ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

25 haber · Sayfa 1

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi

Birleşik Krallık’ta ortalama çiftlik çıkışlı süt fiyatı Eylül 2026’da litre başına 38,45 peniye yükseldi. DEFRA’nın son verilerine göre fiyat, Ağustos 2026’daki 36,65 penilik seviyeye kıyasla 1,8 peni ve %4,8 arttı. Buna karşın Eylül fiyatı, geçen yılın aynı ayına göre %16, yani litre başına 7,1 peni daha düşük kaldı. Aynı ay süt üretimi de 1 milyar 198 milyon litreye gerileyerek yıllık bazda %2 azaldı. AHDB, Birleşik Krallık süt sektörünün daralan arz, azalan inek sayısı ve yükselen üretim maliyetlerinin etkili olduğu bir dönemden geçtiğini açıkladı. Nisan ile 17 Ekim arasındaki süt yılında hacimler geçen yılın aynı dönemine göre %2,4 düşerken, yalnızca 1-17 Ekim dönemindeki gerileme %3,6 oldu. Azalan süt hacimlerinin çiftlik çıkışlı fiyatları desteklediği, ekim ve kasım fiyat açıklamalarının ise çoğunlukla yatay seyrettiği belirtildi. Sütçü sığır sürüsü 1 Temmuz 2026 itibarıyla %2,2 küçülerek 1,57 milyon başa indi. Genç hayvan sayısındaki düşüşün gelecekteki damızlık arzı açısından sorun oluşturabileceği, süt işletmesi sayısının da ilk kez 7 binin altına gerileyerek 6.850’ye düştüğü kaydedildi. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının ot büyümesini ve kışlık yem bulunabilirliğini olumsuz etkilediği aktarıldı. AHDB’ye göre yaygınlaşan mavi dil hastalığı süt hacimlerinde potansiyel kayıplara ve düşük verimlilik, şekil bozukluğu ya da gebe kalamama gibi üreme sorunlarına yol açabilir. Fiyat tekliflerinin sürdürülebilirliği sözleşme ve işletme türüne göre değişirken, perakendeci bağlantılı veya üretim maliyetine endeksli sözleşmelerin sıvı süt ve imalat sözleşmelerine göre daha avantajlı olduğu belirtildi. Yakıt, gübre, enerji ve işçilik maliyetlerinin baskıyı sürdürdüğü ifade edildi.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor
Görsel kaynağı: Le360 · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Yüksek Üretim Maliyetleri Çiftçileri Sürüme Başlamaktan Uzaklaştırıyor

Fas'ta çiftçiler, önceki tarım sezonunun ardından yaşanan piyasa sorunları ve düşük ürün fiyatları nedeniyle yeni sürüme başlamaktan kaçınıyor. Assabah gazetesinin haberine göre, geçen yılki olağanüstü yağışlı sezona rağmen hektar başına kârlılık neredeyse sıfıra indi. Yüksek üretim giderleri ile düşük satış fiyatlarının birleşmesi, üreticilerin ekim kararını olumsuz etkiliyor. Bir çiftçi, makarnalık ve ekmeklik buğday çeşitlerinin tohumlarını kilogram başına yaklaşık 5 dirheme aldıklarını, hasat sonrasında tahılların satış fiyatının ise 2 dirhemi aşmadığını belirtti. Bazı üreticilerin daha düşük fiyatlara satış yaptığı aktarılırken, piyasa fiyatlarının bakanlık tarafından sınırlandırılması da önceki sezonun sorunları arasında gösterildi. Sürüm maliyetleri yakıt fiyatlarının yanı sıra tohum, gübre ve pestisit giderlerindeki artışla yükseldi; bu girdilerin fiyatlarının son üç yılda rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. İşçilik pahalılaşırken traktör, pulluk, mibzer, ilaçlama makinesi ve biçerdöver gibi ekipmanların yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı çiftçiler tahıl, zeytin ve narenciye ürünlerini hasat edemezken, üreticiler özellikle yakıt giderini azaltacak yardımlar bekliyor.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya

Gürcistan’da patates hasadının sürdüğü dönemde yerel ürün arzının artması, üreticilerin satış fiyatlarını aşağı çekti. Üretici İlia Kavrelişvili, özellikle Ahalkalaki bölgesi ile Ahalsihe’de hasat nedeniyle piyasaya daha fazla ürün geldiğini ve patatesin üretim maliyetinin altında satıldığını söyledi. Kavrelişvili’ye göre bu durum, birçok çiftçi için sezonu ciddi bir finansal risk haline getiriyor. Gürcistan’ın 2026’nın ilk dokuz ayındaki patates ihracatı 5,1 milyon dolar ve 19,4 bin ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 26,7 milyon dolar ve 79,2 bin tondu; böylece ihracat değeri %80,9, miktarı %75,5 geriledi. Patates ithalatı da aynı dönemde %35,2 değer ve %59,2 miktar düşüşüyle 2,8 milyon dolar ve 4 bin tona indi. Kavrelişvili, hasat döneminde yerel arzın yükselmesinin ithalata olan talebi azalttığını, yağışlı hava nedeniyle bazı patateslerin ıslak ve çamurlu hale gelmesinin de satışı zorlaştırdığını belirtti. Yerel satış fiyatının bu yıl 50-70 tetri arasında kaldığını, geçen yıl aynı dönemde 85 tetri ile 1 lari arasında bulunduğunu aktaran üretici, fiyatın yaklaşık %30 düştüğünü, buna karşılık üretim maliyetinin yakıt, işçilik ve diğer giderlerle yaklaşık %40 arttığını söyledi. Üretici ayrıca Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’da da hasat yapılmasının Gürcü patatesine yönelik talebi sınırlayabileceğini ifade etti. Fiyatlar ve döviz kurunun ihracatın ekonomik uygulanabilirliğini etkilediğini belirten Kavrelişvili, mevcut koşullarda Rusya pazarına satışın kârlı olmadığını savundu. Üreticiler, maliyetleri azaltmak için yakıt ve gübre sübvansiyonu gibi devlet desteği talep ediyor.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağ Gülüne Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağ Gülüne Özel Destek İstiyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Bulgaristan hükümeti, Avrupa Birliği’nin (AB) yeni Ortak Tarım Politikası (OTP) düzenlemesine yağ gülü için özel bir destek müdahalesi eklenmesini istiyor. Hükümetin onayladığı ülke tutumu, 26-27 Ekim 2026’da Lüksemburg’da yapılacak AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında ele alınacak düzenleme önerisi kapsamında sunulacak. Bulgaristan ayrıca alan bazlı azalan ödemelerin azaltılması ve sınırlandırılmasının üye ülkeler açısından gönüllü kalmasını, ulusal tarım yapısına göre yeterli esneklik sağlanmasını savunuyor. Ülke, ödeme indirimleri ve tavanları uygulanmadan önce yararlanıcıların tarımsal faaliyetleriyle bağlantılı işçilik giderlerinin düşülebilmesini de talep ediyor. Bulgaristan, OTP bölümünde önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesinin uygulanmamasını ve desteklerin kesintiye uğramaması için geçiş önlemleri alınmasını istiyor. Sofya, ticaret anlaşmalarının serbestleştirilmesinin AB iç pazarında baskı oluşturmamasını ve Avrupa tarım üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmamasını talep ediyor. Ayrıca hayvan hastalıklarında AB bölgeselleştirme ilkelerinin üçüncü ülkelerle diyalogda ve serbest ticaret anlaşmalarında önceliklendirilmesini savunuyor. Konseyde Baltık Denizi için 2027 balıkçılık fırsatlarına ilişkin siyasi anlaşma hedeflenirken, Bulgaristan bu düzenlemeden doğrudan etkilenmeyecek.

