ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 8

Ukrayna’da Çiftçiler Düşük Buğday Fiyatları Nedeniyle Satışları Bekletiyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Çiftçiler Düşük Buğday Fiyatları Nedeniyle Satışları Bekletiyor

Ukrayna’da çiftçiler, gıda buğdayı için ton başına 5.500–6.500 grivnalık teklifleri düşük buldukları için tahıllarını toplu olarak satışa çıkarmıyor. Elektronik Tahıl Borsası’na göre batı sınırlarındaki bombardımanlar ve alarm durumları nedeniyle vagonlar 20–40 gün bekliyor; bu da lojistik maliyetlerini artırıyor. Karadeniz limanlarına sefer yapan gemilerin temel sigorta bedeli, 2024’teki blokaj öncesindeki 150–250 bin dolardan Ekim 2026’da sefer başına 2,5 milyon dolara yükseldi ve ton başına 35,7 dolarlık ek yük oluşturdu. Ukrayna ekimin ilk yarısında 558 bin ton buğday ihraç etti; Mısır başlıca alıcı olurken Türkiye, Cezayir ve AB ülkeleri de alıcılar arasında yer aldı. Borsa uzmanları deniz taşımacılığının güvenliğinin artabileceğini belirtse de tedarik görünümünün belirsiz kaldığını ifade ediyor.

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, son on günde Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik altı drone olayı bildirildiğini açıkladı. Rusya’dan şüphelenilen saldırıların Romanya ve Bulgaristan kıyıları yakınında seyreden gemileri hedef aldığını belirten Kallas, gelişmeleri “tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirdi. İki ülke de Avrupa Birliği ve NATO üyesi. Kallas, Moskova’nın Ukrayna ihracatını engellemeye ve Kiev’in ekonomik gelirlerini azaltmaya çalıştığını savundu. Kendisinin sunduğu tahmine göre Ukrayna, ihracat gelirlerinden günlük yaklaşık 60 milyon avro kaybediyor. Kaynakta yer alan bir paylaşıma göre Bulgaristan kıyısından 18 deniz mili açıkta düzenlenen Rus drone saldırıları sonrasında 11 denizci kayıp, birkaç denizci de yaralı durumda. Türkiye bağlantılı olaylardan birinde Türk işletmeli Azov Concord’un battığı, beş mürettebatın kurtarıldığı ve 11 kişinin kayıp olduğu aktarıldı. Ukrayna işletmeli Chelsea 3 ise Türkiye’den Moldova’ya giderken üç drone tarafından vuruldu; patlamalarda birkaç mürettebat yaralandı. Bulgaristan’ın bu gelişmelerin ardından Rusya’nın büyükelçisini çağırdığı belirtildi. Kallas, Karadeniz’in Ukrayna’nın tarım ihracatı için hayati bir rota olduğunu, ülkenin buğday, mısır ve arpanın başlıca dünya ihracatçıları arasında yer aldığını söyledi. Mevcut dünya tahıl stoklarının 2022’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Kallas, buna karşın süper El Niño ihtimali, kuraklık, Orta Doğu çatışmasının gübre ihracatına etkisi ve Ukrayna tahıl rotalarına yönelik saldırıların küresel gıda tedariki üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kallas ayrıca, Ukrayna ürünlerinin taşınmasında kullanılan AB dayanışma koridorlarının da risk altında olduğunu savundu. Rusya’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınır geçiş noktalarını hedef aldığını öne süren Kallas, bu kara güzergâhlarının Ukrayna limanlarındaki taşımacılığın aksadığı dönemde önemli bir alternatif haline geldiğini ifade etti.

