ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 6

Türkiye, Ayçiçeği Tohumu Tedarikinde Romanya’ya Yöneliyor
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye, Ayçiçeği Tohumu Tedarikinde Romanya’ya Yöneliyor

Romanya, Avrupa Birliği dışındaki pazarlara yapılan ayçiçeği tohumu ihracatında AB ülkeleri arasında ilk sıraya çıktı. ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporuna göre ülke, AB'nin blok dışına gerçekleştirdiği toplam ayçiçeği tohumu ihracatının %79,2'sini karşıladı. Türkiye ise Rusya ve Ukrayna'dan tedarikte beklenen zorluklar nedeniyle başta Romanya ve Bulgaristan olmak üzere AB'deki tedarikçilere yöneliyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim 2026'dan itibaren %20'den %12'ye indirecek. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım tarihinden yaklaşık iki ay önceye denk geliyor. Türkiye ayrıca 2026/27 ticaret yılı için 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Kaynakta aktarılan USDA değerlendirmesine göre bu gelişmeler, Romanya ve Bulgaristan'dan Türkiye'ye daha yüksek ihracat yapılması beklentisini güçlendiriyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre 15 Ekim 2026 itibarıyla Romanya, AB dışına 160.121 ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. AB'nin ikinci büyük ihracatçısı Bulgaristan'ın ihracatı ise 25.286 ton olarak kaydedildi. AB dışı ihracatın başlıca alıcısı Türkiye oldu; ülke AB'den 158.801 ton ayçiçeği tohumu satın aldı ve bu miktarın büyük bölümü Romanya'dan geldi. Türkiye'deki işleme sanayisinden gelen yüksek talebin Avrupa'nın ayçiçeği tohumu ihracatında ilave artış sağlayabileceği belirtiliyor. Romanya, Bulgaristan'ın ardından AB'de ayçiçeği tohumu işleme kapasitesi bakımından ikinci sırada yer alıyor. USDA, Romanya'nın yanı sıra Fransa, İspanya ve İtalya'da 2026/27 ticaret yılında işleme faaliyetlerinin artmasını bekliyor. AB genelinde ayçiçeği tohumu işleme talebinin nisan tahminlerine göre %3 yükselmesi, toplam işlemenin ise 8,7 milyon tona ulaşması öngörülüyor. AB'nin 2026/27 ticaret yılında ayçiçeği tohumu üretiminin 9,85 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor; bu, önceki ticaret yılına göre %12 artış anlamına geliyor. Romanya ve Bulgaristan'da yıllık üretim artışının yaklaşık %37 olması bekleniyor. Bu sonuçta ekim alanlarındaki genişleme, tohum ve gübre maliyetlerinin düşmesi ve ayçiçeğinin mısıra kıyasla kuraklığa daha dayanıklı olması etkili oldu. Romanya ve Bulgaristan elverişli koşullardan yararlanırken Orta ve Batı Avrupa'nın birçok bölgesinde kuraklık ve sıcak hava dalgaları etkili oldu.

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Nippon.com · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor

Japonya’da Suzumo Machinery tarafından eylül ortasında 400 kişiyle yapılan ankete göre katılımcıların yaklaşık %90’ı, öğünde pirincini bitirmediğinde suçluluk hissediyor. Katılımcıların çoğu, evde ya da dışarıda yemek yerken pirinç bırakmaktan hoşlanmadığını belirtti. Dışarıda yemek yerken daha küçük porsiyon istemekte en çok zorlanılan durum, %30,7 ile tek başına yemek yemek oldu. Bunu işle ilgili yemekler ve bir restoranı ilk kez ziyaret etmek izledi. Restoranlardaki gıda israfının azaltılması için katılımcıların %42,4’ü, küçük ve lokmalık seçenekleri de içeren daha ayrıntılı porsiyon ölçüleri sunulmasını istedi. Porsiyonların gram cinsinden belirtilmesi veya fotoğraflarla gösterilmesi de destek gördü. Kaynakta, Japonya’da kişi başına gıda kaybının günde bir kase pirince eşdeğer olduğu ifade edildi. Bir kase pirincin yenmeden bırakılmasıyla israf edildiği düşünülen para konusunda en yaygın yanıt, katılımcıların %35,8’inin seçtiği 50-100 yen aralığı oldu. Otel açık büfeleri ve set menü zincirlerinde kullanılan self-servis pirinç istasyonları ile otomatik dağıtıcıların da israfı azaltmaya yardımcı olabileceği belirtildi.

