ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

49 haber · Sayfa 1

Brezilya’da Tohum ve Bitki Koruma Alımları Sınırlı, Glufosinat Fiyatları Artıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Brezilya’da Tohum ve Bitki Koruma Alımları Sınırlı, Glufosinat Fiyatları Artıyor

Analist Souza’ya göre eylülde potasyum klorür (KCl) alıp soya fiyatını sabitleyenler, kısa vadeli karşılaştırmada elverişli bir koşul yakaladı. Değerlendirme, peşin işlemlerde girdi alımıyla tahıl fiyatının sabitlenmesini birlikte ele alıyor. Mato Grosso’da 2028 safrinha mısırına yönelik tohum işlemleri noktasal kalırken bitki koruma ürünlerinde de alımlar sınırlı ilerliyor. Souza, glufosinat fiyatlarının belirgin arttığını ve son aylardaki aşırı nem nedeniyle özellikle Paraná’da fungisit talebinin artmasını beklediğini belirtiyor.

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor

Halloween kutlamasının yaygınlaşması, balkabağını oyulmuş yüzleri ve farklı biçim ve renkleriyle ev ve iş yeri dekorasyonunda kullanılan tanınmış bir simgeye dönüştürdü. La Casa de la Calabaza, balkabağı üreticileri açısından eylül ve ekim aylarının yılın en yoğun faaliyet dönemi olduğunu belirtiyor. İşletmeye göre toplam üretimin yaklaşık %70’i bu iki ayda satılıyor. Talep, 31 Ekim gecesi oyulmak üzere alınan büyük balkabaklarıyla sınırlı kalmıyor. Küçük çeşitler de sonbahar dekorasyonunda öne çıkıyor; siğilli, uzun veya uçan daire biçimindeki balkabakları masa süslerinde ve evin farklı bölümlerinde, oyulmadan kullanılabiliyor. Bu çeşitlilik, ürünün yalnızca Halloween kutlamalarıyla değil, genel sonbahar dekorasyonuyla da ilişkilendirilmesini sağlıyor. La Casa de la Calabaza, sonbahar kampanyası döneminde farklı dağıtım noktalarına ve doğrudan tüketicilere toplam yaklaşık 40.000 kilogram balkabağı sattığını aktarıyor. Halloween için oyulacak balkabaklarının başlıca alıcıları çocuklu genç aileler olurken, dekoratif çeşitlerde evlerini süsleyen yaşlı kişiler öne çıkıyor. Manavlar, mağazalar, şirketler ve tema parkları da mekânlarına sonbahar atmosferi vermek amacıyla bu ürünleri satın alan diğer gruplar arasında yer alıyor.

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir

Türkiye’de rekor buğday hasadının alımları azaltması bekleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), eylülden bu yana ihracat için işleme rejiminde faaliyet gösteren un ve makarna ihracatçılarına buğday sunuyor. Kurum, ekimde Türk ticaret borsası üzerinden tüm alıcılara 5,5 milyon ton ürün açıklaması yaptı. Buğday tüketiminin yıllık karşılaştırmada %4 artacağı, artışın bir bölümünün hayvan yemi kullanımından kaynaklanacağı belirtiliyor. Haziran-ağustos döneminde buğday ve türevleri ihracatı 2025/26’nın aynı dönemine göre %14 geriledi; un satışları %20 düşerek 617 bin tona inerken makarna satışları %22 artarak 560 bin tona çıktı.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

