ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3240 haber · Sayfa 96

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Shamonda Virüsü Avrupa’da Sığırlarda Yayılıyor

Shamonda virüsü, Avrupa’da sığırlarda görülerek farklı ülkelere yayılıyor. Virüsün Danimarka’da henüz tespit edilmediği belirtilirken, ülkedeki Seges kuruluşu yetiştiricileri alışılmadık hastalık belirtilerine karşı dikkatli olmaya çağırdı. Süt verimindeki düşüş, düşükler ve şekil bozukluklarıyla doğan buzağılar izlenmesi gereken belirtiler arasında sayıldı. Seges, bu tür olağandışı durumlarla karşılaşan işletmelerin tepki vermesini ve gelişmeleri yakından takip etmesini istiyor.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi

Fas'ın İsviçre'ye taze yaban mersini sevkiyatı, Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan kampanyada 655 tona ulaştı. İsviçre Federal Gümrük İdaresi verilerinin EastFruit tarafından Global Trade Tracker üzerinden analizine göre, bu miktar önceki kampanyaya kıyasla %75 artış gösterdi. Fas menşeli ithalatın değeri 7,6 milyon avroyu aştı. Artış, Fas'ın İsviçre yaban mersini ithalatındaki payını %5,5'e çıkardı ve ülkenin ilk kez en büyük beş tedarikçi arasına girmesini sağladı. İsviçre'nin toplam yaban mersini ithalatı da aynı kampanyada 11.800 tona yükseldi; pazar yıllık bazda %17 büyüdü ve ithalat beş kampanyadır artış gösteriyor. İsviçre pazarında İspanya %44'lük payla ilk sırada yer alırken, Peru %17,8, Hollanda %7,8 ve Şili %6,4 pay aldı. Fas'ın sevkiyatları üç yılda 2,3 katına çıktı ve yıllık ortalama büyüme %33 olarak kaydedildi. Fas menşeli yaban mersini İsviçre'de kasım-haziran döneminde bulunurken, sevkiyatların en yüksek seviyesine ilkbaharda ulaştığı belirtildi. Bu dönem, İsviçre'nin ithalat talebinin güçlü olduğu zaman aralığıyla örtüşüyor.

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir

Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki limanlarının, Rus tahıl ihracatçılarının ürünlerini İran başta olmak üzere satış pazarlarına ulaştırmasında kullanılabileceği önerildi. Kuryk Port Development temsilcisi Nurjan Marabayev, bu öneriyi Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında dile getirdi. Kazakistan limanlarından İran’a navlun maliyetinin Astrahan çıkışına göre 2-2,5 kat daha düşük olduğu belirtildi. Marabayev, 5 bin tonluk kuru yük gemisinde tasarrufun 300 bin dolara kadar çıkabileceğini söyledi. Kazakistan’ın başta arpa olmak üzere ürünlerinin Rus tahılından daha pahalı olması nedeniyle şu anda İran’a gönderilmediği aktarıldı. Rus tahılının daha yüksek verimi ve Kazakistan tengesinin geçen yıla göre %20 değer kazanması, Kazak ürünlerinin rekabet gücünü sınırlıyor. Hazar’da filo ve liman terminallerinin genişletilmesi ile yağlı tohum sevkiyatı için terminal kurulması da değerlendiriliyor.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor

Tüketicilerin sofrasına gelen balıkların, ABD’de üretilen soya fasulyesi kullanılarak yetiştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Farm Progress, ABD soyasının küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki önemini ele alıyor. Kaynağın kısa özetinde, ABD soyasının su ürünleri yetiştiriciliği için neden önemli olduğu ifade ediliyor; ancak bu önemin gerekçeleri, kullanım biçimi ve sektörel kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi yer almıyor.

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor

Moldova, tarım ve gıda işleme sektörlerine Suudi Arabistan’dan daha fazla yatırım çekmeyi ve tarım ürünleri ihracatını genişletmeyi hedefliyor. Konu, Moldova Başbakanı Vasile Tofan ile Suudi Arabistan’ın Bükreş’te ikamet eden Moldova Büyükelçisi Khalid Eid Alshammri’nin Kişinev’deki görüşmesinde ele alındı. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Suudi sermayesinin çekilmesi ve ticari fırsatların değerlendirilmesi konuşuldu. Tofan, özellikle tarım sektörü ile gıda ürünlerinin işlenmesine ilgi bulunduğunu belirtti. Alshammri ise Moldova’daki yatırım fırsatlarının Suudi Arabistan iş çevrelerinde tanıtılmasına açık olduğunu ve bunun görevindeki temel hedeflerden biri olduğunu ifade etti. Kaynak, herhangi bir yatırım anlaşması veya kesinleşmiş proje açıklamıyor.

