ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 52

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi

Finlandiya’da okul sütü sistemi kapsamında yalnızca içme sütü yerine meyve veya yemiş içeren süt ürünleri, pürüzsüz içecekler ve benzeri süt bazlı ara öğünlerin sunulması önerildi. Öneri, MTK’nin süt işleri sorumlusu Saralotta Engblom tarafından, Uluslararası Okul Sütü Günü öncesinde gündeme getirildi. Engblom, sıvı süt tüketiminin azalmasına karşılık yoğurt, lor ve diğer süt bazlı ara öğünlere ilginin arttığını belirtti. Bu nedenle Finlandiya’da okul dağıtım sisteminin, çocukların okul günü içindeki beslenmesini destekleyecek besin değeri yüksek süt bazlı ürünleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak meyve veya yemiş içeren ürünlerin sisteme dahil edilmesi, Avrupa Birliği mevzuatında belirtilen koşullara bağlı. Finlandiya, çocuklarda süt, belirli süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimini teşvik eden Avrupa Birliği okul dağıtım sisteminde yer alıyor. Sistem aynı zamanda çocukların tarım, gıda üretimi ve sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Bitki bazlı içecekler ise destek kapsamındaki ürün grupları arasında bulunmuyor. Engblom, okul sütünü Finlandiya’daki çocukların gıdanın üretim süreciyle bağlantı kurmasını sağlayan bir araç olarak değerlendirdi.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir

Bir Avrupa Birliği (AB) sağlık ve gıda güvenliği yetkilisi, Brezilya’dan sığır eti ithalatının AB’ye en az iki yıl yasaklanabileceğini belirtti. Brezilya sığır etinin pazara dönebileceği tarihin henüz belirlenmediği bildirildi. İki yıllık sürenin, Brezilya’da sığırların yetiştirilip kesim yaşına ulaşması için gereken zamana dayandığı aktarıldı. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya sığır eti, kanatlı eti ve diğer hayvansal ürünlerinin ithalatını askıya aldı; karar, antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB kurallarına uyum endişeleri sonrasında geldi.

Kazakistan Tarım Bakanlığı; Sığır Eti Fiyatlarında Sert Artış Beklemiyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan Tarım Bakanlığı; Sığır Eti Fiyatlarında Sert Artış Beklemiyor

Kazakistan Tarım Bakanlığı, sığır eti fiyatlarında sert bir artış beklemediğini açıkladı. Bakan Yardımcısı Nazgul Hatepova, ülkede kilogram başına ortalama fiyatın 3.800 tenge olduğunu, Astana’da ise fiyatların 3.800-4.000 tengeden başladığını bildirdi. Bakanlığa göre iç pazar, yerli üretimle tamamen karşılanıyor. Bazı bölgelerde dönemsel küçük artışlar görülse de geçen hafta ülke genelinde sığır eti fiyatlarındaki artış %0,1 oldu. Bakanlığın verilerine göre Kazakistan’da 2025 yılında 434 bin ton sığır eti üretildi. Cari yılın ilk sekiz ayında üretim hacmi ve sığır varlığı da artış gösterdi.

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor

İran’da sezon sonuna doğru yükselen sıcaklıkların elma bahçelerinde hasat öncesi meyve dökümünü artırdığı bildirildi. İANA’ya konuşan akademisyen Kasım Hasani, bu durumun hem hasat edilebilir ürünü azalttığını hem de gıda kayıplarını artırabildiğini belirtti. Hasani, hasat öncesi döküme daha dayanıklı elma çeşitlerinin geliştirilmesini önemli bir araştırma alanı olarak gösterdi. Büyüme dönemi daha kısa çeşitlerin daha erken hasat edilebileceğini ve meyvenin sezon sonundaki yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin kısalacağını ifade etti. İran’daki çeşit geliştirme programının 1384 yılında başlatıldığı ve aralarında Golbahar, Şerbati, Nima, Taban, Nobaran, Baharan, Hordad, Mordad ve Serhin’in bulunduğu çeşitlerin tanıtıldığı aktarıldı. Bahçe yönetimi için çinko ve kalsiyum bileşiklerinin en az dört kez uygulanması, dengeli budama yapılması ve ağır budamadan kaçınılması önerildi. Beslemenin yaprak analizine göre planlanması, sulamada basınçlı sistemlerin kullanılması ve hasat zamanının fizyolojik göstergelere göre belirlenmesi de tavsiye edildi.

