ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

154 haber · Sayfa 6

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı

Arjantin toptan gübre piyasasında üre fiyatı ton başına 610-620 dolar aralığına yükselerek ithalat paritesine ulaştı. IF Ingeniería en Fertilizantes’in raporuna göre, eylül ayındaki güçlü hareketliliğin ardından granül üre ithalatı yavaşladı ve piyasa, Çin’in yeni ihracat kotalarının etkisiyle beklemeye geçti. İthalat referansı ise ton başına 515-535 dolar CFR aralığında kaldı. Çin hükümetinin dördüncü üre ihracat kotası tahsislerini onaylaması, uluslararası piyasada Avrupa, Amerika kıtası ve Asya’daki alıcıların pozisyonlarını zayıflattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin NOLA bölgesinde fiziksel üre mavnalarının fiyatı ton başına 474-490 dolara geriledi. Rapora göre, önümüzdeki dönemde Hindistan’ın düzenleyeceği ihalenin sonucu piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir. Arjantin’deki talep, hafta ortasında uluslararası piyasanın aşağı yönlü hareket etmesiyle geri çekildi. Bu nedenle fiyatlar 620 doların üzerine yerleşemedi. Danışmanlık, erken ekilecek mısır için bekleyen ihtiyacın karşılanmasını, kalan alımların ise uluslararası düzeltmenin yerel piyasaya yansıması beklenerek kademeli yapılmasını önerdi. Fosfatlı gübrelerde de toplu alımların durduğu bildirildi. İthalatçılar depolardan sınırlı ihtiyaçlarını ton başına yaklaşık 880 dolar CFR seviyesinde karşılarken, ithalat referansı 865-880 dolar aralığında kaldı. Toptan piyasada MAP ve DAP fiyatları 970-1000 dolar/ton seviyesinde ve ithalat paritesinde bulunuyor; ancak bu değerlerin, ithalat ilgisi olmadığı için teorik olduğu belirtildi. Bazı ithalatçılarda stok yenileme eksikliği nedeniyle DAP ve MAP arzının azalmaya başladığı, başka kaynaklarda ise ürün bulunabildiği aktarıldı.

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Artan Tahıl Arzı Buğday Fiyatını Baskılıyor

Karadeniz’den tahıl ihracatının artabileceğine ilişkin beklentiler, Chicago’da buğday fiyatını bushel başına 7 doların altına çekti. Trading Economics verilerine göre fiyat, 28 Ağustos’ta ulaşılan 7,67 dolarlık zirvenin %8’den fazla altında ve 25 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyede. Paris Euronext Matif’te öğütmelik buğdayın aralık vadeli işlemleri 1 Ekim’de ton başına 239 eurodan işlem gördü. Fiyat düşüşü, Karadeniz tahıl ihracatını yeniden açmaya yönelik diplomatik temaslarla aynı dönemde gerçekleşti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyj, Hindistan, Türkiye, Mısır ve bazı Orta Doğu ülkelerinin görüşmelere katıldığını açıkladı. Ukrayna’nın tahıl stokları 1 Eylül’de 24,6 milyon tona çıkarken, liman ve gemilere yönelik saldırılar ihracatı sınırlamayı sürdürüyor.

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs’ın güneyindeki Athalassa Milli Orman Parkı’nda iki kanatlıda H5N1 tipi kuş gribi virüsü tespit edildiği haberlerinin ardından, bulaşma riskini azaltmak için tedbirlerin artırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, adanın göçmen kuşlar açısından önemli bir geçiş güzergâhı olduğu belirtildi. Kuş gribinin başta kanatlı hayvanları etkileyen, yüksek bulaşıcılığa sahip bir hastalık olduğu kaydedilirken, virüsün enfekte kuşlarla doğrudan temasın yanı sıra dışkı, salgılar, kirlenmiş ekipman, kıyafet, araç, yem ve su yoluyla yayılabileceği ifade edildi. Kanatlı hayvan sahiplerinden tavuk, hindi, ördek ve kazları yabani kuşlarla temas etmeyecek şekilde, mümkün olduğunca kapalı ve üzeri örtülü alanlarda barındırmaları istendi. Yabani kuşların ulaşabileceği yerlere yem ve su bırakılmaması, yüzey sularının içme suyu olarak kullanılmaması, kümes ekipmanlarının temizlenip dezenfekte edilmesi ve kümeslere gereksiz kişi ve araç girişinin engellenmesi tavsiye edildi. Ani hastalık veya ölüm artışı görülmesi halinde Veteriner Dairesine haber verilmesi ve hayvan hareketinin durdurulması istendi.

