ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

115 haber · Sayfa 1

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı

Slovakya’da çiğ inek sütünün ortalama alım fiyatı Eylül 2026’da bir önceki aya göre %4,7 artarak 100 kilogram başına 39,08 avroya yükseldi. Veriler, Slovakya Tarımsal Piyasa Bilgileri’nin (ATIS) güncel raporunda yer aldı. Q kalite sütünde aylık fiyat artışı %4,8 olurken, 1. sınıf sütün alım fiyatı 38,50, standart dışı sütün fiyatı ise 35,06 avro/100 kilogram olarak kaydedildi. İşleyiciler eylülde üreticilerden toplam 70 bin 359 ton çiğ inek sütü aldı. Bu miktar ağustosa göre %3,8 daha düşük kaldı. Buna karşılık yıllık bazda toplam süt alımı %9,8, Q kalite süt alımı ise %10,4 arttı. Eylül alımının %75,5’ini Q kalite süt oluşturdu.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi
Görsel kaynağı: Kesknädal · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi

Estonya Tüccarlar Birliği, temel gıda ürünlerinde uygulanan KDV’nin %24’ten %13’e indirilmesini önerdi. Öneri; taze et, balık, süt ürünleri, meyve ve sebzelerin yanı sıra ekmek, beyaz ekmek ve yumurtayı kapsıyor. Coop’un değerlendirmesine göre indirim, dört kişilik bir Estonya ailesi için yılda yaklaşık 300 avro tasarruf sağlayabilir. Estonya’da gıdaya uygulanan %24’lük KDV, Avrupa’daki en yüksek oranlar arasında bulunuyor. Danimarka’nın gıda KDV’sini düşürme planı nedeniyle Estonya’nın yakın gelecekte Avrupa’nın en yüksek gıda KDV oranına sahip ülkesi olabileceği belirtiliyor. Coop yöneticisi Rainer Rohtla, gıda fiyatlarının aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu küçük bölgelerde yaşayanların bu maliyetten daha fazla etkilendiğini söyledi. Tüccarlar Birliği İcra Direktörü Nele Peil ise diğer Avrupa ülkelerindeki deneyimlerin KDV indirimlerinin tüketici fiyatlarına yansıdığını gösterdiğini belirtti. Birliğe göre Estonya’da gıda fiyatlarındaki artış son yıllarda Avrupa’nın en hızlıları arasında yer alırken, Estonya aileleri gıdaya gelirlerinden Avrupa Birliği ortalamasından daha yüksek bir pay ayırıyor.

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi

Avustralya’da yağlı sığır fiyatı, ekimdeki yükseliş hızını yavaşlatarak çarşamba günü 6,18 ABD dolarına çıktı. Haftalık artış 2 sent olurken, ineklerin canlı ağırlık fiyatı damızlık dişilerin tutulduğu ve beklenenden daha bol yağış alınan ortamda rekor ortalama olan 2,85 ABD dolarına yükseldi. Kuzu fiyatı haftalık %2,6 artışla kilogram başına 8,12 ABD dolarına çıktı ancak hazirandaki 8,60 ABD dolarlık rekorun altında kaldı. Meat and Livestock Australia’ya göre kesimlik koyun arzının sınırlı olduğu haftada koyunlara yönelik sanayi operasyonu %2, sığır kesimi ise %5 azalarak 140.062 başa geriledi.

