ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 7

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi

Şili Kongresi, gübrelerdeki biçimsel hatalar ile bileşim, kalite, güvenlik veya izlenebilirliği etkileyen maddi ihlaller için farklı para cezası aralıkları öngören metni 19 Ekim 2026'da yürütmeye gönderdi. Metne göre yanıltıcı olmayan biçimsel ihlaller 10 ila 100 UTM, bileşim tağşişi dahil maddi ihlaller ise 100 ila 1.000 UTM arasında cezalandırılacak. Kaynak, metnin yayımlandığını veya yürürlüğe girdiğini belirtmiyor. Agricultores Unidos de Chile, 15 Haziran'da Senato Tarım Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında, bir etiketleme hatasıyla bileşimi beyan edilenden farklı bir gübrenin aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Kuruluş, biçimsel ihlallerin ayrılmasını, maddi ihlallerde caydırıcı cezaların korunmasını ve yaptırım belirlenirken pazarlanan miktar ile elde edilen ekonomik yararın dikkate alınmasını önerdi. Yazıda bu görüşü desteklemek için özel üniversite laboratuvarlarında incelenen örnekler aktarıldı. Bir jips numunesinde etikette %17 kükürt beyan edilirken analizde bu oranın %1'in altında kaldığı, karışımlarda fosfor ve potasyum sapmalarının ise toleransın sekiz katına kadar çıktığı belirtildi. Ancak bu analizlerin resmi SAG denetimi olmadığı ve piyasaya genellenemeyeceği özellikle vurgulandı. Metne göre cezaların kademelendirilmesinde zarar, ürünlerin değeri, sağlanan ekonomik yarar ve ihlalcinin ekonomik kapasitesi dikkate alınacak. Buna karşılık reform, tonaja göre otomatik bir ceza formülü veya zarar gören çiftçiye doğrudan tazminat getirmiyor; para cezaları kamuya gelir olarak kalıyor. Yazının yazarı Camilo Guzmán Martínez, nihai ayrımın SAG tavsiyeleriyle bağlantılı bir parlamenter önergeden doğduğunu aktardı.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı

Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları arasındaki farklar belirginleşirken, Numbeo’nun 2026 ortası verilerine göre endeks İsviçre’de 189,2’ye, Moldova’da 57,2’ye ulaştı. AB ortalaması 100 kabul edildi. Bu karşılaştırmada Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi 82,1 olarak verildi. Türkiye, bazı AB ülkelerinden daha pahalı olmasına rağmen blok ortalamasının altında kaldı; haberde ayrıca ülkenin Avrupa’daki en yüksek gıda enflasyonuna sahip olduğu belirtildi. Euronews Business, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden endeksini AB ortalaması 100 olacak şekilde uyarladı. Bu ölçüme göre İsviçre’de gıda ürünleri AB ortalamasından %89,2 daha pahalı, Moldova’da ise %42,8 daha ucuz. AB içinde Romanya 66,7’lik endeksle en düşük seviyede yer aldı. Kosova’nın endeksi 60,6 olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 olarak kaydedildi. En yüksek fiyatlar arasında İzlanda 183,6 ile ikinci sırada yer aldı; Norveç 154,4, Lüksemburg 134,9 ve Danimarka 128,4 endeks değerine ulaştı. Finlandiya 119,7, İsveç 116,6, Avusturya 124,5, İrlanda 122, Belçika 117,6 ve Hollanda 116,4 ile AB ortalamasının üzerinde kaldı. Avrupa’nın önde gelen ekonomileri arasında Fransa, ortalamanın %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke oldu. İspanya’nın endeksi 89,7’de kalırken Birleşik Krallık 111,9, Almanya 111,6 ve İtalya 110,2 olarak verildi. Eurostat’a göre gıda ve alkolsüz içecekler AB’de hane harcamalarının %13,6’sını oluşturuyor; konut ve hizmet faturalarının payı %23,6. Haberde, düşük fiyatların her zaman daha yüksek karşılanabilirlik anlamına gelmediği vurgulandı. Ilaria Benedetti, Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen ailelerin bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırdığını belirtti. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh da ücretler ve satın alma gücündeki farklılıkların değerlendirmeye katılması gerektiğini söyledi. Euronews Business’ın Ekim 2026 hesaplamasında, marketlerde satılan 19 kalemden sigara çıkarıldı ve kalan 18 ürünün fiyatları, her biri bir kez ve ağırlıklandırılmadan toplandı. Buna göre AB’de ortalama sepet maliyeti 69,84 euro oldu. Aynı sepet İsviçre’de 137,90 euro, Moldova’da 41,10 euro ve Norveç’te 116,10 euro olarak hesaplandı; Lüksemburg’da 99 euro, Avusturya’da 88,10 euro ve Danimarka’da 87,70 euro seviyesinde kaldı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan savaşın ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde birçok İranlının sofraya yiyecek koymakta zorlandığını söyledi. Pezeşkiyan, internet sitesinde paylaşılan konuşmasında bu durumu savaş ve ülkenin içinde bulunduğu savaş koşullarıyla ilişkilendirdi. Savaş, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başladı. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile üst düzey askeri komutanların öldürüldüğü saldırıların ardından Tahran, bölgedeki ABD unsurlarına ve İsrail'e karşılık verdi; küresel enerji sevkiyatı için önemli olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişi kısıtladı. Washington ise İran limanlarına abluka uygulayarak petrol ihracatını ve ticareti sınırlandırdı. Pakistan'ın ağırlıklı arabuluculuğunda haziran ortasında yapılan ateşkes, savaşı sona erdirme ve daha geniş kapsamlı görüşmelerin önünü açma amacı taşıyordu ancak kısa süre sonra çöktü. O tarihten bu yana ABD İran hedeflerine aralıklı saldırılar düzenlerken İran da boğazdan geçmeye çalışan gemileri hedef aldı. Pezeşkiyan “savaşsız ve barışsız” durumun sona ermesi çağrısı yaptı. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise saldırıların hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi.

