ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 91

Çin Bu Yıl Tahıl Üretiminde Rekor Hasat Bekliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Çin Bu Yıl Tahıl Üretiminde Rekor Hasat Bekliyor

Çin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, bu yıl tahıl üretiminde yüksek bir hasat beklediğini 1 Ekim’de açıkladı. Yaz tahıl hasadı ilk kez 150 milyon tonu aşarken, erken pirinç üretimi de üst üste altıncı yıl 28 milyon tonun üzerinde kaldı. Yıllık üretimin şekillenmesinde önemli paya sahip sonbahar hasadı sürüyor. Bakan Zhang Zhanchiu, özellikle yüksek verimli mısır gibi ürünlerde ekim alanlarının arttığını bildirdi.

AB Konseyi, Tarımda Bürokrasi Azaltacak Omnibus X İçin Müzakere Pozisyonunu Onayladı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi, Tarımda Bürokrasi Azaltacak Omnibus X İçin Müzakere Pozisyonunu Onayladı

AB Konseyi, tarım ve hayvancılık işletmelerinin idari yükünü azaltmayı amaçlayan Omnibus X paketinin kalan bölümü için müzakere pozisyonunu 30 Eylül’de belirledi. Konseyin kabul ettiği metin, bürokrasiyi azaltırken Avrupa Birliği’nin gıda ve yem güvenliği standartlarını korumayı hedefliyor. Paket henüz nihai mevzuat niteliği taşımıyor. Düzenleme, çoğu izinli yem katkı maddesi için sistematik yenileme zorunluluğunu kaldırmayı ve mevcut izinlerde değişiklik yapılmasını kolaylaştırmayı öngörüyor. Belirli beslenme ve teknik bilgilerin dijital etiketle sunulmasına da izin verilecek. Biyositler ve biyolojik mücadele maddelerinde ilk onayların süresi 15 yıla, sonraki yenilemelerin süresi ise 25 yıla çıkarılacak. Gıda ve yem güvenliği bakımından metin, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerde özellikle tehlikeli veya toksik maddeler için pestisitlerin izin verilen en yüksek kalıntı limitlerinin teknik sıfıra indirilmesini öngörüyor. Arılar veya yeraltı suları açısından kabul edilemez risk taşıyan maddeler de bu kapsamda değerlendirilecek. Önceki kurallara uygun olarak piyasaya sunulmuş ürünler için geçiş hükümleri uygulanacak. Bitki koruma ürünlerine ilişkin çalışma ve test verilerinin korunma süresi olağan izinlerde 10 yıldan 13 yıla, düşük riskli ürünlerde 13 yıldan 15 yıla çıkarılacak. Veriler, Avrupa Birliği genelinde merkezi bir veri tabanında toplanacak; Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin bilimsel literatür ve izleme verilerini düzenli olarak incelemesine dayalı güvenceler korunacak. Parlamento Avrupa kendi pozisyonunu aldıktan sonra üçlü görüşmeler başlayacak ve nihai anlaşmaya 2026 sonuna kadar ulaşılması hedeflenecek.

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi

Hollanda’da araştırmacılar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kuruyan turbalık alanların yol açtığı toprak çökmesini sınırlamak amacıyla pirinç yetiştiriciliğini deniyor. Çalışma şu aşamada 0,6 hektarlık bir alanda yürütülüyor; proje ekibi yaklaşık üç ton kısa taneli pirinç üretmeyi umuyor. Hollanda’da tarım arazilerinin bir bölümü, hayvan yemi olarak ot yetiştirmek için kurutulan turbalıklardan oluşuyor. Turbanın kuruması, karbondioksit salımına ve bazı bölgelerde yılda birkaç santimetreye ulaşan toprak çökmelerine neden oluyor. Wageningen Üniversitesine göre Hollanda’daki turbalık topraklardan kaynaklanan sera gazı emisyonları ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık %2-3’ünü oluşturuyor. Alanların yeniden nemli tutulması bu etkileri sınırlayabilir; pirinç üretimi ise sulak alanlarda ot dışında bir ürün yetiştirme olasılığı sunuyor. Ekip, Hollanda iklimine en uygun çeşitleri belirlemek için Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan’dan gelen yaklaşık 30 pirinç çeşidini inceliyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin kendisinin oluşturabileceği karbondioksit ve metan salımlarını da izliyor; böylece çözüm olarak görülen yöntemin çevresel sorunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor. Projenin sorumlusu Julian Helfenstein, ilk sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor. Yerel restoranların ürüne ilgi gösterdiği, kuzey Japonya kökenli bir çeşidin ise Hollanda koşullarına en iyi uyum sağlayan aday olduğu aktarılıyor.

