ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

248 haber · Sayfa 9

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı

Güney Afrika tarım sektörünün altyapı kısıtları, teknolojiye erişim sorunları ve küresel oynaklık nedeniyle artan baskıyla karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu sorunlar, North West bölgesinde eylülde sona eren 2026 Bayer Tarım Liderliği Akademisi kapsamında ele alındı. Bayer sponsorluğundaki program, Grain SA, North-West University Business School ve Thinking Fusion AFRICA ortaklığında yürütüldü. Nisanda başlayan ve birkaç ay süren akademi, tarım sektörünün farklı kesimlerinden katılımcıları liderlik gelişimi, akran iş birliği ve uygulamaya dönük sorun çözme çalışmaları için bir araya getirdi. Katılımcılar, yalnızca çiftçiler veya kurumlar tarafından tek başına çözülemeyecek karmaşık sorunlara odaklandı ve Güney Afrika tarımının rekabetçiliği ile dayanıklılığı açısından önem taşıyan üç grup projesi hazırladı. Pipeline Protectors grubu, yollar, demiryolları ve limanlardaki bozulmanın yanı sıra kamu kurumlarıyla özel sektör arasındaki koordinasyon eksikliğinin lojistik maliyetlerini nasıl artırdığını inceledi. Wild Oaks grubu, iyileştirilmiş genetik, bitki koruma ürünleri, dijital teknoloji ve mekanizasyon gibi yeniliklere erişimi yavaşlatan düzenleyici süreçleri ve benimseme engellerini ele aldı. Sustainable Solutions Squad ise enerji piyasasındaki kesintiler, gübre tedarikindeki şoklar ve uluslararası ticaretteki istikrarsızlığın çiftlik kararlarına etkisini değerlendirdi. Programın kapanışında Grain SA Başkanı Richard Krige, tarımsal planların ve stratejilerin çiftliklerde ve değer zincirinin tamamında çalışan insanların katkısına bağlı olduğunu söyledi. Bayer yetkilisi Maria Vnuchkova da teknolojinin sonuç üretmesinde liderliğin ve insanların uygulama kapasitesinin belirleyici olduğunu ifade etti.

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti

İran Tarım Bakanlığı yetkilisi Ekber Fethi, son 16 ayda yaşanan şiddetli kuraklık, savaş, çeşitli olaylar, deniz ablukası ve kamyon şoförlerinin grevine rağmen, yıl için hazırlanan altı aylık temel gıda tedarik programının neredeyse tamamen gerçekleştirildiğini açıkladı. Fethi, fiyat artışları yaşanmasına karşın gıda tedariki açısından mağazalar ve dükkânlarda önemli bir kıtlık bulunmadığını söyledi. Fethi’ye göre tedarik sürecini sürdürebilmek için özellikle 12 günlük savaşın ilk günlerinde ticaret talimatları değiştirildi. Ticaret kartı ve gerekli koşullara sahip herkesin, ürün bulunan herhangi bir yerden alım yapmasına izin verildi. Güney limanları yerine kuzey limanlarının kullanılması ve kara geçişlerinin devreye alınmasıyla Pakistan ve Türkiye sınırları üzerinden tedarik yolları yeniden işletildi. Kuzey güzergâhlarına yönelik talep artışı ise taşıma ücretlerini etkiledi. Yetkili, ikinci altı aylık tedarik planının hazırlandığını ve stoklarla kesintisiz tedarik akışında mevcut durumda sorun bulunmadığını, ancak sürecin devamı için önlem alınması gerektiğini belirtti. İç ve dış tedarikte çeşitli zorlukların sürdüğünü ifade eden Fethi, yaklaşan soğuk mevsimde enerji dengesizliğinin kanatlı işletmeleri, hayvancılık işletmeleri ve seraları etkileyebileceği uyarısında bulundu. Kuzey eyaletlerinin protein ürünlerinde önemli tedarikçiler olduğunu belirten Fethi, sıvı yakıt ihtiyacı için de hazırlık yapıldığını aktardı. Ayrıca elma, kuru üzüme dönüştürülen üzüm, antepfıstığı, sera ürünleri ve hurmada ihracat sorunları yaşandığını söyledi.

Romanya’da Tahıl Sevkiyatında Demiryolu Krizi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber

Romanya’da Tahıl Sevkiyatında Demiryolu Krizi

Romanya’da rekor ayçiçeği ve mısır hasadı, Fetești–Movila demiryolu hattındaki rehabilitasyon çalışmalarıyla çakışınca Köstence Limanı’na tahıl sevkiyatında ciddi bir blokaj oluştu. Aksama, ülkenin tahıl ihracatını tehdit ediyor. Sorun, 29 Eylül 2026’da düzenlenen acil videokonferansta ele alındı. Toplantıya ilgili bakanlık, demiryolu altyapısı ve liman temsilcilerinin yanı sıra taşıma şirketleri, emtia ticareti şirketleri ve çiftçi temsilcileri katıldı. Kaynağa göre silolar dolu ve trenler yaklaşık iki haftada bir geri dönüyor.