Fas’ın Taze Meyve ve Sebze İhracatı 2025’te 2,38 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ın Taze Meyve ve Sebze İhracatı 2025’te 2,38 Milyon Tona Ulaştı

Fas’ın taze meyve ve sebze ihracatı 2025’te 2,38 milyon tona ulaşarak ülkenin 2022’de kaydettiği 2,48 milyon tonluk tarihî rekorun yakınına geldi. İhracat performansında domates ve mandalina öne çıktı. Domates sevkiyatı 708 bin ton, mandalina sevkiyatı ise 493 bin ton oldu; bu iki ürün toplam ihracatın yaklaşık yarısını oluşturdu. Avrupa Birliği (AB), Fas’ın taze meyve ve sebze ihracatındaki ağırlığını korudu. 2025’te Fas’tan AB ülkelerine 1,47 milyon ton ürün gönderildi ve bu miktar toplam ihracatın %62’sine karşılık geldi. Fransa 634 bin tonla ilk sırada yer alırken onu 362 bin tonla İspanya ve 243 bin tonla Hollanda izledi. Bununla birlikte, takvim yılı verileriyle tarım kampanyası verileri farklı bir tablo ortaya koydu. 2025/2026 kampanyasında AB’nin Fas’tan taze meyve ve sebze ithalatı 1,37 milyon ton olarak kaydedildi. Bu miktar, önceki kampanyadaki 1,54 milyon tonluk rekorun %10 altında kaldı. Aynı dönemde AB’nin Fas’tan domates ithalatı da önceki kampanyadaki 563 bin tondan 503 bin tona geriledi. Fas’ın ihracatında ürün ve pazar çeşitliliği de değişti. Yaban mersini ihracatı 2025’te 85 bin 500 tona çıkarak bir yılda yaklaşık %25 artarken, Birleşik Krallık’a yapılan toplam meyve ve sebze sevkiyatı yaklaşık 330 bin tona ulaştı ve %8 yükseldi. Buna karşılık, Rusya’ya gönderilen ürün miktarı 2018’deki 355 bin tondan 2025’te 105 bin tona düştü. Avokado ithalatındaki gerileme ise sıcak hava, seller ve şiddetli rüzgârların üretimi etkilemesiyle ilişkilendirildi.

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi

2025’te Frontiers in Animal Science dergisinde yayımlanan bir çalışma, Primitivo üzümünden elde edilen üzüm posasının Podolica sığırları ile Limousine × Podolica ve Marchigiana × Podolica melezlerinin beslenmesinde kullanılmasını inceledi. Rasyona %20 oranında eklenen üzüm posası; büyüme performansı, karkas özellikleri, et kalitesi ve üretim ekonomisi bakımından değerlendirildi. Üzüm posası verilen hayvanlardan elde edilen ette malondialdehit yoğunluğu tüm genotiplerde azaldı. Araştırmacılar bu sonucu, üzüm posasının antioksidan etkinliğiyle ilişkilendirdi. Besleme uygulaması ayrıca palmitik asit, toplam doymuş yağ asitleri ve toplam tekli doymamış yağ asitlerinin azalmasıyla; linoleik asit, toplam çoklu doymamış yağ asitleri, omega-6 ve toplam konjuge linoleik asitlerin artmasıyla sonuçlandı. Etin olgunlaştırılması üç, dokuz ve 14 gün sürelerinde gerçekleştirildi; kesme direnci bu süreçte kademeli olarak azaldı. Çalışma, üzüm posasının değerlendirilmesinin tarımsal yan ürünlerin yeniden kullanımını destekleyebileceğini ve yerel kaynaklarla besleme imkânı sunabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte üzüm çeşidi, tanen yoğunluğu ve ekstraksiyon süreçlerinin yan ürünün iştah açıcı özelliğini ve besin değerini etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle kullanılacak materyalin önceden kimyasal ve besinsel açıdan karakterize edilmesi gerekiyor. Ekonomik sonuçlar genotipe göre farklılaştı. Üzüm posası kullanımına bağlı değişim oranı Marchigiana × Podolica grubunda negatif olurken, Podolica grubunda %0,46, Limousine × Podolica melezlerinde ise %2,00 pozitif değer aldı. Araştırmacılar, bu bulgunun besleme uygulamasının ekonomik uygunluğunun hayvanın genetik yapısına bağlı olabileceğini gösterdiğini belirtti.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Finlandiya ve Beş Ülke AB’de Tarım ve Bölgesel Desteklerde Kesinti İstiyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya ve Beş Ülke AB’de Tarım ve Bölgesel Desteklerde Kesinti İstiyor

