ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

44 haber · Sayfa 1

Çam Fıstığı ve Sığır Salamı Ürünleri Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Der Spiegel · Özgün haber
Veri haberi

Çam Fıstığı ve Sığır Salamı Ürünleri Geri Çağrıldı

dm, Dennree ve Alnatura’nın bazı çam fıstığı ürünleri, Salmonella bulaşması ihtimali nedeniyle geri çağrıldı. Geri çağırma dmBio ve Alnatura’nın 60 gramlık çam fıstıklarını, ayrıca Alnatura’nın 100 gramlık Salatkerne-Mix ürününü kapsıyor. Dennree ürünlerinde belirli parti numaraları ve asgari dayanma tarihleri, diğer ürünlerde ise belirtilen tarih aralıkları dikkate alınıyor. Etkilenen ürünlerin tüketilmemesi ve satın alındıkları satış noktalarına iade edilmesi istendi. Ürünlerin Denns BioMarkt ile seçili doğal ürün mağazalarında satıldığı belirtildi. Şirketlerin açıklamasına göre Salmonella bulaşmış gıdalar ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateşe yol açabilir; bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf kişiler daha ağır hastalık riski taşıyor. Ayrıca Norderstedt merkezli Peter Faden GmbH & Co. KG, 23 Ekim ile 22 Aralık 2026 arasındaki asgari dayanma tarihlerini taşıyan 14 sığır salamı ürününü geri çağırdı. Ürünler Rinder-Peperonisalami’den Pizza-Rindfleischsalami’ye kadar uzanıyor. Şirket, geri çağırmanın ihtiyati olduğunu ve tekil bir incelemede Shigatoksin üreten Escherichia coli (STEC) tespit edildiğini bildirdi. Bu bakteriler, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ciddi mide-bağırsak rahatsızlıklarına yol açabilir.

Macaristan’ın Sárvár Kentinde Newcastle Hastalığı: Binlerce Tavuk ve Hindi İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’ın Sárvár Kentinde Newcastle Hastalığı: Binlerce Tavuk ve Hindi İtlaf Edildi

Macaristan’ın Sárvár kentinde, Burgenland sınırına yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta Newcastle hastalığı görüldü. Yüksek bulaşıcılığa sahip ve atipik kuş gribi olarak da bilinen viral hastalık nedeniyle binlerce tavuk ve hindi itlaf edildi. Burgenland Tarım Odası, Avusturya’daki kanatlı işletmeleri için şu anda doğrudan tehlike bulunmadığını bildirdi. Tarım Odası, bu olaydan bağımsız olarak mevsimsel bulaşma riskinin artması nedeniyle kuş gribine karşı uyardı. Yetkili Wolfgang Pleier, hiçbir kanatlı türünün güvende olmadığını söyledi. Hayvanların kümeste tutulması, yabani kuşlarla temasın önlenmesi ve sıkı hijyen önerildi; kuş gribi tespit edilirse etkilenen işletmedeki tüm hayvanlar itlaf ediliyor.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu

