ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

35 haber · Sayfa 1

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı

1 yayıncı · 4 haber · İncele

Avrupa genelinde gıda mağazalarının soğutma sistemlerinde yaşanan arızaların, Caverion’dan soğutma otomasyonu uzmanı Jussi Jokinen’e göre bilgi güvenliği ve bulut hizmetlerindeki eksikliklerle bağlantılı olduğu belirtildi. Finlandiya’da pazartesi gecesi bazı K-mağazalarında soğutma cihazlarının sıcaklıklarında arızalar görüldü. İsveç’te de ICA zincirinin sınırlı sayıdaki mağazasındaki cihazlar siber saldırganların hedefi oldu. Jokinen’e göre saldırganlar internete doğrudan bağlı soğutma cihazlarında bir arka kapı buldu ve bazı üreticilerin bakım işlemleri için kullandığı tarihe dayalı yerleşik parolayı kırdı. Uzmanın değerlendirmesine göre cihazların güvenlik duvarıyla korunan bir bulut hizmeti yerine genel ağa bağlı olması saldırıyı mümkün kıldı. Saldırının failine ilişkin ise bilgi verilmedi. Saldırının, dondurucu cihazların otomatik buz çözme sistemleri üzerinden etkili olduğu aktarıldı. Normalde buz çözme sırasında yaklaşık 2–5 derece sıcaklık hedeflenirken, saldırıda işlemin bitiş sıcaklığı veya süresi en yüksek düzeye çıkarıldı ve sıcaklık alarmı geciktirildi. Cihazlardaki ısıtma dirençlerinin yaklaşık 80 dereceye çıkabildiği, bu nedenle soğutma cihazlarındaki gıdaların bir gecede bozulabildiği belirtildi. Jokinen’in kaba tahminine göre Finlandiya’daki günlük tüketim mağazalarında bulunan soğutma cihazlarının yaklaşık %95’i, uzaktan erişimleri güvenlik duvarıyla korunduğu için bu tür saldırılara karşı korunuyor. Finlandiya’daki olaylar, Keskon merkezi koruması kapsamında olmayan birkaç küçük K-mağazasıyla sınırlı kaldı. S-Group ve Lidl’in soğutma cihazlarında şu ana kadar sorun tespit edilmedi. Jokinen, Fransa ve Belçika’daki olayların da aynı yöntemle gerçekleştirildiğini söyledi; ancak ülkelerdeki saldırıların aynı faille bağlantılı olup olmadığı açıklığa kavuşmadı.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi

İsveç’te Jordbruksverket, 2028-2034 döneminde tarım, kırsal alan, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine verilecek desteklerin nasıl düzenlenebileceğine ilişkin önerilerini hükümete sundu. Öneriler; rekabet gücünün artırılması, gıda üretiminin güçlendirilmesi ve çevre ile iklim hedeflerine katkı sağlanmasının yanı sıra işletmeler ve destek yararlanıcıları için mevzuat ile idari süreçlerin basitleştirilmesini amaçlıyor. Çalışma, Avrupa Komisyonunun her üye ülke için birden fazla politika alanını tek bir ulusal ve bölgesel ortaklık planında birleştirme önerisi doğrultusunda hazırlandı. Böylece mevcut dönemde farklı fon ve programlara ayrılan yapının daha koordineli bir sisteme dönüştürülmesi hedefleniyor. Jordbruksverket’in tarım ve kırsal alan önerileri arasında alan ve hayvan temelli destekler ile proje ve yatırım destekleri bulunuyor. Kurum ayrıca daha fazla çevre ödemesinin bir yıllık uygulanmasını, bazı desteklerde daha az ve daha açık koşul kullanılmasını ve proje ile yatırımlarda basitleştirilmiş maliyet seçeneklerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği için önerilen sistemin, sürdürülebilir su ürünleri üretimini ve İsveç’in uzun vadeli gıda arzını desteklemesi bekleniyor. Düzenlemelerin gereksiz bilgi sunma yükünü azaltması, kuralların anlaşılmasını kolaylaştırması ancak denetim ve hukuki güvenlikten taviz vermemesi öngörülüyor. Jordbruksverket, önerilerin mevcut sektör ihtiyaçları, önceki dönem deneyimleri, Avrupa Komisyonunun taslak mevzuatı ve çevre, iklim ile gıda politikası hedefleri temelinde hazırlandığını belirtiyor. Bununla birlikte metin, uygulanacak desteklere ilişkin nihai karar anlamına gelmiyor. Son planı İsveç hükümeti hazırlayacak; kararlar Avrupa Birliği’nin çok yıllı bütçesi, ulusal eş finansman ve devam eden mevzuat müzakerelerine bağlı olacak. İsveç’in plan önerisini Avrupa Komisyonuna 2027 yazında sunması bekleniyor.

