ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

6 haber · Sayfa 1

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor
Görsel kaynağı: BBC News · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey İrlanda’da Yapay Zekâ ve Robotik Sistemler Süt Çiftliklerinde Kullanılıyor

Kuzey İrlanda’daki süt çiftliklerinde yapay zekâ destekli kameralar, robotik sağım sistemleri ve dijital uygulamalar hayvan takibi ile işletme yönetiminde kullanılıyor. Antrim Kontluğu’ndaki Islandmagee yakınlarında çiftçilik yapan George McMaster, 300 başlık sürüsünü sağımhanedeki yapay zekâ kamerasından izliyor. Sistem her ineğe bir kimlik atıyor, her gün kısa bir video kaydedip analiz ediyor ve değişimleri insan gözüyle fark edilmeden önce bildiriyor. McMaster ailesinin kullandığı CattleEye uygulaması, oğul Jack’in ifadesine göre topallık belirtilerini ve acil durumları daha erken fark etmeye yardımcı oluyor. Jack, kameranın bazı hayvanlardaki sorunları, çiftlikte günlük gözlem yapılırken fark edilebilecek zamandan daha erken belirlediğini söylüyor. Daha sağlıklı hayvanların daha fazla süt verebildiği yönündeki değerlendirme ise çiftçinin kendi gözlemine dayanıyor. Tyrone Kontluğu’ndaki Coagh yakınlarında 90 Jersey ineği yetiştiren Caleb Howard, hayvanların belirli saatlerde sürülmek yerine istedikleri zaman robotik sağım makinesine girdiği bir sistem kullanıyor. Howard, yüksek hızlı geniş bant bağlantısının ardından çiftlik mağazası ve elektronik ödeme sistemi kurabildiğini belirtiyor. Kırsal bölgelere yüksek hızlı internet ulaştırmak amacıyla Project Stratum kuruldu; projeyi uygulayan Fibrus’tan Colin Hutchinson, bağlantının kırsal işletmeler için önemli olduğunu ifade ediyor. Antrim Kontluğu’ndaki Randalstown yakınlarında 100 süt ineği bulunan Robert Smyth ise işletmesini dört yıldır FarmDrive uygulamasıyla yönetiyor. Smyth, daha önce kâğıda yazılan kayıtların artık işlem sırasında tutulabildiğini ve denetimler öncesinde ilaç ile yem kayıtlarına ilişkin raporların uygulamanın uyum bölümünden hazırlanabildiğini söylüyor. Smyth’e göre yapay zekânın temel amacı çiftlik yönetimini iyileştirmek, girdileri azaltmak ve çıktıları artırmak olmalı.

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi

Hayvanlarda hastalığa yol açtığı bilinen Shamonda virüsü, Fransa’da ilk kez bir insanda tespit edildi. Enfekte hasta nörolojik komplikasyonlar yaşadı ve ekim ayının başında hayatını kaybetti. Hastanın ciddi bağışıklık sistemi bozukluğu bulunduğu ve Hospices Civils de Lyon hastane grubunda ağır bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğü bildirildi. Fransız makamları, virüs enfeksiyonu ile hastanın ölümü arasındaki nedensel ilişkinin henüz kesinleşmediğini ve araştırmanın sürdüğünü açıkladı. Mevcut bilgilere göre genel toplum için risk bulunduğuna dair kanıt bulunmadığı belirtilirken, bu ilk insan vakası nedeniyle insanlara yönelik risk değerlendirmesinin tamamlanmadığı vurgulandı. Shamonda’nın 2026 yazında Fransa, Almanya ve İsviçre’de görüldüğü, İngiltere Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumunun da ağustos ayında Jersey’deki sığırlarda virüsü saptadığı aktarıldı. Shamonda, esas olarak Culicoides cinsinden küçük sokucu sineklerin ısırıklarıyla yayılan bir orthobunyavirüstür. Araştırmacılar, hastanın doğu Fransa’da bu sineklerden biri aracılığıyla enfekte olmuş olabileceğini değerlendiriyor; bu bulaş yolu kesinleşmiş değil. Sığırlarda virüs ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe neden olabilir. Gebe hayvanlarda düşük ve cenin anomalileri de görülebilir. Belirtilerin genellikle geçici olduğu bildirildi. Fransız makamlarına göre hayvanlar arasında önemli ölçekte doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmuyor. Virüsün et, süt veya süt ürünleriyle bulaştığını gösteren bilimsel kanıt da yok; ancak hasta hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmesine izin verilmiyor. Hayvanlar için henüz aşı veya virüsü ortadan kaldıran özel bir tedavi bulunmazken, korunmada sokucu sineklere maruziyetin azaltılması öneriliyor.