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Arjantin hükümetinin, kesim amacıyla canlı sığır ihracatını engelleyen ve 1973'ten beri yürürlükte olan yasağı kaldırmasının ardından yurt dışına canlı hayvan sevkiyatları başladı. Şubat 2025'te yayımlanan 133/2025 sayılı kararnameyle yapılan düzenlemeyi Devletin Deregülasyon ve Dönüşüm Bakanı Federico Sturzenegger sosyal medya paylaşımıyla kutladı. Daha önce Arjantin'den canlı hayvan ihracatına yalnızca damızlık, yetiştirme ve üreme gibi amaçlarla izin veriliyordu. Veteriner Gabriel Carnevale, Arjantin'den geçen yıl Afrika'ya canlı hayvan sevkiyatı yapıldığını, Afrika'ya yeni bir yüklemenin hazırlandığını ve Türkiye ile ABD'ye hayvan satışı için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Carnevale, Kosova'dan da talep aldıklarını söyledi. Alıcıların gebe süt inekleri, buzağılar ve kesimlik hayvanlarla ilgilendiğini aktaran veteriner, tamamlanan Afrika sevkiyatında hangi tür hayvanların gönderildiğini ise açıklamadı. Canlı hayvanlar uçakla beş, on veya 20 başlık küçük gruplar halinde taşınabiliyor. İhracatçılar, ülkeye ithal ürün getiren ve dönüşte boş kapasitesi bulunan uçaklardan yararlanmayı planlıyor. Carnevale'ye göre hayvanlara taşıma sırasında su ve yem sağlanıyor, sıcaklık kontrol altında tutuluyor; bazı durumlarda uçak yolculuğu, ülke içindeki kamyon taşımacılığından daha kısa sürebiliyor. Türkiye'ye satış koşullarını ilerletmek için büyükelçilik temsilcileriyle toplantı yapılması planlanıyor. Bununla birlikte, Arjantin Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği sektörün büyük ölçekli sevkiyatlara geçmesinin önünde engeller bulunduğunu bildirdi. Birlik yöneticisi Fernando Molinari, uçakla yapılan küçük sevkiyatlarla gemilerle binlerce hayvanın taşınmasının farklı işler olduğunu söyledi. Molinari'ye göre Arjantin'in mevcut sağlık protokolleri tüketimlik hayvanlardan çok damızlık, büyütme ve üreme amaçlarına göre hazırlanmış durumda. Bu nedenle ihracatçıların karşılaması gereken koşulların güncellenmesi gerekiyor. Molinari, Arjantin'de 14 veya 15 sağlık koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, Uruguay'da ise üç koşul bulunduğunu belirtti. Alıcıların çoğunlukla genç, kısırlaştırılmamış ve Angus gibi Britanya ırklarından erkek hayvan istediğini, ancak Arjantin'de bu hayvanların önemli bölümünün iç piyasaya yönelik olarak kısırlaştırıldığını ifade etti. Uzak ülkelere gemiyle sevkiyatın ekonomik olabilmesi için yaklaşık 5.000 hayvanın bir araya getirilmesi gerekiyor. Molinari, iç piyasada et fiyatlarının düşmesinin canlı hayvan ihracatı için fırsat yarattığını, ancak Uruguay ve Brezilya ile rekabet edebilmek için sağlık kurallarının güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Shamonda Virüsü Birleşik Krallık’taki Süt Sığırlarında İlk Kez Tespit Edildi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Shamonda virüsü, Birleşik Krallık’ta süt sığırlarında ilk kez tespit edildi. Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumu (APHA), Shropshire ve Powys’taki vakaların Büyük Britanya’daki ilk kayıtlar olduğunu doğruladı. Virüs başlıca sığırları etkiliyor; ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe yol açabiliyor. Koyun, keçi ve atlarda da görülebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hastalık esas olarak ısıran tatarcıklarla yayılıyor. Gebelik sırasında enfekte olan annelerin yavrularında doğum kusurları ve düşükler görülebiliyor. LLM Farm Vets veterineri Rob Hall, çiftçilerin enfeksiyonu buzağılama dönemine kadar fark etmeyebileceğini söyledi. Hall, virüsün Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’da, Türkiye dahil, dolaşımının bilindiğini belirtti. Virüs için kullanılabilir bir aşı bulunmadığı, kontrolün iyi hayvancılık uygulamaları, sinekleri uzak tutma ve hijyen yönetimine dayandığı aktarıldı. APHA, hastalığın bildirimi zorunlu olmadığını ve şu aşamada ek hastalık kontrol önlemlerinin gerekli olduğuna dair kanıt bulunmadığını açıkladı. Birleşik Krallık hükümeti durumu izlerken yetiştiricilerden hayvanlarını belirtiler açısından takip etmeleri ve endişe halinde veterinere başvurmaları istendi.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor

Ermenistan’da devlet desteğiyle inşa edilen akıllı ahırlar, yüksek süt verimli damızlık hayvan temin edilememesi nedeniyle her zaman tam işleyen hayvancılık işletmelerine dönüşemiyor. Geğarkunik bölgesindeki Çambarak topluluğundan bir örnekte, bir işletmecinin ahır yapımına yaklaşık 30 milyon dram yatırdığı, bunun 16 milyon dramının devlet tarafından karşılandığı ancak işletmenin planlanan hacimde çalıştırılamadığı aktarıldı. İşletmeciler, yıllık 4 bin litre süt verebilen inekler bulunmadığında yeni yatırımın geri dönüşünü göremediklerini belirtiyor. Sünik bölgesindeki Şinuhayr topluluğundan yararlanıcı Ararat Galstyan da 2020’de imzaladığı sözleşmeyle 20-25 büyükbaş hayvan bulundurma ve ahırı en az beş yıl amacına uygun kullanma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 44 günlük savaşın ardından gerekli hayvanları ithal edemediğini söyledi. Yerli hayvanların süt veriminin yetersiz, mera olanaklarının da sınırlı olduğunu ifade etti. Programın bazı yararlanıcıları için süreç mahkemelere taşındı. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, 2022’den bu yana sağlanan kamu desteğinin geri alınması talebiyle 10 dava açtı. Davalarda 11,5 milyon ila 17,5 milyon dram arasında geri ödeme istendi; yedi dava bakanlık lehine sonuçlanırken bir dosyada uzlaşma onaylandı, iki dosyada ise bakanlığın talepleri reddedildi. Tarım uzmanı Vardan Aleksanyan, programlarda risklerin ve gerekli koşulların çoğu zaman önceden yeterince hesaplanmadığını belirtti. Uzman, uygun hayvan tedarikinin sağlanmasını ve nesnel engellerle karşılaşan işletmeciler için farklılaştırılmış destek uygulanmasını önerdi. Ermenistan’da yem bitkileri ekim alanlarının yaklaşık sekiz yıl önceki 85 bin hektardan bugün yaklaşık 50 bin hektara gerilemesinin yem üretimini azaltıp pahalılaştırdığını, bunun da hayvancılık maliyetlerini artırarak işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

Washington’da Kuş Gribine Yakalanan Kişi Öldü; 2026’nın ABD’deki İlk Ölümü

ABD’nin Washington eyaletindeki Yakima County’de, enfekte süt sığırlarıyla temas ettikten sonra kuş gribine yakalanan bir kişi ağır hastalığın ardından hayatını kaybetti. İlçe sağlık yetkilileri, ölümü 2026’da ABD’de kuş gribine bağlı ilk insan ölümü ve Şubat 2024’ten bu yana ülkedeki üçüncü ölüm olarak bildirdi. CDC, 2024’ten bu yana ABD’de 70’ten fazla kuş gribi vakası kaydetti. Hastalananların çoğunun enfekte sığır veya kümes hayvanları bulunan çiftliklerde çalıştığı, vakaların çoğunun hafif seyrettiği ve hayvandan insana geçtikten sonra yayılmayan “çıkmaz” enfeksiyonlar olarak kaldığı belirtildi. ABD’de virüsün insandan insana bulaştığı belgelenmedi; sağlık yetkilileri halk için riskin düşük olduğunu ifade etti. Yakima County Sağlık Bölgesi, kişinin 31 Ekim’de ağır kuş gribi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, 1 Kasım’da öldüğünü açıkladı. Kişinin altta yatan sağlık sorunları bulunduğu, ancak bunların ayrıntılarının paylaşılmadığı bildirildi. Yetkililer, ölen kişinin temaslılarını enfeksiyonu başkalarına taşıyıp taşımadıklarını belirlemek için izliyor. Washington’da enfekte sığırlara maruz kalan üçüncü bir kişinin de testi pozitif çıktı. Ekim ortasından bu yana görülen üç vakanın tamamının enfekte ineklerle temastan kaynaklandığı, üçüncü kişinin belirtilerinin hafif olduğu ve hastaneye yatırılmadığı aktarıldı. Eyalette 8 Ekim’den bu yana H5N1 bulaşmış 33 süt sığırı sürüsü bildirildi; süt işletmesi çalışanlarına kişisel koruyucu ekipman kullanmaları ve hastalık belirtilerini bildirmeleri çağrısı yapıldı.

