ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

75 haber · Sayfa 1

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı

Euro Bölgesi’nde işlenmemiş gıda fiyatları ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 yükseldi. Ağustosta %2,7 olan yıllık artışın hızlanması, taze ürünlerdeki fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi. Fransa’da taze ürün fiyatları aynı dönemde %8 arttı. İtalya’da işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 yükseldi. Ülkenin güneyinde kamyon şoförlerinin yakıt maliyetlerini protesto etmesi nedeniyle yollar ve limanlar yaklaşık iki hafta bloke oldu. Bu durum bazı bölgelerde et, taze süt, meyve ve ambalajlı su tedarikinde kesintilere ve rafların boşalmasına yol açtı. Avrupa Birliği’nin eylül verilerinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları en fazla Kıbrıs’ta, %4 arttı. Kıbrıs’ı İspanya, Romanya, Malta ve Portekiz izledi. Buna karşılık, AB’nin 27 ülkesinin 14’ünde gıda fiyatları bir yıl öncesine göre geriledi; en büyük düşüş İsveç’te görüldü. AB’de gıda fiyatları Eylül 2021’e kıyasla yaklaşık üçte bir daha yüksek. Pantheon Macroeconomics, Euro Bölgesi enflasyonunun ocakta %4,5 ile zirve yapabileceğini öngördü. Gıda fiyatlarındaki artışın, kış aylarında yükselen ısınma faturalarıyla birlikte aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Ukrayna’da salatalık fiyatları %62 artarken, sera üretiminde sezon sonuna yaklaşılması arzı daralttı. Ukraynalı sera işletmelerinin temizlik çalışmaları yürütmesi ve ürünlerini ağırlıklı olarak küçük toptan satışla sunması da piyasadaki fiyatları yukarı çekti. İthalat rekabetinin bulunmaması ve perakende zincirlerinden gelen yüksek talep, artışı destekleyen diğer etkenler arasında gösterildi. Büyük marketlerde düz salatalıkların kilogram fiyatı Silpo’da 75 grivnadan, kornişonların fiyatı ise yaklaşık 90 grivnadan başlıyor. ATB’de birinci sınıf sera ürünleri 69-74 grivna, Novus’ta ise Ukrayna salatalıkları çeşidi ve ambalajına göre 79-85 grivna aralığında satılıyor. Son partilerin kalitesindeki belirgin düşüşe rağmen talebin yüksek kaldığı aktarılıyor. Fiyat artışının uzun sürmesinin beklenmediği belirtilirken, ithalatçıların gelecek haftadan itibaren Türkiye’den daha ucuz ürün tedarik etmeye başlaması bekleniyor. Türkiye’den gelecek salatalıkların raflara ulaşması halinde Ukraynalı üreticilerin rekabeti korumak ve müşteri kaybetmemek için fiyat artışlarını sınırlayacağı öngörülüyor. Buna karşın ülkedeki ortalama sera salatalığı fiyatı, geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ %10-34 daha düşük seviyede bulunuyor.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi
Görsel kaynağı: Financial Post · Özgün haber
Veri haberi

