ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

23 haber · Sayfa 1

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Uruguay’ın Canlı Sığır İhracatı Ocak-Eylül Döneminde Önceki Yıla göre %12,7 Düştü
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’ın Canlı Sığır İhracatı Ocak-Eylül Döneminde Önceki Yıla göre %12,7 Düştü

Uruguay’ın canlı sığır ihracatı 2026’nın ocak-eylül döneminde 254.127 başa geriledi. Todo El Campo’nun Uruguay Ulusal Et Enstitüsüne (INAC) dayandırdığı bilgilere göre bu hacim, 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,7 daha düşük. Eylül ayındaki ihracat da 31.264 başla, Eylül 2025’e göre %34 azaldı. Eylül düşüşü, Uruguay’ın canlı sığır ihracatında üst üste üçüncü aylık gerileme oldu. Temmuz 2026’da 34.000 baş gönderilirken, Temmuz 2025’te bu sayı 53.000’di. Ağustos ihracatı da 2026’da 18.000 başla, önceki yılın aynı ayındaki 30.000 başın altında kaldı. 2026’nın ocak-eylül döneminde Uruguay’ın başlıca varış noktası Türkiye oldu. Türkiye’ye 152.342 baş gönderildi ve bu miktar toplam ihracatın %60’ını oluşturdu. İsrail 82.149 başla %32, Fas ise 19.589 başla %8 pay aldı. Kaynak, genel düşüşü Türkiye’ye yapılan sevkiyatların azalmasına bağlarken, İsrail’in artan alımlarının gerilemeyi sınırladığını belirtti. Türkiye talebindeki düşüş için ithalat programlarının daha yavaş genişlemesi, Brezilya rekabeti ve Uruguay’daki yüksek yenileme maliyetleri sıralandı.

İsrail Ordusu ve İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Filistinli Çiftçilere Saldırdı
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber
Veri haberi

İsrail Ordusu ve İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Filistinli Çiftçilere Saldırdı

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin açıklamasına göre, İsrail ordusu ile İsrailli yerleşimciler işgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı yapan Filistinli çiftçilere, arazilere ve dayanışma aktivistlerine 12 saat içinde 7 saldırı düzenledi. Açıklamada, saldırıların İsrail’de seçim sonuçlarının izlendiği saatlerde de sürdüğü belirtildi. Saldırılarda 50’den fazla zeytin ve badem ağacının söküldüğü, çok sayıda tesis ile bahçe duvarının yıkıldığı ifade edildi. Beytüllahim’de bazı su kuyularının kullanılamaz hale getirildiği, Nablus’ta ise zeytin hasadı yapan 4 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi. Konsey, zeytin hasadı mevsiminde Filistinli çiftçilere yönelik saldırıların arttığına işaret ederek uluslararası topluma, çiftçileri korumak ve İsrail’i bu eylemlerinden sorumlu tutmak için derhal müdahale çağrısı yaptı. Açıklamada ayrıca Batı Şeria’da Filistin toprakları gasbedilerek kurulduğu belirtilen 365 yasa dışı yerleşimin bulunduğu aktarıldı. Peace Now’ın 2024 verilerine göre, Doğu Kudüs hariç Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli ve 500 bini aşkın İsrailli yaşıyor. Filistin istatistiklerinde ise 141 yerleşim birimi ile 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsraillinin bulunduğu belirtiliyor.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.

Ortadoğu’daki Savaş ve Panama Kuraklığı Küresel Deniz Taşımacılığını Aksatıyor
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ortadoğu’daki Savaş ve Panama Kuraklığı Küresel Deniz Taşımacılığını Aksatıyor