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Uckermark bölgesinde çiftçilik yapan Stefan Bernickel, iklim koşullarındaki değişime uyum sağlamak için toprak işleme yöntemini değiştirdi. Yaklaşık 300 hektarlık arazisinde derin sürüm ve ekim öncesi ikinci geçiş yerine Strip-Till uygulayan Bernickel, yalnızca tohum sıralarını hafifçe açıyor; ekim ve gübrelemeyi aynı geçişte yapıyor. Bu yöntemde toprağın %80’i işlenmeden bırakılıyor. Bernickel’in dönüşümünde 2018’deki kuraklık ve Haziran 2021’de bir gecede yağan 250 litre yağış etkili oldu. Çiftçi, daha önce hava koşulları uygun olduğunda buğday, arpa ve kolza üretiminin oldukça kârlı olduğunu, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtiyor. Yeni uygulamanın toprağın daha fazla su tutmasına, toprak canlılığının korunmasına ve rüzgâr ile su erozyonuna karşı dayanıklılığın artmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Toprağın tarım makineleriyle daha kolay işlenebildiğini ve işçilik süresinin azaldığını da ifade ediyor. Bernickel, Strip-Till sayesinde yılda yaklaşık 10.000 litre daha az motorin kullandığını hesaplıyor; bu miktarın önceki motorin ihtiyacının %40’ına karşılık geldiğini belirtiyor. Uygulama ayrıca çevre alanında verilen ve 25.000 avro para ödülü bulunan Blauer Kompass Federal Ödülü’ne layık görüldü. Sürümsüz veya azaltılmış toprak işlemeye dayanan bu yöntem Almanya’da giderek yayılırken, Avustralya’da toprağı kurumaya karşı korumak amacıyla kullanılan tarım uygulamalarından esinleniyor. Brandenburg’da Bernickel dışında Strip-Till uygulayan altı çiftçi daha bulunuyor. Yöntemin bazı sınırlamaları da var. Sürüm yapılmadığında yabancı otlarla farklı biçimde mücadele edilmesi gerekiyor. Bernickel, dönüşümüne rağmen organik üretim yapmıyor; böcekler, mantarlar ve yabancı otlara karşı tarımsal ilaç kullanmayı sürdürüyor. Bununla birlikte maliyetleri azaltmak amacıyla girdi kullanımını düşürmeye çalışıyor. Kolzayla birlikte hardal, turp ve çemen otu ekiyor; bu bitkilerin kolza toprak piresini uzaklaştırmasını amaçlıyor. Kışlık buğdayı geç ekerek tarla tilkikuyruğunun gelişimini sınırlamayı deniyor. Çiftçi ayrıca veriye dayalı makinesiyle toprak kalitesine göre hassas ekim ve gübreleme yapıyor. Kimyasal büyüme düzenleyicileri yerine organik üretimde de kullanılan bir düzenleyiciye geçtiğini ve kimyasal kullanımı %75 azalttığını söylüyor. Hedefi verimi artırmak değil, sıcaklık, kuraklık, yağış ve don gibi koşullarda daha istikrarlı üretim yapmak ve gübre, motorin, işçilik ile bitki koruma maliyetlerini düşürmek. Brandenburg’da üç yıldır denediği nohut üretiminde ise zararlı, aşırı yağış, kuraklık ve soğuk nedeniyle şimdiye kadar başarılı sonuç alamadı; buna rağmen denemeyi sürdürmek istiyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: İsviçre Zirvede, Türkiye AB Ortalamasının Altında
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: İsviçre Zirvede, Türkiye AB Ortalamasının Altında

Avrupa’da gıda fiyatları ülkeler arasında belirgin farklılık gösteriyor. Numbeo’nun 2026 yıl ortası verilerini temel alan karşılaştırmada gıda fiyat endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde Moldova’da 57,2 ile İsviçre’de 189,2 arasında değişiyor. Buna göre İsviçre’de gıda fiyatları AB ortalamasının %89,2 üzerinde, Moldova’da ise %42,8 altında bulunuyor. Endeks, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden ölçümünün Euronews Business tarafından AB ortalaması 100 olacak şekilde dönüştürülmesiyle hesaplandı. İsviçre’yi 183,6 puanla İzlanda, 154,4 puanla Norveç, 134,9 puanla Lüksemburg ve 128,4 puanla Danimarka izliyor. AB içinde gıda fiyatlarının en düşük olduğu ülke ise 66,7 puanla Romanya; bu ülkede fiyatlar AB ortalamasının %33,3 altında. Türkiye’nin endeksi 82,1 olarak veriliyor. Bu değer AB ortalamasının altında kalırken, Türkiye bazı AB üyesi ülkelerden daha yüksek bir seviyede bulunuyor. Kaynak ayrıca Türkiye’de Avrupa’nın en yüksek gıda enflasyonunun görüldüğünü belirtiyor. Karşılaştırmada ayrıca her üründen bir kez sayılan 18 kalemlik bir gıda sepeti kullanıldı. Euronews Business’ın Ekim 2026’da topladığı fiyatlara göre bu sepetin AB ortalama maliyeti 69,84 avro. Sepet İsviçre’de 137,90 avro, Moldova’da 41,10 avro ve Norveç’te 116,10 avro tutuyor. Hesaplamada Numbeo’nun 19 ürünlük pazar kategorisinden sigaralar çıkarıldı; ürünler ağırlıklandırılmadan, her biri bir kez hesaba katıldı. Bu nedenle endeks verileriyle sepet verileri aynı dönem aralığını yansıtmıyor. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre düşük nominal fiyatlar, haneler açısından otomatik olarak daha yüksek satın alınabilirlik anlamına gelmiyor. Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen aileler bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırıyor; Bulgaristan’da bu oran %20’nin üzerinde. Satın alma gücü hesaba katıldığında ülkeler arasındaki farkın daralabileceği, sepetin ağırlıklandırılması halinde sıralamaların değişebileceği belirtiliyor. Jeremias Máté Balogh işçilik maliyetlerinin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık giderlerinin; Ilaria Benedetti ise özellikle yakıt maliyetleriyle birlikte enerjinin son fiyat artışlarında önemli rol oynadığını ifade ediyor.

