ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 8

Slovak Ürünlerinin Özel Markalardaki Payı %31,4 Oldu
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Ürünlerinin Özel Markalardaki Payı %31,4 Oldu

Slovak menşeli ürünlerin markalı ürünler içindeki payı %43,6 olurken, özel markalı ürünlerde bu oran %31,4’te kaldı. Slovakya Gıda Sanayicileri Odası’nın (PKS) güncel araştırmasına göre özel markalardaki Slovak ürünlerin payı 2026’da yıllık karşılaştırmada %31,5’ten %31,4’e geriledi. PKS Başkanı Daniel Poturnay, özel marka üretiminin Slovak gıda üreticileri için perakende zincirleriyle önemli bir işbirliği alanı olabileceğini belirtti. Ancak üreticilerin bu alana aşırı yatırım yapmasının, zincirle işbirliğinin sona ermesi ve üreticinin pazarda tutunmasını sağlayacak güçlü bir markaya sahip olmaması halinde varoluşsal risk yaratabileceğini söyledi. Poturnay’a göre Slovak gıdalarının hem üretici markaları hem de özel markalı ürünler segmentinde rekabetçi kalması önem taşıyor. Perakende zincirleriyle istikrarlı işbirliğinin, gıda üretimi ve katma değerin mümkün olduğunca büyük bölümünü Slovakya’da tutmanın yollarından biri olabileceğini ifade etti. PKS araştırmayı Go4insight ajansı aracılığıyla, 2013’ten beri kullanılan aynı metodolojiyle gerçekleştirdi. 2026 çalışmasında Slovakya genelindeki 330 perakende mağazasında yaklaşık 13.000 ürün 16 kategoride incelendi; veri toplama 26 Şubat-31 Mart 2026 arasında yapıldı.

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı

Slovakya’da 2026 şeker pancarı sezonu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle ülkenin en kötü sezonlarından biri olmaya aday. Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) sözcüsü Jana Holéciová, pancarın 12 bin hektarın biraz üzerindeki alana ekildiğini, ancak hektar başına beklenen 75 bin bitki yerine yalnızca 45 bin bitki yetiştiğini açıkladı. Bu durumun aşırı kuraklık ve sıcaklığın doğrudan etkisini gösterdiğini belirtti. Ekimden hemen sonra nisanda yaşanan kuraklığın ardından bazı bölgelerde geç donlar görüldü ve kimi tarlalar yeniden sürülerek ekildi. Haziran ortasında sıcaklık yaklaşık 40 dereceye çıktı; sonraki yağışlar zayıf kaldı. Ağustosta ise 40 derecenin üzerindeki tropik sıcaklıklar ile süren kuraklık, Şeker Pancarı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Róbert Kovács’a göre ürünün toparlanmasını engelledi. Sezon öncesinde Trenčianska Teplá’daki şeker fabrikasının pancar işleme faaliyetini durdurması da üreticiler üzerindeki baskıyı artırdı. Galanta ilçesindeki Abrahám Tarım ve Ticaret Kooperatifi, sulama yapılan 150 hektarlık alanda parseller arasında büyük farklar gördü. Başkan Marcel Kollár, bir parselde hektar başına 77 ton, diğerinde 37 ton verim alındığını söyledi. Ancak hasat henüz tamamlanmadı; son 47 hektarın ekim sonu ile kasım başı arasında sökülmesi planlandığı için işletmenin nihai sonucu henüz değerlendirilemiyor. Sulamasız işletmelerde 37 tonun ulaşılabilen en yüksek verim olduğu, bazı tarlalarda ise çürüyen pancar nedeniyle hasat yapılmadığı aktarıldı. Kovács, sulamanın şeker pancarında hektar başına 20-25 tonluk fark yaratabildiğini, geçen yıl sulanan alanda verimin sulanmayan alana göre 10-12 ton daha yüksek olduğunu belirtti. Daha düşük pancar üretimi nedeniyle işleme kampanyasının normalde ocakta sona ererken bu yıl aralıkta bitmesi bekleniyor. SPPK, Fransa, Hindistan ve Brezilya’daki üretim sorunlarının dünya şeker arzını etkileyebileceğini; olası fiyat artışının ise Avrupa pazarına gecikmeli yansıyacağını bildirdi.