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı

Kazakistan Demiryolları (KTZ), yeni hasat tahılının lojistiği ile kesintisiz sevkiyatını özel denetime aldı. Taşımaların koordinasyonunu Tahıl Karargâhı yürütürken, karargâhın saha toplantıları Kostanay ve Kökşetau’da yapıldı. Demiryolu ağı için gerekli tahıl vagonları, kapalı vagonlar ve ana hat lokomotifleri görevlendirildi. Yeni hasadın ülke genelindeki yüklemelerinde en büyük pay Akmola bölgesine ait oldu. Sezon başından bu yana bölgenin payı %31’e ulaştı ve tahılın önemli bölümü doğrudan blok trenlerle ihracata gönderildi. Kostanay da başlıca tahıl bölgeleri arasında yer alırken, bölgeden yapılan ihracatın %43’ü Özbekistan’a yöneldi. Diğer sevkiyat noktaları arasında Azerbaycan, Kırgızistan, Belarus, Letonya, Estonya ve Türkmenistan bulundu. Ulaştırma Bakan Yardımcısı Janibek Tayjanov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre, 2026’nın ilk sekiz ayında demiryoluyla 9,3 milyon ton tahıl taşındı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre %13 artış oldu. İhracat sevkiyatı 7,2 milyon tona çıkarken, Orta Asya’ya taşımalar %37, Çin’e taşımalar %34 arttı. Karma yem taşımaları da %38 artarak 2,6 milyon tona ulaştı.

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor

Avrupa Birliği (AB), bitki hastalıkları ve zararlıları için oluşturulan öncelikli listeyi gözden geçiriyor. Avrupa Komisyonuna danışmanlık yapan Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) ile Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), karantinaya tabi 46 ana organizmanın ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerine ilişkin çalışmayı güncelledi. Ardından, listeye dokuz yeni karantina zararlısının alınmasını öngören bir öneri yayımlandı. Listenin mevcut kapsamının genişletilmemesi halinde dokuz zararlının öncelikli statüsünü kaybetmesi gündeme geliyor. Statüsü kaldırılabilecek dört zararlı narenciyeleri ve diğer meyve türlerini doğrudan etkiliyor. Bunlar, Phyllosticta citricarpa mantarının yol açtığı “Mancha negra” hastalığı ile Bactrocera dorsalis, Bactrocera zonata ve Anastrepha ludens türü meyve sinekleri olarak sıralanıyor. Narenciye Yönetim Komitesi (CGC), söz konusu zararlıların İspanya’nın narenciye ve meyve üretim bölgelerine yerleşebilecekleri uyarısında bulunuyor. Komiteye göre bu türler bölgenin iklimine uyum sağlayabilir. Öncelikli zararlı statüsü, AB üyesi ülkeleri yıllık izleme yapmaya, erken teşhis sağlamaya, eradikasyon veya kontrol için acil durum planları hazırlamaya ve olası odaklara yönelik tatbikatlar düzenlemeye zorluyor. CGC, statünün kaldırılması halinde izleme ve mücadele için daha az kaynak ayrılacağından endişe ediyor. Komite ayrıca, yeni kriterlerle başka zararlıların da kapsama alınması nedeniyle listenin daraltılmak yerine genişletilmesi ve düzenlemenin uygulanması için ayrılan topluluk kaynaklarının artırılması gerektiğini savunuyor.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir

Ukrayna’nın 2026 ayçiçeği üretiminin 13,5–13,6 milyon tona yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşabileceği bildirildi. Analistlerin tahminine göre bu miktar, 2025’e kıyasla %26’lık artış anlamına geliyor. Ancak üretimdeki yükselişin ayçiçek yağı üretimine aynı ölçüde yansıması beklenmiyor. Teorik olarak bu hasat, 2026/27 ticaret yılında ayçiçeği işleme hacmini %29 artırarak 13–13,3 milyon tona çıkarabilir. Kaynağa göre bu potansiyelin gerçekleşmesi öncelikle lojistik koşullara bağlı. Ukrayna’nın deniz limanlarındaki aksaklıklar, alternatif güzergâhlardaki yoğunluk ve kara taşımacılığındaki filo sıkıntısı işlenmiş ürün ihracatını sınırlıyor. Terminal ve liman altyapısındaki hasar ile işleme tesislerine yönelik saldırılar da sektörü zorluyor. İşleyiciler yeni mahsul alımlarında temkinli davranırken alım fiyatlarını aşağı yönlü revize ediyor. Alternatif güzergâhlar taşıma hacmini kademeli olarak artırsa da mevcut kapasitenin ihracatı kısa sürede olağan seviyelere döndürmeye yetmediği belirtiliyor. Bu koşullar, ayçiçeği tohumu ihracatını iç işleme karşısında daha cazip bir seçenek haline getirebilir; ancak Karadeniz bölgesinden ayçiçek yağının kısa vadeli arzı belirsizliğini koruyor.