Arjantin’de Mısır Ekimi Öngörülen Alanın %47,3’üne Ulaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Mısır Ekimi Öngörülen Alanın %47,3’üne Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin’de 2026/27 sezonu mısır ekimi, öngörülen 8,4 milyon hektarlık alanın %47,3’üne ulaştı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın 29’unda Perşembe günü açıkladığı verilere göre ekim çalışmaları bir haftada 7,5 yüzde puan ilerledi ve önceki sezonun aynı dönemindeki seviyenin 12,3 yüzde puan üzerine çıktı. İlerleme La Pampa’nın kuzeyi ile Buenos Aires eyaletinin batı ve merkezi kesimlerinde öne çıktı. Aynı sezonda soya ekimi, planlanan 17 milyon hektarlık alanın %2,3’üne ulaştı. Bu oran, geçen sezonun aynı dönemine göre 1,3 yüzde puan daha yüksek. Borsaya göre tarım alanlarının büyük bölümünde toprak nemi uygun durumda. Ancak güney Córdoba ile Buenos Aires’in orta ve kuzey kesimlerindeki düşük toprak sıcaklıkları ve Entre Ríos’un orta-doğu kesimindeki aşırı nem, bazı bölgelerde çalışmalara başlanmasını geciktiriyor. Buğday hasadı son haftada 5,4 yüzde puan ilerleyerek uygun alanın %6,7’sine ulaştı. Kuzeybatı ve Kuzeydoğu Arjantin’de hasat, son haftalardaki yağışların etkisiyle önceki sezonun sırasıyla 30 ve 13 yüzde puan gerisinde kaldı. Ülke genelindeki 1,7 yüzde puanlık gecikme ise merkez ve güney tarım bölgelerinde ekili alanın azalmasıyla ilişkilendirildi.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi

Brezilya’da soya fiyatları 29 Ekim Perşembe günü genel olarak yükseldi. Canal Rural’ın aktardığına göre, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli kontratlarda yaşanan düşüşe rağmen Brezilya reali karşısında değer kazanan dolar, iç piyasadaki fiyatları destekledi. Safras & Mercado, 30 Ekim Cuma günü işlemlerin ılımlı seyretmesini ancak döviz kurunun desteğiyle fiyatların güçlü kalmasını bekledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre piyasa, limanlardaki güçlü alım teklifleri ve iç piyasada faaliyet gösteren soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasıyla şekillendi. Limanlarda hemen teslimat için üreticilere daha elverişli fiyat koşulları sunulurken ödeme vadeleri uzadı. İç kesimlerdeki tesisler, aralık ayına kadar tedarik sağlamak amacıyla bazı bölgelerde alım göstergelerini yükseltti ve kimi tekliflerde ihracat paritesi aşıldı. Fiziksel piyasada 29 Ekim’de 60 kilogramlık çuval başına 2 Brezilya realine kadar artış kaydedildi. En yüksek yükseliş Rio Grande Limanı’nda görüldü. İç kesimlerin çoğunda artış 1 real olurken Rondonópolis’te fiyatlar değişmedi, Rio Verde’de ise çuval başına 1 real düşüş yaşandı. Chicago’da kasım vadeli soya kontratı 30 Ekim sabahı %0,18 düşüşle 12,17 buçuk ABD doları/buşel seviyesine geriledi. Vadeli fiyatlar, ABD’de hasadın ilerlemesiyle uluslararası piyasadaki soya arzının artmasından dolayı baskı altında kaldı. Buna karşılık ticari dolar aynı sabah %0,48 yükselerek 5,4132 realden işlem gördü. Safras & Mercado, ekim ayı kapanışında Brezilya’da fiyatların güçlü kalmasını, ancak ticaret hacminin yüksek olmamasını öngördü.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, İşlemler Sınırlı Kaldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın fiziksel soya piyasasında 27 Salı günü fiyatlar genel olarak gerilerken işlemler sınırlı kaldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, döviz kurunun fiyatlar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü, alıcıların teklifleriyle satıcıların istediği fiyat arasındaki farkın daralmasının ise bazı işlemleri desteklediğini belirtti. Buna rağmen piyasada büyük hacimli hareket görülmedi. Limanlarda ocak ödemeli çuval başına 162 real teklif edildi. Ancak Silveira’ya göre işlemler oldukça sınırlı kaldı. Fiyatlar, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) düşüş ve dolardaki gerilemenin baskısı altında bulunurken soya primleri değer kazandı. Brezilya’nın farklı merkezlerinde de düşüşler kaydedildi; Passo Fundo’da fiyat 152’den 151 reale, Santa Rosa’da 153’ten 152 reale, Cascavel’de 147’den 146,50 reale geriledi. Rondonópolis’te 141’den 140 reale, Dourados’ta 143’ten 142 reale, Rio Verde’de 141’den 140 reale, Paranaguá’da 158’den 157,50 reale ve Rio Grande’de 159’dan 158 reale düşüş görüldü. Yerel fiyatların hangi önceki gün veya döneme göre değiştiği kaynakta belirtilmedi. Chicago’da kasım teslim soya %0,92 düşüşle 12,29¾ dolar/buşel, ocak pozisyonu ise %0,73 düşüşle 12,43¼ dolar/buşel oldu. ABD’de soya hasadı 25 Ekim itibarıyla %79’a ulaştı; bu oran beş yıllık %77 ortalamasının ve 18 Ekim’deki %64 seviyesinin üzerindeydi. Brezilya ürününün daha rekabetçi hale gelmesi, traderların Çin talebinin ABD’den Brezilya’ya kayabileceği endişesini artırdı. Yeni sezon ekimi ise iyi tempoda ilerledi ve üreticilerin odağı tarla çalışmalarında kaldı.

