ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

13 haber · Sayfa 1

Kosova Süt Ürünleri Birliği, Fırınlarda Palm Yağı Kullanımının Araştırılmasını İstedi
Görsel kaynağı: Sinjali · Özgün haber

Kosova Süt Ürünleri Birliği, Fırınlarda Palm Yağı Kullanımının Araştırılmasını İstedi

Kosova Süt Ürünleri Birliği (SHQK), ülkedeki fırın ve börekçilerde satılan ürünlerde palm yağı kullanılmış olabileceği konusunda endişe duyduğunu açıkladı. Birlik, kurumlara bu ürünlerde gerçek süt lorunun yerine palm yağı kullanılıp kullanılmadığını doğrulama çağrısı yaptı. SHQK’ye göre tüketiciler, satın aldıkları ürünlerin içeriği hakkında doğru biçimde bilgilendirilmeden bu ürünleri tüketiyor olabilir. Birlik, uygulamanın yaygın olması halinde bunun tüketicileri yanıltabileceğini ve adil rekabete zarar verebileceğini belirterek işletme sahipleriyle sorumlularından şeffaflık istedi. Ayrıca kurumların gerekli kontrolleri yapmasını talep etti.

Yazar, FDA’dan Salgınların Gerçek Kaynağını Açıklamasını İstiyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Yazar, FDA’dan Salgınların Gerçek Kaynağını Açıklamasını İstiyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Food Safety News yazarı, FDA’ya sunacağını belirttiği iki yurttaş dilekçesiyle, kurumun kendi soruşturmasında bir salgının gerçek kaynağı olarak belirlediği firmanın adını açıklamasını istiyor. Talep, soruşturma sürerken olası kaynakların veya çalışma hipotezlerinin yayımlanmasını kapsamıyor; yalnızca inceleme tamamlandığında gerçekten kaynak olduğu sonucuna varılan şirketin açıklanmasını öngörüyor. Yazar, dilekçelerin federal hükümetin daha önce yapmadığı ya da yapabileceğini söylemediği bir uygulamayı istemediğini savunuyor. Yazıya göre “radikal şeffaflık” ilkesi, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile FDA’nın gıda politikalarına 2025’te taşındı. HHS, 10 Mart 2025’te kendiliğinden GRAS yolunun kapatılmasını inceleme talimatı verirken, Amerikalıların gıdalarının içeriğini bilmesini sağlama taahhüdünü açıkladı. FDA da 9 Temmuz 2025’te gıda güvenliği ve beslenme eylemlerinde radikal şeffaflığın gıda kaynaklı hastalıklar ile kronik hastalıkları azaltmanın anahtarı olduğunu bildirdi. FDA’nın gıda programı, 24 Eylül 2025’te kapanmış salgın soruşturmaları için Yönetici Olay Özeti belgelerini yayımlamaya başladı. Ancak yazar, bu özetlerde kamuoyunun en çok ihtiyaç duyduğu “kim ve nerede” bilgilerinin eksik kaldığını belirtiyor. FDA bazı salgınlarda şirket adlarını ve hastaların yaşadığı eyaletler gibi ayrıntıları açıklamadı; kurum, şirket adlarının Ticari Sırlar Yasası kapsamında korunduğunu söyledi. Yazıda, eylül ayında marulla bağlantılı bir E. coli soruşturmasının yetiştirici, işleyici veya marka adı verilmeden kapatıldığı aktarılıyor. Ekimdeki E. coli O157:H7 salgınında ise ürün markasının FDA veya USDA Gıda Güvenliği ve Denetim Servisi (FSIS) yerine dava ve gazete haberleri aracılığıyla öğrenildiği belirtiliyor. Yazar, 2024 sonbaharındaki romaine bağlantılı E. coli O157:H7 salgınını şeffaflık eksikliğinin örneği olarak gösteriyor. Salgında 15 eyalette 89 kişi hastalandı, 36 kişi hastaneye kaldırıldı, yedi hemolitik üremik sendrom vakası görüldü ve bir kişi öldü; FDA soruşturmayı yalnızca “romaine” ifadesiyle kapattı. Ayrıca chicken wrap ürünleriyle bağlantılı 50 kişilik salgında FDA salgının sona erdiğini bildirdi, FSIS ise kaynağın Trader Joe’s olduğunu bir gazeteciye doğruladı. FDA, ürünlerin daha önce piyasadan kaldırıldığını ve raf ömrü dolduğu için ayrıntılı açıklamanın tüketicilerin alabileceği koruyucu bir eylem sağlamayacağını söyledi; buna karşın FDA ve FSIS soruşturmalarının ayrıntıları yayımlanmadı.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı
Görsel kaynağı: Le Figaro · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa hükümeti, 2027’deki yıllık fiyat görüşmeleri öncesinde gıda sanayicileri ile büyük dağıtıcıları bir araya getirerek ilkbaharda beklenen gıda fiyat artışını sınırlamaya çalışıyor. Dağıtıcılar ise hükümetin hazırlık toplantısını boykot edebileceklerini açıkladı. Fédération du commerce et de la distribution, tarımsal hammadde maliyetlerinde daha fazla şeffaflık ve küçük işletmelere farklı muamele istiyor. Gıda sanayisi temsilcileri bu tutumu eleştirerek şirketlerin kriz kaynaklı ek maliyetlerinin dikkate alınmadığını savunuyor.

