ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

124 haber · Sayfa 1

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi

Britanya ile Avrupa Birliği’nin gıda ve tarım ticaretine ilişkin bir taslak anlaşmaya vardığı bildirildi. Anlaşmanın kesinleşmesi halinde, Brexit sonrası uygulamaların yerini alması ve Britanya’nın AB’ye gıda ile tarım ürünleri ihracatında karşılaştığı maliyetli veteriner ve gümrük kontrollerinin büyük bölümünü değiştirmesi bekleniyor. BBC’nin aktardığı taslak, sıhhi ve bitki sağlığı düzenlemelerini kapsıyor. Buna göre AB, Britanya’dan gelen gıda ve içecek ihracatındaki kontrollerin çoğunu kaldıracak; Britanya ise gıda ve tarım üretimine ilişkin AB yasa ve kurallarını izlemeyi kabul edecek. “Dinamik uyum” olarak adlandırılan bu model, Brexit anlaşması müzakereleri sırasında Boris Johnson dönemindeki Muhafazakâr Parti tarafından reddedilmişti. Düzenlemenin, Brexit’ten bu yana var olan sözde İrlanda Denizi sınırının Kuzey İrlanda üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor. Taslağın İrlanda’nın tamamındaki gıda ve tarım ticaretini de önemli ölçüde etkileyeceği, İrlanda’nın ise Britanya’nın gıda ve içecek ihracatındaki bir numaralı pazar olduğu belirtiliyor. Metnin, Brüksel’deki üye ülke temsilcilerine Daimi Temsilciler toplantısı öncesinde dağıtıldığı ve tarafların 20 Kasım’da zirve yapmasının planlandığı aktarıldı.

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi

İzlanda Maliye ve Ekonomi Bakanı Daði Már Kristófersson, ülkede tarımın bölgesel yerleşimi sürdürme rolü ile ticari faaliyet niteliğinin bir ölçüde birbirine karıştırıldığını söyledi. Kristófersson, tarıma piyasa koşullarında gelişme fırsatı verilmesini önerdi. Bakanın değerlendirmesine göre bu yaklaşım, çiftçilerin kendi yatırımları ve emeklerinin karşılığından daha fazla yararlanmasını sağlayabilir. Kristófersson, devletin işletmelerin nerede ve hangi büyüklükte faaliyet göstereceğine ya da desteğin nasıl kullanılacağına daha az müdahale etmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte desteğin, üretkenlik yaratmak için kullanılması koşulunu vurguladı. Kristófersson, tarıma bölgesel yerleşimi veya başka görevleri sürdürme sorumlulukları yüklenmesinin sektörü geleceğin daha az cazip bir seçeneği hâline getirdiğini ifade etti. Faaliyetin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması gerektiğiyle daha fazla yüzleşen tarım kesimlerinin, yerleşim düzenini korumaya daha fazla odaklanan kesimlere kıyasla daha iyi performans gösterdiğini savundu.

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor

Rusya’nın tahıl ihracatı için yeniden açtığı ve yeni devreye aldığı rotalar, buğday piyasasında fiyat baskısını artırdı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) aralık vadeli buğday kontratı 11,25 ABD senti gerileyerek buşel başına 599 sente düştü. Fiyatlar, temmuz başından bu yana en düşük seviyeyi görürken ton karşılığı yaklaşık 197,55 avro olarak hesaplandı. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını şimdilik 15 Kasım’a kadar yeniden onayladı ve gemilere askeri refakat sağlanacağını bildirdi. Rusya ile Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları sonrasında temmuzda duran deniz trafiğinin ardından ilk yük gemileri Kerç Boğazı’ndan geçti. Rusya ayrıca Arktik liman Murmansk üzerinden ilk kez tahıl ihracatına başladı. İlk sevkiyat 3.400 ton olurken, Fas’ın Kazablanka Limanı’na gönderilmek üzere yaklaşık 28.000 ton buğdayın daha yüklenmesi planlanıyor. Yeni rota, eylül ayında Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının %60’tan fazlasını taşıyan Baltık limanlarındaki yükü azaltmayı amaçlıyor. Borsa fiyatlarındaki gerileme üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da AMI verilerine göre ekmeklik buğdayın alım fiyatı 8,80 avro düşerek ton başına 199,52 avroya, yemlik buğdayın fiyatı ise 196,15 avroya indi. Renanya-Palatina’da ekmeklik buğday, ekim sonunda bir hafta içinde ton başına 201,60 avrodan 194,90 avroya geriledi. Önümüzdeki dönemde fiyatların, dünya piyasasına ulaşacak Rus buğdayı miktarına ve Rusya, Ukrayna ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sonucuna bağlı olması bekleniyor. Kasım başında tahıl ticaretinin yeniden kurulması olasılığı gündemde olsa da henüz somut bir anlaşma bulunmuyor; ABD’nin haftalık buğday ihracatı verileri de izlenecek göstergeler arasında yer alıyor.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık

Hollanda’da Radar tüketici koruma portalının 3.279 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, meyve ve sebzelerin şeklinin satın alma kararında önemli olmadığını belirtti. Araştırma, standart dışı görünümlü ürünlere yönelik tüketici kabulünün perakende uygulamalarından daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Katılımcıların %56’sı, aynı kalitedeki düzgün şekilli ürünlerle standart dışı görünümlü sebze ve meyveler için aynı fiyatı ödemeye hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte %44’lük kesim, bu ürünlerin mağazalarda indirimli satılması gerektiğini düşünüyor. Hollanda’da Samen Tegen Voedselverspilling kuruluşunun yöneticisi Toine Timmermans’a göre katı pazar standartları ve müşteri beklentileri, hangi ürünlerin perakende zincirlerine gireceğini etkiliyor. Standart dışı ürünler tamamen kayba uğramıyor. Küçük karanfiller hazır yemek paketlerinde, olgun meyveler ise smoothie ve diğer işlenmiş ürünlerde değerlendirilebiliyor. Hollanda’da yetiştirilen sera salatalıklarının %1’inden azının eğri veya alışılmadık şekilli olduğu belirtilirken, perakendede bu ürünlere daha fazla yer verilmesinin gıda israfını azaltabileceği aktarılıyor. Perakende sektöründeki gıda atığı 2018’den bu yana %34 azaldı.

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi

İsveç’te Jordbruksverket, 2028-2034 döneminde tarım, kırsal alan, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine verilecek desteklerin nasıl düzenlenebileceğine ilişkin önerilerini hükümete sundu. Öneriler; rekabet gücünün artırılması, gıda üretiminin güçlendirilmesi ve çevre ile iklim hedeflerine katkı sağlanmasının yanı sıra işletmeler ve destek yararlanıcıları için mevzuat ile idari süreçlerin basitleştirilmesini amaçlıyor. Çalışma, Avrupa Komisyonunun her üye ülke için birden fazla politika alanını tek bir ulusal ve bölgesel ortaklık planında birleştirme önerisi doğrultusunda hazırlandı. Böylece mevcut dönemde farklı fon ve programlara ayrılan yapının daha koordineli bir sisteme dönüştürülmesi hedefleniyor. Jordbruksverket’in tarım ve kırsal alan önerileri arasında alan ve hayvan temelli destekler ile proje ve yatırım destekleri bulunuyor. Kurum ayrıca daha fazla çevre ödemesinin bir yıllık uygulanmasını, bazı desteklerde daha az ve daha açık koşul kullanılmasını ve proje ile yatırımlarda basitleştirilmiş maliyet seçeneklerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği için önerilen sistemin, sürdürülebilir su ürünleri üretimini ve İsveç’in uzun vadeli gıda arzını desteklemesi bekleniyor. Düzenlemelerin gereksiz bilgi sunma yükünü azaltması, kuralların anlaşılmasını kolaylaştırması ancak denetim ve hukuki güvenlikten taviz vermemesi öngörülüyor. Jordbruksverket, önerilerin mevcut sektör ihtiyaçları, önceki dönem deneyimleri, Avrupa Komisyonunun taslak mevzuatı ve çevre, iklim ile gıda politikası hedefleri temelinde hazırlandığını belirtiyor. Bununla birlikte metin, uygulanacak desteklere ilişkin nihai karar anlamına gelmiyor. Son planı İsveç hükümeti hazırlayacak; kararlar Avrupa Birliği’nin çok yıllı bütçesi, ulusal eş finansman ve devam eden mevzuat müzakerelerine bağlı olacak. İsveç’in plan önerisini Avrupa Komisyonuna 2027 yazında sunması bekleniyor.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı