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.

Çin'de Yazlık Tahıl Üretimi 150 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Uued Uudised · Özgün haber
Veri haberi

Çin'de Yazlık Tahıl Üretimi 150 Milyon Tonu Aştı

Uued Uudised'de yayımlanan değerlendirmeye göre Çin, bu sonbaharda 150 milyon tonun üzerinde yazlık tahıl üretimiyle rekor hasat gerçekleştirdi. Metin, ülkenin 2025'te yıllık tahıl üretiminin ikinci yıl üst üste 700 milyon tonu aştığını ve bu miktarın kişi başına 500 kilogramdan fazla tahıla karşılık geldiğini aktarıyor. 23 Eylül'de Orta Çin'de, Xiangyang yakınlarındaki Dongjiao köyü sakinleri ülkenin dokuzuncu Çiftçiler Hasat Festivali için yemekli bir kutlama düzenledi. Tarım Bakanı Zhang Zhu ise sonbahar hasat alanının beşte birinden fazlası biçildiğinde Çin'in yıl genelinde bir başka bol hasada ilerlediğini söyledi. Bu ifade, nihai hasat sonucu değil, devam eden hasada ilişkin bir değerlendirme olarak aktarılıyor. Kaynak metin, yüksek üretimi atmosferik karbondioksitin fotosentezdeki rolü ve buğday ile pirincin yükselen CO2 seviyelerine tepkisiyle ilişkilendiriyor. NASA analizlerine atıfla Çin ve Hindistan'ın küresel yeşillenmede öne çıktığı, kuzeydoğuda uzayan don olmayan mevsimlerin Heilongjiang'da pirinç ve mısır üretimini desteklediği belirtiliyor. Çin'de bu yıl kuraklıktan fazla sel yaşandığı, ancak ağır etkilerin yerel kaldığı ve genel koşulların tarımı desteklediği de kaydediliyor.

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor

Topraktaki organik karbonun kaybı, atmosfere karbondioksit salımının ötesinde tarımsal üretimin fiziksel, suyla ilgili ve biyolojik işleyişini etkileyen bir süreç olarak ele alınıyor. Kaynağa göre karbon; toprak agregatlarının oluşumu ve stabilitesi, suyun sızması ve tutulması, gözeneklilik ile mikrobiyal topluluklara kaynak sağlanması açısından önemli işlevler üstleniyor. Karbonun azalması bu işlevleri zayıflatabiliyor. Organik madde kaybı, toprağın ısı kapasitesi, nemi ve yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Özellikle bozunmuş ve kuru topraklarda yüzey sıcaklıkları yükselebilir ve sıcaklık dalgalanmaları artabilir. Ancak kaynak, toprağın yerel sıcaklığındaki değişimlerle küresel ısınmanın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Karbon kaybı karbondioksit salımı yoluyla iklim değişikliğine katkıda bulunabilirken, nem, örtü ve yapıdaki değişiklikler toprağın ısınıp soğuma biçimini etkiliyor. Karbon miktarındaki düşüş; sıkışma, erozyon, yüzey akışı ve su depolama kapasitesinde azalmaya neden olabilir. Tarımsal açıdan bu durum su kullanımında verim kaybı, kuraklık ve şiddetli yağışlara karşı daha yüksek kırılganlık, mikrobiyal yaşam alanlarının bozulması ve besin maddelerini geri dönüştürme kapasitesinin zayıflaması anlamına gelebilir. Etkilerin toprak türü, besin durumu, nem, pH, doku ve yönetim biçimine göre değiştiği belirtiliyor. Kaynak ayrıca toprak mikrobiyomunu ve mikroorganizmalarla bitkiler arasındaki RNA temelli iletişimi araştırılması gereken alanlar arasında gösteriyor.