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi

Wagga’daki 2 Kasım 2026 tarihli sığır satışında yüksek fiyatlar arzı artırırken, alıcılar daha çok karkas yapısı güçlü ve kaliteli hayvanlara yöneldi. Yemlik erkek sığırlar piyasaya öncülük etti; özellikle üretici yetiştirmesi Angus erkek ve dişi sığırlar ilgi gördü. Hafif sığır arzı sınırlı kaldı ve satılan hayvanların çoğu yerel bölgede kaldı. 330-400 kilogramlık yemlik erkek sığırlar kilogram başına 475-610 sentten satıldı ve fiyatları önceki haftaya göre 28 sent yükseldi. Orta ağırlıktaki yemlik erkek sığırlarda fiyatlar 500-588 sent aralığında oluştu. Aynı ağırlık grubundaki dişi sığırlar 456-538 sentten satılırken ortalama fiyat 495 sent oldu. Otlak için geri alınan dişi sığırlarda fiyatlar 446-582 sent arasında değişti ve hayvan başına ortalama 1632 Avustralya dolarına ulaştı. İç piyasa işlemcileri seçici davranırken, bazı büyük yemlik işletmeleri alımlarda rekabet etti. Ticaret amaçlı erkek ve dişi sığırlar kilogram başına 440-525 sent aralığında satıldı. İhracat kalitesindeki hayvanlar tüm ağırlık gruplarında güçlü seyretti; ağır erkek sığırlar ve öküzler 465-515 sentten alıcı buldu. Çoğunlukla ağır ineklerden oluşan arz ise 395-430 sent aralığında satılarak kilogram başına 8 sent geriledi.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), yeni dünya vida kurdu vakalarının ekimde artmasına ve parazitin bu hafta ilk kez Arizona’da tespit edilmesine rağmen Meksika’dan canlı sığır girişini New Mexico ve Arizona’daki sınır kapılarından durdurmayacağını açıkladı. USDA sözcüsü, ABD’ye giren hayvanlarda herhangi bir istilaya rastlanmadığını ve sığırlar sınıra ulaşmadan önce başlayan sıkı denetim protokollerinin uygulandığını belirtti. ABD’de salgının haziran başında başlamasından bu yana evcil hayvanlarda 73 vaka kaydedildi; USDA’ya göre bunların 21’i hâlen aktif. Yeni dünya vida kurdu, tedavi edilmediğinde sığırlar için ölümcül olabilen istilalara yol açabiliyor. ABD, parazitin yayılmasını önlemek amacıyla 2024’ten beri büyük ölçüde askıda tuttuğu Meksika’dan canlı sığır ithalatını ağustos sonunda yeniden başlatmıştı. Tarım Bakanı Brooke Rollins, eylül ortasında, USDA güvenlik önlemleri ile protokollerin etkinliğinden tamamen emin olmazsa yeniden açılma kararının değerlendirileceğini söylemişti. Buna karşın USDA, mevcut denetimlerin sürdüğünü belirterek sınır geçişlerini kapatma kararı almadı. USDA verilerine göre 23 Ekim’e kadar Douglas, Arizona ve Santa Teresa, New Mexico sınır kapılarından bu yıl 50 binden fazla sığır geçti. Yetiştiriciler, vaka sayısı görece düşükken ticaretin yeniden başlamasını temkinli biçimde desteklemişti; ancak bazı üreticiler parazitin yayılması konusunda yeniden kaygılarını dile getirdi. Arizona Yetiştiriciler Birliği Başkanı Brian DeGanahl, Arizona’daki tespitin sürpriz olmadığını söyledi. Örgüt, Douglas’ta kısır sineklerin salınması için planlanan tesisin hızla açılmasını istiyor ve asıl endişenin parazitin yabani hayvanlar yoluyla yayılması olduğunu belirtiyor.

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Rotterdam’daki Yüzen Süt Çiftliği Bürokrasi Nedeniyle İneklerini Sattı

Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda faaliyet gösteren yüzen süt çiftliği, inek bölmelerinin zeminindeki kauçuk kaplamanın sertifikasyonu konusunda yerel makamlarla yaşanan anlaşmazlığın ardından süt sığırcılığını sonlandırdı. Ortaklardan Minke van Wingerden, aylar süren görüşmelerden sonra çözüm bulunamadığını ve 28 ineğin ağustos ayında Rotterdam çevresindeki süt çiftliklerine satıldığını söyledi. Hayvanlar, beton bir mavnada altı yıl boyunca sağılmış ve sütleri peynire işlenmişti. Sorun, sığır bölmelerinin altındaki zeminin yenilenmesi gerektiğinde ortaya çıktı. İşletme, Almanya’daki bir şirketten yedek kauçuk kaplama buldu ancak ürün Rotterdam makamlarınca sertifikalandırılmadı. Kaplamanın üreticisi de sertifikasyon sürecine girmek istemeyince anlaşmazlık çözülemedi. Yetkililer, kaplama sertifikalandırılmaz veya kaldırılmazsa haftalık 16.000 Yeni Zelanda doları para cezası uygulanabileceği uyarısında bulundu. İşletmenin karşılaştığı diğer sorun, liman makamlarının iskeleyi yalnızca 18 aylığına yenilemesi oldu. Çiftliğin bulunduğu alanın yeniden geliştirilmesi planlandığından, işletme inekleri çıkarmak ve faaliyet modelini değiştirmek zorunda kaldı. Floating Farm'ın 2028'de yeni bir demirleme yeri bulması gerekiyor; işletme bu konuda yetkililerle görüşüyor. Floating Farm 2.0 adıyla yeniden yapılandırılan işletme, LED aydınlatma altında fesleğen, nane, mikro yeşillikler ve yenilebilir çiçekler yetiştiriyor. Ayrıca yerel çiftliklerden kamyonlarla getirilen süt kullanılarak gouda peyniri üretiliyor. Bir kilogram peynir için 8 litre süt gerektiği belirtilirken, sebze ve peynir ürünleri perakendecilere, restoranlara ve çiftliğin yanındaki mağazaya satılıyor. Projenin başlangıcında, kentlere yakın yerel gıda kaynakları oluşturma hedefi bulunuyordu.

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor

Hydroball kullanılan yetiştiricilik, Avrupa’da yaygınlaşmış ve günümüz Japonya’sındaki iç mekânlara uygun bir yöntem olarak tanımlanıyor. Doğal kilin yüksek sıcaklıkta pişirilip köpürtülmesiyle üretilen seramik esaslı bu yapay yetiştirme ortamı, gözenekli yapısı sayesinde suyu ve havayı birlikte tutuyor. Böylece köklerin ihtiyaç duyduğu nem ile oksijen aynı ortamda sağlanırken, toprağa benzer su tutma özelliği ve yüksek hava geçirgenliği bir arada elde ediliyor. İnorganik yapısı nedeniyle hydroball’da bitki hastalıklarına yol açabilecek mikroorganizmaların ve küçük sineklerin çoğalması konusunda endişenin büyük ölçüde azaldığı belirtiliyor. Malzeme, toprak gibi iç mekânı kirletmediği için mutfak, yatak odası ve çalışma masası gibi alanlarda kullanılabiliyor. Kap devrilse bile tanelerin toplanarak temizlenebilmesi de yöntemin iç mekân bakımından öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor. Su kültürüne uyumu yüksek ve iç mekânda dayanıklı bazı salon bitkileri, hydroball yetiştiriciliğine giriş için uygun seçenekler olarak sunuluyor. Yetiştiricilikte kullanılacak tanecik boyutunun bitkinin büyüklüğüne ve köklerinin yayılımına göre seçilmesi gerekiyor. Hydroball genel olarak küçük, orta ve büyük olmak üzere üç boyutta bulunuyor; küçük taneler ince köklü ve küçük bitkilerin sabitlenmesine, orta taneler masa boyundaki salon bitkilerine, büyük taneler ise daha iri ve kökleri güçlü bitkilere uygun görülüyor. Malzeme, hem dipsiz kaplarda hem de drenaj delikleri bulunan saksılarda kullanılabiliyor. Delikli saksılar fazla suyu dışarı atarak kök çürümesi riskini azaltıyor. Drenaj delikli saksılarda tabandan yukarı doğru büyük tanelerin %15, orta tanelerin %55 ve küçük tanelerin %30 oranında katmanlanması öneriliyor. Dipsiz cam veya seramik kaplarda su seviyesi dışarıdan görülebilse de su dolaşımı olmadığı için suyun bozulma riski bulunuyor. Bu kapların tabanında kök çürümesini önleyici ürünlerin kullanılması gerekiyor. Opak kaplarda ise su seviyesi görülemediğinden su seviyesi göstergesi kullanılması tavsiye ediliyor. Yeni başlayanlar için su seviyesinin kolayca izlenebildiği şeffaf kaplar öneriliyor. Bununla birlikte, şeffaf kapların doğrudan güneş ışığı altında suyu ısıtabileceği ve yosun oluşumunu artırabileceği belirtiliyor. Opak kap tercih edildiğinde su seviyesi göstergesi kullanılmalı; kabın ağzı çok dar ve yüzeyi fazla girintili olmamalı. Dipsiz kaplarda sulama miktarı tabandan 1–2 santimetre, yani toplam hacmin yaklaşık beşte biri ile dörtte biri arasında tutulmalı. Daha fazla su, köklerin havasız kalmasına ve kök çürümesine yol açabiliyor.