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor
Görsel kaynağı: Livsmedelsnyheter · Özgün haber
Veri haberi

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor

AB Komisyonunun özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların gıda inovasyonunu tarım ve gıda üretimindeki zorluklara karşı yararlı bir araç olarak gördüğünü, ancak yenilikçi gıdalara yönelik tutumların bilgi düzeyine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Araştırma, 27 AB ülkesinde 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla başa çıkmak için ek araçlar sağlayabileceğini belirtti. Yenilikçi ürünler arasında en yüksek kabul, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına dayanıklı bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelere gösterildi; katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketmekte rahat hissedeceğini söyledi. Buna karşılık, Avrupalıların %72’si yenilikçi gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgili hissetmediğini bildirdi. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalara olumlu bakarken, yeterince bilgili hissetmeyenlerde bu oran %27’ye geriledi. Genel tutumda %51 olumsuz, %39 olumlu görüş bildirildi. Tüketicilerin beklentileri arasında şeffaflık öne çıktı. Katılımcıların %85’i yenilikçi gıda ürünlerinde açık isimler bulunmasını ve ürünlerin nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi verilmesini istedi. Yenilikçi gıdalara yönelik rahatlık, gençlerde, yüksek eğitimlilerde, büyük şehirlerde yaşayanlarda ve bu ürünleri daha önce duymuş kişilerde daha yüksek ölçüldü. Bulgular, gıda inovasyonunun kabulü için açık iletişim, güvenlik ve kamu güveninin önemine işaret ediyor.

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda Yün Kolektifi Odak Alanlarını Belirledi