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu

Fas, 2025’te Avrupa Birliği’ne 527.000 ton taze domates tedarik etti. Bu miktar, AB’nin üçüncü ülkelerden yaptığı 773.000 tonluk taze domates ithalatının yaklaşık %68,2’sine karşılık geldi. Oran, AB dışı tedarikleri kapsıyor; Avrupa’daki toplam domates piyasasının tamamı için geçerli değil. Brüksel’de 15 Ekim’de toplanan Avrupa Komisyonu meyve ve sebze piyasası gözlemevinin domates uzmanları, sektörün üretim ve ticari durumunu değerlendirdi. FEPEX’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan kiraz domatesinde ülke içindeki üretim alanlarının azaldığını belirtti. Delegasyon bu gerilemeyi Fas rekabeti, işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarıyla ilişkilendirdi; Fas ürünlerinin fiyatlarının İspanyol arzı üzerinde baskı oluşturduğunu savundu. İspanya’nın 2025/2026 domates sezonunda üretiminin, alanlar genel olarak sabit kalmasına rağmen yaklaşık %2 gerilemiş olabileceği bildirildi. FEPEX, olumsuz hava koşulları, bitki sağlığı sorunları ve virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitlerin kullanımını etkenler arasında sıraladı. F&H’nin aktardığı verilere göre enerji ve taşımacılık maliyetleri %16, plastik, ambalaj ve paketleme giderleri %18 arttı. Satış fiyatlarındaki iyileşmenin üretici kârlılığını aynı ölçüde artırmadığı belirtildi.

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor

Myanmar Kahve Birliği, ülkenin Çin kahve pazarına erişimini genişletmeyi ve iki ülke arasındaki sektör işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Birlik Başkanı U Myo Aye, Çin’in Myanmar kahvesi ihracatında en önemli varış noktası olduğunu söyledi. Myanmar’ın komşu pazarlara yıllık toplam kahve ihracatının tahminen 3.000-4.000 ton olduğu belirtildi. Açıklamalar, 18 Ekim 2026’da Yangon’da düzenlenen Myanmar Kahve Festivali ve Myanmar Ulusal Barista Şampiyonası sırasında yapıldı. Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaleti, Myanmar’ın önemli ortaklarından biri olarak gösterildi. Myanmar Kahve Birliği, Yunnan’daki kahve okulları, dernekler ve ticaret odalarıyla mutabakat zabıtları imzalarken sergi ve bilgi paylaşımı etkinliklerine de katıldı. U Myo Aye, Çin’in gelecek on yılda Myanmar için fırsatlar yaratabilecek büyük bir kahve pazarı haline gelebileceğini söyledi. Myanmar’da üretim ağırlıklı olarak Shan Eyaleti ve Mandalay Bölgesi’nde yapılıyor; yüksek kesimlerde Arabica, daha alçak alanlarda Robusta yetiştiriliyor. Birlik, özel üretim kahveler için doğrudan işletmeler arası kanalları genişletmenin yanı sıra Myanmar’da işleme tesisleri, kavurma fabrikaları ve tedarik zinciri lojistiğine Çin yatırımı çekmeyi planlıyor.

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı

Suriye Ulusal Tarım Politikaları Merkezi Direktörü Hayel Reyhan, Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Güvenliği Komitesi toplantısında ülkesinin tarımsal toparlanması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesi için destek çağrısı yaptı. Suriye’yi temsil eden Reyhan, toplantının 19-23 Ekim döneminde BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Roma’daki merkezinde gerçekleştirildiğini belirtti. Reyhan, gıda güvenliğinin istikrar ve kalkınma açısından önem taşıdığını, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya erişimin yerel tarımsal üretimin güçlendirilmesine bağlı olduğunu söyledi. Suriye tarımının altyapı hasarı, su kaynaklarının kıtlığı, üretim girdilerine erişimdeki gerileme ve iklim değişikliğinin artan etkileri nedeniyle üretim kapasitesi, çiftçilerin geçim kaynakları ve gıda tedarik zincirleri bakımından zorlandığını aktardı. Uygun koşullar ve gerekli destek sağlandığında Suriyeli çiftçilerin üretimi yeniden artırabilecek deneyime sahip olduğunu belirten Reyhan, sulama altyapısının yenilenmesini, tohum ve gübreye erişimin iyileştirilmesini, tarımsal danışmanlık ve araştırma hizmetlerinin güçlendirilmesini istedi. Desteklerin küçük çiftçilerin yanı sıra kadınlara ve gençlere de ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca tarımsal verilerin yönetimi için toplama, belgeleme, depolama, paylaşma ve analiz süreçlerini kapsayan bir çerçeve hazırlanması amacıyla çalışma yürütüldü.