Uruguay’da Conaprole başkanlığına Opción 2026 listesiyle aday olan Canelones Sütçüleri Derneği yöneticisi Justino Zavala, kooperatifin güçlü yapısına rağmen bazı işleyiş sorunlarının düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Zavala, önerilerinin temel amacının Conaprole’nin elde ettiği sonucun üreticiye ödenen süt fiyatına daha iyi yansımasını sağlamak olduğunu belirtti. Conaprole’nin 500 milyon ABD dolarının üzerinde özsermayeye sahip olduğunu ve son mali yılı yaklaşık 20 milyon ABD doları pozitif sonuçla kapattığını ifade etti. Zavala’nın öncelikli önerisi, çalışanlarla ilişkilerin ve çalışma biçiminin değiştirilmesi oldu. Kooperatifin sürekli çatışma ve sorun döngüsünden çıkması gerektiğini savunan Zavala, ellerindeki verilere göre Conaprole’de devamsızlık oranının %15 ile 20 arasında bulunduğunu söyledi. Bunun her gün 300 ila 400 çalışanın işe gelmemesi anlamına geldiğini belirten Zavala, devamsızlığın kooperatif için ek maliyet oluşturduğunu ve üreticiye ödenen süt fiyatını olumsuz etkilediğini öne sürdü. Opción 2026 listesi olarak sendikayla çalışma yöntemindeki değişiklikleri görüşmek üzere temasa geçtiklerini, sendikanın öneriyi kesin biçimde reddetmeyip incelemeye hazır olduğunu aktardı. Zavala, ihracat yapısındaki yoğunlaşmayı da Conaprole için önemli bir risk olarak değerlendirdi. Onun verdiği bilgilere göre kooperatifin ihraç edilebilir üretiminin %70’i tam yağlı süt tozunda yoğunlaşıyor; bu ürünün %70’i ise Brezilya ve Cezayir’e satılıyor. Brezilya’daki damping konusunu ve Cezayir’de geliştirilen, ülkenin ithalat ihtiyacını azaltabilecek süt üretimi projesini iki pazar için sorun işareti olarak gösteren Zavala, süt tozundan tamamen vazgeçilmesini önermediğini söyledi. Farklı ürünlere yönelerek riskin dağıtılmasını savundu. Uruguay’ın CPTPP’ye katılımında ilerleme sağlanması hâlinde, Japonya’ya peynir ihracatında fırsat doğabileceğini de belirtti. İç pazarın Conaprole cirosunun %30 ile 40’ını, toplam sütün ise yaklaşık %20’sini oluşturduğunu söyleyen Zavala, dağıtım ve ürün bulunabilirliği konusunda sorunlar yaşandığını ifade etti. Saha ziyaretlerinde distribütörlerin kooperatifin teslimatlarından, işletmelerin distribütörlerden, tüketicilerin ise ürünleri bulamamaktan şikâyet ettiğini aktardı. Conaprole markasının güçlü ve tanınmış olmasına rağmen diğer markalar karşısında gerilediğini savunan Zavala, kooperatifin yılda 18 milyon ABD doları reklam harcadığını belirtti. İç pazarın işleyişinin bağımsız bir danışmanlık şirketince denetlenmesini ve sonuçlara göre gerekli adımların atılmasını önerdi.

Paraná’da Süt Ürünleri Fiyatları Geriledi, İthalat %19 Arttı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Paraná’da Süt Ürünleri Fiyatları Geriledi, İthalat %19 Arttı

Brezilya’nın Paraná eyaletinde tüketilen başlıca süt ürünlerinin perakende fiyatları ekimde geriledi. Süt ürünleri ithalatı ise ocak-eylül 2026 döneminde, 2025’in aynı dönemine göre yaklaşık %19 arttı. Paraná’daki üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı litre başına 2,81 Brezilya reali oldu. Veriler, Paraná Tarım ve Tedarik Sekreterliğine bağlı Kırsal Ekonomi Departmanının (Deral) yayımladığı bültende yer aldı.

ABD'de Hayvan Temas Alanlarıyla Bağlantılı E. Coli Soruşturmaları Açıldı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de Hayvan Temas Alanlarıyla Bağlantılı E. Coli Soruşturmaları Açıldı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

ABD’de Illinois, California ve Texas’taki sağlık birimleri, sonbahar etkinliklerindeki hayvan temas alanlarıyla bağlantılı E. coli enfeksiyonları hakkında soruşturma yürütüyor. Food Safety News’te yayımlanan görüş yazısında, üç eyaletteki soruşturmaların aynı hafta içinde başlatıldığı belirtildi. Olaylar arasında Illinois’teki Bengtson’s Pumpkin Farm, California’daki Brookshire Farms ve Texas State Fair’deki hayvanat bahçesi bulunuyor. Illinois’in Homer Glen bölgesindeki Bengtson’s Pumpkin Farm ile bağlantılı, yaşları 4 ile 38 arasında değişen beş doğrulanmış Shiga toksini üreten E. coli vakası bildirildi; vakaların dördünde hastaneye yatış gerçekleşti. Çiftliğin hayvanat bahçesi 23 Ekim’de kapatılırken, geziler, yiyecek stantları ve mısır labirenti gibi diğer bölümler açık kaldı. İlçe tarafından yürütülen semptom anketini 200’den fazla ziyaretçinin doldurduğu aktarıldı. San Luis Obispo County Halk Sağlığı Departmanı, California’daki Brookshire Farms’ı ziyaret edenlerle bağlantılı beş Shiga toksini üreten E. coli vakasını doğruladı ve olası maruziyet dönemini 16-26 Ekim olarak açıkladı. Enfeksiyonların kaynağı araştırılırken çiftlik kapatıldı. 16-26 Ekim arasında çiftliğin balkabağı tarlasını veya mısır labirentini ziyaret eden ve karın krampları ya da kanlı ishal gibi belirtiler yaşayan kişilere sağlık kuruluşuna başvurmaları önerildi. Bu belirtiler genellikle ziyaretten 3-10 gün sonra görülebiliyor; 10 yaşından küçük çocuklar komplikasyonlar açısından en yüksek risk grubunda bulunuyor. Dallas County ise State Fair of Texas’taki hayvanat bahçesiyle bağlantılı olup olmadığı araştırılan, çocuklardaki yediye kadar olası vakayı inceliyor. Bazı çocukların yoğun bakımda tedavi edildiği belirtilirken, ilçe yönetimi olay için henüz “salgın” ifadesini kullanmadı. Görüş yazısında, hayvanlarla halkın bir araya geldiği alanlarda federal bir hastalık riski yasası bulunmadığı ve çoğu eyaletin gönüllü rehberliğe dayandığı savunuldu. Yazının sahibi, uyarı işaretleri ve yönergelerin tek başına yeterli olmadığını belirterek daha sıkı önlemler önerdi. Bu öneriler arasında beş yaşından küçük çocukların buzağı, kuzu ve oğlak gibi yüksek riskli hayvanlarla doğrudan temas etmemesi, hayvan temas alanlarının çıkışında sabun ve akan su bulunması ve yalnızca el dezenfektanına dayanan alanların işletilmemesi yer alıyor. Hayvanların etkenleri aralıklı olarak saçabileceği gerekçesiyle, varış öncesi negatif testlerin sınırlı anlam taşıdığı da ileri sürüldü.