Pakistan’da 2027 Buğdayı İçin Destek Fiyatı 4.500 Rupiye Çıkarıldı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da 2027 Buğdayı İçin Destek Fiyatı 4.500 Rupiye Çıkarıldı

Pakistan hükümeti, 2027 buğday ürünü için gösterge niteliğindeki destek fiyatını maund başına 4.500 Pakistan rupisi olarak belirledi. Tarım uzmanları, geçen yıl 3.500 rupi olan fiyatın 1.000 rupi artırılmasının çiftçileri ekim alanlarını genişletmeye ve ulusal gıda güvenliğini güçlendirmeye teşvik edeceğini söyledi. Uzmanlara göre yüksek fiyat, artan girdi maliyetleriyle enflasyon baskılarını karşılamaya, üreticilerin getirilerini iyileştirmeye ve buğday üretimini artırmaya yardımcı olabilir. Pakistan Tütün Kurulu eski sekreteri Khan Faraz, daha fazla arazinin buğday ekimine ayrılmasının yurt içi üretimi ve kırsal ekonomileri destekleyeceğini belirtti. Büyük çiftçi örgütleri kararı olumlu karşıladı.

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor

Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeler arasında belirgin biçimde değişiyor. CNN.gr’nin aktardığı 2026 Numbeo verilerine göre gıda endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde İsviçre’de 189,2’ye çıkarken Moldova’da 57,2’de kalıyor. Bu karşılaştırmaya göre AB ortalamalarında 100 avro tutan bir alışveriş sepeti İsviçre’de 189,20 avroya, Moldova’da ise 57,20 avroya mal oluyor. İsviçreyi 183,6 ile İzlanda, 154,4 ile Norveç, 134,9 ile Lüksemburg ve 128,4 ile Danimarka izliyor. Finlandiya’nın endeksi 119,7, İsveç’in endeksi ise 116,6 olarak veriliyor. Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında Fransa, AB ortalamasının %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke konumunda bulunuyor. İspanya 89,7 ile ortalamanın altında kalırken Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya sırasıyla 111,9, 111,6 ve 110,2 seviyelerinde yer alıyor. Avusturya, İrlanda, Belçika ve Hollanda da AB ortalamasının üzerinde fiyatlara sahip ülkeler arasında sıralanıyor. Doğu Avrupa ve Balkanlar’da ise market ürünleri genel olarak daha ucuz gösteriliyor; Romanya 66,7 endeks değeriyle listenin en düşük seviyesindeki ülke olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 değerlerinde bulunuyor. Ancak bu endeksler ülkelerdeki kullanılabilir geliri ve ortalama maaşları hesaba katmadığı için tüketicilerin gerçek satın alma gücünü tek başına göstermiyor.

İspanya’nın Castilla Y León Bölgesinde Yaygın Hayvancılık Etkinliği Düzenlendi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

İspanya’nın Castilla Y León Bölgesinde Yaygın Hayvancılık Etkinliği Düzenlendi

İspanya’nın Castilla y León bölgesindeki Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikası Bakanı Joaquín Antonio Pino, Ávila eyaletine bağlı Navarredonda de Gredos’da düzenlenen XII Geleneksel Herradero etkinliğini cumartesi günü ziyaret etti. Yaygın hayvancılık ve yerli ırklarla bağlantılı profesyonelleri bir araya getiren etkinlikte, işletmelerin durumu ve hayvancılık faaliyetinin çeşitli başlıkları ele alındı. Görüşmelerde idari işlemlerin basitleştirilmesi, hayvan sağlığı koordinasyonu ve genetik iyileştirme programları öne çıktı. Kaynağa göre bu alanlar, işletmelerin üzerindeki yükü azaltmak, rekabet gücünü artırmak ve üretim kapasitesini geliştirmek açısından önem taşıyor. Genetik iyileştirmenin verimlilik, etkinlik ve hayvanların işletme koşullarına uyumuna katkı sağladığı; hayvan sağlığı, uygulamalı araştırma ve biyogüvenlikle birlikte sürdürülebilir bir hayvancılık modeli için kullanıldığı belirtildi. Etkinlikte yaygın hayvancılığın kırsal alanla ilişkisi de vurgulandı. Castilla y León’daki birçok yerli ırkın bu sistemle bağlantılı olduğu, sistemin doğal kaynaklardan yararlanırken peyzajın ve toprakların korunmasına katkı sunduğu aktarıldı. Pino, bu tür buluşmaların hayvancılar arasındaki iş birliğini desteklediğini ve yerli ırkların genetik mirası ile bölgeye uyumunu, bölge hayvancılığının geleceği açısından stratejik bir kaynak olarak öne çıkardığını söyledi.

