ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3283 haber · Sayfa 86

İran’da Tavuk Çiftlikleri Günlük 600-700 Milyar Tümen Zarar Ediyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tavuk Çiftlikleri Günlük 600-700 Milyar Tümen Zarar Ediyor

İran’da tavuk çiftliklerinin günlük zararının 600 ila 700 milyar tümen arasında olduğu bildirildi. Bir sektör yetkilisi, açıklamasında tavuk etinin piyasa fiyatına ve üreticilerin karşılaştığı mevcut koşullara işaret etti. Yetkili, bu durumun sürmesi halinde çok sayıda üretim biriminin sektörden çıkabileceği uyarısında bulundu. Açıklama, zararların devam etmesinin İran’daki tavuk üretiminin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Renkli Güneş Panelleri Yeni Zelandalı Sebze Üreticileri İçin Potansiyel Taşıyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Renkli Güneş Panelleri Yeni Zelandalı Sebze Üreticileri İçin Potansiyel Taşıyor

İsveç'te yayımlanan bir araştırma, macenta renkli yarı saydam güneş panellerinin altında brokoli yetiştirilebildiğini gösterdi. Çalışmada brokolinin tam büyüklüğe ulaşmasının panel kullanılmayan yetiştirmeye kıyasla 25 gün daha uzun sürdüğü ve ürünün mikro besin düzeylerinin daha düşük olduğu belirlendi. Paneller, gelen güneş ışığının bir bölümünü yenilenebilir elektrik üretiminde kullanırken bir bölümünün altlarında yetişen ürünlere ulaşmasına izin verecek şekilde tasarlandı. Araştırmacılar, geleneksel koyu mavi panellerin genellikle opak olduğunu ve ürünler üzerinde fazla gölge oluşturduğunu belirterek çalışma için özelleştirilmiş yarı saydam paneller kullandı. Victoria University Mühendislik ve Bilgisayar Bilimleri Fakültesi'nden Ramesh Rayudu, yöntemin aynı arazide gıda ve elektrik üretimini birleştirebileceğini söyledi. Rayudu, sistemin ileride Yeni Zelanda'daki sebze üreticilerinin elektrik faturalarını dengelemesine veya üretilen enerjiyi şebekeye satmasına imkân sağlayabileceğini, ancak yarı saydam paneller daha az elektrik ürettiği için ekonomik uygulanabilirlik için daha fazla geliştirme gerektiğini belirtti. Elektrik fiyatı ile brokoli fiyatına bağlı olarak, kaybedilen elektrik değerini telafi etmek için hektar başına yaklaşık 1,2 ila 3,2 ton ek brokoli gerekebileceği hesaplandı. Rayudu, maliyet ve fayda dengesi uygun olduğu takdirde yöntemin lahana, karnabahar ve havuçta da kullanılabileceğini ifade etti. Canterbury Üniversitesi'nden Sharee McNab ise büyük güneş enerjisi tesisleriyle gıda üretimi arasındaki arazi rekabetinin arttığını ve verimli tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyledi.

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Dondurma İhracatında Asya Lideri

Tayland, Asya’nın en büyük dondurma ihracatçısı ve dünyanın 12’nci büyük ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ticaret Bakanlığı Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi (TPSO) Genel Müdürü Nantapong Chiralerspong’un açıklamasına göre ülkenin dondurma ihracatı geçen yıl 136 milyon ABD dolarına, yani 4,47 milyar bahtın üzerine ulaştı. Bu tutar küresel dondurma pazarının %1,9’una karşılık gelirken, ihracatın bu yıl da büyümeyi sürdürdüğü belirtildi. Tayland dondurmasının başlıca Asyalı ithalatçıları Malezya, Singapur, Filipinler, Vietnam ve Güney Kore oldu. Londra merkezli Euromonitor International’a göre Tayland’ın dondurma pazarının bu yıl yıllık %4 büyüyerek yaklaşık 12,6 milyar bahta ulaşması bekleniyor. Ani tüketim amaçlı alımların da iç satış hacminin %90’ından fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. Chiralerspong, yerel işletmelere değişen tüketici davranışları ve küresel pazar eğilimlerine göre pazarlama stratejilerini uyarlama çağrısı yaptı. İşletmelerden yenilikleri benimsemeleri, ayırt edici markalar oluşturmaları ve sosyal medyadan daha iyi yararlanmaları istendi. Yetkili ayrıca lezzet, sağlıklı ürün yaklaşımı ve rekabetçi fiyat gibi mevcut güçlü yönlerin korunmasını önerdi. Küresel eğilimler arasında mochi dondurma, dondurmalı sandviç, sınırlı üretim ürünleri ve sağlıklı seçeneklere artan ilgi yer alıyor.

