ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

158 haber · Sayfa 1

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Temmuz-Ekim Döneminde 2,2 Kat Azaldı
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl İhracatı Temmuz-Ekim Döneminde 2,2 Kat Azaldı

Rusya, 2026 tarım sezonunun temmuz-ekim döneminde limanları üzerinden 11,2 milyon ton tahıl ihraç etti. Rus Tahıl Birliği’nin izleme verilerine göre bu miktar, önceki sezonun aynı dönemindeki 24,2 milyon tona kıyasla 2,2 kat daha düşük gerçekleşti. Birliğin analitik departmanı direktörü Elena Tyurina’nın aktardığı verilere göre buğday sevkiyatı 7,8 milyon tona gerilerken arpa 1,4 milyon tona, mısır 912 bin tona ve bezelye 562 bin tona indi. Rus buğdayı bu dönemde 48 ülkeye gönderildi; önceki sezonda bu sayı 61’di. Mısır, 1 milyon 617 bin tonla en fazla buğday alan ülke oldu ancak sevkiyat yıllık bazda 2,6 kat azaldı. Nijerya’nın alımları %28 artarak 540 bin tona çıkarken, İran’a buğday sevkiyatı %16 düşüşle 442,7 bin tona geriledi. Türkiye’ye yapılan buğday sevkiyatı ise 11,6 kat azalarak 226,5 bin tona indi. Tahıl ve bakliyat sevkiyatı 44 Rus limanı üzerinden yapıldı; önceki yıl aynı dönemde bu sayı 53’tü. Baltık limanlarından 2,9 milyon ton tahıl gönderilirken sevkiyat yaklaşık 10 kat arttı. Buna karşılık Azak-Karadeniz havzası limanlarından ihracat 4,7 kat düşerek 4,2 milyon tona geriledi. Uzak Doğu limanlarından sevkiyat ise 2,6 kat artarak 116 bin tona çıktı. Avrupa ve ABD buğdayı fiyatları yükselirken, Novorossiysk çıkışlı Rus buğdayı sezon başından bu yana ucuzladı.

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde

Hindistan Pirinç İhracatçıları Federasyonu (IREF), uluslararası kırık pirinç fiyatlarının bildirildiğine göre ton başına 360 ABD dolarını aşmasının ardından %100 kırık pirinç ihracatına yeniden kısıtlama getirilebileceği uyarısında bulundu. Federasyon, ihracat pazarları ile etanol üreticileri ve kanatlı yemi imalatçıları gibi iç sanayiler arasındaki rekabetin arz ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ancak Hindistan hükümeti yeni bir ihracat kısıtlaması açıklamadı. Hindistan Tüketici İşleri Bakanlığı verilerine göre kırık pirincin ülke genelindeki ortalama toptan fiyatı, 10 Ekim’deki 2.883 rupiden 2 Kasım’da %5,3 artışla kental başına 3.036 rupiye yükseldi. Kırık pirincin Toptan Eşya Fiyat Endeksi’ndeki yıllık enflasyonu da eylül ayında %5,38’e çıkarak ağustostaki %4,37’nin üzerine çıktı. IREF, yükselen iç fiyatlar ve enflasyon baskısının hükümet müdahalesi ihtimalini artırabileceğini bildirdi. Federasyona göre Hindistan’ın genişleyen etanol harmanlama programı, kırık pirinç, mısır ve Hindistan Gıda Kurumu tarafından sağlanan fazla pirinç gibi tahıl bazlı hammaddelere talebi artırdı. Ticari damıtma tesislerinin açık piyasadan hammadde alması, bu tesisleri kanatlı yemi üreticileri ve ihracatçılarla doğrudan rekabete sokuyor. IREF, artan talebin bu sektörlerde tedarik maliyetlerini ve daha geniş enflasyon baskılarını yükseltebileceğini belirtti. Hindistan, iç arz ve talep endişeleri nedeniyle kırık pirinç ihracatını Eylül 2022’de yasaklamış, kısıtlamalar 7 Mart 2025’e kadar sürmüştü. Toplam pirinç üretiminin 2025-26’da rekor 154,02 milyon ton olması beklenirken federasyon, bu toplamın kırık pirincin kendine özgü arz-talep koşullarını tam yansıtmayabileceğine dikkat çekti. IREF ihracatçılara vadeli sözleşmelerde temkinli olmalarını ve iç fiyatları, değirmenlerden gelen arzı ve etanol sektörünün talebini izlemelerini önerdi.