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın ve artan ekonomik baskının birçok İranlının beslenmesini zorlaştırdığını söyledi. Pezeşkiyan, çevrim içi yayımlanan konuşmasında, İran toplumunda birçok kişinin savaş ve bunun yol açtığı yaşam koşulları nedeniyle beslenmekte zorlandığını belirtti. Açıklama, Washington’ın son haftalarda Ortadoğu’daki askeri operasyonlarını sınırlamasına rağmen Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İranlı liderler, ABD’nin baskı ve tehditleri sona ermeden barış görüşmelerinin sürdürülemeyeceğini savunuyor. Pezeşkiyan, Tahran’ın “ne savaş ne barış” durumundan çıkması gerektiğini ifade etti. Savaş 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. İran’ın misilleme saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na erişimi kısıtlamasının ardından ABD, İran limanlarını ablukaya aldı; bu durum ülkenin petrol ihracatını ve ticari işlemlerini engelledi. Haziranda sağlanan ateşkes kısa sürede çöktü ve taraflar anlaşmayı kimin ihlal ettiği konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. İran’daki açıklamalar, yeni bombardıman ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı sırada yapıldı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları temsilcisi ise sınırlı bir saldırıya katbekat daha büyük yanıt verileceğini açıkladı.

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık tarımının, dünyanın önde gelen üreticileri karşısında giderek daha büyük bir rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği belirtildi. Bayer’in talebiyle hazırlanan çalışma, Oxford Economics’in ekonomik analizinin yanı sıra 8 binden fazla Avrupalı tüketiciyle yapılan anket ve sekiz Avrupa ülkesindeki çiftçilerle görüşmelere dayanıyor. Çalışmaya göre Avrupa’daki üreticiler yeni teknolojilere ve yenilikçi çözümlere birçok durumda daha yavaş erişiyor. 2011-2023 döneminde AB tarla bitkileri üretiminin çıktısı yıllık ortalama yalnızca %0,1 büyüdü; Birleşik Krallık’ta ise değişim görülmedi. Aynı dönemde dünya ortalaması %2 olurken ABD’de %1, Çin, Kanada ve Hindistan’da %2-3, Brezilya’da %3,3 büyüme kaydedildi. Daha uzun vadeli karşılaştırmada AB tarımsal üretimi önceki on yılın seviyesini %2 aşarken bu oran ABD’de %16, Kanada’da %44 ve Brezilya’da %51 oldu. Çalışmada iklim risklerinin de Avrupa tarımının rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi. Aşırı hava olayları ve diğer iklim risklerinden kaynaklanan yıllık kaybın AB’de 17,4 milyar euroya ulaştığı, bunun tarla bitkileri üretimi çıktısının %6,4’üne denk geldiği belirtildi. Bu kaybın 2050’de yıllık 24,8-28,9 milyar euroya çıkabileceği tahmin ediliyor. Araştırmaya göre Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu başlıca alanlar yenilikçi tohum teknolojileri, modern bitki koruma ürünleri, hassas tarım, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları. AB’de izinli bitki koruma etken maddesi sayısının 2000’lerin başındaki binden fazla seviyeden yaklaşık 420’ye gerilemesi, düzenleme ve izin süreçlerinin önemini artırıyor. Raporda rekabet gücü için araştırma sonuçlarının daha hızlı uygulanması, yeniliklerin desteklenmesi ve güvenliği koruyan öngörülebilir bir düzenleme ortamı oluşturulması gerektiği savunuluyor.

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Echo24 · Özgün haber

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın gübre ihracatına yönelik kısıtlamaların daha da hafifletilmesini değerlendirdiği bildirildi. Kyiv Independent’ın Ukraynalı ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, ekonomik avantajlar sunarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye ikna etmeyi umuyor. Ancak bu, henüz alınmış bir karar değil. ABD, Rus gübre sektörüne doğrudan yaptırım uygulamamış olsa da olası bir anlaşmanın sektördeki belirli gemiler, şirketler, bankalar ve kişiler üzerindeki kısıtlamaları kaldırabileceği belirtiliyor. Rusya, tarım ürünleri için sigorta ve taşımacılık engellerinin kaldırılmasını uzun süredir talep ediyor. Gübreler konusunda ilerleme sağlanamaması, Moskova’nın 2023 yazında Karadeniz Tahıl Anlaşması’ndan çekilmesinin resmi gerekçesi olarak aktarılıyor. Gündemdeki olası adım, Trump’ın Rusya’dan yüz binlerce ton motorin alımına ilişkin daha önce açıkladığı anlaşmanın ardından geldi. Motorinin ilk partisinin 23 Ekim’de ABD kıyılarına yöneldiği, anlaşmanın Washington’da siyasi çevrelerin farklı kesimlerinden eleştiri aldığı ve yasallığı konusunda şüpheler bulunduğu kaydedildi. Kiev ise ateşkes anlaşması olmadan verilen ekonomik tavizlerin Rus yönetimini cesaretlendireceğinden endişeli; Volodimir Zelenskiy motorin anlaşmasını “zayıf bir adım” olarak niteledi.