Danimarka Çevre Bakanı Maria Reumert Gjerding, 2025’te pestisit kullanımının sağlık ve çevre üzerindeki yükünün önceki yıla göre %33 arttığını ve 12 yılın ikinci en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı. Bakan, bu verilerin sağlık ve çevreyi koruyacak yeni ve iddialı bir pestisit stratejisi gerektirdiğini söyledi. Editoryal yazı, açıklamayı Danimarka’da 2025’te PFAS olarak anılan 33 pestisit ürününün yasaklanması bağlamında aktarıyor. Yazıya göre bakanın talebiyle Danimarka Çevre Ajansı tarafından hesaplanan Pestisit Yükü Göstergesi (PBI) ile açıklamaya eşlik eden veriler, tarlalara gerçekten püskürtülen miktarı değil, satış ve satın alma verilerini temel alıyor. Editoryal değerlendirme, çiftçilerin yasaklanan 33 ürün nedeniyle önceden kimyasal stoklamaya yönelmiş olabileceğini ve bu alımların 2025 satış istatistiğini yükseltmiş olabileceğini savunuyor. Bu nedenle artışın gerçek tüketimi ve sağlık ile çevre üzerindeki fiilî yükü doğrudan göstermeyebileceği belirtiliyor. Kaynakta, Danimarka’daki pestisit satışlarının hava koşulları, ürün seçimi ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle yıllara göre dalgalandığı ifade ediliyor. Yazı ayrıca geçmişte iki ayrı gösterge yayımlandığını aktarıyor: biri üretici ve toptancıların belirli takvim yıllarında sattığı miktarlara, diğeri ise çiftçilerin zorunlu bildirimlerle tarlalara fiilen püskürttüğü miktarlara dayanıyordu. Editoryal görüşe göre stoklama satış göstergesini geçici olarak artırabilir; bu nedenle tek bir yılın satış verisi, daha sıkı bir strateji ihtiyacını tek başına kanıtlamıyor.

Ermenistan’da 10 Üreticinin Lor Ürünlerinde Ciddi İhlaller Bildirildi
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da 10 Üreticinin Lor Ürünlerinde Ciddi İhlaller Bildirildi

Ermenistan’da 10 üreticinin lor ürünlerinde yapılan kontrollerde ciddi ihlaller tespit edildiği bildirildi. Açıklamayı, basın toplantısında “Bilinçli ve Korunan Tüketici” kuruluşu başkanı Babken Pipoyan yaptı. Numunelerde bağırsak çubuğu, maya ve küf varlığı ile laktik asit bakterilerindeki eksiklik incelendi; Marila lor peyniri dışındaki tüm numunelerde bağırsak çubuğu bulunduğu aktarıldı. Pipoyan, laboratuvar sonuçlarına dayanarak lorun yalnızca ısıl işlemden sonra tüketilmesini önerdi. Şirketlerin süt ve ekşi kremleri de incelendi; Aştarak Kat ile Yeremyan Product, Arzni Kat ve Bonilat’ın ekşi kremlerinde bağırsak çubuğu tespit edildiğini söyledi. Kaynakta bu şirketler için %25, %20 ve %17 oranları verildi, ancak oranların neyi ifade ettiği açıklanmadı. Rosselkhoznadzor, 27 Temmuz’dan itibaren Ermenistan’dan Rusya’ya süt ürünü ihracatına yönelik kısıtlama getirilmesini istedi; Ermenistan Gıda Güvenliği Denetim Kurumu karara katılmadı.