İrlandalı Süt Üreticisi: “Otlakla Besleme Bizi Dünyadan Ayırıyor”
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Süt Üreticisi: “Otlakla Besleme Bizi Dünyadan Ayırıyor”

İrlanda’da süt üreticisi David Hally, otlakla beslemenin İrlanda süt sektörünü diğer ülkelerden ayıran temel özelliklerden biri olduğunu söyledi. Otlak, yalnızca süt üretimi için değil, İrlanda sütünün ihracat pazarlarındaki farklılığını belirleyen bir unsur olarak da öne çıkıyor. Bu yaz yaşanan kuraklık ot büyümesini ve yem tedarikini baskılasa da ot, İrlanda süt üretiminin merkezinde kalmayı sürdürüyor. Yazı dizisinde Bord Bia’dan David Kennedy, otlakla beslemenin dünya genelindeki süt tüketicileri açısından önemini ve bu niteliğin nasıl doğrulandığını anlatıyor.

İsviçre’de Organik Süt Fiyatı Litre Başına 3 Sent Artacak
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre’de Organik Süt Fiyatı Litre Başına 3 Sent Artacak

İsviçre’de organik sütün litre fiyatı 1 Ekim’den itibaren 3 sent artacak. Telegrafi’nin aktardığı bilgiye göre fiyat değişikliği, bu yıl yaşanan olağanüstü hava koşullarının organik süt üretimi üzerindeki etkileriyle ilişkilendirildi. Bio Suisse, kuraklık, hayvan yemi eksikliği ve hasat kayıplarının birçok organik çiftliğin ekonomik durumunu etkilediğini açıkladı. Kuruluş, bu koşulların üretim yapan işletmeler üzerindeki mali baskıyı artırdığını belirtti. Fiyat artışının İsviçre’deki organik süt üreticilerini ve tüketicileri etkilemesi bekleniyor. Kaynakta artışın yeni litre fiyatı veya tüketici fiyatına toplam etkisiyle ilgili başka bir bilgi paylaşılmadı.

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı

Almanya’da çiftçiler ve taşıma işletmecileri, şeker pancarı hasadının başlamasıyla planlanan şeker vergisine karşı ülke çapında araçlı protesto başlattı. Pancar taşıyan kamyonlara “Şeker vergisine hayır!” yazılı etiketler yapıştırılırken, eylemle verginin şeker pancarı üretimi ve kırsal bölgeler üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekiliyor. Vergi henüz yürürlüğe girmiş değil; koalisyon gruplarının hazırladığı yasa taslağı bu hafta basına yansıdı. Taslağa göre 100 mililitrede 5 gramdan fazla ilave şeker içeren içecekler, Temmuz 2027’den itibaren üç kademeli bir tarifeyle vergilendirilecek. Federal Tarım Bakanlığı hesaplamalarına göre içecek pazarı üzerinden yılda 440.000 ila 556.000 ton şeker satılıyor. Agrarheute’nin aktardığı yaklaşık hesaplamada, verginin 11.500 ila 17.300 hektarlık şeker pancarı ekimini, yani yıllık alanın %3 ila 5’ini riske atabileceği belirtiliyor. Üreticiler, tüketicilerin şekerli içeceklerden uzaklaşmasıyla bölgesel pancar şekerinin yerini yapay tatlandırıcıların alabileceğinden endişe ediyor. Şeker üreticilerini temsil eden Wirtschaftliche Vereinigung Zucker’ın (WVZ) başkanı Stefan Streng, düşük şeker fiyatları, kuraklık, tarımsal zararlılar ile enerji ve iklim koruma maliyetlerinin sektörü zaten zorladığını söyledi. Hükümet, vergi artışının üretici ve perakendeciler tarafından tüketicilere yansıtılmasını ve kalıcı olarak yılda 1 milyar avronun üzerinde ek gelir sağlanmasını bekliyor. WVZ ayrıca yeni bildirim, denetim ve idari yüklerin de dolaylı olarak tüketicilere yansıyacağını savunuyor.

