ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

256 haber · Sayfa 6

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Bologna Borsasında Yem Hammaddeleri Fiyatları Arttı

Bologna borsasında 15 Ekim 2026 haftasında hayvancılıkta kullanılan bazı yem hammaddelerinin fiyatları önceki haftaya göre yükseldi. Buğday kepeği, ince kepek, buğday kırması ve yumuşak ile sert buğday farinaccio ürünlerindeki artış 5 ila 12 avro/ton arasında gerçekleşti. Küp yem posaları 5 avro/ton, ulusal ve yabancı GDO'suz tam soya ekstraksiyon unları ise 10 avro/ton arttı. Organik üretimden ulusal yemlik mısırın fiyatı 10 avro/ton, organik buğday kepeği un ve peletleri 3 avro/ton, glütenli irmik 5 avro/ton yükseldi. Borsada düşüş kaydeden ürün olmazken ulusal, AB dışı ve enerji amaçlı mısır ile çeşitli arpa, soya, ayçiçeği ve yem ürünleri sabit kaldı. AB menşeli mısır, yabancı sorgum, yabancı GDO'lu tam soya ekstraksiyon unu ve kolza ekstraksiyon unu için kotasyon verilmedi.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’nın güneyinde akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı kamyoncuların ve çiftçilerin düzenlediği protestolar Puglia ile Calabria’dan Sicilya, Campania ve Basilicata’ya yayıldı. Eylemler, ana yolların ve otoyol bağlantılarının bloke edilmesine, bazı bölgelerde akaryakıt dağıtımının aksamasına ve marketlerde taze ürün eksikliği görülmesine yol açtı. Sicilya’daki kamyoncu grevinin 22 Ekim’e kadar sürmesi beklenirken, koordinatör Salvatore Bella hükümetten yanıt gelmemesi halinde eylemlerin süresiz devam edebileceğini söyledi. Protestoların arka planında motorindeki sabit özel tüketim vergisi indiriminin 6 Ekim’de sona ermesi ve akaryakıt fiyatının yeniden yükselmesi bulunuyor. Kaynakta ortalama fiyat litre başına yaklaşık 2,30 euro olarak verildi. Sektör derneklerinin durumun ağırlaştığı ve kendiliğinden eylemlerin arttığı yönündeki uyarıları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, derneklerle 27 Ekim’de görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, akaryakıt maliyetini sınırlamaya yönelik olası yeni önlemlerin ay sonundaki görüşmeden sonra alınacağını söyledi. Calabria’daki yeni mobilizasyona çiftçiler de katıldı. Bölgesel lojistik federasyonunun organize ettiği 17 kamyoncu eylemi Gioia Tauro Limanı, Lamezia Terme Havalimanı çevresi ve Cosenza ilindeki A2 bağlantıları gibi noktalara yayıldı. Campania’ya uzanan protestolar sırasında Nola ve Nocera-Pagani otoyol çıkışları ile Battipaglia ve Campagna arasındaki bir bölüm geçici olarak kapatıldı. Sicilya’da ise bazı kamyonlar Palermo’daki Santa Lucia rıhtımı girişinde sabit bir bekleme noktası oluşturdu. Basilicata’daki yakıt tedarik sorunları, Taranto’daki Eni rafinerisine tanker erişiminin eski ILVA işçilerinin blokajı nedeniyle kesilmesiyle de bağlantılıydı. İşçiler Cuma sabahı devlet yolu 7 ile Jonica yolundaki geçişleri açtı. Eni, blokajın Puglia ve diğer güney bölgelerindeki istasyonların yanı sıra havalimanları, toplu taşıma işletmeleri, kolluk kuvvetleri ve itfaiyeye yönelik yakıt dağıtımını etkilediğini açıkladı. Şirkete göre Puglia’daki 300 Enilive istasyonunun 150’sinde yakıt kalmamıştı. Puglia’da bazı belediyelerde market raflarının boşaldığı ve akaryakıt istasyonlarında eksiklik yaşandığı bildirildi; Confcommercio Bari ise o sırada mal tedarikinde sorun bulunmadığını açıkladı. Foggia ilindeki Cerignola, San Severo ve Lucera’da birçok markette taze ürünlerin tükendiği aktarıldı. Cerignola’da belediye sivil koruma operasyon merkezi acil durumları yönetmek üzere etkinleştirildi. Protestolar, artan enerji maliyetleri ve gerileyen tarım ürünü fiyatlarıyla ağırlaşan tarım kriziyle birleşti. Bari’de yaklaşık 3 bin zeytin üreticisi gösteri yaptı. Fedagri-Confcooperative, taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir gıdaların sevkiyatının korunması gerektiğini belirtti.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere Japonya Destekli Tarım Ekipmanı Finansmanı Planlanıyor

