ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

12 haber · Sayfa 1

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tarımsal Miras ve Coğrafi İşaretler İçin Ayrı Koruma Yaklaşımı Vurgulandı

İran’da tarımsal miras sistemlerinin korunması ile ürünlerin adı ve coğrafi kimliğini güvence altına alan coğrafi işaretlerin farklı amaçlara hizmet ettiği belirtildi. İran Tarım Bakanlığı Bahçe Bitkileri Yardımcılığı Uluslararası Ticaret Hukuku Danışmanı Emirhoşeng Fethizade, FAO’nun Tarımsal Miras Sistemleri programı GİAS’ın zaman içinde oluşan tarımsal sistemleri, biyolojik çeşitliliği, su ve toprak kaynaklarını, yerel bilgiyi ve toplulukların çevreye uyumunu korumayı amaçladığını söyledi. Fethizade, bu programın tek bir ürünün satışını doğrudan destekleyen ticari mekanizmalarla aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Fethizade, Türkiye’nin gülhatmi adıyla ilgili tescil girişimiyle bağlantılı bir coğrafi işaret dosyasının hukuki takibindeki deneyimine de değindi. GİAS’ın tarımsal sistemleri ve bu sistemleri oluşturan süreçleri, coğrafi işaretlerin ise ürünlerin adı ile coğrafi kimliğini koruduğunu belirten Fethizade, İran’da bahçecilik ürünlerinin coğrafi işaret tescilini izlemek üzere bir komite kurulduğunu açıkladı. Eyaletlerden tanıtılması istenen yaklaşık 200 bahçecilik ürünü inceleme ve tescil takibi için bildirildi. İran’da ulusal coğrafi işaret tescilinin ürünlerin hukuki korunması açısından önemli bir adım olduğu, uluslararası pazarlarda daha güçlü koruma için Lizbon Anlaşması ile Avrupa Birliği’nin coğrafi işaret sistemi gibi mekanizmaların koşullar karşılanarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tescil sürecinde yerel üreticiler ve diğer paydaşların ürünün kimliği, coğrafi sınırları ve özelliklerinin belirlenmesine katılması gerektiği ifade edildi. Tescilin yerel ürünlerin ekonomik değerini güçlendirmesi ve çiftçilerin ticari faydalardan aldığı payı artırması beklenirken, çalışmaların bahçecilik ürünlerinden tarımsal ve hayvansal ürünlere genişletilmesi önerildi.