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor

Avusturya’nın Wieselburg kentindeki Francisco Josephinum’da 19 Ekim’de düzenlenen “AI meets Agriculture” etkinliğinde, yapay zekâ uygulamalarının teknik aşamadan tarım işletmelerinde kullanılabilecek çözümlere dönüştürülmesi ele alındı. TerraZo sistemi, gübre kullanımının daha hedefli planlanmasına örnek gösterildi. Tarım Bakanlığına göre bu uygulamayla verimlilik artışı %10’a kadar çıkabilir. AB ve Avusturya tarafından ortak finanse edilen üç girişim, yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi ve denenmesini destekliyor. AgrifoodTEF gerçek tarım koşullarında test imkânı sağlıyor, EDIH AI5innovation şirketlerin dijitalleşmesine ve prototip geliştirmesine yardımcı oluyor. AI Factory Austria AI ise yapay zekâ uzmanlığı ile yüksek performanslı hesaplama altyapısına erişim sunuyor. İşbirliğinin, şirketler ve start-up’ların ilk fikirden pazarlanabilir uygulamaya geçişini kolaylaştırması amaçlanıyor. Yapay zekâ sistemlerinin değişken hava ve toprak koşullarında sınanması için deneme alanları, deneme ahırları ve dijital test imkânları kullanılacak. Tarım Bakanı Norbert Totschnig, teknolojinin küçük aile işletmeleri için de karşılanabilir ve kolay kullanılabilir olması gerektiğini belirtti. Aşağı Avusturya da Josephinum Kampüsü’nde tarımda veri merkezli yapay zekâ için bir vakıf profesörlüğüne 1,5 milyon avro ayıracak; çalışmayla tarımsal veri kalitesinin artırılması ve pratik uygulamalar geliştirilmesi hedefleniyor.

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak

Şili Ulusal Tarım Derneği (SNA) Başkanı Antonio Walker, Encuentro Nacional del Agro etkinliğinde, ABD’nin tarım sektörüne uyguladığı tarifelerin 800 milyon ABD doları kayba yol açacağını söyledi. Walker, vergilerin kanatlı hayvan etleri, turunçgiller ve üzümler gibi ürünleri etkilediğini belirtti. Walker, sıfır tarifeye dönülmesinin zor olduğunu ancak hükümetin girişimlerini ve ürün bazında yürütülen müzakereleri değerli bulduklarını ifade etti. SNA, ihracatın Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Çin’in iç kesimleri gibi pazarlara çeşitlendirilmesini istedi. Walker ayrıca güneydeki liman altyapısının üretim kapasitesinin gerisinde kaldığını söyleyerek Biyoceanik Koridor’da ilerleme çağrısı yaptı. Silvo-tarımsal gayrisafi yurt içi hasıla geçen yıl %6,3 arttı; ancak şarap, geleneksel ürünler, şeker pancarı, ormancılık ve bazı meyvelerde zorluklar yaşandığını aktardı.