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Moldova hükümeti, Japonya ile yürütülen tarım makineleri ve ekipmanlarının modernizasyonu projesinin devamı için müzakerelerin başlatılmasını ve anlaşmanın imzalanmasını onayladı. Yeni aşamada, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansının (JICA) desteğiyle yaklaşık 55 milyon dolara kadar finansman sağlanması öngörülüyor. Çiftçiler bu kaynakla modern tarım makineleri, sulama sistemleri, dijital çözümler ile ürünlerin depolanması ve işlenmesine yönelik ekipman alabilecek. Finansmanın 20 yıl vadeyle ve altı yıllık ödemesiz dönemle verilmesi planlanıyor. Faiz oranı %3,2 olacak; ekipmanlar piyasa fiyatından %10-15 daha düşük maliyetle taksitli alınabilecek. Krediyi devlet değil, yararlanıcı çiftçiler geri ödeyecek. Geri ödenen kaynakların yeni tarımsal yatırımlarda kullanılması öngörülüyor.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Çiftliklerde Enerji Yatırımları İçin Fırsatlar Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Çiftliklerde Enerji Yatırımları İçin Fırsatlar Öne Çıktı

Tarımda enerjinin rolü giderek büyürken, Wijnjewoude’de süt sığırcılığı yapan Marco Pool ile Lelystad’da tarla tarımı ve kanatlı yetiştiriciliği yapan Karin Perdaems bu gelişimi deneyimliyor. Pool gübre fermantörü ve azot ayırıcıya yatırım yaptı. Perdaems ise işletmesinde ısı pompası ve hidrojen kullanımına yöneldi. Kaynak, bu yatırımları çiftliklerde enerjinin artan önemine ilişkin örnekler olarak aktarıyor.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.

Suriye’de Zeytinyağı Fiyatında Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Zeytinyağı Fiyatında Düşüş Beklentisi

Suriye’de zeytin üretimindeki bolluğun, zeytinyağı tenekesi fiyatını geçen yıla kıyasla düşürmesi bekleniyor. Zeytin uzmanı Ahmed Umeyri, mevcut sezonun yüksek üretimi nedeniyle fiyatın belirgin biçimde gerileyebileceğini söyledi. Piyasada yüksek kaliteli zeytinyağının tenekesi yaklaşık 70 dolar seviyesinde bulunuyor; önümüzdeki dönemde büyük miktarda yağın piyasaya sürülmesi halinde düşüşün daha yüksek olacağı öngörülüyor. Umeyri, bu sezon zeytinyağı üreten tüm illerde yeni ihracat şirketlerinin faaliyete geçtiğini ve ürünün yurt dışına gönderilmesi için hazırlandığını belirtti. Suriye’nin devrimden önceki yıllarda zeytinyağı ihracatında ulaştığı en yüksek miktarın yaklaşık 50 bin ton olduğunu, o dönemde ülkede büyük bir ürün fazlası bulunduğunu aktardı. Uzman, Suriye zeytinyağının aromatik kokusu ve çekici rengi sayesinde dış talep gördüğünü ifade etti. Üretim maliyetlerinin azaltılması için güneş ve rüzgâr enerjisinin kullanılmasını, yakıtlardan ise kademeli olarak uzaklaşılmasını öneren Umeyri, mazot fiyatındaki son dönemdeki büyük artışın zeytinyağı ve diğer tarım ürünlerinin üretimini etkilediğini söyledi. Ayrıca yetkili kurumlara üretimi ve kaliteyi artırma, maliyetleri düşürme ve zeytin üretimini sürekli izleme çağrısı yaptı. Bu adımların ihracatı artırarak Arap ve dünya pazarlarında rekabet gücünü desteklemesi amaçlanıyor. Bin Umeyri’nin Al-Watan’a yaptığı açıklamaya göre, zeytinyağı ihracatında dünya sıralamasında İspanya ilk sırada yer alırken onu İtalya, Yunanistan, Türkiye ve Tunus izliyor.