Mısır Fiyatlarındaki Düşüş Uruguay Hayvancılığının Dengesini Değiştirebilir
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Fiyatlarındaki Düşüş Uruguay Hayvancılığının Dengesini Değiştirebilir

Uruguay’da mısır ve diğer tahıl fiyatlarındaki sert düşüşün hayvancılık sektöründeki maliyet ve fiyat dengesini yeniden değiştirebileceği belirtiliyor. Besi işletmecilerinin birkaç ay önce mısırın 300 ABD dolarına çıkacağı yönündeki endişesinin zayıfladığı, ABD’deki iyi hasat ile Rusya ve Ukrayna arasında ateşkes olasılığının Chicago’da mısır fiyatlarını aşağı çektiği aktarılıyor. Uruguay ithalat paritesinde hareket etse de, hasadın bol gerçekleşmesi halinde Chicago’daki düşüşün yerel mısır fiyatlarına düşük bir tavan koyabileceği ifade ediliyor. Et fiyatlarının üç yıllık yükselişin ardından Uruguay’da ortalama 6.000 ABD doları civarında denge bulabileceği, önümüzdeki haftalarda besi işletmelerinden daha fazla sığır gelmesiyle ihracat fiyatında artış görülebileceği belirtilirken, Avrupa’ya satış fiyatlarında bazı düşüşler yaşandığı kaydediliyor.

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak

Şili Ulusal Tarım Derneği (SNA) Başkanı Antonio Walker, Encuentro Nacional del Agro etkinliğinde, ABD’nin tarım sektörüne uyguladığı tarifelerin 800 milyon ABD doları kayba yol açacağını söyledi. Walker, vergilerin kanatlı hayvan etleri, turunçgiller ve üzümler gibi ürünleri etkilediğini belirtti. Walker, sıfır tarifeye dönülmesinin zor olduğunu ancak hükümetin girişimlerini ve ürün bazında yürütülen müzakereleri değerli bulduklarını ifade etti. SNA, ihracatın Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Çin’in iç kesimleri gibi pazarlara çeşitlendirilmesini istedi. Walker ayrıca güneydeki liman altyapısının üretim kapasitesinin gerisinde kaldığını söyleyerek Biyoceanik Koridor’da ilerleme çağrısı yaptı. Silvo-tarımsal gayrisafi yurt içi hasıla geçen yıl %6,3 arttı; ancak şarap, geleneksel ürünler, şeker pancarı, ormancılık ve bazı meyvelerde zorluklar yaşandığını aktardı.