Kızıldeniz’deki Husilerin saldırıları, ABD ile İran arasındaki çatışma ve kuraklığın Panama Kanalı’nda yol açtığı kısıtlamalar, küresel deniz ticaretinin kritik rotalarını aynı dönemde aksattı. NV’nin değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, dünya genelinde dizel fiyatlarını yükselten başlıca etken oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat 2026’da başlattığı operasyonun ardından ticari gemilere yönelik saldırı tehditleri ve abluka deniz trafiğini azalttı; petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı. BBC Verify, Ekim 2026’da ABD’nin İran savaşının küresel dizel ihracatındaki düşüşte Ukrayna savaşından daha büyük etki yarattığını bildirdi. Basra Körfezi ülkelerinin günlük dizel ihracatı 2025’te yaklaşık 1,4 milyon varilden Eylül 2026’da 810 bin varil azalarak yaklaşık %58 geriledi. BBC Verify, düşüşün başlıca nedeni olarak Hürmüz Boğazı’ndaki tanker saldırıları ile ABD’nin İran limanlarına ablukasını gösterdi. Rusya’nın günlük dizel ihracatı da aynı dönemde yaklaşık 810 bin varilden 140 bin varile düştü. ABD’de dizelin galon fiyatı savaş öncesindeki yaklaşık 3,50 dolardan Ekim başında 6,20 dolara yükseldi; Eylül’de 6,50 dolarlık rekor görülmüştü. Eylül 2026’da Husilerin Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçlerine karşı saldırı başlatması ve bir petrol boru hattının hedef alınması, deniz taşımacılığındaki baskıyı artırdı. Şirketler gemileri Afrika çevresine yönlendirirken transit süreleri ve maliyetler yükseldi. El Niño ve yağış azlığı Panama Kanalı’ndaki su seviyelerini düşürdü; mayıs-ağustos döneminde yağışlar ortalamanın %34, su girişleri normalin %44 altında kaldı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan savaşın ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde birçok İranlının sofraya yiyecek koymakta zorlandığını söyledi. Pezeşkiyan, internet sitesinde paylaşılan konuşmasında bu durumu savaş ve ülkenin içinde bulunduğu savaş koşullarıyla ilişkilendirdi. Savaş, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başladı. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile üst düzey askeri komutanların öldürüldüğü saldırıların ardından Tahran, bölgedeki ABD unsurlarına ve İsrail'e karşılık verdi; küresel enerji sevkiyatı için önemli olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişi kısıtladı. Washington ise İran limanlarına abluka uygulayarak petrol ihracatını ve ticareti sınırlandırdı. Pakistan'ın ağırlıklı arabuluculuğunda haziran ortasında yapılan ateşkes, savaşı sona erdirme ve daha geniş kapsamlı görüşmelerin önünü açma amacı taşıyordu ancak kısa süre sonra çöktü. O tarihten bu yana ABD İran hedeflerine aralıklı saldırılar düzenlerken İran da boğazdan geçmeye çalışan gemileri hedef aldı. Pezeşkiyan “savaşsız ve barışsız” durumun sona ermesi çağrısı yaptı. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise saldırıların hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi.

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın ve artan ekonomik baskının birçok İranlının beslenmesini zorlaştırdığını söyledi. Pezeşkiyan, çevrim içi yayımlanan konuşmasında, İran toplumunda birçok kişinin savaş ve bunun yol açtığı yaşam koşulları nedeniyle beslenmekte zorlandığını belirtti. Açıklama, Washington’ın son haftalarda Ortadoğu’daki askeri operasyonlarını sınırlamasına rağmen Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İranlı liderler, ABD’nin baskı ve tehditleri sona ermeden barış görüşmelerinin sürdürülemeyeceğini savunuyor. Pezeşkiyan, Tahran’ın “ne savaş ne barış” durumundan çıkması gerektiğini ifade etti. Savaş 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. İran’ın misilleme saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na erişimi kısıtlamasının ardından ABD, İran limanlarını ablukaya aldı; bu durum ülkenin petrol ihracatını ve ticari işlemlerini engelledi. Haziranda sağlanan ateşkes kısa sürede çöktü ve taraflar anlaşmayı kimin ihlal ettiği konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. İran’daki açıklamalar, yeni bombardıman ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı sırada yapıldı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları temsilcisi ise sınırlı bir saldırıya katbekat daha büyük yanıt verileceğini açıkladı.