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi

İsveç'te günlük tüketim ürünleri perakendesinin satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %4,3 arttı. Svensk Dagligvaruhandel tarafından hazırlanan Dagligvaruindex verilerine göre artış, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının aynı dönemde %6,6 gerilemesine rağmen gerçekleşti. Fiyatlardaki düşüşün büyük ölçüde yarıya indirilen gıda vergisinden kaynaklandığı belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ağustos-Eylül döneminde de %0,8 azaldı. Satış kanallarında fiziksel mağazaların cirosu Eylül ayında %4,2, e-ticaret satışları ise %4,5 yükseldi. Dijital kanallar içinde eve teslimat %6,3 büyürken mağazadan teslim alma %2,1 arttı. İnternet satışları, ay toplamında günlük tüketim ürünleri perakendesinin cirosunun %4,6'sını oluşturdu. Takvim etkileri düzeltildiğinde Eylül ayındaki toplam satış artışı %4,0 olarak hesaplandı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam günlük tüketim ürünleri satışı da 2025'in aynı dönemine göre %4,0 arttı. Çeyrek bazında fiziksel mağaza satışları %3,8 yükselirken internet satışlarındaki artış %7,7'ye ulaştı. Eve teslimat %10,4, mağazadan teslim alma ise %4,3 büyüdü; satışların çoğu yine fiziksel mağazalarda gerçekleşti. Svensk Dagligvaruhandel Üst Yöneticisi Karin Brynell, gıda fiyatlarının bir yıl öncesine göre düşük kalmasına karşın enerji fiyatlarındaki yükselişin üretim, taşıma ve dağıtım maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Brynell ayrıca hava koşulları ve iklim kaynaklı olayların hasatları, hammadde arzını ve dünya piyasalarındaki fiyatları etkileyerek zamanla İsveç'teki mağaza ve hanelere yansıyabileceğini belirtti. Ekim ayındaki satışları kapsayan bir sonraki Dagligvaruindex'in 13 Kasım'da yayımlanacağı bildirildi.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Brüksel’deki Avrupa Birliği zirvesine girişinde, enerji krizi nedeniyle haneler ve işletmeler için ek Avrupa tedbirleri ve daha fazla esneklik çağrısı yaptı. Komisyonun ilave müdahaleleri incelemesine yönelik bir davetin zirve sonuçlarına eklenmesini isteyen Miçotakis, enerji görüşmelerinin mevcut toplantıda tamamlanmasını beklemediğini söyledi. Miçotakis, İrlanda başkanlığının yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve önerisinde uyum politikaları ile Ortak Tarım Politikası’nda kesintiyi kabul etmeyeceklerini belirtti. Yunanistan’ın 16 ülkeli uyum dostları grubunda yer aldığını hatırlatan başbakan, müzakerelerin aralık ayındaki Avrupa Konseyi toplantısında tamamlanmasını beklediğini ifade etti. Ayrıca destek gördüğünü söylediği göç krizleri mekanizmasının, olağanüstü durumlarda iltica başvurularının askıya alınmasına ve toplu geri dönüşlere izin vermesini öngördüğünü aktardı.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

Endonezya’da Gıda, Enerji ve Su Sorunları Sürüyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Gıda, Enerji ve Su Sorunları Sürüyor