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi
Görsel kaynağı: RTÉ News · Özgün haber

Britanya ile AB’nin Gıda Ticareti İçin Taslak Anlaşmaya Ulaştığı Bildirildi

Britanya ile Avrupa Birliği’nin gıda ve tarım ticaretine ilişkin bir taslak anlaşmaya vardığı bildirildi. Anlaşmanın kesinleşmesi halinde, Brexit sonrası uygulamaların yerini alması ve Britanya’nın AB’ye gıda ile tarım ürünleri ihracatında karşılaştığı maliyetli veteriner ve gümrük kontrollerinin büyük bölümünü değiştirmesi bekleniyor. BBC’nin aktardığı taslak, sıhhi ve bitki sağlığı düzenlemelerini kapsıyor. Buna göre AB, Britanya’dan gelen gıda ve içecek ihracatındaki kontrollerin çoğunu kaldıracak; Britanya ise gıda ve tarım üretimine ilişkin AB yasa ve kurallarını izlemeyi kabul edecek. “Dinamik uyum” olarak adlandırılan bu model, Brexit anlaşması müzakereleri sırasında Boris Johnson dönemindeki Muhafazakâr Parti tarafından reddedilmişti. Düzenlemenin, Brexit’ten bu yana var olan sözde İrlanda Denizi sınırının Kuzey İrlanda üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor. Taslağın İrlanda’nın tamamındaki gıda ve tarım ticaretini de önemli ölçüde etkileyeceği, İrlanda’nın ise Britanya’nın gıda ve içecek ihracatındaki bir numaralı pazar olduğu belirtiliyor. Metnin, Brüksel’deki üye ülke temsilcilerine Daimi Temsilciler toplantısı öncesinde dağıtıldığı ve tarafların 20 Kasım’da zirve yapmasının planlandığı aktarıldı.

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Türkiye, Rusya’nın Mandalina Tedarikinde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye, Rusya’nın Mandalina Tedarikinde İlk Sırada

Türkiye, 2026 başından bu yana Rusya’nın en büyük tarım-gıda kümelenmesine yaklaşık 51,7 bin ton mandalina gönderdi. Food City analiz ve izleme departmanı başkanı Kseniya Malinovskaya’nın açıklamasına göre Türkiye, yıl sonu itibarıyla Rusya’nın mandalina tedarikinde en büyük tedarikçi konumunda bulunuyor. Çinli tedarikçiler 2026’nın ocak ayından ekim sonuna kadar kümelenmeye 33,1 bin ton mandalina gönderdi; geçen yıl aynı dönemde bu miktar 20,7 bin tondu. Güney Afrika Cumhuriyeti 16 bin ton, Mısır ise 9,7 bin tonla önde gelen diğer tedarikçiler arasında yer aldı. Türkiye’nin 2025’te artan mandalina ihracatı, yılbaşı öncesinde Rusya’daki perakende fiyatların düşmesine katkı sağladı.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı

Paraguay’da mısırın başlıca zararlılarından Spodoptera frugiperda, soya tarlalarında da görülerek üreticiler için yeni bir mücadele sorunu oluşturdu. Entomolog Stella Candia, El Niño olgusuna bağlı aşırı yağış ve yüksek nemin soya üretimini etkilediğini, tırtıl saldırılarının erken başladığını ve zararlının birkaç üretim dönemi boyunca çoğalarak mısır dışındaki ürünlere uyum sağladığını belirtti. Zararlının soyadaki etkisi bitkinin gelişim dönemlerine göre değişiyor. İlk aşamada genç fideleri kesen tırtıl olarak ortaya çıkan Spodoptera frugiperda, daha sonra yaprakları tüketiyor ve son aşamada baklalara zarar veriyor. Mısırdaki bazı popülasyonların Bt teknolojili materyallere duyarlılığını kaybetmesi, zararlının sorgum, buğday ve yulaf gibi diğer buğdaygillere yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Candia, böylece sorunun tek bir ürünü değil, üretim sisteminin tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Tohum ilaçlaması, genç bitkileri kesen tırtıla karşı başlıca araç olarak gösteriliyor. Ancak yağışlı ve nemli koşullarda bu uygulamanın etkisi daha kısa sürüyor ve zararlı daha uzun süre aktif kalıyor; bu nedenle birçok üretici ilk insektisit uygulamasını öne çekti. Nem, ayrıca ilk yaprakları delen Diabrotica speciosa ile çiçeklenme döneminde tarlayı kolonileştiren kokar böceklerin görülmesini destekledi. Bu zararlılara karşı temas etkili insektisitler öneriliyor. Uzman, ilaçlama öncesinde tarladaki zararlının türünün, yoğunluğunun ve gelişim büyüklüğünün belirlenmesi için izleme yapılmasını istedi. Mücadelenin, yıkanmaya dayanıklı formülasyonlarla ve etken maddelerin bitkide daha uzun süre bulunmasını sağlayacak seçeneklerle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paraguay pazarında metadiamidler, izoksazolinler, etiprol, klorfenapir ve spinetoram gibi seçenekler bulunuyor; trips ve akarların ise yağışların sürmesi halinde daha az görülmesi bekleniyor.

