ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

44 haber · Sayfa 1

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi
Görsel kaynağı: Kesknädal · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi

Estonya Tüccarlar Birliği, temel gıda ürünlerinde uygulanan KDV’nin %24’ten %13’e indirilmesini önerdi. Öneri; taze et, balık, süt ürünleri, meyve ve sebzelerin yanı sıra ekmek, beyaz ekmek ve yumurtayı kapsıyor. Coop’un değerlendirmesine göre indirim, dört kişilik bir Estonya ailesi için yılda yaklaşık 300 avro tasarruf sağlayabilir. Estonya’da gıdaya uygulanan %24’lük KDV, Avrupa’daki en yüksek oranlar arasında bulunuyor. Danimarka’nın gıda KDV’sini düşürme planı nedeniyle Estonya’nın yakın gelecekte Avrupa’nın en yüksek gıda KDV oranına sahip ülkesi olabileceği belirtiliyor. Coop yöneticisi Rainer Rohtla, gıda fiyatlarının aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu küçük bölgelerde yaşayanların bu maliyetten daha fazla etkilendiğini söyledi. Tüccarlar Birliği İcra Direktörü Nele Peil ise diğer Avrupa ülkelerindeki deneyimlerin KDV indirimlerinin tüketici fiyatlarına yansıdığını gösterdiğini belirtti. Birliğe göre Estonya’da gıda fiyatlarındaki artış son yıllarda Avrupa’nın en hızlıları arasında yer alırken, Estonya aileleri gıdaya gelirlerinden Avrupa Birliği ortalamasından daha yüksek bir pay ayırıyor.

Karaçi’de Sığır, Dana ve Koyun Etinin Resmi Fiyatları Artırıldı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Karaçi’de Sığır, Dana ve Koyun Etinin Resmi Fiyatları Artırıldı

Karaçi şehir yönetimi, sığır, dana ve koyun etinin resmi fiyatlarını kilogram başına 50 ila 100 Pakistan rupisi artırdı. Karaçi komiserinin bildirdiği yeni oranlara göre kemikli sığır etinin fiyatı 1.050, kemiksiz sığır etinin fiyatı 1.350 Pakistan rupisine yükseltildi. Her iki kalemde artış kilogram başına 50 rupi oldu. Kemikli dana etinin resmi fiyatı 1.350, kemiksiz dana etinin fiyatı 1.650 Pakistan rupisine çıkarıldı. Koyun etinin resmi fiyatı ise 2.200 rupiden 2.300 rupiye yükseltildi. Böylece bu üründe kilogram başına 100 rupilik artış gerçekleşti. Resmi fiyatlarla piyasa fiyatları arasındaki farkın devam ettiği belirtildi. Hassas Fiyat Endeksi’nin haftalık verilerine göre Karaçi’de koyun eti, son bir buçuk ayda kilogram başına 2.200-3.000 rupiye yükseldi; önceki fiyat aralığı 2.000-2.800 rupi olarak verildi. Piyasada dana etinin kemikli fiyatı 1.500, kemiksiz fiyatı ise 1.700-1.800 rupi seviyesinde bulunuyor. Et tüccarları fiyat artışlarını yüksek et ihracatına bağladı. Tüccarlara göre LPG fiyatlarının birkaç ay içinde kilogram başına 380 rupiden 500-550 rupiye yükselmesi ve yüksek dizel fiyatları da taşıma maliyetlerini artırarak et fiyatları üzerindeki baskıyı büyüttü.

Tayland’ın Pirinç İhracatı ASEAN’a İlk Dokuz Ayda %109 Arttı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’ın Pirinç İhracatı ASEAN’a İlk Dokuz Ayda %109 Arttı