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu

Fas, 2025’te Avrupa Birliği’ne 527.000 ton taze domates tedarik etti. Bu miktar, AB’nin üçüncü ülkelerden yaptığı 773.000 tonluk taze domates ithalatının yaklaşık %68,2’sine karşılık geldi. Oran, AB dışı tedarikleri kapsıyor; Avrupa’daki toplam domates piyasasının tamamı için geçerli değil. Brüksel’de 15 Ekim’de toplanan Avrupa Komisyonu meyve ve sebze piyasası gözlemevinin domates uzmanları, sektörün üretim ve ticari durumunu değerlendirdi. FEPEX’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan kiraz domatesinde ülke içindeki üretim alanlarının azaldığını belirtti. Delegasyon bu gerilemeyi Fas rekabeti, işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarıyla ilişkilendirdi; Fas ürünlerinin fiyatlarının İspanyol arzı üzerinde baskı oluşturduğunu savundu. İspanya’nın 2025/2026 domates sezonunda üretiminin, alanlar genel olarak sabit kalmasına rağmen yaklaşık %2 gerilemiş olabileceği bildirildi. FEPEX, olumsuz hava koşulları, bitki sağlığı sorunları ve virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitlerin kullanımını etkenler arasında sıraladı. F&H’nin aktardığı verilere göre enerji ve taşımacılık maliyetleri %16, plastik, ambalaj ve paketleme giderleri %18 arttı. Satış fiyatlarındaki iyileşmenin üretici kârlılığını aynı ölçüde artırmadığı belirtildi.

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Olası Dizel Zammı Çiftçileri Endişelendiriyor

