ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

14 haber · Sayfa 1

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum için Pirinç Denemesi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum için Pirinç Denemesi

Hollanda’da araştırmacılar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kuruyan turbalık alanların yol açtığı toprak çökmesini sınırlamak amacıyla pirinç yetiştiriciliğini deniyor. Çalışma şu aşamada 0,6 hektarlık bir alanda yürütülüyor; proje ekibi yaklaşık üç ton kısa taneli pirinç üretmeyi umuyor. Hollanda’da tarım arazilerinin bir bölümü, hayvan yemi olarak ot yetiştirmek için kurutulan turbalıklardan oluşuyor. Turbanın kuruması, karbondioksit salımına ve bazı bölgelerde yılda birkaç santimetreye ulaşan toprak çökmelerine neden oluyor. Wageningen Üniversitesine göre Hollanda’daki turbalık topraklardan kaynaklanan sera gazı emisyonları ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık %2-3’ünü oluşturuyor. Alanların yeniden nemli tutulması bu etkileri sınırlayabilir; pirinç üretimi ise sulak alanlarda ot dışında bir ürün yetiştirme olasılığı sunuyor. Ekip, Hollanda iklimine en uygun çeşitleri belirlemek için Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan’dan gelen yaklaşık 30 pirinç çeşidini inceliyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin kendisinin oluşturabileceği karbondioksit ve metan salımlarını da izliyor; böylece çözüm olarak görülen yöntemin çevresel sorunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor. Projenin sorumlusu Julian Helfenstein, ilk sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor. Yerel restoranların ürüne ilgi gösterdiği, kuzey Japonya kökenli bir çeşidin ise Hollanda koşullarına en iyi uyum sağlayan aday olduğu aktarılıyor.

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi

Şili’de O’Higgins Üniversitesi (UOH) bünyesindeki Tarım, Hayvan Bilimleri ve Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Cristian Hernández, gıda kaybı ile gıda israfının ayrıştırılması gerektiğini belirtti. Hernández’e göre kayıp; üretim, hasat sonrası işlemler, depolama ve işleme aşamalarında, israf ise perakendeciler, yemek hizmetleri ve tüketicilerin kararlarıyla zincirin son bölümünde ortaya çıkıyor. Bu ayrım, hangi aşamaya müdahale edileceğinin, hangi teknolojinin kullanılacağının ve sonucun hangi göstergeyle ölçüleceğinin belirlenmesini sağlıyor. Tarım ve gıda ihracatında önemli bir ülke olan Şili’de kayıpların en fazla hangi aşamada oluştuğunu ortaya koyan kesin veriler henüz bulunmuyor. Oficina de Estudios y Políticas Agrarias’ın (ODEPA) işaret ettiği üzere ölçüm; ürüne, bölgeye, mevsime ve fiyatlara göre değişiyor. Bu nedenle Gıda Kayıplarının ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komisyonu, ortak bir Gıda Kayıpları Endeksi yöntemi hazırlıyor. Üretim ve hasadın yanı sıra hasat sonrası işlemler, ambalajlama, depolama, işleme ve taşıma kritik aşamalar arasında sayılıyor. Boyut, renk veya biçim bakımından ticari ölçütleri karşılamayan ancak besin değerini koruyan ürünler de bu kayıplara dahil olabiliyor. Hernández, kuraklık ve iklim değişikliği koşullarında sorunun çevresel boyutunun büyüdüğünü aktardı. Gıda üretiminde kullanılan tatlı suyun yaklaşık %70’inin, kaybedilen veya israf edilen gıdaların üretimine ayrılan bölümünün ise yaklaşık %20 olduğu belirtildi. FAO tahminlerine göre tüketilmeyen gıdalar, dünya tarım arazilerinin %28’inin kullanımını, küresel gıda sisteminin enerji tüketiminin yaklaşık %38’ini ve sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu temsil ediyor.