Finlandiya’nın da aralarında bulunduğu Almanya, Hollanda, Avusturya, İsveç ve Danimarka, Avrupa Birliği’nin (AB) tarım ve en zayıf bölgelerine yönelik desteklerinde önemli kesintiler yapılmasını istiyor. Financial Times’ın aktardığına göre altı ülke, taleplerini ortak bir mektupla AB’ye iletti. Ülkeler, talepleri karşılanmazsa gelecek çok yıllı bütçeyi onaylamama tehdidinde bulunuyor. Ortak mektupta AB bütçesinin kapsamlı biçimde yenilenmesi talep ediliyor. Tarım ve bölgesel desteklere ayrılan kaynakların savunma ile inovasyona aktarılması isteniyor. Bu destekler, AB bütçesinin geleneksel olarak yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Talepler, 2028-2034 dönemini kapsayacak bütçeye ilişkin. Bütçenin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği’nin 27 üyesinin tamamının onayı gerekiyor. Finlandiya’nın da yer aldığı girişim, bu nedenle bütçe görüşmelerinde tüm üye ülkelerin uzlaşmasını gerektiren bir süreçte ilerliyor.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi

Romanya’nın Botoșani ilinin kuzeyindeki Hudești bölgesinde çiftçiler, kargaların ayçiçeği tarlalarında ciddi zarara yol açtığını bildirdi. Çiftçilerin tahminine göre bazı parsellerde üretimin yarısından fazlası etkilendi. Kuşların ayçiçeğinin yanı sıra mısır tarlalarına da zarar verdiği belirtildi. Sorunların ağustos ayında, bitkiler hasat dönemine ulaşmadan önce başladığı aktarıldı. Aynı yıl parseller arasındaki verim farklılıklarının yağış miktarı, yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar ve uygulanan üretim teknolojisine göre değiştiği kaydedildi.

Yeni Zelanda’da Koç Satışlarında Talep Artışı Bekleniyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Koç Satışlarında Talep Artışı Bekleniyor

Yeni Zelanda’da koyun yetiştiricilerinin güvenindeki belirgin artış, ekim-şubat dönemindeki koç satışlarında talebin güçlenebileceğine işaret ediyor. Rekor kuzu fiyatları, ticari koyun işletmelerinin daha iyi genetik seçimine daha fazla para ve zaman ayırması beklentisini artırdı. Geçen yaz koç fiyatları yükseldi; açık artırmalarda satışların ortalaması hayvan başına 1.864 Yeni Zelanda doları oldu. Bazı damızlık işletmelerinin ortalaması 3.000 Yeni Zelanda doları veya biraz üzerinde gerçekleşti. Yüksek koyun eti fiyatları ve yakın dönemde toparlanan melez yapağı fiyatları da beklentileri destekledi.