Ukrayna, Tahıl Depolama Kapasitesi Sorununu Çözdü
Görsel kaynağı: Kurkul · Özgün haber

Ukrayna, Tahıl Depolama Kapasitesi Sorununu Çözdü

Ukrayna’da limanlar üzerinden ihracatta yaşanan sorunların etkisiyle ortaya çıkan tahıl depolama kapasitesi yetersizliğinin çözüme kavuşturulduğu bildirildi. Açıklama, Ukrayna’daki tahıl depolama altyapısına ilişkin sorunun artık düzenlendiğine işaret ediyor. Gelişmeyi Ukrayna Tarım Bakan Yardımcısı Taras Vısotskiy aktardı. Kaynakta, kapasite sorununun nasıl çözüldüğüne veya mevcut depolama kapasitesine ilişkin ayrıntı yer almıyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü

Rusya’nın başlıca tahıl üretim bölgeleri olan Rostov ve Krasnodar’da aracılar, güney limanlarından ihracatın bloke edilmesiyle buğday alım fiyatlarını ton başına 5 bin rubleye kadar düşürdü. Bölgedeki çiftçilerin aktardığına göre bu fiyat, 3. sınıf gıda buğdayı için üretim maliyetinin yarısından daha azına karşılık geliyor. Üreticiler söz konusu buğdayın maliyetini ton başına 11-13 bin ruble olarak değerlendiriyor. Aracılar geçmiş yıllarda da piyasada yer alıyordu ancak çiftçilerin anlatımına göre o dönem teklifleri maliyetin üzerindeydi. İhracatın uzun süre kesintiye uğrayabileceği anlaşılınca alım fiyatlarını düşürmeye başladıkları belirtiliyor. Azak kentinde protein oranına bakılmaksızın ton başına 5 bin ruble ödendiği, Rostov bölgesinin kuzey veya merkez kesimlerindeki çiftçilerin taşıma giderleri sonrasında ellerinde ton başına yalnızca 3 bin ruble kalabileceği ifade ediliyor. Aracıların, bölgede kendi satın alma birimi bulunmayan un fabrikalarına ve diğer işleme tesislerine buğday taşıdığı aktarılıyor. Krasnodar’daki bir yem fabrikasına bağlı elevatörün de buğdayı benzer şekilde ton başına 5 bin rubleden aldığı belirtiliyor. Bazı alımların, ihracat yeniden başladığında satılmak üzere depolama amacı taşıyabileceği tahmin edilirken, çoğu aracının hızlı yeniden satışa yöneldiği değerlendiriliyor. Güney bölgelerindeki iç tüketim kapasitesinin, ihracatçıların normalde aldığı miktarlardan çok daha düşük olduğu vurgulanıyor. Rosstat verilerine göre Rostov bölgesinde un, irmik ve yem sanayilerinin yıllık toplam buğday işleme hacmi 1,2 milyon tonu aşmıyor. Krasnodar’da bu kapasite yaklaşık 1,8-2 milyon ton seviyesinde kalıyor. Üreticilere göre Baltık limanları üzerinden alternatif ihracat denemeleri ise sınırlı miktarlarda yapılıyor ve piyasadaki alım fiyatını değiştirmiyor; bu kanaldaki fiyat yaklaşık 6,9 bin ruble/ton ve KDV hariç. En büyük baskıyı, küçük arazilerde üretim yapan ve hasadı uzun süre depolayacak tesisi bulunmayan çiftçiler yaşıyor. Bir çiftlikte 3,5 bin ton tahılın açıkta beklediği, liman elevatöründeki depolama ücretinin 1.000 ton için ayda 210 bin ruble olduğu bildiriliyor. Üreticiler, kredi ödemelerinin ertelenmesini, ihracatın yeniden başlayacağı tarihin netleştirilmesini ve gerekirse tahıl kilogramı başına devlet desteği verilmesini talep ediyor.

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi

Rusya Tarım Bakanlığı, 2027 hasadı için yapılacak kışlık ekime hektar başına sübvansiyon verilmesini önerdi. Hükümetin onayına sunulan girişim buğday, çavdar, arpa ve tritikale üreticilerini kapsıyor; desteklerin 2026 ve 2027 yıllarında, bakanlığa tahsis edilen bütçe sınırları içinde verilmesi planlanıyor. Üreticilerin destek alabilmesi için mevzuata uygun yerli tohum kullanması şartı öngörülüyor. Tarım sektörüne ilişkin yayımlanan ekonomik tahminlerde, olumsuz hava koşullarının etkisiyle Rusya’nın tarımsal üretiminin bu yıl 2025’e göre %1,2 gerilemesi bekleniyor. Temel senaryoya göre üretimin 2027’de %1,9, 2028’de %2,5 ve 2029’da %2,9 artması öngörülürken, daha olumsuz senaryoda 2027’de %3,8’lik düşüş ihtimali de bulunuyor. Haftalık gelişmelerde tahıl ihracatındaki lojistik sorunlar ve bunun iç piyasada oluşturduğu ürün fazlası da öne çıktı. Sezonluk ihracatın, Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatların gerçekleşmemesi durumunda 39,1 milyon ton, tüm kanalların kullanılabildiği daha iyimser senaryoda ise 45 milyon ton olabileceği belirtildi. Alternatif limanlara ulaşmak için demiryoluyla 24,1 milyon tona kadar tahıl taşınması gerekebilecek. İç piyasayı desteklemek amacıyla 2026-2027 döneminde 3 milyon tonluk devlet alım müdahalesi planlanıyor. Ayrıca tahıl ihracat vergilerinin 2026 sonuna kadar askıya alınması ve buğday, arpa ile mısırda sıfır vergi uygulanması kararlaştırıldı. Un ve irmik işletmeleri ise üreticilerden daha fazla alım yapabilmek için sübvansiyonlu kredi oluşturulmasını önerdi.