İsveç Tarımında Kuşak Değişimi Sorunu: Çiftçilerin %40’tan Fazlası 65 Yaş Üzerinde
Görsel kaynağı: SVT Nyheter · Özgün haber
Veri haberi

İsveç Tarımında Kuşak Değişimi Sorunu: Çiftçilerin %40’tan Fazlası 65 Yaş Üzerinde

İsveç tarımı, yaşlanan çiftçi nüfusu ve işletmeleri devralabilecek ya da devralmak isteyen gençlerin sınırlı olması nedeniyle büyüyen bir kuşak değişimi sorunuyla karşı karşıya. Jordbruksverket verilerine göre 2025'te bireysel işletme sahibi çiftçilerin %40'ından fazlası 65 yaş veya üzerindeydi. Bu oran 2010'da %27 olarak kaydedilmişti. Lantbrukarnas Riksförbund bünyesindeki LRF Ungdomen, sorunun yalnızca çiftçilerin yaşlanmasından kaynaklanmadığını belirtiyor. LRF Ungdomen Başkanı Katarina Wolf'a göre birçok işletme sahibi emeklilik yaşında ya da buna yakınken, genç işletmecilerin sektöre katılımı sınırlı kalıyor. Kuşak ve mülkiyet değişimlerinin karmaşık ve pahalı olması da gençlerin tarıma girişini zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Genç kuşağın sektöre kazandırılması, İsveç'in gıda üretimini ve hazırlık kapasitesini güvence altına almak açısından önemli görülüyor. Kuzey Öland'da çiftçilik yapan Annika ve Isac Danielsson, gençlere mesleği deneme ve deneyim kazanma fırsatı sağlayan örnekler arasında yer alıyor. Çift, aralarında birden fazla genci istihdam ederek onların tarımda gelişmesine katkıda bulunduğu için kısa süre önce 2026 Yılın Tarımsal İvmesi ödülünü aldı. Son yıllarda çiftlikte yaklaşık altı genç çalıştı; hâlen çalışanlardan biri 21 yaşındaki William Thordsson. Thordsson, gençlerin bilgi edinmesi ve sektöre adım atması için fırsat yaratılmasının önemli olduğunu belirterek çiftçi olmayı sürdüreceğini söylüyor.

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor

Keyhole işareti, tüketicilerin aynı ürün kategorisi içinde daha iyi besin değerine sahip gıdaları seçmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. İşaret için gerekli kriterler, 2023’te güncellenen Kuzey Beslenme Tavsiyeleri doğrultusunda yeniden değerlendiriliyor. Kriterler şeker, tuz ve yağ miktarlarının yanı sıra lif ve tam tahıl oranlarını da kapsıyor. Olası değişiklikler, ürün kategorilerine göre izin verilen tuz, şeker ve yağ miktarları ile lif ve tam tahıl içeriği şartlarını etkileyebilir. Ancak somut kuralların ürün kategorisine ve ülkeye göre değişebileceği belirtiliyor. İsveç, Danimarka, Norveç ve İzlanda sistemleri uyumlaştırmaya çalışsa da ülkelerin aynı mevzuat metnini veya aynı takvimleri uygulayacağı anlamına gelmiyor. Keyhole kullanımı gönüllü olduğu için değişiklikler tüm gıdaların bileşiminin değiştirilmesini zorunlu kılmıyor. Buna karşılık işareti kullanan veya kullanmak isteyen üreticilerin bazı ürün reçetelerini gözden geçirmesi gerekebilir. Önceden işarete uygun olan bazı ürünler yeni şartları karşılayamayabilirken, değişiklikler başka ürünler için işaret alma fırsatı yaratabilir. Nihai kurallar ve geçiş süreleri özellikle Keyhole kullanan pazarlara ihracat yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı

Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları arasındaki farklar belirginleşirken, Numbeo’nun 2026 ortası verilerine göre endeks İsviçre’de 189,2’ye, Moldova’da 57,2’ye ulaştı. AB ortalaması 100 kabul edildi. Bu karşılaştırmada Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi 82,1 olarak verildi. Türkiye, bazı AB ülkelerinden daha pahalı olmasına rağmen blok ortalamasının altında kaldı; haberde ayrıca ülkenin Avrupa’daki en yüksek gıda enflasyonuna sahip olduğu belirtildi. Euronews Business, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden endeksini AB ortalaması 100 olacak şekilde uyarladı. Bu ölçüme göre İsviçre’de gıda ürünleri AB ortalamasından %89,2 daha pahalı, Moldova’da ise %42,8 daha ucuz. AB içinde Romanya 66,7’lik endeksle en düşük seviyede yer aldı. Kosova’nın endeksi 60,6 olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 olarak kaydedildi. En yüksek fiyatlar arasında İzlanda 183,6 ile ikinci sırada yer aldı; Norveç 154,4, Lüksemburg 134,9 ve Danimarka 128,4 endeks değerine ulaştı. Finlandiya 119,7, İsveç 116,6, Avusturya 124,5, İrlanda 122, Belçika 117,6 ve Hollanda 116,4 ile AB ortalamasının üzerinde kaldı. Avrupa’nın önde gelen ekonomileri arasında Fransa, ortalamanın %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke oldu. İspanya’nın endeksi 89,7’de kalırken Birleşik Krallık 111,9, Almanya 111,6 ve İtalya 110,2 olarak verildi. Eurostat’a göre gıda ve alkolsüz içecekler AB’de hane harcamalarının %13,6’sını oluşturuyor; konut ve hizmet faturalarının payı %23,6. Haberde, düşük fiyatların her zaman daha yüksek karşılanabilirlik anlamına gelmediği vurgulandı. Ilaria Benedetti, Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen ailelerin bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırdığını belirtti. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh da ücretler ve satın alma gücündeki farklılıkların değerlendirmeye katılması gerektiğini söyledi. Euronews Business’ın Ekim 2026 hesaplamasında, marketlerde satılan 19 kalemden sigara çıkarıldı ve kalan 18 ürünün fiyatları, her biri bir kez ve ağırlıklandırılmadan toplandı. Buna göre AB’de ortalama sepet maliyeti 69,84 euro oldu. Aynı sepet İsviçre’de 137,90 euro, Moldova’da 41,10 euro ve Norveç’te 116,10 euro olarak hesaplandı; Lüksemburg’da 99 euro, Avusturya’da 88,10 euro ve Danimarka’da 87,70 euro seviyesinde kaldı.

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor

Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeler arasında belirgin biçimde değişiyor. CNN.gr’nin aktardığı 2026 Numbeo verilerine göre gıda endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde İsviçre’de 189,2’ye çıkarken Moldova’da 57,2’de kalıyor. Bu karşılaştırmaya göre AB ortalamalarında 100 avro tutan bir alışveriş sepeti İsviçre’de 189,20 avroya, Moldova’da ise 57,20 avroya mal oluyor. İsviçreyi 183,6 ile İzlanda, 154,4 ile Norveç, 134,9 ile Lüksemburg ve 128,4 ile Danimarka izliyor. Finlandiya’nın endeksi 119,7, İsveç’in endeksi ise 116,6 olarak veriliyor. Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında Fransa, AB ortalamasının %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke konumunda bulunuyor. İspanya 89,7 ile ortalamanın altında kalırken Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya sırasıyla 111,9, 111,6 ve 110,2 seviyelerinde yer alıyor. Avusturya, İrlanda, Belçika ve Hollanda da AB ortalamasının üzerinde fiyatlara sahip ülkeler arasında sıralanıyor. Doğu Avrupa ve Balkanlar’da ise market ürünleri genel olarak daha ucuz gösteriliyor; Romanya 66,7 endeks değeriyle listenin en düşük seviyesindeki ülke olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 değerlerinde bulunuyor. Ancak bu endeksler ülkelerdeki kullanılabilir geliri ve ortalama maaşları hesaba katmadığı için tüketicilerin gerçek satın alma gücünü tek başına göstermiyor.

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı

Global Dairy Trade’nin 20 Ekim’deki açık artırmasında fiyat endeksi %2,5 yükselerek şubattan bu yana en büyük artışı kaydetti. Bu, fiyatların üst üste ikinci açık artırmada yükselmesi anlamına gelirken, hareketi özellikle süt tozu ürünleri yönlendirdi. Tam yağlı süt tozu %4,4 artışla ton başına yaklaşık 37.148 krona, yağsız süt tozu ise %3,4 artışla yaklaşık 39.273 krona çıktı. Tereyağı fiyatı ise üst üste dokuzuncu açık artırmada gerileyerek %0,4 düştü ve ton başına yaklaşık 46.644 kron oldu. AB, ABD ve Yeni Zelanda gibi büyük ihracatçılarda süt üretimi artışının yavaşlaması fiyatları destekleyen unsurlar arasında gösterildi. Yeni Zelanda ve Avustralya’da El Niño kaynaklı kuraklık riski, aralık ayından itibaren üretimi sınırlayabilir. Agrocura, arzın daralması ve süt tozu talebinin güçlü kalması halinde fiyatların daha fazla destek bulabileceğini belirtti.