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı
Fotoğraf: Brendan SMIALOWSKI / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı

ABD merkezli gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Donald Trump yönetiminin bazı Kanada ürünlerine uyguladığı %50 gümrük vergilerine karşı New York’taki Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne başvurdu. New Jersey merkezli aile şirketi, Kanada peynirlerinin ithalatını da yürütüyor. Şirket, vergilerin ABD’deki faaliyetlerini ve tedarikçilerini doğrudan etkilediğini savunuyor. Gellert Global Group, 1,7 milyar doların üzerinde toplam ciroya sahip olduğunu ve 60’tan fazla ülkeden 4.000’den fazla gıda ürünü sunduğunu belirtiyor. Şirket avukatlarına göre tedarikçilerden biri, New York eyaletindeki çiftçilerden aldığı sütü Kanada’da brie peynirine dönüştürüyor ve ürünü ABD’ye yeniden ihraç ediyor. Bu nedenle avukatlar, gümrük vergilerinin yalnızca Kanada’daki işletmeleri değil, ABD’li üreticileri de etkilediğini ve çiftçiler, işletmeler ile tüketicileri destekleyen tedarik zincirini bozduğunu ileri sürüyor. Şikâyette, hükümetin kararının ABD’li şirketler, tedarikçiler ve müşteriler üzerinde acil zarara yol açan bir yetki aşımı olduğu iddia ediliyor. Trump yönetimi, ağustosta yürürlüğe giren ek vergileri 1930 tarihli Smoot-Hawley Tarife Yasası’nın 338. maddesine dayandırdı. Söz konusu madde, ABD’ye karşı ticari ayrımcılık yaptığı ileri sürülen ülkelere %50 ek gümrük vergisi uygulanmasına ve ithalatın yasaklanmasına izin veriyor. Gellert Global Group ise Trump’ın bu maddeyi Kanada’ya karşı kullanmak için gerekli yasal yetkiye sahip olmadığını savunuyor. Beyaz Saray, vergilerin uygulanmasının ardından Kanada’ya yönelik ticaret politikasını sertleştirerek kapsanan ürünlerin listesini genişletti ve bazı Kanada ürünlerinin ithalatını tamamen yasakladı.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

Anafıbj, Frisona, Bruna ve Jersey İçin Yeni Genetik Endeksler Onayladı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Anafıbj, Frisona, Bruna ve Jersey İçin Yeni Genetik Endeksler Onayladı