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda kayıpları ve israfının azaltılmasının tarım-gıda sistemlerinin dönüşümüne katkı sağlayacağını bildirdi. Örgütün verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,4'ü hasat sonrasında ve perakende satış aşamasına ulaşmadan kayboluyor. Tüketicilere sunulan gıdanın %19'u ise perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. FAO'ya göre tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar arazi kullanılıyor. Tarım arazilerinin genişlemesi dünya genelinde ormansızlaşmanın en önemli etkeni olmaya devam ederken, gıda kayıpları ve israfı küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu tutuluyor. Gıda israfının azaltılması, mevcut tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına ve ormanlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Kayıpların azaltılması, özellikle en yüksek kayıp oranlarının görüldüğü meyve ve sebzeler başta olmak üzere besleyici gıdaların erişilebilirliğini de artırabilir. Ancak FAO, dünyanın 2015'ten bu yana gıda kayıplarını azaltma konusunda belirgin ilerleme kaydetmediğini ve 2030 hedefinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Söz konusu hedef, perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki kayıpların azaltılmasını öngörüyor. Örgüt, kayıpların daha iyi ölçülmesi, politikaların güçlendirilmesi ve gıdayı sistem içinde tutan uygulamaların yaygınlaştırılması için devletler ve ortaklarıyla çalışıyor. FAO ayrıca, 2024 yılına ilişkin bölgesel ve alt bölgesel tahminleri içeren yeni bir Gıda Kayıpları Endeksi interaktif veri haritası sundu.

Danimarka Tarım Emisyonlarını 2030'a kadar %30,7 Azaltmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka Tarım Emisyonlarını 2030'a kadar %30,7 Azaltmayı Bekliyor

Danimarka'da tarım süreçlerinden kaynaklanan emisyonların 2030'a kadar %30,7 azalması bekleniyor. Bu gerçekleşirse ülke, tarım emisyonlarında Avrupa Birliği (AB) genelindeki en yüksek oransal düşüşe ulaşacak. Danimarka tarımı, tarım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlarını şimdiden çoğu AB ülkesinden daha fazla azalttı. Kaynakta, 2030'a kadar beklenen azalmanın ülkeyi AB'de ilk sıraya taşıyacağı belirtiliyor.

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor

İtalya’da tarım ile gıda ve içecek sektörlerinin enerji tüketimi ve maliyetleri, rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geliyor. Roma’da RSE ve CREA’nın düzenlediği “Enerji dönüşümüne doğru agroalimentare sektörünün zorlukları” toplantısında sunulan çalışmaya göre tarım 2024’te 6.600 GWh’nin üzerinde, gıda ve içecek sanayisi ise 14.300 GWh’den fazla elektrik tüketti. Tarım işletmelerindeki fotovoltaik tesislerin üretimi de 3.100 GWh’yi aştı. Çalışmaya göre enerji giderleri, makarna, zeytinyağı, süt, meyve ve şarap zincirlerindeki çok sayıda işletmede cironun %10’undan fazlasını oluşturuyor. RSE yöneticisi Franco Cotana, tarım ve gıda zincirlerinin yan ürünleri ile agro-gıda atıklarının enerji açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda biyometan, bitkisel yağlardan biyodizel, hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ ve sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi ile tarımsal faaliyetlerle uyumlu agrivoltaik uygulamalar öne çıkarıldı. Enerji dönüşümünün küçük işletmeler açısından finansman, teknik destek ve eğitim gerektirdiği ifade edildi. İtalya’daki tarım işletmelerinin %74’ünün ekonomik büyüklüğü 25 bin avronun altında bulunurken, gıda ve içecek işletmelerinin %84’ü dokuzdan az çalışan istihdam ediyor. RSE ve CREA, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, dijitalleşme, hassas tarım ve biyokütlelerin değerlendirilmesini; tüketim, maliyet ve emisyonların azaltılmasıyla birlikte işletmelerin enerji özerkliğinin artırılması için başlıca yönler olarak sıraladı.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