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi

Kanada genelinde tarımsal plastiklerin geri kazanımını yürüten Cleanfarms, 2025’in kuruluşun temel program alanlarında ulaşılan toplama oranları bakımından rekor yıl olduğunu açıkladı. Çiftçiler, yıl boyunca geri dönüşüm için Cleanfarms’ın toplama noktalarına 11,8 milyon kilogramdan fazla tarımsal plastik getirdi. Kuruluşun açıkladığı toplama oranları, Cleanfarms’ın topladığı malzeme hacminin piyasaya satılan aynı malzeme hacmine oranının üç yıllık ulusal ortalamasını gösteriyor. 23 litrenin altındaki kaplarda bu ortalama %88, dökme boyutlu kaplarda ise %63 olarak hesaplandı. Cleanfarms, her iki oranı kuruluş açısından rekor olarak nitelendirirken, küçük kaplardaki oranın tarımsal girdi kapları için dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğunu belirtti. Cleanfarms İcra Direktörü Shane Hedderson, Kanada’da her ekim ayında düzenlenen Döngüsel Ekonomi Ayı’nın 2025’te elde edilen geri kazanım oranlarını öne çıkarmak için uygun bir dönem olduğunu söyledi. Hedderson, tarımsal üretici sorumluluğu alanındaki kademeli değişimin, Kanada tarımındaki değer zinciri boyunca daha sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkı verdiğini ifade etti. Cleanfarms; bitki koruma ürünleri, tohum, gübre, hayvan sağlığı ilaçları, yem ve tarımsal plastikler gibi sektörlerde kullanılan plastik, ambalaj ve ürünlerin geri kazanılıp geri dönüştürülmesini sağlayan bir üretici sorumluluğu kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Kuruluşun ekipleri Alberta, Saskatchewan, Manitoba, Ontario, Quebec ve Kanada’nın Maritimes bölgesinde bulunuyor.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor

Arjantin hükümeti, et ve diğer hayvansal ürünlerin üretimi ile işlenmesine ilişkin kapsamlı mevzuatı inceleyip basitleştirmek için üç yapay zekâ ajanı kullandı. Devletin Serbestleştirilmesi ve Dönüşümü Bakanı Federico Sturzenegger, uygulamayı Ahora Play’in Ekonomi Özel programındaki katılımında anlattı; bakanlığının resmî X hesabı da süreci “Onganía’nın bir kararnamesi, 3.000 madde ve üç yapay zekâ ajanı” ifadeleriyle duyurdu. İncelenen Decreto 4238/1968, Arjantin’de et ve diğer hayvansal ürünlerin hazırlanması ve sanayileştirilmesi için hijyenik ve sıhhi koşulları belirliyor; ayrıca işleme tesislerine yönelik gereklilikleri düzenliyor. Metinde kanatlı hayvan kesimhaneleri, yumurta, balıkçılık ürünleri, taşıma, ambalajlama ve etiketlemenin yanı sıra cezalar, iyi üretim uygulamaları, standart operasyon prosedürleri ve hayvan refahına ilişkin bölümler bulunuyor. Düzenleme zaman içinde değişiklikler, eklemeler ve yürürlükten kaldırmalarla güncellendi. Sturzenegger’e göre yapay zekâ araçları, insanların haftalar veya aylar harcayabileceği okuma, sınıflandırma ve analiz işlerini hızlandırarak değişiklik önerileri hazırlayabiliyor. Ancak önerilip yazılan değişikliklerin son aşamada insanlar tarafından doğrulanması öngörülüyor. Kaynak, özellikle ülkenin başlıca ekonomik faaliyetlerinden birinin sıhhi kurallarını etkileyebilecek değişikliklerde, yalnızca bir kişinin yapay zekâ çıktısını onaylamasının teknik çalışmayı tamamlamak için yeterli olup olmadığını sorguluyor.