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Vadeli İşlemleri 12 Ağustos’tan Bu Yana En Düşük Seviyeye Geriledi

Buğday vadeli işlemleri 19 Ekim’de %1 gerileyerek 12 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyeye indi. Düşüş, Rusya ile Ukrayna arasındaki yeni çatışmaların Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının yeniden başlamasına yönelik anlaşma ihtimalini zayıflattığı bir dönemde gerçekleşti. Buna rağmen piyasa, bölgedeki ihracat kesintilerinin fiyatlar üzerindeki etkisini önceki döneme göre daha sınırlı değerlendiriyor. Analistlere göre Karadeniz ihracatına yönelik tehditler fiyatları giderek daha az destekliyor. İthalatçıların Karadeniz dışından alternatif tedarik yolları bulması ve dünyanın birçok bölgesinde tahıl stoklarının görece yüksek olması, buğday fiyatlarındaki risk primini azaltan unsurlar arasında gösteriliyor. Rabobank’ın tarım birimi yöneticisi Carlos Mera, Karadeniz’deki durum kötüleşirken fiyatların düşmesinin ilk bakışta çelişkili göründüğünü, ancak bölgedeki ihracat kesintilerinin artık piyasa tarafından daha alışılmış bir gelişme olarak değerlendirildiğini söyledi. Hafta sonu düzenlenen saldırıların ardından Ukrayna ve Rusya’dan ihracatın yeniden başlamasına ilişkin bir anlaşmanın daha az olası hale geldiği ve Karadeniz üzerinden sevkiyatın yakın zamanda erişilebilir olacağına ilişkin kuşkuların arttığı belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı da Odessa Limanı’nın 130 kilometre güneybatısında bir kuru yük gemisinin vurulduğunu açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise Türkiye, Mısır ve Hindistan’la Karadeniz üzerinden olası bir ihracat koridorunu görüştüklerini, Rusya’nın bu fikre karşı çıktığını söyledi.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı

Şili Su Genel Müdürlüğünün (DGA) 13 Ekim 2026 tarihli hidro meteoroloji bültenine göre, ülkenin dokuz bölgesine yayılan 25 başlıca barajda 7.609 milyon metreküp su depolandı. Bu miktar, bir yıl önce kaydedilen 6.001 milyon metreküpe göre %26,8 artış anlamına geliyor. Barajların %64’ü öncelikle sulama, %12’si içme suyu, %16’sı elektrik üretimi, %8’i ise elektrik üretimi ve sulama amacıyla kullanılıyor. Artış, meyve bahçeleri ve diğer tarımsal üretim alanlarında su talebinin yükseldiği sulama sezonu öncesinde kaydedildi. Bununla birlikte, ülke geneli için olumlu görünen tablo havzalar arasında aynı seviyede değil. Coquimbo Bölgesi’nde izlenen sekiz barajdan Recoleta, Cogotí, Culimo, El Bato ve Corrales %100 doluluğa ulaştı ve taşkınla su boşaltıyordu. Bölgenin en büyük barajı La Paloma’da 514 milyon metreküp su depolandı ve doluluk %69’a çıktı; bu değer Ekim 2025’teki 86,1 milyon metreküplük seviyenin oldukça üzerinde kaldı. Elqui havzasındaki Puclaro da 102,6 milyon metreküp ve %49 doluluğa yükseldi. Coquimbo’daki toparlanma bütün barajlara eşit yansımadı. Elqui havzasındaki La Laguna Barajı %36 dolulukta, 13,8 milyon metreküp suyla kaldı. Bu nedenle üreticilerin fiili suya erişimi yalnızca bölge toplamlarına değil, her havzanın durumuna, su yönetimi kararlarına ve ilkbahar-yaz dönemindeki kar erimesi ile tüketime bağlı olacak. Valparaíso’da da benzer bir ayrışma görüldü: İçme suyu tedariki açısından önemli Los Aromos %100 dolulukla 35 milyon metreküpe ulaşırken, Peñuelas %17 dolulukta ve 16,4 milyon metreküpte kaldı. Diğer bölgelerde El Yeso Barajı Metropolitan Bölgesi’nde %65 dolulukla 143,5 milyon metreküp su tuttu. O’Higgins’te sulama açısından önemli Convento Viejo %93 dolulukla 221,5 milyon metreküpe, elektrik üretimine ağırlık veren Rapel ise %87 dolulukla 602,2 milyon metreküpe ulaştı. Maule’de beş baraj toplam 2.532,3 milyon metreküp suyla toplam kapasitenin %78,89’unu doldurdu; Ñuble’de tarımsal kullanımlı Coihueco %88 dolulukta kaldı. Biobío’daki üç barajın toplamı 2.879,8 milyon metreküp olurken, sulama ve elektrik üretimiyle bağlantılı Lago Laja %29 dolulukta kaldı; Ralco %98, Pangue %99 seviyesine çıktı. Yağış verileri de genel olarak olumlu bir görünüm sundu. DGA’nın değerlendirdiği 77 yağış istasyonunun 56’sında 1991-2020 tarihsel ortalamasına göre fazla yağış kaydedildi. Kuzey makro bölgede incelenen 22 istasyonun tamamı tarihsel ortalamanın üzerinde kaldı. Kar örtüsünde ortalama %93’lük fazlalık görülmesine rağmen Valparaíso’dan Biobío’ya kadar bazı bölgelerde açıklar ve yerel farklılıklar sürdü.