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi

2026'nın Avrupa patates üretimi açısından en zayıf yıllardan biri olabileceği bildirildi. Sıcak ve kurak hava, başta Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık olmak üzere üretimi geriletirken, bu beş ülkedeki toplam kaybın 3,5 milyon tonu aşacağı hesaplanıyor. Sektör temsilcileri Avrupa patates üretiminin 19,5–20,5 milyon ton civarında kalmasını bekliyor. World Potato Markets, Avrupa Birliği patates üretiminin kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en düşük seviyeye gerileyebileceğini belirtiyor. Berzence'deki Solanum Kft.'nin yöneticisi ifj. Varga György ise işletmelerinin patatesi yalnızca sulamayla üretebildiğini, bu durumun giderek diğer bitkiler için de geçerli hale geldiğini söyledi. Solanum Kft. bu yıl 64 hektarda tohumluk patates yetiştirdi. Bunun 30 hektarı MATE Georgikon fakültesi için ayrılırken, yemeklik patateslerle birlikte toplam alan 94 hektara ulaştı. Varga, tohumluk patates sezonunun yavaş başladığını ancak üreticilerin geç kalmadığını düşündüğünü belirtti. Ekim için gereken büyük boyut oranı %20–25'e ulaştığında kurutma işlemine geçiliyor ve bitkinin su ihtiyacı azalıyor. Sulamanın ek maliyeti, suyun kaç pompayla taşındığına ve center-pivot ya da sulama makarası gibi hangi yöntemle verildiğine göre değişiyor. Fiyatların ilk aşamada geçen yıla göre biraz gerilediği, ancak özellikle depolama giderlerinin ne ölçüde yansıyacağının henüz bilinmediği aktarılıyor. Üretimde sıcaklık ve UV ışınımının yanı sıra şiddetli yağışların sırtları bozması, kabuklu bit zararı, Stolbur fitoplazma enfeksiyonu ve kök boğazı fuzaryumu da etkili oldu.

Irak, Mısır Silajı İhracatına Onay Verdi
Görsel kaynağı: Shafaq News · Özgün haber

Irak, Mısır Silajı İhracatına Onay Verdi

Irak, yerel üretim fermente hayvan yemi olan bir mısır silajı sevkiyatının ihracatına onay verdi. Tarım Bakanlığı, adımın ülkenin petrol dışı gelirlerini çeşitlendirmeye yardımcı olacağını açıkladı. Bakanlığa göre onay, çiftçileri yurt içi üretimi artırmaya, hayvan yemi sektörünü geliştirmeye ve ihracat fırsatlarını genişletmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. İhracatın döviz geliri sağlayabileceği, yerel tarıma yatırımın ise kendine yeterliliği, pazarlanabilir üretim fazlasını ve tarım-hayvancılık entegrasyonunu destekleyebileceği belirtildi. Üretim ve kapasite izlenecek; sevkiyatın hacmi, değeri ve varış yeri açıklanmadı.

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi

Suriye piyasalarında tavuk ve parçalarının fiyatları, son haftalardaki belirgin düşüşün ardından yeniden yükseldi. Şerit etin kilogram fiyatı yaklaşık 550 yeni Suriye lirasından 650 liraya çıktı. Suriye Ticaret Odaları Birliği Tavukçuluk Komitesi Başkanı Nizar سعد الدين, fiyat artışından aracı halkaları sorumlu tuttu ve yetiştiricilerin tüketicinin ödediği nihai fiyatları kontrol etmediğini söyledi. Sعد الدين’e göre yetiştiriciler, Tarım Bakanlığı ile üzerinde anlaşılan gösterge fiyat bültenine göre satış yapıyor ve birçok durumda bültende belirtilen fiyatın altında ürün veriyor. Buna karşılık aracı halkalar belirli bir tarifeye bağlı olmadan, fiyatlar yükselse de düşse de kâr ediyor. Komite başkanı, mevcut yerli üretimin piyasa ihtiyacını karşıladığını ve aştığını belirterek, etlik piliç ithalatına yerli üretim iyileştiğinde durdurulmasını sağlayacak süre belirlenmeden izin verilmesini eleştirdi. İthalatın sürmesinin yetiştiricilere zarar verebileceği ve sektörden ayrılanların geri dönmesini engelleyebileceği uyarısında bulundu. Döviz kurundaki artışın yem fiyatlarını ve üretim maliyetlerini yükselttiği, mazot fiyatlarındaki artışın ise özellikle soğuk hava döneminde kümes ısıtması nedeniyle maliyetleri daha da artırabileceği belirtildi. Bazı Şam piyasalarında canlı tavuğun kilogramı 340-370, şerit etin 630-650, kanadın ise 250-280 yeni Suriye lirası aralığında fiyatlandı.