D3 Vitaminiyle Daha Dayanıklı Kanatlılar
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

D3 Vitaminiyle Daha Dayanıklı Kanatlılar

dsm-firmenich’in teknik webinarda sunduğu sonuçlara göre yeterli D3 vitamini, kanatlılarda kemik gelişiminin yanı sıra bağırsak bütünlüğünü, bağışıklık yanıtını ve üretim performansını destekleyebilir. Konuyla ilgili sunumları, North Carolina Eyalet Üniversitesi’nden dr. Edgar Oviedo ile Alberta Üniversitesi’nden dr. Douglas Korver yaptı. Sunumda, modern kanatlı yetiştiriciliğinde yalnızca hayvanların besin gereksinimlerini karşılamanın yeterli olmadığı belirtildi. Kanatlı dayanıklılığı, farklı stres etkenlerine rağmen organizmanın dengesini ve uygun üretim performansını koruyabilmesi olarak tanımlandı.

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması

Gübre piyasasında 2026 sonbaharı öncesinde fiyatların mayıstaki yüksek seviyenin ardından sert dalgalandığı bildirildi. Röportajda, birçok çiftçinin fiyatları önceki yıla ve mevcut üretici fiyatlarına göre yüksek bularak alım yapmadığı belirtildi. Ancak artan doğal gaz fiyatları ve bunun kalsiyum amonyum nitrat (KAS) fiyatlarını yükseltmesi, mayıstaki seviyenin geriye dönük olarak makul görülmesine yol açtı. Değerlendirmede, gübrenin pahalandığı, üretici fiyatlarının bunu izleyemediği ve kuraklığın başlıca sorun olduğu aktarıldı.

Kazakistan’da 2027 Sezonu İçin %5 Faizli Tarımsal Kredi Başladı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da 2027 Sezonu İçin %5 Faizli Tarımsal Kredi Başladı

Kazakistan’da çiftçilerin 2027 sezonundaki ekim ve hasat çalışmalarını finanse etmesi için imtiyazlı kredi başvuruları 1 Ekim’de başladı. Finansman, Кең дала 2 programı kapsamında Agrar Kredi Kurumu ve ortakları aracılığıyla sağlanacak. Kredilerde yıllık faiz oranı %5 olacak ve erken finansmana 200 milyar tenge ayrılması planlanıyor. Kredi kaynakları tohum, gübre, bitki koruma ürünleri, yakıt ve yedek parça alımında kullanılabilecek. Çiftlik makinelerinin onarımı ile tarla çalışmalarına hazırlık giderleri de finansman kapsamına alınacak. Teminatı yetersiz işletmeler için kredi tutarının %85’ine kadar garanti sağlanabilecek. Başvurular ikinci kademe bankalar, kredi ortaklıkları, sosyal girişimcilik şirketleri ve Agrar Kredi Kurumunun şubeleri üzerinden yapılabilecek. Tarım Bakanlığı verilerine göre 2026 sezonunun ilkbahar tarla ve hasat çalışmaları için 750 milyar tenge öngörüldü; 28 Eylül itibarıyla 664,4 milyar tenge kullandırıldı. Finansman 8 milyon hektardan fazla alanı kapsadı.