Endonezya Ulusal Kalkınma Planlama Bakanı ve Ulusal Kalkınma Planlama Kurumu Başkanı Rachmat Pambudy, gıda, enerji ve su sorunlarının ülkede 1940’tan bu yana sürdüğünü söyledi. Pambudy bu değerlendirmeyi, 14 Ekim 2026’da Jakarta’da düzenlenen Ulusal Güçlendirme Diyaloğu’nda yaptı. Pambudy, söz konusu başlıkların günümüzde de çözülmesi gereken meseleler arasında bulunduğunu belirtti. 1965’te akaryakıt fiyatlarındaki artışın gösterilere yol açtığını ve eylemcilerin temel ihtiyaçlar ile akaryakıt fiyatlarının düşürülmesini talep ettiğini aktardı. Gıda, enerji ve su alanlarında kendi kendine yeterlilik ise Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Gibran Rakabuming Raka’nın Asta Cita hedefleri arasında yer alıyor. Pambudy ayrıca Endonezya’yı Avrupa ülkeleriyle enerji tüketimi bakımından karşılaştırdı. Avrupa’da yaz aylarında enerji tasarrufu için klima kullanımının azaltıldığını, otel, otomobil ve taksilerde soğutma sistemlerinin kapatılabildiğini söyledi. CNN Indonesia’ya atıfla, Avrupa’da klima kullanımını resmî olarak sınırlayan yedi ülke bulunduğu belirtildi.

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı

Şili’nin Osorno kentindeki INIA Remehue’de düzenlenen seminerde, süt sığırcılığında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Ulusal Süt Üreticileri Federasyonu (Fedeleche) ile Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından düzenlenen toplantıya üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, araştırmacılar ve bölgesel yetkililer katıldı. Etkinlikte, kırmızı ve kahverengi alg temelli bir yem katkısının sonuçları öne çıktı. INIA Remehue araştırmacısı Ignacio Beltrán’ın aktardığı çalışmaya göre, günlük tüketimin %0,5’i oranında kullanılan alg katkısı, süt üretimini değiştirmeden enterik metan emisyonlarını yaklaşık %12 azalttı. Bulgular, Üniversite Santo Tomás’ın liderliğinde yürütülen ve INIA’nın deneylerde ortak ve uygulayıcı olarak yer aldığı bir proje kapsamında elde edildi. Proje, FIA, INIA, Aproleche, Agrollanquihue ve Futurocoop’un desteğiyle yürütüldü. Seminerde ayrıca Şili’nin sera gazı emisyonları değerlendirildi. INIA Remehue araştırmacısı Francisco Salazar’ın verdiği bilgilere göre enerji sektörü ülke emisyonlarının %76,4’ünü, tarım sektörü ise %8,2’sini oluşturdu. Salazar, tarımın toplam içindeki payı daha düşük olsa da emisyonların ölçülmesinin azaltım olanaklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir süt üretimi sağlamak açısından gerekli olduğunu belirtti. Toplantının bir bölümünde otlatmaya dayalı süt sığırcılığı sistemlerinde tamamlayıcı yem bitkilerinin üretim, ekonomi ve çevre üzerindeki etkileri de incelendi. Etkinlik, Fedeleche’nin bağışladığı GreenFeed ekipmanının INIA Remehue’de tanıtılmasıyla sona erdi. Canlı hayvanların yaydığı gazları sahada ve gerçek zamanlı ölçebilen ekipmanın, süt üretimindeki emisyonlar konusunda araştırma verisi oluşturmak için kullanılacağı bildirildi.