Slovakya'da Gıda Üreticilerine Pazarlama İçin 2 Milyon Avronun Üzerinde Destek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya'da Gıda Üreticilerine Pazarlama İçin 2 Milyon Avronun Üzerinde Destek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovak Tarım Ödeme Ajansı (PPA), Slovak gıda üreticilerinin pazarlama faaliyetleri için sağlanan desteği ödemeye başlıyor. Güncel çağrı kapsamında 121 yararlanıcıya toplam 2 milyon avronun üzerinde yardım onaylandı. PPA, başarılı başvuru sahiplerine sözleşmeleri gönderecek; ödemeler sözleşmeler imzalandıktan sonra yapılacak. Destek, ürün ve markaların tanıtımıyla bağlantılı uygun maliyetlerin geri ödenmesinde kullanılabilecek. Uygun giderler arasında ambalaj üretimiyle ilgili belirli hizmetler, pazarlama içeriği hazırlanması, tanıtım materyallerinin üretilmesi ve basılması ile reklam kampanyalarının hazırlanması, uygulanması ve reklam kurulumu yer alıyor. Geri ödeme, 1 Mayıs 2025 ile 30 Nisan 2026 arasında oluşan uygun maliyetleri kapsıyor. Başarılı yararlanıcılara sözleşmenin imzalanması ve teslim edilmesine ilişkin ayrıntılı talimatlar içeren bildirim e-postası gönderilecek. PPA, başvuru sahiplerinden e-posta kutularını düzenli kontrol etmelerini ve imzalı sözleşmeleri belirtilen usule göre teslim etmelerini istiyor. Slovak Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı ile PPA tarafından asgari yardım planı kapsamında uygulanan destek programı ikinci yılında; 2025'te de pazarlama faaliyetleri için 2 milyon avronun üzerinde ödeme yapıldı.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KЗП), gıda takviyesi, mantar ve bitkilerin satışında tüketicileri yanıltabilecek uygulamalar bulunduğu şüphesiyle farklı zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, bu ürünleri ülke genelindeki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi olarak satan işletmeleri kapsıyor. Komisyon, bazı ürün açıklamalarında hastalıkları tedavi etmeye yönelik açık ifadeler tespit edildiğini bildirdi. İncelenen ticari uygulamalar, ürünlerin hastalıkları, iltihapları veya insan organizmasının bozulmuş işlevlerini iyileştirebileceği yönündeki iddialara odaklanıyor. Talimatlarda bazı takviyelerin farklı kanser türlerini önleyebileceği ya da tedavi edebileceği, hepatit veya sarılığı iyileştirebileceği öne sürülen ifadeler yer alıyor. Diğer örneklerde ise ürünlerin tiroit işlevini destekleyip tedavi ettiği, mide ve bağırsak sorunlarını, yaraları, kırıkları, ödemi, varisi ve hemoroidi iyileştirdiği iddia ediliyor. KЗП, satıcılardan bu iddiaların dayanağını göstermelerini istiyor. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, ürünün ilaç veya başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren kanıtlar, etiket ve ambalaj kopyaları, bilgilendirme broşürleri ile parti bilgileri bulunuyor. Komisyon, her ürün için kullanılan ifadelerin tedavi özelliği atfedip atfetmediğini ve tüketicileri ürünün amacı ile etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini değerlendirecek. Haksız ticari uygulama kanıtlanırsa cezalar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek; gerekçesiz fiyat artışlarında ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabilecek.

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme
Görsel kaynağı: Actualno · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KZP), gıda takviyeleri, mantarlar ve bitkisel ürünlerin satışındaki şüpheli uygulamalar nedeniyle çeşitli zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, ürünlerin Bulgaristan’daki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi kanallarda hastalıkları, iltihapları veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri tedavi edebileceğini ileri süren ticari içeriklere odaklanıyor. KZP’nin verdiği örnekler arasında bazı ürünlerin kanseri önleyebileceği veya tedavi edebileceği, hepatit ve sarılığı iyileştirebileceği yönündeki ifadeler yer alıyor. Diğer iddialarda takviyelere tiroit sorunlarını, mide ve bağırsak rahatsızlıklarını, ödemi, varisi ve hemoroidi tedavi etme özellikleri atfediliyor. Komisyon ayrıca bazı ürünlerin tümör büyümesini engellediği ya da bağışıklık yanıtını desteklediği yönündeki tanıtımları da incelemeye aldı. Komisyon, satıcılardan bu iddiaların hangi temele dayandığını gösteren kanıtlar istedi. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, etiket ve ambalaj kopyaları, ürünün ilaç ya da başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren bilgiler ile parti kayıtları bulunuyor. KZP, her ürün için kullanılan ifadelerin hastalık tedavisi veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri etkileme özelliği atfedip atfetmediğini değerlendirecek. Komisyon ayrıca bu ifadelerin tüketicileri ürünlerin amacı ve etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini inceleyecek. Haksız ticari uygulamaların kanıtlanması halinde yaptırımlar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek. Gerekçesiz fiyat artışı tespit edilmesi durumunda ise ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabileceği belirtildi.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Suriye’de Hama İçin Stratejik Gıda Güvenliği Projesi Görüşüldü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye’de Hama İçin Stratejik Gıda Güvenliği Projesi Görüşüldü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Yatırım Kurumu Başkanı Ahmed Ruvad Ramadan, Suudi Arabistan’ın Şam Büyükelçisi Gazi bin Rafi el-Anzi ile Hama ili veya kırsalında stratejik bir gıda güvenliği projesi kurulmasını görüştü. Görüşme 24 Ekim’de yapıldı. Önerilen proje; tarım, gıda işleme, konserveleme ve ambalajlamadan ihracata uzanan entegre bir üretim zincirini kapsıyor. Projenin Suudi Kamu Yatırım Fonu tarafından finanse edilmesi veya denetlenmesi ihtimali ele alınırken, Suudi Yatırım Bakanlığıyla iş birliğinin genişletilmesi ve Şam’daki büyükelçilikte ticari ya da yatırım ofisi açılması olasılığı da değerlendirildi.