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor

İspanya’da Unión de Uniones, dağıtım şirketlerinin sütü müşteri çekme ürünü olarak kullanmasının üreticiler üzerindeki fiyat baskısını artırabileceği uyarısına katıldı. Kuruluş, son günlerdeki indirimlerin tüketicilere kısa vadede yarar sağlayabileceğini ancak sütün yeniden kampanya ürünü haline gelmesi durumunda üretici fiyatlarını aşağı çekebileceğini belirtti. Bu durumun 2021’de de yaşandığını hatırlatan kuruluş, Mercadona’nın yağsız ve yarım yağlı sütlerdeki fiyat indirimine, şirketin sıvı süt satışlarındaki payı ve sektördeki baskın konumu nedeniyle özellikle dikkat çekti. Unión de Uniones’a göre 2026’da üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı yıl başına göre %14 geriledi. Buna karşılık önemli üretim girdilerinde artış görüldü: yem maliyeti %6, alfalfa %10, saman %52, fiğ %16, mazot %22 ve elektrik %20 yükseldi. Kuruluş, süt sığırcılığı işletmelerindeki ortalama üretim maliyetinin 50 sentin üzerine çıkmış olabileceğini ve artışın sürdüğünü bildirdi. Artan maliyetler ile kademeli fiyat düşüşlerinin, üreticilerin pazarlık gücündeki yetersizliği ve sütçülük faaliyetinin sürdürülebilirliğine yönelik baskıyı ortaya koyduğunu savundu. Kuruluş, maliyetler yükselirken süt fiyatlarının düşürülmesini anlamanın zor olduğunu ve yeni bir aşağı yönlü baskının üreticileri zarar sınırına yaklaştıracağını belirtti. Ayrıca, Sanayi ve dağıtım maliyetleri de dikkate alındığında, değer zincirinin sürdürülebilmesi için raf fiyatının üretim maliyetlerinin üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Unión de Uniones, Kongre’de konuşan Planas’ın fiyatların tırmandırılmaması yönündeki değerlendirmelerine ve Gıda Zinciri Yasası’na yaptığı atfa dikkat çekerek zincirin tüm halkalarının maliyetlerinin üzerinde satış yapması gerektiğini aktardı. Kuruluş ayrıca kaliteli ve yerel tam yağlı süt tüketimi çağrısı yaptı.

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor

Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girerken Türkiye, Ukrayna'nın ihracat ürünleri nomenklatürünün yaklaşık %95'ini kapsayan 10.337 tarife pozisyonunda ithalat vergilerini kaldırıyor. Anlaşma, tahıl, yağlı tohum ve işlenmiş tarım ürünleri dahil geniş bir ürün grubunun Türkiye pazarına erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Uygulama iki ülke açısından eş zamanlı başlamıyor. Ukrayna ürünlerine yönelik kolaylıklar 1 Ekim 2026'da uygulanırken, Türkiye menşeli ürünlerin Ukrayna'ya ithalatındaki tarife tercihleri 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Böylece Ukraynalı ihracatçılar yeni koşullarda Türkiye pazarına erişimde üç aylık bir zaman avantajı elde edecek. Soya, kolza, bezelye, nohut, mercimek, fasulye, soya küspesi, yağlı tohum küspeleri, kepek ve yem konsantreleri bazı kategorilerde gümrüksüz ve miktar sınırlaması olmadan ihraç edilebilecek. Anlaşma, diğer tarım ürünlerinde kısmi bir serbestleşme de öngörüyor. Bu kapsamda 1.348 tarife pozisyonu için gümrüksüz veya indirimli tarife kontenjanları belirlendi ve temel vergilerde %20 ile %50 arasında indirim imkânı sağlandı. Bu düzenlemeler buğday unu, tereyağı, peynir, süt tozu, sığır ve kanatlı eti, yumurta, bal, şeker, domates salçası ve meyve suları gibi ürünleri kapsıyor. Ayçiçeği tohumu ihracatında ise yıllık 50.000 tonluk gümrüksüz kontenjan uygulanacak; tahsis ilk gelen ilk alır esasına göre yapılacak ve kontenjanı aşan miktarlara Ukrayna'nın %10'luk standart ihracat vergisi uygulanacak. Pan-Avrupa-Akdeniz menşe kuralları, gerekli menşe şartları ve belgeler karşılandığında Türk hammaddeleriyle Ukrayna'da üretilen malların Avrupa Birliği'ne tercihli rejimle ihraç edilmesine imkân verebilir. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığı, yeni koşulların üreticilerin rekabet gücünü ve ihracat gelirlerini artırmasının amaçlandığını bildirdi. 2025'te iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2,8 milyar dolara ulaşırken Ukrayna'nın Türkiye'ye tarım ihracatı 7,9 milyon ton ve 2,2 milyar doların üzerinde gerçekleşti.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak

Dünya Gıda Programı (PAM), finansman yetersizliği nedeniyle Gazze’deki gıda yardımını yaklaşık üçte bir azaltacağını açıkladı. Kurum, bu değişiklik sonucunda her ay yaklaşık 500.000 kişinin temel gıda yardımına erişimini kaybedeceğini bildirdi. PAM, önceki dönemde Gazze’de her ay yaklaşık 1,6 milyon kişiye gıda kolileri, buğday unu, ekmek, sıcak yemek, beslenme desteği, okul atıştırmalıkları ve nakit yardım sağlıyordu. Yardım alan ailelere bundan sonra yalnızca bir gıda kolisi ile daha küçük boyutlu bir buğday unu çuvalı verilecek ve dağıtılan rasyonlar yarıya indirilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının 250.000’den 150.000’e düşmesi planlanırken, bölge sakinlerinin gıda satın alabilmesini sağlayan nakit transferleri de azaltılacak. PAM, bu düzenlemeleri kaynakların daha uzun süre kullanılabilmesini sağlamak için yapmak zorunda olduğunu belirtiyor. PAM’ın Filistin toprakları direktörü Shaun Hughes’a göre Gazze’de yaşayan 2,1 milyon kişinin yaklaşık 1,4 milyonu hâlâ akut gıda güvensizliği yaşıyor ve hayatta kalmak için insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Ekimdeki ateşkesin yardımların artmasını sağlamasıyla durumun iyileştiği, Birleşmiş Milletler’in de yıl sonunda Gazze’yi artık kıtlık koşullarında değerlendirmediği aktarılıyor. Ancak yardım ihtiyacının sürdüğü belirtiliyor. Kurum, 2026’da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yıllara kıyasla finansmanın yarısından azını aldığını ve Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria’daki faaliyetlerini altı ay sürdürebilmek için 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Hughes, uluslararası topluma Gazze halkına desteği sürdürme çağrısı yaparak bunun kaynakları azaltma zamanı olmadığını söyledi.