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı

Japonya’nın Niigata eyaletindeki Murakami kenti, somon avındaki sert düşüşe karşı karada yetiştiriciliğe yöneliyor. Japonya Denizi kıyısında chum somonuyla tanınan kentte, Miomote Nehri’nden 2015 mali yılında 55.718 somon yakalanırken bu sayı 2025 mali yılında 1.415’e geriledi. Kent yönetimi, bu kritik durum karşısında Okayama Üniversitesi Bilim Enstitüsü’nün Gelecek Nesil Su Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi ile bir araştırma yürütüyor. Merkezde yaklaşık 2.000 chum somonu, 35 metrik ton kapasiteli oval bir tankta yetiştiriliyor. Toshimasa Yamamoto’nun liderlik ettiği ekip, balıkları yavru döneminden itibaren büyütüyor. 15 Ağustos itibarıyla balıkların ortalama ağırlığı yaklaşık 140 gram, uzunluğu ise yaklaşık 24 santimetreydi. Deneyin hedefi, Nisan 2026’da başlayan iki yıllık görev süresi içinde somonları 2-3 kilogram ağırlığa ulaştırmak. Araştırma ekibi, yavruların ebeveyn balıklara dönüştürülmesini ve bu balıklardan alınacak yumurtalarla yeni neslin yetiştirilmesini içeren kapalı devre yetiştiriciliğini amaçlıyor. Karada yetiştiricilikte sockeye ve Atlantik somonu için ilerleme kaydedilmiş olsa da chum somonunun hızlı yüzmesi önemli bir güçlük oluşturuyor. Balıklar büyüdükçe kalabalık tanklarda birbirlerine çarparak ölebiliyor. Yamamoto, güçlü yüzücü mavi yüzgeçli orkinos üzerinde geliştirilen yetiştiricilik tekniklerinin bu sorunun önlenmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Murakami’nin karada yetiştiricilik için uygun olabileceği belirtilen özellikleri arasında soğuk su kaynakları bulunması yer alıyor. Bu sayede suyu soğutmak için makine kullanılması gerekmeyebilir. Ancak kent yönetimi, kapalı devre yetiştiriciliğinin ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve kentte somon işleme, dağıtım ve diğer faaliyetlerde yer alan kişilerin görüşlerini dikkate alarak ilerlemek istiyor. Somonlardaki gerileme Murakami ile sınırlı değil. Japonya genelinde, dört yıl önce bırakılan yavrulara göre geri dönen somonların oranı 1974’ten 2024’e kadar %1’in altına inmezken 2025’te %0,66’ya düştü. Niigata’daki oran ise 2023’te %0,19, 2024’te %0,13 ve 2025’te %0,06 oldu. Isınmayla kuzeye ilerleyen balıkların avcılığı, uygun su sıcaklıklarının görüldüğü dönemin kısalması ve daha az besleyici zooplankton türlerinin yayılması başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Miomote Nehri Somon Balıkçılığı Birliği daha önce 10 milyon yumurta toplayıp 8 milyon yavruyu suya bırakıyordu. Ancak geri dönen somonların azalması yumurta toplama ve kuluçka faaliyetlerini zorlaştırdı. Kapalı devre yetiştiriciliği krizi önleyebilecek bir yol olarak görülse de birlik yetkilileri, yetiştiriciliğin balıkları nehirde çoğaltmak için değil tüketim amacıyla kullanacağına dikkat çekerek sonuçların belirsiz olduğunu ve sürecin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Süt Fiyatları Buzağı Beslemesinde Tam Yağlı Süt Tercihini Gündeme Getirdi

Düşük süt fiyatları, süt sığırcılığı işletmelerinde buzağıların tam yağlı sütle mi yoksa süt ikame yemiyle mi beslenmesinin daha uygun olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Agrarheute’nin aktardığı yetiştirici tartışmasında, işletmelerin tercihlerinin sütü pazarlama biçimine, işletme büyüklüğüne ve önceki besleme deneyimlerine göre değiştiği belirtildi. Sütünü tamamen doğrudan satan ve zaten sınırlı miktarda sütü bulunan bir işletme, kendi sütünü süt ikame yeminden daha değerli gördüğü için MAT kullanımını sürdürüyor. Ancak aynı işletme sütünü düşük fiyattan teslim etmek zorunda kalsaydı, buzağılarını tam yağlı sütle beslemeyi tercih edebileceğini ifade ediyor. Bu değerlendirme, kararın yalnızca süt fiyatına değil, sütün işletme içinde nasıl değerlendirildiğine de bağlı olduğunu gösteriyor. Besleme yönteminin değiştirilmesi halinde hayvanların izlenmesi ve selenyum gibi besin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiği aktarılıyor. Küçük bir işletme ise açılmış MAT çuvallarında kalan ürünün topaklanabilmesi veya son tüketim tarihine ulaşabilmesi nedeniyle tam yağlı süt kullanıyor. Bu işletmede iki buzağıya üç ay boyunca toplam yaklaşık 1.000 litre süt veriliyor. Bazı yetiştiriciler tam yağlı sütü fiyat karşılaştırmasından bağımsız olarak etik gerekçeler ve MAT kullanımının enerji ile iş gücü ihtiyacı nedeniyle tercih ediyor. Bir yetiştirici de kendi deneyiminde buzağıların tam yağlı sütle daha iyi geliştiğini belirtiyor. Tartışmadaki görüşler, tüm işletmeler için geçerli tek bir ekonomik yanıt bulunmadığına işaret ediyor.