Moldova’da 2027 İçin Tarımda %8 KDV Önerisi
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da 2027 İçin Tarımda %8 KDV Önerisi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’nın 2027 mali ve gümrük politikası projesi, ikinci görüşmeye hazırlanırken tarım ürünleri, hane halkı elektriği, enerji yatırımları ve vergi indirimlerine ilişkin değişiklikler içeriyor. Proje, 70’ten fazla parlamento değişikliği ile iş dünyası ve diğer danışma katılımcılarından gelen 110’dan fazla talebin incelenmesinin ardından yeniden düzenlendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Parlamento’da oylanması gerekiyor. Tarım sektörü bakımından proje, buğday, mısır ve ayçiçeği tohumlarında %8 Katma Değer Vergisi (KDV) oranını 2027’nin tamamında koruyor. Ayrıca belirli tarım ürünlerinin KDV mükellefleri arasındaki yurt içi işlemlerinde tersine KDV vergilendirmesi uygulanacak. Bu yöntemde vergi, alıcı ile satıcı arasında fiilen aktarılmayacak. Parlamento komisyonu başkanına göre uygulama, söz konusu işlemleri yapan şirketlerin nakit ihtiyacını azaltabilecek. Hane halkının KDV ödemeden yararlanabileceği aylık elektrik tüketimi, projenin ilk hâlindeki 100 kilovatsaatten 150 kilovatsaat’e çıkarılacak. Vergi düzenlemeleri kapsamında, artırılmış kişisel indirimden yararlanan mükelleflerin yıllık indirim tutarı 6.660 ley artırılacak. Bakmakla yükümlü olunan her kişi, çocuklar da dahil olmak üzere, için yapılacak yıllık indirim artışı ise 1.140 ley olacak. Bu tutarlar vergilendirilebilir gelirden düşülecek. Proje, yenilenebilir enerji ve enerji depolama yatırımlarına yönelik kolaylıklar da getiriyor. Uygun yatırımcılar, ithal enerji depolama bataryaları için gümrük yükümlülüklerinin ödenmesini 20 aya kadar erteleyebilecek. Yatırımın faaliyete alınması ve yasal koşulların yerine getirilmesi hâlinde söz konusu yükümlülükler iptal edilebilecek. Spor hizmeti harcamalarının belirli sınırlar içinde gelir vergisinden düşülmesi ve spor kuruluşlarına bağışlanan ekipmanların vergisiz teslimi de öneriler arasında yer alıyor. Sosyal yardım kurumlarının inşası ve işletilmesi için kullanılan mal ve hizmetlerdeki KDV muafiyeti korunacak.

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gazetelerinin 22 Ekim İçeriklerinde Ürün Depolama ve Yapay Zekâ Geliştirmeleri

«Belarus Segodnya» yayınevinin gazeteleri, 22 Ekim Perşembe günü yayımlanacak sayılarında Belarus’taki göz bilimi, sezon dışı dönemde meyve ve sebze arzının güvenceye alınması, yapay zekâ tabanlı yerli projeler ve ülkenin kültürel mirası hakkında içeriklere yer verecek. Duyuruda ayrıca bir öğretmenin meslek öyküsü de tanıtılıyor; ancak tarım açısından öne çıkan bölüm, ürünlerin bölgesel istikrar fonlarına depolanması ve fiyat koşullarıyla ilgili haber. Göz bilimi dosyasında, Belarus’un Sovyet döneminden devralınan yöntemleri kendi olanak ve ihtiyaçlarına göre uyarlayarak ayrı bir gelişim çizgisi oluşturduğu aktarılıyor. Milletvekilleri Meclisi Sağlık, Beden Eğitimi, Aile ve Gençlik Politikası Daimi Komisyonu Başkanı Valeri Malaşko’nun değerlendirmesine göre, savaş sonrası dönemde Profesör Tatyana Biriç’in yürüttüğü operasyonlar ve oluşturduğu bilimsel-pratik okul, alanın temelini attı. Ülkede bugün farklı sınıflardan göz ilaçları bulunuyor; yapay göz merceği üretimi ile transplantasyon oftalmolojisi de geliştiriliyor. Tarım bölümünde, 2026/2027 sezon dışı döneminde tüketicilere meyve ve sebze teminini güvenceye almak amacıyla istikrar fonlarına 9.533 ton salatalık ve 6.050 ton domates konulduğu belirtiliyor. Bu planlamada önceki yıllarda bazı ürünlerde yaşanan talep artışlarının dikkate alındığı ifade ediliyor. Ürünler için başlangıç dönemi satış fiyatları belirlendi; fiyatların her yıl 20 Mart’a kadar yeniden gözden geçirilebilmesine de olanak tanındı. Bölgesel fonlara depolama çalışmaları tarım kuruluşları ve köylü çiftlikleri tarafından yürütülüyor. Yapay zekâ dosyasında, Minsk’te düzenlenen V. Uluslararası Akademgorodok IT Forumu’nda tanıtılan beş yerli geliştirmeden bazıları ele alınıyor. Belarus Devlet Üniversitesi’nin 5D-Belarus Arşivi projesi, bilgileri lazerle özel cam üzerine kaydetmeyi ve 10 bin yıldan uzun bir saklama süresi sağlamayı hedefliyor. Ulusal Kadastro Ajansı ise adres, oda sayısı, alan ve dekorasyon türü bilgileriyle dairelerin yaklaşık piyasa değerini hesaplayan ücretsiz bir çevrim içi servis geliştirdi. Modelin mutlak hata payı Minsk’te %5,59’a, bölge merkezlerinde %6,53’e kadar çıkıyor; kurum, sonucu yalnızca gösterge olarak değerlendirmek gerektiğini belirtiyor. Duyurulan diğer içerikte, Pasto bölgesindeki Kamai tarım kasabasının 17. yüzyıl başlarından kalma Vaftizci Yahya Kilisesi, 15–16. yüzyıllara tarihlenen taş haç ve yerel efsaneleriyle turist çektiği anlatılıyor.