Chicago’da Buğday Fiyatı Gerilerken Karadeniz Takipte
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday Fiyatı Gerilerken Karadeniz Takipte

Chicago Ticaret Borsası’nda buğdayın ilk vadeli kontratı, eylül sonundaki sert düşüşün ardından 1 Ekim’de bushel başına 6,82 ABD dolarından kapandı. Fiyat, bir hafta önce 7,07 dolar seviyesindeydi. Eylül ayı ortalaması ağustosa göre %6,2 artarak 7,18 dolara çıkarken, temmuz-eylül dönemindeki ortalama da %21,9 yükseldi. Buna karşın fiyat, eylül sonunda 28 Ağustos’ta ulaştığı 7,67 dolarlık seviyenin gerisine çekildi. Central Internacional de Análises Econômicas e de Estudos de Mercado Agropecuário’nun (CEEMA) aktardığı verilere göre düşüşte, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle kesintiye uğrayan Karadeniz tahıl ihracatının yeniden düzenlenmesine yönelik diplomatik girişimler etkili oldu. Ukrayna, Türkiye, Hindistan, Mısır ve bazı Orta Doğu ülkelerinin deniz taşımacılığını yeniden açmaya yönelik görüşmelere dahil olduğu belirtildi. Türkiye’nin Moskova’ya deniz taşımacılığının güvenliği konusunda öneriler sunduğu aktarılırken, Interfax ve Sovecon kaynaklarına göre Rusya tarafından bir anlaşma ya da önemli ilerleme işareti bulunmuyordu. Piyasa, ABD’deki arz göstergelerini de izliyor. 1 Eylül itibarıyla ülkenin üç aylık buğday stokları geçen yılın aynı dönemine göre %14 azalarak 50,3 milyon tona indi. ABD’de kışlık buğday ekimi 27 Eylül’e kadar beklenen alanın %27’sinde tamamlandı; bu oran aynı tarih için tarihsel %34’lük ortalamanın altında kaldı. Ekilen alanların %8’i çimlenirken tarihsel ortalama %11 oldu. 24 Eylül’de sona eren haftada ABD’nin buğday ihracatı 311 bin ton olarak gerçekleşti. 1 Haziran’da başlayan mevcut ticaret yılında toplam sevkiyat 6,3 milyon tona ulaştı ancak bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %34 daha düşük kaldı. Mısır ve soya vadeli işlemlerindeki kayıplar ile ABD-Çin görüşmesinde Çin’in ilave soya alımlarına ilişkin somut açıklama yapılmaması da tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

Danimarka’da 2 Binden Fazla Hindinin Bulunduğu İşletmelere Zorunlu Aşılama Planı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da 2 Binden Fazla Hindinin Bulunduğu İşletmelere Zorunlu Aşılama Planı

Danimarka, 2.000’den fazla besi hindisi bulunan işletmelerde kuş gribine karşı zorunlu aşılama uygulaması planlıyor. Yüksek patojeniteli kuş gribine (HPAI) karşı hazırlanan stratejinin yürürlüğe girmesi için siyasi onay gerekiyor. Plan, Avrupa’daki kanatlı yetiştiricileri için de yakından izlenen bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Aşılama ile salgınların önlenmesi, hayvan refahının iyileştirilmesi ve hindi üretiminin istikrara kavuşturulması amaçlanıyor. Ancak aşılanmış sürüler, işletmede HPAI tespit edilmesi halinde itlaf uygulamasından muaf tutulmayacak. Bu durum, yetiştiriciler açısından planın en önemli sınırlamalarından biri olarak öne çıkıyor. Taslak strateji, aşılı ve aşısız kuşların aynı işletmede tutulmasını yasaklıyor ve aşılanan hayvanların taşınmasına ilişkin sıkı kurallar öngörüyor. İhracat açısından Danimarka, aşılama nedeniyle genel bir engel beklemiyor; ancak bazı ticaret ortaklarının kısıtlama uygulayabileceği ihtimalini dışlamıyor.