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi

İsveç Tarım Kurulu, 2026 ilkbaharında başvurulan euro cinsinden tarım desteklerinin hektar ve hayvan birimi başına tutarlarını açıkladı. Desteklerin amacı sürdürülebilir ve rekabetçi tarıma katkı sağlamak. Euro üzerinden belirlenen ödemeler, her yıl ekim ayında toplam başvurulan hektar ve hayvan birimi sayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. 2026 için çiftlik desteği hektar başına 132,27 euro, ilk 150 hektar için yeniden dağıtım desteği 16,92 euro ve genç çiftçi desteği 90,23 euro olacak. Sığır desteği hayvan birimi başına 93,80 euro olarak belirlendi. Organik üretim desteği tahıl, yağlı tohum ve protein bitkilerinde 162 euro; meyve ve meyvelerde 811 euro; patates, şeker pancarı ve sebzelerde 541 euro olarak uygulanacak. Tarım arazisindeki hayvan desteği ise hektar başına 195 euro. Hassas tarım planlaması desteği hektar başına 31,28 euro, yem bitkisi yetiştiriciliği desteği 59 euro olacak. Çiçekli tarla ve tarla kenarı desteği, bölgeye göre 282 euro, 726,02 euro veya 387,73 euro olarak değişecek. Karbon depolama ve azot sızıntısını azaltma desteği ara ürün için 141 euro, yakalama bitkisi için 156 euro ve ilkbahar işlemesi için 72 euro olarak açıklandı. 2026 ödemelerinde 1 euro 11,331 İsveç kronu üzerinden hesaplanacak. Çoğu ödemenin 11 Aralık'ta başlaması, bazı desteklerde %85'lik kısmi ödemenin ise 13 Kasım'dan itibaren yapılması planlanıyor; bu desteklerin nihai ödemeleri Ocak 2027'de başlayacak.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, 2028–2034 dönemini kapsayan bütçe konusunda yapılan zirvenin ilk gününde uzlaşmaya varamadı. İrlanda dönem başkanlığının hazırladığı 1.620 milyar avroluk uzlaşma önerisi, hem bütçeye net katkı yapan ülkelerin hem de kohezyon ödemelerini korumak isteyen ülkelerin itirazlarıyla karşılaştı. Bu nedenle AB liderlerinin bütçe görüşmelerini yıl sonundan önce tamamlayıp tamamlayamayacağı belirsizleşti. İrlanda önerisi, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden 141 milyar avro daha düşük bir toplam bütçe öngörüyordu. Buna rağmen Almanya ve İsveç taslağı hâlâ fazla maliyetli buldu. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, önerinin ülkesinin net katkısını yaklaşık %60 artırabileceği uyarısında bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ortaya çıkabilecek yükleri kabul edilemez olarak niteledi. Böylece bütçenin büyüklüğü ve ülkeler arasındaki mali paylaşım, müzakerelerin temel anlaşmazlık noktaları olarak kaldı. Diğer tarafta, 17 üye ülkeden oluşan ve kohezyon ödemelerini savunan grup, kalkınma ve tarım kaynaklarının korunmasını talep ediyor. Bu kaynakların yeni bütçe döneminde nasıl düzenleneceği, özellikle AB finansmanına dayalı yatırımlar açısından önem taşıyor. Kaynakta, bütçe döngüsünün kuralları ile çerçeve tutarlarının Macaristan’daki yatırımların AB finansmanını uzun yıllar etkileyebileceği belirtiliyor. Zirvede daha önce gündeme gelen anlaşma takvimi de tartışmalı hâle geldi. Euronews’in aktardığına göre bazı katılımcılar aralık ayında anlaşmaya varılması hedefini sorguladı. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın uzlaşma hazırlığını üstlenmesi ve bunu birkaç hafta içinde üye ülkelere sunması bekleniyor. Bir sonraki olağanüstü zirvenin 26 Kasım’da yapılması öngörülüyor. Görüşmelerin 2027’ye sarkması hâlinde, yeni bütçe döneminin uygulanması için gerekli mevzuatın zamanında kabul edilmesi riske girebilir. Bu durum, 2028’de başlayacak yeni bütçe dönemindeki destek ödemelerinin gecikmesine yol açabilir. Ancak kaynakta nihai bütçe kararının alındığı belirtilmiyor; müzakereler ve uzlaşma arayışı devam ediyor.

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Interest.co.nz · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor

Yeni Zelanda’nın geyik eti sektörü, birkaç zorlu yılın ardından başta Avrupa olmak üzere önemli denizaşırı pazarlardan daha olumlu sinyaller alıyor. Deer Industry New Zealand temsilcisi Terry Meikle’nin Avrupa’da müşteriler, ithalatçılar, dağıtıcılar ve şeflerle yaptığı görüşmeler, çiftlikte yetiştirilen geyik etine talebin güçlü kaldığını, asıl kaygının ise mevcut talebi karşılayacak yeterli ürün bulunup bulunmadığı olduğunu gösterdi. Meikle, Yeni Zelanda’nın bu pazarlarda kurduğu güçlü ilişkilerin sektör için önemli bir dayanak oluşturduğunu belirtti. Avrupa’da yüksek enerji ve iş gücü maliyetleriyle genel geçim maliyeti baskısı tüketicileri fiyatlara karşı daha duyarlı hale getiriyor. Meikle, müşterilerin tutumunu temkinli iyimser olarak nitelendirirken geyik etinin bu koşullarda görece iyi konumda kaldığını söyledi. Buna karşılık Yeni Zelanda’daki geyik varlığının önemli ölçüde gerilemesi, çiftçilerin geyik yetiştiriciliğini koyun, sığır ve diğer arazi kullanım seçenekleriyle karşılaştırmasına yol açıyor. Yüksek fiyatlar kısa vadeli teşvik sağlasa da üreticilerin güveninin kalıcı biçimde güçlenmesi, talebin tek bir sezonun ötesinde sürdüğünün görülmesine bağlı. Sektörün Avrupa’daki başlıca avantajlarından biri, çiftlikte yetiştirilen ürünün tutarlı olması olarak öne çıkıyor. Avrupalı müşteriler, Yeni Zelanda’dan öngörülebilir kaliteye sahip geyik eti alabileceklerine güveniyor. Bu durum, yaban avı ürünlerinde görülebilen kalite ve arz değişkenliğinden ayrışıyor. Ancak sektör, yalnızca lezzet ve kaliteye değil; menşe, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik iddialarına da kanıt sunmak zorunda. Yaşam döngüsü değerlendirmesi ve biyoçeşitlilik çalışmaları, bu kanıt altyapısını güçlendirmek için değerlendiriliyor. Avrupa’da geyik eti tüketimi geleneksel olarak, özellikle Almanya’da, av sezonu çevresinde yoğunlaşıyor. Meikle, bazı daha geleneksel bölgelerde bu mevsimselliğin süreceğini kabul ederken İsveç, Hollanda, Benelüks, İsviçre ve Kuzey İtalya’da tüketimin yıl geneline yayılması için alan bulunduğunu düşünüyor. Yıl boyunca soğutulmuş ürün ve perakende programlarının ortaya çıkması, sektörün 52 haftalık bir pazarlama fırsatına ulaşma hedefini destekliyor. Şefler ve perakendeciler de tüketici tercihlerine uygun daha küçük ve belirli parçalara yöneliyor. Covid döneminde restoranların kapanması, Yeni Zelanda geyik etinin Avrupa’daki yiyecek hizmetlerine bağımlılığını görünür hale getirerek perakendeye yönelimi hızlandırdı. Kuzey Amerika bu stratejide giderek daha önemli bir konuma gelirken, Avrupa’nın yüksek değerli parçalar için başlıca pazar olmayı sürdüreceği belirtiliyor. ABD’de burger, kıyma ve kurutulmuş ürünler öne çıkarken sektör, büyük but parçalarının değerini artırmayı ve karkasın tamamından daha yüksek gelir elde etmeyi hedefliyor.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor

Yapay zekâ ve dijitalleşme, bitki ıslahını hızlandırarak kaynak kullanımını daha verimli hâle getirebilir ve çiftçilerin kârlılığını destekleyebilir. Lantmännen Genel Müdür Yardımcısı ve Teknoloji Direktörü Per Arfvidsson, bu değerlendirmeyi Copa-Cogeca’nın Avrupa Tarım Kongresi kapsamında Stockholm’de 14 Ekim’de düzenlenen yapay zekâ panelinde yaptı. Arfvidsson’a göre teknolojinin gerçek değer üretmesi için kalite güvencesinden geçmiş büyük hacimli verilere ve çiftliklerde somut fayda sağlayan çözümlere ihtiyaç bulunuyor. Lantmännen, Svalöv’deki yeni tesis için 100 milyon İsveç kronu yatırım yapıyor. Şirket, uzun süredir yürüttüğü dijitalleşme çalışmaları ile yapay zekâ işlevlerini kullanarak yeni bitki çeşitlerini daha hızlı geliştirme imkânı görüyor. Arfvidsson, yapay zekâ destekli dijital araçların gübre, bitki koruma ürünleri ve suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Lantmännen’in çoğunluk hissesine sahip olduğu teknoloji şirketi Cgrain, yapay zekâ ve gelişmiş görüntü analizi kullanarak tahıl kalitesini otomatik ve hızlı biçimde değerlendiriyor. Bu teknoloji, şirketin bitki ıslahı ve tahıl faaliyetlerinde kullanılıyor. Lantmännen’in kısmen sahip olduğu Agronod AB ise çiftçilerin verilerini güvenli biçimde paylaşmasına ve depolamasına olanak veren bir veri platformu ve altyapı sunuyor. Agronod’un Agrosfär adlı iklim aracı, üretimin iklim etkisinin hesaplanmasına yardımcı oluyor. Arfvidsson, dijitalleşme ve yapay zekânın üretim kararlarının dayanaklarını geliştirebileceğini, raporlamayı otomatikleştirerek çiftçilerin idari yükünü azaltabileceğini ifade etti. Bununla birlikte çiftçilerin verileri üzerindeki teknik ve hukuki kontrolünü koruması gerektiğini vurguladı. Ürünler, münavebe ve satışla ilgili stratejik kararların çiftçiler tarafından verilmeye devam edeceğini söyledi.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Avrupa Tarım Liderleri Stockholm Deklarasyonu’nu İmzaladı