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Embrapa ve USP Araştırması, Buğdaydaki Mantar Hastalığı Şiddetini %60 Azalttı

Embrapa ve São Paulo Üniversitesi (USP) tarafından yürütülen araştırmada, kontrollü koşullarda uygulanan yararlı bakteriler, Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttı. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkilerle mantarın yanı sıra yararlı bakteriler uygulanan bitkileri karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük görüldü. Çalışmanın yaklaşımı, patojeni doğrudan ortadan kaldırmak yerine buğday köklerinin çevresindeki mikrobiyal topluluğu yönetmeye dayanıyor. Embrapa’ya göre mikroorganizmalar, bitkilerin doğal direncini destekleyen toprak işlevlerini yeniden düzenliyor. Hastalık şiddetinin, mantar popülasyonu sabit kaldığında ve bazı uygulamalarda arttığında bile azalması, biyolojik kontrolün yalnızca patojenin yok edilmesine bağlı olmadığını gösterdi. Bu değerlendirme Hélio Quevedo tarafından yapıldı. Araştırmada incelenen üç bakteri; bitki büyümesini teşvik etme, fosforun kullanılabilirliğini artırma ve Bipolaris sorokiniana’ya karşı etki gösterme özellikleri sergiledi. Bu patojen kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına yol açıyor. Patojenin, özellikle sıcak veya su noksanlığı görülen bölgelerde buğday için ekonomik önem taşıdığı aktarıldı. Bakteriler arasında Pseudomonas inefficax en belirgin sonuçları verdi. Bu bakteri hastalık şiddetini azaltırken fosforun kullanılabilirliğini ve kök sisteminin gelişimini destekledi. Deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5’inden azını oluşturmasına rağmen kök mikrobiyomunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamalarında, stres koşullarına dayanım ve bitki korumasıyla ilişkili genlerde artış gözlendi. Araştırma koordinatörü Rodrigo Mendes, yaklaşımın daha etkili ve sürdürülebilir biyolojik inokulantların geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti; ticari uygulanabilirlik ise henüz koşula bağlı.

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber

Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya Meyve-Sebze Transit Rotası Çalışılıyor

Rusya Demiryolları (RJD), Rusya’daki perakende zincirlerinin ihtiyaçları için Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebze ürünlerinin Gürcistan üzerinden Rusya’ya taşınmasını sağlayacak seçenekleri inceliyor. RJD Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, yeni güzergâh çalışması hakkında açıklamayı İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Güzergâhın henüz kesinleşmediği belirtildi. Mihaylov, planı “karadan güzergâh” ifadesiyle tanımlarken, yalnızca demiryolu taşımacılığı mı yoksa demiryolu ile karayolunun birlikte mi kullanılacağına açıklık getirmedi. Kombine seçenekte ürünlerin Türkiye veya Azerbaycan’dan demiryoluyla Gürcistan’a ulaştırılması, ardından soğutmalı kamyonlara aktarılıp Kazbegi–Verhni Lars sınır kapısından Rusya’ya gönderilmesi öngörülüyor. Güzergâhın tamamında tren kullanılması ise Abhazya üzerinden demiryolu bağlantısının yeniden açılmasını gerektirebilir. Bu hat, 1990’lı yıllardaki çatışmalardan bu yana tamamen kapalı. Moskova bağlantının yeniden kurulmasını daha önce gündeme getirse de Tiflis, bu konuda görüşme yapıldığını reddediyor ve olası diyaloğu Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması şartına bağlıyor. Açıklama, Rusya ile Türkiye arasındaki mevcut bir sevkiyatın başladığını değil, alternatif bir transit seçeneğinin değerlendirildiğini gösteriyor.

Makedonya'da Elmalar Satılamıyor, Üreticiler İhracat Pazarı İstiyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Makedonya'da Elmalar Satılamıyor, Üreticiler İhracat Pazarı İstiyor

Makedonya’da bu yıl elma üretiminin önceki yıllara göre artması, üreticilerin satış sorununu derinleştirdi. Tetova’ya bağlı Sellarca’dan üretici Amet Ismaili, yaz sıcaklıklarının daha yüksek olması ve ürün kaybı yaşanmaması sayesinde sezonun kaliteli geçtiğini, ancak miktarın iç pazarın ihtiyacını aştığını söyledi. Üreticiler, yüksek kaliteye rağmen alım fiyatlarının çok düşük kaldığını belirtiyor. Ismaili’ye göre ülkedeki pazar, üretimin yükseldiği dönemlerde oluşan arzı karşılayamıyor. Elmaların ihraç edilememesi arz fazlasını büyütürken alım fiyatlarını da aşağı çekiyor. Üretim maliyetlerinin mevcut fiyatların üzerinde kaldığını söyleyen üretici, bu koşullarda satış yapmanın ekonomik olmadığını ifade etti. Sorunun bir başka nedeni depolama altyapısının yetersizliği. Ismaili, elmaların saklanması için yeterli depo bulunmadığını belirterek Tarım Bakanlığından depolama tesisleri ile paketleme alanlarına daha fazla yatırım yapmasını istedi. Toptan alımın yetersiz kalması nedeniyle birçok elmanın çürüdüğü, düşük fiyatlar ve yüksek maliyetler yüzünden çok sayıda üreticinin elma yetiştiriciliğini bırakmayı düşündüğü aktarıldı.