Çiftçilerin Yaklaşık Yarısı Her Yıl Pestisit Zehirlenmesi Yaşıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçilerin Yaklaşık Yarısı Her Yıl Pestisit Zehirlenmesi Yaşıyor

Yeni bir araştırmaya göre dünya genelindeki çiftçilerin yaklaşık yarısı, böcek ve yabancı ot ilaçlarının yol açtığı zehirlenme etkilerine her yıl maruz kalıyor. Frontiers in Public Health dergisinde yayımlanan çalışma, 2006-2023 dönemine ait kamuya açık verilere dayanıyor. Araştırmada zehirlenmelerin kasıtlı olmadığı belirtildi. Çalışmaya göre her yıl 402-433 milyon akut zehirlenme vakası meydana geliyor ve yaklaşık 11 bin ölüm bu etkilerle ilişkilendiriliyor. Ölümlerin yaklaşık %60'ının Hindistan'da görüldüğü tahmin edilirken, en yüksek tahmini vaka sayıları Güney ve Güneydoğu Asya ile Doğu Afrika'da kaydedildi. Burkina Faso'da çiftçiler ve tarım işçilerinin %84'ünde zehirlenme etkileri saptandı. Zehirlenmelerin, çok tehlikeli pestisitler olarak sınıflandırılan HHP maddelerinden kaynaklandığı aktarıldı. Birleşmiş Milletler kuruluşlarının bu maddelerin kullanımını aşamalı olarak sona erdirme çağrıları hatırlatılırken, araştırma çocukları da kapsamadı; tarımda çalışan tahmini 84 milyon çocuğun maruz kalması değerlendirmeye alınmadı. Rapora göre pestisitlerin toplam kullanımı 1990'dan 2023'e kadar iki katına çıktı ve 2023'te 3,8 milyon tona ulaştı. Araştırma ayrıca pestisit maruziyeti ile Parkinson hastalığı arasındaki bağlantıya ilişkin artan verilere dikkat çekti.

Bloomberg Endeksinde Mısır ve Buğday Fiyatlarında Güçlü Ralli
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bloomberg Endeksinde Mısır ve Buğday Fiyatlarında Güçlü Ralli

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Küresel tarım ürünü fiyatları, Bloomberg tarım emtiaları endeksinde eylül sonuna kadar %13 yükselerek Mart 2022’den bu yana en güçlü üç aylık artışını kaydetti. Chicago’da mısır ve buğday fiyatları üçüncü çeyrekte %15’er, soya fiyatları ise %13 arttı. Fiyat artışının başlıca nedeni arz belirsizliği oldu. Rusya-Ukrayna çatışmasının yoğunlaşması, küresel tahıl ve yağlı tohum tedarikinde önemli merkezlerden biri olan Karadeniz bölgesindeki ihracatı aksattı. ABD ve Avrupa’daki olumsuz hava koşulları buğday ve mısır üretimini etkilerken, Hindistan’daki on yılın en kötü muson sezonu daha düşük hasat riskini artırdı. ABD ile Çin arasındaki tarım ticareti de fiyatları destekledi. Çin’in ABD soya alımlarını sürdürmesi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin iyileşeceği beklentisi piyasaya destek verdi. Buna karşın, ABD Tarım Bakanlığının 30 Eylül’de yayımladığı yeterli stok öngörüsü, Chicago’daki tahıl vadeli işlemlerinde geçici bir düşüşe yol açtı. Fiyat artışlarının uzun sürmesi, gıda maliyetleri üzerinden enflasyon baskısını artırabilir.

ABD, Hindistan Dahil Küresel Pazarlarda Etanol İhracatını Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber

ABD, Hindistan Dahil Küresel Pazarlarda Etanol İhracatını Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), ABD etanol ihracatını artırmak amacıyla American Biofuels Trade Outlook adlı bir stratejiyi başlattı. Girişimde Hindistan’ın yanı sıra Meksika, Vietnam, Endonezya ve Japonya hedef pazarlar arasında yer alıyor. Strateji; E10 karışımının yaygınlaştırılmasını, dış ticaret engellerinin azaltılmasını ve yeni pazarlar geliştirilmesini kapsıyor. Ayrıca ABD biyoyakıtlarının kara, hava ve deniz taşımacılığında daha fazla kullanılmasına odaklanılıyor.

