali nedeniyle bildirildi.

Avustralya’da Yağış Sonrası Kısa Vadeli Sığır Ticareti İçin Yakıt Maliyeti Uyarısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Yağış Sonrası Kısa Vadeli Sığır Ticareti İçin Yakıt Maliyeti Uyarısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralyalı piyasa yorumcusu Chris Howie, ülkenin farklı bölgelerinde etkili olan yağışların yem gelişimini, tahıl görünümünü ve sığır arzını değiştirdiğini belirterek kısa vadeli ticaret fırsatlarının yakıt maliyetleri ve yüksek mağaza sığırı fiyatlarıyla sınırlanabileceğini yazdı. Howie’ye göre güneydeki yağışlar üreticilerin hayvanları daha uzun süre besleyip kesim ağırlığına ulaştırmasını teşvik ederken, kuzeyde yağış beklentisi arzı hızla daralttı ve fiyatları yukarı çekti. Güney Avustralya ve Victoria’da eylül sonundaki yağışlar yem gelişimine ve tahıl verimine ek süre kazandırdı. Kaynağa göre yağış miktarı Aşağı Kuzey Güney Avustralya ve Wagga çevresindeki 15 milimetreden Tallangatta’daki 87 milimetreye kadar geniş bir alana yayıldı. Howie, mevcut yem koşullarını ve ürünleri güçlü olarak değerlendirirken, yüksek yakıt maliyetleri ile yüksek seyreden mağaza sığırı piyasasının kısa vadeli alım-satımı zorlaştırdığını ifade etti. Bununla birlikte Omeo’dan kuzey Gippsland’a uzanan daha kuru alanların izlenmeye değer olduğunu söyledi. Kuzeyde yağış beklentisi, özellikle Orta ve Uzak Kuzey Queensland’de arzın hızla kısalmasına ve bazı bölgelerde yolların kapanmasına neden oldu. Kaynakta, genç sığırların fiyatının birkaç saat içinde kilogram başına 30 ila 50 Avustralya senti arttığı, işlemci ve besi işletmelerinin fiyat tablolarını yükselttiği aktarılıyor. Kuzey Yeni Güney Galler’de Grafton çevresinde iki hafta önce alınan 30 milimetrelik yağışın ardından bir mağaza sığırı satışındaki hayvan sayısı 1.500’den 500’e geriledi ve fiyatlar hızla iyileşti. Güneyde birçok üretici, güçlü mera ve yem koşulları nedeniyle sığırları daha uzun süre tutarak kesim ağırlığını hedefliyor. Howie, teslimat öncesinde fiyatı netleştirilmeden kesim kapasitesi ayırtılmasının, fiyatların gerilemesi durumunda üreticiyi zor durumda bırakabileceği uyarısında bulundu. Wagga satışında en iyi ineklerin 4 Avustralya dolarının düşük seviyelerinde işlem gördüğünü, 400 kilogramın üzerindeki besilik Siyah Alaca kırması sığırlarda fiyatın kilogram başına 5,43 Avustralya dolarına, en iyi partide 5,54 dolara ulaştığını aktardı. Yorumda kuzu piyasasında da arzın sıkılaştığı belirtiliyor. Güneyde devam eden yağış, güçlü besi yemi ve iki yıllık kuraklığın kuzu sayısını azaltması, üreticilerin normalde mağaza hayvanı olarak satılacak kuzuları doğrudan kesime göndermesine yol açıyor. Howie ayrıca, yaklaşan buzağı satışları öncesinde hayvan sağlığı protokolleri, soy kütüğü bilgileri ve program uygunluğunun alıcı rekabeti açısından önem taşıdığını vurguladı.