Tayland’ın Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerine pirinç ihracatı, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %109 artarak yaklaşık 1,25 milyon tona ulaştı. Dış Ticaret Departmanı, artışta Filipinler ve Malezya’dan gelen güçlü alımların etkili olduğunu, Irak’a yapılan sevkiyatlarda ise düşüş yaşandığını bildirdi. ASEAN’ın Tayland’ın toplam pirinç ihracatındaki payı aynı dönemler karşılaştırıldığında %9,7’den %25,2’ye yükseldi. Filipinler ve Malezya’ya yapılan sevkiyatlar birlikte 2025’in aynı dönemine göre 750 bin tondan fazla arttı. Bu iki ülke, bölgeye yönelik ihracat genişlemesinin başlıca pazarları oldu. Filipinler ve Malezya, üretim ve hava koşullarına ilişkin riskler nedeniyle pirinç rezervlerini güçlendirmeye ve kesintisiz tedarik sağlamaya öncelik veriyor. Dış Ticaret Departmanı’nın aktardığı verilere göre Filipinler’in çeltik üretimi 2026’nın üçüncü çeyreğinde %12,3 geriledi. Malezya’nın yıllık çeltik üretiminin ise yaklaşık 2,1 milyon tonla beş yıllık ortalamanın altında kalması bekleniyor. Taylandlı ihracatçılar 2026’da jeopolitik çatışmalar, güçlü baht, fiyat rekabeti ve düzensiz hava koşullarıyla karşılaştı. Ekim ayındaki şiddetli yağışların deniz taşımacılığını geciktirmesi üzerine Tayland, Filipinler’den 36 bin tondan fazla pirincin Sağlık ve Bitki Sağlığı İthalat İzni (SPSIC) kapsamındaki sevkiyat süresinin uzatılmasını istedi. Tayland ayrıca Singapur’la beş yıl içinde 100 bin tona kadar pirinç alımını kapsayan hükümetler arası mutabakat için görüşüyor. Dış Ticaret Departmanı, rekabetçiliğin korunması için kaliteyi geliştirme, pazar talebine uygun çeşitler üretme, verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme çağrısı yaptı. ASEAN talebinin yılın son aylarında Tayland’ın pirinç üretimini absorbe etmesi ve çiftçi gelirlerine katkı sağlaması bekleniyor.

Küresel Süt Ürünleri Müzayedesinde Ortalama Fiyatlar %3 Arttı
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Ürünleri Müzayedesinde Ortalama Fiyatlar %3 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Global Dairy Trade (GDT) müzayedesinde ortalama süt ürünleri fiyatı %3 artarak ton başına 4.166 ABD dolarına çıktı. Böylece fiyatlar üst üste ikinci müzayedede yükseldi; ekim ortasındaki önceki müzayedede artış %2,5 olmuştu. Tam yağlı süt tozu %5,9 artışla 3.971, yağsız süt tozu ise %3,1 artışla 4.109 ABD dolarına yükseldi. NZX süt ürünleri analisti Rosalind Crickett, küresel süt üretiminin bazı büyük üretim bölgelerinde yavaşlamaya başladığını söyledi. Yeni Zelanda arzının kasım ayında azalmaya başlamasıyla küresel satıcıların satış hacmi %5 düştü. Tereyağı fiyatı ise bol krema arzının oluşturduğu arz fazlası nedeniyle %4,7 geriledi. GDT Fiyat Endeksi geçen yıl kasım başındaki 1.135 ABD dolarına karşılık 1.243 ABD dolarında bulundu.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor

Avrupa Komisyonunun Özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların yenilikçi gıdaların tarım ve gıda üretimindeki olası faydalarını kabul etmesine rağmen bu ürünlere yönelik genel tutumun temkinli kaldığını ortaya koydu. Katılımcıların %51’i yenilikçi gıda ürünleri hakkında olumsuz görüş bildirirken, %39’u olumlu görüş belirtti. Katılımcıların %72’si ise yenilikçi gıdalar, bileşenler ve ürünler konusunda kendini yeterince bilgilendirilmiş hissetmediğini söyledi. Buna karşın katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla mücadelede ek araçlar sağlayabileceğini kabul etti. Avrupa Komisyonu, yenilikçi gıdaların ve ürünlerin Avrupa’nın gıda sisteminin dayanıklılığını ve hazırlık kapasitesini güçlendirebileceğini, üretim seçeneklerini artırabileceğini ve gıda güvenliğini destekleyebileceğini belirtti. Komisyon, bu potansiyelin AB’nin yüksek gıda güvenliği standartları korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada en yüksek kabul düzeyi, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyarlanmış bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelerde görüldü. Katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketme konusunda kendini rahat hissedeceğini söyledi. Kabul düzeyi yaş, eğitim, yerleşim yeri ve yenilikçi gıdalara aşinalığa göre de değişti. Bu ürünleri daha önce duyanların %59’u tüketim konusunda rahat olduğunu belirtirken, daha önce bilgi sahibi olmayanlarda oran %32’de kaldı. Yaş ve yerleşim yeri de tutumları etkiledi. 39 yaşın altındaki katılımcılarda yenilikçi gıdaları kabul oranı %50’nin üzerindeyken, 55 yaş ve üzerindekilerde %34 olarak ölçüldü. Büyük kentlerde yaşayanların yarısından fazlası modern tekniklerle geliştirilen gıdaları tüketme konusunda rahat olduğunu söyledi; köylerde ve kırsal bölgelerde bu oran %42 ile %46 arasında kaldı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kabulün de arttığı görüldü. Bilgi düzeyi ile olumlu tutum arasında da belirgin bir ilişki saptandı. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalar hakkında olumlu görüş taşırken, yeterince bilgilendirilmediğini düşünenlerde bu oran %27 oldu. Katılımcıların %85’i, ürünlerin açık adlara sahip olması ve nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi sunması gerektiğini belirtti. Araştırma, 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında 27 AB üyesinde, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Bulguların gelecekteki politika, araştırma, inovasyon ve iletişim çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