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi

Brezilya soya piyasasında 20 Salı günü işlemler düşük hareketlilik gösterdi; fiyatlar çoğunlukla geriledi ve yalnızca sınırlı miktarda işlem yapıldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre Chicago borsası ile dolardaki düşüşler fiyatları baskılarken, satıcı tekliflerinin yokluğu ticareti neredeyse durma noktasına getirdi. Alıcılar tekliflerini düşürdü, üreticiler ise mevcut fiyat seviyelerinde satış yapmaya yanaşmadı. Spot piyasada primler nominal kaldı ve kesin işlem göstergeleri oluşmadı. Silveira, piyasanın yalnızca küçük partilerin ve kısa vadeli ihtiyaçları karşılayan işlemlerin yapıldığı bir görünüm sergilediğini belirtti. Aynı sırada Brezilya’da yeni soya sezonunun ekimi, daha açık havanın desteğiyle iyi hızda ilerledi. Başlıca merkezlerde fiyatlar ağırlıklı olarak geriledi. Çuval fiyatı Passo Fundo’da 147 realden 145 reale, Santa Rosa’da 148 realden 146 reale, Cascavel’de 142 realden 140 reale ve Rondonópolis’te 140 realden 139 reale indi. Dourados’ta fiyat 138 realden 139 reale yükselirken, Rio Verde’de 138 realde sabit kaldı. Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da düşüş kaydedildi. Chicago’da soya vadeli kontratları art arda yedinci seansta geriledi ve fiyatlar iki ayın en düşük seviyelerine indi. ABD’de hasadın ilerlemesi ve hava koşullarının çalışmaları destekleyeceği beklentisi fon satışlarını artırdı. ABD Tarım Bakanlığına göre hasat 18 Ekim itibarıyla alanın %64’üne ulaştı; önceki hafta bu oran %46, son beş yıl ortalaması ise %65’ti. Buna karşın ABD’li özel ihracatçılar Çin’e 2026/27 sezonu teslimatlı 612 bin ton soya satışı bildirdi.

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Palm Yağı Fabrikası Atığından Biyometan İçin 15 Yıllık Anlaşma

Endonezya’da reNIKOLA Holdings Sdn Bhd’nin iştiraki PT reNIKOLA Primer Satu, PT Gagas Energi Indonesia (PGN Gagas) ile 15 yıllık sıkıştırılmış biyometan gazı (CBG) alım anlaşması imzaladı. Anlaşma, Kuzey Sumatra’daki PT Karya Pratama Niagajaya’ya (KPNJ) ait palm yağı fabrikasında geliştirilecek projeden üretilecek CBG’nin uzun vadeli tedarikini kapsıyor. KPNJ ile Yap-Sahip Ol-İşlet-Devret (BOOT) modeliyle yürütülecek projenin yatırım tutarı 5 milyon ABD dolarını aşacak. Proje, palm yağı fabrikalarının sıvı atığı POME’yi işleyerek biyogaz üretecek. reNIKOLA bu amaçla anaerobik işleme ve biyometan arıtma tesisleri kuracak; elde edilen biyogaz, PGN Gagas’a gönderilmeden önce CBG’ye dönüştürülecek. Tesisin 2028’in ikinci çeyreğinde ticari işletmeye başlaması ve yılda 102.000 MMBtu’nun üzerinde CBG üretmesi öngörülüyor. Metanın daha önce atmosfere salınma potansiyelinin bulunduğu süreçte yakalanması sayesinde projenin yılda yaklaşık 28.000 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunu önlemesi bekleniyor. Şirket, bu modelle palm yağı sanayisinin sıvı atıklarına ekonomik değer kazandırmayı, metan emisyonlarını azaltmayı ve biyometanı Endonezya’nın yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak geliştirmeyi hedefliyor. PT RPS Üst Yöneticisi ve Direktörü Amran Yusof, reNIKOLA’nın iki ila üç yıl içinde Endonezya genelinde 40 biyometan üretim tesisi geliştirme hedefinin gerçekçi olduğunu söyledi. Kuzey Sumatra’daki proje, şirketin ülkede geliştirdiği 10. CBG projesi olarak tanımlanıyor. Şirket ayrıca, uzun vadeli ticari gaz alımını atık yönetimi ve emisyon azaltımıyla birleştiren modelin diğer palm yağı fabrikalarında da uygulanabileceğini belirtiyor.

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Hayvan Hırsızlığı Çiftçileri Endişelendiriyor