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kolza Tarlalarında Toprak Piresi Baskısı Artıyor

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde kolza tarlalarında kolza piresi (Rapserdfloh) baskısının bu yıl ciddi boyutlara ulaştığı bildirildi. Tarım danışmanlarının aktardığına göre sarı kaplarda üç gün içinde 100 ila 500 böcek sayıldı. Bu kapların kolza piresi için özel bir çekiciliği bulunmadığı, böceklerin tesadüfen kaplara düştüğü belirtildi. Mücadele eşiği, üç hafta içinde 50 böcek görülmesi veya kolzanın üç yapraklı dönemine kadar yaprakların %10’unun zarar görmesi olarak tanımlanıyor. Ağustos sonundan bu yana çoğunlukla kuru havanın etkili olduğu, bazı bölgelerde kolzanın düzensiz çıktığı ve eylül başında yoğun böcek girişinin başladığı kaydedildi. Bu koşullar nedeniyle üreticilerin tarlalarını sık aralıklarla kontrol etmesi gerekiyor. Baden-Württemberg danışmanları, insektisitlerin akşam geç saatlerde veya gece uygulanmasını öneriyor. Böceklerin bu saatlerde daha aktif olması nedeniyle doğrudan hedeflenebileceği ve uygulama etkinliğinin artabileceği belirtildi. Ekim ortasından itibaren larvaların topraktaki yumurtalardan çıkıp kolza saplarına girmesi bekleniyor; bu aşamada verim kayıplarını önlemek için yeniden mücadele gerekebileceği ifade edildi.

Yüksek Arazi Kiraları Çiftçilerin Yeni Alan Kiralamasını Frenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Yüksek Arazi Kiraları Çiftçilerin Yeni Alan Kiralamasını Frenliyor

Yüksek arazi kira bedelleri, birçok çiftçinin işletmesini genişletmesini zorlaştırıyor. agrarheute’nin 866 okuyucuyla yaptığı ankette katılımcıların %37’si, mevcut kira fiyatları nedeniyle yeni alanlar için artık teklif vermediğini belirtti. %17’lik kesim ise kiraladığı alanı azaltıyor veya bunu planlıyor. Katılımcıların %28’i, yeni alanların ekonomik görünmemesine rağmen mevcut kira sözleşmelerini sürdürüyor. Bu tercih, arazinin rakiplere gitmesini önleme ve işletmenin mevcut üretim tabanını koruma amacı taşıyor. Böylece ankete katılanların toplam %82’si yeni alan kiralamadığını, kiralanan alanı azalttığını ya da mevcut sözleşmeleri stratejik nedenlerle uzattığını bildirdi. Anket temsilî değil ve sonuçlar okuyucuların kira piyasasındaki baskıyı nasıl değerlendirdiğini gösteriyor. Katılımcıların %7’si yüksek kiralardan pek etkilenmediğini söylerken, %3’ü kendisine uygun bir yanıt seçeneği bulamadı. Kaynakta aktarılan Thünen analizine göre, incelenen başlıca tarım işletmelerinin yaklaşık %60’ında temel rant, ödenen kira giderlerinin altında kaldı. Buna rağmen güçlü ve büyümek isteyen işletmelerin yüksek teklifler vermeyi sürdürdüğü belirtildi.

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli

Avrupa Komisyonunun yeni bütçe önerisi, Finlandiya’nın kuzeyindeki seyrek nüfuslu bölgeler için uzun süredir uygulanan özel desteğin geleceğine ilişkin endişe yarattı. Öneride, Finlandiya’nın AB üyeliği anlaşmasından bu yana, yani 1995’ten beri kullanılan bu destek kalemine yer verilmediği belirtiliyor. Finlandiyalı Avrupa Parlamentosu üyeleri, bunun ülkenin kırsal ve sınır bölgelerindeki kalkınma olanaklarını zayıflatabileceği görüşünde. Söz konusu destek; işletmelerin, ulaşım bağlantılarının ve bölgesel canlılığın geliştirilmesinde kullanılabiliyor. Kırsal kalkınma fonlarıyla daha önce çevre ve yenileme projeleri yürütüldü, geniş bant altyapısı kuruldu. Avrupa Parlamentosu üyesi Eero Heinäluoma, kuzeydeki seyrek nüfuslu bölgeler için desteğin değerini 650 milyon euro olarak ifade ederken, doğu sınırındaki bölgeler için sağlanacak mali desteğin Finlandiya açısından daha da önemli olduğunu savundu. Öneride ayrıca desteklerin, örneğin tarım için doğrudan tahsis edilmemesi ve fonların nasıl dağıtılacağı konusunda hükümetlere daha fazla yetki verilmesi öngörülüyor. Mali çerçevenin altında 14 mevcut büyük finansman programı bulunuyor; bunlar bölgesel kalkınma ve tarımın yanı sıra balıkçılık ile göçü de kapsıyor. Heinäluoma, üye ülkelerin komisyonun güvenlik ve rekabetçilik fonları gibi öncelik değişikliklerini kabul etmesi halinde kaynakların ulusal düzeyde daha serbest kullanılabileceği uyarısında bulundu. Elsi Katainen ise parlamentodaki tartışmalarda gıda üretiminin savunulmasına rağmen bölgelerin aynı ölçüde korunmayabileceğinden endişe ettiğini söyledi. Haberde aktarılan görüşlere göre özellikle doğu sınırı çevresindeki ekonomik canlılığın ve turizmin zayıflaması riski bulunuyor. Ancak aktarılan düzenleme, henüz kesinleşmiş bir fon kesintisi kararı olarak değil, Avrupa Komisyonunun yeni önerisi ve buna ilişkin siyasi değerlendirmeler olarak sunuluyor.