ABD, Belarus Potas Gübrelerinin Klaipeda Üzerinden İhracatını Yeniden Başlatmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Belarus Potas Gübrelerinin Klaipeda Üzerinden İhracatını Yeniden Başlatmaya Çalışıyor

Donald Trump yönetimindeki ABD yönetimi, Belarus potas gübrelerinin Litvanya’daki Klaipeda limanı üzerinden yeniden ihraç edilmesini sağlamaya çalışıyor. Sputnik’in RIA Novosti’ye dayandırdığı habere göre ABD özel temsilcisi John Cole, son haftalarda Belarus’la ticarete yönelik kısıtlamaların hafifletilmesi için yürütülen temaslarda bu güzergâhı gündeme getirdi. Haberde, Trump yönetiminin Belarus gübrelerinin Klaipeda üzerinden taşınmasına izin vermesi için Litvanya’ya baskı yaptığı aktarılıyor. Cole’un Letonyalı temsilcilerle de Belarus ürünlerinin Letonya limanlarından transit geçişinin yeniden başlatılması ihtimalini görüştüğü belirtildi. AB’nin Belarus’a yönelik kısıtlamaları her yıl uzattığı, Litvanya’nın ise 2027 başında AB Konseyi dönem başkanlığını üstleneceği ve teorik olarak uzatma kararını veto edebileceği ifade edildi. AB Konseyi, Belarus potas gübresi üreticisi Belaruskalij’i 2022’de yaptırım listesine almıştı. Habere göre Aleksandr Lukaşenko, bu yıl mart ayında Cole’un başkanlık ettiği ABD heyetiyle görüştü; görüşmenin ardından iki banka, Belarus Maliye Bakanlığı ve Belaruskalij’e yönelik yaptırımlar kaldırıldı. Cole daha sonra gübrelerin Litvanya üzerinden Avrupa pazarlarına ve ABD’ye ulaşması gerektiğini söyledi. Eylülde, dört yıl içindeki ilk Belarus potas gübresi sevkiyatının ABD’ye yapıldığı; 30 bin tonluk yükün ekimde New Orleans Limanı’na ulaştığı bildirildi.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Putin: Rusya Afrika’ya Tahıl Tedarikinde Sorumlu Tedarikçi Olmayı Sürdürecek
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber
Veri haberi

Putin: Rusya Afrika’ya Tahıl Tedarikinde Sorumlu Tedarikçi Olmayı Sürdürecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Afrika’ya tahıl tedarikinde sorumlu tedarikçi rolünü sürdüreceğini açıkladı. Putin, Moskova’da düzenlenen üçüncü Rusya-Afrika Zirvesi’nin başarılı geçtiğini ve Rusya ile Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğine ivme kazandıracağını söyledi. Zirveye Afrika ülkelerinden 21 liderin katıldığını belirten Putin, toplantı kapsamında 2029’a kadar uygulanacak bir eylem planının kabul edildiğini aktardı. Planın ekonomi, ticaret, sosyal ve insani alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik görevler içerdiği bildirildi. Putin ayrıca Rusya’nın Afrika ülkeleriyle ticaret hacminin 27 milyar dolar olduğunu, tahıl tedarikinin ise hem sözleşmeli hem de karşılıksız temelde sürdürüleceğini söyledi.