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi

Suriye’nin Deyrizor ilinde mevcut tarım sezonunda pamuk ekim alanları, yüksek üretim ve akaryakıt maliyetleri ile ürünün alım fiyatının ekim giderlerini karşılamaması nedeniyle geriledi. İlde yaklaşık 10 bin dönüm pamuk ekilirken, planlanan alan 84 bin 636 dönüm olarak açıklanmıştı. Gerçekleşen ekim Deyrizor’da 1900, Meyadin’de 6110 ve Bukemal’de 2000 dönümde kaldı. Deyrizor Çiftçiler Birliği Tarım İşleri Müdürü Fayiz el-Hüseyin, pamuk ekim alanlarının geçen yıla göre %50 ila 60 azaldığını ve kooperatif sektörünün ildeki toplam pamuk alanının yaklaşık %80’ini oluşturduğunu belirtti. Hüseyin, gerilemeyi destek eksikliği ve üretim maliyetlerinin alım fiyatlarıyla uyuşmamasıyla açıkladı; pamuk için kilogram başına henüz resmi alım fiyatı açıklanmadığını söyledi. Marrat beldesinde ekim alanı geçen yılki 550 dönümden mevcut sezonda 20 dönüme düştü. Çiftçi temsilcileri indirimli akaryakıt, tohum ve gübre desteği ile maliyetlerle uyumlu daha yüksek alım fiyatı talep etti. Üreticiler ayrıca sezon boyunca yaklaşık 10 sulama gerektiğini, akaryakıt ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti. Deyrizor’da 2025 sezonunda ise yaklaşık 4.500 ton pamuk, yaklaşık 2.300 hektarlık alanda üretilmişti.

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 188 sayılı kararnameyle 110 sayılı kararnameye dayanan uyumlu gümrük tarifesi cetvelinin bazı kalemlerinde değişiklik yaptı. Düzenleme, tarife kalemlerinin tanımlanması ve kodlanmasının yanı sıra vergi oranları ile uygulama şartlarını kapsıyor. Kararnameyle tıbbi ekipman, yenilenebilir enerji araçları, sanayi makineleri ve üretim girdileriyle bazı temel gıda, metal ve tekstil ürünlerinde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. Genel Gümrük İdaresi Müdürü Halid el-Berad, düzenlemenin ulusal üretimi ve yatırımı desteklemeyi, ithalat ve üretim maliyetlerini azaltmayı ve yerli ürünlerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Bazı tarife kalemlerinin yeniden sınıflandırılacağı, değiştirileceği, silineceği veya birleştirileceği belirtildi. Arap İhracatçılar ve İthalatçılar Birliği Suriye Bölge Ofisi Başkanı Talal Kalaacı, değişikliklerin vatandaşlar ile üretim ve ticaret sektörlerinin maliyet ve yüklerini azaltacağını ifade etti. Ancak el-Berad, indirimlerin piyasa fiyatlarına zorunlu olarak doğrudan ve hemen yansımayacağı uyarısında bulundu. Düzenlemenin önemli bölümünün üretim girdilerini hedeflemesi nedeniyle sonuçların üretim artışı ve sanayideki iyileşmeler sonrasında ortaya çıkmasının zaman alabileceği belirtildi. Yerli ürünlere gümrük koruması ise uygun miktar ve kalite koşuluna bağlandı.

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tarım Kuruluşlarından Larnaka Limanı İçin Tahıl Depolama Çağrısı

Kıbrıs’taki beş tarım kuruluşu, Larnaka Limanı’ndaki tahıl depolama lisansının ekim sonunda sona erecek olması nedeniyle uzatılmasını istedi. Pek, EKA, Panagrotikos, Euroagrotikos ve New Agricultural Movement, Tarım Bakanı Christos Senekis ile Enerji Bakanı Michael Damianos’a çağrıda bulunurken Kıbrıs Limanlar Otoritesi’nden de mevcut lisansı uzatmasını talep etti. Kuruluşlar, depolama tesislerinin kaybedilmesinin devam eden jeopolitik istikrarsızlık ve artan ithalat maliyetleri sırasında Kıbrıs’ın gıda güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti. Büyük turizm sektörü ile büyüyen hellim üretiminin tahıl talebini artırdığını söyleyen kuruluşlar, yeterli tahıl bulunmaması halinde adanın ihtiyaçlarının karşılanamayacağını savundu. Açıklamaya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar, Ukrayna’dan arzın azalması ve talebin sabit kalması nedeniyle taşıma ile Kıbrıs’a ithal edilen yem hammaddelerinin maliyetini yükseltti. Kuruluşlar ayrıca, 1 Ocak 2027’de uygulanması planlanan AB Ormansızlaşma Tüzüğü nedeniyle Arjantin ve Brezilya’dan ithal edilen soyanın pahalanabileceği uyarısında bulundu. Larnaka’daki tesislerin kullanılamaması ihtimaline karşı yeni depolama kapasitesi ve uzun vadeli tedarik güvencesi istendi.