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor

Hindistan’da dijital tarımda kullanılan yapay zekâ araçlarının yalnızca hızlı yanıt üretmekle kalmayıp, önerilerinin gerekçesini çiftçilerin anlayabileceği ve sorgulayabileceği bir dille açıklaması gerektiği belirtiliyor. Krishijagran’da yayımlanan değerlendirmeye göre tavsiyelerin ürün, konum, sezon ve çiftçinin karşılaştığı somut soruyla ilişkilendirilmesi önem taşıyor. Ülkenin dijital altyapısının genişlemesine karşın, erişimin tek başına etkili iletişim sorununu çözmediği ifade ediliyor. Hindistan’da Şubat 2026 itibarıyla Dijital Tarım Misyonu kapsamında 76,3 milyondan fazla Çiftçi Kimliği oluşturuldu. Ses özellikli Kisan e-Mitra sistemi 11 bölgesel dili destekliyor ve Aralık 2025’e kadar ülke genelinde 9,3 milyondan fazla çiftçi sorusunu yanıtladı. Değerlendirmede, sesli erişim ve bölgesel dillerin uzun dijital formları kullanmakta zorlanan çiftçiler için teknik bilgiyi daha anlaşılır hâle getirebileceği kaydediliyor. Yazı, tarımsal tavsiyelerde yerel koşulların belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Yağış, toprak, zararlı baskısı, sulama imkânı ve ekim tarihleri kısa mesafelerde bile değişebildiği için önerilerin doğrulanmış yerel bilgilerle ilişkilendirilmesi gerektiği aktarılıyor. 2025 Kharif sezonundaki muson tahmini pilotunda mesajlar 13 eyalette 38,8 milyon çiftçiye ulaştı; takip anketlerinde katılımcıların %31 ila 52’si ekim kararlarını değiştirdi. Değerlendirmeye göre yapay zekâ, yayım çalışanlarının rutin sorulara daha hızlı yanıt vermesine yardımcı olabilir; ancak zor vakalarda ziraat mühendisleri veya yerel görevlilerin sürece katılması gerekiyor. Ulusal Zararlı İzleme Sistemi’nin 10 binden fazla yayım çalışanı tarafından kullanılması, 66 ürünü ve 432’den fazla zararlı türünü kapsayan bu iş birliğine örnek gösteriliyor. 2026’da başlatılan Bharat-VISTAAR’ın da konuma özgü danışmanlığı devlet sistemleriyle ICAR ve diğer güvenilir kaynakların bilgilerini birleştirerek sunması amaçlanıyor.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi

Rusya Tarım Bakanlığı, 2027 hasadı için yapılacak kışlık ekime hektar başına sübvansiyon verilmesini önerdi. Hükümetin onayına sunulan girişim buğday, çavdar, arpa ve tritikale üreticilerini kapsıyor; desteklerin 2026 ve 2027 yıllarında, bakanlığa tahsis edilen bütçe sınırları içinde verilmesi planlanıyor. Üreticilerin destek alabilmesi için mevzuata uygun yerli tohum kullanması şartı öngörülüyor. Tarım sektörüne ilişkin yayımlanan ekonomik tahminlerde, olumsuz hava koşullarının etkisiyle Rusya’nın tarımsal üretiminin bu yıl 2025’e göre %1,2 gerilemesi bekleniyor. Temel senaryoya göre üretimin 2027’de %1,9, 2028’de %2,5 ve 2029’da %2,9 artması öngörülürken, daha olumsuz senaryoda 2027’de %3,8’lik düşüş ihtimali de bulunuyor. Haftalık gelişmelerde tahıl ihracatındaki lojistik sorunlar ve bunun iç piyasada oluşturduğu ürün fazlası da öne çıktı. Sezonluk ihracatın, Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatların gerçekleşmemesi durumunda 39,1 milyon ton, tüm kanalların kullanılabildiği daha iyimser senaryoda ise 45 milyon ton olabileceği belirtildi. Alternatif limanlara ulaşmak için demiryoluyla 24,1 milyon tona kadar tahıl taşınması gerekebilecek. İç piyasayı desteklemek amacıyla 2026-2027 döneminde 3 milyon tonluk devlet alım müdahalesi planlanıyor. Ayrıca tahıl ihracat vergilerinin 2026 sonuna kadar askıya alınması ve buğday, arpa ile mısırda sıfır vergi uygulanması kararlaştırıldı. Un ve irmik işletmeleri ise üreticilerden daha fazla alım yapabilmek için sübvansiyonlu kredi oluşturulmasını önerdi.

Kazakistan Moskova’da Veterinerlik Reformunu Tanıttı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Moskova’da Veterinerlik Reformunu Tanıttı