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Şiddet Gölgesinde
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Şiddet Gölgesinde

İşgal altındaki Batı Şeria’da bu yılki zeytin hasadı, Filistinliler ile İsrailli yerleşimciler arasındaki çatışmalar ve gözaltılarla geçiyor. Filistinliler, kendi zeytinliklerindeki ürünü toplamaya çalışırken saldırılara maruz kaldıklarını belirtirken, İsrail ordusunun tarafları ayırdığı aktarılıyor. Filistinliler ayrıca ordunun bazı saldırılarda yerleşimcilerle birlikte hareket ettiğini ileri sürüyor. Filistinli çiftçi Shahlah Abu Awad, geçmişte zeytinleri istedikleri zaman özgürce toplayabildiklerini, bugün ise koşulların değiştiğini söyledi. Hasada yardım eden aktivistlerin yanı sıra yabancı siyasetçiler ve diplomatların da gözaltına alındığı belirtiliyor. ABD Kongresi adayı Brad Lander, zeytin topladığı sırada İsrail ordusu tarafından gözaltına alındığını söyledi. Haberde ordunun bu tür gözaltıları gerekli izinlerin bulunmadığı gerekçesiyle yaptığı aktarılıyor. Filistinli çiftçi Ahmed Salem, yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytinliklerden ürün götürdüğünü ve çiftçilerin buna karşı koyamadığını savundu. İsrail ordusu bazı vakaları araştırdığını belirtirken, İsrailli insan hakları kuruluşu temsilcisi Ziv Stahl yüzlerce şiddet ve hırsızlık vakası gördüklerini söyledi. Stahl, bu vakaların %25’inde yerleşimcilere askerlerin koruma sağladığını öne sürdü. İsrailli yerleşimciler ise olayların güvenlik sorunu olduğunu ve medyada abartıldığını savunuyor. Haberde ayrıca son birkaç yılda yerleşimlerin ve karakolların sayısının iki katına çıktığı, İsrail hükümetindeki bazı bakanların iki devletli çözümü engelleme hedefini açıkça dile getirdiği aktarılıyor.

ABD Kongre Adayı Brad Lander, Batı Şeria’da Zeytin Hasadında Gözaltına Alındı
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

ABD Kongre Adayı Brad Lander, Batı Şeria’da Zeytin Hasadında Gözaltına Alındı

ABD Kongresi için Demokrat aday Brad Lander, 21 Ekim Çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Beytüllahim yakınlarında zeytin hasadına katıldığı sırada İsrail ordusu tarafından kısa süreliğine gözaltına alındı. Lander, İnsan Hakları İçin Hahamlar adlı sivil toplum kuruluşunun yaklaşık 80 gönüllüsüyle birlikte hasat yapıyordu; grup askerler tarafından gözaltına alındı. Olay, zeytin hasadı döneminde gerilimin yükseldiği ve İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin tarlalarına yönelik saldırılar düzenlediği bir dönemde yaşandı. İsrailli ve uluslararası aktivistler, yerleşimci saldırılarına karşı koruyucu bir mevcudiyet sağlamak amacıyla Filistinlilere düzenli olarak eşlik ediyor. Lander, gözaltındayken yayımladığı videoda işgalin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu, zeytin hasadının suç teşkil etmediğini ve herhangi bir yasayı ihlal etmediğini söyledi. Birkaç saat sonra serbest bırakılan Lander, gruptan özgürlüğüne kavuşan tek kişi oldu. İsrail ordusu hasadın askerlerle koordine edilmediğini belirtirken, İsrail Dışişleri Bakanlığı girişimi “siyasi provokasyon” olarak nitelendirdi.

Batı Şeria’da BM Uzmanlarından Filistinli Çiftçilerin Korunması Çağrısı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da BM Uzmanlarından Filistinli Çiftçilerin Korunması Çağrısı