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Karadağ Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği–Karadağ (AIM 2026) Yatırım Konferansı’nda, tarım ve gıda sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, “Çiftlikten pazara: Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımlar” panelinde ülkenin yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sektörün rekabet gücünün artırılması gerektiğini anlattı. Joković’e göre Bakanlık, yeni projeler başlatmak, mevcut üretimi genişletmek ve yerel ekonomide katma değer yaratmak isteyen yatırımcılarla işbirliğine hazır. Bakanlığın, düzenleyici çerçeveyi ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirmeyi ve idari prosedürleri daha etkin hale getirerek yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan uygulamasını sağlamayı sürdüreceği belirtildi. Öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortamın sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri oluşturmak ve uzun vadeli iş planlaması yapmak için önemli olduğu kaydedildi. Joković, gıda üretiminin ekonomik kalkınmanın temellerinden biri olmasının yanı sıra ülkenin uzun vadeli istikrarı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltarak piyasadaki yerli ürün payını artırabileceğini belirten Joković, daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımlar, modern teknoloji, daha güçlü işleme kapasitesi ve kamu-özel sektör ortaklığı gerektiğini ifade etti. Bakan ayrıca tarım üreticilerinin işleme sanayisi ve pazarla bağlantısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlantının yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına, tarımsal kaynakların daha iyi değerlendirilmesine ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını belirtti. Konferans, iş ve yatırım çevreleriyle Karadağ tarımı ve gıda sektöründeki yatırım olanaklarının ve yeni projeler için atılabilecek adımların görüşülmesine de fırsat sağladı. Bakanlık, sürdürülebilir ve rekabetçi tarım için yatırımları ve ortaklıkları teşvik etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

Portekiz’de Şeftali Bahçelerinde Besin Alımına İlişkin Bulgular
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz’de Şeftali Bahçelerinde Besin Alımına İlişkin Bulgular

Portekiz’in önemli şeftali üretim bölgelerinden Beira Interior’da yürütülen araştırma, toprakta yüksek miktarda fosfor ve potasyum bulunmasının ağaçların bu besinlerden yeterince yararlandığı anlamına gelmeyebileceğini gösterdi. Abel Veloso ve çalışma arkadaşları, bazı bahçelerde yaprakların potasyum ve çinko içeriğinin düşük kaldığını belirledi. 2018’de başlayan araştırmada 2024’e kadar toprak verimliliği, yaprakların besin içeriği ve ağaçların büyümesi izlendi. Toprağın üst 30 santimetrelik tabakası sıra üzeri ve sıra aralarından ayrı örneklendi; büyüme ise gövde kesitindeki değişimle değerlendirildi. Zaman içindeki karşılaştırmalar, araştırma boyunca izlenen 16 bahçenin verilerine dayandırıldı. Portekiz değerlendirme eşiklerine göre toprakların fosfor ve potasyum düzeyi çok yüksek bulunurken yapraklardaki besin içeriği çoğunlukla önerilen aralıkta kaldı. Araştırmacılar bu durumun aşırı besin uygulamasına işaret edebileceğini belirtti. Tek bir elementin ihtiyacına göre ayarlanan bileşik gübre dozları, diğer besinlerin gereğinden fazla verilmesine yol açabilir. Araştırmada, kalsiyum ve magnezyum fazlalığının potasyum alımını, yüksek fosfor düzeyinin ise çinkonun yararlanılabilirliğini sınırlamış olabileceği belirtildi. Çeşit, anaç, hava koşulları ve ürün yükü de sonuçları etkilemiş olabilir. Ayrıca toprakta ölçülen toplam çinko miktarı, köklerin erişebildiği çinko miktarını doğrudan göstermiyor. Bulgular yalnızca ayakta kalan bahçeleri kapsıyor; kapatılan bahçelerle aralarındaki farkları tek başına açıklamıyor.