Güney Afrika’da çiftçiler ve tarım ürünlerini taşıyan işletmeler, kasım ayında yeni bir dizel fiyat artışı ihtimaliyle karşı karşıya. Merkezi Enerji Fonu’nun 2-14 Ekim 2026 dönemine ilişkin verileri, 500 ppm dizelde litre başına 1,37 rand, 50 ppm dizelde ise 1,46 rand eksik tahsilat bulunduğunu gösteriyor. Bu ortalamalar korunursa bir sonraki fiyat ayarlamasında, 4 Kasım’da, artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak ekim ortası verileri açıklanmış fiyat değil, yalnızca olası artışın göstergesi niteliğinde; nihai ayarlama kalan inceleme dönemindeki hareketlere ve harç değişikliklerine bağlı olacak. Olası artış, son bir yıldaki sert fiyat yükselişinin ardından gündeme geldi. İç kesim toptan 500 ppm dizel fiyatı Ekim 2025’te litre başına 19,34 randdan Ekim 2026’da 31,95 randa çıktı. Farmer’s Weekly’nin aktardığı örnekte, 1.000 hektarlık bir mısır işletmesinin aynı yakıt tahsisi için dizel faturası yaklaşık 1,45 milyon randdan 2,4 milyon randa yükseldi. Bu, tohum, gübre, işçilik ve bitki koruma maliyetlerindeki değişiklikler hesaba katılmadan 945.855 randlık veya %65,2’lik ek yük anlamına geliyor. Karşılaştırma, hektar başına 75 litre dizel tüketimi ve hektar başına 5 ton verim varsayımıyla hazırlanıyor. İşletme alanı, yakıt tüketimi ve üretim miktarı sabit tutulduğu için hesaplama yalnızca fiyat artışının etkisini gösteriyor. Bu varsayımlarda dizelin ton başına maliyeti 290 randdan 479 randa çıkıyor. Önceki marjı koruyabilmek için ton başına 189 randlık farkın daha iyi net satış fiyatı, başka alanlarda tasarruf veya daha yüksek verimle karşılanması gerekiyor. Yakıt maliyetindeki baskı, çiftliğin kendi tüketimiyle sınırlı kalmıyor. Road Freight Association Üst Yöneticisi Gavin Kelly, yakıtın taşımacılık işletme maliyetlerinin operasyona bağlı olarak %35 ila %55’ini oluşturduğunu ve karayolu taşımacılığının Güney Afrika’daki kara taşımacılığı yüklerinin %80’inden fazlasını taşıdığını belirtti. Buna göre artış; girdilerin çiftliğe ulaştırılması, ürünlerin alıcılara taşınması ve nakliye hizmeti fiyatlarının yeniden düzenlenmesi üzerinden tedarik zincirine yansıyabilir. Kaynakta verilen örneğe göre yakıtın toplam işletme maliyetlerinin %40’ını oluşturduğu bir operasyonda, dizel fiyatının %10 artması diğer giderler sabitken toplam işletme maliyetini yaklaşık %4 yükseltir. Ton başına 20 randlık ek taşıma bedeli ise 5.000 tonluk hasatta 100.000 randlık ek maliyet oluşturur; bu hesap bir nakliye zammı tahmini değil, olası maliyet maruziyetini gösteren örnektir. Gerçek yük, mesafe, taşıma kapasitesi, bekleme süresi, sözleşme koşulları ve maliyetin hangi tarafça üstlenildiğine göre değişebilir.

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin Düşüş Beklentisi

Birleşik Krallık’ta süt üretiminin 2026/27 sezonunda yaklaşık 12,74 milyar litreye gerilemesi bekleniyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) tahminine göre bu miktar, önceki sezona göre 284 milyon litre daha düşük olacak ve üretim %2,2 azalacak. Analistler, 2027/28 sezonunun ilk yarısında yıllık düşüş hızının yaklaşık %1,1’e yavaşlayabileceğini belirtiyor. Üretimdeki zayıflama daha önce başladı. Süt teslimatları Mayıs 2026’da gerilemeye başlarken, Ağustos ayında üreticilerin teslim ettiği süt miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %4,4 azaldı. AHDB, düşüşte sıcak hava, kuraklık ve yem tabanındaki sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği otların gelişimini sınırladı; bazı işletmeler kışlık yem stoklarını yaz aylarında kullanmaya başladı. Yem baskısı güneybatı İngiltere, Galler ve Midlands’taki işletmelerde daha belirgin görülürken bazı kuzey bölgeleri ile İskoçya’da koşulların daha iyi olduğu aktarıldı. Sonbahar yağışları ise bazı çiftçilerin ek biçim yapmasına imkân verdi. Temmuz 2026’da Birleşik Krallık’taki sütçü sığır sürüsü yaklaşık 1,57 milyon baş oldu; bu sayı yıllık bazda 34,5 bin baş azaldı. Genç sığır sayısındaki gerilemenin, sürülerin ilerleyen yıllarda yeniden büyütülmesini zorlaştırabileceği bildirildi. AHDB, yem, enerji, yakıt, gübre, saman ve işçilik maliyetlerinin yüksek kalmasını bekliyor. Bu baskı bazı işletmeleri sürülerini küçültmeye, bazılarını ise inek başına verimliliği artırmaya yöneltebilir. Yaz aylarında bazı süt işletmeleri üretimdeki düşüş nedeniyle fiyatları artırsa da süt ürünleri fiyatları, işleyicilerin sonraki dönemlerde daha yüksek fiyat açıklaması için güçlü bir zemin oluşturmadı. Bir diğer risk BTV-3 mavi dil hastalığı. AHDB senaryosuna göre hastalık, enfekte ineklerde geçici süt verimi kaybına ve üreme performansında bozulmaya yol açabilir. Aşılama kayıpları sınırlayabilir ancak sürülerin aşılama düzeyine ilişkin tam veri bulunmuyor. Bu nedenle görünüm hızlı üretim artışından çok kademeli istikrara işaret ediyor; sonuçlar hava koşullarına, yem bulunabilirliğine, süt fiyatlarına ve sürü sağlığına bağlı olacak.