Avrupa’daki tarım liderleri ve tarım kuruluşları ile kooperatif temsilcileri, Avrupa tarımını ve gıda hazırlığını güçlendirmeyi amaçlayan Stockholm Deklarasyonu’nu Stockholm’de imzaladı. LRF’nin 14–16 Ekim’de ev sahipliği yaptığı Copa-Cogeca Avrupa Tarım Kongresi’nde imzalanan deklarasyonun, ardından Avrupa Birliği zirvesi liderlerine sunulacağı bildirildi. LRF, İsveç’in Avrupa’nın gıda arzında daha büyük rol üstlenmesini ve daha fazla üretimi mümkün kılan ortak finansmanın korunmasını istiyor. Kongrede savaş, aşırı hava olayları ve ticaretteki aksaklıkların Avrupa’nın gıda arzını baskı altında bıraktığı belirtildi. İklim değişikliğinin Avrupa’nın bazı bölgelerindeki üretim koşullarını zorlaştırdığı, bu nedenle İsveç’in ortak arza daha fazla katkı yapabilmesi gerektiği ifade edildi. LRF’ye göre bunun için tarım işletmelerinin gelişmeye yatırım yapabilecek mali güce sahip olması ve yeni neslin işletmeleri devralmaya istekli ve olanaklı olması gerekiyor. AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) finansman koşullarını belirleyecek. LRF, finansmanın zayıflamasının gıda üretimini güçlendirmek için gereken yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunarak güçlü ve uzun vadeli finanse edilen bir OTP talep ediyor. Kuruluş, ortak kaynakların çiftçilerin gıda üretmesinin yanı sıra çevre, hayvan refahı ve toplumsal hazırlığa katkı sunabilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. LRF ayrıca dizel ve gübre maliyetlerindeki artışın durdurulmasını, tarım makinelerinin Emisyon Ticareti Sistemi 2’den (ETS2) muaf tutulmasını ve mineral gübrede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) maliyetinin etkin biçimde ele alınmasını istiyor. Kuruluş, iklim, vergiler, ticaret ve bütçeye ilişkin kararlarda gıda üretiminin toplam etkisinin dikkate alınmasını; öngörülebilir kurallar, daha hızlı izin süreçleri ve finansmana erişim sağlanmasını da talep ediyor.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya ile 16 AB üyesi ülke, Avrupa Birliği'nin 2028-2034 bütçesinde bölgelere ve tarıma ayrılan kaynakların daha fazla azaltılmasına karşı ortak tutum aldı. Rzeczpospolita'nın aktardığına göre, dönem bütçesine ilişkin son başkanlık teklifinde 141 milyar avroluk kesinti öngörülüyor. Agropolska'nın aktardığına göre Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç ise tarım ve bölgesel kalkınma fonlarının savunma ile inovasyona kaydırılmasını istiyor. Polonya, gelecekteki Ortak Tarım Politikası bütçesinin azaltılmasına alan olmadığını belirtiyor.

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi

İsveç'te günlük tüketim ürünleri perakendesinin satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %4,3 arttı. Svensk Dagligvaruhandel tarafından hazırlanan Dagligvaruindex verilerine göre artış, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının aynı dönemde %6,6 gerilemesine rağmen gerçekleşti. Fiyatlardaki düşüşün büyük ölçüde yarıya indirilen gıda vergisinden kaynaklandığı belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ağustos-Eylül döneminde de %0,8 azaldı. Satış kanallarında fiziksel mağazaların cirosu Eylül ayında %4,2, e-ticaret satışları ise %4,5 yükseldi. Dijital kanallar içinde eve teslimat %6,3 büyürken mağazadan teslim alma %2,1 arttı. İnternet satışları, ay toplamında günlük tüketim ürünleri perakendesinin cirosunun %4,6'sını oluşturdu. Takvim etkileri düzeltildiğinde Eylül ayındaki toplam satış artışı %4,0 olarak hesaplandı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam günlük tüketim ürünleri satışı da 2025'in aynı dönemine göre %4,0 arttı. Çeyrek bazında fiziksel mağaza satışları %3,8 yükselirken internet satışlarındaki artış %7,7'ye ulaştı. Eve teslimat %10,4, mağazadan teslim alma ise %4,3 büyüdü; satışların çoğu yine fiziksel mağazalarda gerçekleşti. Svensk Dagligvaruhandel Üst Yöneticisi Karin Brynell, gıda fiyatlarının bir yıl öncesine göre düşük kalmasına karşın enerji fiyatlarındaki yükselişin üretim, taşıma ve dağıtım maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Brynell ayrıca hava koşulları ve iklim kaynaklı olayların hasatları, hammadde arzını ve dünya piyasalarındaki fiyatları etkileyerek zamanla İsveç'teki mağaza ve hanelere yansıyabileceğini belirtti. Ekim ayındaki satışları kapsayan bir sonraki Dagligvaruindex'in 13 Kasım'da yayımlanacağı bildirildi.