AgriX, Tarla Verimliliği İçin Yapay Zekâ Platformu Geliştirdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

AgriX, Tarla Verimliliği İçin Yapay Zekâ Platformu Geliştirdi

Kazakistan’daki Korkut Ata Kızılorda Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi Nurdäulet Düzenov, tarım arazilerinin durumunu değerlendiren AgriX adlı yapay zekâ platformunu geliştirdi. Sistem, tarla verilerini analiz ederek çiftçilere sulama, gübreleme ve tarla bakımı konusunda öneriler sunuyor. Düzenov, projeyi yakınlarının mısır tarlalarında verimin düşmesinin ardından geliştirmeye başladığını belirtti. AgriX; toprak nemi, hava durumu ve uydu verilerini değerlendiriyor. Çiftçi, internete bağlı herhangi bir cihazdan platforma erişip kayıt olduktan sonra harita üzerinden bölgesini ve tarlasını seçiyor; sistem bu verilere göre öneriler hazırlıyor. Geliştiriciye göre platformun etkisi Kızılorda bölgesindeki bir mısır tarlasında yapılan denemede görüldü. Verim, hektar başına 6–7 tondan 10,2 tona yükseldi. AgriX şu anda ücretsiz kullanılabiliyor ve geliştirme çalışmaları sürüyor. Gelecekte ücretli bir sürümün başlatılması değerlendiriliyor. Düzenov ayrıca tarlaların ihtiyaç duyduğu su miktarını hesaplayarak suyun daha verimli kullanılmasına yardımcı olacak yeni bir sistem üzerinde çalışmayı planlıyor.

Irak'ta İthal Yumurta, Tavuk, Canlı Hayvan Eti ve İlaçlarda Gümrük Vergisi Sıfırlandı
Görsel kaynağı: Mustaqila — Independent Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta İthal Yumurta, Tavuk, Canlı Hayvan Eti ve İlaçlarda Gümrük Vergisi Sıfırlandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Genel Gümrük İdaresi, ithal yumurta ürünleri, tavuk, canlı hayvan eti ve ilaçlardan alınan tüm gümrük vergilerini sıfırlayan Bakanlar Kurulu kararını uygulamaya başladı. 576 sayılı karar kapsamındaki uygulama 20 Ekim 2026'da yürürlüğe girdi ve 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli olacak. Kararın tüm gümrük merkezlerinde uygulanması için gerekli işlemler başlatıldı. Genel Müdür Thamer Kasım Davud, düzenlemenin yerel piyasaların istikrarını desteklemeyi, gıda ve ilaç arzını artırmayı ve vatandaşların mali yükünü azaltmayı amaçladığını belirtti. Gümrük işlemlerinin mevcut kurallar, yasal düzenlemeler ile sağlık ve denetim gerekliliklerine uygun yürütüleceği bildirildi. İdare, uygulamayı sahada izlemeyi ve ilgili sektör kuruluşlarıyla koordinasyonu sürdürmeyi planlıyor. Davud, sürecin ticaret akışını kolaylaştırma ile kamu yararını koruma arasında denge sağlayacak şekilde yürütüleceğini ifade etti.