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı

İspanya ve Fransa, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğine ilişkin müzakerelerin son aşamasında birlikte hareket etme konusunda anlaştı. İki ülke, OTP’nin ortak niteliğinin Avrupa Birliği’nin gıda yeterliliğini güvence altına almak ve iç pazarın işleyişini bozabilecek farklılıkları önlemek için korunması gerektiğini savunuyor. Ortak yaklaşım, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas ile Fransa Tarım, Tarım-Gıda ve Gıda Egemenliği Bakanı Annie Genevard’ın imzaladığı deklarasyonla ortaya kondu. Deklarasyonda gelecek OTP’nin, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklara uygun ve yeterli bir bütçeyle güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Politikanın tarımsal gelirleri ve kırsal bölgeleri koruyacak müdahaleler içermesi, çiftçilerin çevresel ve iklimsel dönüşümlerde teşvik edici agro-çevresel ve iklim eylemleriyle desteklenmesi istendi. Ayrıca sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanmış Ortak Piyasa Düzeni’nin korunması gerektiği ifade edildi. İki ülke, gıda, tarım ve hayvancılığı Avrupa’nın uzun vadeli stratejik özerkliği, egemenliği ve güvenliği açısından temel alanlar olarak değerlendiriyor. İklim değişikliğinin bu faaliyetler üzerindeki etkilerinin Avrupa’nın rekabetçilik ve araştırma mekanizmalarında dikkate alınması, tarım ve tarım-gıda sektörlerinin gelecekteki Avrupa Rekabetçilik Fonu ile Ufuk Avrupa programı dahil olmak üzere bu mekanizmalarda güçlendirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği’nin uzak bölgeleri için tarımsal Posei programına destek verildi. Kaynağa göre iki ülke, bitki ve hayvan sağlığı, meyve-sebze ile bağcılık komiteleri ve uzak bölgelerin tarımsal özelliklerinin korunması gibi alanlarda uzun süredir iş birliği yürütüyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki mart ayından bu yana süren ablukanın özellikle gübre ve yakıt maliyetleri üzerinden tarım sektörünü güçlü biçimde etkilediği de aktarıldı.

Tarım Makineleri Otomasyonla Daha Fazla İşlemi Üstleniyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Tarım Makineleri Otomasyonla Daha Fazla İşlemi Üstleniyor

Tarım makinelerinde yabancı otlarla mücadele eden lazerler, makineleri otomatik ayarlayan kameralar ve elektrikli tahrike hazırlanan tarla pülverizatörleri kullanıma sunuluyor. AgroTechniek ve GroenTechniek Holland etkinliklerinde, otomasyon ile hassas tarım teknolojilerinin hızlı biçimde geliştiği görüldü. Sergilenen çözümler; yabancı ot kontrolü, makine ayarlarının otomatik yapılması ve tarla pülverizatörlerinin elektrikli tahrike uyarlanması gibi alanlarda yoğunlaşıyor. Bu gelişmeler, tarım makinelerinin daha fazla işlemi insan müdahalesi olmadan gerçekleştirmesine yönelik ilerlemeyi ortaya koyuyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde

Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansının ilk oturumunda konuşan Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü Genel Müdürü Dmitriy Rylko, Rusya’nın güneyindeki buğday fiyatlarının son yedi yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Rylko’ya göre fiyatlara Baltık limanlarına teslimat giderleri yansıtılıyor ve ton başına yaklaşık 91 ABD doları tutarındaki bu maliyet çiftçinin tüccardan aldığı bedelden düşülüyor. Rylko, fiyatların tabana ulaştığını ve toparlanma girişimleri görüldüğünü değerlendirdi. Karadeniz’de ihracatın normale dönmesi halinde Baltık limanlarındaki fiyatların düşmesi, Karadeniz limanlarındaki fiyatların ise bir miktar yükselmesi bekleniyor; ancak normalleşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve zamanlaması belirsiz. İhracat vergisinin kaldırılması ile Uzak Doğu limanlarına taşımaya verilen sübvansiyonlar fiyatlara sınırlı destek sağladı.