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rus makamları, temmuz ayında durdurulan Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatı için gemilere yeniden geçiş izni vermeye başladı. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre Kerç Boğazı’ndan geçiş izinleri 15 Kasım’a kadar geçerli olacak; bazı kaynaklar, Karadeniz’e çıkacak ticaret gemilerine Rus donanmasının konvoy eşliği yapacağını bildirdi. En az bir yük gemisi 29 Ekim’e kadar boğazı geçerek Karadeniz’e ulaştı. Don-Azak Kanalı’ndaki deniz trafiği, Rus makamlarının Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik saldırıları gerekçesiyle 10 Temmuz’da aldığı geçici durdurma kararının ardından kesilmişti. Habere göre yaz aylarında Azak Denizi’nde 100’den fazla Rus gemisinin vurulması, Rus ekonomisine zarar verirken dünya tahıl piyasasında fiyatların yükselmesine de katkıda bulundu. Azak Denizi, Rusya’nın tahılın yanı sıra petrol, çelik ve diğer ürünleri sevk ettiği önemli rotalardan biri olarak aktarılıyor. İhracat rotasının yeniden açılması, buğday fiyatlarındaki düşüşle aynı döneme denk geldi. Chicago Ticaret Borsası’nda en çok işlem gören vadeli buğday kontratı temmuz başından bu yana en düşük seviyeye geriledi ve perşembe sabahı buşel başına yaklaşık 5,99 dolar seviyesinde işlem gördü. Azak-Karadeniz havzası, Rusya’nın geçen sezon deniz yoluyla yaptığı tahıl ihracatının %88’ini, yani 46,3 milyon tonunu oluşturdu. SovEcon ise 2026/27 sezonu Rus buğdayı ihracatı tahminini 4,7 milyon ton düşürerek 36,7 milyon tona indirdi.

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkede yerel ürünler yerine ithal meyvelerin tercih edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Paşinyan, hükümet toplantısında, resmî görüşmeler sırasında bile masalara yerel değil ithal meyvelerin konulduğunu söyledi. Başbakana göre süpermarketler, belgelendirme sorunu yaşanmadığı için ithalatçı şirketlerle daha kolay çalışıyor. Paşinyan, tarıma tanınan vergi ayrıcalıklarından yalnızca ithalatçıların yararlanıyor gibi göründüğünü belirterek çiftçiden süpermarkete uzanan sürecin tamamen belgelendirilmesi gerektiğini savundu.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber

Endonezya’da Tarım Bakanlığı-TNI İşbirliği Gıda Kendine Yeterliliği İçin Güçlendirilecek

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Tarım Bakanlığı ile Endonezya Ulusal Ordusu (TNI) arasındaki işbirliğini ulusal gıda kendine yeterliliğini güçlendirmenin anahtarlarından biri olarak gösterdi. Amran, işbirliğinin gıda arzını korumak, iklim değişikliğinin tehditlerini öngörmek ve sürdürülebilir ulusal dayanıklılığı sağlamak için güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, 28 Ekim 2026’da Jakarta’da, Sesko TNI Dikreg 56’da eğitim gören 46 subayla yaptığı görüşmede geldi. Amran’a göre iklim değişikliği, tarımsal üretimde çeşitli aksamalara, özellikle de hasadı etkileyebilecek kuraklıklara yol açabilir. Bu nedenle kurumlar arası işbirliğinin ve üretim risklerine hazırlığın, ulusal gıda kendine yeterliliğinin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. TNI’nin tarımsal kalkınma çalışmalarına katılımının, gıda programlarının sahada uygulanmasına ve ülkenin olası arz kesintilerine hazırlığına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Amran ayrıca gıda dayanıklılığının yalnızca topluma gıda sağlama kapasitesiyle sınırlı olmadığını; toplum refahı ve ulusal istikrarla da yakından ilişkili olduğunu söyledi. Bu çerçevede gıda politikalarının dikkatle ve analiz temelinde hazırlanması, kararların ise toplumun geniş kesimlerinin çıkarlarına odaklanması gerektiğini belirtti.

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Papoyan, Avrupa’ya İhracat İçin Yeni Üzüm Çeşitleri Önerdi

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, Ermeni üzüm çeşitlerinin Avrupa’da yeterince yaygın olmadığını belirterek Avrupa pazarına yönelik yeni çeşitlerin yetiştirilmesini ve sofralık üzüm alanında programlar hazırlanmasını önerdi. Papoyan, bu açıklamayı Ermenistan Ulusal Meclisi’nde hükümetin soru-cevap oturumunda yaptı. Bakan, bu yıl ülkede 201 bin ton üzüm alındığını, önümüzdeki dönemde 1,5-2 bin ton daha alım yapılmasının beklendiğini söyledi. Sözleşmeli üreticilerin ürünlerinin alınmadığını gösteren bir durum yaşanmadığını, bazı sözleşmesiz üreticilerin ürünlerinin de kabul edildiğini aktardı. Sözleşme miktarını aşan ürün getirilmesi nedeniyle oluşan kuyrukların iki-üç gün içinde çözüldüğünü belirten Papoyan, geçen yıl toplam üzüm hasadının 245 bin tonun altında kaldığını da ifade etti.