Romanya’da Mısır Fiyatı Buğdayı Aştı
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Mısır Fiyatı Buğdayı Aştı

Romanya’da mısır hasadının başlamasıyla ürünün fiyatı buğdayın üzerine çıktı. Emtia piyasaları uzmanı Cezar Gheorghe, AGRO TV’deki “Tarım Raporu” programında mısırın tonunun yaklaşık 234-235 avrodan işlem gördüğünü söyledi. Gheorghe, bu durumun 2020’de mısırın buğdaydan daha pahalı hale geldiği dönemi hatırlattığını belirtti. Gelişme, Romanya iç piyasasında rekabetin öne çıktığı bir dönemde yaşanıyor. Hasadın başlamasıyla çiftçiler, ürünün kurutulması ve depolanması için önemli maliyetlerle karşı karşıya bulunuyor.

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü

Chicago piyasasında soya fasulyesi ve buğday fiyatları, önceki haftadaki negatif seyri sürdürerek sert geriledi. Düşüş kolzaya da yayıldı. ABD hasadının yarattığı baskının yanı sıra ABD ve Çin devlet başkanları arasındaki görüşmenin ardından yeni bir gelişme açıklanmaması piyasayı hayal kırıklığına uğrattı. Çin’in ABD soya fasulyesine uyguladığı %10’luk misilleme vergisi de yürürlükte kaldı. Amerikan Soya Birliği, bu verginin Çinli özel ithalatçıların erişimini sınırladığını ve soya ticaretinin ağırlıklı olarak Çinli devlet şirketleri tarafından yürütülmesine yol açtığını belirtti. Birlik, Çin’in 2026-2028 arasında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünün üreticiler için istikrar sağlayabileceğini, ancak bu taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesini beklediklerini açıkladı. Brezilya soya fasulyesi için iklim riskinin yüksek olduğu, ekimin ise henüz yeni başladığı aktarıldı. Petrol fiyatlarının öngörülemeyen seyri de önümüzdeki aylarda bitkisel yağ fiyatları açısından belirleyici olabilir. Buğdaydaki düşüş de güçlü oldu; bazı yerel şirketlerde fiyat ton başına 225 ABD dolarından 220 ABD dolarına indi. Rusya ve Ukrayna buğdayı için alternatif ihracat yollarının önem kazanabileceği belirtilirken, Ukrayna tahminleri bu koridorların en fazla mevcut ihracat kapasitesinin yaklaşık yarısına ulaşabileceğine işaret etti. Bu sınırın korunması halinde mevcut ticaret döneminde yaklaşık 30 milyon ton tarımsal ürünün ihraç edilemeyebileceği ve bunun stokları, likiditeyi, depolama kapasitesini ve uluslararası tahıl arzını etkileyebileceği kaydedildi. Buğday stokları 1 Eylül itibarıyla 14,60 milyon tona çıktı ve yıllık bazda %31,6 arttı. Avrupa’da aralık vadeli buğday sözleşmesi 3,50 avro gerileyerek ton başına 233,25 avroya indi. Buna karşılık SovEcon, Rusya’nın eylül ayı buğday ihracatı tahminini 2,10 milyon tondan 2,30 milyon tona yükseltti; bu miktar son beş yıl ortalamasının altında kaldı. Brezilya pirinç referansı ise çuval başına 82 reali aşarak yükselişini sürdürdü ve 16 ABD doları seviyesinde güçlendi.

Chicago’daki Düşüş Brezilya’da Soya Fiyatlarını Geriletti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’daki Düşüş Brezilya’da Soya Fiyatlarını Geriletti