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri

Frenk üzümü dikiminde hastalık veya hasar belirtisi bulunmayan, güçlü ve iyi gelişmiş köklere sahip fidanların seçilmesi öneriliyor. Çelikle çoğaltılan bitkilerin kök sistemi oluşturmasının daha uzun sürdüğü belirtilirken, dikim alanı için verimli, orta nemli ve su birikintisi olmayan topraklar tavsiye ediliyor. Tınlı ve kumlu-tınlı topraklar uygun seçenekler arasında gösteriliyor. Siyah frenk üzümü güneşli ya da hafif gölgeli alanlarda, kırmızı ve beyaz frenk üzümü ise açık güneşte daha iyi meyve veriyor. Çalıların iyi havalanması ve birbirini gölgelememesi için bitkiler arasında 1,5–2 metre mesafe bırakılması, dikimin ekim sonuna kadar tamamlanması öneriliyor. Dikim çukuru köklerin hacmine göre yaklaşık 40–50 santimetre genişlik ve derinlikte hazırlanmalı. Çukurdan çıkarılan verimli üst toprak iyi olgunlaşmış kompostla karıştırılmalı; odun külü ve mineral katkılar toprağın ihtiyacına göre uygulanmalı, gübrelerin temiz köklerle temasından kaçınılmalı. İlk haftalarda yağış yoksa toprak nemi izlenmeli, kuruma ve suyla doygunluk önlenmeli. Gövde çevresi 5–8 santimetre kalınlığında malçlanmalı, sonbaharda azotlu karışımlar kullanılmamalı.

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım

Buğday ve arpa ekiminde gelecek yaz yüksek ve kaliteli verim hedefi için toprak hazırlığı, dengeli gübreleme ve kaliteli tohum kullanımının birlikte planlanması öneriliyor. Ekim zamanının da hava koşullarına bağlı olarak ekim ayından kasım ortasına kadar uzanan uygun agroteknik döneme göre belirlenmesi tavsiye ediliyor. Temel toprak işlemesinin ekimden önce zamanında yapılması ve toprağın dinlenip oturmasına fırsat verilmesi isteniyor. Sürüm için 25–30 santimetre derinlik önerilirken, ekimden birkaç gün önce diskleme, tırmıklama veya ekim yatağı hazırlayıcısı kullanılarak yüzeyde düz ve kırıntılı bir yapı oluşturulması gerekiyor. Bu yapının düzgün çıkış, kök gelişimi ve kışın düşük sıcaklıklara dayanıklılık açısından yararlı olduğu belirtiliyor. Sonbaharda gelişip kardeşlenen buğday ve arpa için gübrelemede fosfor ve potasyuma ağırlık verilmesi, ancak uygulamanın agro kimyasal toprak analizine göre belirlenmesi öneriliyor. Analiz sonucuna bağlı olarak azotu daha düşük, fosfor ve potasyumu öne çıkan NPK, yani azot-fosfor-potasyum, formülasyonları; 8:16:24 veya 15:15:15 gibi seçenekler değerlendirilebiliyor. Fosfor güçlü kök gelişimi ve dona dayanıklılıkla, potasyum ise sapın sağlamlığı ve yatmaya karşı dirençle ilişkilendiriliyor. Azotun sonbaharda daha düşük miktarda uygulanması isteniyor. Üreticilerin kontrol edilmemiş ticari tane yerine beyanlı ve sertifikalı tohum seçmesi tavsiye ediliyor. Sertifikalı tohumun yüksek çimlenme, çeşit saflığı ve bitki sağlığı sağladığı; fungisitlerle ilaçlanmasının da başlangıç döneminde hastalık etmenlerine karşı koruma sunduğu aktarılıyor. Buğday ve arpa çeşidi seçiminde bölgeye uyum, yatmaya, pas ve külleme gibi hastalıklara ve aşırı iklim koşullarına dayanıklılık ölçütlerinin dikkate alınması öneriliyor.

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’dan Çeltik Fiyat İstikrarı İçin 58,9 Milyar Bahtlık Öneri