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor

Romanya eski Tarım Bakanı Achim Irimescu, 2028-2034 döneminde Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarıma ayrılan kaynakların azalmasının Romanyalı çiftçileri zorlayabileceğini söyledi. Adevărul’a verdiği röportajda Irimescu, bütçe kesintileri, kırsal kalkınma fonlarının mevcut biçimiyle ortadan kalkması ve doğrudan ödemelere çiftçi başına üst sınır getirilmesi ihtimallerinin sektörü etkileyebileceğini belirtti. Irimescu’ya göre OTP’nin Avrupa Birliği bütçesindeki payı 1980’lerde yaklaşık %70 iken günümüzde %36-37 seviyesinde bulunuyor. Eski bakan, 2028-2034 dönemi için bu oranın yaklaşık %15’e kadar gerileyebileceğini tahmin etti. En büyük sorunlardan birinin, kırsal kalkınma ve yatırımları finanse eden ikinci ayağın kaldırılması olduğunu savunan Irimescu, yeşil dönüşüm için gereken yatırımların ilk hesaplamalara göre en az 60 milyar avro tutacağını, ancak tarım ve gıda sanayisi için bu yatırımlara açık biçimde ayrılmış kaynakların bulunmadığını söyledi. Romanya açısından tahsisatın mevcut dönemdeki 21,5 milyar avrodan gelecek mali dönemde 16,5 milyar avroya düşebileceği aktarıldı. Ancak nihai miktarın, hükümetin kaynakları ulusal düzeyde nasıl dağıtacağına ve AB ülkeleri arasındaki müzakerelere bağlı olacağı belirtildi. Irimescu ayrıca bazı ülkelerin bütçeye yaptıkları katkının aldıkları paydan yüksek olmasına karşı çıkması nedeniyle önerilen bütçenin müzakereler sırasında daha da azaltılabileceği uyarısında bulundu. Eski bakan, doğrudan ödemelerin çiftçi başına 100 bin avro ile sınırlandırılmasının özellikle büyük işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu işletmelerin makine ve diğer yatırımlar için kredi kullandığını, destek ödemelerine ilişkin belgeleri teminat göstererek finansmana erişebildiğini belirten Irimescu, kesintilerin üretim kapasitesini ve Romanya’nın gıda güvenliğini etkileyebileceğini savundu. Ona göre yaklaşık 13 bin orta ve büyük işletme ülkenin tarımsal üretiminin %75’ini gerçekleştiriyor. Irimescu, destek politikasının yalnızca büyük işletmelere yönelmemesi gerektiğini de söyledi. Küçük çiftçilerin de desteklenmesini, ancak pazar için üretim yapan büyük işletmelerle küçük işletmeler arasında denge kurulmasını istedi. Emeklilik yaşına ulaşan çiftçilerin temel doğrudan ödemeyi kaybetmesi ihtimalini de eleştirdi. Ayrıca AB üreticilerinin pestisit, gübre, kirlilik ve emisyonları azaltmaya yönelik standartların maliyetini taşıdığını, üçüncü ülkelerden gelen ürünlerle rekabette zorlanabileceğini belirtti. Kuraklık, hastalık ve zararlılar karşısında dayanıklı çeşitler ile yeni genomik tekniklerin önem kazanacağını da ekledi.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Sinaloa’nın Tarım ve Balıkçılık Sektörleri İçin Destek Planını Yineledi

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği, Sinaloa hükümetiyle birlikte eyaletin tarım, hayvancılık, su ürünleri ve balıkçılık sektörlerini güçlendirecek kapsamlı bir strateji üzerinde çalışacağını açıkladı. Dört günlük çalışma gezisi sırasında, üretici topluluklarına doğrudan destek verilmesi ve acil durumlara dayalı uygulamalar yerine orta ve uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli oluşturulması gerektiği belirtildi. Planlanan destekler arasında Cosechando Soberanía kredisi, Fertilizantes para el Bienestar programı, sürekli sağlık ve gıda güvenliği kampanyaları, bölgenin iklim koşullarına uyarlanmış tohumlar ve teknik danışmanlık yer alıyor. Önümüzdeki günlerde beyaz mısır ve buğday için temel girdilerle biyolojik girdilerin doğrudan ve şeffaf biçimde satın alınmasını sağlayacak bir platformun açılması planlanıyor. Platformun, sonbahar-kış tarım döneminde üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle iç sularda yetiştirilen tilapyanın pazarlanması ve sektörün rekabet gücünün artırılması için mekanizmalar tasarlama konusunda uzlaştı. Meksika Ulusal Su Ürünleri ve Balıkçılık Komisyonu, tilapya stoklarının yenilenmesi amacıyla yapılan 23 başvuruyu değerlendirecek; bu kapsamda iki milyon yavru balığın kullanılması öngörülüyor. Mazatlán’da yaklaşık 300 kadın karides paketleme işçisiyle yapılan görüşmede ise istiridye yetiştiriciliği gibi alternatif üretim projeleri ele alındı.