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor

New Holland, ForageCam teknolojisiyle silaj makinelerinde mısır tanelerinin parçalanma düzeyini gerçek zamanlı izleyip kırıcı ayarını otomatikleştiriyor. Silaj makinesinin oluğuna yerleştirilen kamera, hasat edilen mısır akışını sürekli gözlüyor; görüntüler yapay zekâ tarafından analiz edilerek Kernel Processing Score (KPS) adı verilen tane işleme skoru hesaplanıyor. Operatör kabinden bir hedef değer belirliyor. ForageCam, elde edilen sonucu bu hedefle karşılaştırarak kırıcıyı otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece mısırın olgunluğu, nemi ve hasat koşulları değişse bile sistem ayarları çalışma sırasında güncelliyor. Hedef değerden sapma sürerse operatör uyarılıyor. KPS, tanelerin parçalanma düzeyiyle birlikte hayvanların yemin sindirilebilirliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Amaç, taneleri mümkün olduğunca fazla öğütmek değil, istenen rasyon kalitesine uygun seviyeye ulaşmak. New Holland, teknolojinin hasat boyunca daha istikrarlı kalite sağlamasının yanı sıra verimlilik, yakıt tüketimi ve makine aşınmasında kazanım sunacağını belirtiyor. Teknoloji 2025’te Agritechnica’da tanıtıldı, Innovation Award’da gümüş madalya aldı ve daha sonra Farm Machine 2026 ödülünü kazandı. ForageCam’in ticari satışına başlandı.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Kazakistan’dan Afganistan’a 11 Milyon Dolarlık Buğday Tedariki
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’dan Afganistan’a 11 Milyon Dolarlık Buğday Tedariki

Kazakistanlı WAYSTAR ve Kim Rail International şirketleri, Afganistan’ın OSMAN KHALID şirketiyle toplam 11 milyon ABD doları tutarında buğday tedariki için iki sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, Afganistan’ın Herat kentinde düzenlenen iş forumunda yapıldı. Taraflar ayrıca Kazakistan menşeli ayçiçek yağı tedarikinde yaklaşık 10 milyon ABD doları tutarındaki fiyat koşullarını kesinleştirdi. Foruma yaklaşık 12 Kazak şirketi katıldı; görüşmelerde Kazakistan ürünlerinin sevkiyatını artırma ve ortak projeler ele alındı. Kazakistan ile Afganistan arasındaki ticaret hacmi 2026’nın ilk yedi ayında 581,1 milyon ABD dolarına ulaştı; bu tutar 2025’in tamamındaki 541,6 milyon ABD dolarını aştı. Kazakistan’ın Afganistan’a ihracatında un, buğday, ayçiçek yağı, metal ürünleri ve mineral gübreler öne çıktı.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Listeria Salgını Araştırılıyor

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Listeria monocytogenes kaynaklı yeni bir salgını araştırıyor. Kurum, şu ana kadar 11 hastayı doğruladı ancak hastaların yaşlarını ve yaşadıkları yerleri açıklamadı. Patojenin kaynağı henüz belirlenemezken, gıdanın izini sürmeye yönelik çalışmalar başlatıldı; FDA hangi ürünün incelendiğini bildirmedi. FDA ile Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bunun yanında Sierra Nevada Graziers markalı otla beslenen çiğ süt peynirleriyle ilişkilendirilen E. coli O26:H11 salgınını da inceliyor. Sekiz eyalete yayılan bu salgında 13 kişi hastalandı. Hastaların yarısından fazlası beş yaşından küçük çocuklardan oluşurken, sekiz kişi hastaneye kaldırıldı ve üç kişide böbrek yetmezliğine yol açabilen hemolitik üremik sendrom gelişti. Hastalık belirtileri görülen kişilerle yapılan görüşmelerde dokuz hastanın tamamı söz konusu peyniri tükettiğini bildirdi. Sierra Nevada Graziers, tüm çiğ süt peynirleri için ülke çapında geri çağırma başlattı. FDA ayrıca başka salgınlara ilişkin güncellemeler paylaştı: Kaynağı bilinmeyen bir Listeria salgınında hasta sayısı 40'tan 44'e, başka bir Listeria salgınında ise 10'dan 11'e yükseldi. Kaynağı bilinmeyen bir E. coli O157:H7 salgınında da hasta sayısı 25'ten 38'e çıktı; bu salgında FDA numune toplamaya başladı ancak incelenen ürünü açıklamadı.