BM İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen yedi uzman, Batı Şeria’daki Filistinli çiftçilerin korunması ve tarlalarına güvenli biçimde erişebilmesi için İsrail’e çağrı yaptı. Açıklama, yıllık zeytin hasadının başladığı dönemde İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının arttığı gerekçesiyle yayımlandı. Uzmanlar, zeytin hasadının yeniden korku, kayıp, şiddet ve yıkımla geçen bir döneme dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlara göre yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddeti son aylarda güçlü biçimde arttı ve zeytin hasadı sırasında yeniden yoğunlaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 zeytin hasadı sırasında Batı Şeria genelinde yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen 178 saldırı belgelendi; bu saldırılar 88 Filistinli kent ve köyü etkiledi. Ayrıca 6.000’den fazla ağaç ve genç fidan tahrip edildi. Uzmanlar, bu sayının son altı yılın en yüksek düzeyi olduğunu bildirdi. Açıklamada, İsrail askeri makamlarının eylülde Batı Şeria’nın kuzey ve merkezindeki yaklaşık 339.000 metrekare Filistin tarım arazisindeki bitki örtüsünün kaldırılmasını istediği de ileri sürüldü. Uzmanların aktardığı bu alanlar arasında Cenin ve Kabatiya ile Ramallah yakınlarındaki Beyt Rima’daki zeytinlikler bulunuyor. Bu iddia, açıklamayı yapan uzmanların değerlendirmesi olarak aktarılırken, söz konusu uzmanların BM adına konuşmadığı da belirtildi. Uzmanlar, zeytin hasadının binlerce Filistinli aile için temel gıda, gelir ve geçim kaynağı olduğunu söyledi. Ağaçların yok edilmesinin yalnızca bir hasadı değil, yerel gıda sistemlerini, kültürel uygulamaları ve toplulukların gıda hakkını etkilediğini belirten uzmanlar, İsrail’den çiftçileri korumasını ve uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymasını istedi. Ayrıca uluslararası topluma, Filistinli sivilleri korumak, genişlediğini söyledikleri ilhak politikalarını durdurup tersine çevirmek ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için azami baskı çağrısı yaptılar.

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor
Görsel kaynağı: ZDFheute · Özgün haber
Veri haberi

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman açığı nedeniyle Gazze Şeridi'ndeki gıda yardımını azaltıyor. WFP'nin açıklamasına göre yaklaşık 500 bin Filistinli artık yardım alamayacak; yardımdan yararlanmaya devam edenlere ise daha küçük miktarlarda destek verilecek. WFP, Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının başlamasından bu yana her ay yaklaşık 1,6 milyon Filistinliye gıda paketleri, ekmek ve nakit yardım sağlıyordu. Kuruluş, mevcut finansmanının bu yardım düzeyini sürdürmeye yetmediğini ve 2026'da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yılların yarısından daha az kaynak aldığını belirtiyor. Gıda yardımındaki kesintinin yaklaşık üçte bir oranında olduğu aktarılıyor. Yardım almaya devam eden ailelere iki gıda paketi yerine bir paket ve daha küçük bir çuval buğday unu verilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının da 250 binden 150 bine indirilmesi planlanıyor. WFP, Gazze nüfusunun yaklaşık %67'sinin akut açlık veya daha ağır bir durum yaşadığını bildiriyor. IPC girişimi Gazze Şeridi'ni şu anda kıtlıktan etkilenen bir bölge olarak değerlendirmiyor. İsrail'in Filistin İşleri Koordinasyon Birimi Cogat ise yardım sevkiyatlarının nüfusun beslenme ihtiyacını aştığını ve bölgede akut gıda güvencesizliği bulunmadığını savunuyor.

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti

İsrail güçleri, Suriye’nin Kuneytra kırsalında farklı noktalara yönelik askeri hareketlilik sırasında el-Ajraf köyüne yaklaşık 15 araçla girdi. Askerlerin evlerde arama yaptığı, ayrıca bölgenin kuzey ve güney kesimlerindeki bazı tarım alanları çevresinde konuşlandığı bildirildi. Operasyonlar sırasında ateş açıldığı ve birliklerin daha sonra bölgeden çekildiği aktarıldı. Kuneytra’nın güneyindeki Sayda el-Hanut köyünde ise yaklaşık 15 dönüm tarım arazisi ile zeytin ağaçlarının tahrip edildiği belirtildi. Askeri araçlar ve tanklarla gerçekleştirilen ilerleme sırasında, bir sivile ait zeytin ağaçlarının tankların üzerinden geçmesi sonucu söküldüğü kaydedildi. Bölgedeki hareketliliğin, ateşkes hattına yaklaşık 300 metre mesafedeki tarım alanlarında gerçekleştiği ifade edildi. Habere göre bu olaylar, ateşkes hattına yakın bölgelerde tekrarlanan girişler, tutuklamalar ve yerleşim sakinlerinin tarımsal ve hayvancılığa dayalı faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarla birlikte yaşanıyor. Kuneytra kırsalındaki zeytinlikler bazı aileler için geçim kaynağı oluştururken, meyve veren ağaçların istikrarlı üretim aşamasına ulaşması yıllar süren bakım gerektiriyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber
Veri haberi

İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Gıda ve Su Güvenliği Gündemi

İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. dönem toplantıları Bağdat’ta başladı. Toplantıya 55 üye ülke ile teşkilata bağlı 40’tan fazla kuruluş katılırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mina Muhammed onur konuğu olarak yer aldı. Açılış oturumuna Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi ile üye ülkelerin dışişleri bakanları katıldı. Irak ayrıca konsey başkanlığını Türkiye’den devraldı. Açılışın sabah yapılmasının ardından konsey çalışmaları öğleden sonra başladı; gündem kabul edildi ve toplantıya katılan konuklarla dışişleri bakanlarının konuşmaları dinlendi. Sonuç bildirgesinin ayrıntılarını görüşen özel komite ise bölge ve İslam dünyasındaki siyasi başlıkları, özellikle Filistin meselesini ele aldı. Görüşmelerde İsrail’e zorla yerinden etme ve yerleşim faaliyetlerini durdurması, insani kuruluşların ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının Gazze ile Filistin topraklarına girişine izin vermesi için diplomatik baskı mekanizmaları değerlendirildi. Toplantıların ekonomik ve kalkınma gündeminde ulaştırma, iletişim, teknoloji, gıda güvenliği ve su güvenliği alanlarında üye ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi de bulunuyor.

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Maskeli İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Saldırdı

Maskeli İsrailli yerleşimciler, 16 Ekim 2026’da işgal altındaki Batı Şeria’nın Abu Falah köyünde zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı. Olay sırasında zeytin ağaçları yakıldı; bir yerleşimci hasat yapanlara silah doğrultunca Filistinliler panik içinde dağıldı. Video kayıtlarında silah sesleri duyulduğu ve İsrail askeri araçlarının olay çevresinde bulunduğu görüldü. Filistinliler, yerleşimci saldırılarının bu yılki zeytin hasadı sezonunda arttığını söyledi. Filistin Duvarı Kolonizasyon ve Direniş Komisyonu’na göre Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 147 binden fazla ağaç zarar gördü; bunların 100 binden fazlası zeytin ağacıydı. Reuters’ın görüş istediği İsrail ordusu, haber yayımlanana kadar yanıt vermedi.

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

İsrailli Haham, Filistinlilerin Zeytinlerini Toplamaya İzin Veren Dini Hüküm Yayımladı

İsrail’de yerleşimciler arasındaki etkili dini liderlerden haham Dov Lior, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait arazilerde yetişen zeytinlerin toplanmasına izin veren bir dini hüküm yayımladı. Lior, Filistinlilerin yaşadıkları toprakların sahibi olmadığını, bu arazilerin “İsrail halkına” ait olduğunu savundu. Zeytin ağaçları dikmiş olmanın Filistinlilere arazi veya ürünleri üzerinde hak vermediğini belirten haham, ürünlerin ve toprağın “gerçek sahiplerine” iade edilmesi gerektiğini söyledi. Hüküm, zeytin hasadı sırasında Filistinli çiftçilere ve mülklerine yönelik saldırıların arttığı bir dönemde yayımlandı. Kaynakta aktarılan saldırılar arasında fiziksel şiddet, tarlalara erişimin engellenmesi, zeytin ağaçlarının yok edilmesi ve ürünlerin alınması yer alıyor. Bu olayların her yıl ekim ayında tekrarlandığı, ancak bu ay saldırılarda belirgin artış görüldüğü bildirildi. Lior’un hükmü yalnızca İsrail yerleşimlerinin yakınındaki arazileri değil, daha uzaktaki Filistin bölgelerini de kapsıyor. Yerel kaynaklara göre İsrailli yerleşimciler çarşamba günü El Halil’in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde Filistinlilere ait zeytinliklere girerek ağaçlardaki ürünleri aldı. İşgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı resmen 15 Ekim’de başlıyor; ancak yerleşimci şiddeti, askeri baskınlar, erişim kısıtlamaları ve yeni yerleşim noktalarının kurulması Filistinlilerin tarlalarına ulaşmasını zorlaştırıyor. Bölgedeki 29 Filistinli ve uluslararası kuruluşun araştırmasında kuruluşların %79’u çalışanlarının yakın zamanda saldırıya uğradığını, tehdit edildiğini veya taciz edildiğini bildirdi. Filistinli, İsrailli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail makamlarını yerleşimci saldırılarını önlememek ve sorumluları cezalandırmamakla suçluyor. Kuruluşlara göre saldırıların hedefinde Filistinlilerin evleri, tarım arazileri ve araçları da bulunuyor. Uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor; Filistinliler ise toprak üzerindeki haklarını koruduklarını belirtiyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