Poti Limanı, Mısır’ın Tarım Ürünleri İçin Orta Koridor’da Aktarma Noktası Olabilir
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Poti Limanı, Mısır’ın Tarım Ürünleri İçin Orta Koridor’da Aktarma Noktası Olabilir

Gürcistan’daki Poti Limanı, Karadeniz ile Orta Asya pazarlarını birbirine bağlayan güzergâhlarda Mısır’ın tarım ürünleri için alternatif bir lojistik merkez olarak değerlendiriliyor. Agronews.ge’de yayımlanan analizde, limanın yalnızca Gürcistan’ın ithalat ve ihracatına hizmet eden bir altyapı olmaktan çıkarak Karadeniz’in doğu kıyısı ile Orta Asya arasında bağlantı sağlayabilecek bir konuma sahip olduğu belirtiliyor. Bu ihtimal, Mısır’ın tarım ve gıda ihracatındaki büyümeyle önem kazanıyor. Mısır’ın tarım ürünleri ihracatı 2025’te 9,5 milyon tona, ihracat geliri ise 11,5 milyar doların üzerine çıktı. Narenciye ihracatının yaklaşık 2 milyon ton olduğu aktarılırken, ülkenin ürünlerini farklı ve istikrarlı lojistik kanallarla pazarlara ulaştırma ihtiyacı bulunduğu ifade ediliyor. Analize göre belirli pazarlara veya sınırlı sayıdaki güzergâha bağımlılık, jeopolitik ve ulaştırma kaynaklı kesintilerde işletmelerin riskini artırıyor. Önerilen zincirde Mısır’dan gelen ürünlerin Poti’de boşaltılması, geçici olarak depolanması, yeniden paketlenmesi ve gümrük işlemlerinin ardından Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ni aşarak Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya pazarlarına gönderilmesi öngörülüyor. Ancak güzergâhın rekabetçiliği yalnızca mesafeye değil; deniz taşımacılığı, liman hizmetleri, gümrük, demir yolu veya kara yolu, Hazar geçişi, terminallerde bekleme ve depolama maliyetlerinin toplamına bağlı olacak. Analizde, Gürcistan üzerinden geçen Orta Koridor transit akışının 2018-2025 döneminde iki katına çıkarak 2025’te 4,6 milyon tona ulaştığı, ülkenin toplam transit yük hacminin ise 13,7 milyon ton olduğu belirtiliyor. Bu veriler, güzergâhın tarım ürünleri açısından kullanılabilir bir transit altyapısına dayandığına işaret ediyor.

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor

Kazakistan buğdayının ihracat fiyatları eylül 2026 sonunda kalite sınıfına göre ton başına 240 ila 260 dolar arasında seyretti. DAP Sarıağaş teslimli fiyatlar 4. sınıf buğdayda 240 dolar, sıradan 3. sınıf buğdayda 250 dolar, gluten oranı %27-28 olan 3. sınıf üründe ise 260 dolar olarak açıklandı. Kaynağa göre alıcılar, kalite farkı nedeniyle Kazakistan tahılına Rus tahılından daha fazla ödeme yapmaya hazır. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre yeni buğday hasadının yarısı, gluten oranı %28 ve üzerindeki yüksek proteinli tahıldan oluşuyor. Hasadın dörtte biri de gluten oranı %23-27 olan 3. sınıf gıda buğdayı. Kalan bölümün %18’i 4. sınıf, %7’si ise 5. sınıf ve sınıf dışı tahıl olarak aktarılıyor. Kazakistan’daki yüksek kalite, Rus tahılının Azak ve Karadeniz limanlarının bloke edilmesi nedeniyle Orta Asya’ya yöneldiği bir dönemde ülke üreticileri için rekabet avantajı sağlıyor. Un üreticileri, uzak pazarlara açılmak için hükümetten nakliye sübvansiyonu bekliyor. İç piyasada buğday fiyatlarının geçen yıla göre %10-15 arttığı, yükselişte daha düşük hasat ile kalite priminin etkili olduğu belirtildi.