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı

Ekonomist İhab İsmender, Suriye’de sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomi kurulabilmesi için yapısal dengesizliklerin giderilmesi, üretim sektörlerinin yeniden canlandırılması ve yatırımların çekilmesi gerektiğini belirtti. İsmender’e göre toparlanmanın ilk aşaması, asgari parasal ve mali istikrarın sağlanmasıyla birlikte üretim kapasitesini artıracak adımların atılmasını gerektiriyor. İsmender, enerji, su ve ulaşım başta olmak üzere kritik altyapının yeniden kurulmasını üretim faaliyetlerinin canlanması için temel koşul olarak gösterdi. Dünya Bankası tahminlerine atıf yapan İsmender, elektrik sektörünün ana şebekelerini yeniden rehabilite edebilmesi için yaklaşık 146 milyon dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Elektrik rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması ve havalimanlarının geliştirilmesinin ulaşım, ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekleyebileceğini ifade etti. İsmender’in büyümeye öncülük edebilecek üç sektör arasında saydığı tarım ve gıda sanayileri, yerel ve bölgesel talebin karşılanması, hızlı gelir sağlanması ve özellikle kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması açısından öne çıkıyor. Suriye’nin tarım arazileri ve mevcut kaynaklarının gıda üretimini artırma ve ihracatı genişletme fırsatı sunduğunu belirten İsmender, bunun üretim, sulama, enerji ve finansman sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üretim temelli ekonomiye geçiş için dış transferler ve insani yardımların gelir ve istihdam üreten yatırımlara yönlendirilmesi önerildi. İsmender ayrıca özel sektörün daha etkin rol üstlenmesi, geniş bir işgücü kesimini istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelere finansman sağlanması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gayrimenkul ve turizmin ise işgücünü istihdam ederek inşaat ve hizmet tedarik zincirlerini hareketlendirebileceği, yatırımları çekebileceği ifade edildi.

Napoli’de Taşımacılık Grevi Gıda Tedarikini Aksattı
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber

Napoli’de Taşımacılık Grevi Gıda Tedarikini Aksattı

İtalya’nın Campania bölgesinde taşımacılık işçilerinin grevi, bazı süpermarketlerde boş raflarla kendini göstermeye başladı. Napoli ve çevresinde hafta sonunda özellikle meyve ve sebze olmak üzere bazı gıda ürünlerinin bulunabilirliğinde eksiklik bildirildi. Sorun bölge genelinde düzensiz seyrediyor: bazı satış noktaları düzenli ikmal edilirken bazılarında tüm reyonların boşalmaya başladığı görülüyor. Güney İtalya’da yüksek motorin fiyatlarına karşı günler önce başlayan protesto, malların dağıtımında zorluklara neden oluyor. Henüz gerçek bir acil durumdan söz etmek için erken olsa da durumun önümüzdeki günlerde kötüleşebileceği belirtiliyor.