Kazakistan, Moskova’da düzenlenen “Veterinerlik Güvenliği” II. Uluslararası Forumu’nda veterinerlik sisteminin modernleştirilmesine ve sınır aşan hayvan hastalıklarıyla mücadeleye yönelik reformlarını tanıttı. Kazakistan Tarım Bakan Yardımcısı Amangali Berdalin, veterinerlik güvenliğinin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını; gıda güvenliği, ihracat kapasitesi, ekonomik istikrar ve uluslararası ticaret açısından da önem taşıdığını söyledi. Forumda Rusya, Türkiye, Hindistan ve Belarus’tan delegasyonların yanı sıra Avrasya Ekonomik Komisyonu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), uluslararası sektör kuruluşları ve iş dünyası temsilcileri yer aldı. Görüşmelerde bulaşıcı hayvan hastalıklarının sınır ötesi yayılmasının önlenmesi, tanı ve koruyucu uygulamaların geliştirilmesi, veterinerlik sistemlerinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliği ele alındı. Berdalin, “Sınır aşan biyolojik tehditler devlet sınırlarını tanımıyor; bu nedenle mücadelede eşgüdümlü ve sistematik çözümler gerekiyor” dedi. Kazakistan hükümeti, 2026-2030 dönemini kapsayan kapsamlı veterinerlik geliştirme planını onayladı. Sekiz öncelik içeren plan; hayvanlar ve hayvansal ürünlerin güvenliği, laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi, ihracat olanaklarının genişletilmesi, insan kaynağının geliştirilmesi, yerli veterinerlik ilaç sanayisinin desteklenmesi ve kamu düzenlemelerinin iyileştirilmesini kapsıyor. Reformun dijital ayağında ise 2026 sonuna kadar bilgi sistemlerinin geliştirilmesi, kayıt işlemlerinin otomatikleştirilmesi ve QazTech teknolojik çözümlerine geçiş hedefleniyor.

Hindistan Tohum Sektörü Küresel Ticaretteki Payını 2035’te %10’a Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tohum Sektörü Küresel Ticaretteki Payını 2035’te %10’a Çıkarmayı Hedefliyor

Hindistan Tohum Sanayisi Federasyonu (FSII), ülkenin küresel tohum ticaretindeki payını yaklaşık %1’den 2035’e kadar %10’a yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı. Yeni Delhi’de düzenlenen FSII Knowledge Day 2026 toplantısında duyurulan hedef, stratejik öneme sahip yağlı tohumlar ve bakliyatta yerli yenilikçiliğin ve kendine yeterliliğin güçlendirilmesini de kapsıyor. FSII’ye göre yaklaşık 3,6 milyar dolar değerindeki Hindistan tohum sektörünün 2030’da 5 milyar doları aşması bekleniyor. Federasyon, hedefe ulaşmak için tek bir ulusal tohum düzenleme çerçevesi oluşturulmasını, yeni çeşitler, özellikler ve teknolojiler için bilime dayalı onayların hızlandırılmasını ve özellikle yağlı tohumlar ile bakliyatta fikri mülkiyetin daha güçlü korunmasını istiyor. Sektör, bu adımların uzun vadeli araştırma yatırımlarını teşvik edeceğini belirtiyor. FSII ayrıca araştırma ve geliştirme yatırımlarının artırılması gerektiğini savunuyor. Hindistan’daki Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın %1’inin altında kaldığı, gelişmiş ülkelerde ise bu oranın %3-4 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Federasyon, hükümet ile sektörün işbirliği yapması halinde ülkede 10 yıldan kısa sürede yemeklik yağda kendine yeterliliğin sağlanabileceğini öne sürdü. Sebze üreticileriyle ilgili raporda ise çiftçilerin %93’ünün hibrit tohum kullandığı, %85’inin daha dayanıklı ürün elde ettiğini bildirdiği aktarıldı.

Yemeklik Yağ İthalatındaki Vergi İndirimi Yağlı Tohum Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber

Yemeklik Yağ İthalatındaki Vergi İndirimi Yağlı Tohum Üreticilerini Zorluyor

Yemeklik yağ ithalatında vergilerin düşürülmesi, Hindistan’daki yağlı tohum üreticileri için yeni bir sorun oluşturdu. Düzenlemenin, üreticilerin karşılaştığı rekabet baskısını artırdığı belirtiliyor. İthalattaki vergi indiriminin, iç piyasadaki yemeklik yağ fiyatlarını ve çiftçilerin ürünleri karşılığında aldığı fiyatları etkilemesi bekleniyor. Gelişme, ülkenin yemeklik yağda kendine yeterlilik hedefi açısından da soru işaretleri yaratıyor.

Kuzey İrlanda’da Alternatif Yem Bitkileri Üç Yıl Boyunca Denenecek
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey İrlanda’da Alternatif Yem Bitkileri Üç Yıl Boyunca Denenecek

Kuzey İrlanda’daki sekiz çiftlikte yürütülecek üç yıllık Forage-S araştırması, farklı ot ve yem bitkisi karışımlarının performansını inceleyecek. Çalışmada sonuçlar, yalnızca çok yıllık çim ekilen alanlarla karşılaştırılacak. Araştırmada beyaz ve kırmızı üçgülün yanı sıra hindiba ve sinir otu gibi bitkiler yer alacak. Çalışma, toprak türü, hava koşulları ve tarla yönetiminin bitki örtüsünün kuruluşunu ve verimliliğini zaman içinde nasıl etkilediğini de ele alacak.