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor

Mısır’da eski Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdülati, su kaynaklarının yönetiminde erken uyarı ve anlık izleme sistemlerinin kullanıldığını açıkladı. Bakanlık tarafından 1992’de kurulan erken uyarı merkezi, Yukarı Nil ülkelerinde beklenen yağışları ve selleri öngörerek suyun Nil’in kaynaklarından Yüksek Baraj’a kadar hareketini değerlendirmeye yardımcı oluyor. Abdülati’nin aktardığına göre telemetri sistemleri, Nil Nehri ağını yaklaşık 55 bin kilometre boyunca izliyor ve su durumuna ilişkin her saat veri sağlıyor. Mobil uygulamalar, suyun ulaşmasında sorun yaşanan bölgelerin belirlenmesine ve mühendislerin hızlı müdahalesine destek veriyor. “Water Accounting” olarak anılan su muhasebesi teknolojisi ise yeraltı kuyuları ile su çekim oranlarının merkezi veri tabanlarından izlenmesinde kullanılıyor. Mısır’da nüfusun yılda yaklaşık 1,5 milyon artması ve 10 yılda yaklaşık 15 milyon kişilik ek nüfus beklenmesi, içme suyu ve kalkınma için yeni ihtiyaçlar doğuruyor. Kıyı bölgelerindeki gelişim için deniz suyu arıtımına 2016’da karar verilirken, yüksek enerji tüketen tesisler için güneş, rüzgâr, termik ve nükleer kaynakların çeşitlendirilmesi planlanıyor. Arıtılmış atık suyun yeşil alan, bahçe ve ağaçların sulanmasında yeniden kullanılması da öngörülüyor.

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi

Syngenta ekibi, Yunanistan’ın İoannina kentinde patates yetiştiriciliğinde telkurtları ve nematodların izlenmesi, tanınması ve entegre yönetimine odaklanan ikinci Master Class toplantısını gerçekleştirdi. Potato Science topluluğu üyeleri, Syngenta ekibi ve iş ortakları, bilgi birikimi ve deneyimlerini paylaşarak toprak zararlılarının ve nematod popülasyonlarının yanı sıra tarlaların özelliklerinin anlaşılmasının önemini ele aldı. Syngenta ve iş ortakları yıl boyunca Yunanistan’daki başlıca patates üretim bölgelerinde 17 deneme yürüttü. Entegre mücadele yaklaşımı kapsamında telkurtları ve nematodların kaydı, haritalanması ve değerlendirilmesi yapıldı. Çalışmalarda telkurtları için izleme, tuzaklama ve tür tanımlama teknikleri; nematodlar için yenilikçi kayıt ve haritalama araçları ile Interra Scan dijital çözümü incelendi. Atölyelerde tarla verilerinin mevcut teknikler ve dijital çözümlerle ilişkilendirilmesi değerlendirildi.

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Mohammad Ishaq Dar, fazla şekere ilişkin ihracat politikası kılavuzlarını kesinleştirmek amacıyla Bakanlar Kurulu Fazla Şeker Komitesi toplantısına başkanlık etti. İslamabad’daki toplantıda, yaklaşan kırma sezonuna kadar ülkenin nihai şeker stok durumu kapsamlı biçimde değerlendirildi. İncelemenin amacı, fazla şeker miktarını doğru belirlemek ve yurt içi tüketim için yeterli rezervin bulunmasını sağlamaktı. Dar, Başbakanın yurt içindeki tüketicileri koruma talimatını vurguladı. Ona göre ihracatın kolaylaştırılması yerel çiftçileri desteklemeyi, şeker sektörünü güçlendirmeyi ve döviz rezervlerini artırmayı hedeflerken, iç piyasada fiyat istikrarının korunması önceliğini sürdürüyor. İhracat süreci devam ederken tedarik zincirinin düzenli işlemesi ve piyasa bozulmasının önlenmesi için ilgili makamlardan güçlü izleme mekanizmaları uygulamaları istendi.