2 kaynak · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor

Nestlé, süt tedarik zincirinde yenileyici tarım uygulamalarını genişletmeye başlıyor. Şirketin küresel sürdürülebilirlik yöneticisi Kata Seidenschnur, 2018'den bu yana tedarik zincirindeki sera gazı emisyonlarının %26, metan salımının ise %25 azaltıldığını açıkladı. Şirket, uygulamaların daha geniş ölçekte hayata geçirilmesi için çiftliklere teknik destek sağlanması, güvenilir verilerin toplanması, uygun politikaların oluşturulması ve şirketler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Nestlé ayrıca çiftliklerin uzun vadeli yatırımlarını finanse etmek ve üreticileri sürdürülebilir uygulamalara yönlendirecek teşvik sistemleri oluşturmak için ortaklarıyla çalışıyor. Washington'daki Royal Dairy Farming, 7 bin inek üzerinde farklı yenileyici tarım yöntemlerini denerken, yaklaşık 300 bağımsız çiftlikten oluşan California Dairies Inc. kooperatifi Nestlé'ye yılda yaklaşık 7,7 milyar kilogram süt sağlıyor. Nestlé, 2024'te Louis Dreyfus Company ile Arjantin'de soya ve mısır üreticilerine yönelik benzer bir çalışma başlattı. Sektörde pilot projelerden geniş uygulamaya geçişin önündeki sorunlar arasında coğrafi farklılıklar ve programların standartlaşmaması gösteriliyor.

Faostat Dünya Tarım Verilerini Bir Araya Getiriyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber

Faostat Dünya Tarım Verilerini Bir Araya Getiriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) resmî istatistik veri tabanı FAOSTAT, dünya tarım ve gıda sistemlerine ilişkin tarihsel ve güncel verileri tek platformda topluyor. 245’ten fazla ülke ve bölgeyi kapsayan sistem; çiftçiler, ihracatçılar, araştırmacılar, kamu kurumları ve uluslararası kuruluşlar için tarımsal gelişmeleri inceleme olanağı sunuyor. Platformda bitkisel ve hayvansal üretim, dış ticaret, fiyatlar, arazi kaynakları, gübre kullanımı ve gıda güvenliği gibi başlıklara ilişkin veriler bulunuyor. Kullanıcılar belirli bir ürünün üretim seyrini birkaç on yıl boyunca izleyebiliyor, ülkeleri karşılaştırabiliyor ve uluslararası piyasalardaki eğilimleri değerlendirebiliyor. FAOSTAT ayrıca tarımın çevre ve iklimle ilişkisini incelemek için sera gazı emisyonları, arazi kullanımı ve su kaynakları gibi göstergeler sağlıyor. Gürcistan açısından da ülke tarımının diğer ülkelerle karşılaştırılması, ihracat ve ithalat hareketlerinin incelenmesi ve farklı üretim kollarının uluslararası ölçekte değerlendirilmesi mümkün oluyor.

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak

İzlanda hükümetinin tarımda iklim eylemlerinin uygulanmasına ayırdığı kaynak, 2027 bütçe tasarısına göre gelecek yıl 40 milyon İzlanda kronu azaltılacak. Kesintinin ardından proje için 87 milyon İzlanda kronu tutarında katkı öngörülüyor. Kaynakta, hükümetin sera gazı salımını azaltma ve karbon tutumunu artırma amacıyla yayımladığı eylem planında tarıma özel bir başlık bulunduğu belirtiliyor. Tarımdaki emisyonların hayvancılık, arazi kullanımı, gübre kullanımı ile araç ve iş makinelerinde fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan süreçleri kapsadığı aktarılıyor. Eylemler dört alana ayrılıyor: iklim dostu tarım, tarımda gübre kullanımı, hayvancılık ve kurutulmuş tarım arazileri. Bütçe tasarısındaki kaynak değişikliği bu kapsamda yürütülecek uygulamaların finansmanını ilgilendiriyor.