Polonya’da Eylül Ayında İki Kanatlı Hastalığı Odağı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Eylül Ayında İki Kanatlı Hastalığı Odağı

Polonya’da rzekomy pomór drobiu (ND) nedeniyle eylül ayında ticari kanatlı işletmelerinde iki yeni hastalık odağı doğrulandı. Vakalar Warmia-Mazurya ve Lubuş voyvodalıklarında görüldü; hastalık 2026’da şu ana kadar toplam 3.843.913 kanatlıyı etkiledi. İlk vaka 6 Eylül’de Krzemieniewo’da kesim hindisi yetiştirilen bir işletmede, ikinci vaka ise 9 Eylül’de Przyczyna Dolna’da yumurtacı tavukların yetiştirildiği bir işletmede tespit edildi. Vakalar farklı üretim kollarını kapsıyor.

Hindistan-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması 20 Ekim'de Yürürlüğe Girecek
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber

Hindistan-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması 20 Ekim'de Yürürlüğe Girecek

Hindistan ile Yeni Zelanda arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) 20 Ekim'de yürürlüğe girecek. Anlaşmayla Hindistan'ın Yeni Zelanda'ya ihracatına tüm tarife kalemlerinde gümrüksüz erişim sağlanacak. Tarım, bahçecilik, işlenmiş gıda, baharat, tahıl, organik ürünler ve deniz ürünleri ihracatının düzenlemeden yararlanması bekleniyor. Hindistan ise süt ürünleri dahil hassas tarım sektörlerini koruma kapsamı dışında tuttu.

Kazakistan İthalata Bağımlılığı Azaltmak İçin 202 Proje Başlatıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan İthalata Bağımlılığı Azaltmak İçin 202 Proje Başlatıyor

Kazakistan hükümeti, 2025-2027 döneminde tarım ve gıda sektöründe ithalata bağımlılığı azaltmak ve ihracat kapasitesini geliştirmek amacıyla 202 yatırım projesi uygulayacak. Program, Tarım Bakanlığının hazırladığı yatırım siparişi konsepti kapsamında yürütülecek. Yetkililer, hedefin ithal ikamesinden ihracat potansiyelinin geliştirilmesine geçmek ve iç piyasayı talep gören gıdalarla doldurmak olduğunu belirtiyor. Öncelikler arasında iç pazarda ithalat payı yüksek kanatlı eti, tahıl, patates, meyve ve sebze yer alıyor. Plan kapsamında süt çiftlikleri, sera kompleksleri ve modern depolar kurulacak; patates, meyve, sebze ve kavun işleme kapasitesini artırabilecek 27 proje de yürütülüyor. Şimkent, Türkistan, Batı Kazakistan ve Almatı bölgelerinde seracılık yatırımlarıyla sezon dışı sebze arzının artırılması hedefleniyor. Süt sektöründe yıllık %2,5 faizli kredi programı uygulanıyor ve 49 yeni veya genişletilmiş çiftlik faaliyete geçti. Hayvancılık için ayrıca 50 milyar tenge tutarında, yıllık %5 faizli yeni kredi programı başlatıldı. Yetkililer, gıdada daha yüksek öz yeterliliğin gıda güvenliğini güçlendireceğini ve fiyatları istikrara kavuşturabileceğini savunurken, teknolojilerin ve hammadde tabanının dikkatle incelenmesi gerektiğini de belirtiyor. İthalatın küçük bir bölümü de İtalya, Hindistan, Çin, Pakistan ve Türkiye’den geliyor.

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor
Görsel kaynağı: The Hindu · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor