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi

Avustralya’nın ABD’ye sığır eti ihracatı, 2025 ve 2026’daki hızlı büyümenin ardından ülkenin iç pazarında kullanılan hacmi aşmış görünüyor. Beef Central’ın Meat & Livestock Australia’dan (MLA) aldığı verilere göre ABD, Avustralya sığır eti için tarihsel olarak ilk kez en büyük tek pazar konumuna gelmiş olabilir. Kaynak, bu kilometre taşının kesin olarak doğrulanmadığını ve karşılaştırmanın tahmini iç kullanım verilerine dayandığını belirtiyor. MLA’nın 2025-26 mali yılı tahminlerine göre Avustralya içindeki sığır eti kullanımı karkas ağırlığıyla 565.856 ton oldu. Bu miktarın %68’lik kemiksiz eşdeğeri 384.782 ton sevkiyat ağırlığına karşılık geliyor. Aynı mali yıl 30 Haziran’da sona ererken ABD’ye yapılan ihracat 493.419 ton sevkiyat ağırlığına ulaştı. Bu hesaplama, ABD’ye gönderilen hacmin iç kullanım için tahmin edilen kemiksiz eşdeğeri geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Avustralya iç pazarı doğrudan ölçülmüyor. İç kullanım, toplam ulusal üretim ile ihracat arasındaki farktan çeşitli varsayımlarla hesaplanıyor ve gerçek tüketimin yalnızca bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle MLA sözcüsü, söz konusu karşılaştırmanın dikkatle yorumlanması gerektiğini söyledi. Kaynağa göre kilometre taşının son yıllarda daha önce gerçekleşip gerçekleşmediği kesin değil; böyle bir durumun 1970’ler veya 1980’lerde yaşanmış olabileceği ihtimali de aktarılıyor. ABD’deki sığır varlığının kuraklık ve sürünün toparlandığına ilişkin belirgin işaretlerin bulunmaması nedeniyle son üç yılda 70 yılın en düşük seviyelerine inmesi, ithalatı artıran başlıca koşul olarak gösteriliyor. Avustralya’nın ABD’ye ihracatı 21 Ekim’e kadar 410.000 tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre 50.000 tonluk veya %15’lik artış anlamına geliyor. Bazı analistler yıl sonu toplamının 460.000-480.000 tona çıkabileceğini öngörüyor. Kaynak, gelişmenin Avustralya iç pazarındaki belirgin bir zayıflamadan çok ABD ticaretindeki büyümeyle ilgili olduğunu vurguluyor. MLA’nın 4 Ekim’e kadar olan son 12 aylık verilerine göre iç piyasada sığır etinin değeri %12, hacmi %1,1 ve fiyatı %10,8 arttı. MLA’dan Nathan Low, perakende fiyatları çift haneli yükselmesine rağmen sığır etinin perakendedeki değer payının ve hareket eden hacminin arttığını belirtti.

Mısır ve Ayçiçeği Satışında Kalite ve Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Mısır ve Ayçiçeği Satışında Kalite ve Koşullar Öne Çıkıyor

Kıt arzın alım fiyatlarını yükseltebilmesine karşın, son derece düşük verim ortalamalarının üreticilerin gelir kaybını her zaman telafi etmeyebileceği belirtildi. Magyar Mezőgazdaság’ın MMG Direkt yayınında IKR Agrár’ın ürün ticareti direktörü Csuka János, üreticilerin piyasa koşullarını değerlendirmesi ve aşırı hava şartlarına uyum sağlaması gereken başlıkları ele aldı. Mısır piyasasında miktarın yanı sıra kalite de belirleyici oluyor. Aflatoksinle bulaşmış ürünün satışı dikkatli değerlendirme ve laboratuvar analizi gerektiriyor. Avrupa Birliği sınır değerini aşan toksin içeren mısır yem ve gıda amacıyla kullanılamazken, bazı işleme tesisleri bu ürünü biyokütle olarak, örneğin etanol üretiminde değerlendirebiliyor. Ayçiçeği satışında yağ oranı, nem ve karışım oranı hesaplaşmayı etkileyebiliyor. Kalite primiyle satış ile all-in fiyatlandırma arasındaki farkın bilinmesi, üreticilerin kendileri için uygun seçeneği belirlemesine yardımcı olabilir. Teslimat zamanı, depolama ücreti, finansman maliyetleri ve hesaplaşma koşulları da nihai sonucu değiştirdiği için tekliflerin aynı şartlarla karşılaştırılması gerekiyor. Hassas tarım, dijitalleşme, danışmanlık ve hedefli uygulamalar da değişen üretim koşullarında önem kazanıyor.