NFU Mutual’ın 2026 Kırsal Suç Raporu’na göre Birleşik Krallık’ta kırsal suçların maliyeti 2025’te tahmini 41,5 milyon sterline ulaştı. Raporda hayvan hırsızlığının bir önceki yıla göre yaklaşık %30 arttığı belirtilirken, artan girdi maliyetleri ve değişken hava koşullarının çiftliklerin nakit akışını ve güvenini zorladığı bir dönemde hırsızlığın hayvancılık işletmeleri üzerindeki ek yükü artırdığı ifade edildi. NFU Mutual kırsal işler uzmanı Hannah Binns, hayvan hırsızlığının artık son derece organize hale geldiğini ve baskınlarda tek olayda onlarca koyunun çalınabildiğini söyledi. Binns’e göre bu suçlar tarım işletmelerinde ve yetiştirme programlarında ciddi aksamalara neden olabiliyor; hayvanlarda refah riskleri yaratırken çiftçiler, aileleri ve hayvanlarla ilgilenen diğer kişiler üzerinde de travmatik etkiler bırakabiliyor. Ulusal Koyun Birliği politika yöneticisi Michael Priestley, Dartmoor çiftçilerinin son on yılda 4.500’den fazla koyun kaybettiğini tahmin ettiğini aktardı. Kaynakta ayrıca Hampshire’daki Hursley yakınlarında haziran ayında 135 koyunun 18.000 sterlin tahmini değerle çalındığı, bir ay sonra da Cornwall’daki bir çiftlikten 64 koyun ve kuzunun götürüldüğü belirtildi. Bu olayların yılları kaynakta açıkça belirtilmedi. Ulusal Koyun Birliği, farkındalık kampanyaları düzenleyerek, çiftçilere gelişmiş güvenlik önlemleri konusunda eğitim vererek ve kırsal polis ekipleriyle iletişim kurarak mücadele yürütüyor. Ulusal Çiftçiler Birliği ise yerel bilgiye sahip uzman kırsal suç ekiplerinin korunmasını ve Ulusal Kırsal Suç Birimi’ne sürekli finansman sağlanmasını istiyor. Çiftçilere hayvanları işaretleme, kayıtları güncel tutma, stokları değişken saatlerde kontrol etme ve mümkünse yollardan uzakta otlatma önerileri yapılıyor. Evcil hayvan hırsızlığı da raporda ayrı bir sorun olarak ele alındı. Direct Line verilerine göre 2025’te Birleşik Krallık genelinde polise çalındığı bildirilen tahmini köpek sayısı 1.626 oldu. Hampshire Constabulary ayrıca 6 Ekim saat 21.00 ile 7 Ekim saat 04.00 arasında Droxford’daki bir çiftlikten çalınan römorkta bulunan, Lolly adlı yedi yaşındaki kahverengi Cocker Spaniel için bilgi istedi.

Brezilya’nın Pamuk Sevkiyatı Ağustos-Eylül Döneminde %16,24 Arttı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Pamuk Sevkiyatı Ağustos-Eylül Döneminde %16,24 Arttı

Brezilya’nın ağustos ve eylül aylarındaki pamuk sevkiyatı, önceki döngünün aynı dönemine göre %16,24 artarak 297,89 bin tona çıktı. Mato Grosso’da iki aylık ihracat 156,46 bin ton olurken eyaletin yıllık artışı %30,07 ile Brezilya genelinin üzerinde gerçekleşti. Imea verilerine göre Hindistan, Bangladeş ve Türkiye, Mato Grosso’nun bu dönemde ihraç ettiği pamuk hacminin %52,80’ini oluşturdu. 2026/27 döngüsünün başlangıcındaki ihracat performansının sürmesi uluslararası talebe, pamuğun rekabet gücüne ve alıcıların ilgisine bağlı olacak.

Virginia'da Salmonella Bağlantısı Nedeniyle İstiridye ve Midye Hasadı Kapatıldı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