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Salmonella testi pozitif çıkan Darwin’s Natural Pet Products Natural Selections Chicken Recipe for Cats ürünü için kamu uyarısı yayımladı. Uyarı, ürünü tüketen iki kedinin hastalandığı ve kedilerden birinin hastaneye kaldırıldığı yönündeki tüketici şikâyetinin ardından geldi. Kedilerin mamayı yemeyi bırakmalarından sonra iyileştiği bildirildi. FDA, üretici Arrow Reliance Inc.’e iki ürün partisinin geri çağrılmasını önerdi ancak firma, haberin yayımlandığı sırada geri çağırma başlatmamıştı. Etkilenen ürünler Lot 12731 ve Lot 12493 olarak tanımlandı. Partilerin üretim tarihleri sırasıyla 8 Temmuz 2026 ve 2 Nisan 2026. Etiketlerde son kullanma tarihi bulunmuyor. Darwin’s ürünleri çevrim içi abonelik hizmetiyle satılıyor; mamalar dondurulmuş halde, dört ayrı birime bölünmüş 2 poundluk paketlerde sunuluyor ve tüketicilerin dondurucularında hâlâ bulunabilir. FDA, tüketicilere etkilenen mamayı güvenli bir kapta çöpe atmalarını, temas eden malzeme ve yüzeyleri temizleyip dezenfekte etmelerini ve mamayı hayvanlara vermeden önce dondurucularını kontrol etmelerini tavsiye etti. Uyarı, şirketin daha önceki kontaminasyon bulguları ve hastalık bildirimleriyle birlikte değerlendiriliyor. Darwin’s mamalarında 2023’ten bu yana altı kontaminasyon vakası bildirildi. Adalet Bakanlığı, ağustos ayında üreticinin kapatılması için dava açtı; başvuruda, şirketin mamalarıyla temas eden kişilerin hastalanması ve böbrek yetmezliği gelişen 4 yaşındaki bir çocuk vakası aktarıldı. Çocuğun ailesine ait açılmamış mamada yapılan üçüncü taraf testi Salmonella ve STEC bakterilerini doğruladı; bulgular çocuktan alınan örnekle eşleşti. FDA ayrıca 2016-Ocak 2026 döneminde Darwin’s çiğ maması verilen hastalanmış hayvanlarla ilgili 49 tüketici şikâyeti aldı; listede 34 hasta köpek ve 35 hasta kedi yer aldı.

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir

Serasa Experian’ın çalışmasına göre yüksek şiddetli ENSO El Niño olayının, Brezilya’nın mevcut 181,2 milyon tonluk soya üretimi projeksiyonunu %9,7 azaltma riski bulunuyor. Bu senaryoda 2026/27 soya hasadındaki olası kayıp 17,6 milyon ton olarak hesaplanıyor. Çalışma, 2026/27 yazında 2023/24’teki son El Niño’da görülen iklim örüntüsünün tekrarlanması ve kritik üretim bölgelerinde yağışların düzensiz dağılması varsayımına dayanıyor. Böyle bir durumda ulusal ortalama soya veriminin, yeterli ve zamanında yağış beklentisindeki 3.622 kg/ha yerine 3.282 kg/ha seviyesine gerileyebileceği belirtiliyor. Serasa Experian, bu hesabın gelecek hasadı öngörmediğini, olumsuz bir iklim senaryosuna bağlı üretim riskini ölçtüğünü açıkladı. Potansiyel kayıpların Brezilya’nın Orta-Batı bölgesindeki soya üretim alanlarında yoğunlaşması bekleniyor. Normalin altında yağış senaryosunda kaybın Mato Grosso’da 9,7 milyon tona, Goiás’ta ise yaklaşık 4,0 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Brezilya’daki mevcut soya kampanyasının ise şu anda kritik sorun yaşanmadan ilerlediği, El Niño’nun yılın son iki ayı için öngörülen azami seviyeye henüz ulaşmadığı aktarılıyor.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, 2035’e kadar Küresel Gıda Talebinde Kilit Tedarikçi Olabilir