Tayland hükümeti, 2569/70 üretim yılı çeltik fiyatlarını istikrara kavuşturmak ve üretim yapısını dönüştürmek amacıyla beş projeden oluşan 58.912,64 milyon bahtlık çerçeveyi Bakanlar Kurulunun değerlendirmesine sundu. Paketin 49.275 milyon bahtı kredi, 9.637,64 milyon bahtı ise karşılıksız tazminat ödemelerinden oluşuyor. Önerinin, ekim-kasım döneminde yüksek miktarda ürünün aynı anda piyasaya çıkmasının fiyatlar üzerindeki baskısını azaltması hedefleniyor. Paketteki en büyük kalem, çiftçilerin uygun fiyat dönemini bekleyebilmesi için çeltik satışını erteleme kredisi projesi. Bu proje için 40.928,39 milyon baht ayrılması ve 3 milyon ton çeltiğin kapsamda tutulması planlanıyor. Ton başına kredi tutarı yasemin pirincinde 13.000, bölge dışı yasemin pirincinde 11.500, beyaz pirinçte 6.500, Pathum Thani pirincinde 8.500 ve yapışkan pirinçte 9.500 baht olarak belirlendi. Depolama ve ürün kalitesini koruma giderleri de proje koşullarına göre desteklenecek. Üretici kurumlarının çeltik toplaması ve işleyerek katma değer yaratması için 15.656,25 milyon bahtlık ayrı bir kredi projesi önerildi. Kooperatifler ve üretici grupları aracılığıyla 1,5 milyon ton çeltiğin toplanması hedeflenirken, yıllık faizin %1’ini üretici kurumları, %3,50’sini hükümet karşılayacak. Ayrıca pirinç ticareti yapan işletmelerin stok tutması için 564 milyon bahtlık faiz tazmini ve 4 milyon tonluk hedef öngörülüyor. Çeltik emme projesi için 1.680 milyon baht ve 3 milyon tonluk hedef belirlendi; piyasa fiyatının üzerinde alım desteği proje koşullarına bağlandı. Yüksek kaliteli pirinç projesi kapsamında da 266 üretici grubuna grup başına 300.000 baht verilmesi planlandı. Maliye Bakanlığı satış erteleme projesinin tazminat bütçesini düşürdü, ancak yeni tutar açıklanmadı. Çeltik emme projesi ise finansman kaynağı onaylanmadan uygulanamayacak.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılardan Rusya’nın sorumlu olduğunu ve Moskova’nın gıdayı kasıtlı olarak silah haline getirdiğini öne sürdü. Strazburg’daki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda konuşan Kallas, Rusya’ya ait olduğundan şüphelenilen insansız hava araçlarıyla son 10 günde 6 saldırı düzenlendiğini söyledi. Kallas, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanışa işaret ettiğini belirterek Rusya’nın temmuz ortasından bu yana Ukrayna’nın ihraç ettiği ürünlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını savundu. Karadeniz’i Ukrayna tahılının uluslararası pazarlara ulaşması için en önemli rota olarak niteleyen Kallas, bu saldırıların küresel gıda güvenliğine zarar verdiğini ifade etti. AB ve Ukrayna’nın kara yolları üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatının temmuzdan bu yana 2 milyon ton arttığını aktaran Kallas, Moldova, Romanya ve Polonya’daki sınır geçişlerinin hedef alınmasının alternatif rotaları da riske attığını söyledi. Romanya ve Bulgaristan’ın AB desteğiyle kuracağı Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi’nin durumsal farkındalığı artıracağını belirten Kallas, Türkiye, Hindistan ve diğer ortaklarla seyrüsefer serbestisini sağlayacak bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Ukrayna’nın bu konuda yaptığı önerinin Rusya tarafından reddedildiğini de ifade etti.

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, son on günde Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik altı drone olayı bildirildiğini açıkladı. Rusya’dan şüphelenilen saldırıların Romanya ve Bulgaristan kıyıları yakınında seyreden gemileri hedef aldığını belirten Kallas, gelişmeleri “tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirdi. İki ülke de Avrupa Birliği ve NATO üyesi. Kallas, Moskova’nın Ukrayna ihracatını engellemeye ve Kiev’in ekonomik gelirlerini azaltmaya çalıştığını savundu. Kendisinin sunduğu tahmine göre Ukrayna, ihracat gelirlerinden günlük yaklaşık 60 milyon avro kaybediyor. Kaynakta yer alan bir paylaşıma göre Bulgaristan kıyısından 18 deniz mili açıkta düzenlenen Rus drone saldırıları sonrasında 11 denizci kayıp, birkaç denizci de yaralı durumda. Türkiye bağlantılı olaylardan birinde Türk işletmeli Azov Concord’un battığı, beş mürettebatın kurtarıldığı ve 11 kişinin kayıp olduğu aktarıldı. Ukrayna işletmeli Chelsea 3 ise Türkiye’den Moldova’ya giderken üç drone tarafından vuruldu; patlamalarda birkaç mürettebat yaralandı. Bulgaristan’ın bu gelişmelerin ardından Rusya’nın büyükelçisini çağırdığı belirtildi. Kallas, Karadeniz’in Ukrayna’nın tarım ihracatı için hayati bir rota olduğunu, ülkenin buğday, mısır ve arpanın başlıca dünya ihracatçıları arasında yer aldığını söyledi. Mevcut dünya tahıl stoklarının 2022’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Kallas, buna karşın süper El Niño ihtimali, kuraklık, Orta Doğu çatışmasının gübre ihracatına etkisi ve Ukrayna tahıl rotalarına yönelik saldırıların küresel gıda tedariki üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kallas ayrıca, Ukrayna ürünlerinin taşınmasında kullanılan AB dayanışma koridorlarının da risk altında olduğunu savundu. Rusya’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınır geçiş noktalarını hedef aldığını öne süren Kallas, bu kara güzergâhlarının Ukrayna limanlarındaki taşımacılığın aksadığı dönemde önemli bir alternatif haline geldiğini ifade etti.