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Bold News Albania · Özgün haber
Veri haberi

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Akdeniz bölgesinde zeytinyağı piyasası, iki yıllık kuraklığın ardından üretimin yeniden artmasıyla oluşan arz fazlasının baskısı altında. İtalya, İspanya ve Yunanistan’daki sızma zeytinyağı toptan fiyatlarının birkaç ay içinde yaklaşık yarı yarıya gerilediği, bu durumun üreticileri ciddi zarar ve iflas riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildiriliyor. İtalya’da kilogram başına fiyat 9,20 avrodan yaklaşık 4 avroya düşerken, kaynak bu gerilemeyi %47’lik değer kaybı olarak veriyor. İspanya ve Yunanistan’da ise fiyatların kilogram başına 3,40-3,65 avroya kadar indiği belirtiliyor. Gübre, traktör yakıtı ve işçilikteki maliyet artışları nedeniyle bir kilogram yağın üretim maliyetinin en az 7 avro olduğu hesaplanıyor. Fiyat baskısının başlıca nedenlerinden biri olarak İspanya’nın yüksek üretimi gösteriliyor. Ülkenin bu yıl yaklaşık 1,6 milyon ton zeytinyağını piyasaya sunmasının beklendiği ve bunun geçen yıla göre %29 artış anlamına geldiği aktarılıyor. Bu miktarın işleme sanayisini doyurduğu ve küçük yerli çiftçilerin pazarlık gücünü azalttığı ifade ediliyor. Avrupa’daki tarım örgütleri ayrıca Tunus gibi AB dışı ülkelerden gümrüksüz ithalat konusunda uyarıda bulunuyor; büyük şirketlerin yaklaşık 3,50 avroluk ucuz yağı karıştırarak sertifikalı Avrupa ürününün değerini düşürdüğü öne sürülüyor. Hasat kampanyasının yeni başladığı dönemde çiftçiler, maliyetin altında satacakları ürün için işçi ve sıkım tesisi giderlerini karşılamakla zeytinleri ağaçta bırakmak arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bari’de 2 binden fazla çiftçinin protesto düzenlediği, Endülüs’te de gösteri çağrıları yapıldığı belirtiliyor. Kaynakta, Avrupa Birliği’nin doğrudan hibeler sağlaması veya maliyetin altında satışları engelleyen yasaları uygulaması olası müdahale seçenekleri olarak aktarılıyor.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi

Suriye’nin Deyrizor ilinde mevcut tarım sezonunda pamuk ekim alanları, yüksek üretim ve akaryakıt maliyetleri ile ürünün alım fiyatının ekim giderlerini karşılamaması nedeniyle geriledi. İlde yaklaşık 10 bin dönüm pamuk ekilirken, planlanan alan 84 bin 636 dönüm olarak açıklanmıştı. Gerçekleşen ekim Deyrizor’da 1900, Meyadin’de 6110 ve Bukemal’de 2000 dönümde kaldı. Deyrizor Çiftçiler Birliği Tarım İşleri Müdürü Fayiz el-Hüseyin, pamuk ekim alanlarının geçen yıla göre %50 ila 60 azaldığını ve kooperatif sektörünün ildeki toplam pamuk alanının yaklaşık %80’ini oluşturduğunu belirtti. Hüseyin, gerilemeyi destek eksikliği ve üretim maliyetlerinin alım fiyatlarıyla uyuşmamasıyla açıkladı; pamuk için kilogram başına henüz resmi alım fiyatı açıklanmadığını söyledi. Marrat beldesinde ekim alanı geçen yılki 550 dönümden mevcut sezonda 20 dönüme düştü. Çiftçi temsilcileri indirimli akaryakıt, tohum ve gübre desteği ile maliyetlerle uyumlu daha yüksek alım fiyatı talep etti. Üreticiler ayrıca sezon boyunca yaklaşık 10 sulama gerektiğini, akaryakıt ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti. Deyrizor’da 2025 sezonunda ise yaklaşık 4.500 ton pamuk, yaklaşık 2.300 hektarlık alanda üretilmişti.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Mantar Yetiştiriciliği: Üretim, Maliyet ve Pazarlama