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor

Kuzu ve yünün tüketici için güncel kalmasının yalnızca üretimi artırmaya bağlı olmadığı belirtildi. Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı’nda yapılan dört sunumda, sektörün tüketicilerin neye değer verdiğini anlaması, bu beklentilere uygun ürünler geliştirmesi ve üreticilerin elde edilen gelirden pay alması gerektiği ele alındı. Sunumlarda yünün çevresel özellikleri, Karoo Kuzu’sunun menşei ve kuzu etinin tüketim kalitesi işlendi. Uluslararası Yün Tekstil Örgütü (IWTO) genel sekreteri Dalena White, yünün çevresel özelliklerinin nasıl ölçüldüğünü ve tüketicilere nasıl anlatıldığını değerlendirdi. White, yünün yenilenebilir ve kullanım ömrünün sonunda biyolojik olarak parçalanabilir olmasına rağmen, perakendecilerin lif seçiminde kullandığı bazı çevresel değerlendirmelerin bu özellikleri yeterince yansıtmayabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin Ürün Çevresel Ayak İzi metodolojisi Ecobalyse ile Higg Materials Sustainability Index’in doğal ve sentetik lifleri karşılaştırma biçiminin, koyun yetiştiriciliğinin doğal karbon döngüsü ile sentetik liflerin mikroplastik ve atık etkilerini tam olarak hesaba katıp katmadığını sorguladı. White’ın sunumunda, küresel giyim ve tekstil üretiminin yüzyılın ilk 15 yılında nüfus artışını aşarak iki katına çıktığı ve bir giysinin atılmadan önce ortalama 7 ila 10 kez giyildiği belirtildi. IWTO’nun Haziran 2026’da yayımlanan Green Book çalışmasının sürdürülebilirlik çerçevesiyle ilgili araştırmaları bir araya getirdiği, uluslararası çiftlik çalışmalarının sonuçlarının ise 2027’nin başında beklenildiği aktarıldı. Stellenbosch Üniversitesi’nden Prof. Johann Kirsten, Karoo Kuzu’sunun menşeini ürün, üretici ve bölge arasındaki ilişkiye dayanan bir coğrafi işaret olarak anlattı. Tüketici araştırmasında 355 katılımcının %93,8’i Karoo Kuzu’sunu Karoo’da yetiştirilen hayvanlarla ilişkilendirirken, %88,5’i belirli Karoo çalılarıyla beslenme ile etin karakteristik tadı arasındaki bağlantıyı tanıdı. Ancak bu bilinirliğin çiftçilere henüz düzenli bir fiyat primi sağlamadığı, bazı uzman kasapların daha yüksek ödeme yaptığı ve bir perakende denemesinde etiketli Karoo Kuzu’sunun daha yüksek fiyata rağmen karşılaştırma ürününden fazla sattığı belirtildi. Queensland Üniversitesi’nden Prof. Louw Hoffman ise karkas ağırlığı, yaş, yağ örtüsü ve konformasyonun tüketicinin yumuşaklık, sululuk, lezzet ve genel beğeni değerlendirmesini tek başına göstermediğini söyledi. Avustralya’da daha ağır ve yağsız karkaslara yönelimin kas içi yağı azaltarak tüketim kalitesini düşürebildiği, 1.471 kuzu üzerindeki araştırmada daha derin göz kası için seçimin tüketici puanlarıyla olumsuz ilişkilendirildiği aktarıldı. Bu nedenle verim ile tüketim kalitesinin birlikte ölçülmesi gerektiği, Avustralya’daki programda 2010’a kadar 90.000’den fazla tadımın yaklaşık 15.000 tüketiciyle gerçekleştirildiği bildirildi.

Hindistan’da Basmati Pirinci Veriminin %5-10 Artması Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Basmati Pirinci Veriminin %5-10 Artması Bekleniyor

Hindistan’da basmati pirinci veriminin bu yıl önceki yıla göre %5-10 artması bekleniyor. Basmati IREF Başkanı ve Chaman Lal Setia Exports Ltd. Ortak Genel Müdürü Rajeev Setia, değerlendirmeyi Yeni Delhi’de düzenlenen Bharat International Rice Conference 2026 sırasında yaptı. Setia, beklentinin elverişli muson ve sonraki yağışların ürün gelişimini desteklemesine dayandığını söyledi. Beklenen verim artışının Hindistan’ın basmati ihracatına sunabileceği arzı destekleyebileceği belirtildi. Bununla birlikte Setia, gerçekleşecek ihracat performansının yalnızca üretim miktarına değil, uluslararası talep ve piyasa koşullarına da bağlı olacağını kaydetti. Bu nedenle %5-10’luk oran ölçülmüş nihai sonuç değil, önceki yıla kıyasla yapılan bir verim beklentisi olarak aktarılıyor. Setia, Hindistan basmatisine yönelik uzun vadeli talebin artmasının muhtemel olduğunu söyledi. Avrupa ve ABD’de Hint mutfağının artan popülerliğinin, basmati pirinci pazarını geleneksel tüketicilerin ötesine taşıdığı belirtildi. Setia’nın şirketinin 96 ülkeye ihracat yaptığı, basmati pirincinin coğrafi işaret tanınırlığına sahip olduğu ve belirli coğrafi bölgelerde yetiştirildiği aktarıldı.

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Macaristan’da İlk Pirinç Festivalini Düzenledi