El Niño ve İklim Değişikliği Hindistanlı Çiftçilerin Uyum Seçeneklerini Gündeme Getirdi

Agrispective Podcast’in bir bölümünde Swades Foundation Üst Yöneticisi Mangesh Wange ile El Niño kaynaklı hava bozulmaları ve iklim değişikliğinin Hindistan tarımındaki etkileri ele alındı. Özellikle kırsal Maharashtra’daki çiftçilerin yağış açığı, kuraklık benzeri koşullar, su kıtlığı, yem eksikliği ve ürün kayıplarıyla karşılaştığı belirtildi. Wange, büyük ölçekli sulama projeleriyle tarla göletleri gibi merkezi olmayan çözümlerin su güvenliğini ve çiftliklerin dayanıklılığını artırabileceğini aktardı. Bölümde ayrıca ürün çeşitlendirmesi, bahçecilik, tıbbi bitkiler ve birlikte ekimin yanı sıra süt hayvancılığı, keçi yetiştiriciliği, kanatlı yetiştiriciliği ve balıkçılığı birleştiren entegre geçim modelleri değerlendirildi. Wange’a göre çoklu gelir kaynakları ve iklime dayanıklı uygulamalar, çiftçilerin riskleri azaltmasına ve düzensizleşen musonlarla başa çıkmasına yardımcı olabilir.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Delhi'de Tarım Arazisi Çember Oranları İçin 5 Crore Rupi Önerisi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Delhi'de Tarım Arazisi Çember Oranları İçin 5 Crore Rupi Önerisi

Delhi hükümeti, 2008'den bu yana değişmeyen tarım arazisi çember oranlarını bazı ilçelerde acre başına 5 crore rupiye kadar yükseltmeyi değerlendiriyor. Kaynaklara göre Birlik hükümeti ile Delhi yönetiminin incelediği öneri, resmi arazi değerlemelerini geçerli piyasa fiyatlarıyla uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. Düzenlemenin arazi işlemleri, mülk geliştirme ve Master Plan for Delhi-2047 kapsamındaki kentsel genişleme üzerinde etkileri olabilir. Birlik Konut ve Kentsel İşler Bakanlığı ile Delhi hükümeti, oranları yakın tarihli bir toplantıda ayrıntılı biçimde görüştü. Çalışma, 1 Ekim 2025'te yayımlanan duyuruyla başlatılan kamu istişaresinin ardından yürütülüyor. Mevcut değerleme çerçevesindeki boşlukları incelemek ve değişiklik önermek üzere temmuz ayında bir komite kuruldu. Tarım arazisi için mevcut gösterge oranı acre başına 53 lakh rupi, taşkın ovası alanlarındaki oran ise 17,6 lakh rupi. Önerilerde oran Güney ve Yeni Delhi'de 5 crore, Kuzey, Batı ve Kuzey-Batı'da 3 crore, Merkez Delhi'de 2,5 crore rupi olarak öngörülüyor. Şahdara, Kuzey-Doğu ve Doğu için 2,2 crore; Güney-Batı için 3,5 crore, Güney-Doğu için 3 crore rupi öneriliyor. Oranların kesinleştiği veya yürürlüğe girdiği belirtilmiyor.