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor

İspanya’da Unión de Uniones, dağıtım şirketlerinin sütü müşteri çekme ürünü olarak kullanmasının üreticiler üzerindeki fiyat baskısını artırabileceği uyarısına katıldı. Kuruluş, son günlerdeki indirimlerin tüketicilere kısa vadede yarar sağlayabileceğini ancak sütün yeniden kampanya ürünü haline gelmesi durumunda üretici fiyatlarını aşağı çekebileceğini belirtti. Bu durumun 2021’de de yaşandığını hatırlatan kuruluş, Mercadona’nın yağsız ve yarım yağlı sütlerdeki fiyat indirimine, şirketin sıvı süt satışlarındaki payı ve sektördeki baskın konumu nedeniyle özellikle dikkat çekti. Unión de Uniones’a göre 2026’da üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı yıl başına göre %14 geriledi. Buna karşılık önemli üretim girdilerinde artış görüldü: yem maliyeti %6, alfalfa %10, saman %52, fiğ %16, mazot %22 ve elektrik %20 yükseldi. Kuruluş, süt sığırcılığı işletmelerindeki ortalama üretim maliyetinin 50 sentin üzerine çıkmış olabileceğini ve artışın sürdüğünü bildirdi. Artan maliyetler ile kademeli fiyat düşüşlerinin, üreticilerin pazarlık gücündeki yetersizliği ve sütçülük faaliyetinin sürdürülebilirliğine yönelik baskıyı ortaya koyduğunu savundu. Kuruluş, maliyetler yükselirken süt fiyatlarının düşürülmesini anlamanın zor olduğunu ve yeni bir aşağı yönlü baskının üreticileri zarar sınırına yaklaştıracağını belirtti. Ayrıca, Sanayi ve dağıtım maliyetleri de dikkate alındığında, değer zincirinin sürdürülebilmesi için raf fiyatının üretim maliyetlerinin üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Unión de Uniones, Kongre’de konuşan Planas’ın fiyatların tırmandırılmaması yönündeki değerlendirmelerine ve Gıda Zinciri Yasası’na yaptığı atfa dikkat çekerek zincirin tüm halkalarının maliyetlerinin üzerinde satış yapması gerektiğini aktardı. Kuruluş ayrıca kaliteli ve yerel tam yağlı süt tüketimi çağrısı yaptı.

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği

ABD Başkanı Donald Trump, hasat sezonunda artan dizel yakıt maliyetleriyle karşılaşan Amerikalı çiftçilere destek amacıyla 8 milyar dolarlık yeni bir finans programı açıkladı. Trump, Kansas'taki bir seçim toplantısında, ABD Tarım Bakanlığının tarımsal faaliyetlerde kullanılan dizel giderlerini telafi etmeye yönelik geçici bir yardım programı başlatacağını söyledi. Program, yakıt maliyetlerinin tarımsal üretim giderlerini doğrudan etkilediği dönemde çiftçilerin mali yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Duyuru, ABD'de ara seçimler yaklaşırken Trump yönetiminin açıkladığı vaat ve mali taahhütler arasında yer alıyor. Ancak 8 milyar dolarlık paket için fonların nasıl dağıtılacağı ve hangi çiftçilerin yararlanacağı henüz açıklanmadı.