Pakistan’ın Macaristan Büyükelçiliği, Budapeşte’de ilk Pakistan Pirinç Festivali’ni düzenleyerek basmati pirincini Macar ithalatçılar, şefler ve gıda sektörü profesyonellerine tanıttı. Pakistan Ticaret Bakanlığı ile Pakistan Ticaret Geliştirme Kurumu’nun (TDAP) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, tarım ve gıda ihracatını artırma ve yeni ticari bağlantılar kurma hedefiyle yapıldı. Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, ülkenin tarım ve gıda ürünlerini Avrupa başkentlerindeki alıcılara doğrudan ulaştırmanın yeni müşteriler kazanmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyledi. Khan, basmati pirincinin Pakistan’ın en çok tanınan ihracat ürünlerinden biri olduğunu ve uluslararası pazarlardaki talep artışının ülkenin çiftçileri ile ihracatçıları açısından teşvik edici bulunduğunu belirtti. Hükümetin tarım ve gıda ihracatını genişletmeye, yatırım çekmeye ve geleneksel pazarların ötesinde ticari bağlar kurmaya bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Festivale gıda ve tarım sektöründen ithalatçılar ile iş dünyası temsilcilerinin yanı sıra önde gelen Macar şefler, kamu kurumlarının temsilcileri ve diplomatik topluluk üyeleri katıldı. Pakistan’ın Budapeşte Büyükelçisi Asif Hussain Memon, basmati pirincinin mirası, önemi ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi verdi. Memon, ürünün yalnızca tarımsal bir ürün değil, Coğrafi İşaret ile korunan ve kanıtlanmış kaliteye sahip tanınmış bir marka olduğunu vurguladı. Etkinlik kapsamında Pakistan Ticaret ve Yatırım Ataşesi tarafından “Biryani Sanatı” adlı canlı pişirme gösterisi düzenlendi. Konuklara Pakistan pirinciyle hazırlanan yemekler tanıtılırken Himalaya pembe tuzu gibi tamamlayıcı ürünler de sergilendi ve tadıma sunuldu. Büyükelçilik ayrıca Macarca pirinç yemekleri tariflerinden oluşan kısa bir kitap hazırlayarak katılımcılara Pakistan pirinci örnekleri dağıttı. Konuklar, Pakistan’ın Karaçi’deki Expo Centre’da 23-26 Kasım 2026’da düzenleyeceği FoodAg 2026 fuarına da davet edildi.

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Zeytinyağı Fransa'da Dördüncü Sırada

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan, 2025'te Fransa'nın sızma zeytinyağı tedarikçileri arasında dördüncü sırada yer aldı. Yunan ürününün Fransa ithalatındaki payı değer bazında %2,13, miktar bazında ise %1,59 oldu. Yunanistan'dan Fransa'ya gönderilen sızma zeytinyağı miktarı 1.351,6 tona yükselerek 2024'e göre %3,1 artarken, ihracat değeri %22,8 düşüşle 9,79 milyon euroya geriledi. Miktar artışına karşılık gelirdeki gerileme, ortalama beyan edilen değerdeki düşüşle birlikte gerçekleşti. Yunan zeytinyağının kilogram başına ortalama değeri 2024'te 9,67 euro iken 2025'te 7,24 euroya indi ve %25,1 azaldı. Buna rağmen bu değer, Fransa'nın aynı kategorideki toplam ithalat ortalaması olan 5,39 euronun üzerinde kaldı. Çalışmada Yunan ürününün daha yüksek değerli kategorilerdeki konumuna dikkat çekildi; ürünün ortalama değeri İspanyol zeytinyağında 5,27, İtalyan ürününde 6,29 ve Tunus ürününde 4,60 euro oldu. Fransa pazarında İspanya 47.608 ton ve yaklaşık 251 milyon euroluk ihracatla en büyük tedarikçi olurken, İtalya 18.097 ton ve 113,78 milyon euroyla ikinci, Tunus 15.537 ton ve 71,52 milyon euroyla üçüncü sırada yer aldı. Fransa'nın toplam sızma zeytinyağı ithalatı 2025'te 85.189 ton ve 459,51 milyon euro oldu; ithalat miktarı %5,9 artarken toplam değer %32,8 azaldı. Rapora göre Yunanistan'ın Fransa'ya sızma zeytinyağı ihracatı ile Fransa'nın Yunanistan'a ayrı kaydedilen karşılık gelen ihracat akışı arasında Yunanistan lehine önemli bir fark bulunuyor. Söz konusu karşılaştırma yaklaşık 9,79 milyon euroya karşı 356 bin euro ve 1.351,6 tona karşı 17,48 tonluk akışlara dayanıyor. Bununla birlikte rapor, Yunan zeytinyağının Fransa pazarındaki payının ana tedarikçilere kıyasla sınırlı kaldığını belirtiyor. Pazar varlığını artırmak için markalı ürünlerin büyük dağıtım ve elektronik ticarette tanıtılması, menşe ve coğrafi işaretler ile organik üretim ve Yunan çeşitlerinin öne çıkarılması öneriliyor.

