ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

18 haber · Sayfa 1

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi
Fotoğraf: Иван Высочинский / ТАСС · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi

Rusya’da hava risklerine karşı sigortalanan tarla ve çok yıllık bitki alanının 2027’de 700 bin hektar, yani %4,5 azalabileceği öngörüldü. Uzmanlar, sigorta kapsamındaki hayvan ve kanatlı sayısının da %5-7 düşebileceğini belirtti. Tahminler, mevcut yıl verileri temel alınarak Zolotaya Osen tarım fuarı kapsamında paylaşıldı. Bitkisel üretimde sigorta kapsamındaki ekim alanı 2026’da önceki yıla göre %7 azalarak 15,2 milyon hektara geriledi. Kışlık ürünlerde sigorta kapsamı ekili alanların %38’ine ulaşırken, yazlık ürünlerde bu oran %27,5’te kaldı. Kaynakta, 2024-2025 döneminde tarım sektöründe 59 kez acil durum ilan edildiği ve ilkbahar donları, olgunlaşma dönemindeki kuraklık ile hasat sırasındaki şiddetli yağışların 38 bölgede olumsuz sonuçlara yol açtığı belirtildi. Merkez Federal Bölgesi’nde ekim alanı bulunan 17 federal birimin tamamı dikkate alındığında, 2026 hasadı için sigorta kapsamı %4 düştü. Voronej, Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk, Yaroslavl ve Moskova bölgelerinde ise artış kaydedildi. Voronej’de ekili alanların %28’i, yani 763 bin hektar; Tambov’da %32’si, yani 611 bin hektar sigortalandı. Ulusal Tarım Sigortacıları Birliği (NSA), bitkisel üretimde sigorta kapsamının yeniden gerileyerek 14,5 milyon hektara düşebileceğini tahmin ediyor. Birlik, bu beklentinin gerekçeleri arasında elverişli hava koşullarını ve federal ile bölgesel teşviklerin kaldırılmasını gösteriyor. Hayvancılıkta yürürlükteki sözleşmeler kapsamında 14,2 milyon koşullu baş sigortalı bulunuyor; bu sayı önceki yıla göre %6 daha düşük. 2026’da poliçelere dahil edilen hayvan sayısı 7,5 milyon olurken, Merkez Federal Bölgesi’ndeki toplam düşüş %18 olarak gerçekleşti. Sigortalı hayvan ve kanatlı sayısındaki gerilemede ekonomik zorlukların yanı sıra işletmelerin mali olanaklarının sınırlı olması ve hayvan varlığındaki azalma da etkili olabilir. Sigorta ödemelerinin 2026 sonuna kadar yaklaşık 8,5 milyar ruble olması bekleniyor; önceki iki yılda bu tutar 8,8 milyar ve 11,2 milyar rubleydi. Yetkililer ve sektör temsilcileri, devlet destekli sigortanın doğal afetlerin tarım üzerindeki etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu görüşünde. Bahçeler ve meyve bahçeleri bitkisel üretimde, su ürünleri yetiştiriciliği ise hayvancılık sigortasında en az gelişmiş alanlar arasında gösterildi. Devlet destekli ürün sigortasında 2026’nın ilk yarısındaki ortalama tarife yaklaşık %25, hayvan sigortasında ise %19 geriledi.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı

Kıbrıs devlet bütçesinde su krizine karşı su alımı, hayvan hastalıkları nedeniyle zarar gören hayvancılara tazminat ve tarım-hayvancılık sektörünü destekleme amacıyla milyonlarca avroluk kaynak öngörülüyor. Tarım Bakanlığı bütçesinde içme suyu alımı için 168 milyon avronun üzerinde, hayvanlarını veya ilgili eşyalarını kaybeden hayvancılara tazminat için 8 milyon ve üretici destek planları için 7,5 milyon avronun üzerinde ödenek yer alıyor. Harcamalar; su temini, hayvan hastalıkları kaynaklı kayıpların karşılanması ve üretim ile geliri etkileyen risklere karşı destek olmak üzere üç ana alanda toplanıyor. Tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan 7.590.000 avroluk kredi, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden kaynaklanan zararların tazminine yönelik planları kapsıyor. Kaynakta ayrıca zararların önlenmesi ve hasar gören üretim kapasitesinin yeniden oluşturulması için destekler, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere yönelik acil yardım planları ile belirli çiftçi, hayvancı ve balıkçı gruplarına ekonomik yardım öngörülüyor. Renkli tarım mazotu yararlanıcıları için de tarımsal araçlarda kullanılan motorine destek planlanıyor; destek hesabında tüketim miktarı, toplam renkli mazot tüketiminin %10'unu aşamayacak. Su Geliştirme Dairesi için öngörülen 168.069.000 avroluk su alımı bütçesi, arıtma tesislerinden içme suyu ile atık su arıtma istasyonlarından geri dönüştürülmüş su tedarikini kapsıyor. Lurucina'ya 13 bin metreküp içme suyu verilmesi ve toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel kuyulardan su alınması da planın içinde bulunuyor. Bütçede, Kıbrıs genelindeki su temini sistemlerinin iyileştirilmesi için hükümet ve ilgili toplulukların katkısıyla yürütülecek çalışmalara 2 milyon avro ayrılıyor. Su ve sulama altyapısında Genişletilmiş Limasol Bölgesi su temini projesi için 375 bin avro, Solea Sulama Projesi için 600 bin avro öngörülüyor. Solea projesi; baraj, ana sulama hatları, su depoları, pompa istasyonları ve sulama şebekelerini içeriyor. Projenin sulama şebekeleri, etüt ve denetim dahil tahmini toplam maliyeti yaklaşık 31 milyon avro olarak veriliyor; 600 bin avroluk kalem bu toplam maliyetin tamamını ifade etmiyor. Ayrıca iki sulama projesi için toplam 1 milyon avro ayrılması planlanıyor. Veterinerlik Hizmetleri bütçesindeki 8 milyon avro, hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında hayvanların itlaf edilmesi veya eşyaların imha edilmesi durumunda sahiplerine yapılacak tazminatları kapsıyor. Kaynakta salmonelloz, kuş gribi ve diğer acil hayvan hastalıklarına ilişkin kayıplar ile yeniden faaliyete geçecek hayvancıların gelir kaybına yönelik destekten söz ediliyor. Bunun yanında 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamında, Kıbrıs Tarımsal Ödemeler Kurumu Ödeme Fonu'na devlet katkısı için 12 milyon avro kredi öngörülüyor.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü Polonya’da Tarımsal ve Toplumsal Rolü Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü Polonya’da Tarımsal ve Toplumsal Rolü Öne Çıkarıyor

Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü her yıl 15 Ekim’de kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Aralık 2007’de oluşturulan gün, kırsal kadınların tarımsal işletmelerde, aile yaşamında ve kırsal alanların kalkınmasındaki rolünü takdir etmeyi amaçlıyor. Gün ilk kez 2008’de kutlandı; kuruluş kararında kadınların kırsal alanların gelişimindeki kilit konumuna dikkat çekildi. Polonya’da gün, kadınların yalnızca tarımsal işletmelerdeki çalışmalarını değil, yerel toplumsal yaşama katkılarını da öne çıkarıyor. Kırsal Kadınlar Dernekleri, yerel halkı bir araya getirip harekete geçiriyor ve yaşadıkları yerleşimlerin yaşamına katılıyor. Kadınlar ayrıca çocuk ve yaşlı bakımı, sosyal faaliyetler ve yerel geleneklerin sürdürülmesi gibi farklı sorumluluklar üstleniyor. Yerel kültüre ait alışkanlıkları kuşaktan kuşağa aktarıyor, yöresel kıyafetleri tanıtıyor ve halk müziğinin yaşatılmasına katkı sağlıyor. Jolanta Nawrocka, bazı kadınların tarımsal işletmeleri tek başına yürüttüğünü, mevcut gereklilikler nedeniyle muhasebe işlemleri ile çeşitli destek başvurularının hazırlanmasının çoğunlukla kadınların sorumluluğunda bulunduğunu belirtti. Jolanta Wielgat ise kadınların işletmeleri tek başına veya eşleriyle yönettiğini, artan bürokrasi karşısında başvuruları takip ettiğini ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesine yardımcı olabilecek yeni çözümlerin uygulanmasında rol aldığını söyledi. Bogumiła Robak da kırsal kadınların son yıllarda daha fazla özgüven kazandığını ve rollerinin yalnızca eşlik ya da annelikle sınırlı olmadığını ifade etti.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

Kuş Gribine Karşı Kanatlı Yetiştiricilerine Tedbir Çağrısı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs’ın güneyindeki Athalassa Milli Orman Parkı’nda iki kanatlıda H5N1 tipi kuş gribi virüsü tespit edildiği haberlerinin ardından, bulaşma riskini azaltmak için tedbirlerin artırılması çağrısında bulundu. Açıklamada, adanın göçmen kuşlar açısından önemli bir geçiş güzergâhı olduğu belirtildi. Kuş gribinin başta kanatlı hayvanları etkileyen, yüksek bulaşıcılığa sahip bir hastalık olduğu kaydedilirken, virüsün enfekte kuşlarla doğrudan temasın yanı sıra dışkı, salgılar, kirlenmiş ekipman, kıyafet, araç, yem ve su yoluyla yayılabileceği ifade edildi. Kanatlı hayvan sahiplerinden tavuk, hindi, ördek ve kazları yabani kuşlarla temas etmeyecek şekilde, mümkün olduğunca kapalı ve üzeri örtülü alanlarda barındırmaları istendi. Yabani kuşların ulaşabileceği yerlere yem ve su bırakılmaması, yüzey sularının içme suyu olarak kullanılmaması, kümes ekipmanlarının temizlenip dezenfekte edilmesi ve kümeslere gereksiz kişi ve araç girişinin engellenmesi tavsiye edildi. Ani hastalık veya ölüm artışı görülmesi halinde Veteriner Dairesine haber verilmesi ve hayvan hareketinin durdurulması istendi.