Vojvodina’da Mavi Haşhaş Üretimi 6.000 Hektara Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Vojvodina’da Mavi Haşhaş Üretimi 6.000 Hektara Yaklaşıyor

Vojvodina’da mavi haşhaş 5.000-6.000 hektar alanda yetiştiriliyor. Gostović, kooperatifçilerle birlikte üretimi yaklaşık 2.500 hektarda organize ederken, çiftçilerin ürüne ilgisi artıyor. Ancak ekim alanlarının genişlemesi, pazarın ihtiyaçlarıyla sınırlı kalıyor. Mavi haşhaşın alım fiyatı kilogram başına 190-200 Sırp dinarı arasında değişiyor; verim hektar başına 700-1.300 kilogram seviyesinde bulunuyor. Avrupa genelinde bu ürünün ekim alanı yaklaşık 100.000 hektar. Yaklaşık 40.000 hektarlık üretimiyle Çekya, Avrupa’nın en büyük üreticisi ve dünya fiyatlarının oluşumunu etkileyen ülke olarak belirtiliyor.

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı

Bosna-Hersek’te tarım üreticilerinin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri iş gücü bulmak. Semberiya’da yumurta tavuğu çiftliği işleten girişimci Zdravko Perić, bir podcast yayınında yerli çalışan bulma güçlüğünün tarımsal işletmeleri zorladığını söyledi. Perić, yaklaşık sekiz saatlik mevsimlik patates hasadı için 150 KM günlük ücret, ulaşım ve yemek giderlerinin karşılanmasını içeren bir ilanın dahi beklenen ilgiyi görmediğini aktardı. Perić’e göre ilana yapılan yorumlarda ücret yetersiz bulundu ve bazı kişiler bu ücret karşılığında çalışmaya kimsenin gelmeyeceğini belirtti. Perić ise deneyim şartı aranmayan bu iş için teklif edilen ücretin bölge koşullarında iyi olduğunu savundu. Ona göre yerli işçi bulma sorunu, tarımda Nepal, Bangladeş ve Hindistan’dan gelen yabancı iş gücüne başvurulmasını artırıyor. Semberiya’daki duruma ilişkin konuşan Perić, bölgede yabancı işçi çalıştıran birkaç firma bulunduğunu ve bu amaçla gelen birkaç yüz kişinin çalıştığını söyledi. Çiftliklerinin yakınındaki bir firmanın yaklaşık 150-200 yabancı işçi istihdam ettiğini belirten Perić, firma sahipleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak işverenlerin bu çalışanlardan memnun olduğunu ifade etti. Perić, çiftliğinde çalışan Bangladeşli bir işçiye verdiği 100 KM’nin, işçinin ülkesinde yaklaşık bir aylık iyi bir geçime yetebileceğini anlattı. Gençlerin kırsal işlere yeterince ilgi göstermediğini düşünse de yumurta, et, sebze veya meyve işleme gibi alanlarda belirli müşterilere yönelik tarımsal girişimlerin mümkün olduğunu söyledi. Tarım işletmelerinin daha güvenli gelişmesi için devlet, ticaret odaları ve ilgili bakanlıklardan destek isteyen Perić, üretim kadar ürünlerin satışında da sorun yaşandığını ve üretici örgütlenmesinin fayda sağlayabileceğini belirtti.