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya

İspanya’da tütün yaprağı üretimi, özellikle Extremadura’daki kırsal bölgeler için önemli bir ekonomik dayanak olmayı sürdürürken, sektörde yeni kısıtlamaların geleceğe yönelik endişe yaratacağı belirtiliyor. Üreticiler ve yerel yöneticiler, sigara tüketiminin sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak tütün yaprağı üretimiyle tütün ürünlerinin tüketiminin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcilerine göre bölgede tütünün yerine kısa sürede konulabilecek başka bir tarımsal ürün bulunmuyor. İspanya, Avrupa’nın ikinci büyük tütün üreticisi konumunda. Ülke üretiminin %98’i Extremadura’dan geliyor; bu miktar Avrupa Birliği üretiminin %19’una karşılık geliyor. Üretim La Vera, Campo Arañuelo ve Valle del Tiétar çevresinde yoğunlaşıyor. Extremadura, ürettiği tütünün %74’ünü ihraç ediyor ve dış satışlardan 70 milyon avronun üzerinde gelir elde ediyor. Sektörün bölgesel gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 91 milyon avro olarak verilirken, tarımsal doğrudan istihdam 1.900 kişi, dolaylı faaliyetlerle birlikte toplam istihdam ise yaklaşık 20 bin kişi seviyesinde bulunuyor. Yaklaşık 3 bin aile ve 1.900 işletme de bu ekonomik yapıdan geçiniyor. Üretimin yoğunlaştığı yerleşimlerde tütünün ağırlığı daha da belirgin. Yaklaşık 3 bin nüfuslu Losar de la Vera’da tütünün kasaba gelirindeki payı %80 ile 85 arasında. Talayuela’da ise yaklaşık 3 bin aile sektöre bağlı ve nüfusun %28’ini tütün alanında çalışan göçmenler oluşturuyor. Belediye başkanları, üretimin sona ermesi halinde iş kaybı, göç ve hizmetlerin kapanmasıyla karşı karşıya kalınacağını belirterek, yeni ürünlere geçişin bir, iki hatta beş yıl içinde tamamlanamayacağını ifade ediyor. Tütün yaprağının işlenmesi de bölgedeki ekonomik zincirin önemli bir parçası. Coolosar kooperatifi yılda 2 milyon kilogram kuru yaprak satıyor. Yaprak, yeşil halde teslim alındıktan sonra sekiz gün boyunca, sıcaklığın 71 dereceye kadar çıktığı kurutma konteynerlerinde işleniyor; kullanılan ısı biyokütle kazanlarından sağlanıyor. Kamu şirketi Cetarsa ise yılda yaklaşık 17 milyon kilogram yaprak işliyor ve İspanya tütününün %80’ini gerçekleştiriyor. Talayuela’daki tesis günde 200 kilogramlık 1.400 kasa işliyor; partilerin etiketlenmesi ve yetkililere bildirilmesiyle izlenebilirlik sağlanıyor. Philip Morris International, 1992’den bu yana Extremadura’dan kesintisiz yaprak alıyor ve son 10 yılda bölgeye 230 milyon avro yatırım yaptı. Şirket 2025’te bölge yaprağını ısıtılmış tütün ürünlerinde kullanım için sertifikalandırdı. Şirketin dumansız ürünleri küresel net gelirlerinin %43’ünü oluştururken, sektör bu dönüşümün geleneksel üretim bölgelerinin ekonomik rolünü koruyacak düzenlemelerle yürütülmesini istiyor.

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Harghita’da Sığırlarda Üç Yeni Kuduz Vakası

Romanya’nın Harghita ilinde 1 Ekim Perşembe günü üç yeni kuduz vakası doğrulandı. Vakaların ikisi Mădăraș ve Sândominic yerleşimlerindeki sığırlarda, biri ise Mihăileni’de bir köpekte görüldü. Vakaların açıklanmasının ardından hastalıkla mücadele için yerel komite toplandı ve hastalığın yayılmasını sınırlamaya yönelik bir önlem planı kabul edildi. Plan kapsamında salgın odaklarının 3 kilometre çevresindeki kuduz hastalığına duyarlı hayvanlar, bunlar arasında köpek ve kediler de bulunmak üzere, denetlenip kayıt altına alınacak. Şüpheli bir hayvanla doğrudan temas eden hayvanlar 30 gün gözlem altında tutulacak; ısırıldığı veya tırmalandığından şüphelenilenler ise izole edilecek. Köpek ve kedilerin dolaşımı da gözetim altına alınarak sınırlandırılacak. Koruma alanının çevresindeki gözetim bölgesi 7 kilometrelik yarıçapa uzanacak. Önlem planı, odakta klinik olarak sağlıklı hayvanlardan elde edilen sütün çiğ tüketilmesini veya satılmasını yasaklıyor; bu süt yalnızca pastörizasyon ya da kaynatma sonrasında kullanılabilecek. Ayrıca enfekte hayvanların ve etlerinin tüketilmesi ya da satışa sunulması yasaklandı. Hasta hayvanlarla temas eden kişilerin belirlenmesi için soruşturma yürütülecek ve bu kişiler uzman sağlık birimlerine yönlendirilecek. Harghita’daki tedbirlere ek olarak, ildeki avlaklarda özellikle tilki popülasyonunun değerlendirilmesi ve av faaliyetleri düzenlenmesi planlandı. Bu faaliyetlerde av köpekleri kullanılmayacak; tilkilerin aşılı yemlerle elle aşılanmasına daha fazla önem verilecek. Haberde ayrıca Iași ilinin Tomești bölgesinde ölen iki sığırda yakın zamanda kuduz doğrulandığı ve Iași’deki toplam vaka sayısının beşe çıktığı bildirildi.