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma

Kanatlı çiftliklerinde hastalıkların sürüler ve işletmeler arasında yayılmasını azaltmak için biyogüvenliğin tek bir uygulamaya değil, birbirini tamamlayan koruma katmanlarına dayandırılması öneriliyor. Güney Afrika Western Cape Tarım Departmanı’ndan Dr Thapelo W Kekana’nın aktardığı uygulamalara göre önlemler, kişilerin kümese girmesinden önce çiftlik kapısında başlamalı. Giriş yapan herkes, daha önce evinde duş almış olsa bile kıyafetlerini çıkarıp duş almalı; ardından çiftliğin sağladığı temiz kıyafet, çizme, tulum ve gerekli diğer kişisel koruyucu ekipmanı kullanmalı. Bir çalışan kapı binasının son kapısından kısa süreliğine ayrılsa bile dönüşte duş alma ve kıyafet değiştirme işlemlerini baştan tekrarlamalı. Çalışan ve ziyaretçi otoparklarının üretim alanlarının dışında tutulması, idari ofislerin kümeslerden ayrılması ve üretim bölgesine erişimin sınırlı tek bir yolla sağlanması isteniyor. Koruyucu kıyafet ve kişisel koruyucu ekipman çiftlik dışına çıkarılmamalı; çalışanların ekipmanı vardiya sonunda doğrudan temizlik ve dezenfeksiyon işlemine alınmalı. Ziyaretçilere verilen ekipman ise kullanılmamış malzemelerden ayrı tutulmalı. Bakım teknisyenleri ve yükleniciler de çalışanlarla aynı yıkama, duş alma ve kıyafet değiştirme kurallarına uymalı; yakın zamanda kanatlı, canlı hayvan pazarı, avcılık, işleme tesisi, laboratuvar veya başka bir kanatlı çiftliğiyle temasları kayda geçirilmelidir. Yabani kuşlar, kemirgenler, böcekler, araçlar ve yem sevkiyatları olası hastalık taşıma yolları arasında sıralanıyor. Yem siloları ile kümesler arasındaki bağlantılar her gün kontrol edilmeli, dökülen yem hemen temizlenmeli ve kümesler dış etkenlerin girişini sınırlayacak şekilde tamamen kapalı tutulmalı. Kümeslerin çevresindeki bitki ve çimler 3 ila 5 metre genişliğinde temizlenerek bitkisiz bir şerit oluşturulmalı; yapıların çevresinde kemirgen tuzakları ve dezenfektan kullanılmalı. Araçların tesise girişinden önce sorumlu kişi, mevcut hastalık durumunu, ziyaret amacını ve uygulanması gereken temizlik ile dezenfeksiyon işlemlerini değerlendirmeli. Girişe izin verilen araçlar önce organik materyalden arındırılmalı, ardından etiket talimatlarına uygun dezenfektanla işlem görmeli. Aynı çiftlikteki farklı kümesler arasında da izolasyon korunmalı; çalışanlar belirli alanlara atanmalı ve ilgisiz sürüler arasında paylaşılmamalı. Bu uygulama zorunluysa veteriner onaylı hareket talimatı ile tam kıyafet değişimi ve hijyen işlemleri uygulanmalı. Ekipman paylaşımının önlenmesi için her kümese özel aletler ve depolama alanları ayrılmalı. Her kümes için bağımsız yem silosu kullanılması, suyun içilebilir ve düzenli test edilmiş olması, temiz altlığın kapalı yerde tutulması; gübre, kullanılmış altlık ve ölü hayvanların ise hastalık riski oluşturmayacak şekilde taşınıp depolanması öneriliyor. Başka kanatlılarla temas eden çalışanların temiz kümeslere dönmeden önce iki ila üç gün beklemesi ve işletmenin kuralları kapsamında çiftlikte ya da yakınında arka bahçe kanatlısı bulundurmaması gerekiyor.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Yapay Zekâ Çin-Afrika Ekonomik ve Ticari İşbirliğini Güçlendiriyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ Çin-Afrika Ekonomik ve Ticari İşbirliğini Güçlendiriyor