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası ile Viyana Tarım Borsası, 22-23 Ekim'de Viyana'da düzenlenen görüşmelerde emtia ticaretini genişletme, tarım ürünleri ticaretini güçlendirme ve yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatlarını ele aldı. Görüşmeler, Türkmenistan'ın Avusturya Büyükelçiliği tarafından aktarıldı. Türkmen heyetine Devlet Emtia ve Hammadde Borsası Başkanı Batyr Volsahatov başkanlık etti. Heyet, Viyana Tarım Borsası Başkanı Ernst Haas ve borsanın sekreteri Karl Schneider'in yanı sıra Avusturya Federal Ekonomi Odası'ndan Dražen Maloča ile görüştü. Taraflar, iki ülke arasındaki kurumsal ve ticari işbirliğini güçlendirmeyi, borsa temelli emtia ticaretini teşvik etmeyi ve tarım ürünleri ticaretini genişletmeyi değerlendirdi. Türkmenistan'ın devlet emtia borsası, tarım ürünleri dahil çeşitli malların iç ve uluslararası ticaretini kolaylaştırıyor; Türkmen üreticileri yabancı alıcılarla buluşturarak ihracat faaliyetlerini destekliyor. Avusturya ise Avrupa ticari ağlarına ve tarım ticareti uzmanlığına erişim sağlıyor. Borsalar arasındaki daha yakın temasın tarım ürünlerinde ticari bağlantıları ve pazar erişimini güçlendirebileceği, emtia ticaretindeki işbirliğini genişletebileceği belirtildi.

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Poder360 · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı

Embrapa Meio Ambiente ile São Paulo Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, yararlı bakterilerin kontrollü koşullardaki deneylerde Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttığı görüldü. Çalışma, hastalık etmenini doğrudan yok etmek yerine kök çevresindeki rizosferde bulunan mikrobiyal topluluğun yönetilmesine dayalı biyolojik kontrol yaklaşımını inceledi. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkileri mantar ve yararlı bakterilerle birlikte uygulama yapılan bitkilerle karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük bulundu. Sonuç, bazı uygulamalarda mantar popülasyonu sabit kalmasına, hatta artmasına rağmen elde edildi. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, biyolojik kontrolün patojenin tamamen ortadan kaldırılmasına bağlı olmayabileceğini gösteriyor. Çalışmada Streptomyces virginiae CMAA1738, Paenibacillus ottowii CMAA1739 ve Pseudomonas inefficax CMAA1741 değerlendirildi. Bakteriler biyolojik kontrol ve bitki gelişimini destekleme potansiyeli taşıdı. Pseudomonas inefficax, hastalık şiddetini azaltma kapasitesinin yanı sıra fosforun bitkilerce kullanılabilirliğini artırma ve kök sisteminin daha fazla gelişmesini destekleme özellikleriyle öne çıktı. Bu bakteri, deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5'inden azını oluşturmasına rağmen rizosfer mikrobiyal topluluğunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Bipolaris sorokiniana; kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına neden oluyor. Patojen, özellikle sıcak veya su açığı yaşanan bölgelerde buğday üretimi açısından ekonomik önem taşıyor. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamaları, bitki stres direnci ve bitki korumasıyla ilişkili gen işlevlerinin yeniden kazanılmasıyla ilişkilendirildi. Bakteriler, Türkiye ve İran'daki geleneksel buğday çeşitlerinin rizosferinden izole edildi. Deneyler Brezilya'nın São Paulo eyaletindeki Assis'ten alınan tarım toprağı ve BRS Guamirim çeşidiyle yürütüldü. Araştırmada mikrobiyal toplulukları ve gen işlevlerini incelemek için metataxonomik ve metagenomik dizileme, mantarı ölçmek için qPCR ve gen analizleri için biyoinformatik araçlar kullanıldı. Bulgular kontrollü koşullardaki deneylere dayanıyor; tarla koşullarındaki etkinlik hakkında kaynakta sonuç bulunmuyor.