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Mantova Deklarasyonu Coğrafi İşaretler İçin Altı Öncelik Belirledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki bölgeler, coğrafi işaretlerin Avrupa Birliği politikalarındaki rolünü güçlendirmek amacıyla Mantova Deklarasyonu’nu imzaladı. Lombardiya Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bölgesel Bakanı ve Arepo Başkanı Alessandro Beduschi’nin imzaladığı belge, Avrupa Komisyonunun 2027’de hazırlaması beklenen Coğrafi İşaretler Eylem Planı’na alınması istenen bölgesel öncelikleri ortaya koyuyor. Deklarasyonun merkezinde, Dop ve Igp ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik büyüme, istihdam, rekabetçilik, turizm ile kırsal kalkınma araçlarına dönüştürülmesi bulunuyor. Belgede, Dop veya Igp tescilinin bir hedefin son aşaması değil, kalkınma stratejisinin başlangıcı olması gerektiği belirtiliyor. Altı öncelik; coğrafi işaretlerin kuruluş ve tanınmadan pazar gelişimine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca desteklenmesini, hukuki korumanın üreticiler için ekonomik değere dönüştürülmesini ve bu ürünlerin tüketicilerin günlük yaşamındaki görünürlüğünün artırılmasını öngörüyor. Diğer başlıklar ise gıda zincirlerinin yenilikçilik, yetkinlik, kuşak değişimi ve iklim değişikliği sınamalarına hazırlanması, bölgelerin yönetişimde doğrudan rol üstlenmesi ve ölçülebilir hedeflere dayalı politikalar oluşturulması. Deklarasyonda Dop ve Igp ürünlerinin gastronomi rotaları, UNESCO alanları ve kültürel mirasla daha güçlü ilişkilendirilmesi öneriliyor. Metinde ayrıca bir Avrupa Coğrafi İşaretler Günü ile gezici bir Coğrafi İşaretler Expo’su düzenlenmesi gündeme getiriliyor. Lombardiya, 2027 ilkbaharında Avrupa Birliği’ndeki 3.711 coğrafi işaretin ilk kez tek etkinlikte bir araya geleceği Expo’yu düzenleyeceğini açıkladı. Etkinlikle değer zincirleri arasındaki ilişkilerin, ticari gelişmenin, uluslararasılaşmanın ve sertifikalı ürünlerin vatandaşlar tarafından bilinmesinin desteklenmesi hedefleniyor. Mantova’daki toplantıya Avrupa kurumları, üretici kuruluşları ve koruma örgütlerinin temsilcileri katıldı. Avrupa Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Diego Canga Fano, Dop ve Igp ürünlerinin tanıtımı için 50 milyon avro ek kaynak açıklandığını bildirdi. Toplantıda konuşan Beduschi, coğrafi işaretlerin üretim değerinden önce ekonomik bir miras niteliği taşıdığını, değeri üretildikleri bölgelere bağladığını, işletmeleri desteklediğini ve kırsal toplulukların canlı kalmasına katkı sunduğunu söyledi. Deklarasyonun hedefleri arasında üreticilerin değer zincirlerindeki konumunu güçlendirmek, ihracatı desteklemek, sahtecilik ve taklitlerle mücadele etmek, yenilikçiliği ve kuşak değişimini teşvik etmek de yer alıyor. Ekonomik göstergeler, coğrafi işaretler sisteminin kapsamını ortaya koyuyor. Lombardiya’nın Dop ekonomisi 2024’te 2,9 milyar avroya ulaştı ve bir yılda %13,1 büyüdü; bu değer bölgesel tarım-gıda sisteminin yaklaşık %16’sını oluşturdu. İtalya genelinde Dop ekonomisi 20,7 milyar avroya çıkarken %3,5 arttı; ihracat ilk kez 12,3 milyar avroyu aşarak %8,2 yükseldi. Sistem ayrıca 328 koruma konsorsiyumu, 184.000 işletmeci ve farklı sektörlerde 864.000’den fazla istihdamı kapsıyor.