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu
Görsel kaynağı: Diari d’Andorra · Özgün haber

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu

Andorra Çevre, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Guillem Casal, Fransa, İspanya ve Andorra temsilcilerinin katıldığı Pyréneo 2026 sınır ötesi buluşmasında çobanlık faaliyetini dağlık bölgelerin geleceği için stratejik olarak nitelendirdi. Acs’te düzenlenen toplantıda kapsamlı hayvancılığın Pireneler’in peyzajını, biyolojik çeşitliliğini, kültürünü ve kimliğini koruduğunu söyledi. Casal, birincil sektöre desteğin geleceğe ve bölgenin dayanıklılığına yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirtti. İşletmelerin sürdürülebilirliği ile kuşak değişiminin güvence altına alınmasını isteyen Casal, Ramaders d’Andorra’nın sektörü güçlendirmedeki rolüne ve yerel üretime daha fazla değer kazandırılmasına dikkat çekti.

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri

Romanya, Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda izlediği beş önemli tarım ürününün tamamında ihracat lideri oldu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya; yumuşak buğday, arpa, dane mısır, ayçiçeği ve kolzada ilk sırada yer aldı. Veriler, sezonun başlangıcı olan temmuzdan 27 Eylül’e kadar olan dönemi kapsıyor. Romanya’nın yumuşak buğday ihracatı 3,11 milyon tona ulaştı ve ülke bu alanda Litvanya, Bulgaristan, Letonya ve Polonya’nın önünde yer aldı. Arpa ihracatı 1,42 milyon ton olurken, Almanya ve Bulgaristan’ın oldukça üzerinde gerçekleşti. Romanya ayrıca 84.684 ton dane mısır, 92.409 ton ayçiçeği ve 81.404 ton kolza ihraç ederek bu ürünlerde de AB sıralamasının başında bulundu. AB genelinde yumuşak buğday ihracatı 6,81 milyon tona yükselirken, arpa ihracatı geçen sezonun aynı dönemine göre %39 azalarak 1,91 milyon tonda kaldı. Buna karşılık, AB’nin mısır ithalatı %35 artışla 4,96 milyon tona çıktı. Soya ithalatı ise %12 düşerek 2,84 milyon ton oldu. Veriler, Fransa’nın yanı sıra Bulgaristan, İrlanda ve Yunanistan’a ilişkin kayıtların farklı dönemlerden itibaren eksik olduğunu belirten Avrupa Komisyonu notuyla birlikte yayımlandı. Kaynak, Romanya’nın güçlü ihracat performansını Avrupa’daki kuraklık kaynaklı mısır rekoltesi kaybı, Rusya ve Ukrayna ihracatındaki süregelen aksamalar ve talebin farklı tedarik kaynaklarına yönelmesiyle ilişkilendiriyor.