Brezilya’da soya fiyatları, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) sert düşüşün etkisiyle 28 Eylül’de çoğunlukla geriledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, piyasanın düşük likidite nedeniyle büyük ölçüde kilitlendiğini, alıcılar ile üreticilerin işlemlerden uzak durduğunu söyledi. Dolar yükselmesine rağmen primlerin büyük ölçüde yatay kalması ve agresif bir hareket görülmemesi, fiyatları desteklemedi. Fiziksel piyasada Passo Fundo’da fiyat 156’dan 155 Brezilya realine, Santa Rosa’da 157’den 156 realine, Cascavel’de 151’den 150 realine geriledi. Dourados, Rio Verde, Paranaguá ve Rio Grande’de de düşüşler kaydedildi. Rio Verde’de fiyat 147’den 145 reale inerken Rondonópolis, 147’den 148 reale yükselen tek merkez oldu. Analist, üreticilerin kısa vadeli işlemler yerine yeni soya sezonunun ekimine odaklandığını belirtti. Chicago’daki baskıda, uzun pozisyonların kapatılması ve Çin ile ABD arasındaki tarife gelişmeleri etkili oldu. Çin’in mısır, buğday, et ve süt ürünleri dahil çeşitli ABD tarım ürünlerinde tarifeleri düşürmesi beklenirken soya, ortak açıklanan listede yer almadı. Yatırımcılar ayrıca 1 Eylül tarihli ABD soya stokları raporunu bekliyor. Analist ve brokerların tahmini, stokların geçen yılki 325 milyon bushelin biraz altında, 323 milyon bushel düzeyinde olması yönünde. Kasım 2026 teslimatlı soya sözleşmesi %2,33 düşerek bushel başına 12,88 ABD dolarına geriledi; soya küspesi ve soya yağı sözleşmeleri de değer kaybetti.

Uruguay’da Ağustos Süt Sevkiyatı Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Ağustos Süt Sevkiyatı Rekor Kırdı

Uruguay’da sanayi tesislerine gönderilen süt miktarı ağustosta 217,58 milyon litreye ulaşarak ay bazında rekor kırdı. Sevkiyat, geçen yılın aynı ayına göre %2 arttı; ancak bu oran önceki aylardaki büyümenin altında kaldı. Ocak-ağustos döneminde fabrikalara gönderilen süt toplamı 1,456 milyar litre oldu ve yıllık bazda %9,1 yükseldi. Eylül 2025-Ağustos 2026 arasındaki 12 aylık hareketli toplam ise 2,333 milyar litreye çıkarak yıllık %9 artış gösterdi.

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı

Şili’nin işlenmiş meyve ve sebze ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %7 artarak 2,271 milyar ABD dolarına ulaştı. Şili Dış Ekonomik İlişkiler Alt Müsteşarlığı (SUBREI) verilerine göre bu performans, aynı dönemde toplam gıda ihracatındaki %3,6’lık artışın yaklaşık iki katına denk geldi. Sektörün başlıca büyüme kaynağı dondurulmuş ürünler oldu. Bu grubun ihracatı %13 artarak 607 milyon ABD dolarına yükseldi. Dondurulmuş ahududu ihracatının değeri %63, kiraz ihracatının değeri ise %51 arttı. Artış, yalnızca fiyatlardan kaynaklanmadı: ahududu ihracatında miktar %33, ortalama fiyat %23; kiraz ihracatında ise miktar %32, ortalama fiyat %15 yükseldi. Dondurulmuş ürünlerde ABD başlıca pazar olmayı sürdürürken Avustralya, Kanada, Japonya ve Güney Kore onu izledi. Ürün grubunun ulaştığı pazar sayısı 2025’teki 60’tan bu yılın ilk sekiz ayında 63’e çıktı. İşlenmiş meyve ve sebze ihracatının tamamı ise 105 ülkeye ulaştı; ABD ve İtalya %16’şar, Almanya %8 pay aldı. Diğer ürün gruplarında sonuçlar daha karmaşık bir görünüm sundu. Püre ihracatı %14, konsantre meyve suları %13, kurutulmuş ürünler %7 ve konserveler %3 geriledi. Kaynağa göre bu düşüşlerde bazı gruplarda daha düşük ortalama fiyatlar, meyve sularında ise özellikle sevkiyat miktarındaki azalma etkili oldu. Buna karşın konserve ürünlerin ulaştığı pazar sayısı bir yılda 43’ten 70’e yükseldi. Chilealimentos Başkanı Juan Manuel Mira, dondurulmuş ürünlerin daha yüksek miktar ve fiyat birleşimiyle büyümeye katkı verdiğini belirtti.