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı

Kıbrıs Tarım Bakanı Christos Senekis, kadın çiftçilerin sektördeki rolünü güçlendirmeye yönelik finansman ve sürdürülebilir yatırım desteklerinin açıklandığını bildirdi. Senekis, Agros’ta düzenlenen Kırsal Kadının Katkısı etkinliğinde, kadınların bilgi ve deneyimini istihdam ile kırsal kalkınma fırsatlarına dönüştürecek koşullar oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan, 2027 sonrası yeni tarım politikasının hazırlanması için 8 Ekim’de tarım topluluğuyla geniş kapsamlı bir istişare yapılacağını ve kırsal kadınların da sürece katılacağını belirtti. Kadınlara yönelik önlemlerin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını ifade eden Senekis, bu adımları kırsal alanları canlandırma ve üretkenliklerini destekleme planının parçası olarak tanımladı. Kıbrıs’ın 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası stratejik planının bütçesi 454 milyon avro olarak açıklandı. Plan; yatırımları, tarım işletmelerinin modernizasyonunu ve birincil sektörde çalışmayı seçen gençleri desteklemeyi amaçlıyor. Senekis, son büyük ölçekli yatırım tedbirine 1.200’den fazla başvuru yapıldığını ve talep edilen finansmanın yaklaşık 200 milyon avroya ulaştığını söyledi. Genç çiftçilere yönelik destek programına da 267 başvuru yapıldı. Senekis ayrıca Avrupa Birliği’nin LEADER programını, dağlık ve kırsal toplulukların kendi oluşturduğu girişimleri destekleyen önemli bir araç olarak gösterdi. Agros’ta gül suyu, kaşık tatlıları ve yerel soğuk et ürünleri gibi geleneklerin üretken faaliyetlere dönüştüğünü belirten Senekis, kadınların bu süreçte önemli pay sahibi olduğunu kaydetti. Bakan, kırsal politikaların yerel halkın gerçek ihtiyaçlarına yanıt vermesi ve bakanlığın üretici ile işletme sahipleriyle yakın temasını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Voyvodina’da Tarım ve Gıda Güvenliği İçin 1 Milyon Dinarlık Destek Çağrısı

Sırbistan’ın Voyvodina Özerk Bölgesi’nde tarım ve gıda işletmelerinin gıda güvenliği ile kalite sistemlerine geçişini desteklemek amacıyla yeni bir hibe çağrısı açıldı. Voyvodina Tarım, Su Yönetimi ve Ormancılık İl Sekreterliği tarafından yayımlanan çağrı için toplam 1 milyon Sırp dinarı ayrıldı. Başvurular 9 Kasım’a kadar yapılabilecek. Çağrı kapsamında başvuru başına en az 30 bin, en fazla 100 bin Sırp dinarı hibe verilecek. Destek, katma değer vergisi düşüldükten sonra gerçekleşen yatırımlar için ödenen tutarın %80’ine kadarını karşılayacak. Programın amacı, gıda ve yem güvenliği ile genel gıda güvenliği sisteminin sürekli geliştirilmesi olarak açıklandı. Kaynak, desteğin coğrafi işaret almak için hazırlanacak dosyaların ve bu dosyalara bağlı laboratuvar analizlerinin yanı sıra coğrafi işaretli tarım ve gıda ürünlerinin kontrol ve sertifikasyon giderlerinde kullanılabileceğini belirtiyor. ISO 22000, GLOBALGAP, BRC, IFS, FSSC 22000, GOST-R, HELAL, KOŞER, CGTM ve SRPSKI KVALITET sistemlerinin 2026’daki kurulum ve sertifikasyon maliyetleri de kapsamda bulunuyor. Aktif statüdeki kayıtlı tarım işletmelerinin gerçek ve tüzel kişi sahipleri ile dini topluluklar, kiliseler ve manastırlar başvurabilecek. Her başvuru sahibi çağrı kapsamında yalnızca bir başvuru sunabilecek.