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı

Young Professionals for Agricultural Development tarafından düzenlenen yakın tarihli webinarda uzmanlar, Afrika’nın ihmal edilen ve iklime dayanıklı yerli ürünlerinin kârlı gıda sistemlerine dönüştürülmesi için gençlerin sürece katılmasını istedi. “Innovative today, nourish tomorrow” temalı toplantıda tarımsal değer zinciri, yerli Afrika gıda mirası, tarımsal işleme, pazara erişimi, beslenme yeniliği, gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının sürdürülebilirliği ele alındı. Pan African Farmers Organisation (PAFO) CEO’su Dr Babafemi Oyewole, Afrika’daki çiftçilerin harekete geçirilmesi ve yerli, yeterince kullanılmayan ürünlerin değer zincirleri için eyleme geçilmesi gerektiğini söyledi. Oyewole, kıtanın olağanüstü tarımsal biyolojik çeşitliliğine rağmen besleyici ve iklime dayanıklı birçok ürünün ihmal edildiğini, gençlerin bu kaynakları rekabetçi, besleyici ve kârlı gıda ürünlerine dönüştürme fırsatı sunduğunu belirtti. Afrika Birliği Kalkınma Ajansı–Yeni Ortaklık için Afrika’nın Kalkınması’ndan (AUDA-NEPAD) Dr Manyewu Mutamba, Kapsamlı Afrika Tarımsal Kalkınma Programı’nın açlık, yetersiz beslenme ve yoksullukla mücadele hedeflerinin yanı sıra Afrika içi ticareti üç katına çıkarmayı ve iklim değişikliğinin gıda güvenliği ile geçim kaynakları üzerindeki tehdidine karşı dayanıklılık oluşturmayı amaçladığını anlattı. FANRPAN’dan Dr Rachel Mkandawire de ülkelerin tarımsal verimlilik, gıda güvenliği ve beslenmeyi kıtasal ve bölgesel çerçevelerle geliştirmeye çalıştığını söyledi. Mkandawire, Güney Afrika’nın araştırma, üretim ve pazar geliştirme düzeyleri farklı yerli ve geleneksel gıdalardan oluşan çeşitli bir portföye sahip olduğunu belirtti. Uzun üretim ve tüketim geçmişi ile mevcut araştırma, işleme ve kapasitesi bulunan sorgumu daha yerleşik örneklerden biri olarak gösterdi. Agro Food Heritage Initiative kurucusu Ezinne Sarah Otisi ise genç çiftçilerin Afrika gıdalarını yetiştirmesi, koruması ve muhafaza etmesi gerektiğini; bu ürünlerin vitamin, protein, lif, mikrobesin, mineral ve antioksidan bakımından zengin olduğunu ifade etti. Meatless Monday girişimiyle ilişkili Enele Zulu-Ndlovu, gıda güvensizliği, fast-food tanıtımı ve kent yaşamındaki kolaylık arayışının sağlıklı gıda tercihlerini zorlaştırdığını söyledi.

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarım İçin Geçici Akaryakıt Vergisi İndirimi Açıklandı

Güney Afrika’da tarım kuruluşları, Maliye Bakanı Enoch Godongwana’nın 2026 Orta Vadeli Bütçe Politikası Bildirisi kapsamında açıkladığı geçici akaryakıt vergisi indirimini, tarımsal yayım görevlilerine ek finansmanı ve altyapı yatırımlarını memnuniyetle karşıladı. 21 Ekim’de Parlamento’ya sunulan bütçe paketinde, artan üretim maliyetleri ve iklim riskleri karşısında etkili uygulama ile kamu harcamalarında hesap verebilirliğin belirleyici olacağı vurgulandı. Bütçe, Güney Afrika’nın 2026 ekonomik büyüme beklentisini küresel belirsizlik nedeniyle %1,6’dan %1,2’ye indiriyor. Orta Doğu’daki çatışmanın petrol arzı, enerji ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin yanı sıra El Niño’nun üretici maliyetleri ve çıktıları üzerindeki olası etkileri de görünümü zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. 2026/27 tarımsal üretim sezonunda olası kuraklığın ürünleri, hayvancılığı ve otlakları tehdit edebileceği belirtildi. Tarım için en hızlı etkiler yaratması beklenen önlem akaryakıt vergisi indirimi oldu. Genel vergi 4 Kasım-1 Aralık 2026 arasında motorinde litre başına 3 R, benzinde 1,50 R azaltılacak. İndirim 1 Aralık’tan 5 Ocak 2027’ye kadar motorinde litre başına 1,50 R, benzinde 1 R seviyesinde sürdürülecek. Üretim sezonunun başlamasıyla traktörler, diğer makineler ve tarımsal ürün taşımacılığı için yakıt ihtiyacının arttığı dönemde alınan kararın, çiftlikten tüketiciye uzanan zincirde maliyet baskısını hafifletmesi bekleniyor. Agbiz CEO’su Theo Boshoff, Güney Afrika tarım ürünlerinin yaklaşık %80’inin karayoluyla taşındığını belirterek indirimin üreticiler, işleyiciler, dağıtıcılar ve perakendeciler üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Ancak TLU SA, desteğin geçici olduğuna ve yıllardır kötüleşen altyapı, verimsiz lojistik ile yükselen işletme maliyetlerini telafi edemeyeceğine dikkat çekti. Ticari çiftçilerin çoğunlukla fiyat alıcısı olduğunu belirten kuruluş, artan yakıt ve taşıma maliyetlerinin tamamının tüketicilere aktarılamadığını bildirdi. Hükümetin ihtiyat rezervi, El Niño gibi risklere yanıt vermek üzere 10 milyar R’ye çıkarıldı; ancak bu tutar yalnızca tarıma ayrılmış değil. Etkilenen çiftçilere sağlanacak desteğin risklerin nasıl değerlendirileceğine ve mevcut kaynakların nasıl tahsis edileceğine bağlı olacağı belirtildi. AgriSA altyapı rehabilitasyonu ile şap hastalığı aşısı alımlarını olumlu karşılarken, kuraklığın daha düşük verim, daha yüksek yem ve sulama maliyetleri ile hayvancılıkta otlak ve su azalmasına yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksikalı Üretici Örgütlerinden 2027 İçin Sıfır Tarifeli Sığır Eti Kontenjanına İtiraz