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor

Shamonda virüsü, Avrupa’da sığırlarda görülerek farklı ülkelere yayılıyor. Virüsün Danimarka’da henüz tespit edilmediği belirtilirken, ülkedeki Seges kuruluşu yetiştiricileri alışılmadık hastalık belirtilerine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Süt verimindeki düşüş, düşükler ve şekil bozukluklarıyla doğan buzağılar izlenmesi gereken belirtiler arasında sayıldı. Seges, bu tür olağandışı durumlarla karşılaşan işletmelerin tepki vermesini ve gelişmeleri yakından takip etmesini istiyor.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi

Fas'ın İsviçre'ye taze yaban mersini sevkiyatı, Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan kampanyada 655 tona ulaştı. İsviçre Federal Gümrük İdaresi verilerinin EastFruit tarafından Global Trade Tracker üzerinden analizine göre, bu miktar önceki kampanyaya kıyasla %75 artış gösterdi. Fas menşeli ithalatın değeri 7,6 milyon avroyu aştı. Artış, Fas'ın İsviçre yaban mersini ithalatındaki payını %5,5'e çıkardı ve ülkenin ilk kez en büyük beş tedarikçi arasına girmesini sağladı. İsviçre'nin toplam yaban mersini ithalatı da aynı kampanyada 11.800 tona yükseldi; pazar yıllık bazda %17 büyüdü ve ithalat beş kampanyadır artış gösteriyor. İsviçre pazarında İspanya %44'lük payla ilk sırada yer alırken, Peru %17,8, Hollanda %7,8 ve Şili %6,4 pay aldı. Fas'ın sevkiyatları üç yılda 2,3 katına çıktı ve yıllık ortalama büyüme %33 olarak kaydedildi. Fas menşeli yaban mersini İsviçre'de kasım-haziran döneminde bulunurken, sevkiyatların en yüksek seviyesine ilkbaharda ulaştığı belirtildi. Bu dönem, İsviçre'nin ithalat talebinin güçlü olduğu zaman aralığıyla örtüşüyor.

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir

Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki limanlarının, Rus tahıl ihracatçılarının ürünlerini İran başta olmak üzere satış pazarlarına ulaştırmasında kullanılabileceği önerildi. Kuryk Port Development temsilcisi Nurjan Marabayev, bu öneriyi Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında dile getirdi. Kazakistan limanlarından İran’a navlun maliyetinin Astrahan çıkışına göre 2-2,5 kat daha düşük olduğu belirtildi. Marabayev, 5 bin tonluk kuru yük gemisinde tasarrufun 300 bin dolara kadar çıkabileceğini söyledi. Kazakistan’ın başta arpa olmak üzere ürünlerinin Rus tahılından daha pahalı olması nedeniyle şu anda İran’a gönderilmediği aktarıldı. Rus tahılının daha yüksek verimi ve Kazakistan tengesinin geçen yıla göre %20 değer kazanması, Kazak ürünlerinin rekabet gücünü sınırlıyor. Hazar’da filo ve liman terminallerinin genişletilmesi ile yağlı tohum sevkiyatı için terminal kurulması da değerlendiriliyor.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor

Tüketicilerin sofrasına gelen balıkların, ABD’de üretilen soya fasulyesi kullanılarak yetiştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Farm Progress, ABD soyasının küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki önemini ele alıyor. Kaynağın kısa özetinde, ABD soyasının su ürünleri yetiştiriciliği için neden önemli olduğu ifade ediliyor; ancak bu önemin gerekçeleri, kullanım biçimi ve sektörel kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi yer almıyor.

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor

Moldova, tarım ve gıda işleme sektörlerine Suudi Arabistan’dan daha fazla yatırım çekmeyi ve tarım ürünleri ihracatını genişletmeyi hedefliyor. Konu, Moldova Başbakanı Vasile Tofan ile Suudi Arabistan’ın Bükreş’te ikamet eden Moldova Büyükelçisi Khalid Eid Alshammri’nin Kişinev’deki görüşmesinde ele alındı. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Suudi sermayesinin çekilmesi ve ticari fırsatların değerlendirilmesi konuşuldu. Tofan, özellikle tarım sektörü ile gıda ürünlerinin işlenmesine ilgi bulunduğunu belirtti. Alshammri ise Moldova’daki yatırım fırsatlarının Suudi Arabistan iş çevrelerinde tanıtılmasına açık olduğunu ve bunun görevindeki temel hedeflerden biri olduğunu ifade etti. Kaynak, herhangi bir yatırım anlaşması veya kesinleşmiş proje açıklamıyor.