Çekya’da Dynín’de 30 Bin Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Dynín’de 30 Bin Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edildi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Çekya’nın Českobudějovicko bölgesindeki Dynín kentinde, 30 bin yumurtacı tavuğun bulunduğu işletmenin tasfiyesi tamamlandı. Veterinerler, işletmede Salmonella bakterisinin tekrarlanması nedeniyle tavukların itlaf edilmesini emretti. Tasfiye iki gün sürdü; tavuklar işaretlenmiş konteynerlerde gazla öldürüldü. Bölge veterinerlik idaresi, işletmede tekrarlanan enfeksiyon nedeniyle olağanüstü veterinerlik önlemleri aldı. İtlaf seçeneğine, yetiştiricinin tavukları kesim yoluyla tasfiye edebilecek uygun bir tesis bulamaması sonrasında başvuruldu. Devlet Veterinerlik İdaresine göre enfeksiyonun doğrulanmasından bu yana Mavela Dynín işletmesinden taze yumurta piyasaya sunulmadı. Veterinerlere göre kafesli yetiştiricilik uzun süre öngörülen koşulları karşılamadı; kafeslerin arasında dolaşan sıçanlar enfeksiyonu taşıdı. İdare ayrıca tavukların zayıflamış, tüysüz kaldığını ve yeterli yem alamadığını bildirdi. Daha önce hayvanlara kötü muamele gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulurken, yetiştiriciler suçlamaları reddetti. Tasfiyeyi işletme çalışanları ile Devlet Veterinerlik İdaresinin acil müdahale merkezi yürüttü; işlem için altı konteyner tahsis edildi.

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi

AB Konseyi, Baltık Denizi için gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi. Kararda orta Baltık Denizi'ndeki ringa kotası %71 artırılırken, Botni Körfezi'ndeki ringa kotası da %12 yükseltildi. Birden fazla kota artışı, bölgedeki balık stoklarının ciddi durumu nedeniyle çevre kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin eleştirilerine yol açtı. Avrupa Parlamentosu üyesi Isabella Lövin, orta Baltık'taki ringa stoklarının toparlanma işaretleri göstermeye başladığı bir dönemde kotanın artırılmasını “tamamen sorumsuzca” olarak niteledi. WWF de toparlanmanın yeni olduğunu ve stokun hâlâ çok hassas kaldığını belirterek artışın olumlu gelişmeyi tersine çevirme riski taşıdığını bildirdi. Lövin ayrıca Avrupa Parlamentosu'nun balıkların hayvan yemine dönüştürüldüğü endüstriyel balıkçılığın durdurulması yönündeki talebinin bu yılki kota kararında karşılık bulmadığını söyledi. Botni Körfezi'ndeki artış da eleştirildi. Lövin, Bottenhavet'te ringa stokunun azaldığının değerlendirildiğini ve kıyıdaki küçük ölçekli balıkçıların boş ağlardan söz ettiğini aktardı. WWF, stokun sürdürülebilir seviyenin altında olduğunu ve Konseyin Avrupa Komisyonunun önerdiğinden daha yüksek bir kota belirlediğini açıkladı. Gençlik örgütü Fältbiologerna ise Baltık Denizi'ndeki aşırı avlanma, iklim değişikliği, ötrofikasyon ve çevresel toksinlerin birlikte etkisine dikkat çekti. Baltık Denizi'ndeki iki çok zayıf morina stoku için Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (ICES) sıfır av tavsiyesinde bulunmuştu. Buna rağmen Konsey, Avrupa Komisyonunun tavsiyelerinin çok üzerinde tesadüfi ava izin verdi. WWF, bu kararın morinanın toparlanma şansını azalttığını savundu.