Virginia'da Salmonella Bağlantısı Nedeniyle İstiridye ve Midye Hasadı Kapatıldı

Virginia sağlık yetkilileri, Pennsylvania'daki Salmonella salgınının Little Wicomico Nehri'nden çıkarılan kabuklu deniz ürünleriyle ilişkilendirilmesinin ardından Northumberland County'deki nehrin bir bölümünde istiridye ve midye hasadını 9 Ekim'de durdurdu. Pennsylvania'daki salgında, Virginia Sağlık Bakanlığına göre şu ana kadar en az beş kişi hastalandı. Yetkililer, hastalıklarla özellikle bu sularda hasat edilen istiridyeler arasında epidemiyolojik bağlantı kurulduğunu bildirdi. Acil Mahkûm Etme Emri #010A kapsamındaki kapatma, Little Wicomico Nehri'nin belirli koordinatlar arasındaki aşağı havza sularında 7 Kasım'a kadar geçerli olacak. Virginia yetkilileri kararın ihtiyat amacıyla ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin tavsiyeleriyle doğrudan uyumlu biçimde alındığını açıkladı. Kapatma bölgesindeki kabuklu deniz ürünleri aktif olarak test edilirken yengeç ve yüzgeçli balık hasadına izin veriliyor; uygulamanın içme suyunu etkilemediği belirtildi. Kapatma yürürlükteyken mahkûm edilmiş bölgelerden Deniz Kaynakları Komisyonu'nun özel izni olmadan kabuklu deniz ürünü hasat etmek, depolamak veya taşımak yasa dışı. Virginia'nın 2026-2027 kamu istiridyesi hasat sezonu 1 Ekim'de başlamıştı. Sağlık departmanı aynı gün, yakındaki Westmoreland County'deki Lower Machodoc Creek'in bazı bölümlerinde 29 Ekim'e kadar sürecek ikinci bir acil kabuklu deniz ürünü kapatması da yayımladı. Eyaletin kamu istiridyesi alanları yılda yaklaşık 250.000 bushel üretirken, resif bakımı ve kabuk dikimi programına yıllık 4 milyon ila 10 milyon dolar ayrılıyor.

Macaristan’da 2026 Üzüm Hasadında Üretim Yaklaşık %30 Düştü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da 2026 Üzüm Hasadında Üretim Yaklaşık %30 Düştü

Macaristan’da 2026 üzüm hasadında ürün miktarının önceki yıllara göre yaklaşık %30 daha düşük olduğu bildirildi. Hasat, önceki yıllara kıyasla 2-3 hafta erken başladı; erken çeşitlerin işlenmesine ağustos ortasında geçilirken çoğu bölgede presleme eylül sonunda tamamlandı. Sezonun başında 1 Mayıs sabahına kadar iki gün üst üste günlük soğuk rekorları kırıldı ve yaygın don zararı oluştu. En büyük kayıplar Bács-Kiskun bağlarında yaşandı; bu bölgede ürünün yarısından fazlasından vazgeçildi. Donla zayıflayan asmalar daha sonra haftalar ve aylar süren yağış eksikliği, kuruyan topraklar ve yüksek sıcaklıkla bağlantılı atmosferik kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Kuraklık ve yüksek morötesi ışınım tanelerin küçülüp yoğunlaşmasına yol açarken, birçok bölgede olağan %80’lik şıra verimi yerine %60’lık oranla hesap yapıldı. Böylece ulusal ölçekteki ürün kaybına ek olarak şıra miktarı da azaldı. Üzümlerdeki yüksek şeker oranı daha yüksek alkol derecesine işaret etse de kabuk ve tanelerdeki aroma ile tanenler birçok yerde tam olgunlaşmadı. Aşırı hava koşulları, tanelerin saptan koparılmasını zorlaştırdı. Bu nedenle mekanik hasat makinelerindeki titreşim artırıldı; uygulamanın asmalara ve destek sistemlerine yük bindirdiği belirtildi. Bazı üreticiler ise daha düşük miktarın daha yoğun üzüm sağladığını ve şarapların beklenenden daha iyi olabileceğini düşünüyor.

Anafıbj, Frisona, Bruna ve Jersey İçin Yeni Genetik Endeksler Onayladı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Anafıbj, Frisona, Bruna ve Jersey İçin Yeni Genetik Endeksler Onayladı