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Biyoçeşitlilik Mera Yönetiminde de Ele Alındı

Macaristan’ın Bőszénfa kentindeki Bőszénfa Szarvasfarm’ın yöneticisi Nagy János, otlatmalı hayvancılığın toprak ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini anlattı. Yaklaşık 2.000 hayvanın 1.300 hektarlık arazide otlatıldığı çiftlikte, 2023’te rejeneratif tarıma geçildi. Bu tarihten sonra suni gübre ve parazit ilaçlarının kullanımı bırakıldı; çiftlik yetkilisi, buna rağmen hayvan varlığında kayıp yaşanmadığını belirtti. Çiftlikte hayvan türlerine göre gübre bileşiminin toprak üzerindeki etkileri inceleniyor. Bir çalışmada mandalar ve eşekler birlikte otlatılarak toprağın biyolojik ve fiziksel değişimleri, hayvanların canlı ağırlık gelişimi ve parazit durumu gözlemleniyor. Çiftliğin deneyimine göre otlatma, yalnızca gübreleme uygulamasından farklı bir toprak gelişimi sağlıyor; hayvanların idrarı ve gübre böceklerinin faaliyetleri de toprak yaşamında rol oynuyor. Su kıtlığının belirleyici olduğu otlatmalı sistemlerde dönüşümlü otlatma öneriliyor. Buna göre alanın yaklaşık üçte ikisi sırayla otlatılırken üçte biri dinlendiriliyor ve kışlık yem bu bölümden temin ediliyor. Seçici ve aşırı otlatmanın ise bitkilerin kök rezervlerini tüketerek bitki kayıplarına yol açabileceği belirtiliyor.

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Mısır ve Buğday İçin Toplu Alım Platformu Kuruluyor

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), beyaz mısır ve buğday üreticilerinin tohum, gübre, biyolojik girdiler ve diğer temel ürünlere daha düşük maliyetle ulaşabilmesi için doğrudan ve toplu alım platformu kuracak. Platformun 30 Eylül 2026’da kullanıma açılması planlanıyor. Üreticiler, girdileri üreticilerden veya yetkili dağıtıcılardan toplu alım yoluyla indirimli temin edebilecek. 2026-2027 sonbahar-kış tarım dönemine yönelik uygulama, üretim maliyetlerini düşürmeyi ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Beyaz mısır kapsamı, insan tüketimine yönelik üretim yapan ve en fazla 20 hektar araziye sahip Sinaloa ile Sonora’daki çiftçilerle sınırlı tutuldu. Buğday desteği ise en fazla 20 hektar araziye sahip, pazarlama teşvikinden yararlanan ve Baja California, Baja California Sur, Chihuahua, Coahuila, Guanajuato, Jalisco, Michoacán, Nuevo León, Sinaloa, Sonora ve Tamaulipas eyaletlerinde bulunan üreticileri kapsıyor. Sader, girdilerin 15-30 Ekim 2026 arasında teslim edilebilmesi için üreticilerin 30 Eylül-15 Ekim döneminde Cosechando Soberanía programına dahil olmasını önerdi. Bu programda 1 milyon 300 bin pesoya kadar kredi, faiz sübvansiyonu ve üretim faaliyetlerini korumaya yönelik araçlara erişim sağlanıyor. Başvuru sahiplerinin arazilerinin yasal kullanımını kanıtlaması, faal üretici olması ve Sader’in Başvuru Sahipleri ve Yararlanıcılar Sicili’ndeki kaydını güncel tutması gerekiyor. Başvurular dijital portalın yanı sıra Sader’in temsilcilik ofisleri ve Kırsal Kalkınma Destek Merkezleri üzerinden yapılabilecek.