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Süt Fiyatı Eylülde Arttı, Yıllık Bazda Geriledi

Birleşik Krallık’ta ortalama çiftlik çıkışlı süt fiyatı Eylül 2026’da litre başına 38,45 peniye yükseldi. DEFRA’nın son verilerine göre fiyat, Ağustos 2026’daki 36,65 penilik seviyeye kıyasla 1,8 peni ve %4,8 arttı. Buna karşın Eylül fiyatı, geçen yılın aynı ayına göre %16, yani litre başına 7,1 peni daha düşük kaldı. Aynı ay süt üretimi de 1 milyar 198 milyon litreye gerileyerek yıllık bazda %2 azaldı. AHDB, Birleşik Krallık süt sektörünün daralan arz, azalan inek sayısı ve yükselen üretim maliyetlerinin etkili olduğu bir dönemden geçtiğini açıkladı. Nisan ile 17 Ekim arasındaki süt yılında hacimler geçen yılın aynı dönemine göre %2,4 düşerken, yalnızca 1-17 Ekim dönemindeki gerileme %3,6 oldu. Azalan süt hacimlerinin çiftlik çıkışlı fiyatları desteklediği, ekim ve kasım fiyat açıklamalarının ise çoğunlukla yatay seyrettiği belirtildi. Sütçü sığır sürüsü 1 Temmuz 2026 itibarıyla %2,2 küçülerek 1,57 milyon başa indi. Genç hayvan sayısındaki düşüşün gelecekteki damızlık arzı açısından sorun oluşturabileceği, süt işletmesi sayısının da ilk kez 7 binin altına gerileyerek 6.850’ye düştüğü kaydedildi. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının ot büyümesini ve kışlık yem bulunabilirliğini olumsuz etkilediği aktarıldı. AHDB’ye göre yaygınlaşan mavi dil hastalığı süt hacimlerinde potansiyel kayıplara ve düşük verimlilik, şekil bozukluğu ya da gebe kalamama gibi üreme sorunlarına yol açabilir. Fiyat tekliflerinin sürdürülebilirliği sözleşme ve işletme türüne göre değişirken, perakendeci bağlantılı veya üretim maliyetine endeksli sözleşmelerin sıvı süt ve imalat sözleşmelerine göre daha avantajlı olduğu belirtildi. Yakıt, gübre, enerji ve işçilik maliyetlerinin baskıyı sürdürdüğü ifade edildi.

Van Essen’in Azot Planlarına İlişkin Parlamento Mektubu Ertelendi
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Van Essen’in Azot Planlarına İlişkin Parlamento Mektubu Ertelendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kabine, azot planlarının ayrıntılı açıklamasını cuma öğleden sonra yapmadı. Tarım Bakanı Jaimi van Essen, metindeki son düzenlemeleri tamamlamak için birkaç gün daha süre istedi. Van Essen, planlar konusunda anlaşmazlık bulunmadığını söyledi. WNL’nin aktardığına göre çiftçi örgütleri, planların işletmeler üzerindeki etkisinden endişeli; Agractie Başkanı Erik Luiten yeterli destek olmadığını belirtti. Görüşmelerde hayvan başına amonyak normu, hektar başına en fazla 2,6 inek ve hassas Natura 2000 alanları çevresinde tampon bölgeler gündeme geliyor.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor

Initiative Tierwohl (ITW) ile DLG Testservice GmbH, tanınmış DLG hayvan refahı sertifikasına sahip süt sığırcılığı işletmelerinin kesim ineklerini ek ITW denetimi olmadan pazarlayabilmesi konusunda anlaştı. Düzenleme, mükerrer denetimleri önlemeyi ve işletmelere ek pazarlama imkânları sunmayı amaçlıyor. Uygulama, DLG sertifikasının bronz, gümüş ve altın seviyelerini kapsıyor. Tanımanın geçerli olması için DLG’nin bağımsız ve yeterli nitelikte denetçiler kullanması, iki programın şartlarının karşılaştırılabilir kalması gerekiyor. DLG ayrıca ITW gerekliliklerindeki ilgili değişiklikleri tanınan hayvan refahı seviyelerine dahil edecek.