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı

Pakistan’ın gıda grubu ihracatı, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %25,32 arttı. Pakistan İstatistik Bürosu verilerine göre temmuz-eylül döneminde farklı gıda ürünlerinin ihracat değeri 1,388 milyar dolara yükseldi; geçen yılın aynı döneminde bu değer 1,108 milyar dolardı. Toplam ihracat artışında pirinç öne çıktı. Pirinç ihracatı %55,89 artarak 1,074 milyon metrik tona ve 652,396 milyon dolar değere ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 713.794 metrik ton pirinç 418,509 milyon dolar değerle ihraç edilmişti. Balık ve balık ürünleri ihracatı da %14,61 artarak 49.884 metrik ton ve 102,686 milyon dolar oldu. Baharat ihracatı %18,94 artışla 8.464 metrik ton ve 23,801 milyon dolara yükseldi. Yağlı tohum ve sert kabuklu yemiş ihracatı ise %240,85 artarak 110.930 metrik ton ve 124,623 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı çeyrekte gıda ürünleri ithalatı da %3,44 artışla 2,330 milyar dolara çıktı; geçen yıl bu değer 2,252 milyar dolardı.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi

İsveç Tarım Kurulu, 2026 ilkbaharında başvurulan euro cinsinden tarım desteklerinin hektar ve hayvan birimi başına tutarlarını açıkladı. Desteklerin amacı sürdürülebilir ve rekabetçi tarıma katkı sağlamak. Euro üzerinden belirlenen ödemeler, her yıl ekim ayında toplam başvurulan hektar ve hayvan birimi sayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. 2026 için çiftlik desteği hektar başına 132,27 euro, ilk 150 hektar için yeniden dağıtım desteği 16,92 euro ve genç çiftçi desteği 90,23 euro olacak. Sığır desteği hayvan birimi başına 93,80 euro olarak belirlendi. Organik üretim desteği tahıl, yağlı tohum ve protein bitkilerinde 162 euro; meyve ve meyvelerde 811 euro; patates, şeker pancarı ve sebzelerde 541 euro olarak uygulanacak. Tarım arazisindeki hayvan desteği ise hektar başına 195 euro. Hassas tarım planlaması desteği hektar başına 31,28 euro, yem bitkisi yetiştiriciliği desteği 59 euro olacak. Çiçekli tarla ve tarla kenarı desteği, bölgeye göre 282 euro, 726,02 euro veya 387,73 euro olarak değişecek. Karbon depolama ve azot sızıntısını azaltma desteği ara ürün için 141 euro, yakalama bitkisi için 156 euro ve ilkbahar işlemesi için 72 euro olarak açıklandı. 2026 ödemelerinde 1 euro 11,331 İsveç kronu üzerinden hesaplanacak. Çoğu ödemenin 11 Aralık'ta başlaması, bazı desteklerde %85'lik kısmi ödemenin ise 13 Kasım'dan itibaren yapılması planlanıyor; bu desteklerin nihai ödemeleri Ocak 2027'de başlayacak.