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor

Buzağılarda ishal, doğumdan hemen sonra karşılaşılan yaygın sağlık sorunlarından biri olarak yetiştiriciler için önemli bir risk oluşturuyor. İshal tek başına bir hastalık değil, farklı uyaranlara karşı organizmanın özgül olmayan tepkisi olarak tanımlanıyor. Tedavi edilmeyen veya geç fark edilen vakalar susuzluk, büyüme geriliği ve ağır durumlarda ölüme yol açabiliyor; bu nedenle sorun hayvan sağlığının yanı sıra yetiştiriciliğin ekonomisini de etkiliyor. Vakalar, beslenmeye bağlı enfeksiyöz olmayan ve enfeksiyöz ishaller olarak iki ana grupta ele alınıyor. Enfeksiyöz olmayan vakalar çoğunlukla besleme hataları, yanlış süt verme tekniği veya uygun olmayan sıcaklıktaki sütün verilmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu durumlar genellikle doğrudan yaşamı tehdit etmese de besin emilimini bozarak buzağıları zayıflatıyor ve enfeksiyonlara duyarlılığı artırıyor. Enfeksiyöz ishaller ise viral, bakteriyel ve paraziter etkenlere göre sınıflandırılıyor; bovin rotavirüsü, koronavirüs, enterotoksijenik Escherichia coli ve Cryptosporidium spp. başlıca etkenler arasında sayılıyor. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli lisans çalışması kapsamındaki gözlemde, patojen varlığı açısından 71 ishalli buzağı test edildi. Değerlendirilen çiftlikte üç veya daha fazla patojen bulunan örneklerin tamamında Cryptosporidium parvum saptandı. Tek patojenli vakalarda Cryptosporidium parvum dışındaki tek pozitif etkenin Clostridium perfringens olduğu belirtildi. Kaynak, bu vakanın tek patojenli buzağıların %3’üne karşılık geldiğini aktarıyor. Birden fazla etkenin birlikte bulunmasının hastalığın seyrini ağırlaştırdığı ve tedaviyi zorlaştırdığı kaydediliyor. Viral enfeksiyonlar özellikle altı haftalığa kadar olan buzağılarda görülüyor. Rotavirüs ve koronavirüs bağırsak villuslarını etkileyerek su ve besin emilimini azaltabiliyor; bunun sonucunda hızlı susuzluk, asidoz ve büyüme geriliği gelişebiliyor. Bakteriyel etkenlerden enterotoksijenik Escherichia coli sulu ishale, susuzluğa ve bazı vakalarda sepsise neden olabiliyor. Clostridium perfringens toksinleri ise önceki belirtiler görülmeden ani ölüme yol açabiliyor. Paraziter etkenler arasında yer alan Cryptosporidium spp. bağırsak villuslarını tahrip edebiliyor ve zoonoz niteliği nedeniyle hasta hayvanlarla çalışırken sıkı hijyen ile koruyucu ekipman gerektiriyor. Tanıda klinik muayene temel alınırken, ahır testleri başlıca patojenler hakkında yaklaşık on dakikada ön bilgi sağlayabiliyor. Dışkının laboratuvarda incelenmesi daha güvenilir sonuç veriyor ve tek etkenli enfeksiyonlarla birden fazla etkenin birlikte bulunduğu durumların ayırt edilmesine yardımcı oluyor; ancak daha uzun süre ve daha yüksek maliyet gerektiriyor. Tedavinin temelini rehidrasyon oluşturuyor. Elektrolit çözeltileri sıvı, mineral ve enerji desteği sağlarken ağır susuzlukta damar içi uygulama gerekiyor. Buzağıların süt veya süt ikamelerini almaya devam etmesi, antibiyotiklerin ise yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılması öneriliyor. Korunmada yüksek antikor içeren kaliteli kolostrumun doğumdan sonra mümkün olduğunca erken, kaynakta özellikle iki saat içinde verilmesi önem taşıyor. Kuru ve temiz bölmeler, düzenli temizlik ve dezenfeksiyon, uygun sıcaklıkta ve temiz kaplarla besleme, sağlık durumu ile dışkının izlenmesi ve hasta buzağıların ayrılması da önerilen uygulamalar arasında bulunuyor.