Danimarka’da Kuş Gribi Vakaları Sonrası Koruma ve Gözetim Bölgeleri Oluşturuldu
Görsel kaynağı: Berlingske · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Kuş Gribi Vakaları Sonrası Koruma ve Gözetim Bölgeleri Oluşturuldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Danimarka’nın Falster bölgesindeki Nørre Vedby’de 50 tavuk, 8 kaz ve 3 tavus kuşunun yüksek patojenik kuş gribiyle enfekte olduğu açıklandı. Enfekte hayvanların bazıları öldü; hayatta kalanlar, hastalığın yayılmasını azaltmak amacıyla pazartesi itlaf edilecek. Veteriner ve birim yöneticisi Mette Kirkeskov Sie, bunun cuma gününden beri görülen üçüncü kuş gribi vakası olduğunu söyledi. Danimarka Gıda ve Veterinerlik Kurumu (Fødevarestyrelsen), vakaların ardından Nørre Vedby’de 3 kilometrelik koruma bölgesi ve 10 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturdu. Bu alanlarda kanatlı hayvan veya diğer kuş sahibi olanların hayvanlarını landbrugsindberetning.dk adresine kaydettirmesi gerekiyor. Kuş ve kümes hayvanlarının bölgelere taşınması veya bu bölgelerden çıkarılması, kurumdan izin alınmadıkça yasaklandı. Koruma ve gözetim bölgelerinde sergi, yarışma ve pazar düzenlenmesine de izin verilmiyor. Kuruma göre kuş gribi tüm kuş türlerini etkileyebiliyor; hindi ve tavuklar hastalığa daha duyarlı türler arasında yer alıyor. Hastalığın insanlara bulaşmasının nadir olduğu belirtilirken, doğada bulunan ölü, hasta veya zayıf kuşlara dokunulmaması önerildi.

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı ve Ulusal Gıda Ajansı Başkanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan 500 bin ton pirinç talep ettiğini açıkladı. Amran’ın aktardığına göre talep telefon görüşmesiyle iletildi, ancak resmi yazı henüz hükümete ulaşmadı. Talepte bulunan ülkenin adı da resmi belge gelene kadar gizli tutuluyor. Açıklama, 27 Ekim 2026’da Jakarta’daki Tarım Bakanlığı ofisinde yapıldı. Amran, resmi yazının işlenmesi tamamlanmadan ihracat için kesin bir takvim belirlenemeyeceğini söyledi. Belgenin ulaşmasının ardından sevkiyatın başlatılabileceğini belirten Amran, Endonezya’nın pirinç stoklarının yüksek olduğunu ifade etti. Bu nedenle 500 bin tonluk talep, henüz kesinleşmiş bir ihracat kararı veya takvimi olarak açıklanmadı. Endonezya daha önce aralarında Malezya’nın da bulunduğu bazı ortak ülkelere pirinç gönderdi. Malezya’ya yaklaşık 1.000 ton pirinç sevk edildiği ve bu gönderinin toplamı 500 bin tona ulaşan vadeli bir kontratın parçası olduğu bildirildi. Ayrıca Filipinler, Timor-Leste ve Papua Yeni Gine’ye yapılabilecek ihracat için görüşmeler yürütülüyor; bu ülkeler bakımından planlanan gönderim hacimleri henüz kesinleşmiş değil. Amran aynı açıklamada, Endonezya’nın orta kalite pirinç ithal etmediğini, yakalanan ürünlerin kaçak olduğunu söyledi. Bakanlığın haber metninde ayrıca ulusal pirinç rezervlerinin 5 milyon tonu aştığı belirtildi. Bu veriler, hükümetin ihracat görüşmelerini mevcut iç arz ve stok koşullarıyla birlikte değerlendirdiğini gösteriyor; ancak yeni talebe ilişkin nihai karar resmi yazının ulaşmasına bağlı kalıyor.

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Yerkir · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ermenistan’da tarımsal gayrisafi üretim, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon Ermeni dramı oldu. Veriler, Ermenistan İstatistik Komitesi tarafından yayımlandı. Aynı dönemde ülkenin ekonomik aktivitesi %6,9 arttı. Tarımsal üretimdeki düşüşe karşılık ihracat %8 gerileyerek 1 trilyon 917,9 milyar drama inerken ithalat %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar drama çıktı. Sanayi üretimi %5,8, inşaat %24,9 ve hizmetler sektörü %13 büyüdü. İç ticaret cirosundaki artış ise %0,6’da kaldı.