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber
Veri haberi

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı

Rus yük gemisinin kaptanı, Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarından 54.000 metrik tondan fazla tahılın yasa dışı taşınmasıyla bağlantılı olarak gıyabında suçlandı. Ukrayna Başsavcılığı ve Güvenlik Servisi (SBU), 19 Ekim’de yaptığı açıklamada, bu tür bir eylemin Ukrayna tarafından ilk kez savaş suçu olarak değerlendirileceğini bildirdi. Kaptan, işgal altındaki bölgelere giriş ve çıkış kurallarını devletin çıkarlarına zarar verme kastıyla ihlal etmek ve savaş hukukunu çiğnemekle suçlanıyor. Soruşturmaya göre Matros Pozynich gemisi, Rus güçlerinin Kırım’daki Ukraynalı çiftçilerden tahıl aldığı 2022-2023 döneminde iki sevkiyat gerçekleştirdi. Her biri yaklaşık 27.000 metrik ton olan yükler, geçici olarak işgal edilen Sivastopol’dan Suriye’deki Lazkiye Limanı’na gönderildi. Başsavcı Vekili Anton Kovalskyi, işgal altındaki bölgeden yasa dışı el konulan tahılın çıkarılmasına katılımın savaş suçu sayılmasını sağlayan hukuki çerçevenin uygulandığını söyledi. SBU ise kaptanın, işgal altındaki topraklarda mülk yağmalanmasını yasaklayan Cenevre Sözleşmesi hükümlerini ihlal eden üst düzey Rus yetkililerin emirlerini uyguladığını belirtti. Ukrayna Tarım Bakanlığı’na göre Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları yaklaşık 32 milyon ton tarım ürününü ve yaklaşık 10 milyar doları riske atıyor. Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Türk Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’la görüşmesinde Tuna, demir yolu ve kara yollarının kullanıldığını, ancak bu güzergâhların deniz yoluyla ihracatın yerini tamamen alamadığını söyledi.

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak

USDA’nın AB’deki yerel ofisinin raporuna göre Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda ayçiçeği tohumu ve yağı ithalatı, iç ve dış talebi karşılamak için güçlü kalacak. Türkiye’nin AB-27’den ithalat talebinin artabileceği, ülkenin iyi bir hasat beklemesine rağmen Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği tohumu ile işlenmiş ürün tedarikinin geçmişteki kadar kolay olmayabileceği belirtildi. Türkiye 1 Ekim’de ayçiçeği tohumu ithalat vergisini %20’den %12’ye indirdi. Sektör kaynaklarına göre bu düzenleme Romanya ve Bulgaristan piyasalarını şimdiden etkiledi ve iki ülkeden ihracatın artması bekleniyor. Rapora göre AB-27’deki yağlı tohum işleme tesisleri, Türkiye’ye yönelik ihracat beklentileri aşarsa daha fazla ayçiçeği tohumu ithal etmeye hazır. USDA, ayçiçeği sanayisine yönelik talebin 2026/27’de güçlü kalacağını öngörüyor. Bu beklentide, ayçiçeği yağının tarihsel olarak yüksek seyreden fiyatının yanı sıra ayçiçeği küspesinin yem rasyonlarında soya küspesine çekici bir alternatif olması etkili. AB-27’nin ormansızlaşmadan ari ürünlere ilişkin EUDR düzenlemesi de soya ithalatında oluşabilecek primler nedeniyle ayçiçeği ve kolzaya geçici avantaj sağlayabilir. USDA, AB’nin ayçiçeği küspesi ithalatını 2026/27’de 2,40 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu miktar 2025/26’daki 2,20 milyon tonun üzerinde, 2024/25’teki 2,56 milyon tonun ise altında. Ayçiçeği tohumu ithalatı 2025/26’da önceki sezondaki 582 bin tondan 1,4 milyon tona yükselirken, 2026/27 için en az 900 bin ton öngörülüyor. Ukrayna ihracatının gerilemesiyle Arjantin ve Moldova AB’nin başlıca tedarikçileri oldu. Arjantin’den ithalat, 2025/26’nın ilk üç çeyreğinde %1171 artarak 850 bin tona ulaştı.