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde
Görsel kaynağı: La Libre Belgique · Özgün haber
Veri haberi

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde

Avrupa Birliği (AB) liderleri, bir sonraki AB bütçesi için Brüksel’de müzakerelere başladı. Tarım, savunma, rekabetçilik ve göç gibi öncelikleri 2034’e kadar finanse etmesi planlanan bütçe üzerinde anlaşmaya varılması hedefleniyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görüşmelerin çok zor geçeceği uyarısında bulunurken yıl sonuna kadar uzlaşma sağlanmasının hâlâ mümkün olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 trilyon avroluk Komisyon teklifinde tarım ve Avrupa bölgelerine ayrılacak kaynak, Ukrayna ve savunma fonlarının büyüklüğü, yapay zekânın bütçedeki yeri ve Afrika’da göçmen merkezlerinin finanse edilip edilmeyeceği gibi başlıklar henüz karara bağlanmadı. AB üyesi birçok ülkenin lideri bu kararları Noel’den önce sonuçlandırmak istiyor. Müzakerelerde bir tarafta daha iddialı bir bütçe isteyen ülkeler bulunuyor. Fransa, Polonya, İtalya ve İspanya tarım ile sosyal ve bölgesel uyum için daha fazla kaynak talep ederken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez mevcut teklifin açıkça yetersiz olduğunu söyledi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da bütçenin kapsamının kritik olduğunu savundu. Diğer tarafta Almanya, İsveç ve Hollanda’nın öncülük ettiği, bütçede tasarruftan yana ülkeler yer alıyor. Bu ülkeler, ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı gerekçe göstererek Komisyon teklifinde büyük kesintiler yapılmasını istiyor. Hollanda, tarım veya uyum harcamalarında azaltım pahasına kaynakların AB’nin modernizasyonuna yönlendirilmesini savunuyor. AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda’nın başlangıç teklifine göre 140 milyar avroluk kesinti önerisi ise tarafların hiçbirini memnun etmedi. Fransa ayrıca dijital hizmetler, kripto varlıklar ve kumar üzerinden yeni Avrupa gelirleri oluşturulmasını öneriyor.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar
Görsel kaynağı: Suomen Kuvalehti · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Birliği’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak çok yıllı mali çerçevesi için müzakereler kritik aşamaya giriyor. AB liderleri, İrlanda’nın hazırladığı uzlaşma önerisi temelinde 15–16 Ekim’de bütçeyi ele alacak. Konseyin kasımda olağanüstü ve gayriresmî, Noel’den önce ise resmî toplantı yapması planlanıyor. Konsey Başkanı António Costa anlaşmaya Noel’den önce varılmasını umuyor; ancak 2026’nın başı da olası görülüyor. Komisyonun 2025 yazında sunduğu taslağın toplam büyüklüğü yaklaşık 2 trilyon euro. Bunun 150 milyar eurodan fazlasının geçmiş toparlanma kredilerinin geri ödenmesine ayrılması planlanıyor. Finlandiyalı yetkililer, önerinin ülkenin yıllık finansman payını 2 milyar euronun biraz üzerindeyken 3 milyar euronun üzerine çıkarabileceğini değerlendiriyor. Finlandiya’nın AB’den tarım, araştırma ve inovasyon alanlarında fon aldığı belirtiliyor. Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve Danimarka, Komisyon taslağında yüz milyarlarca euroluk kesinti talep ediyor. Bu ülkeler finansmanın özellikle güvenlik ve savunma, rekabet gücü, inovasyon ve göçün önlenmesine yönlendirilmesini, diğer alanlarda ise tasarruf aranmasını istiyor. İtalya, İspanya, Polonya, Baltık ülkeleri ve birçok Doğu Avrupa ülkesi ise Komisyon taslağında yalnızca birkaç on milyar euroluk kesinti öngören Kıbrıs önerisini destekliyor. İrlanda’nın son uzlaşma önerisi Komisyon taslağından 150 milyar euronun üzerinde kesinti öngörüyor. Ancak tasarrufların rekabetçilik fonlarına yönelmesi Almanya ve Finlandiya’nın tepkisini çekti. Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, bütçede kesinti talep ederken tarım desteklerinin korunmasını savunuyor. Komisyonun resmî önerisi de çiftçilere gelir desteği, çevre önlemleri, çiftlik yatırımları, genç çiftçiler ve risk yönetimi için ayrılan kaynakların korunmasını öngörüyor. Komisyon ayrıca karbon sınır vergileri ve atık ücretleri gibi yeni öz kaynaklarla yılda yaklaşık 60 milyar euro gelir toplamayı öneriyor. Bütçenin kabulü için üye ülkelerin oybirliği ve Avrupa Parlamentosu çoğunluğu gerekiyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri şu ana kadar daha büyük ve daha iddialı bir bütçe talep ediyor.