Yeni Zelanda Wool Collective CEO’su Ross McIsaac, yeni kolektifin başarılı olabilmesi ve yetiştiricilerin son dönemde elde ettiği iyi getirilerin sürdürülebilmesi için söylem ile eylemin örtüşmesi gerektiğini söyledi. McIsaac, açıklamaları Huntly’nin batısında, Te Akau yakınlarındaki Waimai Valley’de Alastair ve Anne Reeves’e ait Waimai Romney’de düzenlenen açık günde yaptı. McIsaac’e göre kolektif, geleceğe ilişkin vaatlerde bulunmak yerine önceki kuruluşlar Wool Impact ve Campaign for Wool’un son yıllardaki çalışmalarından ve bu çalışmaların sağladığı faydalardan yararlanmayı hedefliyor. Yapı, iki kuruluşu tek çatı altında birleştirerek ve tedarik zincirindeki şirketlerle birlikte çalışarak işbirliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu şirketleri kolektife yatırım yapmaya ikna etmek ise önündeki zorluklardan biri olarak görülüyor. Şeffaflık, kolektifin finansmanında temel koşullardan biri olarak öne çıkıyor. McIsaac, çiftçilerin yatırım yapabilmesi için paranın nereye gittiğini ve ne sağladığını bilmesi gerektiğini belirtti. Kolektif, sektörde hâlihazırda yürütülen çalışmaları tekrarlayarak gereksiz maliyet oluşturmak yerine tedarik ve değer zincirlerindeki şirketleri desteklemeyi amaçlıyor. Uzun vadede finansmanın yalnızca yetiştiricilerden gelmemesi ve tedarik zincirindeki şirketlerin de katkı yapması gerektiği ifade edildi. Kolektifin çalışma programı, maliyetleri ve bunların hükümet desteğiyle nasıl güçlendirileceği henüz tamamlanmadı; ayrıntıların yakında paylaşılması bekleniyor. McIsaac, yapının ihtiyaçtan büyük olmayacak şekilde yalın tutulacağını söyledi. Kolektif ayrıca mimarlar ve halı perakendecileriyle çalışarak yünün özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını, perakendecilerin tüketicileri doğru bilgilendirmesini ve bu amaçla çiftliklerle kırkım uygulamalarını anlatan videolar hazırlanmasını sağlamaya çalışıyor. McIsaac, yün için daha yüksek bir değer potansiyeli bulunduğuna inandığını, ancak halı gibi ürünlerde fiyat artışları konusunda piyasa hassasiyetlerinin bulunduğunu söyledi. Kolektifin bu alandaki çalışmaları, yünün doğal ve sürdürülebilir özelliklerinin tüketicilere ve ürünü önerecek sektör profesyonellerine daha iyi anlatılmasına odaklanıyor.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

PYCA, Pakistan’da Gıda Standartları İçin PSQCA’ya Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

PYCA, Pakistan’da Gıda Standartları İçin PSQCA’ya Çağrı Yaptı

Pakistan Youth Change Advocates (PYCA), Pakistan’daki gıda standartlarının belirlenmesi sürecinde şeffaflık ve bağımsızlığın sağlanması için Pakistan Standartlar ve Kalite Kontrol Kurumu’na (PSQCA) çağrı yaptı. PYCA, Tarım ve Gıda Ürünleri Ulusal Standart Belirleme Komitesi’nde (NSCAF) önerilen değişikliklerin ticari çıkarların kamu sağlığını zayıflatmasına izin vermemesi gerektiğini belirtti.

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı
Görsel kaynağı: SANA · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı

Suriye, tarımsal üretimi artırmak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal hizmetleri modernize etmek amacıyla Dünya Bankası hibesiyle finanse edilen, altı yıllık 175 milyon ABD dolarlık STAR projesini başlattı. Proje, girdilerden pazarlara kadar tarımsal değer zincirini kapsayacak ve bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra kooperatifleri ve özel sektör katılımını destekleyecek. Proje kapsamında tohum temizleme ve ilaçlama merkezleriyle depolama tesislerinin yenilenmesi, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin sağlanması ve gıda güvenliği, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal araştırma laboratuvarlarının geliştirilmesi planlanıyor. Çiftçiler ve kooperatifler, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ve organik sertifikası almaları için desteklenecek; ambalajlama, markalaşma ve özellikle zeytin ile antep fıstığı gibi ihracata yönelik ürünlerde hasat sonrası kayıpların azaltılması da hedefleniyor. STAR kapsamında üretici birlikleri ve kooperatiflere eş finansmanlı hibeler verilecek. Çiftçi gruplarının işleyiciler, ihracatçılar ve toptancılarla sözleşmeler yoluyla doğrudan bağlantı kurması, kooperatiflerin girdileri toplu alıp ürünleri birlikte pazarlayabilmesi için mevzuatın değiştirilmesi ve tohum, gübre, pestisit ile hayvan yemi kurallarının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Müdahaleler, bölgeler arasında eşit dağıtım yerine gıda güvensizliği, tarımsal önem, yerel ihtiyaçlar, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Hasaka, Rakka ve Deyrizor, kuraklık zararı ile buğday, arpa ve hayvancılık açısından önemleri nedeniyle öncelikli iller olarak sıralandı.