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti

Avustralya'nın deniz yoluyla canlı hayvan ihracatında faaliyet gösteren şirketlerin sayısı ve sevkiyat dağılımı, 2005-2026 döneminde değişti. Verilere göre 2005'ten bu yana 59 farklı şirket deniz yoluyla ihracat yaptı. Aktif ihracatçı sayısı 2022'de 19 iken 2023, 2024 ve 2025'te 16'da kaldı; 2026'nın ilk yarısında ise 12 şirket faaliyet gösterdi. Yılın kalan bölümünde yalnızca bir veya iki sevkiyat yapan şirketlerin yeniden devreye girebileceği belirtildi. Sektördeki sevkiyatların büyük bölümü az sayıdaki şirket tarafından gerçekleştirildi. Sekiz şirket, 2024'teki sevkiyat kayıtlarının %94,6'sını, 2025'tekilerin ise %92,1'ini karşıladı. Diğer ihracatçıların çoğu yılda bir veya iki sevkiyat yaptı. Bu seferler arasında özel damızlık hayvan gönderileri ile Pakistan veya Meksika gibi daha seyrek kullanılan pazarlara yapılan ihracatlar yer aldı. Şirketlerin sıralaması son yıllarda değişirken Frontier International Northern Pty Ltd, 2025'te 57 sevkiyatla ilk sıraya çıktı. Australian Rural Exports Pty Ltd 52 sevkiyatla ikinci oldu. International Livestock Export Pty Ltd'nin sevkiyat sayısı 2024'te 59 iken 2025'te 40'a geriledi; şirket 2026'nın ilk yarısında ikinci sırada yer aldı. Sevkiyat sayısı uzun vadede büyük ölçüde sabit kalmasına rağmen taşınan hayvan sayısı azaldı. 2015 ve 2016'da yaklaşık 12 şirket yaklaşık 1 milyon sığır ve 2 milyona yakın koyun taşırken, 2025'te 16 şirket yaklaşık 800 bin sığır ve 300 binden biraz fazla koyun ihraç etti. Sevkiyat sayısı 2015'te 297, 2025'te 292 oldu. Bu tablo, daha büyük gemiler ve büyük ihracatçıların çekilmesinin ardından ticaretin daha küçük yüklerle daha fazla şirkete yayıldığına işaret etti. Endonezya, Avustralya'nın en büyük canlı hayvan ihracatı pazarı olmayı sürdürdü. Bu ülkenin toplam sevkiyatlar içindeki payı 2024'te %69, 2025'te %73 ve 2026'nın ilk yarısında %77 oldu. Vietnam'a yapılan sevkiyatlar 2024'te 46'dan 2025'te 30'a, 2026'nın ilk yarısında ise bir kayda indi. 2025'te Endonezya'ya ihracat yapan 16 aktif şirketten dokuzu bu pazara sığır gönderdi; Frontier %24 ile en büyük payı aldı. Çin'deki 10 sevkiyatın altısı Australian Rural Exports tarafından gerçekleştirildi; Filipinler'deki dokuz sevkiyatın sekizi ise International Livestock Export ile Frontier arasında paylaşıldı. Veriler, Avustralya Tarım, Balıkçılık ve Ormancılık Bakanlığının (DAFF) deniz yolculuklarındaki hayvan ölümlerine ilişkin parlamentoya sunduğu raporlardan derlendi. Bu kayıtlar pazar payını değil, ihracatçıların kaç sevkiyat yaptığını gösteriyor. Bir gemi birden fazla ihracatçı için sığır, manda veya koyun taşıyabildiği için sevkiyat kaydı gemi seferiyle aynı anlamı taşımıyor; ayrıca kayıtlar yüklerin büyüklüğünü göstermiyor.

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor
Görsel kaynağı: Jordbruksaktuellt · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor

Ukrayna’da tahıl ihracatının eylülde %60’tan fazla azalması, depolardaki ürün miktarını artırdı. Ülkenin en büyük çiftçi örgütü Ukrainian Agri Council (UAC), yağlı tohumlara öncelik verilmesinin tahıl stoklarını daha da büyütebileceği ve üretici fiyatlarını baskılayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Tarım Bakanlığı, ihracat olanakları sınırlıyken taşıma kapasitesinin daha yüksek değerli ürünlere ayrılmasını öngören öneriyi destekledi. Ancak UAC, yağlı tohumların yüksek değerleri sayesinde lojistik maliyetlerini karşılamada avantajlı olduğunu belirtti. Limanların kapalı olması nedeniyle ülke, potansiyel ihracatının ancak yarısından biraz fazlasını Tuna limanları ve Doğu Avrupa demiryollarıyla gerçekleştirebiliyor. 1 Eylül’de tahıl stokları 24,6 milyon tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı gününe göre 10 milyon ton fazlaydı.

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında

Otago Üniversitesi araştırmasına göre Yeni Zelanda’daki süt çiftliklerinde üretimin %2’den azı kayboluyor. Journal of Dairy Research’te yayımlanan çalışmada, çiftlik içi süt gıda kaybı %1,8 olarak tahmin edildi. İncelenen süt işleme tesisinde kayıp oranı %5,5’e çıktı. Araştırmacılar, oranlar düşük olsa da sektörün büyüklüğü nedeniyle toplam hacmin önemli olduğunu ve gıda zincirine giremeyen süt için alternatif noktaların azlığının kırılganlık yarattığını belirtti.

Tüketiciye Doğrudan Yün Halı Portalı Hizmete Açıldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Tüketiciye Doğrudan Yün Halı Portalı Hizmete Açıldı

Wools of New Zealand, Yeni Zelanda yününü kullanan halıları tüketicilere doğrudan ulaştırmak amacıyla çevrim içi bir satış hizmeti başlattı. Üreticilere ait şirket, eski Laneve markasını yeniden hayata geçirerek ev sahiplerinin yün halı seçmesini ve satın almasını kolaylaştıran bir internet sitesi oluşturdu. Laneve platformu, müşterilere ilk incelemeden halının kurulumuna kadar destek sunuyor. Şirketin yöneticisi John McWhirter, girişimin yüne yönelik talebi artırmayı, ürünün değer önerisini güçlendirmeyi ve Yeni Zelanda’daki yün üreticilerine daha yüksek gelir sağlamayı hedeflediğini söyledi.