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı

Estonya’daki büyük perakende zincirleri ve küçük mağazalarda organik yumurta arzı, üreticilerin tavuk sürülerini yenilemesi nedeniyle geçici olarak daraldı. Bazı mağazalarda ürünler öğle saatlerine kadar tükenebilirken perakendeciler, tüketicilere yumurta bulma ihtimalini artırmak için sabah erken saatlerde alışveriş yapmalarını öneriyor. Selver’in iletişim yöneticisi Mariann Järvela, Estonya’daki organik ve serbest gezen yumurta üreticilerinin sürü yenileme sürecinde olduğunu söyledi. Tedarikçilere göre yeni tavuklar yumurtlamaya başladı ve normal bulunabilirliğin aralık ayında yeniden sağlanması bekleniyor. Äntu Mõis yönetim kurulu üyesi Lauri Bobrovski ise sürü yenilemenin şirket üretiminde %80’lik düşüşe yol açtığını belirtti. Bobrovski, şirketin beş sürüsünden dördünün yenilenme aralığının bu yıl planlanandan daha kısa olduğunu ve yeni sürülerin, önceki sürüler satışa çıkarılmadan yumurtlamaya başlayamadığını aktardı. Üretimdeki düşüşün normalde yaz aylarında yaşandığını, bu yıl ise sonbaharın başına denk geldiğini söyleyen Bobrovski, zamanlamanın kıtlığı daha görünür hale getirmiş olabileceğini ifade etti. Äntu Mõis, Estonya’nın yerli organik yumurta pazarının yaklaşık %50’sini oluşturuyor. Bobrovski, arz durumunun yaklaşık bir ay içinde iyileşmeye başlamasını beklediklerini söyledi. Şirket ayrıca gelecekte yeni bir tavuk kümesi inşa ederek üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Organik yumurtaların raflara dönmesinin ardından fiyatların kasım ayında yükselmesi bekleniyor. Bobrovski bu artışın geçici kıtlıktan değil, yükselen girdi maliyetleri dahil daha geniş ekonomik gelişmelerden kaynaklanacağını belirtti. Rimi Estonia ise serbest gezen yumurtalarda stok ve satışların dengeli olduğunu, kampanya talebi nedeniyle bazı rafların geçici olarak boşalabildiğini bildirdi.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Azerbaycan’ın Başlıca Buğday Tedarikçisi Oldu

Azerbaycan, 2026'nın Ocak-Ağustos döneminde 841.678 ton buğday ithal etti. Devlet İstatistik Komitesi verilerine dayandırılan habere göre ithalatın toplam değeri 185,17 milyon ABD doları oldu. Rusya, 2026'da Kazakistan'ı geride bırakarak Azerbaycan'ın başlıca buğday tedarikçisi konumuna geldi ve sevkiyatların ezici çoğunluğunu karşıladı. Buğday ithalatı hacim bakımından %10,8 arttı.

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Liman Ablukasını Aşmak İçin Kara Yoluyla Tahıl İhracatını Artırmaya Çalışıyor

Ukraynalı çiftçiler, Karadeniz limanlarındaki abluka nedeniyle tahıl ihracatını Romanya ve diğer komşu ülkeler üzerinden kara yoluyla sürdürmeye çalışıyor. Bu kapsamda özellikle kolza ve ayçiçeği taşınıyor. Rusya'nın bölgedeki gemilere yönelik saldırıları yoğunlaşırken, son günlerde Romanya ve Bulgaristan yakınlarında bazıları Ukrayna tahılı taşıyan dört gemi insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Normal koşullarda tahıl, demiryoluyla Odesa'ya taşınıyor ve buradan Avrupa, Asya ve Afrika'ya ayda 5 milyon tona kadar gönderiliyordu. Ancak Rusya'nın liman altyapısı ile sivil gemilere yönelik saldırıları, Odesa üzerinden ihracatı haziran sonundan bu yana büyük ölçüde bloke etti. Bu durum, çiftçileri alternatif güzergâhlar aramaya yöneltti. Chernivtsi bölgesindeki, Romanya sınırına yakın Vashkivtsi kentinde bulunan orta ölçekli bir tarım şirketi, ayçiçeği tohumlarını kamyonlarla sevk ediyor. Şirketin kurucu ortağı Anatoli Makoviichuk'a göre bazı yükler Türkiye'ye gidecek ve burada yerel bir şirket tarafından işlenecek; diğerleri Romanya'nın Köstence Limanı üzerinden gönderilecek. Bulgar bir şirkete tedarik de başlamaya hazırlanıyor. Makoviichuk, artan lojistik maliyetleri nedeniyle yalnızca başta kolza ve ayçiçeği olmak üzere belirli ürünlerin ihracatının ekonomik açıdan uygulanabilir kaldığını belirtti. Buğdayın biriktiğini, gelecek mısır hasadı için depolama alanının neredeyse kalmadığını ve mısırın ilkbahara kadar tarlalarda bırakılabileceğini söyledi.