Suriye’de mantar yetiştiriciliği, küçük üretim odaları ve aile işletmelerinden daha genişleyebilir bir tarımsal faaliyete dönüşüyor. Üreticiler ve sektörle ilgili uzmanlar, farklı mantar türlerinin üretim imkânlarının yanı sıra pazarlama ve işleme alanlarının geliştirilmesiyle sektörün ekonomik değerinin artırılabileceğini belirtiyor. Beyaz mantar ticari pazarda daha geniş yer tutarken, istiridye mantarı daha sınırlı imkânlarla üretilebilmesiyle öne çıkıyor. Beyaz mantar üretimi, soğutma üniteleri bulunan ve sıcaklık, nem ile havalandırmanın kontrol edilebildiği özel odalar gerektiriyor. Üretim döngüsü 22-24 derece arasındaki kuluçka aşamasıyla başlıyor; ardından kompostun üzeri torfla kaplanıyor ve mantarın gelişimini teşvik etmek için sıcaklık ile havalandırma koşulları düzenleniyor. Oda kurulumu, işçilik ve diğer yetiştirme girdileri üreticilerin başlıca maliyet kalemleri arasında yer alıyor. Yerel kompostun metrekare fiyatı 40-50 ABD doları arasında değişirken, uygun koşullarda metrekare başına yaklaşık 20 kilogram ürün alınabildiği aktarılıyor. İstiridye mantarı ise küçük alanlarda ve farklı koşullarda yetiştirilebilmesi, ayrıca daha düşük maliyet gerektirmesi nedeniyle aile işletmeleri için uygun görülüyor. Ancak taze ürünün raf ömrünün 24 saati aşmaması, özellikle küçük üreticilerin ürünü kısa sürede pazarlamasını zorlaştırıyor. Bu nedenle kurutma, salamura ve dondurma gibi işleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması; ürünün saklama süresinin uzatılması, kayıpların azaltılması ve yeni pazarlama kanalları oluşturulması açısından öneriliyor. SANA’nın aktardığı bilgilere göre Suriye’de tarımsal mantar üretimine yönelik ilk çalışmalar 1976’da başladı. Kessva yakınlarında 1981’de kurulan üretim tesisinden 1982’de ilk ürün alındı.

İrlanda’da Düşük Verimler Tarla Bitkileri Üreticilerinin Marjlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Düşük Verimler Tarla Bitkileri Üreticilerinin Marjlarını Baskılıyor

İrlanda’da Teagasc’ın ilk analizi, 2026 hasadının ardından birçok tarla bitkileri üreticisinde oluşan dar kâr marjlarının başlıca nedeninin düşük verimler olduğunu gösteriyor. Tahıl fiyatları yıllık bazda yaklaşık ton başına 20 avro artmasına rağmen ekonomik baskıların sürdüğü belirtiliyor. Son 12 ayda gübre, yakıt ve işçilik maliyetlerindeki önemli artışlar da marjları olumsuz etkiledi. Teagasc uzmanı Shay Phelan, verimlerin ürünler arasında büyük farklılık gösterdiğini ve kuraklığın etkisinin belirleyici olduğunu söyledi.

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor

Sırbistan’da meyve üreticilerinin mürver yetiştiriciliğine ilgisinin arttığı bildirildi. Haberde, bu bitkinin diğer meyve türlerine kıyasla daha düşük yatırımla yetiştirilebildiği, hektar başına ortalama 10-12 ton verim alınabildiği ve üreticilerin hektar başına 4.200 avronun üzerinde gelir elde edebildiği aktarılıyor. Meyve suyu ve tatlı sektörlerinde mürvere yönelik talebin artması da yetiştiriciliğin cazibesini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Horgoš’taki üreticilerden Jene Şerfeze, uygun bilgi ve hava koşulları sağlandığında verimin iki katına çıkabileceğini belirtiyor. Mürverin kolay çoğaldığı, kimyasal mücadele gerektirmediği ve hasadının fazla zahmetli olmadığı ifade ediliyor. Budama işlemi kasım ayında başlıyor; sonrasında bahçede temel bakımın yeterli olduğu belirtiliyor. Bu özelliklerin işçilik ve üretim maliyetlerini sınırladığı, bitkiyi organik üretime de uygun hale getirdiği kaydediliyor. Habere göre mürver çiçeği de pazarda talep görüyor ancak üreticiler, gelirinin daha yüksek olması nedeniyle çoğunlukla ağustos sonundaki meyve hasadını bekliyor. Bitkinin meyveleri reçel, rakı, çay ve porto şarabı üretiminde kullanılabiliyor. Novi Sad Ziraat Fakültesinden Profesör Vladislav Ognjanov, bitkinin her bölümünden yararlanılabildiğini ve mürverin 70’ten fazla kullanım alanı bulunduğunu söylüyor. Avrupa’da sentetik boyaların yasaklanmasının ardından mürverin gıda sanayisinde doğal boya olarak kullanımının da arttığı aktarılıyor. Avrupa Birliği’nin çeşitli kalkınma fonlarıyla meyvecilik dahil tarımın modernizasyonunu desteklediği belirtiliyor.