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’nın Avrupa Birliği (AB) pazarında sığır eti ihracatının en az iki yıl askıya alınabileceğine ilişkin açıklama, Uruguay’ın AB ile yürütülen kota paylaşımı görüşmelerindeki beklentilerini artırdı. Uruguay merkezli Blasina y Asociados’a göre, Brezilya’nın kullanamadığı payın Arjantin ve Uruguay arasında bölüştürülmesi öneriliyor; Paraguay ise toplam kotadan önemli bir oran talep ediyor. Ancak bu paylaşım için henüz kesin bir karar alınmadı. Uruguay’ın başlangıçtaki kota talebinin toplamın %20’sinin üzerinde olduğu, Brezilya’nın devre dışı kalması durumunda bu oranın %40’ın üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bir başka senaryoda Uruguay’ın toplam kotadan %43 pay alması ve bunun en az %45’lik bölümünü soğutulmuş sığır etine ayırması öngörülüyor. Kaynak, Uruguay’ın daha yüksek değer taşıyan soğutulmuş et segmentinde geçmişten gelen güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtiyor. Blasina y Asociados’un aktardığı Avrupa Komisyonu açıklamasına göre, Brezilya’dan sığır eti ithalatının dönüşü için kesin tarih belirlenmedi ve sürenin en az iki yıl olması bekleniyor. Brezilya’nın izlenebilirlik sistemini hayvanın doğumundan kesime kadar AB’nin koşullarına uygun hale getirmesi gerekse bile, yeni sistem kapsamında doğan hayvanların yetişip kesilmesine kadar ihracatın başlaması mümkün görünmüyor. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya’nın sığır eti, kanatlı eti ve diğer bazı hayvansal ürünlerine yönelik ithalatı askıya almıştı. Brezilya’nın 2026/27 dönemi için 10 bin tonluk Hilton kotası bulunuyor. Bunun 8.951 tonu AB’ye, 1.049 tonu ise Birleşik Krallık’a ayrılıyor. Brezilyalı ihracatçılar askıya alma öncesinde temmuz-ağustos döneminde 6.767 ton sevk ederek kendi Hilton kotalarının %76’sını kullandı; buna rağmen AB’ye gitmesi planlanan 2 bin tondan fazla miktarın kullanılmadan kalacağı belirtiliyor. Uruguay kaynağında, yeni düzenlemenin 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmesi halinde kotanın mevcut Hilton miktarının iki katından fazlasına çıkabileceği ve besi işletmelerinden gelen hayvanlar için sınırlama bulunmayabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte kota paylaşımı hâlâ müzakere aşamasında. Kaynak, Uruguay’ın yüksek miktarda ihracat yapmasının ve özellikle soğutulmuş et tedarikinde öne çıkmasının görüşmelerdeki ağırlığını artırabileceğini değerlendiriyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı

Brezilya’da soya fiyatları 30 Eylül Çarşamba günü geriledi. Fiziksel piyasada işlemlerin sınırlı kaldığı ve alıcılarla üreticilerin piyasadan uzak durduğu bildirildi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat düşüşüne rağmen primlerde belirgin bir hareket yaşanmadığını, doların da daha sert gerilediğini belirtti. Bu görünüm, Brezilya’daki soya piyasasında likiditenin zayıflamasına yol açtı. Fiyatlardaki düşüş, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) ayarlamayı izledi. Kasım 2026 vadeli soya sözleşmesi %0,36 düşerek 12,88¼ dolar/bushel seviyesinde kapandı. Ocak 2027 vadeli sözleşme de %0,26 geriledi. Soya küspesinde aralık 2026 vadeli sözleşme %0,58, soya yağında aynı vadeli sözleşme %0,11 değer kaybetti. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporuna göre, ABD’nin 1 Eylül itibarıyla soya stokları yaklaşık 8,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu seviye, piyasanın yaklaşık 8,79 milyon tonluk beklentisinin altında kaldı. Buna karşın, son işlemlerde Çin’in ABD soya talebine ilişkin beklentilerin azalması fiyatlar üzerinde etkili oldu. Brezilya’daki fiziksel piyasa fiyatları da birçok merkezde düşerken, Dourados ve Rio Verde’de gün içindeki referanslar değişmedi.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.