İsrail, Gazze’ye Ticari Mal Sevkiyatını Durduracağını Açıkladı
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber

İsrail, Gazze’ye Ticari Mal Sevkiyatını Durduracağını Açıkladı

İsrail, Gazze Şeridi’ne ticari mal girişinin artık yapılmayacağını açıkladı. İsrail Savunma Bakanlığının Filistinli sivil işler birimi COGAT’ın çarşamba günkü açıklamasına dayanan AP haberine göre karar, bölgeye ticari ürün sevkiyatını durduracak. Bu gelişme, açlık tehlikesi altındaki Filistinlilerin kış öncesinde gıda tedariki için önemli bir kaynağı kaybetmesi anlamına geliyor. AP, ticari malların yanı sıra geçici barınaklar için gereken malzemelerin de bu kanaldan sağlandığına dikkat çekti.

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria'da Zeytin Üreticileri Şiddet Korkusuyla Erken Hasada Başladı

Batı Şeria'daki bazı Filistinli zeytin üreticileri, 27 Ekim'deki İsrail seçimi öncesinde yerleşimci şiddetinin artacağı endişesiyle hasada erken başladı. Burqa yakınlarında üretim yapan çiftçi Abdellatif Bazzari, tarlasının yarısını sezon başlamadan topladı. Bazzari, bir baskında yaralandığını, kuzeninin öldürüldüğünü ve kalan zeytinleri ordu koruması olmadan toplamaya dönmekten korktuğunu söyledi. Bazzari'nin anlatımına göre yaklaşık 15-20 yerleşimci, 7 Ekim'de ailesinin elle zeytin topladığı tarlaya baskın düzenleyerek aile üyelerini dövdü. Bazzari, kuzeni Ali'nin ordu müdahalesi sırasında vurularak öldüğünü ve ambulansın olay yerine ulaşmasının engellendiğini savundu. İsrail ordusu ise birliklerin, bir İsrailli sivilin taş atılması sonucu yaralandığı yönündeki ihbarın ardından gönderildiğini açıkladı; ordu, bir komutanın şüpheli nesne taşıdığı belirtilen bir kişiyi etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Bir aydan uzun süren zeytin hasadı, aile, arkadaş ve işçilerin katılımıyla çoğunlukla elle yapılıyor. Filistin Yönetimi Tarım Bakanlığı, resmi hasat başlangıcı olan 15 Ekim'den önce yerleşimcilerle zeytinler bağlantılı 300 olay kaydettiğini açıkladı. İsrailli insan hakları kuruluşu Yesh Din ise yerleşimcilerin zeytin çuvallarını aldığı veya Filistin topraklarından doğrudan hasat yaptığı 100 hırsızlık bildirdi. Yesh Din, olayların %25'inin İsrail ordusunun bulunduğu sırada gerçekleştiğini belirtti. Birleşmiş Milletler'e göre Filistinlilere yönelik dayak, vandalizm ve kundaklamayı içeren yerleşimci saldırıları yılın ilk yarısında günde ortalama altı olay seviyesindeydi. Zeytinler, Batı Şeria'nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılasının tahminen %15'ini oluşturuyor. Bazzari ayrıca baskın sırasında merdiven, tırmık ve zeytin toplamada kullanılan brandaların çalındığını söyledi.