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda

Brezilya’daki Tarımsal Sanayi Üretim Zincirleri Yatırım Fonu (Fiagro), Temmuz 2026’da 65,8 milyar R$ net varlığa ulaştı. Oliveira Trust’ın Brezilya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (CVM) verileriyle hazırladığı çalışmaya göre, fonların kaynaklarının %71,1’i nitelikli ve profesyonel yatırımcılara yönelik sınıflarda bulunuyor. Bu sınıflar, pay sahibi hesaplarının yalnızca %7,6’sını oluşturuyor. Genel yatırımcıya açık sınıflar ise hesapların %92,4’ünü kapsamasına rağmen belirlenen varlıkların %28,9’unu temsil ediyor. Çalışmadaki sayılar tekil yatırımcıları değil, pay sahibi hesaplarını gösteriyor. Oliveira Trust, bu tablonun Fiagro’nun yalnızca bireysel yatırımcıların tarım ve gıda sektörünü finanse etmesiyle açıklanamayacağını; büyük ölçekli yatırımcılara yönelik farklı varlık, teminat ve finansman akışları içeren yapıların da geliştiğini belirtiyor. İşlem ortamlarına göre bakıldığında, borsada işlem gören sınıflar hesapların %69,7’sini, varlıkların ise %33’ünü oluşturuyor. Organize veya tezgâh üstü piyasalarda işlem gören araçlar, kaynakların %67’sini ve hesapların %30,3’ünü kapsıyor. Oliveira Trust Üst Yöneticisi José Alexandre Freitas, bu ayrımın yaygın tabanlı bireysel yatırımcı kitlesiyle ağırlıklı olarak kurumsal işlemlerden oluşan yapının birlikte varlığını gösterdiğini söylüyor. Genel yatırımcıya açık sınıflardaki yatırımların %62,4’ü, Tarımsal Alacak Sertifikaları (CRA) gibi menkul kıymetleştirme araçlarında bulunuyor. Fon payları %21,3, kırsal taşınmazlar %7,6, Kırsal Ürün Senetleri (CPR) gibi tarımsal kredi araçları ise %2,8 pay alıyor. Fiagro fonları Temmuz 2026’da 755 milyon R$ net kaynak girişi sağladı; yılın ilk yedi ayındaki girişler 6,2 milyar R$’a ulaştı. Brezilya Finans ve Sermaye Piyasaları Kuruluşları Birliği (Anbima), yatırımcı tabanının genişletilmesi, yabancı sermayenin çekilmesi ve teminat kayıtları ile yönetişim, şeffaflık ve iç süreçlerin geliştirilmesini öncelikler arasında sayıyor. Oliveira Trust’a göre modelin kalıcı biçimde yerleşmesi, farklı yatırımcı ve finansman ihtiyacına uygun yapılar sunulmasına ve açık kurallarla karşılaştırılabilir bilgilere bağlı.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeğine Karşı Acil Aşılama Planı Taslağı Yayımlandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeğine Karşı Acil Aşılama Planı Taslağı Yayımlandı

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), koyun ve keçi çiçeğine karşı acil koruyucu aşılama planı taslağını ve planın etkinleştirilmesi için prosedür başlatma kriterlerini yayımladı. Taslak, hastalığa karşı aşılama sürecinin hangi koşullarda devreye alınabileceğine ilişkin çerçeve sunuyor. Sektör kuruluşları, bilim insanları ve diğer ilgili taraflar, yayımlanan belgeler hakkında 15 gün içinde görüş ve öneri iletebilecek. BABH, planın tarım sektörüyle şeffaflık ve açık diyalog amacıyla kamuoyuna sunulduğunu bildirdi.

Almanya, İthal Soya İçin İzlenebilirlik Şartlarını Sıkılaştırıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Almanya, İthal Soya İçin İzlenebilirlik Şartlarını Sıkılaştırıyor

Almanya, yem sanayisinde kullanılan ithal soyada menşe ve izlenebilirlik kurallarını sertleştiriyor. Yeni koşullar, soyanın ormansızlaşmadan ari ve sürdürülebilir kaynaklardan geldiğinin daha ayrıntılı doğrulanmasını istiyor. Bu değişim, Avrupa’daki yağlı tohum piyasasını da etkiliyor. Ukrayna, Alman yem üreticileri için önemli tedarikçilerden biri olarak öne çıkarken, sektör AB düzenlemeleri ve alıcıların tam şeffaflık talebi nedeniyle yeniden şekilleniyor.