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı

İspanya ve Fransa, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğine ilişkin müzakerelerin son aşamasında birlikte hareket etme konusunda anlaştı. İki ülke, OTP’nin ortak niteliğinin Avrupa Birliği’nin gıda yeterliliğini güvence altına almak ve iç pazarın işleyişini bozabilecek farklılıkları önlemek için korunması gerektiğini savunuyor. Ortak yaklaşım, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas ile Fransa Tarım, Tarım-Gıda ve Gıda Egemenliği Bakanı Annie Genevard’ın imzaladığı deklarasyonla ortaya kondu. Deklarasyonda gelecek OTP’nin, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklara uygun ve yeterli bir bütçeyle güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Politikanın tarımsal gelirleri ve kırsal bölgeleri koruyacak müdahaleler içermesi, çiftçilerin çevresel ve iklimsel dönüşümlerde teşvik edici agro-çevresel ve iklim eylemleriyle desteklenmesi istendi. Ayrıca sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanmış Ortak Piyasa Düzeni’nin korunması gerektiği ifade edildi. İki ülke, gıda, tarım ve hayvancılığı Avrupa’nın uzun vadeli stratejik özerkliği, egemenliği ve güvenliği açısından temel alanlar olarak değerlendiriyor. İklim değişikliğinin bu faaliyetler üzerindeki etkilerinin Avrupa’nın rekabetçilik ve araştırma mekanizmalarında dikkate alınması, tarım ve tarım-gıda sektörlerinin gelecekteki Avrupa Rekabetçilik Fonu ile Ufuk Avrupa programı dahil olmak üzere bu mekanizmalarda güçlendirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği’nin uzak bölgeleri için tarımsal Posei programına destek verildi. Kaynağa göre iki ülke, bitki ve hayvan sağlığı, meyve-sebze ile bağcılık komiteleri ve uzak bölgelerin tarımsal özelliklerinin korunması gibi alanlarda uzun süredir iş birliği yürütüyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki mart ayından bu yana süren ablukanın özellikle gübre ve yakıt maliyetleri üzerinden tarım sektörünü güçlü biçimde etkilediği de aktarıldı.

Tarım Makineleri Otomasyonla Daha Fazla İşlemi Üstleniyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Tarım Makineleri Otomasyonla Daha Fazla İşlemi Üstleniyor

Tarım makinelerinde yabancı otlarla mücadele eden lazerler, makineleri otomatik ayarlayan kameralar ve elektrikli tahrike hazırlanan tarla pülverizatörleri kullanıma sunuluyor. AgroTechniek ve GroenTechniek Holland etkinliklerinde, otomasyon ile hassas tarım teknolojilerinin hızlı biçimde geliştiği görüldü. Sergilenen çözümler; yabancı ot kontrolü, makine ayarlarının otomatik yapılması ve tarla pülverizatörlerinin elektrikli tahrike uyarlanması gibi alanlarda yoğunlaşıyor. Bu gelişmeler, tarım makinelerinin daha fazla işlemi insan müdahalesi olmadan gerçekleştirmesine yönelik ilerlemeyi ortaya koyuyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde

Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansının ilk oturumunda konuşan Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü Genel Müdürü Dmitriy Rylko, Rusya’nın güneyindeki buğday fiyatlarının son yedi yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Rylko’ya göre fiyatlara Baltık limanlarına teslimat giderleri yansıtılıyor ve ton başına yaklaşık 91 ABD doları tutarındaki bu maliyet çiftçinin tüccardan aldığı bedelden düşülüyor. Rylko, fiyatların tabana ulaştığını ve toparlanma girişimleri görüldüğünü değerlendirdi. Karadeniz’de ihracatın normale dönmesi halinde Baltık limanlarındaki fiyatların düşmesi, Karadeniz limanlarındaki fiyatların ise bir miktar yükselmesi bekleniyor; ancak normalleşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve zamanlaması belirsiz. İhracat vergisinin kaldırılması ile Uzak Doğu limanlarına taşımaya verilen sübvansiyonlar fiyatlara sınırlı destek sağladı.