Mısır’da Pirinç Fiyatlarındaki Gerileme Arz Fazlasına Bağlandı
Görsel kaynağı: Al-Masry Al-Youm · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Pirinç Fiyatlarındaki Gerileme Arz Fazlasına Bağlandı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, pirinç fiyatlarındaki gerilemenin planlanan ekim alanlarının aşılması ve feddan verimindeki artışla oluşan arz fazlasından kaynaklandığını açıkladı. Farouk, bir televizyon programındaki telefon bağlantısında, üreticilerin maliyetlerin altında kalan fiyatlara ilişkin şikâyetlerini değerlendirdi. Bakanın aktardığına göre pirinç ekimi için planlanan 1,05 milyon feddanlık alan %40 ila 50 oranında aşıldı. Feddan başına verim de 2014’te yaklaşık 2,5 tondan günümüzde 4 ila 5 tona yükseldi. Ekim alanı ve verimdeki artışın talebi aşan arz oluşturduğu, bunun da fiyatları aşağı çektiği belirtildi. Farouk, üreticilerin gelirlerini korumak ve daha adil fiyat oluşumunu desteklemek için tarım politikasıyla belirlenen ekim alanlarına uyulması gerektiğini söyledi. Görüşmede ayrıca enerji fiyatlarının 65 dolardan 100-110 dolar aralığına çıkması, tedarik zinciri sorunları, Babülmendep ve Süveyş Kanalı’ndaki problemler ile bölgesel gerilimlerin bazı ürünlerin maliyetlerini artırdığı ifade edildi. Bakanlık, ithal yemlere bağımlılığı azaltmak için yerli yem alternatiflerinin ekimini de genişletiyor.

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) yönetim kurulu üyesi José Manuel Mesa, SIAL Paris sonrasında Uruguay etine yönelik uluslararası talebin sürdüğünü, ancak alıcıların ihtiyaç duyduğu arzı bulmanın zorlaştığını söyledi. Mesa, fuardaki ticari görüşmelerden talebin kalıcı olacağı ve tedarik sıkıntısının belirgin olduğu sonucunun çıktığını aktardı. Buna karşın görüşmelerde, mevcut fiyatların üzerine çıkılacağına dair somut bir işaret bulunmadığını belirtti. Mesa’ya göre Uruguay’ın bu talep ortamından yararlanabilmesi, hayvancılıktaki üretim kısıtlarını aşmasına bağlı. Daha fazla yem mevcudiyetinin buzağı üretim sonuçlarını iyileştireceğini, yeniden yetiştirmeyi hızlandıracağını ve besiye daha genç ve ağır hayvanların gönderilmesini sağlayacağını ifade etti. Gebelik ve sütten kesme sorunlarının da çoğu zaman yeterli vücut kondisyonuna ulaşamayan ve gereken miktarda ot tüketemeyen ineklerle bağlantılı olduğunu söyledi. Tahıl kullanımının üretim süreçlerini hızlandırdığını belirten Mesa, bu seçeneğin tahıl fiyatlarına ve tahıl-et değişim ilişkisine bağlı olduğu uyarısını yaptı. Bu nedenle tarla iyileştirmeleriyle birlikte kışlık yem bitkileri ve ekili meraların artırılmasını gerekli gördü. Uruguay’da yaklaşık 800.000 hektar kışlık yem bitkisi ile 1,1 milyon ila 1,2 milyon hektar arasında konvansiyonel mera bulunduğunu aktaran Mesa, iyileştirilmiş alan genişletilmedikçe et üretiminde yapısal artışın zor olacağını söyledi. SIAL Paris ve Brüksel’deki temaslarda Avrupa Birliği ile anlaşmada öngörülen kotaların Mercosur ülkeleri arasındaki dağılımının henüz çözülemediği de ele alındı. Mesa, izin sahibi ithalatçıları tedarik edebilecek ihracatçılarla buluşturmanın güçlük taşıdığını belirtti. Brezilya’nın Avrupa pazarına erişimindeki sorunların diğer ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu, ancak bunun kalıcı bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Mesa ayrıca Uruguay’ın Avrupa’nın ormansızlaşma düzenlemesiyle bağlantılı sertifikaya sahip eti göndermeye başladığını söyledi. INAC’ın, etin Hollanda ve Almanya limanlarından girdikten sonra hangi bölgelere dağıtılıp tüketildiğini belirlemeye çalıştığını aktaran Mesa, bu çalışmanın tanıtım kampanyalarını talebin yüksek olduğu pazarlara yönlendirmeyi amaçladığını belirtti. Fuardan derlenen beklentilere göre önümüzdeki yıllarda Uruguay etinin pazarlanmasında güçlük öngörülmüyor.