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), 2026'da yaşanan uzun süreli kuraklığın pirinç üretimi üzerindeki etkisinin 2023'teki El Niño dönemine göre ağırlaştığını bildirdi. Ağustos 2026'da, Kerangka Sampel Area (KSA) gözleminde pirinç ekim alanlarının standing crop olarak tanımlanan ekili alan aşamasındaki oranı %28,07 oldu. Bu oran, 2023'teki %29,79'un altında kaldı. BPS'ye göre bu gerileme, hasat öncesi gelişim aşamalarındaki ekili alanın daraldığına işaret ediyor. Ağustos ayında padi hasat alanı 1,08 milyon hektara, gabah üretimi 5,46 milyon tona ve pirinç üretimi 3,15 milyon tona indi. Söz konusu değerler, geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla %2,83, %2,94 ve %2,90 düşüş anlamına geldi. Bununla birlikte ocak-ağustos döneminde padi hasat alanı geçen yılın aynı dönemine göre %0,11 artarak 8,32 milyon hektara ulaştı. BPS, El Niño'nun etkisinin sürmesi halinde eylül-kasım döneminde hasat alanının %12,97, gabah üretiminin %11,96 ve pirinç üretiminin %11,95 gerileyebileceğini öngördü.

Zeytinyağı Üreticileri Artan Maliyetler Nedeniyle Sezona Sıkıntılı Başladı
Görsel kaynağı: ABC España · Özgün haber
Veri haberi

Zeytinyağı Üreticileri Artan Maliyetler Nedeniyle Sezona Sıkıntılı Başladı

İspanya'da zeytinyağı üreticileri, yeni sezona artan üretim maliyetlerinin baskısı altında giriyor. Süpermarketlerde zeytinyağının litresi 5 ile 7 avro arasında satılırken, üreticiler bu fiyatların maliyetleri karşılamadığını belirtiyor. Çiftçilerin karşılaştığı başlıca giderler tarımsal motorin ve gübre olarak öne çıkıyor. Tarımsal motorinin Orta Doğu'da savaşın başlamasından bu yana %45 pahalandığı, çiftçi örgütlerinin bu artışı karşılanamaz bulduğu aktarılıyor.

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi

Endonezya'da çiftlikte satılan canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupiye geriledi. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), bu seviyenin etlik piliç üretim maliyetinin altında kaldığını açıkladı. Üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kilogram aralığına yükselirken, üreticiler satış fiyatıyla maliyet arasındaki fark nedeniyle zorlanıyor. Permindo temsilcisi Asep Saepudin'e göre yem fiyatı, 7-21 günlük civcivler için kilogram başına 9.400 rupinin üzerine çıktı. Normal seviyenin 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Yem maliyetindeki artışta, birçok bölgede kilogram fiyatı 8.000 rupiyi aşan mısırın yanı sıra diğer yem hammaddelerinin arz koşulları etkili oldu. Bir günlük civciv (DOC) fiyatı da daha önceki 6.000 rupi seviyesinden 7.500-8.500 rupiye yükseldi. Tavuk talebinin görece istikrarlı olduğu, ancak bazı bölgelerdeki fazla stok nedeniyle alıcıların daha fazla seçeneğe sahip olduğu ve fiyatları baskıladığı aktarıldı. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, DOC fiyatının 5.500-6.000 rupide belirlenmesini ve canlı tavuk satış referans fiyatının 27.000 rupi/kilograma çıkarılmasını istedi.

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü

Gökkuşağı renkli Asya uğur böceği (Harmonia axyridis), tarımsal zararlılarla mücadele amacıyla 1916’da Asya’dan ABD’ye getirildi. Yaprak bitleri ve kabuklu bitler gibi zararlıları kontrol etmesi beklenen tür, aradan geçen sürede istilacı bir türe dönüştü. Başlangıçta kimyasal böcek ilaçlarına umut verici bir alternatif olarak görülen biyolojik mücadele girişimi, beklenmeyen sonuçlar doğurdu. Tür, yerli böceklerle rekabet ediyor ve zaman zaman insanların evlerine giriyor.

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı

ABD’de tarım fonlarının, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı olumsuz raporun ardından Chicago’da mısır ve soya fiyatlarında sert satışlara yöneldiği bildirildi. Ancak ABD’li AgResource danışmanlığından Dan Basse ve Ben Buckner, bu tepkinin abartılı olduğunu ve her iki ürünün temel görünümünün hâlâ yükseliş yönünde bulunduğunu savundu. USDA’nın ABD’nin 2025/26 mısır dönemi son stok tahminini 4,40 milyon ton artırması piyasayı şaşırttı. AgResource analistlerine göre bu değişiklik, küresel arz-talep dengesi hâlâ sıkı olduğu için dünya ölçeğinde belirleyici değil. Analistler, rakamlardaki farklılığın 31 Ağustos’taki sezon kapanışından önce Arkansas, Louisiana ve Mississippi’de erken hasat edilen mısırın hesaplamalara dâhil edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. ABD’nin başlıca üretim bölgelerinde 1 Ağustos-1 Ekim arasında normalin çok üzerinde yağışlar kaydedildi. Şiddetli yağışlar ve yüksek sıcaklıklar, soya tanelerinde hasar ve yüksek nem nedeniyle teslim alma sorunlarına yol açarken, mısır üretimi ve tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu. Iowa, Nebraska, Wisconsin ve kuzey Illinois’teki doygun topraklarda makinelerin yeniden çalışabilmesi için en az bir hafta yağışsız hava gerekiyor. Ulusal ölçekte hasadın %10’undan azı tamamlandığından, AgResource USDA’nın ilerleyen dönemde soya ve mısır tahminlerini aşağı çekmesini bekliyor.