Rosario Ticaret Borsası (BCR) tarafından Bruno Ferrari ve Emilce Terré’nin hazırladığı rapora göre, dünya agroendüstriyel ürün talebinin gelecek 10 yılda güçlü biçimde artması bekleniyor. OCDE-FAO’nun 2026-2035 Tarım Görünümü’ne dayanan değerlendirmede Arjantin; protein küspeleri, bitkisel yağlar, tahıllar ve et ürünlerinde artan küresel talebi karşılayabilecek başlıca tedarikçilerden biri olarak öne çıkıyor. Projeksiyonlara göre dünya tarımsal üretim değerinin sabit fiyatlarla 2035’e kadar %13,3 artması bekleniyor. Hayvansal üretimde %15,1, bitkisel üretimde %12,5 ve yemlik protein kullanımında %13,5 büyüme öngörülüyor. Küresel üretim artışının yaklaşık %80’inin Asya-Pasifik, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika’daki orta gelirli ülkelerden gelmesi beklenirken, ticaretin bölgeler arasındaki arz ve talebi dengelemede önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Ürün fiyatlarının reel olarak mevcut seviyelerde sabit kalması veya biraz gerilemesi beklendiğinden, rekabet gücü ve ihraç edilen miktarların belirleyici olacağı ifade ediliyor. Arjantin için en güçlü fırsat alanı yağlı tohum ürünleri olarak gösteriliyor. Ülkenin protein küspeleri ve bitkisel yağlar toplam ihracatının 2035’te 2023-25 ortalamasına göre 10,4 milyon ton artması bekleniyor. Bu artışın 8,3 milyon tonunun küspelerden, 2,1 milyon tonunun yağlardan gelmesi öngörülüyor. Artışın temel dayanağı soya üretimi; OCDE-FAO, Arjantin’in 2035’te 56 milyon ton soya üreterek protein küspelerinde dünyanın en büyük ihracatçısı konumunu koruyabileceğini tahmin ediyor. Tahıl ticaretinde Arjantin’in ihracatının 2035’e kadar yaklaşık 5,5 milyon ton artacağı, bunun 3,5 milyon tonunun buğdaydan ve 2 milyon tonunun mısırdan oluşacağı öngörülüyor. Ülkenin küresel mısır ihracatındaki payının 2035’te %16’ya çıkabileceği belirtiliyor. Ancak rapora göre Arjantin’in bu büyümeden daha fazla yararlanması; verimlilik, altyapı ve ticari koşullardaki iyileşmelere bağlı olacak. Hayvansal ürünlerde OCDE-FAO, Arjantin’in sığır eti ihracatının 2035’te 1 milyon tona ulaşarak yeni bir zirve yapabileceğini tahmin ediyor. Raporda Arjantin, Çin, Tayland ve Türkiye ile birlikte et ihracatında en yüksek büyümenin beklendiği ülkeler arasında sıralanıyor; bu görünüm verimlilik kazanımları, yem bulunabilirliği ve rekabetçi maliyet yapılarıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca küresel süt ürünleri tüketiminin nüfus artışı ve beslenme tercihlerindeki değişimlerle genişlemeyi sürdürmesi bekleniyor.