AB, Hindistan ile Ticaret Anlaşması İçin Konseyden Yetki İstedi
Görsel kaynağı: Agricultura e Mar · Özgün haber
Veri haberi

AB, Hindistan ile Ticaret Anlaşması İçin Konseyden Yetki İstedi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında müzakere edilen Serbest Ticaret Anlaşması'nın imzalanması ve sonuçlandırılması için 11 Eylül'de Konseyden yetki istedi. Teklifin Konsey tarafından onaylanması halinde anlaşma, AB ile Hindistan arasında şimdiye kadar yapılan en büyük ticaret anlaşması olacak. Ancak kaynakta anlaşmanın henüz kabul edilmediği belirtiliyor. Komisyonun teklifine göre zeytinyağı, margarin ve diğer bitkisel yağların yanı sıra koyun eti, meyve suları, alkolsüz bira ve ekmek, pastacılık ürünleri, bisküvi, makarna, çikolata ile evcil hayvan yemleri gibi işlenmiş gıdalar için gümrük vergileri sıfırlanacak. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde pazara erişimin iyileştirilmesi, gümrük vergilerinin azaltılması ve ticaret ile yatırımlar için daha öngörülebilir kurallar sağlanması hedefleniyor. AB tarım ürünleri ihracatında ortalama %36'nın üzerindeki yüksek gümrük vergilerinin sık sık kaldırılması veya azaltılması öngörülüyor. Buna karşılık sığır eti, şeker ve pirinç gibi Avrupa tarımının hassas sektörleri anlaşma kapsamında tamamen serbestleştirilmeyecek. Bu nedenle teklif, tüm tarım ürünleri için aynı düzeyde bir serbestleşme getirmiyor. AB ile Hindistan halen coğrafi işaretler konusunda ayrı bir anlaşma müzakere ediyor. Komisyona göre bu düzenleme, geleneksel Avrupa tarım ürünlerinin Hindistan'da taklitlerle haksız rekabet etmesini önlemeye yardımcı olabilir. Taraflar yılda 180 milyar avronun üzerinde mal ve hizmet ticareti yaparken, teklif AB'nin Hindistan'a mal ihracatının %96'sında gümrük vergilerinin kaldırılmasını veya azaltılmasını öngörüyor.

Douro ve Vinhos Verdes’te Hasat Denetimleri Sıkılaştırıldı
Görsel kaynağı: Agroportal · Özgün haber
Veri haberi

Douro ve Vinhos Verdes’te Hasat Denetimleri Sıkılaştırıldı

Portekiz’de Gıda ve Ekonomik Güvenlik Kurumu ASAE, Douro ile Vinhos Verdes bölgelerinde süren bağbozumu sırasında denetimleri artırdığını açıkladı. Kurum, bağlarda, yollarda ve şaraplaştırma merkezlerinde yapılan ortak kontrollerle üzümlerin menşe ve doğruluğunu izlemeyi amaçlıyor. ASAE, bu yıl şimdiye kadar 250 tondan fazla üzümün kontrol edildiğini ve 130’dan fazla ekonomik işletmenin denetlendiğini bildirdi. Kurum, coğrafi işaret ve menşe adlarına ilişkin kurallara uyumun, sahtecilik ve ekonomik suçla mücadele açısından önem taşıdığını belirtti. ASAE, Vinhos Verdes Komisyonu ve Douro ve Porto Enstitüsü ile yapılan koordinasyon çerçevesinde 2026 hasadı için de ortak denetim hazırlıklarını sürdürdü. Denetimlerin, üzüm taşımacılığı, zorunlu beyanlar, etiketleme ve izlenebilirlik alanlarında yoğunlaştığı aktarıldı.

San Luis, Fitosaniter Reçeteyi Dijitalleştirdi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

San Luis, Fitosaniter Reçeteyi Dijitalleştirdi

San Luis, tarla uygulamalarında kullanılan fitosaniter reçete sürecini dijital sisteme taşıyarak kâğıt formu kaldırmaya başladı. Yeni uygulama, ürünün yazılmasından tarlada uygulanmasına kadar tüm işlemlerin dijital kayda alınmasını hedefliyor. Sistem; işletme ve parsel bilgisini de içeriyor. Ayrıca Senasa’nın onaylı fitosaniter ürün listesiyle bağlantı kurularak profesyonellerin reçeteyi resmi verilerle hazırlaması ve uygulama alanının coğrafi olarak işaretlenmesi sağlanıyor.