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor

İrlanda’da 2026 hasadı için açıklanan tahıl fiyatlarının, ağır darbe alan ekin üreticilerine yeterli marj sağlamadığı bildirildi. İrlanda Çiftçiler Birliği (IFA) ve Irish Grain Growers Group (IGGG), değerlendirmeyi Tirlán’ın tahıl ve yağlı tohum fiyat tarifesini açıklamasının ardından yaptı. IFA ulusal tahıl başkanı John Murphy, dünya tahıl piyasalarının son haftalarda baskı altında kaldığını söyledi. Murphy’ye göre hızla yükselen girdi ve işçilik maliyetleri ürün marjları üzerindeki baskıyı artırıyor; tahıl alıcıları ve yem işletmeleri, ürettikleri rasyonlarda İrlanda tahılına öncelik vermeli.

Suriye’de Zeytin Üretiminin 955 Bin Ton Olması Bekleniyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Zeytin Üretiminin 955 Bin Ton Olması Bekleniyor

Suriye Tarım Bakanlığı Zeytin Ofisi Direktörü Muhammed Kavas, mevcut sezonda zeytin üretiminin yaklaşık 954 bin 730 ton, zeytinyağı üretiminin ise yaklaşık 190 bin 946 ton olmasının beklendiğini açıkladı. Tahmine göre zeytinlerin %20’si sofralık olarak değerlendirilecek, %80’i ise yağ üretimi için işlenecek. Zeytinyağı tahmini, %25’lik randıman oranına dayanıyor. Kavas, mevcut sezonda çoğu tarım bölgesinde yağış miktarının iyileşmesinin toprak nemini ve ağaçların su beslenmesini artırdığını, bunun da meyve gelişimi ile yağ birikimini desteklediğini belirtti. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının etkisinin ise topraktaki nem sayesinde geçici kaldığı ifade edildi. Zeytinlikler Suriye’nin birçok vilayetinde bulunurken, en geniş alan Halep’te yer alıyor; Halep’i İdlib, Humus, Tartus, Hama ve Lazkiye izliyor. Zeytin üretiminde farklı iklim ve çevre koşullarına bağlı olarak çok sayıda çeşit yetiştiriliyor. Kavas’a göre yağ oranı Halep’in Zeyti çeşidinde %30-32, Surani çeşidinde %25-30, Hudayri çeşidinde %22-26 ve Duaybli çeşidinde %20-24 arasında değişiyor. Tarım ekipleri ayrıca zeytin sineğinin farklı nesillerini izlemek için meyve örneklerini düzenli olarak inceliyor ve feromon ile besin tuzaklarının kullanımını genişletiyor. Üreticilerin başlıca sorunları arasında yakıt, tarımsal hizmet, nakliye, işçilik ve hasat maliyetlerindeki artış bulunuyor.

Satışa sunulan kuru soğanlar
Temsilî görselSatışa sunulan kuru soğanlar. Temsilî arşiv fotoğrafı.Rfc1394 / Wikimedia Commons · Public domainGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

Electroweeder, Soğanda Elle Çapalama Süresini %30-40 Azaltıyor

Electroweeder, Rodenburg kardeşlerin organik işletmesinde soğanda elle ot ayıklama süresini %30-40 azaltıyor. Cihazın, soğan, pancar ve bezelyede de geniş kullanım alanı olduğu belirtiliyor.