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi

Azak ve Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının durması, Rus un üreticileri için yeni ihracat fırsatları oluşturuyor. Agropolis Saburovo’nun kurucusu Aleksandr Polyakov, 2026/27 sezonunda Rusya’nın un ve öğütülmüş ürün ihracatının rekor düzey olan 1,5 milyon tona ulaşabileceğini öngördü. Polyakov, Rus şirketlerinin ortaya çıkan yeni pazarlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Polyakov’a göre güney Rusya limanlarındaki lojistik kriz ihracat hacmini sınırlasa da Rus üreticilerin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki konumunu güçlendirebilir. Bu değerlendirmeye göre Türkiye ve Mısır, ucuz Rus tahılı tedarik edemedikleri için fiyat avantajını kaybediyor. Türk işleyicilerin durumunun liranın seyri nedeniyle daha da zorlaştığı, dünya piyasasının ise Kazakistan’daki tahıl rekoltesi düşüşünden etkilendiği belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı, un ve öğütülmüş ürün ihracatı için yıllık 2 milyon tonluk yeni bir hedef belirledi. Bu beklentide Çin’e yapılan sevkiyat artışının etkili olduğu bildirildi. İKAR verilerine göre Çin, 2025/26 sezonunda Rusya’dan 121 bin ton un alarak ilk sıraya çıktı; önceki sezonda bu miktar 71 bin tondu. Türkmenistan da 104 bin tonluk ithalatla önde gelen alıcılar arasında yer aldı; Afganistan ve Irak da başlıca pazarlar olarak sıralandı. İKAR, Rusya’nın 2025/26 sezonundaki un ve öğütülmüş ürün ihracatını 500 bin ton olarak tahmin etti. Sektör birliği ise mevcut takvim yılında ihracatın, önceki yılki 529 bin ton seviyesinde kalmasını bekliyor. Agropolis Saburovo, 2026’da yaklaşık 110 bin ton ürün ihraç ederek 2023’teki 100,4 bin tonluk rekorunu aşmayı planlıyor. Şirketin Baltık Denizi’ndeki, yıllık 100-150 bin ton tahıl yükleme kapasiteli terminali un ürünlerinin elleçlenmesine yönlendirildi.

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı

Arjantin’de bölgesel soğutma sanayisi kuruluşu FIFRA’nın Başkan Yardımcısı Daniel Urcía, bilgi eksikliğinin sığır üreticilerinin hayvan izlenebilirliğini belgeleyen VISEC Carne platformuna katılımını geciktirdiğini söyledi. Urcía, Avrupa Birliği’ne gönderilen etin ormansızlaşma karşıtı düzenlemenin gereklerini karşıladığını göstermek için kullanılan sisteme katılımın üreticiler açısından maliyet taşımadığını belirtti. VISEC Carne’ye şimdiye kadar yaklaşık 15.000 işletme, 40 mezbaha, 170 hayvan komisyoncusu ve 52 ithalatçı gönüllü olarak katıldı. Urcía’ya göre AB düzenlemesi, Arjantin sektörü açısından gelecek 1 Ocak’tan itibaren uygulanabilir kabul edilmeli. Düzenleme, ithalatçıların ürünlerin 2020’de belirlenen kesim tarihinden sonra ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini kanıtlamasını gerektiriyor. Resmi yükümlülük ithalatçıya ait olsa da tedarikçilerin gerekli bilgileri sağlaması gerekiyor. Urcía, yalnızca Arjantin’in et üreticisi olarak sahip olduğu itibarın yeterli olmayacağını, hayvanların doğduğu, yetiştirildiği ve sonlandırıldığı tüm işletmelerin kurallara uyduğunun belgelenmesi gerektiğini söyledi. VISEC Carne ve Trade Store gibi yetkili platformlar, Senasa, ARCA ve diğer kamu kurumlarının bilgilerine erişiyor. İşletme sahiplerinin ayrıca arazilerini gösteren poligonun doğru sınırlandırıldığını kontrol etmesi gerekiyor. FIFRA yöneticisi işlemi bir sertifika değil, bir kez yapılan idari işlem olarak tanımladı. Bilgiler daha sonra sevkiyatlara eklenerek ithalatçıların Avrupa makamlarına uygunluğu kanıtlamasına yardımcı oluyor. Urcía, veri paylaşmayı reddeden üreticilerin önemli bir pazara erişimini kaybedebileceğini savundu. Bununla birlikte kaynakta, bazı kırsal örgüt yöneticilerinin üreticilere VISEC Carne’ye katılmamalarını önerdiği ve sistemi birincil sektörün çıkarlarına aykırı gördüğü de aktarılıyor. Urcía, Avrupa pazarının özellikle bife, cuadril ve lomo gibi yüksek değerli soğutulmuş kesimler için önem taşıdığını belirtti.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı

Arjantin’in 2025/26 sezonu buğday dış satış beyanları 18,07 milyon tona ulaşarak Tarım Sekreterliği’nin 18,00 milyon tonluk ihracat projeksiyonunu aştı. Ticaret sezonu 30 Kasım’da sona ereceği için toplamın önümüzdeki haftalarda daha da yükselmesi bekleniyor. Bunge Argentina, bu hafta kasım ayında yüklenmek üzere 500.000 tonluk buğday satışı beyan ederek sezon ihracat hedefine katkı sağladı. Sevkiyatı yapılan veya yapılması planlanan buğdayın başlıca varış noktaları Endonezya ve Brezilya oldu. Endonezya’nın yılın bu dönemindeki alımları, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesine bağlanıyor. Brezilya’da hasat dönemindeki aşırı nem, ülkenin güneyindeki değirmenlerde kaygı yaratıyor. Değirmenler, olası kalite sorunları ve tedarik belirsizliklerinden kaçınmak için mevcut sezonun son Arjantin buğdayı partilerini almayı tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmi spot FOB değeri ton başına 257 ABD doları olarak veriliyor; güçlü talep, FAS fiyatlarını CME Group’taki düşüşlerin ters yönünde destekliyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir

Politik teknoloji uzmanı Yuriy Podorojniy, enerji ve gübre sektörlerinde Rusya ile Belarus’a yönelik kısıtlamaların gevşetilmesinin Avrupa Birliği’nin ortak tutumuna ciddi darbe vurabileceğini söyledi. Podorojniy’e göre gübrelerle ilgili olası bir karar, gelecek tarım sezonu öncesinde küresel piyasada oluşabilecek arz açığıyla bağlantılı olabilir. Rusya ve Belarus, bu alanda geleneksel olarak kilit tedarikçiler olarak gösterildi. Uzman, olası ABD adımlarının AB temsilcilerinin mevcut resmi açıklamalarıyla çelişeceğini belirtti. Alman iş dünyasının ve başka Avrupa ülkelerindeki işletmelerin, Rusya’dan ucuz gaz ile Rusya ve Belarus’tan ucuz gübre alma beklentisi nedeniyle yaptırımların kaldırılmasını destekleyebileceği aktarıldı. Haberde ayrıca, yaptırımlı Rus dizelinin ABD’de yakıt maliyetini düşürmek amacıyla dünya pazarına çıkarılması önerisinin daha önce gündeme geldiği ve Moskova’nın bunun karşılığında Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını istediği belirtildi.

Irak Gıda Sevkiyatı İçin Alternatif Güzergâhlar Benimsedi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

Irak Gıda Sevkiyatı İçin Alternatif Güzergâhlar Benimsedi

Irak Ticaret Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının sürmesi nedeniyle gıda maddelerinin ülkeye ulaştırılması için alternatif güzergâhlar benimsendiğini açıkladı. Açıklama, Bakanlığa bağlı Gıda Maddeleri Genel Ticaret Şirketinin Genel Müdürü Luma el-Musavi tarafından yapıldı. Hürmüz üzerinden ilerleyen bazı gemilerin rotaları, Türkiye üzerinden geçen yolların da bulunduğu alternatif güzergâhlara çevrildi. Bazı sevkiyatların Rabi'a Sınır Kapısı üzerinden taşınmasının varış süresini 90 güne kadar uzatabildiği belirtildi. El-Musavi, savaşın sürmesi ve deniz rotalarının değiştirilmesi nedeniyle navlun, sigorta ve yakıt maliyetlerinde büyük artış yaşandığını, uzayan taşıma sürelerinin gıda maddelerinin güvenceye alınması ve ulaştırılmasında ek zorluklar oluşturduğunu söyledi.