Yeni bir rapora göre yapay zekâ, Çin ile Afrika arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinde afetlerden korunma, sağlık, akıllı tarım ve kentsel yönetişim gibi alanlarda daha fazla kullanılmaya başladı. Raporda, teknolojinin geleceğe dönük bir başlık olmaktan çıkarak iki taraf arasındaki işbirliğinde pratik uygulamalara dönüştüğü belirtildi. Çin ve Afrika arasındaki ticaret 2025’te 348 milyar dolara ulaşırken yıllık bazda %17,7 arttı. Çin’in dijital hizmet ticareti de 2016-2025 döneminde yıllık ortalama %11,2 büyüdü. Yapay zekâ destekli Mazo meteorolojik erken uyarı sistemi Etiyopya ve Cibuti’de kullanıma sunulurken, Çin mayıs ayında diplomatik ilişki kurduğu 53 Afrika ülkesinden ithalata gümrük vergisi muafiyeti uygulamaya başladı.

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, ülkenin sığır varlığını yeniden büyütmek amacıyla Ranchers First girişimi kapsamında bir destek paketi açıkladı. Rollins’in açıklamasına göre ABD’deki sığır varlığı 75 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Paket, üreticilerin damızlık hayvanları sürüde tutmasını teşvik etmeyi ve sığır eti arzını artırmayı amaçlıyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), damızlık olarak tutulan düveler için yeni bir sigorta uygulaması başlatacak. Poliçe, bir düvenin beklenen veya güncel kesim değerinin damızlık olarak ekonomik değerini aşması halinde oluşan farkı karşılayacak. Böylece üreticilerin hayvanları kesime göndermek yerine sürüde tutmaları için finansal koruma sağlanması planlanıyor. Orman yangınları veya doğal afetlerin ardından ekolojik iyileştirme desteklerine erişimin de kolaylaştırılması öngörülüyor. Paketin diğer unsurları arasında küçük ve bölgesel mezbahalara uygun koşullu krediler verilmesi yer alıyor. Krediler, kapasite artırımı veya işleyiciler arasında kooperatif kurulması gibi yatırımları destekleyecek. Son dönemde mezbahaların kısmen kapanmasıyla işleme kapasitesinin yaklaşık %20’sinin serbest kaldığı, bu kapasitenin ABD şirketlerinin elinde tutulmasının hedeflendiği belirtildi. Federal alımlarda yerel olarak işlenmiş ABD sığır etine öncelik verilerek hapishane ve hastaneler gibi kamu kurumlarında bu ürüne yönelik talebin artırılması da planlanıyor. Rollins, sığır varlığındaki gerilemeyi ağır düzenlemelere ve iklim politikalarına bağladı. Girişim ayrıca yeni başlayan yetiştiricilere ilk 10 yıllık faaliyetleri boyunca prim ve vergi indirimleri sağlanmasını içeriyor. Paket, Trump yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek için açıkladığı 300.000 tonluk yabancı sığır eti ithalatının yetiştiricilerde yarattığı tepkinin ardından duyuruldu.

WMO: Su Kaynaklarındaki Son Eğilimler Gelecek İçin Ciddi Sinyaller Veriyor
Görsel kaynağı: WMO — Dünya Meteoroloji Örgütü · Özgün haber
Veri haberi

WMO: Su Kaynaklarındaki Son Eğilimler Gelecek İçin Ciddi Sinyaller Veriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) Küresel Su Kaynakları Durumu raporu, 2025’te ve son beş yıldaki hidrolojik döngü ile aşırı olayları bilimsel olarak değerlendirdi. Rapora göre 2025, nehir akışının son 35 yılın en kurak yıllarından biri oldu. Raporda ayrıca son 7 yılda nehir akışlarının olağandışı seyrettiği, karadaki su depolamasının son 10 yılda azaldığı ve buzulların üst üste 4. yıl da yaygın biçimde kayıp yaşadığı belirtildi. Suya bağlı afetlerden en çok Asya ve Afrika etkilendi; veri erişimi artsa da ağır etkilenen bölgelerde boşluklar sürüyor.

Polonya'da Tarım Sigortalarına Sıcak Hava Eklenmesi İstendi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya'da Tarım Sigortalarına Sıcak Hava Eklenmesi İstendi

Polonya Çiftçi Odaları Ulusal Konseyi, tarım sigortası mevzuatında değişiklik yapılmasını isteyerek sıcak hava dalgalarının da afet kapsamına alınmasını talep etti. Kurum, bu konuda Tarım Bakanlığına 27 Ağustos 2026’da başvurdu ve yasal çalışma başlatılmasını istedi. Açıklamada, aşırı hava olaylarının üretimi zorlaştırdığı, mevcut sistemin bu tür zararları yeterince karşılamadığı savunuldu. Konsey, yüksek sıcaklıkların özellikle meyve ve sebze üretiminde etkili olduğunu belirterek, tüm tarımsal üretim dallarının sigortaya eşit erişiminin de değerlendirilmesini istedi.