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor

Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Sa’ar’ın Tiran’daki resmi ziyareti kapsamında ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada iki ülkenin siber güvenlik, enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediği belirtildi. Hoxha, İran ve bağlantılı grupların 2022’de Arnavutluk’un başlıca dijital altyapısına yönelik siber saldırılarının ardından ülkesinin dijital altyapının dayanıklılığına yatırım yapmayı sürdürdüğünü söyledi. İsrail’in Arnavutluk’un siber savunma kapasitesini güçlendirmesine verdiği desteği takdir eden Hoxha, bu alandaki işbirliğinin daha da güçlendirileceğini ifade etti. Ekonomik ilişkiler konusunda Hoxha, İsrailli işletme ve yatırımcıların Arnavutluk’a ilgisinin arttığını belirtti. Hoxha’ya göre ilgi özellikle altyapı, tarım işletmeciliği, teknoloji, inovasyon ve enerji alanlarında yoğunlaşıyor. Sa’ar da iki ülkesinin enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında yeni işbirlikleri kurmayı amaçladığını söyledi. Sa’ar, Arnavutluk’u ziyaret eden İsrailli turist sayısının 100 binin üzerine çıktığını ve İsraillilerin ülkede gördüğü misafirperverliğin bu durumun nedenlerinden biri olduğunu savundu. Hoxha ise Arnavutların Holokost sırasında Yahudileri korumasını iki ülke arasındaki tarihsel bağın bir unsuru olarak anlattı. Bu hafızayı yaşatmak için Tiran’daki Besa Müzesi ile Vlora’daki Yahudi Müzesi projelerinin ilerletildiğini açıkladı.

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Gaz ve Ses Bombası
Görsel kaynağı: Sky TG24 · Özgün haber

Batı Şeria’da Zeytin Hasadı Yapan Filistinlilere Gaz ve Ses Bombası

İsrail güçleri, Batı Şeria’da zeytin hasadı yapan Filistinlilere göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları attı. Bazı yerleşimciler de hasat yapan Filistinlileri taşlarla hedef aldı. Sky TG24’ün aktardığına göre yerleşimci şiddeti ve zeytinliklere erişim önündeki engeller, hasat dönemi olan ekim ve kasım aylarında artıyor. Zeytin hasadı, birçok Filistinli aile için temel gelir kaynağı oluşturuyor.

Gazze’de Ateşkesten Bir Yıl Sonra Gıda Kıtlığı Sürüyor
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Gazze’de Ateşkesten Bir Yıl Sonra Gıda Kıtlığı Sürüyor

Hamas ile İsrail arasındaki ateşkesin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Gazze’de gıda kıtlığının yaygın olduğu bildirildi. Han Yunus’ta çadırda yaşayan 10 kişilik Masri ailesi, insani yardım kuruluşlarının işlettiği mutfaktan her gün aldığı dört kap pirinç, mercimek ve az miktarda tavukla yetiniyor. Aile bu yiyeceği günün tek öğünü olarak tüketiyor; kahvaltı ve akşam yemeği yiyemiyor. Masri’nin iki bacağından yaralanan eşi de yiyecek aramaya gidemiyor. Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Ağustos 2025’te Gazze’de kıtlık ilan etmişti. İsrail bu değerlendirmeye itiraz ederken Birleşmiş Milletler, ateşkes sırasında iki ay boyunca yeterli yardım malzemesinin giriş yaptığını belirterek Aralık ayında ilanı kaldırdı. İsrail’in Filistin topraklarındaki sivil işlerden sorumlu kuruluşu COGAT, Gazze’deki insani durumun istikrarlı olduğunu savundu. Buna karşılık Dünya Gıda Programı temsilcisi Shaun Hughes, gıda güvenliği durumunun son derece ağır olduğunu söyledi. Temmuzda yayımlanan verilere göre 2,1 milyon Gazze sakininin yaklaşık 1,4 milyonu ciddi gıda kıtlığıyla karşı karşıyaydı; 200 bin kişi ise kıtlık durumuna bir adım uzaklıktaydı. Hughes, un, ekmek ve kuru gıdaların tek başına yeterli olmadığını, özellikle çocuklar, hamile kadınlar ve emziren anneler için protein, sebze, meyve ve diğer besinlerin gerektiğini belirtti. Médecins du Monde tarafından yayımlanan bir rapora göre hamile veya emziren kadınların %93’ünde anemi belirtileri görülürken yalnızca %17’si yeterince çeşitli beslenebiliyordu. Masri’nin 3-14 yaşlarındaki çocuklarından biri 2025’teki kıtlık sırasında yetersiz beslendi; durumu kademeli olarak iyileşiyor. Hughes, tekrarlanan ağır yetersiz beslenme nöbetlerinin çocukların bağışıklık sistemi ile fiziksel ve zihinsel gelişimi üzerinde yetişkinliğe kadar sürebilecek sonuçlar bırakabileceği uyarısında bulundu.