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Besi Sığırı Fiyatı Yükseldi, 2022 Rekoruna Yaklaşıyor

Avustralya’da yağlı besi sığırı fiyatı son bir haftada 15 ABD senti artarak çarşamba günü 6,16 ABD dolarına çıktı. Kaynakta birim güncel fiyat için açıkça belirtilmezken, bu seviye yılın en yükseği olarak 2022’de karkasın kilogramı başına ulaşılan 6,30 ABD dolarlık rekora yaklaştı. Yağlı inek fiyatı da son haftada yeni bir rekor kırdı. Mera hayvanı arzının sınırlı olduğu ülkede, son bir ayda beklenenden fazla yağan yağmurlar üreticilerin hayvanları daha fazla kilo almaları için elde tutmasına olanak sağladı. Yüksek fiyat seviyesi, pazar erişimindeki zorluklar nedeniyle marjları baskı altında bulunan sınırlı kapasitedeki sanayi üzerindeki baskıyı artırıyor. Avustralya, Çin ve Güney Kore’de haziranda yıllık ihracat kota hacimlerini aşarken, yüksek tarifeler bu pazarlara sevkiyatı önemli ölçüde azalttı. Buna karşılık ABD’ye sığır eti ihracatı 21 Ekim’e kadar 410 bin tona ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin ton veya %15 daha fazla. Bazı analistler, ABD’ye yıllık ihracatın 460 bin ila 480 bin tonu aşabileceğini öngörüyor. Son bildirilen haftada büyükbaş kesimi %18 artarak 147.660 başa çıktı ancak geçen yılın 185 bin başlık haftalık ortalamasının altında kaldı.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Hollanda merkezli teknoloji şirketi Nedap, süt sığırcılığında çiftçilerin belirli inekleri bulmasına ve hayvan bilgilerine anında ulaşmasına yardımcı olacak akıllı gözlük teknolojisi geliştiriyor. RFID bağlantılı tasma veya SmartTag taşıyan inekler sistem tarafından belirlenirken, gözlük kullanıcısı ilgili hayvana yönlendiriliyor. Üretim verileri, kızgınlık durumu, sağlık sorunları, önceki tedaviler ve mevcut uyarılar gözlük üzerinden görülebilecek. Çiftçi, gözlükteki simgelere parmak hareketleriyle komut verebilecek veya sesli talimat kullanabilecek. Bu komutlar, Nedap’ın SmartSort teknolojisiyle bağlantılı olarak ineğin sağımhaneye geldiğinde otomatik ayırma kapısından geçirilmesini sağlayabilecek. Ancak teknoloji başlangıçta kapalı barınaklarda tutulan ineklerle sınırlı olacak ve ticarileştirilmesi için henüz zaman gerektiği belirtiliyor. Nedap, akıllı gözlükleri iş gücü eksikliği, büyüyen sürüler ve sıkılaşan çevre ile hayvan refahı standartları karşısında veri kullanımını artıracak araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Avrupa’da 100’den fazla ineği bulunan sürülerin sayısının gelecek beş yılda iki katına çıkması, 2050’ye kadar süt talebinin ise %50 artması bekleniyor. Giyilebilir cihaz kullanan ineklerin oranının 2031’e kadar Avrupa’da %30’dan %50’ye, Yeni Zelanda’da %13’ten %25-30’a yükselmesi öngörülüyor. Nedap’ın kameralar ve yapay zekâ kullanan SmartSight sistemi de topallığı erken belirlemek için hayvan hareketlerini izliyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Yağış Sonrası Avustralya’da Genç Sığır Fiyatları Çevrim İçi Satışlarda Arttı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Yağış Sonrası Avustralya’da Genç Sığır Fiyatları Çevrim İçi Satışlarda Arttı