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek

Slovakya’da kuraklıktan etkilenen tarımsal işletmeler için ayrılan 35 milyon avroluk desteğin takvim yılının sonuna kadar ödenmesi planlanıyor. Tarım Bakanı Richard Takáč ile ödeme ajansının genel müdürü Marek Čepko, desteğin hayvansal üretime ve bu üretimle bağlantılı yem bitkilerine yönlendirileceğini açıkladı. Kaynakların tüm üreticilere ve bölgelere eşit biçimde dağıtılmayacağı belirtildi. Dağıtımda Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsünün kuraklık verileri kullanılacak. Buna göre Slovakya, kuraklığın etkisinin en ağır olduğu bölgeler ve diğer etkilenme düzeylerini gösteren kategorilere ayrılacak; yardımın kuraklıktan en fazla zarar gören yetiştiricilere verilmesi hedeflenecek. Öncelik, tüm sığır kategorileri ile yemlere bağımlı koyun ve keçi yetiştiricilerine tanınacak. Yem bitkileri tek yıllık ve çok yıllık olarak sınıflandırılırken, bu gruplar için farklı destek oranları önerildi. Ödeme ajansının bir temsilcisi, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin destek alamayacağını söyledi. Kuraklık desteğinin kesin dağıtım anahtarı ise henüz açıklanmadı. Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast, kuraklığın etkilerinin yıl başından bu yana özellikle yemlerde ağır biçimde görüldüğünü belirtti. Haberde ayrıca yeşil mazot, gübre ve kuraklık desteklerinin takvim yılının sonuna kadar ödenmesinin beklendiği aktarıldı; ancak bu desteklerin dağıtım ayrıntıları verilmedi.

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Clarín · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvan Besleme Girdilerinin İthalat Vergilerini İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Sergio Iraeta, hayvan besleme endüstrisinde kullanılan kritik ithal girdilerin tarifeleri üzerinde hükümetin çalıştığını açıkladı. Iraeta, rasyon karışımlarında kullanılan mallara ilişkin ithalat vergilerinin incelenmek üzere gündemde olduğunu, ancak çözülmesi gereken konular bulunduğunu belirterek sektörden güven istedi. Açıklama, Buenos Aires Tahıl Borsası'nda düzenlenen 10. Hayvan Besleme Kongresi'nde yapıldı. Kongreyi düzenleyen Arjantin Hayvan Besleme Şirketleri Odası CAENA'nın Başkanı Alejandro Bravo, hükümetin açıklamasından önce stratejik girdiler üzerindeki ithalat vergilerinin kaldırılmasını istedi. Bravo, hayvan besleme maliyetlerinin düşürülmesinin ve verimliliğin artırılmasının et, süt ve diğer hayvansal protein zincirlerinin rekabet gücünü destekleyeceğini söyledi. Bravo ayrıca, işletmelerin yatırımlarda kullanabileceği işletme sermayesini serbest bırakmak için KDV ve gelir vergisi üzerinden yapılan kesintilerin azaltılmasını veya kaldırılmasını talep etti. Sektör temsilcisi, Ulusal Tarımsal Gıda ve Sağlık Hizmeti Senasa bünyesinde ürün bazında tek bir girdi sicili oluşturulmasını ve RUCA'dan SISA'ya geçişin tamamlanmasını da istedi. CAENA'nın diğer talebi, üretim, yenilik ve ihracatın önünde engel oluşturmadan gıda güvenliği ile hayvan sağlığını güvence altına alan bilime dayalı bir düzenleme oluşturulması oldu. Iraeta ise hayvan besleme ürünlerinin alımını desteklemek amacıyla Banco Nación'da 90 gün vadeli ve %0 faizli bir kredi hattı uygulandığını açıkladı. Kaynakta ithalat tarifelerinde yürürlüğe girmiş yeni bir oran veya kesinleşmiş bir değişiklik bildirilmedi.