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor

New Holland, ForageCam teknolojisiyle silaj makinelerinde mısır tanelerinin parçalanma düzeyini gerçek zamanlı izleyip kırıcı ayarını otomatikleştiriyor. Silaj makinesinin oluğuna yerleştirilen kamera, hasat edilen mısır akışını sürekli gözlüyor; görüntüler yapay zekâ tarafından analiz edilerek Kernel Processing Score (KPS) adı verilen tane işleme skoru hesaplanıyor. Operatör kabinden bir hedef değer belirliyor. ForageCam, elde edilen sonucu bu hedefle karşılaştırarak kırıcıyı otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece mısırın olgunluğu, nemi ve hasat koşulları değişse bile sistem ayarları çalışma sırasında güncelliyor. Hedef değerden sapma sürerse operatör uyarılıyor. KPS, tanelerin parçalanma düzeyiyle birlikte hayvanların yemin sindirilebilirliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Amaç, taneleri mümkün olduğunca fazla öğütmek değil, istenen rasyon kalitesine uygun seviyeye ulaşmak. New Holland, teknolojinin hasat boyunca daha istikrarlı kalite sağlamasının yanı sıra verimlilik, yakıt tüketimi ve makine aşınmasında kazanım sunacağını belirtiyor. Teknoloji 2025’te Agritechnica’da tanıtıldı, Innovation Award’da gümüş madalya aldı ve daha sonra Farm Machine 2026 ödülünü kazandı. ForageCam’in ticari satışına başlandı.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Kazakistan’dan Afganistan’a 11 Milyon Dolarlık Buğday Tedariki
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’dan Afganistan’a 11 Milyon Dolarlık Buğday Tedariki

Kazakistanlı WAYSTAR ve Kim Rail International şirketleri, Afganistan’ın OSMAN KHALID şirketiyle toplam 11 milyon ABD doları tutarında buğday tedariki için iki sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, Afganistan’ın Herat kentinde düzenlenen iş forumunda yapıldı. Taraflar ayrıca Kazakistan menşeli ayçiçek yağı tedarikinde yaklaşık 10 milyon ABD doları tutarındaki fiyat koşullarını kesinleştirdi. Foruma yaklaşık 12 Kazak şirketi katıldı; görüşmelerde Kazakistan ürünlerinin sevkiyatını artırma ve ortak projeler ele alındı. Kazakistan ile Afganistan arasındaki ticaret hacmi 2026’nın ilk yedi ayında 581,1 milyon ABD dolarına ulaştı; bu tutar 2025’in tamamındaki 541,6 milyon ABD dolarını aştı. Kazakistan’ın Afganistan’a ihracatında un, buğday, ayçiçek yağı, metal ürünleri ve mineral gübreler öne çıktı.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Listeria monocytogenes kaynaklı yeni bir salgını araştırıyor. Kurum, şu ana kadar 11 hastayı doğruladı ancak hastaların yaşlarını ve yaşadıkları yerleri açıklamadı. Patojenin kaynağı henüz belirlenemezken, gıdanın izini sürmeye yönelik çalışmalar başlatıldı; FDA hangi ürünün incelendiğini bildirmedi. FDA ile Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bunun yanında Sierra Nevada Graziers markalı otla beslenen çiğ süt peynirleriyle ilişkilendirilen E. coli O26:H11 salgınını da inceliyor. Sekiz eyalete yayılan bu salgında 13 kişi hastalandı. Hastaların yarısından fazlası beş yaşından küçük çocuklardan oluşurken, sekiz kişi hastaneye kaldırıldı ve üç kişide böbrek yetmezliğine yol açabilen hemolitik üremik sendrom gelişti. Hastalık belirtileri görülen kişilerle yapılan görüşmelerde dokuz hastanın tamamı söz konusu peyniri tükettiğini bildirdi. Sierra Nevada Graziers, tüm çiğ süt peynirleri için ülke çapında geri çağırma başlattı. FDA ayrıca başka salgınlara ilişkin güncellemeler paylaştı: Kaynağı bilinmeyen bir Listeria salgınında hasta sayısı 40'tan 44'e, başka bir Listeria salgınında ise 10'dan 11'e yükseldi. Kaynağı bilinmeyen bir E. coli O157:H7 salgınında da hasta sayısı 25'ten 38'e çıktı; bu salgında FDA numune toplamaya başladı ancak incelenen ürünü açıklamadı.