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya gübre piyasasında 2025’teki rekor teslimatın ardından 2026’da daralma, 2027’de ise toparlanma bekleniyor. 2025’te 49,1 milyon ton gübre teslim edilirken, 2026 teslimatlarının 43,6 milyon tona gerileyeceği ve yıllık bazda %11 düşeceği tahmin ediliyor. 2027 için öngörülen hacim ise 47,5 milyon ton. Projeksiyonlar, Curitiba’da düzenlenen 20. Sindiadubos NPK Sempozyumu’nda paylaşıldı. Sektördeki gerileme; kısa vadeli belirsizlikler, üretim maliyetleri ve çiftçilerin satın alma gücündeki baskıyla ilişkilendiriliyor. 2026’nın ocak-eylül döneminde azot kullanımında %21, ürede %20 ve amonyum sülfatta %18 düşüş kaydedildi. Yüksek faizler, navlun maliyetleri ve vergi değişikliklerinin de üreticilerin yatırım ve girdi alım kararlarını etkilediği belirtildi. 2027’deki olası toparlanmanın mısırın etanol üretiminde daha fazla kullanılması, sorgum ekiminin genişlemesi ve soya üretim döngüsünün güçlenmesiyle desteklenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ayrıca kırsal borçların yeniden yapılandırılması, daha düşük faiz, asgari navlun uygulamasının gözden geçirilmesi ve tarım sigortasına erişimin artırılması gibi önlemler istiyor.

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Cheaf, 24 Ekim Uluslararası İklim Değişikliği Günü öncesinde, aşırı iklim olaylarının Şili’de tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çekti. Uyarı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (PNUMA) 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’nun, mevcut politikalar sürerse küresel sıcaklık artışını bu yüzyılda 2,8 °C’ye kadar öngörmesinin ardından geldi. Ülkeler iklim taahhütlerini yerine getirse bile artışın 2,6 °C’ye ulaşabileceği belirtildi. Şili’de tarım ve hayvancılık bölgelerini etkileyen orman yangınları, ürünleri ve kırsal yolları yok eden seller ile sulama ihtiyacını artıran sıcak hava dalgaları, ulusal üretim açısından somut tehditler oluşturuyor. Uzun süreli kuraklıklar, seller, yangınlar ve sıcak hava dalgaları ürünlere zarar verirken tarımsal altyapıyı ve tedarik zincirlerini de etkileyerek fiyatlar ile gıda güvenliği üzerinde baskı yaratıyor. Kaynağa göre bu olaylar doğal iklim değişkenliği ve El Niño gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir; küresel ısınma ise etkilerini yoğunlaştırabilir. Cheaf Chile Genel Müdürü Natalia Paredes, sel nedeniyle kaybedilen hasadın, üretim alanlarını yok eden yangınların veya kuraklığın verimi düşürmesinin gıdanın bulunabilirliğini ve fiyatını etkileyebileceğini söyledi. Gıda fiyatlarının yükselmesinden en fazla kırılgan ailelerin etkileneceğini belirten Paredes’in değerlendirmesi, Şili’deki mevcut fiyat baskısıyla birlikte ele alındı. INE’ye göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ocak-Eylül 2026’da %3,9, son 12 ayda %4,3 arttı; eylülde patates ve marul fiyatları sırasıyla %8,6 ve %10,5 yükseldi. Birleşmiş Milletler’in SOFI 2026 raporuna göre Şili’de yaklaşık 3,2 milyon kişi, nüfusun %16’sı, orta veya ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Aynı rapor, 2025’te dünya genelinde 2,1 milyar kişinin bu sorunla karşılaştığını tahmin ediyor. Paredes, iklim değişikliğine uyum için tarımın dayanıklılığının ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini, gıda kayıpları ile israfının azaltılmasını önerdi.

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor
Görsel kaynağı: 1000 Noticias · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor

Paraguay Tarım ve Hayvancılık Bakanı Carlos Giménez, Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte aile tarımının ülkenin iç gıda arzındaki rolünü öne çıkardı. Giménez’in sunduğu resmi verilere göre, ülke genelindeki hanelerde her gün tüketilen gıda ürünlerinin %85’inden fazlası doğrudan aile tarımından geliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “Bugün yenilik yap, yarını besle” temasıyla düzenlenen etkinlikte Paraguay tarımındaki gelişmeler ele alındı. Bakanın 2025–2026 dönemine ilişkin ekonomik bilançoda aktardığı verilere göre domates üretimi 90 milyon ABD doları, locote üretimi ise yaklaşık 70 milyon ABD doları ekonomik hareketlilik oluşturdu. Kaynak metne göre bu üretim, kırsal ailelere doğrudan gelir sağladı ve yerel ticaret ağlarını güçlendirdi. Paraguay domatesi, Brezilya ve Uruguay’a yapılan sevkiyatlarla dış pazarlardaki varlığını sürdürüyor. Giménez, sonuçları hükümet ile sektör kurumlarının, üretici fiyatlarını tarihsel olarak etkileyen kaçakçılıkla mücadeledeki koordinasyonuna bağladı. Ayrıca yaklaşık 259.000 tarım işletmesinin geçimlik üretimden sürdürülebilir ve rekabetçi modele geçmek üzere teknik dönüşüm sürecinde olduğunu belirtti. Bakanlık, küçük üreticilere bilimsel, genetik ve teknolojik desteği sürdürme taahhüdünü yineledi.