İtalya'nın ulusal süt sığırı ırkı soy kütüklerini yöneten ANAFIBJ, 7 Ekim 2026'da Cremona'daki merkezinde Frisona, Bruna ve Jersey için üç Teknik Merkez Komisyonu toplantısı gerçekleştirdi. Toplantılarda üç ırka ilişkin teknik kararlar alınırken, süt sığırı ve sığır eti sektörleri arasında Beef on Dairy yaklaşımıyla bağlantı kurulmasına yönelik adımlar da atıldı. Frisona Komisyonu, etçi boğaların saf yetiştirmeye ayrılmayan Frisona ineklerinde kullanımına yönelik ilk Beef on Dairy endekslerini onayladı. Boğa modeli olarak hazırlanan endeksler doğum kolaylığı, buzağı ölümleri ve gebelik süresini kapsıyor. Kaynağa göre yaklaşım, ulusal ve Avrupa ölçeğinde besilik sığır arzındaki yetersizliğe karşı iki sektörün birlikte hareket etmesini amaçlıyor. Süt sığırı yetiştiricileri böylece uygun etçi boğaları seçerken doğum performansını daha fazla dikkate alabilecek. Frisona için ayak-bacak bileşik endeksi de gözden geçirildi. Toplantılarda soy kütüğü kullanılmadan yapılan zamanında genomik endeksler, genetik kusurların izlenmesi, uzun ömürlülük, ayak hastalıkları ve atmosferik karbon emisyonlarına ilişkin veri toplama çalışmaları ele alındı. Bruna Komisyonu ise İtalya temelinde hesaplanan yeni üretim genetik endeksleri için genetik tabanı ve erkek-dişi endekslerinin yayımlanma ölçütlerini onayladı. Komisyon ayrıca somatik hücrelere ilişkin yeni genetik endeksler ile geliştirilmiş PFF endeksi hakkında bilgilendirildi. Jersey Komisyonu yeni Dölverim Endeksi'ni ve zamanında genomik değerlendirmeyi onayladı; seçim hedefinin IQJ bakımından gözden geçirilmesine yönelik bir öneri sundu. Üç komisyon, 52/2018 sayılı mevzuatın 4. maddesi kapsamında 2027'de işletmelerde veri toplayacak yetkili çiftliklerin listesini de onayladı. ANAFIBJ Direktörü Martino Cassandro, güncellemelerin İtalyan süt sığırı ırklarının rekabetçiliğini güçlendireceğini ve yetiştiricilere daha güncel araçlar sağlayacağını belirtti. Cassandro, İtalya'da sığır eti sektörünün iç yeterlilik oranının %38, süt sığırı sektörünün oranının ise %90'ın üzerinde olduğunu söyledi.

Soya Piyasasında Çin’in Alımlara Dönüşü Gündemde
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Soya Piyasasında Çin’in Alımlara Dönüşü Gündemde

Soya piyasasında bu haftanın gündemini ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) WASDE raporu, ABD’de devam eden hasat, Çin’in Golden Week tatili sonrasında alımlara dönmesi ve Brezilya’daki hava koşulları oluşturacak. Piyasa, 9 Ekim Cuma günü yayımlanması beklenen raporda, ağustostaki kuraklığın hasat sırasında daha belirgin hale gelen etkileri nedeniyle ABD soya verim tahmininin aşağı çekilip çekilmeyeceğini izleyecek. Böyle bir revizyon, ABD üretim tahminini azaltarak fiyatlara destek sağlayabilir. ABD’de hasadın ilerlemesi ise Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir. Hasat edilen miktarın ekili alanın yaklaşık %30-40’ına yaklaşmasıyla fiziksel ürün arzının artması, soyanın depolara, kırma tesislerine ve ihracat terminallerine akışını hızlandırabilir. Kısa vadede artan arzın fiyatlardaki toparlanmayı sınırlaması beklenirken, bu baskının dış talep mevcut ürünü yeterince emmediği sürece daha belirgin olabileceği belirtiliyor. Asya talebi, küresel soya fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin’de Golden Week’in başlaması ticari ve liman faaliyetlerini önemli ölçüde azaltırken, tatil döneminde Chicago’daki alım temposu da zayıfladı. Bu nedenle piyasa, Çinli ithalatçıların tatil sonrasında daha agresif bir alım yapıp yapmayacağını izleyecek. Böyle bir dönüş, USDA’nın ihracat projeksiyonlarını destekleyebilir ve ABD’deki yüksek arzın emilmesine yardımcı olabilir. Güney Amerika’da soya ekiminin ilerleyişi de önümüzdeki haftalarda fiyat görünümünü etkileyebilir. Mato Grosso ve Paraná gibi üretim bölgelerinde düzenli ve iyi dağılmış yağışlar, ekim çalışmalarını ve toprak nemini destekleyerek sezon başlangıcına ilişkin endişeleri azaltabilir. Buna karşılık, önemli bölgelerde yağış eksikliğine yol açan atmosferik blokaj; yeniden ekim veya ciddi takvim gecikmesi ihtimali doğurursa CBOT vadeli işlemlerine hava primi ekleyebilir.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.