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Finax analizine göre Slovakya’da gıda fiyatları son beş yılda toplam yaklaşık %40 arttı. En belirgin yükselişler zeytinyağı ve yumurtada görüldü. Artışın en yoğun olduğu dönem 2022 ve 2023 yılları olurken, Haziran 2021-Mart 2023 arasında gıda fiyatları neredeyse %40 yükseldi. Toplam gıda enflasyonu 2022’de %18,6, 2023’te ise %17,3 oldu. 2022’nin sonunda yıllık fiyat artışı %29’a kadar çıktı. Artış hızı 2024’te yaklaşık %2-3’e, 2025’te %3’ün biraz üzerine geriledi. 2026’da ise bazı aylarda gıda fiyatları yıllık bazda düştü; hazirandaki düşüş %0,5, temmuzdaki düşüş %2,6 olarak kaydedildi. Zeytinyağı, fiyat artışının en belirgin örneklerinden biri oldu. Ürün, AB’de Eylül 2023’te 2021 başına göre %75 daha pahalıydı; euro bölgesinde fiyat Nisan 2024’te iki katından fazla arttı. Slovakya’da yarım litrelik şişenin fiyatı 2021’de yaklaşık 4-5 avrodan daha sonra 8 avroya yaklaştı. Analize göre aşırı kuraklık ve sıcaklıklar, İspanya’daki rekolteyi yarıya indirerek arzı daralttı; enerji, taşımacılık ve ambalaj maliyetleri de yükselişi destekledi. Daha iyi rekolteyle fiyat 2025’ten itibaren hafifçe gerilese de eski seviyesine dönmedi. Yumurtalar 2023’ün başında yıllık bazda %79 pahalandı. 10’lu paket fiyatı 2020’de yaklaşık 1,49 avrodan 2022 sonunda 2,68 avroya çıktı. Yem maliyetleri, kuş gribi, enerji giderleri ve kafessiz yetiştiriciliğe geçiş başlıca etkenler arasında gösterildi. Kanatlı etinin kilogram fiyatı da 2021’den beri bir avrodan fazla artarak Ocak 2026’da 4,40 avroya ulaştı. Domates ve biber gibi meyve sebzelerinde 2022’de ortalama artış %30,6 oldu.

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Trump, Kanada’nın Bazı Tarım ve Orman Ürünlerine %50 Gümrük Vergisini Kaldırdı