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor

Brezilya Tarım Bakanı André de Paula, 2026/27 sezonu için gübre tedarikinde yaşanabilecek kıtlık riskinin ortadan kalktığını söyledi. Belo Horizonte’de düzenlenen 15. Brezilya Pamuk Kongresi’nde konuşan de Paula, değerlendirmeye yurt dışındaki tedarikçi sayısını artırma ve gübrelerin ülke limanlarına girişini hızlandırma çalışmalarının temel oluşturduğunu belirtti. Stratejinin, uluslararası çatışmaların geleneksel tedarik rotalarını ve gübre kaynaklarını etkilemesinin ardından güç kazandığı aktarıldı. Bakanın Angola ve Fas ziyaretlerinde gübre üretimi ve tedariki gündeme gelirken, Fas’taki OCP Nutricrops ile 2026 ve 2027 yıllarında Brezilyalı işletmelere fosfatlı gübre sağlanmasını öngören bir mutabakat imzalandı. Mutabakat, ticari koşullara bağlı olmak üzere 3,8 milyon ton fosfatlı gübre tedarikini referans alıyor. Bu miktarın, hükümetin hesaplamasına göre Brezilya’nın fosfatlı gübre ihtiyacının yaklaşık %80’ine karşılık geldiği belirtildi. Limanlarda gübre gemilerine, kurallar izin verdiğinde varış duyurusundan itibaren 24 saat içinde öncelikli yanaşma tavsiye edildi. Ülke ayrıca uzun vadede ithalata bağımlılığı azaltarak iç üretimin talebin %45-50’sini karşılamasını hedefliyor.

Rusya Tahıl İhracat Vergilerini Yıl Sonuna kadar Sıfırladı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Rusya Tahıl İhracat Vergilerini Yıl Sonuna kadar Sıfırladı

Rusya, buğday, meslin, arpa ve mısırın Avrasya Ekonomik Birliği dışındaki ülkelere ihracatında uygulanan vergileri 1 Eylül-31 Aralık 2026 döneminde sıfırladı. Karar, Başbakan Mihail Mişustin hükümetinin 1194 sayılı kararıyla alındı. Düzenleme 19 Eylül’de imzalanıp 21 Eylül’de yayımlansa da 1 Eylül’den itibaren geçerli olacak. Böylece Rusya, dört ay boyunca üç temel tahıl için ton başına sıfır ruble ihracat vergisi uygulayacak. Adım, Rusya’nın 2021’den beri kullandığı değişken ihracat vergisi sistemine geçici bir istisna getiriyor. Bu sistem, gösterge fiyatlar ve belirlenmiş taban değerler üzerinden buğday, arpa ve mısır ihracatına vergi uyguluyordu. Eylül başında buğday için hesaplanan vergi ton başına 787,5 ruble, mısır için 406,5 ruble düzeyindeydi; arpanın vergisi ise zaten sıfırdı. Buğday vergisi 2026’nın bazı dönemlerinde ton başına 1.100 rublenin üzerine çıkmıştı. Rus hükümeti, vergiyi geçici olarak kaldırarak lojistik sorunların ve iç piyasa fiyatlarının hasadın pazarlanmasını zorlaştırdığı bir dönemde ihracat sektörüne daha fazla hareket alanı sağlamayı hedefliyor. Kaynakta, kararın üretimin ihracat kanallarına yönlendirilmesini kolaylaştırma amacı taşıdığı belirtiliyor. Bununla birlikte düzenleme, Rusya’nın tahıl ihracatındaki vergi politikasının kalıcı olarak sona erdiği anlamına gelmiyor; uygulamanın 2026 sonrasındaki seyri piyasa koşullarına ve Moskova’nın yeni kararlarına bağlı olacak. Verginin sıfırlanması, Rusya’nın ihracatını hemen artıracağı veya dünya fiyatlarını otomatik olarak düşüreceği anlamına gelmiyor. Rus tahılının uluslararası rekabet gücü; iç piyasa fiyatları, ruble kurunun seyri, deniz taşımacılığı maliyetleri, liman altyapısı ve lojistik kapasiteye bağlı olacak. Bu nedenle piyasaların izleyeceği başlıca göstergeler arasında Rusya’nın FOB fiyatları, gemi sevkiyatlarının hızı ve ihracatın hangi ülkelere yöneldiği yer alacak. Düzenleme, ayçiçeği ürünlerinde ise daha sınırlı bir uygulama öngörüyor. Ayçiçeği yağı ve ayçiçeği küspesinin ihracat vergileri kaldırılmadı; bu ürünler için yıl sonuna kadar üst sınırlar getirildi. Ayçiçeği yağında formül sonucu ile ton başına 7.748 ruble arasındaki düşük değer, küspede ise ton başına 312 ruble uygulanacak. Rusya’nın tahıl ihracatında attığı bu adımın küresel etkisi, vergi avantajının lojistik ve taşıma maliyetlerini aşarak fiili sevkiyatlara ne ölçüde yansıyacağına bağlı olacak.