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı
Görsel kaynağı: Teledoce · Özgün haber

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti, Cerro Largo’daki 2026 Expo Melo’da ülke hayvancılığının daha önce görülmemiş fiyat seviyelerine ulaştığını söyledi. Fratti, Uruguay’ın son bir yılda sığır etini Avustralya’dan daha yüksek fiyata sattığını belirterek, mevcut seviyeyi korumanın sektörün temel sınavı olduğunu ifade etti. Fratti’ye göre yüksek fiyatlar yalnızca etin niteliğinden kaynaklanmıyor. Siyasi ve hukuki istikrar, hayvan refahı, ilaçların kullanımı ve yönetimi, zorla çalıştırmanın bulunmaması ile kırsal işçiler için sekiz saatlik çalışma günü de Uruguay ürününün değerinde etkili oluyor. Bakan, yüksek gelirli ülkelerin bu koşulları talep etmeyi sürdüreceğini söyledi. Bakan ayrıca yurt dışı temaslarını savunarak Endonezya’nın Uruguay’dan narenciye, soya ve insan tüketimine yönelik buğday alımına pazar açtığını açıkladı. Hindistan’ın Montevideo’daki yeni büyükelçiliğine de değinen Fratti, büyükelçinin göreve başladıktan sonra Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığını ziyaret ettiğini aktardı. Fratti, yıl sonundan önce bir ülkenin Uruguay’da gübre fabrikası kurma önerisini hükümete sunacağını da söyledi. Bu beklentiyi, jeopolitik düzensizlik ve yükselen petrol fiyatlarının tarım girdileri açısından önem kazandığı bir dönemde değerlendirdi.

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı

Arjantin toptan gübre piyasasında üre fiyatı ton başına 610-620 dolar aralığına yükselerek ithalat paritesine ulaştı. IF Ingeniería en Fertilizantes’in raporuna göre, eylül ayındaki güçlü hareketliliğin ardından granül üre ithalatı yavaşladı ve piyasa, Çin’in yeni ihracat kotalarının etkisiyle beklemeye geçti. İthalat referansı ise ton başına 515-535 dolar CFR aralığında kaldı. Çin hükümetinin dördüncü üre ihracat kotası tahsislerini onaylaması, uluslararası piyasada Avrupa, Amerika kıtası ve Asya’daki alıcıların pozisyonlarını zayıflattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin NOLA bölgesinde fiziksel üre mavnalarının fiyatı ton başına 474-490 dolara geriledi. Rapora göre, önümüzdeki dönemde Hindistan’ın düzenleyeceği ihalenin sonucu piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir. Arjantin’deki talep, hafta ortasında uluslararası piyasanın aşağı yönlü hareket etmesiyle geri çekildi. Bu nedenle fiyatlar 620 doların üzerine yerleşemedi. Danışmanlık, erken ekilecek mısır için bekleyen ihtiyacın karşılanmasını, kalan alımların ise uluslararası düzeltmenin yerel piyasaya yansıması beklenerek kademeli yapılmasını önerdi. Fosfatlı gübrelerde de toplu alımların durduğu bildirildi. İthalatçılar depolardan sınırlı ihtiyaçlarını ton başına yaklaşık 880 dolar CFR seviyesinde karşılarken, ithalat referansı 865-880 dolar aralığında kaldı. Toptan piyasada MAP ve DAP fiyatları 970-1000 dolar/ton seviyesinde ve ithalat paritesinde bulunuyor; ancak bu değerlerin, ithalat ilgisi olmadığı için teorik olduğu belirtildi. Bazı ithalatçılarda stok yenileme eksikliği nedeniyle DAP ve MAP arzının azalmaya başladığı, başka kaynaklarda ise ürün bulunabildiği aktarıldı.