İtalya'nın ulusal süt sığırı ırkı soy kütüklerini yöneten ANAFIBJ, 7 Ekim 2026'da Cremona'daki merkezinde Frisona, Bruna ve Jersey için üç Teknik Merkez Komisyonu toplantısı gerçekleştirdi. Toplantılarda üç ırka ilişkin teknik kararlar alınırken, süt sığırı ve sığır eti sektörleri arasında Beef on Dairy yaklaşımıyla bağlantı kurulmasına yönelik adımlar da atıldı. Frisona Komisyonu, etçi boğaların saf yetiştirmeye ayrılmayan Frisona ineklerinde kullanımına yönelik ilk Beef on Dairy endekslerini onayladı. Boğa modeli olarak hazırlanan endeksler doğum kolaylığı, buzağı ölümleri ve gebelik süresini kapsıyor. Kaynağa göre yaklaşım, ulusal ve Avrupa ölçeğinde besilik sığır arzındaki yetersizliğe karşı iki sektörün birlikte hareket etmesini amaçlıyor. Süt sığırı yetiştiricileri böylece uygun etçi boğaları seçerken doğum performansını daha fazla dikkate alabilecek. Frisona için ayak-bacak bileşik endeksi de gözden geçirildi. Toplantılarda soy kütüğü kullanılmadan yapılan zamanında genomik endeksler, genetik kusurların izlenmesi, uzun ömürlülük, ayak hastalıkları ve atmosferik karbon emisyonlarına ilişkin veri toplama çalışmaları ele alındı. Bruna Komisyonu ise İtalya temelinde hesaplanan yeni üretim genetik endeksleri için genetik tabanı ve erkek-dişi endekslerinin yayımlanma ölçütlerini onayladı. Komisyon ayrıca somatik hücrelere ilişkin yeni genetik endeksler ile geliştirilmiş PFF endeksi hakkında bilgilendirildi. Jersey Komisyonu yeni Dölverim Endeksi'ni ve zamanında genomik değerlendirmeyi onayladı; seçim hedefinin IQJ bakımından gözden geçirilmesine yönelik bir öneri sundu. Üç komisyon, 52/2018 sayılı mevzuatın 4. maddesi kapsamında 2027'de işletmelerde veri toplayacak yetkili çiftliklerin listesini de onayladı. ANAFIBJ Direktörü Martino Cassandro, güncellemelerin İtalyan süt sığırı ırklarının rekabetçiliğini güçlendireceğini ve yetiştiricilere daha güncel araçlar sağlayacağını belirtti. Cassandro, İtalya'da sığır eti sektörünün iç yeterlilik oranının %38, süt sığırı sektörünün oranının ise %90'ın üzerinde olduğunu söyledi.

Uzatılmış Laktasyon Denemesi Friesian İneklerde Olumlu Sonuç Verdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Uzatılmış Laktasyon Denemesi Friesian İneklerde Olumlu Sonuç Verdi

Yeni Zelanda’daki DairyNZ’nin Waikato bölgesinde bulunan Scott Farm’da yürüttüğü üç yıllık çalışma, 24 aylık buzağılama aralığına dayanan uzatılmış laktasyon sisteminin Friesian ineklerde uygulanabilir olabileceğini gösterdi. Sistemde kârlılık, geleneksel modele göre %3 daha düşük ile %4 daha yüksek arasında değişirken hektar başına daha fazla süt katısı üretildi. Yaklaşım, buzağılama ve çiftleştirme dönemlerinde oluşan iş yükü zirvelerini azaltmayı ve damızlıkta tutulmayacak buzağıların doğum sayısını düşürmeyi amaçlıyor. DairyNZ kıdemli bilim insanı Lydia Farrell, bazı işletmeler için bunun kârlılıktan ödün vermeden söz konusu dönemlerdeki baskıyı azaltabilecek pratik bir seçenek olabileceğini söyledi. Jersey inekleriyle yapılan çalışmanın ilk yılında ise sürü içindeki yanıtların önemli ölçüde farklılaştığı görüldü. Bazı inekler beklenenden erken sağımı bırakırken bazıları laktasyonunu çok daha uzun sürdürdü. Uzatılmış laktasyondaki Jersey ineklerinin yaklaşık yarısı, planlanan buzağılama tarihinden 60 gün önce hâlâ sağılıyordu. DairyNZ, daha büyük bir Jersey grubunu izlemeyi ve sistemin farklı bölgelerdeki performansını modellemeyi sürdürüyor. Çalışmanın devamı, yöntemin hangi işletmeler için uygun olabileceğiyle birlikte yem gereksinimleri ve kârlılık üzerindeki muhtemel etkilerin değerlendirilmesine katkı sağlayacak.