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak

USDA’nın AB’deki yerel ofisinin raporuna göre Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda ayçiçeği tohumu ve yağı ithalatı, iç ve dış talebi karşılamak için güçlü kalacak. Türkiye’nin AB-27’den ithalat talebinin artabileceği, ülkenin iyi bir hasat beklemesine rağmen Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği tohumu ile işlenmiş ürün tedarikinin geçmişteki kadar kolay olmayabileceği belirtildi. Türkiye 1 Ekim’de ayçiçeği tohumu ithalat vergisini %20’den %12’ye indirdi. Sektör kaynaklarına göre bu düzenleme Romanya ve Bulgaristan piyasalarını şimdiden etkiledi ve iki ülkeden ihracatın artması bekleniyor. Rapora göre AB-27’deki yağlı tohum işleme tesisleri, Türkiye’ye yönelik ihracat beklentileri aşarsa daha fazla ayçiçeği tohumu ithal etmeye hazır. USDA, ayçiçeği sanayisine yönelik talebin 2026/27’de güçlü kalacağını öngörüyor. Bu beklentide, ayçiçeği yağının tarihsel olarak yüksek seyreden fiyatının yanı sıra ayçiçeği küspesinin yem rasyonlarında soya küspesine çekici bir alternatif olması etkili. AB-27’nin ormansızlaşmadan ari ürünlere ilişkin EUDR düzenlemesi de soya ithalatında oluşabilecek primler nedeniyle ayçiçeği ve kolzaya geçici avantaj sağlayabilir. USDA, AB’nin ayçiçeği küspesi ithalatını 2026/27’de 2,40 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu miktar 2025/26’daki 2,20 milyon tonun üzerinde, 2024/25’teki 2,56 milyon tonun ise altında. Ayçiçeği tohumu ithalatı 2025/26’da önceki sezondaki 582 bin tondan 1,4 milyon tona yükselirken, 2026/27 için en az 900 bin ton öngörülüyor. Ukrayna ihracatının gerilemesiyle Arjantin ve Moldova AB’nin başlıca tedarikçileri oldu. Arjantin’den ithalat, 2025/26’nın ilk üç çeyreğinde %1171 artarak 850 bin tona ulaştı.

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor
Görsel kaynağı: ZDFheute · Özgün haber
Veri haberi

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman açığı nedeniyle Gazze Şeridi'ndeki gıda yardımını azaltıyor. WFP'nin açıklamasına göre yaklaşık 500 bin Filistinli artık yardım alamayacak; yardımdan yararlanmaya devam edenlere ise daha küçük miktarlarda destek verilecek. WFP, Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının başlamasından bu yana her ay yaklaşık 1,6 milyon Filistinliye gıda paketleri, ekmek ve nakit yardım sağlıyordu. Kuruluş, mevcut finansmanının bu yardım düzeyini sürdürmeye yetmediğini ve 2026'da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yılların yarısından daha az kaynak aldığını belirtiyor. Gıda yardımındaki kesintinin yaklaşık üçte bir oranında olduğu aktarılıyor. Yardım almaya devam eden ailelere iki gıda paketi yerine bir paket ve daha küçük bir çuval buğday unu verilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının da 250 binden 150 bine indirilmesi planlanıyor. WFP, Gazze nüfusunun yaklaşık %67'sinin akut açlık veya daha ağır bir durum yaşadığını bildiriyor. IPC girişimi Gazze Şeridi'ni şu anda kıtlıktan etkilenen bir bölge olarak değerlendirmiyor. İsrail'in Filistin İşleri Koordinasyon Birimi Cogat ise yardım sevkiyatlarının nüfusun beslenme ihtiyacını aştığını ve bölgede akut gıda güvencesizliği bulunmadığını savunuyor.

Bulgaristan’da XI. Ulusal Ceviz Festivali Düzenlendi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da XI. Ulusal Ceviz Festivali Düzenlendi

XI. Ulusal Ceviz Festivali, hafta sonunda Bulgaristan’ın Kazanlık belediyesine bağlı Golyamo Dryanovo köyünde düzenlendi. Açılışı yapan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, bu tür etkinliklerin kırsal bölgelerin canlı olduğunu ve buralarda aktif üreticiler ile zanaatkârların çalıştığını gösterdiğini söyledi. Abrovski, tarımın gelişmesini geleneksel geçimin korunması ve küçük yerleşimlerin canlılığının sürdürülmesiyle ilişkilendirirken, bakanlığın yerli üretimi rekabetçi kılacak ve üreticilere güvenli, adil piyasa koşulları sağlayacak ortam oluşturmayı önceliklendirdiğini belirtti. Festivalin düzenlendiği çevre, 2.500 dekardan fazla ceviz bahçesiyle ülkenin önde gelen bölgeleri arasında gösterildi. Tarım ve Gıda Bakanlığına göre Bulgaristan’daki toplam ceviz alanı 2025’te yaklaşık 13 bin hektardı. Etkinlikte onlarca üretici ve zanaatkâr ceviz, fındık, badem, arıcılık ve uçucu yağ ürünlerini sergiledi; yapay zekâ destekli sınıflandırma makinesi ile kuruyemiş toplama ve işleme makineleri tanıtıldı.