İsveç'te Süt Sığırcılığı İşletmeleri 50 Yılda %96 Azaldı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Süt Sığırcılığı İşletmeleri 50 Yılda %96 Azaldı

İsveç'te süt ineği bulunan işletmelerin sayısı 1976-2025 arasında %96 azalarak 56.500'den 2.480'e geriledi. Aynı dönemde ülkedeki süt ineği sayısı 663.900'den 292.900'e düştü. İşletme başına ortalama süt ineği sayısı 11'den 118'e yükseldi. İnek başına verimdeki artışın sürülerin büyümesine eşlik etmesi, İsveç'te yıllık süt miktarının değişmeden kalmasını sağladı. 2025'te 99'dan fazla süt ineği bulunan işletmelerde 250.000 inek yer aldı. Veriler İsveç Tarım Kurumundan alındı.

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Fazlası Tahıl Fiyatları Üzerinde Baskı Kuruyor

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) ekim ayı Dünya Tarım Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporu, küresel mısır arzındaki artışın tahıl fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret etti. ABD’nin büyük mısır hasadı ve yükselen stokları nedeniyle üretim tahmini yaklaşık 406 milyon tona çıkarılırken, dönem sonu stokları 7 milyon tondan fazla artışla yaklaşık 46 milyon tona yükseltildi. ABD mısır üretici fiyatı tahmini de kile başına 4,70 dolara indirildi. Rapora göre bu görünüm, dünya piyasasında mısır arzını ve ihracat rekabetini artırarak fiyatları baskılayabilir. Avrupa’da kuraklık nedeniyle mısır hasadı küçük gerçekleşti ve mısır fiyatı yaz sonu ile sonbahar başında yükseldi. Ancak Arjantin’in yüksek hasat yapması ve Avrupa’ya yoğun mısır sevk etmesi bekleniyor. Bu arzın, Paris’teki Matif piyasasında mısır fiyatını ve buna bağlı olarak buğday fiyatını aşağı çekebileceği değerlendiriliyor. Buğday piyasasında görünüm daha karmaşık. USDA, AB’nin buğday üretimi tahminini 0,8 milyon ton düşürerek 133 milyon tona indirdi. Rusya’nın devam eden Karadeniz bölgesi çatışmasıyla bağlantılı lojistik sorunlar nedeniyle ihracatının beş yılın en düşük seviyesine, 40 milyon tona gerilemesi bekleniyor. AB’deki daha küçük hasat ve Rusya’dan azalacak sevkiyatlar fiyatlara destek verebilirken, artan ABD stokları ve zayıflayan ihracat talebi bu etkiyi sınırlayabilir. Yağlı tohumlarda ABD soya üretimi tahmini yaklaşık 124 milyon tona çıkarıldı; buna karşın üretici fiyatı tahmini değişmedi. Endonezya’da kurak hava nedeniyle palm yağı üretiminin 2,2 milyon ton azalarak 45 milyon tona gerilemesi bekleniyor. İsveçli üreticiler açısından Matif fiyatları, döviz kuru ve uluslararası ihracat talebi belirleyici olacak. Haberde, buğdayın Matif’te ton başına 245 avrodan işlem gördüğü ve yakın dönemde yeni bir fiyat artırıcı gelişme olmazsa sonbahardaki zirvenin aşılmayabileceği belirtildi.

İsveç’te Hükümet Kuruluşu Çiftçileri Etkileyebilir
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

İsveç’te Hükümet Kuruluşu Çiftçileri Etkileyebilir

İsveç’te hükümetin kurulma süreci, İsveçli çiftçilerin koşulları bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gröna arbetsgivare, sürecin tarım açısından büyük önem taşıyabileceğine işaret ediyor. Kuruluş sürecinde dizel vergisi, iş gücü ve yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gröna arbetsgivare, bu konularda siyasi uzlaşmalar için iyi fırsatlar bulunduğunu belirtiyor.