Meksika Ulusal Hayvancılık Örgütleri Konfederasyonu (CNOG) ile Meksika Et Üreticileri Birliği (AMEG), Ekonomi Bakanlığından 2027'de ticaret anlaşması bulunmayan ülkelerden sığır eti için sıfır tarifeli kontenjan açılmayacağını şimdiden duyurmasını istedi. İki kuruluş, bu ülkeler için genel tarifenin korunması ve alınacak olağanüstü önlemlerin Tarım Bakanlığıyla hazırlanacak arz-talep dengesi analizine dayandırılması çağrısında bulundu. CNOG ve AMEG ayrıca Hayvan, Tarım, Kırsal Kalkınma, Balıkçılık ve Gıda Sağlığı Ulusal Hizmetinin (Senasica) Brezilya eti için şartları güçlendirmesini ve 2026 kontenjanının ülkelere göre kullanımını açıklamasını talep etti. Açıklamaya göre ocak-ağustos 2026 döneminde Meksika'nın sığır eti ihracatı, 2025'in aynı dönemine göre %22,6 artarak 214.570 tona çıktı. İthalat ise %10,9 düşerek 154.444 ton oldu; dış ticaret dengesi hacimde 60.126 ton, değerde 661,8 milyon dolar fazla verdi. Kuruluşlar, mart-ağustos döneminde Brezilya'dan 56.447 ton et geldiğini ve bunun 70.000 tonluk kontenjanın %80,6'sına karşılık geldiğini belirtti. Kilogramı 6,26 dolar olan kemiksiz Brezilya etinin ulusal üretimle doğrudan rekabet ettiğini savunan örgütler, Mayıs 2025'ten bu yana daha önce ihraç edilen yaklaşık 1,7 milyon baş hayvanın ülkede kaldığını bildirdi. Bu durumun ayda yaklaşık 35.000 ton ek karkas eti oluşturduğunu ifade ettiler. CNOG ve AMEG'ye göre sınırın kısmi açılması arz fazlasını gidermeye yetmedi. Douglas ve Santa Teresa geçişlerinden 24 Ağustos-16 Ekim arasında 39.600 baş hayvan geçti; 28 Eylül'den itibaren haftalık ortalama yaklaşık 7.150 başta kaldı. Örgütler, fazlanın en az 2027'nin ilk yarısında sürmesini bekliyor. Sıfır tarifeli ithalatın tüketiciye yarar sağladığına dair kanıt bulunmadığını savunan kuruluşlar, eylülde sığır eti fiyatının yıllık %2,92 artmasına karşın genel enflasyonun %3,45 olduğunu belirtti. Aynı açıklamada, üretici fiyatlarındaki düşüşün 750 bin hayvancılık ailesi tarafından karşılandığı ileri sürüldü.

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı

Castilla y León Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikaları Bakanı Joaquín Antonio Pino, bölgesel yönetimin balıkçılığa yönelik desteğinin gelecek hafta bütçede görüleceğini söyledi. Pino, yeni kurumsal yapıda balıkçılığa özel bir hizmet birimi bulunacağını belirterek, tarihsel olarak avcılığın gölgesinde kalan sektörün bütüncül bir yaklaşımla yeniden canlandırılacağını ifade etti. Pino, federasyon, kulüp ve derneklerin taleplerinin hükümet politikalarına aktarılacağını, bu yaklaşımın nehir kesimlerinin temizlenmesi gibi uygulamalarla somutlaşacağını söyledi. Balıkçılığın Castilla y León’da kırsal kalkınma açısından ekonomik ve sosyal önem taşıdığını, birçok bölgeye nüfus çekme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Nehirlerin restore edilmesi ve istilacı türlerin ilerlemesinin engellenmesi gerektiğini kaydeden Pino, bu türlerin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmediğini vurguladı. Pino ayrıca merkezi hükümetin yürürlüğe koyduğu bazı yasaların istilacı türlerle mücadeleyi ve yeniden balıklandırma çalışmalarını zorlaştırdığını savundu. Ölümlü ve yakala-bırak balıkçılık arasında çatışma yerine birlikte yaşama olması gerektiğini dile getirdi. Açıklamalar, León kentinde pazar gününe kadar süren Uluslararası Alabalık Haftası ile Destino Pesca Castilla y León etkinliğinin resmi açılışı öncesinde yapıldı. Amatörlere, uzmanlara ve genel kamuya açık etkinlik, León Piskoposluk ve Kutsal Hafta Müzesi ile Plaza Mayor’daki Aula del Río’da düzenleniyor. Etkinlik direktörü Carlos Sánchez, organizasyonun balıkçılık sektörünü bir araya getirdiğini, bölge nehirlerini ve bu faaliyetle bağlantılı sportif ve turistik işleri tanıttığını söyledi. Sánchez, León ilinin İspanya’da alabalık nehirleri bakımından en fazla kilometreye sahip il olduğunu da belirtti.