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi

Brezilya’nın Tocantins eyaletinde hükümet, uzun süren kuraklık nedeniyle eyaletin tamamında 180 gün süreyle acil durum ilan etti. 7.251 sayılı karar salı günü (20) yayımlandı. Kamu kurumlarının hazırlayacağı tespitler, yasal şartların karşılanması halinde zarar gören üreticilerin mali destek, borçlar için ek süre veya borç yeniden yapılandırması talebine dayanak oluşturabilecek. Kararname, tarım ve hayvancılıktaki zararların yanı sıra yangın ve orman yangını risklerini de kapsıyor. Ulusal Su ve Temel Sanitasyon Ajansının (ANA) Kuraklık İzleme verilerine göre ağustosta Tocantins topraklarının yaklaşık %95’i herhangi bir kuraklık derecesiyle karşı karşıyaydı. Orta şiddette kuraklık sınıfındaki alanların payı temmuzdaki %33,57’den ağustosta %57,44’e yükseldi. Yanıtı Sivil Savunma aracılığıyla Askeri İtfaiye koordine edecek; etkilenen belediye ve ailelere acil su temini de dahil yardım ulaştırılacak. Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği (Seagro) ile Ruraltins ise tarımsal kayıpları hesaplayıp üreticileri destek araçları konusunda yönlendirecek. Karar, 2026/27 soya ekiminin başlangıcına denk gelirken, ekim bazı bölgelerde yağışlar nedeniyle hâlâ noktasal ilerliyor.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak

USDA’nın AB’deki yerel ofisinin raporuna göre Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda ayçiçeği tohumu ve yağı ithalatı, iç ve dış talebi karşılamak için güçlü kalacak. Türkiye’nin AB-27’den ithalat talebinin artabileceği, ülkenin iyi bir hasat beklemesine rağmen Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği tohumu ile işlenmiş ürün tedarikinin geçmişteki kadar kolay olmayabileceği belirtildi. Türkiye 1 Ekim’de ayçiçeği tohumu ithalat vergisini %20’den %12’ye indirdi. Sektör kaynaklarına göre bu düzenleme Romanya ve Bulgaristan piyasalarını şimdiden etkiledi ve iki ülkeden ihracatın artması bekleniyor. Rapora göre AB-27’deki yağlı tohum işleme tesisleri, Türkiye’ye yönelik ihracat beklentileri aşarsa daha fazla ayçiçeği tohumu ithal etmeye hazır. USDA, ayçiçeği sanayisine yönelik talebin 2026/27’de güçlü kalacağını öngörüyor. Bu beklentide, ayçiçeği yağının tarihsel olarak yüksek seyreden fiyatının yanı sıra ayçiçeği küspesinin yem rasyonlarında soya küspesine çekici bir alternatif olması etkili. AB-27’nin ormansızlaşmadan ari ürünlere ilişkin EUDR düzenlemesi de soya ithalatında oluşabilecek primler nedeniyle ayçiçeği ve kolzaya geçici avantaj sağlayabilir. USDA, AB’nin ayçiçeği küspesi ithalatını 2026/27’de 2,40 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu miktar 2025/26’daki 2,20 milyon tonun üzerinde, 2024/25’teki 2,56 milyon tonun ise altında. Ayçiçeği tohumu ithalatı 2025/26’da önceki sezondaki 582 bin tondan 1,4 milyon tona yükselirken, 2026/27 için en az 900 bin ton öngörülüyor. Ukrayna ihracatının gerilemesiyle Arjantin ve Moldova AB’nin başlıca tedarikçileri oldu. Arjantin’den ithalat, 2025/26’nın ilk üç çeyreğinde %1171 artarak 850 bin tona ulaştı.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Güneş Enerjisi Tarlalarda Yayılıyor: Avusturya’da Paneller Büyüyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Güneş Enerjisi Tarlalarda Yayılıyor: Avusturya’da Paneller Büyüyor