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de Çevre Dostu Tarım Desteklerinde 2,15 Milyar Sterlin Açık Uyarısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

The Wildlife Trusts’un analizine göre İngiltere’nin çevresel önceliklerini Çevresel Arazi Yönetimi (ELM) programlarıyla karşılamak için yılda en az 3,8 milyar sterlin gerekiyor. Kuruluş, hesaplamasında mevcut yıllık bütçeyi 1,65 milyar sterlin alarak yaklaşık 2,15 milyar sterlinlik finansman açığı bulunduğu sonucuna vardı. DEFRA ise 2026/27 dönemi ELM finansmanının yaklaşık 1,95 milyar sterlin olacağını belirtti; bu rakam, yardım kuruluşunun kullandığı bütçe hesabından farklı bir kaleme işaret ediyor. Analize göre yılda 2 milyar sterlinden fazla kaynak, turbalıkların yeniden canlandırılması, habitat oluşturulması, yeni çitler ve ağaçların dikilmesi gibi çevresel eylemler ile arazi kullanımındaki değişikliklerin başlangıç maliyetlerini karşılamak için gerekli. Doğa dostu tarım uygulamalarının devam eden yönetimi, uzman danışmanlık ve bakım desteği için de yaklaşık 1,7 milyar sterlin gerekiyor. Uyarı, Sürdürülebilir Tarım Teşviki’nin (SFI26) ikinci başvuru penceresinin 22 Eylül’de kapanmasının ardından geldi. Bu pencerede yaklaşık 12.200 başvuru yapıldı ve başvuruların toplam değeri 263,96 milyon sterline ulaştı. Başlangıç bütçesi 233 milyon sterlin olan pencere altı saatten kısa sürede tükendi; nihai tahsisat daha sonra 253 milyon sterline çıkarıldı. DEFRA, iki SFI26 penceresinde yeni anlaşmalar için toplam 310 milyon sterlin ayırdığını ve bunun üç yılda 930 milyon sterlinlik yatırım anlamına geldiğini açıkladı. The Wildlife Trusts, mevcut desteğin artan maliyetlerin yanı sıra kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıkların oluşturduğu zorluklara ayak uyduramadığını savunuyor. Kuruluşun tarım stratejisi sorumlusu Vicki Hird, aşırı hava koşullarının ürün üretimini ağır biçimde etkilediğini ve gelecek yılın birçok çiftçi için kritik olabileceğini söyledi. EFRA Komitesi’nin 530’dan fazla çiftçi ve arazi temsilcisiyle yaptığı ankette katılımcıların %60’ı, başvuru penceresi kapanmadan başvuru göndermeyi başaramadığını belirtti. Tarım Bakanı Stephen Morgan ise gelecek SFI tasarımında ilk gelen ilk alır yaklaşımının kaldırılacağını ve 2027’de yeni bir başvuru fırsatı planlandığını bildirdi.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Müzakere Pozisyonunda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Müzakere Pozisyonunda Uzlaştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Pazartesi günü Lüksemburg’da yapılan toplantıda varılan anlaşma, reform görüşmelerinin bir bölümünü kapsıyor. Bakanlar, 2028-2034 AB bütçesi görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları bu pozisyonun dışında bıraktı. Kapsam dışı konular arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile tek tek işletmelere yönelik alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak

Almanya’da çiftçilerin gelir temel desteği, ilk hektarlar ve eko düzenlemeler kapsamında 2027’de daha yüksek prim alması bekleniyor. Tarım Bakanı Alois Rainer, gelecek yıl Birinci Sütun için kullanılabilecek yaklaşık 737 milyon avroluk ek kaynağın tamamının 2027’de ödenmesine karar verdi. Rainer daha önce fonların yalnızca bir bölümünü 2027’de kullanmayı, çoğunu ise gelecek Ortak Tarım Politikası (OTP) destek dönemine bırakmayı planlıyordu. Ancak kısmen ortalamanın altında kalan hasat ile artan gübre ve enerji maliyetleri bu kararın değiştirilmesinde etkili oldu.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto yönetiminin iki yılında çiftçilerin refah göstergesi olarak kullanılan Çiftçi Değişim Oranı'nın (NTP) 131'e yükseldiğini ve bunun tarihin en yüksek seviyesi olduğunu açıkladı. Amran değerlendirmeyi 19 Ekim 2026'da Jakarta'daki bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında yaptı. Amran'a göre göstergedeki yükselişi destekleyen politikalardan biri gübre fiyatlarının %20'ye kadar düşürülmesi oldu. Hükümet ayrıca çeltik için devlet alım fiyatını kilogram başına en az 6.500 rupiah olarak belirledi. Bu uygulamanın, ürünlerini düşük fiyatla satın alan aracılara karşı çiftçileri korumayı amaçladığı belirtildi. Perum Bulog da çeltiği satın almakla yükümlü alıcı olarak görevlendirildi. Tarım Bakanı, sektör ihracatının 2025'te 166 trilyon rupiah'a yükseldiğini, ithalatın ise 41 trilyon rupiah azaldığını söyledi. Amran, bu politikaların 208 trilyon rupiah ek değer oluşturduğunu savundu ancak toplamın hesaplama yöntemini açıklamadı. Bakan, Prabowo liderliğinde sürdürülebilir gıda kendine yeterliliğine ulaşılacağına inandığını da ifade etti.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber