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’dan Gürcistan Üzerinden Meyve ve Sebze Rotasını İnceliyor

Rus Demiryolları, Gürcistan üzerinden Türkiye ve Azerbaycan’dan Rusya’ya meyve ve sebze taşınması için yeni bir lojistik güzergâh oluşturma olasılığını inceliyor. Şirket Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihaylov, açıklamayı İstanbul’daki Avrasya Ekonomik Forumu’nda yaptı. Mihaylov, güzergâhın Rus ticaret ağlarının ihtiyaçları doğrultusunda Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoru kapsamında geliştirileceğini söyledi. Koridorun 2026’da Trans-Hazar yönündeki yük taşımaları %19, batı yönündeki taşımaları %24 arttı. Olası taşımaların başlangıç tarihi, hacmi ve maliyeti açıklanmadı.

Kazakistan ve Çekya Tarım İş Birliğini Geliştirme Taahhüdünü Yeniledi
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan ve Çekya Tarım İş Birliğini Geliştirme Taahhüdünü Yeniledi

Kazakistan ile Çekya, tarım ve gıda sektöründeki ticari ve ekonomik iş birliğini genişletme konusunda taahhütlerini yineledi. Kazakistan Tarım Bakanlığına dayanan Qazinform haberine göre, iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2026’nın ilk sekiz ayında %31 arttı. Görüşmelerde karşılıklı tarım ürünleri ihracatının artırılması, hayvancılık ve bitkisel üretimde iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı. Kazakistan Tarım Bakan Yardımcısı Yermek Kenzhekhanuly ile Çekya Tarım Bakan Yardımcısı Jaroslava Špalková, veterinerlik ve bitki sağlığı güvenliği alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Kazakistan tarafı, Avrupa pazarındaki konumunu geliştirmek için doğrudan iş bağlantıları kurulmasını, ihraç edilen ürünlerin çeşitlendirilmesini ve Avrupa kalite ve güvenlik standartlarına uyulmasını öncelikli gördü. İş birliği başlıkları arasında damızlık sığır ve yüksek değerli boğalardan genetik materyal tedariki, yetiştirme programlarının geliştirilmesi, suni tohumlama teknolojileri ve sürülerin üreme yönetimi konusunda deneyim paylaşımı yer aldı. Çekya tarafı damızlık hayvan yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği ve organik tarımı öncelikli alanlar arasında gösterdi. Bitki karantinası ve korumasının yanı sıra ilgili süreçlerin dijitalleştirilmesi ve otomasyonu da görüşüldü.

Bulgaristan’da Kırcaali’de Koyun ve Keçi Çiçeği İçin İki Odak Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kırcaali’de Koyun ve Keçi Çiçeği İçin İki Odak Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Kırcaali ilinin Zvezden köyündeki iki hayvancılık işletmesinde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin iki odak tespit etti. İşletmelerde toplam 21 koyun bulunduğu bildirildi. Hastalık şüphesi, yakınlardaki küçükbaş hayvancılık işletmelerinin sahiplerinin yaptığı ihbarların ardından ortaya çıktı. Odakların çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ile 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesi Kırcaali şehrini ve Kırcaali Belediyesine bağlı çok sayıda köyü kapsarken, gözetim bölgesi Kırcaali ilinin yanı sıra Hasköy ilindeki bazı yerleşimleri de içeriyor. Hastalığın kontrolü ve ortadan kaldırılması için Avrupa Birliği ve Bulgaristan mevzuatına uygun önlemler uygulanıyor. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı; belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar bu kısıtlamanın dışında tutulabilecek. Hayvanların ahırda tutulması istenirken işletmelerde sayım yapılacak, VetİS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri gerçekleştirilecek. Etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ve işlenmesi için de özel şartlar uygulanacak. BABH, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini belirtti. Ajans, hayvan sahiplerine biyogüvenlik önlemlerine uymaları ve hayvanları düzenli izlemeleri çağrısı yaptı. Şüpheli durumların derhal veteriner hekime bildirilmesi istendi; ihbarlar ajansın 0 700 122 99 numaralı hattına günün her saati yapılabiliyor.

İran ve Türkiye, Razi-Kapıköy Sınırında 24 Saat Kamyon Kabulünde Anlaştı
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran ve Türkiye, Razi-Kapıköy Sınırında 24 Saat Kamyon Kabulünde Anlaştı

İran ve Türkiye gümrükleri, Razi-Kapıköy sınırında taşımacılık ve transit faaliyetlerinin kesintisiz yürütülmesi amacıyla ticareti kolaylaştırma usullerinde anlaştı. İran Gümrük İdaresinin açıklamasına göre ithalat taşıyıcılarının kabulü 24 saat boyunca, haftanın 7 günü ve gün ya da saat sınırlaması olmadan yapılacak. Sınır kapılarında kabul edilen ihracat kamyonlarının sayısına sınırlama getirilmeyecek. Mal türlerinde yalnızca yasaklı ürünler istisna tutulurken, temel gıda maddeleri ile fabrika hammaddelerine öncelik verilmesi talep edildi.