Süt Sığırları için Yeni Ahır Zemini AER Listesine Alındı
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Süt Sığırları için Yeni Ahır Zemini AER Listesine Alındı

Belçika’nın Flandre bölgesinde V17 Agro tarafından geliştirilen V1 Groove zemin sistemi, amonyak emisyonunu azaltan ahır teknikleri listesinin (AER) kapsamına alındı. Flaman Çevre ve Tarım Bakanı Jo Brouns, tekniğin süt ve iki yaşından büyük buzağı sığırları için resmen tanındığını açıkladı. Sistem için kabul edilen emisyon azaltım oranı %25 olarak belirlendi. Kauçuk paspaslardan oluşan zemin, mevcut ızgaralı ahırlara uygulanabiliyor. Oluklar ve kanallar, idrarın eğimli yüzey üzerinden yürüme alanından uzaklaşmasını sağlarken sıvı ve katı gübrenin ayrılmasına yardımcı oluyor. Sık çalışan bir gübre sıyırıcıyla birlikte kullanıldığında, idrar ile gübrenin amonyak oluşturabilecek süre boyunca aynı yüzeyde kalması azaltılıyor. Flandre Hayvancılık Emisyonları Bilimsel Komitesi (WeComV), ölçüm raporunu yeterince temsili bulmadığı için raporda yer alan %38,5’lik azaltım oranını kabul etmedi. Komite, sistemin çalışma mekanizmaları ile desteklenen ölçümleri dikkate alarak azaltım oranını uzman görüşüyle %25 olarak belirledi. Brouns, bu öneriyi izleyerek tekniği resmi listeye ekledi ve çiftçilere emisyon azaltımı için daha fazla seçenek sunulacağını belirtti.

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Media Perkebunan · Özgün haber

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı

Prof. Dr. Bungaran Saragih, Endonezya’nın 2045 hedefi doğrultusunda tropik tarımın yalnızca üretim artışıyla değil, biyolojik zenginliğin bilgiye, teknolojiye, yüksek katma değerli ürünlere, istihdama ve toplumsal refaha dönüştürülmesiyle geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, değerlendirmelerini 16 Eylül 2026’da Tangerang’da, ILDEX 2026 kapsamında düzenlenen “Tropik Tarımın Geleceği: Yüksek Değerli Biyoekonomi için Hulu ve İleri İşleme” başlıklı ulusal seminerde yaptı. Bungaran’a göre Endonezya’nın bitkisel üretim, plantasyon, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık, tıbbi bitkiler, mikroorganizmalar ve genetik kaynakları gıda, yem, enerji, ilaç, kozmetik, lif, biyomalzeme, gübre ve biyolojik temelli kimyasallar için temel oluşturuyor. Ancak doğal kaynak potansiyelinin kendiliğinden ekonomik güce dönüşmeyeceğini belirten Bungaran, bunun için nitelikli insan kaynağı, teknoloji, kurumsal yapı, finansman, altyapı ve iyi yönetişim gerektiğini vurguladı. Konuşmada, tarımın yalnızca tarla, bahçe, ahır, balık çiftliği veya ormanla sınırlı görülmemesi gerektiği ifade edildi. Tarımın tohum ve fide, gübre, makine, biyokütle üretimi, işleme, enerji, lojistik, ticaret, finansman, araştırma, dijital teknoloji ve standardizasyonu kapsayan geniş bir ekonomik sistem olduğu belirtildi. Bungaran, ileri işlemenin güçlü olabilmesi için genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesi, tohum ve fide sanayisi, toprak sağlığı, yem, biyolojik gübre, makine, veri, yetiştirme teknolojileri ve üretici örgütlenmesi gibi hulu aşamalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, ileri işlemenin yalnızca fabrika inşa etmek anlamına gelmediğini; emtianın ürüne, ürünün teknolojiye, teknolojinin fikri mülkiyete ve yeni sanayilere dönüştüğü daha geniş bir süreç olduğunu kaydetti. Palm yağında küçük üretici bahçelerinde verim artışı, yenileme çalışmalarının hızlandırılması, yasallık ve izlenebilirliğin iyileştirilmesi, bitki hastalıklarıyla mücadele, fabrika verimliliği ve atıkların enerji, gübre ve biyomalzemeye dönüştürülmesi gereken alanlar arasında gösterildi. Şeker kamışı için de şekerin yanı sıra biyoetanol, küspe kaynaklı elektrik, organik gübre, yem ve biyokütle ürünlerini içeren bütünleşik bir yapı örnek verildi. Endonezya’nın ada ülkesi yapısı nedeniyle üretim merkezlerini liman, depo, soğuk zincir, işleme tesisi, enerji, pazar ve araştırma alanlarına bağlayan güçlü bir tarım-denizcilik lojistiğine ihtiyaç duyduğunu belirten Bungaran, biyokütlenin döngüsel biçimde değerlendirilmesini önerdi. Bu yaklaşımda ana ürün gıda veya sanayi hammaddesine ayrılırken yan ürünlerin yem, enerji, gübre, kimyasal ve malzemeye dönüştürülmesi; su ve besin maddelerinin geri kazanılması, emisyon ve kayıpların azaltılması öngörülüyor. Bungaran ayrıca 2045’e kadar komodite ve bölge temelli yol haritası, sorun çözmeye odaklı inovasyon konsorsiyumları, küçük üreticilerin güçlendirilmesi, tarım-sanayi ve lojistik koridorları ile sonuçlara dayalı ulusal yönetişimden oluşan beş ortak gündem önerdi.