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

ABD Mısır Hasadı Kısa Vadede Fiyat Baskısını Artırabilir

Mısır piyasasında bu hafta ABD Tarım Bakanlığının (USDA) üç aylık stok raporu, ABD’deki hasadın ilerleyişi ve Brezilya’daki soya ekimi izlenecek. Grão Direto’nun Grainsights bünyesindeki “Direto do Campo” analizine göre bu gelişmeler, kısa vadede mısır fiyatlarının yönünü ve arz beklentilerini etkileyebilir. USDA raporunun çarşamba günü açıklanması bekleniyor. Raporda, ABD’de önceki sezondan kalan mısırın ne kadarının kullanılabilir durumda olduğu görülebilecek. Bu bilgi, 2026/27 sezonuna yönelik arz projeksiyonlarında değişikliğe yol açabilir. ABD hasadının hızlanması ise fiziksel ürünü piyasaya daha fazla taşıyarak Chicago’daki mısır sözleşmeleri üzerinde kısa vadeli baskıyı artırabilir. Hasadın ilk verim sonuçları da mevcut üretim tahminlerinin gerçekleşen ürün büyüklüğüyle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmeye yardımcı olacak. Brezilya’da piyasanın odağı, yazlık mısır ile soya ekimi arasındaki takvime çevriliyor. Soya ekiminin ne kadar hızlı ilerleyeceği, 2027’deki ikinci ürün mısırı için kullanılabilecek ekim penceresini belirleyecek. Mato Grosso’da üreticiler, yağış koşulları elverdiği ölçüde soya ekimini ilerletmeye çalışıyor; amaç, sonraki dönemde mısır ekimi için daha dar bir zaman aralığı oluşması riskini azaltmak. Döviz hareketleri de Brezilya’daki mısır ve soya fiyatlarının oluşumunda önemini koruyor. ABD’de enflasyonun sürmesi daha yüksek faiz olasılığını gündemde tutarken, Brezilya’da beklentilerin üzerinde açıklanan eylül IPCA-15 verisi kur oynaklığı ihtimalini artırıyor. Bu nedenle üreticilerin piyasa dalgalanmalarının yanı sıra üretim maliyetlerini de izlemesi bekleniyor.

Salto’da Küresel Yün Zincirinden Uzmanlar Bir Araya Gelecek
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Salto’da Küresel Yün Zincirinden Uzmanlar Bir Araya Gelecek

Uruguay’ın Salto kentinde yün sektörünün farklı halkalarından uluslararası temsilcilerin katılacağı bir buluşma düzenlenecek. Engraw firmasının 75’inci faaliyet yılını kutlamak ve yerel koyun üreticileriyle bir araya gelmek amacıyla yapılacak etkinlik, 1 Ekim Perşembe günü saat 17.30’da Ayelén Venue’de gerçekleştirilecek. Toplantıda Techwool Trading yöneticisi Aaron Shaw, yün fiyatlarındaki yükselişin nedenlerini, Avustralya’daki koyun varlığı ve arzın gerilemesini ve Çin talebinin görünümünü değerlendirecek. Şirketin yılda 100 milyon kilogram yün hareket ettirdiği ve bunun Avustralya yün sezonunun %25 ila 30’una karşılık geldiği belirtildi. Çinli danışman Lin Lin Guo da tüketimde yün inceliğinin geleceği ile Çin pazarının davranışını ele alacak. İtalyan iplik üreticisi Tollegno’nun yöneticisi Giovanni Germanetti, Avrupa talebi ile sertifikaların piyasa üzerindeki etkisini aktaracak. Norveçli spor giyim yöneticisi Cathrine Stange ise giyim sektörünün yüne yönelmesini ve sürdürülebilirlik beklentilerini tüketici açısından değerlendirecek. Etkinliğe katılım ve sonrasındaki kokteyl ücretsiz olacak; ancak önceden kayıt yapılması gerekiyor.

Brüksel Görüşmeleri OTP Anlaşmasını Bir Adım Daha Yaklaştırdı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Brüksel Görüşmeleri OTP Anlaşmasını Bir Adım Daha Yaklaştırdı

AB tarım bakanları, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) için yürütülen görüşmeleri Brüksel’de ele aldı. İrlanda’nın AB Konseyi dönem başkanlığını yürüttüğü süreçte toplantıya İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon başkanlık etti. Heydon, görüşmelerin geleceğe uygun bir OTP üzerinde anlaşmaya “bir adım daha” yaklaştırdığını söyledi. Heydon, çiftçilerin istikrar ve adil gelir sağlayan, aynı zamanda gelecekteki zorluklara yanıt vermeleri için esneklik ve destek sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bakan, açık kalan konularda siyasi yönlendirme sağlandığını ifade etti; ancak kaynakta nihai anlaşmaya varıldığı belirtilmedi.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.