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor

Myanmar Kahve Birliği, ülkenin Çin kahve pazarına erişimini genişletmeyi ve iki ülke arasındaki sektör işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Birlik Başkanı U Myo Aye, Çin’in Myanmar kahvesi ihracatında en önemli varış noktası olduğunu söyledi. Myanmar’ın komşu pazarlara yıllık toplam kahve ihracatının tahminen 3.000-4.000 ton olduğu belirtildi. Açıklamalar, 18 Ekim 2026’da Yangon’da düzenlenen Myanmar Kahve Festivali ve Myanmar Ulusal Barista Şampiyonası sırasında yapıldı. Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaleti, Myanmar’ın önemli ortaklarından biri olarak gösterildi. Myanmar Kahve Birliği, Yunnan’daki kahve okulları, dernekler ve ticaret odalarıyla mutabakat zabıtları imzalarken sergi ve bilgi paylaşımı etkinliklerine de katıldı. U Myo Aye, Çin’in gelecek on yılda Myanmar için fırsatlar yaratabilecek büyük bir kahve pazarı haline gelebileceğini söyledi. Myanmar’da üretim ağırlıklı olarak Shan Eyaleti ve Mandalay Bölgesi’nde yapılıyor; yüksek kesimlerde Arabica, daha alçak alanlarda Robusta yetiştiriliyor. Birlik, özel üretim kahveler için doğrudan işletmeler arası kanalları genişletmenin yanı sıra Myanmar’da işleme tesisleri, kavurma fabrikaları ve tedarik zinciri lojistiğine Çin yatırımı çekmeyi planlıyor.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri ile Umman Tarım, Balıkçılık ve Su Kaynakları Bakanı Saud bin Hamud el-Habsi, iki ülke arasındaki tarımsal iş birliğini geliştirme yollarını görüştü. Görüşmede uzmanlık ve deneyim paylaşımı ile tarım sektörlerinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Taraflar ayrıca ortaklık ve yatırım fırsatlarını, ortak ilgi alanlarındaki sektörlerde yenilikçilikten yararlanılmasını ve gıda ile su güvenliği alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini değerlendirdi. Bu başlıkların sürdürülebilir tarımsal kalkınmaya katkı sağlaması ve iki ülkesindeki ortak çalışma alanlarını genişletmesi amaçlandı.

Yeni Zelanda-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması Yürürlüğe Girdi
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması Yürürlüğe Girdi

Yeni Zelanda'nın Hindistan ile serbest ticaret anlaşması yürürlüğe girdi. Ticaret ve Yatırım Bakanı Todd McClay, Hindistan'a yapılan ihracatın %57'sinin artık tarifesiz olduğunu açıkladı. Bu kapsamda koyun eti ve yünün yanı sıra kömür ile ormancılık ürünlerinin çoğu yer alıyor. Tarifesiz ihracatın zaman içinde %82'ye yükselmesi, yeni tarife indirimlerinin ise 1 Ocak 2027'de başlaması bekleniyor. McClay, şarap üreticilerinin anlaşmadan en fazla yararlanacak gruplar arasında olacağını belirterek, Hindistan'da %150 olan şarap tarifelerinin 10 yıl içinde %25 veya %50'ye düşeceğini söyledi. Görüşmeler Mart 2025'te başlamış ve dokuz ayda tamamlanmıştı.

Irak'ta Türkiye'den Gelen Suyun Tarımda Kullanılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Irak'ta Türkiye'den Gelen Suyun Tarımda Kullanılması Çağrısı

Iraklı eski milletvekili Fadıl el-Fetlavi, hükümet ile Tarım Bakanlığının Türkiye’den gelen su salımlarından yararlanmak için kapsamlı bir tarım planı hazırlaması gerektiğini söyledi. Fetlavi, yükselen su seviyelerinin stratejik ürünlerin ekiminde değerlendirilmesi ve gelecek yılların ihtiyaçlarını karşılayacak gıda stoku oluşturulması çağrısı yaptı. Fetlavi’ye göre Irak barajlarındaki su stoku, kaynak ülkelerdeki sellerin ardından Türkiye ve Suriye’den gelen sel ve su salımları sonucunda 35 milyar metreküpün üzerine çıktı. Bu yıl su bolluğu beklediğini belirten Fetlavi, suyun tarım arazilerine yönlendirilmesi ve öncelikli ürünlerin belirlenmesiyle yerel üretimin artırılabileceğini, ithalata bağımlılığın azaltılabileceğini ve gıda güvenliğinin güçlendirilebileceğini ifade etti. Bunun için sulama sistemlerinin geliştirilmesi, su israfını azaltan modern yöntemlerin kullanılması ve kamu kurumları arasında koordinasyon gerektiğini söyledi.