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Şam’da düzenlenen 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, üç günlük etkinliğin ardından sona erdi. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuarın son gününde katılımcılar arasında çeşitli mutabakatlar imzalanırken, yurt dışından gelen tüccarlar Suriye ürünlerini ve fuara katılan şirketleri inceledi. Etkinliğe 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirket katıldı. Fuarın, Suriye ürünlerinin dış pazarlara ihracatı için yeni ticari bağlantılar ve olanaklar oluşturduğu belirtildi. Etkinlikte tarımsal üretim girdileri, modern tarım teknolojileri, gıda işleme, paketleme, ambalajlama, nihai ürünler ile pazarlama ve dağıtım zincirleri bir araya getirildi. Fuara katılanlar, gıda makineleri, üretim hatları ve ekipmanların Suriye’de geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltabileceğini ifade etti. Yerel üreticiler ise yüksek vergiler ve gümrük ücretlerinin yanı sıra otomasyon, mekanik ve elektrik alanlarında uzman personel eksikliğinin sektörün genişlemesini zorlaştırdığını aktardı. SANA’nın fuardaki katılımcı açıklamalarına dayandırdığı bilgilere göre, Suriye’de üretilen bazı makineler ve ekipmanlar Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Irak ve bazı Körfez ülkelerindeki pazarlara ulaştı. Katılımcılar, yerel üretimin yalnızca iç talebi karşılamakla kalmayıp ekipman ve gıda ürünleri ihracatını da genişletebileceğini belirtti. Restoran ve otel ekipmanları alanında şiş kebap ızgaraları, mayonez mikserleri, hamur yoğurma makineleri, kokteyl mikserleri, dondurma, patlamış mısır ve pamuk şeker makineleri gibi ürünlerin üretildiği aktarıldı.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, gelecek uzun vadeli bütçede Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan tarafından koordine edilen girişim kapsamında yayımlanan ortak mektupta, yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve daha az gelişmiş bölgelerin finansmanı pahasına karşılanmaması gerektiği belirtildi. 2 Ekim tarihli mektuba göre OTP ve uyum politikası, ülkeler ile bölgeler arasındaki yakınlaşmayı, tek pazarı, kırsal ve daha az gelişmiş bölgeleri ve Avrupa’nın gıda güvenliğini destekliyor. İmzacılar, Avrupa Komisyonunun gelecek mali çerçeve önerisinin toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel anlamda daha az kaynak öngördüğünü savundu. Güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantı, enerji güvenliği ve dayanıklılık için daha fazla finansman gerektiğini kabul eden ülkeler, bunun tarım ve uyum politikalarından para aktarılmasıyla değil, ek kaynaklarla karşılanmasını istedi. Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya ise dört gün önce yayımladıkları ortak mektupta, Avrupa Komisyonunun yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe teklifinin birkaç yüz milyar avro azaltılmasını talep etti. Bu ülkeler tüm harcama kalemlerinde kesinti yapılmasını ve kaynakların daha büyük bölümünün güvenlik, savunma, rekabet gücü, inovasyon ve düzensiz göçle mücadeleye yönlendirilmesini savunuyor. 2028-2034 dönemi bütçesinin yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliğiyle karar vermesi ve Avrupa Parlamentosunun onayı gerekiyor.

Arazi Alım Kredisi Güney Brezilya’da Genç Çiftçileri Çekiyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Arazi Alım Kredisi Güney Brezilya’da Genç Çiftçileri Çekiyor

Brezilya’nın Güney bölgesinde tarım arazisi alımını finanse eden krediye ilgi 2025’te belirgin biçimde arttı. Kredi sözleşmelerinin sayısı 2024’teki 191’den 2025’te 383’e yükseldi. Serbest bırakılan kaynak da 32,2 milyon Brezilya realinden 89,8 milyon reale çıkarak yaklaşık %179 arttı. Rio Grande do Sul 193 sözleşmeyle ilk sırada yer alırken Paraná’da 124, Santa Catarina’da 66 işlem yapıldı. Kredi, özellikle kendi mülkünü edinmek ve aile işletmesindeki tarımsal faaliyeti sürdürmek isteyen genç çiftçiler için bir seçenek oluşturuyor. Paraná’da 2025’te gerçekleştirilen işlemlerin yaklaşık %45’i gençlere yönelik kredi kategorisine girdi. Haberde, Paraná’da yaşayan 21 yaşındaki Diego Samuel de Souza’nın ailesiyle çalışmayı sürdürebilmek için büyükannesine ait bir araziyi satın almaya çalıştığı, başvurusunun ise federal makamlarca hâlâ incelendiği aktarılıyor. Talep, tamamlanan sözleşmelerin üzerinde seyrediyor. Sektör temsilcilerine göre 500’den fazla teklif sözleşme sırasını beklerken, başvuruların sonuçlanmasını mülklerin hukuken düzenli ve coğrafi olarak referanslandırılmış olması şartı da etkiliyor. Paraná’da 2025’te bir işlem için ortalama değer 265,6 bin reale ulaştı; bu, Güney bölgesindeki üç eyalet arasındaki en yüksek ortalama oldu. Tarım sektörü temsilcileri, arazi alımına yönelik finansmanın tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Üreticilerin araziyi aldıktan sonra üretim kredisine, teknik yardım ve kırsal yayım hizmetlerine, ayrıca ürünleri işleyip pazarlayabilmek için gerekli koşullara erişmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu desteklerin, gençlerin kırsal alanda kalmasını ve aile işletmelerinde çalışmayı sürdürmesini kolaylaştırabileceği değerlendiriliyor.

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor

Portal Agro Chile’de yayımlanan reportaj, tarımda sentetik kimyasallara ve yapay gübrelere dayalı üretim modelinin sorgulandığını, toprağın biyolojik dengesini yeniden kurmaya odaklanan yaklaşımların öne çıktığını aktarıyor. Yazıya göre aşırı gübre kullanımı toprak yorgunluğu, su kirliliği ve çiftçiler için öngörülemeyen maliyetlerle ilişkilendiriliyor. Reportaj, Avrupa Birliği’nin 2030’a kadar kimyasal kullanımını %20 azaltmayı hedeflediğini ve Birleşmiş Milletler ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün aşırı tarımsal kimyasal kullanımının ekosistemlere zarar verdiği yönündeki uyarılarını aktarıyor. Ayrıca küresel organik tarım alanının yaklaşık 80 milyon hektara yaklaştığı belirtiliyor. Şilili aile şirketi Vermis ise canlı organizmaların faaliyetinden yararlanarak doğal gübreler ürettiğini ve bu ürünlerin toprağın verimliliğini, bitkilerin su kullanımını ve iklim koşullarına dayanıklılığını desteklediğini savunuyor. Şirketin Genel Müdürü Christian Velazquez, doğal süreçlerle yüksek verim elde edilebileceğini öne sürüyor.