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı

Bulgaristan’ın Doğu Bulgar, Tuna ve Plevne atı ırklarının korunması ve geliştirilmesinin 75. yılı, Sofya’da düzenlenen uluslararası konferansla kutlandı. Bulgaristan, Macaristan, Hırvatistan, Slovakya, Sırbistan ve Romanya’dan uzmanlar ile at yetiştiriciliği sektörü temsilcileri, geleneksel ırkların korunması ve seleksiyonunda deneyimlerini paylaştı. Konferansın açılışında konuşan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Yanislav Yançev, at yetiştiriciliğindeki genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yançev, üç ırkın 75 yıldır korunmasını Bulgar at yetiştiricileri ile bilim insanlarının kuşaklar boyunca yürüttüğü kapsamlı çalışmaların sonucu olarak nitelendirdi. Bakanlığın Devlet At Harası Kabiyuk’un yanı sıra derneklere ve bu ırkları yetiştiren kişilere destek vermesiyle sektörün ilerlemesini umduğunu belirtti. Yıl dönümü programı, Sofya’daki Güney Parkı’nda düzenlenen açık hava etkinliğiyle devam etti. Ziyaretçilere Bulgar seleksiyonunu ve at yetiştiriciliğindeki başarıları temsil eden 60’tan fazla at gösterildi. Programda çocuklar için midilli gezintileri, fayton turları ve at temalı fotoğraf alanı yer alırken at yemleri, ahır ekipmanları ve binicilik malzemeleri de tanıtıldı. Etkinlik, Ulusal At Yetiştiriciliği Birliği tarafından ilgili bakanlık ve Devlet Tarım Fonu’nun desteği, Sofya Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlendi.

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Letonya Gıda ve Veterinerlik Servisi (PVD), sınır denetiminde pestisit kalıntıları tespit edilen yeşil çayın Ermenistan menşeli olduğuna ilişkin açıklamasını düzeltti. Kurum, çayın Çin menşeli olduğunu ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini bildirdi. İlk PVD açıklamasında çayın Ermenistan menşeli olduğu belirtilmiş, tespit edilen ihlaller ise Avrupa Birliği’nin güvensiz gıda ve yemler için hızlı uyarı sistemine iletilmişti. Ancak CivilNetCheck’in soruları üzerine yapılan incelemede, bu menşe bilgisinin hatalı olduğu ortaya kondu. Avrupa Komisyonu verileri de çayın menşeini Çin olarak gösteriyordu. PVD Sınır Kontrol Departmanından kıdemli uzman Agita Volfa, kurum açıklamasında hata yapıldığını söyledi. Volfa, çayın Çin’den geldiğini ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini belirterek, yayımlanan yanlış bilginin yanlış anlaşılmalara yol açmış olabileceği için kurumun özür dilediğini aktardı. PVD, bilgilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla gerekli düzeltmeleri yapacağını açıkladı.