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor

Buzağıların solunum sendromu, genç sığırlarda sağlık, hayvan refahı ve işletme ekonomisi açısından önemli sonuçlara yol açabilen çok faktörlü bir hastalık grubu olarak tanımlanıyor. Hastalığın oluşumunda patojenlerin yanı sıra barınak koşulları, beslenme ve işletme yönetimi de rol oynuyor. Sığırların akciğer kapasitesinin vücut büyüklüğüne oranla düşük olması, bu hayvanları solunum hastalıklarına karşı daha hassas hâle getiren etkenler arasında gösteriliyor. Sendrom, üst ve alt solunum yollarında iltihabi süreçlere neden olabiliyor. Bovin solunum sinsityal virüsü, parainfluenza 3 ve adenovirüsler başlıca viral etkenler arasında yer alırken, bu virüslerin solunum yolu epitelini zayıflatması ikincil bakteriyel enfeksiyonlara kapı açabiliyor. Mannheimia haemolytica, Pasteurella multocida ve Mycoplasma bovis bu aşamada önem taşıyan bakteriler olarak sıralanıyor. Ateş, solunum hızında artış, zor ve ağrılı nefes alma, burun akıntısı ve öksürük sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Buzağıların yorgun düşmesi, daha az yem tüketmesi ve büyümesinin yavaşlaması da tabloya eşlik edebiliyor; ağır vakalarda zatürre gelişerek ölümle sonuçlanabiliyor. Belirtiler başka hastalıklarla benzerlik gösterebildiği için tanıda yalnızca klinik gözlem yeterli görülmüyor. Solunum yollarından alınan sürüntü veya yıkama örnekleri laboratuvarda incelenerek viral ve bakteriyel etkenler belirlenebiliyor. Kültür ve moleküler yöntemlerin yanı sıra, birden fazla solunum patojenini aynı anda tespit etmeye yönelik hızlı saha testleri de kullanılabiliyor. Etkenin doğru belirlenmesi, uygun tedavinin seçilmesi ve enfeksiyonun sürü içinde yayılmasının sınırlandırılması bakımından önem taşıyor. Tedavide erken müdahale temel koşul olarak öne çıkıyor. Ateşin düşürülmesi, iltihabın azaltılması ve solunum sisteminin desteklenmesinin yanında, gerektiğinde gram-negatif bakterilere yönelik antibiyotiklerden yararlanılabiliyor. Antibiyotik seçiminin duyarlılık testlerine dayandırılması, tedavinin hedefe yöneltilmesi ve direnç gelişimi riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Ağır vakalarda serum veya bağışıklık düzenleyici ürünler kullanılabilirken, sıvı-elektrolit desteği, kaliteli süt ya da süt ikame yemi ve yakın takip de destekleyici bakımın parçalarını oluşturuyor. Korunmada kuru, temiz, tozsuz ve iyi havalandırılan barınaklar ile buzağıların küçük gruplar hâlinde yetiştirilmesi öneriliyor. Yeterli ve kaliteli kolostrumun doğumdan sonra en geç 2 saat içinde verilmesi, bağışıklığın desteklenmesi açısından kritik kabul ediliyor. Dengeli beslenme, vitamin ve iz element eksikliklerinin önlenmesi, erken sütten kesme ve aşırı kalabalık gibi stres etkenlerinin azaltılması da riskin düşürülmesine yardımcı oluyor. Risk döneminden önce uygun aşılama, ilk belirtilerde hasta hayvanın izole edilmesi ve veteriner hekime hızlı başvurulması korunma programının diğer temel adımlarını oluşturuyor.