Hindistan’da gıda tağşişi ve güvenliği sorunu özellikle günlük tüketilen süt ürünleri üzerinden büyüyen bir halk sağlığı ve tüketici güvenliği meselesi olarak öne çıkıyor. Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI) verilerine göre, 2024-25 döneminde analiz edilen 170.535 yaptırım numunesinin 34.388’i uygun bulunmadı. Bu numunelerin 7.945’i güvensiz, 22.516’sı standart dışı olarak sınıflandırılırken, kalan bölümde etiketleme kusurları, yanıltıcı beyanlar ve diğer ihlaller tespit edildi. Ancak bu sonuçlar, ülkede tüketilen tüm gıdaları temsil eden bir araştırma olarak değerlendirilmiyor; numunelerin çoğu, denetim makamlarının inceleme için bir gerekçesi olduğu durumlarda toplandı. Süt, sorunun kapsamını ve denetimin zorluğunu gösteren başlıca ürünlerden biri. Hindistan 2024-25 döneminde yaklaşık 248 milyon ton süt üreterek küresel üretimin yaklaşık dörtte birini karşıladı. Aynı dönemde test edilen 33.405 süt numunesinin 12.780’i uygun bulunmadı. Kaynak, bu sayının Hindistan’daki sütün %40’ının kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, yalnızca denetçiler tarafından önemli sayıda sorun tespit edildiğini vurguluyor. Süt, çiftlikten köydeki toplama merkezine, soğutma tesisine ve tankere; ardından işleme, ambalajlama, dağıtım ve perakende aşamalarına uzanan bir zincirden geçebiliyor. Uzmanlar, tüketicilerin evde uyguladığı basit testlerin sınırlı bilgi sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin eğimli yüzeyde sütün akışını gözlemlemek veya iyot testiyle nişasta aramak bazı şüpheleri ortaya çıkarabilir; ancak bu yöntemler üründe başka bir tağşiş maddesi bulunmadığını ya da sütün tüm güvenlik standartlarını karşıladığını kanıtlamıyor. FSSAI tarafından bildirilen bir laboratuvarın yöneticisi Nilesh Amritkar, deterjanın ekipmanın yeterince durulanmaması sonucu ürüne karışmasının kontaminasyon, görünümü değiştirmek amacıyla eklenmesinin ise tağşiş sayılabileceğini belirtiyor. Kaynakta, ağır metaller, pestisit kalıntıları, antibiyotikler ve aflatoksin gibi maddelerin gıdayı güvensiz hale getirebileceği, ancak her durumda kasıtlı tağşiş anlamına gelmeyeceği de aktarılıyor. Benzer ayrım, ürünün öngörülen bileşim veya kalite ölçütlerini karşılamadığı standart dışı ürünler için de geçerli. Tüketicilerin ürünün üretim ve dağıtım zincirini bütünüyle görememesi, doğrudan çiftlikten satın almanın ise her zaman yasaklı antibiyotik, hormon veya steroid kullanımını ortaya çıkarmaması denetimi daha da güçleştiriyor. FSSAI’nin 2026’daki Merkez Danışma Komitesi, süt ve süt ürünleri, yenilebilir yağlar, baharatlar ve bal gibi yüksek riskli ürünlerde risk temelli denetimlerin yoğunlaştırılması ve sürekli gözetim yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca Hindistan Yüksek Mahkemesi, sağlıksız gıdalarda ambalajın ön yüzünde uyarı etiketlerinin uygulanması için FSSAI’den açık bir takvim oluşturmasını isterken, tüketicilerin bilinçli seçim yapabilmesi amacıyla okullarda beslenme eğitiminin güçlendirilmesini de gündeme getirdi. Paneer ürünlerinde de benzer sorunlar bildirildi; Maharashtra’da Nisan 2025-Mart 2026 arasında incelenen 308 numunenin 109’u uygun bulunmadı.

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Media Perkebunan · Özgün haber