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Mano Ūkis · Özgün haber

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor

Ukrayna, tarım ürünlerini Baltık Denizi'ndeki limanlar üzerinden ihraç etme olasılığını değerlendiriyor. Gelişme, Ukrayna portalı Evropeiska Pravda'nın Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına dayandırdığı haberle aktarıldı. Ancak yüksek lojistik maliyetleri, bu güzergâhın kullanılmasının önündeki başlıca engel olarak belirtiliyor.

Coceral, AB ve Birleşik Krallık’ta Mısır Üretimi Tahminini Düşürdü
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Coceral, AB ve Birleşik Krallık’ta Mısır Üretimi Tahminini Düşürdü

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık’taki tahıl üretimine ilişkin tahminini güncelleyen COCERAL, toplam üretimin 279 milyon tona gerilemesini bekliyor. 22 Eylül tarihli tahmin, temmuz öngörüsünün yaklaşık 8 milyon ton altında bulunuyor. En belirgin düşüş mısırda görüldü; üretim tahmini 48,6 milyon tona çekildi. Bu miktar, temmuzdaki 52,7 milyon tonluk tahminin ve geçen yılki 56,5 milyon tonluk üretimin altında kaldı. Revizyonun başlıca gerekçesi, Batı ve Orta Avrupa’da mısırın tozlaşma döneminde yaşanan sıcak hava ve kuraklık olarak gösterildi. Fransa’da mısır üretiminin 7,6 milyon tona inmesi ve 20 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Macaristan için tahmin 1,9 milyon ton olurken, geçen yılki üretim 3,8 milyon tondu. Sert buğday dışındaki buğday üretiminin de geçen yılki 148,7 milyon tondan 137,5 milyon tona düşeceği öngörülüyor; COCERAL, sıcaklıkların Almanya ve Polonya’daki tarlaları kuzey Fransa’dakilerden daha fazla etkilediğini belirtiyor. Üretim görünümündeki zayıflamaya karşın Paris’teki gıda amaçlı buğday vadeli işlemleri 24 Eylül’de %0,94 düşerek ton başına 238,25 avroya indi ve 240 avro seviyesinin altına geriledi. Aralık 2026 teslimatlı kontrat, haftalık bazda %2,56 gerilerken yıllık bazda %25,1 daha yüksek kaldı. Kasım 2026 teslimatlı mısır ise ton başına 275,75 avroda değişmedi; haftalık artışı %4,75, yıllık artışı %48,1 oldu. Fiyat hareketinde, Karadeniz’de ateşkes veya liman ve enerji altyapısına yönelik saldırıların sınırlandırılması ihtimaline ilişkin ABD öncülüğündeki temasların etkili olabileceği aktarılıyor. Ancak bu temasların sonucu doğrulanmış değil. Ukrayna tahılının Polonya üzerinden transit geçişinde geçici depolama olanaklarının sınırlandırıldığı yönündeki bilgiler de henüz yazılı bir kararla teyit edilmedi.

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi

Rusya’nın buğday ihracatı eylülde sert geriledi. Rusya Tahıl Birliğine göre ülke, 10-20 Eylül arasında 347 bin ton buğday ihraç etti; geçen yılın aynı döneminde bu miktar 1,3 milyon tondu. Buğday ihracatındaki düşüş yaklaşık %75’e ulaştı. Arpa ve mısır ihracatında da gerileme görüldü. Aynı dönemde başlıca tahıl ürünlerinin toplam ihracatı 381 bin tonda kaldı. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 1,6 milyon tondu. Tahıl Birliği analiz birimi başkanı Elena Tyurina, eylül ayındaki toplam buğday ihracatının yaklaşık bir milyon ton veya daha düşük seviyede kalabileceğini belirtti. Geçen yılın eylül ayında ihracat 5,7 milyon ton olmuştu. Düşüş özellikle Karadeniz’deki Novorossiysk ve Tuapse limanlarında belirginleşti. Ukrayna’nın yıl içinde düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının liman ve enerji altyapısında hasara yol açtığı bildirildi. Tahıl Birliği, liman altyapısındaki hasarın yanı sıra zayıf talep ve lojistik sorunlara da işaret etti. Rus hükümeti, ihracatı desteklemek amacıyla buğday, arpa ve mısır vergilerini 31 Aralık’a kadar geçici olarak kaldırdı. Sıfır vergi uygulaması 1 Eylül’den itibaren geriye dönük geçerli olacak. Tyurina, Rusya’nın hâlâ yüksek ihracat potansiyeline sahip olduğunu, ancak küresel talep, lojistik ve jeopolitik sorunların görünümü belirsizleştirdiğini söyledi.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı

Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların yanı sıra konutları, tarım arazilerini, tatlı su kaynaklarını ve altyapıyı tehdit ediyor. Kaynağa göre deniz seviyesi 2024’te rekor düzeye ulaştı ve yükselme hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Alçak kotlu kıyı bölgelerinde yaklaşık 900 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık onda biri yaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda devletler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bir deklarasyon kabul etti. Metin, risklere ilişkin bilgilerin geliştirilmesini, bilimsel gözlem ve veri toplama çalışmalarının güçlendirilmesini, erken uyarı sistemleri ile risk değerlendirmelerinin iyileştirilmesini ve en fazla risk altındaki topluluklar için uyum ile finansman olanaklarının artırılmasını öngörüyor. Bu bilgilerin, altyapının nerede ve nasıl kurulacağına, hangi bölgelerin korunacağına ve hangi hizmetlerin güçlendirileceğine ilişkin planlamaya katkı sağlaması bekleniyor. Deklarasyonda limanlar, hastaneler, su ve enerji sistemleri, ulaşım ve telekomünikasyon altyapısının gelecek onyıllarda deniz seviyesinde yaşanabilecek değişimler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtiliyor. Kıyıların korunmasında yalnızca mühendislik yapıları değil, mangrovlar, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi ekosistemlerin korunması ve onarılması da gündeme alınıyor. Finansman çağrısıyla özellikle küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin kamu ve özel kaynaklara daha hızlı ve öngörülebilir biçimde ulaşması isteniyor. Metin, deniz seviyesindeki yükselmenin ülkelerin topraklarını, egemenliklerini ve deniz yetki alanlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin hukuki sorulara da değiniyor. Toprak kaybının, bir devletin varlığını otomatik olarak sona erdirmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım destekleniyor. Bununla birlikte deklarasyon hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Yükseliş; tarım arazilerinde ve tatlı su kaynaklarında tuzlanma, taşkın ve erozyon riskinin artması, balıkçılık ve ulaşım faaliyetlerinin etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Genel Sekreter António Guterres, belgenin uygulanmasının bundan sonraki temel adım olduğunu belirtti.

Letonya’da Tahıl Sevkiyatlarına Sınır Kontrolü Getirilecek
Görsel kaynağı: LSM English · Özgün haber

Letonya’da Tahıl Sevkiyatlarına Sınır Kontrolü Getirilecek

Letonya parlamentosu Saeima, tahıl sevkiyatlarına yönelik değişiklikleri acil usulle kabul etti. Düzenleme, üçüncü ülkelerden ithal edilen yem sevkiyatlarının sınırda denetlenmesine ve gerektiğinde menşe doğrulaması için numune alınarak laboratuvarda incelenmesine olanak sağlıyor. Kontrole tabi tutulacak yem sevkiyatlarını ve uygulanacak usulleri Letonya Bakanlar Kurulu belirleyecek. Sınır kontrollerini Gıda ve Veterinerlik Servisi yürütecek, laboratuvar testleri ise resmi kontrol laboratuvarı olarak görev yapacak BIOR Gıda Güvenliği, Hayvan Sağlığı ve Çevre Bilimleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilecek. Düzenlemenin, sevkiyatın gerçek menşeiyle belgelerdeki menşenin uyuşmadığı veya ürünün Ukrayna’nın Rusya işgali altındaki bölgeleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen durumlarda önem taşıdığı belirtildi. Saeima ayrıca hükümete, Rusya ve Belarus’tan Letonya’ya tahıl ithalatını ve transit geçişini hemen durduracak, gelecekte de önleyecek bir yasal çerçeve hazırlaması çağrısında bulundu. Parlamento, Letonya toprakları, demiryolu altyapısı ve limanların bu ülkelerden gelen tahılın transitinde kullanılmamasını istedi; ancak bu çağrı, uygulamanın hükümet tarafından hazırlanacak düzenlemelere bağlandığını gösteriyor.

RusAgroTrans, Eylül Buğday İhracatı Tahminini 2,3 Milyon Tona Yükseltti
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

RusAgroTrans, Eylül Buğday İhracatı Tahminini 2,3 Milyon Tona Yükseltti

1 yayıncı · 2 haber · İncele

RusAgroTrans analitik merkezi, Rusya’nın eylül ayındaki buğday ihracatı tahminini bir hafta içinde ikinci kez artırarak 2,3 milyon tona çıkardı. Önceki tahmin 2,2 milyon ton, daha önceki tahmin ise 1,75 milyon ton düzeyindeydi. Temmuz-eylül dönemindeki toplam sevkiyatın yaklaşık 6,6 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor. Eylül ihracatının geçen yılın aynı ayındaki 4,9 milyon tonun altında kalması bekleniyor. Rus buğdayının başlıca alıcıları arasında Mısır, Azerbaycan, Kenya, Nijerya ve Bangladeş yer alıyor. ProZerno’ya göre temmuz-eylül dönemindeki tahıl sevkiyatı 6,7 milyon tona ulaşabilir; ancak sezon toplamının önceki yılki 14 milyon tona karşılık 8,5 milyon tona gerilemesi olası görülüyor. İhracat pazarında fiyatlar geçen hafta sınırlı talep nedeniyle düşerken, Volga ve Merkez bölgelerinde ihracatçı talebiyle iç fiyatlar yükseldi. Volga bölgesinde fiyatlar ton başına 1.500 ruble artarak 10-10,5 bin rubleye, Merkez Rusya’da ise 950 ruble yükselerek 9-10,4 bin rubleye çıktı. Rus tahılının Baltık limanları üzerinden sevkiyatında demiryolu ve nehir taşımacılığı kullanılıyor.