Avusturya’nın Yukarı Avusturya bölgesinde tarım arazilerine kurulan fotovoltaik tesisler yaygınlaşıyor ve projeler büyüyor. Yazın etkili olan sıcak hava bazı tarlaları kuruturken, güneşli geçen dönem yeni kapasite planlarını hızlandırdı. Elektrik üreticileri ve çiftçilerden gelen ilginin yüksek olduğu belirtiliyor; ancak konuya yönelik eleştiriler de bulunuyor. ÖBB’nin Enns’te 37.764 paneli demiryolu elektriği şebekesine bağladığı ve tesisin yılda 8.000 Railjet seferine yetecek elektrik ürettiği aktarılıyor. Çiftçilerin bölgesel tarım odasına çok sayıda başvuru yaptığı ifade edilirken, tarlalarda daha fazla ve daha büyük güneş enerjisi tesisi kurulması eğiliminin sürdüğü belirtiliyor.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: WirtschaftsWoche · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya’da patates fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Fiyat artışı, sıcak ve kurak yazın üretim üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilirken, bu yılki patates hasadının geçici sonuçlara göre 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona kıyasla yaklaşık dörtte bir daha düşük. Kuraklık patateslerin küçülmesine yol açarken, hektar başına verim alışılmış 46 tonun altına 39 tona indi. Ekim alanı da bu yıl %11’den biraz fazla daraldı. Almanya’daki taze sebze fiyatları eylülde yıllık bazda %12 arttı; yumurta fiyatlarındaki yükseliş %15’i aşarken balık ve deniz ürünleri %4,5 pahalandı. Alman Çiftçiler Birliği, ağustos ayında tahıl hasadının 41,9 milyon tonla geçen yılın %7 altında kalacağını tahmin etti. Birliğe göre fazla kuru ilkbahar ve haziranın ikinci yarısındaki sıcak hava dalgası birçok bölgede tahılların erken olgunlaşmasına neden oldu. Avrupa buğday fiyatı da son üç ayda yaklaşık %20 arttı; Rusya’nın Karadeniz’de yük gemilerine yönelik saldırılarının sevkiyatları aksattığı aktarıldı. Küresel gıda hammaddesi fiyatları açısından El Niño da bir risk olarak gösteriliyor. Avrupa Merkez Bankası, güçlü bir El Niño olayının fiyatları %9’a kadar artırabileceğini hesapladı; Uluslararası Para Fonu ise geçmiş olaylarda nihai tüketici fiyatlarındaki ortalama artışı %5 olarak belirledi. Almanya’da gıda fiyatları eylülde yıllık %0,4 arttı ve 2020’den bu yana toplam yükseliş %30’u aştı. Hammadde fiyatlarındaki değişimlerin raflara genellikle beş-altı ay sonra yansıdığı belirtilirken, hükümetin ekim için kararlaştırdığı akaryakıt indiriminin süpermarket fiyatlarında henüz rahatlama sağlamasının beklenmediği aktarıldı.

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor

Yeni Zelanda merkezli kivi pazarlama şirketi Zespri, Çin’de artan yetkisiz G3 (SunGold) kivi üretimine karşı iki stratejik seçeneği değerlendiriyor. Seçeneklerden biri, Çin’de doğrudan ve sıkı biçimde düzenlenmiş bir satın alma ve tedarik modeli kurarak yıl boyunca yüksek kaliteli ürün sağlamak. Zespri Üst Yöneticisi Jason Te Brake, Çin’de yasa dışı yetiştirilen meyvenin özellikle güney yarımküre sezonunun sonuna doğru Yeni Zelanda’dan ithal edilen ürüne karşı rekabet gücünü artırdığını söyledi. Te Brake, şirketin Çin pazarındaki uzun vadeli beklentilerine güvenini koruduğunu, ancak Çin’deki G3 hasatlarının kalitesinin yükselmesi, yerel markaların güçlenmesi ve dağıtım kanallarının gelişmesiyle ticari ortamın zorlaştığını belirtti. Çin üretimi, sezon sonunda kalite değişkenliği artan Yeni Zelanda meyvesiyle doğrudan rekabet ediyor. Zespri’nin diğer seçeneği, rekabeti yalnızca Yeni Zelanda’dan sürdürmek. Bu yaklaşımda sezon sonu meyve kalitesinin artırılması, daha uzun hasat sonrası ömre sahip çeşitlerin geliştirilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması öngörülüyor. Çin’de üretimi kapsayan herhangi bir modelin Yeni Zelanda üreticileri için ekonomik değer oluşturması ve yerel ortakların markanın teknik ve ticari standartlarına uymasını teşvik etmesi gerekiyor. Zespri henüz resmi karar almadı; böyle bir teklifin uygulanması için üreticilerin resmi oylamayla onayı şart.