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı

Prof. Dr. Bungaran Saragih, Endonezya’nın 2045 hedefi doğrultusunda tropik tarımın yalnızca üretim artışıyla değil, biyolojik zenginliğin bilgiye, teknolojiye, yüksek katma değerli ürünlere, istihdama ve toplumsal refaha dönüştürülmesiyle geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, değerlendirmelerini 16 Eylül 2026’da Tangerang’da, ILDEX 2026 kapsamında düzenlenen “Tropik Tarımın Geleceği: Yüksek Değerli Biyoekonomi için Hulu ve İleri İşleme” başlıklı ulusal seminerde yaptı. Bungaran’a göre Endonezya’nın bitkisel üretim, plantasyon, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık, tıbbi bitkiler, mikroorganizmalar ve genetik kaynakları gıda, yem, enerji, ilaç, kozmetik, lif, biyomalzeme, gübre ve biyolojik temelli kimyasallar için temel oluşturuyor. Ancak doğal kaynak potansiyelinin kendiliğinden ekonomik güce dönüşmeyeceğini belirten Bungaran, bunun için nitelikli insan kaynağı, teknoloji, kurumsal yapı, finansman, altyapı ve iyi yönetişim gerektiğini vurguladı. Konuşmada, tarımın yalnızca tarla, bahçe, ahır, balık çiftliği veya ormanla sınırlı görülmemesi gerektiği ifade edildi. Tarımın tohum ve fide, gübre, makine, biyokütle üretimi, işleme, enerji, lojistik, ticaret, finansman, araştırma, dijital teknoloji ve standardizasyonu kapsayan geniş bir ekonomik sistem olduğu belirtildi. Bungaran, ileri işlemenin güçlü olabilmesi için genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesi, tohum ve fide sanayisi, toprak sağlığı, yem, biyolojik gübre, makine, veri, yetiştirme teknolojileri ve üretici örgütlenmesi gibi hulu aşamalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, ileri işlemenin yalnızca fabrika inşa etmek anlamına gelmediğini; emtianın ürüne, ürünün teknolojiye, teknolojinin fikri mülkiyete ve yeni sanayilere dönüştüğü daha geniş bir süreç olduğunu kaydetti. Palm yağında küçük üretici bahçelerinde verim artışı, yenileme çalışmalarının hızlandırılması, yasallık ve izlenebilirliğin iyileştirilmesi, bitki hastalıklarıyla mücadele, fabrika verimliliği ve atıkların enerji, gübre ve biyomalzemeye dönüştürülmesi gereken alanlar arasında gösterildi. Şeker kamışı için de şekerin yanı sıra biyoetanol, küspe kaynaklı elektrik, organik gübre, yem ve biyokütle ürünlerini içeren bütünleşik bir yapı örnek verildi. Endonezya’nın ada ülkesi yapısı nedeniyle üretim merkezlerini liman, depo, soğuk zincir, işleme tesisi, enerji, pazar ve araştırma alanlarına bağlayan güçlü bir tarım-denizcilik lojistiğine ihtiyaç duyduğunu belirten Bungaran, biyokütlenin döngüsel biçimde değerlendirilmesini önerdi. Bu yaklaşımda ana ürün gıda veya sanayi hammaddesine ayrılırken yan ürünlerin yem, enerji, gübre, kimyasal ve malzemeye dönüştürülmesi; su ve besin maddelerinin geri kazanılması, emisyon ve kayıpların azaltılması öngörülüyor. Bungaran ayrıca 2045’e kadar komodite ve bölge temelli yol haritası, sorun çözmeye odaklı inovasyon konsorsiyumları, küçük üreticilerin güçlendirilmesi, tarım-sanayi ve lojistik koridorları ile sonuçlara dayalı ulusal yönetişimden oluşan beş ortak gündem önerdi.

CAZRI’nin Moth Fasulyesi Çeşitleri Kuraklıkta Dayanıklılık Gösterdi
Görsel kaynağı: Agriculture Post · Özgün haber
Veri haberi

CAZRI’nin Moth Fasulyesi Çeşitleri Kuraklıkta Dayanıklılık Gösterdi

Batı Rajasthan’ın sıcak ve kurak bölgelerinde yetiştirilen moth fasulyesinde, Jodhpur’daki ICAR Merkez Kurak Bölge Araştırma Enstitüsü’nün (CAZRI) son üç yılda geliştirdiği CAZRI Moth-4, CAZRI Moth-5, CAZRI Moth-6 ve CAZRI Moth-7 çeşitleri, 2026 Kharif sezonunda arazi düzeyinde belirgin dayanıklılık gösterdi. Kurum, bu çeşitlerin El Niño yılı boyunca yaklaşık 35 günlük uzun bir nem stresi döneminde performans sergilediğini bildirdi. Bölgedeki üretim koşulları yağışın 150–250 mm ile düşük ve düzensiz olması, 20–30 günlük kurak aralar ve sınırlı toprak nemi nedeniyle zaten zorlayıcı. 10 Temmuz–2 Eylül 2026 arasında buharlaşma kabında ölçülen toplam kayıp yaklaşık 317 mm oldu; 3 Ağustos’taki yağıştan sonra yağmur kesildi ve 3 Ağustos–7 Eylül arasında yaklaşık 180 mm buharlaşma ile 35 günlük kurak dönem yaşandı. Yüzey nemi 0–10 cm katmanda 15–16’dan 5–6’ya gerilerken, 10–40 cm katmanda yaklaşık 23’ten 16’ya düştü. Denemelerde erken ekim, 45 × 10 cm bitki aralığı, 20. günde mekanik ara çapalama, mekanik ot kontrolü ve elle noktasal çapalama ile uygun taç gelişimi, bitkilerin yeşil kalmasını ve yaklaşık 55. günde bol bakla oluşturmasını destekledi. Çeşitler şimdi yedi hektarda tohumluk için çoğaltılıyor; Saathi Portal talebi 2026 için 23.32 kental, 2025’te ise 63.2 kental olarak kaydedildi.