Yeni Zelanda’da Çiftçiler ETS Reformu Çağrısına Destek Verdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Çiftçiler ETS Reformu Çağrısına Destek Verdi

Yeni Zelanda Çiftçiler Federasyonu, karbon ormancılığının tarım arazileri üzerindeki etkilerine dikkat çeken yeni rapora destek verdi. Raporda, ülkenin Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) iklim değişikliğiyle mücadelede etkili adımlar yerine kirletici sektörler için düşük maliyetli bir çıkış yolu haline geldiği savunuluyor. Federasyonun iklim değişikliği sözcüsü Richard Dawkins, karbon ormancılığının üretken arazileri kaybettirdiğini, yerel ekonomileri zayıflattığını ve kırsal toplulukları olumsuz etkilediğini söyledi. Kuruluş, hükümete ETS’de değişiklik yapma ve karbon ormancılığı dönüşümlerini teşvik etmeme çağrısını yineledi.

Kullanılmış Tarım Makineleri Yurt Dışı Pazarlara Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber

Kullanılmış Tarım Makineleri Yurt Dışı Pazarlara Yöneliyor

Avrupa’da sıkı çevre ve kayıt kuralları, özellikle eski model tarım makinelerinin kullanımını zorlaştırırken, bu ekipmanların ikinci el olarak başka ülkelere yöneldiği belirtiliyor. Birleşik Krallık merkezli haberde, eski makinelerin “sessizce ortadan kaybolmadığı”, daha çok farklı koşullarda yeniden kullanıma girdiği aktarılıyor. Kaynağa göre bu hareketlilikte hem politika hem de pratik ihtiyaçlar etkili. AB ülkelerinde emisyon standartları, kayıt şartları ve çevre düzenlemeleri nedeniyle 2006 öncesi birçok modelin kaydı zorlaşabiliyor, bazı durumlarda ise tamamen mümkün olmuyor. Bu da çiftçileri, eski ekipmanlarını kullanmaya devam etmek yerine yenilemeye itiyor.