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor

AzerNEWS’in analizine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı mevcut sezonda geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22 düşerek 4,67 milyon tona geriledi. İnsan tüketiminde temel bir ürün olan buğday ihracatındaki düşüş ise yaklaşık %44’e ulaştı ve sevkiyat 2,33 milyon tona indi. Arpa ihracatı yarıya düşerek 420 bin ton olurken, mısır ihracatı iki katına çıkarak 1,84 milyon tona yükseldi; analiz, mısırın yem sanayisinde kullanılmasının buğdaydaki açığı kapatmadığını belirtiyor. Analizde düşüşün başlıca nedenleri, buğday üretim bölgelerinin bombalanması ile lojistik ağların ve stratejik altyapının aksaması olarak gösteriliyor. Karadeniz’deki Odesa, Chornomorsk ve Pivdennyi limanlarının askeri saldırılarda ciddi hasar gördüğü ve faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu aktarılıyor. Ukrayna’nın potansiyel tarımsal ihracatının yalnızca %40’ını gerçekleştirebildiği; deniz koridorunun kapanmasının kara güzergâhlarına baskı yaptığı, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Analize göre arz daralmasının etkileri özellikle Karadeniz buğdayına bağımlı Afrika ülkelerinde belirginleşiyor. Mısır, Sudan, Somali, Kenya ve Cezayir’in yanı sıra Orta Doğu ve Latin Amerika’daki ithalatçıların daha uzak ve pahalı kaynaklara yönelmesi, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Mısır’da ekmek sübvansiyonlarının bütçeye yükü artabilirken, Somali ve Sudan’da gıdaya erişim ve açlık riski öne çıkıyor. Ukrayna kaynaklı buğday, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın az gelişmiş ülkelere gönderdiği insani yardımlarda da kullanılıyor; tedarik aksamaları yardım maliyetlerini yükseltip teslimatları geciktirebiliyor. Dünya Bankasının Ukrayna’daki çiftçiler ve tarım sektörü için 250 milyon dolarlık finansman sağladığı, hükümetin de “5-7-9%” imtiyazlı kredi programıyla üreticileri desteklemeye çalıştığı belirtiliyor. Analiz, bu kaynakların sektördeki sıkıntıları geçici olarak hafifletebileceğini, ancak limanların ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlamanın lojistik engelleri gidermek açısından belirleyici olduğunu savunuyor.

Rusya’nın Tahıl İhracatı 40 Milyon Tonun Altına İnebilir — kaynak görseli
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.

Rusya’nın Tahıl İhracatı 40 Milyon Tonun Altına İnebilir

Rusya’nın bu sezon tahıl ihracatının, kötümser senaryoda 39,1 milyon tona gerileyebileceği bildirildi. Genel Müdür Vladimir Petriçenko, XXIV Uluslararası “Melnitsa — 2026” İş Konferansı’nda yaptığı açıklamada, bu tahminin Azak-Karadeniz havzası limanlarından yapılan geleneksel sevkiyat hacimlerini dışladığını söyledi. İyimser senaryoda ise tüm satış kanalları üzerinden 45 milyon tonluk ihracat öngörülüyor. Kötümser senaryonun gerçekleşmesi için 24,1 milyon ton tahılın alternatif limanlara demir yoluyla taşınması gerekecek. Sevkiyat hızındaki düşüş, Novorossiysk Limanı’ndaki tahıl terminallerinin çalışmasına getirilen kısıtlamalar ve Azak-Karadeniz havzasındaki lojistik sorunlarla ilişkilendirildi. Bu koşullar ihracat coğrafyasını da değiştirdi. İran, Hazar Denizi üzerinden sürdürülen sevkiyatlar ve mısır ile arpa alımları sayesinde 1,07 milyon tonun üzerinde tahılla başlıca alıcı konumuna yükseldi. Petriçenko, Rusya’nın tahıl üretiminin bu yıl yaklaşık 135 milyon ton olacağını tahmin etti. Bu miktarın 88 milyon tonunu buğday, 19,6 milyon tonunu arpa, 15,6-15,7 milyon tonunu ise mısırın oluşturması bekleniyor. Baltık Denizi limanlarının toplam kapasitesi 9 milyon ton, Hazar Denizi limanlarının kapasitesi 6 milyon ton, Uzak Doğu limanlarının kapasitesi ise 3,1 milyon ton olarak verildi. Ancak nihai ihracat hacminin demir yolu trafiğine bağlı olduğu belirtildi. Türkiye’nin Rus tahılındaki payı ise %2’ye gerileyerek alıcı ülkeler sıralamasında 16’ncı sıraya düştü.