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor

Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Sa’ar’ın Tiran’daki resmi ziyareti kapsamında ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada iki ülkenin siber güvenlik, enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediği belirtildi. Hoxha, İran ve bağlantılı grupların 2022’de Arnavutluk’un başlıca dijital altyapısına yönelik siber saldırılarının ardından ülkesinin dijital altyapının dayanıklılığına yatırım yapmayı sürdürdüğünü söyledi. İsrail’in Arnavutluk’un siber savunma kapasitesini güçlendirmesine verdiği desteği takdir eden Hoxha, bu alandaki işbirliğinin daha da güçlendirileceğini ifade etti. Ekonomik ilişkiler konusunda Hoxha, İsrailli işletme ve yatırımcıların Arnavutluk’a ilgisinin arttığını belirtti. Hoxha’ya göre ilgi özellikle altyapı, tarım işletmeciliği, teknoloji, inovasyon ve enerji alanlarında yoğunlaşıyor. Sa’ar da iki ülkesinin enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında yeni işbirlikleri kurmayı amaçladığını söyledi. Sa’ar, Arnavutluk’u ziyaret eden İsrailli turist sayısının 100 binin üzerine çıktığını ve İsraillilerin ülkede gördüğü misafirperverliğin bu durumun nedenlerinden biri olduğunu savundu. Hoxha ise Arnavutların Holokost sırasında Yahudileri korumasını iki ülke arasındaki tarihsel bağın bir unsuru olarak anlattı. Bu hafızayı yaşatmak için Tiran’daki Besa Müzesi ile Vlora’daki Yahudi Müzesi projelerinin ilerletildiğini açıkladı.

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Türk Akademisi (TA) iş birliğiyle hazırlanan “Türk Ekonomileri Raporu 2025: Yeşil Sermayeye Geçiş” ile “Türk Devletlerinde Tarım Politikaları 2025; Bölgesel Görünüm” raporlarının sunumu Lefkoşa Merit Otel’de yapıldı. Saat 09.30’daki programa KKTC ve Türkiye’den yetkililerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) temsilcileri, akademisyenler, bilim insanları ve Türk dünyasından konuklar katıldı. Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, doğal kaynakların korunması ve kalkınma açısından yeşil ekonomiye geçişin önemini vurguladı. Tümer, Avrupa, Amerika ve Afrika bölgelerindeki komşu ülkelerin pazarlarının, üretim imkânlarının ve kaynaklarının birlikte değerlendirilmesinin yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasıyla bağlarını güçlendirmesinin geleceğe yönelik umut oluşturacağını ifade eden Tümer, dil ve fikir birliğinin bilim aracılığıyla iş birliğine dönüştürülebileceğini söyledi. Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, Türk dünyasında iş birliği ile bilim, eğitim ve kültür alanlarındaki kurumsallaşmanın önemine değindi. Ortak tarih ve kültür mirası için bilgi alanı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bayram, raporlarda ortaya konacak verilerin karar vericilere dost ülkelerdeki sorunlara ortak çözüm yolları bulma konusunda katkı sağlayabileceğini kaydetti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise 2021 pandemisi ve 2026’da Körfez bölgesinde başlayan krizlerin ekonomi, dış ticaret ve büyüme üzerindeki baskısına işaret etti.