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Düşük Kaliteli Buğday ve Yemlik Arpa Fiyatları Arttı

Kazakistan’da düşük kaliteli buğday ve yemlik arpa fiyatları bir haftada yükseldi. Zerno Birliği verilerine göre 4. sınıf buğdayın ton fiyatı 86-90 bin tengeye, 5. sınıf buğdayın fiyatı 83-86 bin tengeye çıktı. Her iki üründe artış 1 bin tenge olurken yemlik arpa da aynı miktarda yükselerek 68-72 bin tengeye ulaştı. Zerno Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov, artışta işleyiciler, kanatlı işletmeleri ve ihracatçılardan gelen talep ile arz açığının etkili olduğunu belirtti. Rusya’daki vagon kıtlığı ve lojistik maliyetlerindeki yükselişin Rus buğdayı teklif fiyatlarını da artırdığını söyledi. İç piyasada 3. sınıf buğday fiyatı değişmedi ve kaliteye göre ton başına 89-110 bin tenge aralığında kaldı. Geçen hafta ihracat fiyatları da sabit seyretti. Saryagash DAP tesliminde 3. sınıf buğday 265-300 dolar, 4. sınıf 255-260 dolar, 5. sınıf ise 245-250 dolar oldu. KTЖ’nin altyapı yoğunluğu nedeniyle uyguladığı yükleme kısıtlamaları sevkiyatları yavaşlattı ve Özbekistan yönünde 3. sınıf buğday alımını sınırladı. KTЖ ile Özbekistan demiryolları yönetiminin çalışması sonucunda Saryagash’ta günlük vagon kabulü 31’den 35 tren çiftine çıkarıldı. Vagon birikimi 9,1 bine inse de normatif seviyenin %30 üzerinde kaldı; Bolashak’ta da yüksek birikim kaydedildi.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya

Endonezya’da bağımsız broyler tavuk yetiştiricileri, canlı tavuk satış fiyatlarının gerilemesi ve üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle iflas riskiyle karşı karşıya. Yetiştiricileri temsil eden Perhimpunan Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), koşulların sürmesi halinde üreticilerin iki ay içinde ayakta kalamayabileceğini bildirdi. Permindo’ya göre yetiştirici seviyesinde canlı tavuk fiyatı kilogram başına 20.000-20.500 Endonezya rupisine gerilerken yem fiyatı 9.700-10.000 rupiye ulaştı ve daha da artma ihtimali taşıyor. Birlik üyesi Asep Saepudin, yem maliyetlerindeki artışın canlı tavuk fiyatı henüz toparlanmadığı için bağımsız işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Asep, yetiştiricilerin mevcut zararının tavuk başına 4.000-5.000 rupiye ulaştığını ve bu nedenle yeni üretim döngüsünü sürdürmek için gereken sermayenin daraldığını belirtti. Permindo, hükümetten canlı tavuk fiyatını kontrol etmesini isterken, Asep piyasa fiyatlarını etkileyen entegre yetiştiricilerin satış fiyatlarını ayarlamasını talep etti. Asep ayrıca yem fiyatının kilogram başına 8.000-8.500 rupiye indirilmesini ve canlı tavuk fiyatının en az 24.000 rupide tutulmasını önerdi. Yem hammaddesi mısırın fiyatının 8.400 rupiye çıktığı ve arz sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, hükümetten uygun fiyatlı ve yem sanayisi standartlarına uygun mısır tedarikinin güvence altına alınması istendi.

İrlanda Tarım Anlatısının Yenilenmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda Tarım Anlatısının Yenilenmesi Çağrısı

İrlanda’da agroekoloji ve küçük ölçekli üretimi savunan Talamh Beo, çiftçilerin toplum ve çevredeki temel rolünü yeniden çerçeveleyen “yeni bir anlatı” çağrısı yaptı. Grup, Our Food Roots gibi girişimlerin İrlanda tarımını ele alış biçiminin sorunlu olduğunu belirtti. Talamh Beo’ya göre başlangıçta Food Connects adıyla bilinen Our Food Roots, gıda ve tarım sektöründeki insanları, toprağı, bakımı ve ilerlemeyi tartışmaya açıyor. Ancak kampanyanın aile çiftlikleri, yemyeşil meralar ve geleneksel mirasa dayanan tanıdık ve duygusal bir anlatıya yaslandığı savunuldu. Girişim, sektör ve ulusal kuruluşlar tarafından finanse ediliyor.