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli bazı tarım ve orman ürünlerine uygulanan %50 gümrük vergilerinin kaldırılması talimatını verdi. Karar, daha önce Kanada’dan yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki ithalata getirilen ve iki ülke arasındaki görüşmelerin ağustosta çökmesinin ardından yürürlüğe giren vergiler kapsamında alındı. Kaynak, düzenlemenin bu ürünlere bağlı ABD tarım şirketlerini destekleyebileceğini belirtiyor ancak sonucu kesinleşmiş bir etki olarak sunmuyor. Beyaz Saray, kontrplak, bazı kâğıt ürünleri, makineler, soğutma ekipmanları ve ambalaj kutularını istisna kapsamına aldı. Maine Senatörü Susan Collins, karar öncesinde Beyaz Saray’ı eyaletteki şirketleri ve çiftçileri etkileyen vergi sorununu çözmeye çağırdı. Collins, istisnanın yaban mersini, patates, elma ve deniz yosunu üreticilerine yardımcı olacağını, birçok üreticinin Kanada’dan gelen ve ABD’de bulunmayan veya yüksek maliyetle ikame edilebilen ekipman ve ambalajlara bağlı olduğunu söyledi.

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, devlet denetimi kapsamında Türkiye menşeli Ayvalık markalı zeytinyağının bir partisindeki numunelerde glisidol esterleri ve 3-MCPD düzeylerinin izin verilen sınırları önemli ölçüde aştığını açıkladı. Bulgular, Letonya’daki akredite bir laboratuvarda yapılan incelemelere dayanıyor. İhlalin tek bir ürünün belirli partisiyle sınırlı olduğu belirtildi. Ürün, Extra Virgin Olive Oil türünde, 5 litrelik teneke ambalajda ve TR-10-K-042281 üretici kayıt numarasıyla tanımlandı. Ajans ilgili partiyi ticaret ağlarından çekiyor ve yaptırım işlemleri yürütüyor; sonuçların markanın diğer ürünlerine otomatik olarak uygulanamayacağını vurguluyor. EFSA’ya göre söz konusu bileşikler, yağların yüksek sıcaklıkta işlenmesi sırasında oluşan teknolojik kirleticiler. Gürcistan’da bu kirleticilere yönelik sistematik incelemeler 2026’da başladı; yıl başından bu yana 71 bitkisel yağ ve katı yağ örneği kontrol için alındı.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde

İspanya’da cherry domates ekim alanı daralırken, sektör temsilcileri Fas’tan gelen rekabeti bu gerilemenin nedenlerinden biri olarak gösterdi. Konu, İspanyol heyetinin katıldığı 15 Ekim’deki Avrupa Komisyonu Domates Uzmanlar Grubu toplantısında Brüksel’de gündeme getirildi. FEPEX’in 19 Ekim’de yayımladığı nota göre gerileme özellikle salkımsız cherry domates üretiminde görülüyor. Temsilciler, İspanya ile Fas arasındaki iş gücü maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarının rekabeti etkilediğini belirtti. Fas ürününün düşük fiyatlarının İspanyol domatesinin fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu, daha yüksek satış fiyatlarının ise üreticilerin kârlılığında eşdeğer bir iyileşme sağlamadığı ifade edildi. Üretim ve hasat taşımacılığında enerji, gübre ve petrol türevleri başta olmak üzere maliyetlerin arttığı bildirildi. Sektör temsilcilerine göre enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara kıyasla %16, plastik, ambalaj ve paketleme maliyetleri ise %18 yükseldi. İspanya’nın toplam domates üretiminde 2025/2026 kampanyasında ekim alanı görece istikrarlı kalırken üretim yaklaşık %2 geriledi. Bu düşüşte virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitler, bitki sağlığı sorunları ve olumsuz hava koşulları da gerekçe olarak sıralandı. Toplantıda sunulan verilere göre AB, 2025’te AB dışı ülkelerden 773 bin ton taze domates ithal etti; bunun 527 bin tonu Fas’tan geldi. Söz konusu veriler tüm taze domatesi kapsıyor, yalnızca cherry domatese ilişkin değil ve AB içindeki ticareti içermiyor. AB’nin üçüncü ülkelere taze domates ihracatı 383 bin tona ulaşırken Birleşik Krallık 279 bin tonla başlıca varış noktası oldu. İspanyol heyeti, bu zorluklara rağmen sektörün ticari taahhütlerini yerine getirdiğini bildirdi.