Malezya, Kakao Üretimini Artırmayı Hedefliyor

Malezya, kuru kakao çekirdeği arz açığını daraltmak ve ithalata bağımlılığı azaltmak amacıyla Sarawak’taki kakao ekim alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Malezya Kakao Kurulu vekil genel müdürü Shari Fuddin Sha’ari, Sarawak’ın yanı sıra ülkenin başlıca kakao üretim bölgesi Sabah’taki ekim alanlarının artırılmasının, yeni dikilen ağaçlar meyve vermeye başladığında yerel hammadde arzını yükseltebileceğini söyledi. Sha’ari, üretimdeki genişlemenin daha güçlü işleme faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşım, çiftçilerin yalnızca kuru kakao çekirdeği satışına bağlı kalmak yerine çekirdekleri daha yüksek katma değerli çikolata ürünlerine dönüştürmesini amaçlıyor. Malezya Kakao Kurulunun, ilgili çiftçi ve girişimcilere işleme teknolojisi sağlayabileceği aktarıldı. Kurul ayrıca Sarawak kakao çekirdekleriyle tek menşeli çikolata üretimi geliştiriyor. Kota Samarahan’daki bir kooperatif araştırma merkezinde dört farklı bölgeden getirilen kuru çekirdekler işleniyor. Yetişme alanı ve işleme yöntemine göre değişen aroma ve tat profilleri, yerel kakao karışımları ve gula Melaka gibi bileşenlerle yeni ürünler geliştirilmesine imkân sağlayabilir. Yaklaşımın genç girişimcileri sektöre çekmesi ve çiftçilere ekonomik fırsatlar sunması bekleniyor.

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı

Paraguay Kalkınma Finansmanı Ajansı (AFD), 2026’da ülkenin kanatlı sektörüne toplam 24,93 milyon ABD doları kredi onayladı. Kurum, bu tutarın faaliyetlerinin başlangıcından bu yana sektör için kaydedilen en yüksek finansman düzeyi olduğunu bildirdi. Onaylanan krediler, sektöre tarihsel olarak kullandırılan 51,35 milyon ABD dolarının %48,5’ine karşılık geliyor. Aracı finans kuruluşları üzerinden yönlendirilen kaynaklar, kanatlı değer zincirindeki yatırımları destekledi. Finansman; genetik materyal ve yumurtacı damızlık alımının yanı sıra ileri teknoloji kullanılan kümeslerin inşası ve modernizasyonunda kullanıldı. Projelere, üretim kaynaklarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla enerji verimliliği çözümleri de dahil edildi. Kanatlı sektörü, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler olmak üzere farklı ölçeklerdeki üreticileri üretim zincirine dahil ediyor. Uzun vadeli kredilere erişim yoluyla Central, Caaguazú, Paraguarí, Itapúa, Cordillera, Alto Paraná, Boquerón, Presidente Hayes ve Asunción’da 2.600’den fazla işin desteklendiği tahmin ediliyor. AFD Başkanı Stella Guillén, uzun vadeli finansmanın yatırımları somutlaştırdığını ve üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Kaynakta sektörün gelişimi, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Filipinler gibi pazarların açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Kalkınma kredisi ile özel yatırımların birleşiminin ise kanatlı sanayisini ekonomik ve ihracat dinamizminin motoru olarak güçlendirdiği belirtiliyor.