Avustralya’da yağışların üretim bölgelerindeki etkisi, bu haftaki çevrim içi sığır satışlarında genç hayvan fiyatlarını destekledi. Elders ve Nutrien’in AuctionsPlus platformundaki toplam listeler %4 artarak 12.274 başa çıkarken, satıştan çekilmeyen hayvanların oranı önceki haftaya göre beş puan düşerek %85 oldu. Kaynak, fiyat artışlarına karşın daha düşük satış oranının satıcı beklentilerinin yükselmiş olabileceğini gösterdiğini belirtti. Satışa sunulan 5.786 erkek sığırın %93’ü, 4.890 dişinin ise %81’i satıldı. Erkek sığırlarda en güçlü haftalık artış, 280-330 kilogramlık grupta görüldü. Bu kategorinin ortalama fiyatı 41 sent yükselerek kilogram başına 634 Avustralya sentine çıktı ve 741 başlık katalogda satış oranı %91 oldu. 200-280 kilogramlık erkek sığırlarda ise ortalama fiyat 620 sentte kaldı ve önceki haftaya göre 10 sent geriledi. Dişi sığırlarda 200-280 kilogramlık grubun ortalama fiyatı 21 sent artarak kilogram başına 548 Avustralya sente yükseldi; 1.000 başlık teklifin %92’si satıldı. 330-400 kilogramlık dişilerde ortalama fiyat 520 sente çıkarken satış oranı %83 oldu. Buna karşılık 400 kilogramın üzerindeki ağır dişiler, 887 başlık teklifin yalnızca %58’inin satılmasıyla en zayıf performansı gösterdi. Damızlık dişilerde sonuçlar farklılaştı. Buzağılı damızlık düve çiftleri ile damızlık inek-buzağı çiftlerinde fiyat artışları görülürken, gebeliği doğrulanmış düvelerin satış oranı %40’ta kaldı ve ortalama fiyatı geriledi. Bölgesel olarak Yeni Güney Galler 6.326 başla en fazla listeyi sağladı; Queensland ise 327 başta %95’lik satış oranıyla öne çıktı.

Sığır Sürülerindeki Sosyal Bağlar Süt Verimini Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Sığır Sürülerindeki Sosyal Bağlar Süt Verimini Etkileyebiliyor

Sığırlar, sürü içindeki tanıdık hayvanları yabancılardan ayırt edebiliyor ve bazı bireylerle uzun süreli sosyal ilişkiler kurabiliyor. Araştırmalarda belirli hayvanların düzenli olarak birlikte beslendiği, dinlendiği ve birbirlerinin yakınında bulunduğu gözlendi. Karşılıklı yalama da yalnızca temizlik davranışı olarak değil, sosyal bağları koruyan ve sürü içindeki gerilimi azaltmaya katkı sağlayabilen bir davranış olarak değerlendiriliyor. Sürüde oluşan sosyal sıralama, hangi hayvanın yemliğe, suluğa veya daha elverişli dinlenme alanlarına önce ulaşacağını etkileyebiliyor. Bu sıralama yalnızca vücut büyüklüğüyle belirlenmiyor; yaş, önceki deneyimler ve hayvanlar arasındaki ilişkiler de rol oynuyor. Hayvanların birbirini tanıdığı istikrarlı gruplarda bazı çatışmaların önlenebildiği, yeni bireylerin gruba katılmasıyla ise özellikle yemlik sayısının yetersiz olduğu durumlarda rekabetin geçici olarak artabildiği belirtiliyor. 2024'te yayımlanan Çekya araştırması, dokuz yıl içinde 798 ineğin verilerini inceleyerek sürü bileşimindeki değişikliklerin süt üretimi ve meme sağlığı göstergeleriyle ilişkisini değerlendirdi. Tanıdık hayvanların gruptan çıkarılmasının ardından kalan ineklerin süt veriminde ölçülebilir düşüş görüldü; çıkarılan hayvan sayısı arttıkça bazı üretim ve süt kalitesi göstergelerinde daha olumsuz değişimler kaydedildi. Başka bir çalışmada 11 Holstein ineğinin yeni gruplara aktarılması, aktarım günü yemlikten uzaklaştırılmayı artırdı, dinlenme ve karşılıklı yalamayı azalttı. Günlük ortalama süt verimi yaklaşık %10 geriledi ancak sonraki günlerde toparlandı. Sütte elektriksel iletkenlik artışı ve kan görülmesi meme sağlığı sorunlarına işaret edebilse de tek başına hastalık tanısı koydurmuyor.