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Papaya, Kavun ve Mango Brezilya Meyvelerinde İhracat Avantajında Öne Çıktı

Cepea’nın dokuz Brezilya meyvesini inceleyen araştırmasına göre papaya, kavun ve mango, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (VCR) sıralamasında öne çıktı. 2016-2024 döneminde değerlendirilen dokuz meyvenin yedisi VCR göstergesini artırdı. Araştırma, Hortifruti Brasil dergisinin ekim sayısında yayımlandı ve Brezilya meyveciliğinin uluslararası pazardaki varlığını artırma ve sürdürme koşullarını ele aldı. Limon ve misket limonu, karpuz, üzüm ve avokado da aynı dönemde göstergede ilerleme kaydetti. Muz ve elmanın üretim zincirleri ise daha çok iç pazarın tedarikine yönelmiş olarak değerlendirildi. Faostat ile Brezilya hükümetinin Comex Stat sistemi verileriyle hesaplanan VCR, her meyvenin Brezilya ihracatındaki payını dünya meyve ihracatındaki payıyla karşılaştırıyor. Cepea’ya göre gösterge, göreli ihracat uzmanlaşmasını ölçüyor; doğrudan rekabet gücü veya kârlılık değerlendirmesi anlamına gelmiyor. Avokado, Brezilya’nın dış satımındaki genişlemenin öne çıkan örneklerinden biri oldu. Meyvenin ihracat geliri cari değerlerle 2016’da 6,8 milyon ABD dolarından 2024’te 36,2 milyon ABD dolarına yükseldi. Çalışmaya göre bu artışı başlıca hass çeşidi destekledi. Ancak genişlemenin kalıcı olması için üretim ölçeğinin ve verimliliğin artırılması, dış pazara uygun kalite standartlarının karşılanması ve ürün koşullarının taşıma ile dağıtım boyunca korunması gerekiyor. Araştırma, rakip ülkelerin arzının düşük olduğu dönemlerden yararlanabilmek için lojistik ve planlamanın önemine işaret ediyor. Brezilya meyvesinin hedef pazarlara doğru zamanda ulaşması ve alıcıların talep ettiği kaliteyi koruması gerekiyor. Uluslararası varlığın sürdürülmesi ayrıca maliyetlerin kontrolüne, kayıpların azaltılmasına, pazarların çeşitlendirilmesine ve üreticilerle zincirin diğer aktörleri için kârlılığın güvence altına alınmasına bağlanıyor.

NASA Verileri Küresel Tatlı Su Rezervlerindeki Azalmayı Ortaya Koydu
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

NASA Verileri Küresel Tatlı Su Rezervlerindeki Azalmayı Ortaya Koydu

NASA uydu verilerini inceleyen bir çalışma, son yirmi yılda dünya genelindeki yüzey ve yeraltı tatlı su rezervlerinde azalma yaşandığını ortaya koydu. Araştırma, karasal su kaynaklarının nasıl değiştiğini ve su kıtlığı riskinin bulunduğu bölgeleri belirlemeyi amaçladı. Bulgular, özellikle yeraltında gerçekleşen ve doğrudan görülmeyen su kaybının gelecekte önemli sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Çalışmaya göre insan faaliyeti, yeraltı sularının tükenmesinde başlıca faktör haline geldi. Sulama, sanayi ve diğer kullanımlar için yeraltı suyunun çekilmesi birçok bölgede su döngüsünün temel unsurlarından biri olurken, insan etkisinin belirgin olduğu 40 bölge tespit edildi. İklim değişikliği de su rezervlerindeki değişimde etkili bir unsur olarak gösterildi. Tarım arazilerinin kullanılması, su rezervlerindeki olumsuz değişimlerde en büyük etkiye sahip faaliyet olarak öne çıktı. Bu kullanım, Antarktika ve Avustralya dışındaki tüm kıtalarda yüzey suyu rezervlerindeki belirgin eğilimlerle önemli ölçüde ilişkilendirildi. Su kaybından en çok Orta Doğu ve Kuzey Afrika, kuzey Hindistan, batı ABD ve güneydoğu Brezilya etkilendi. Araştırmacılar, yeraltı suyu çekiminin karasal su rezervlerindeki düşüşte daha önce tahmin edilenden daha önemli bir rol oynadığını belirtti. Bu çekimle bağlantılı düşüşe ilişkin önceki tahminlerin, yeni tahminden ortalama %45 daha düşük olduğu aktarıldı. NASA'nın işlettiği GRACE projelerinden elde edilen ve 2002-2025 dönemini kapsayan veriler, ölçüm hassasiyetindeki artış sayesinde önceki bilgilere göre on kata kadar daha hassas hale geldi. Bilim insanları küresel tatlı su çekiminin yılda 3800-5000 gigaton aralığında olduğunu bildirdi.