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı

Pencap Gıda Güvenliği ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Salma Butt, Lahor’da modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve halka kaliteli, tağşişsiz gıda sunulması için gerekli olduğunu söyledi. Butt, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin gıda güvenliği açısından önemli zorluklar oluşturduğunu belirtti. Bakan, bu etkileri azaltmak ve tarımsal verimliliği korumak için suyun verimli kullanılması, sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanması ve modern tarım teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı. Değişen hava koşullarının ürünler üzerindeki etkisini azaltacak etkili stratejilerin, ülkenin gıda ihtiyaçlarını karşılamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Gıda güvenliğinde gıdanın bulunabilirliği, kalitesi, besin değeri ve karşılanabilir fiyatına özel dikkat gösterilmesi gerektiğini de kaydetti. Butt, Pencap genelinde güvenli gıda sağlanabilmesi için üretim, depolama, taşıma ve satış dahil tedarik zincirinin tüm aşamalarının etkin biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Gıda güvenliği yasalarının etkili uygulanmasının tağşişi, standart altı gıda satışını ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Güvenli ve kaliteli gıdanın yalnızca hükümetin sorumluluğu olmadığını söyleyen Butt, kamu kurumları, çiftçiler, işletmeler ve halk arasında işbirliği ile izleme sistemlerinin ve kamu farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Fonterra Süt Fiyatı Tahminini KgMS Başına 9,75 Dolara Yükseltti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Fonterra, mevcut sezon için çiftlik çıkışı süt fiyatı tahmininin orta noktasını kgMS başına 9,75 dolara yükseltti. Önceki tahminin 9,50 dolar olduğu belirtilirken, yeni orta nokta 25 sentlik artışa karşılık geliyor. Kooperatif ayrıca tahmin aralığını kgMS başına 8,50–10,50 dolardan 9,00–10,50 dolara daralttı. İcra Kurulu Başkanı Richard Allen, artışın tam yağlı süt tozu ile yağsız süt tozuna yönelik iyileşen talepten kaynaklandığını söyledi. Allen'a göre son iki Global Dairy Trade etkinliğinde tam yağlı süt tozu fiyatı yaklaşık %5, yağsız süt tozu fiyatı ise yaklaşık %7 arttı. Talebin Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Afrika ve Çin'den sürdüğü belirtildi. Fonterra, sezonun iyi başlaması ve rekor süt toplamasına rağmen satış portföyünün bu dönem için iyi ölçüde sözleşmeye bağlanmasını tahmin aralığını yükseltip daraltma gerekçesi olarak gösterdi. Kooperatif, küresel süt ürünleri arz ve talebini etkileyebilecek unsurları izlemeyi sürdürecek. Ekim sütü için kasım ayında ödenecek avans oranı da 20 sent artırılarak kgMS başına 7,55 dolara çıkarıldı. Organik süt fiyatının orta noktası ise 14,30 dolardan 15,25 dolara yükseltildi; aralık 14,50–16,00 dolar oldu.

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Şerif Faruk ile Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, gıda güvenliği, tahıl ticareti ve gıda tedariki alanlarında iş birliğini görüştü. Moskova’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomi ve İnsani Forumu kapsamındaki toplantıda, iki ülke arasındaki tahıl iş birliği ile önceki görüşmelerde ele alınan dosyaların takibi değerlendirildi. Görüşmede Rusya’nın Mısır’ın buğday tedarikinde önemli bir ortak olduğu belirtildi. Taraflar ayrıca tahıl depolama ve ticareti, tedarik zincirlerine bağlı lojistik hizmetler, dijital izleme ve temel ürün ticaretinin düzenlenmesi konularında iş birliği olanaklarını ele aldı. Toplantı, 28-29 Ekim 2026’da Moskova’da yapılan forumun oturum aralarında gerçekleştirildi.

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı

Bosna-Hersek’te 2005-2025 dönemindeki fiyat verileri, gıda alışverişinde satın alma gücünün belirgin biçimde gerilediğini gösterdi. 2025’te 100 KM ile alınabilen gıda miktarı, 2005’te 50 KM ile alınabilen miktara denk geldi. Genel tüketimde ise 2025’teki 100 KM’nin karşılığı, 2005’te 63 KM ile alınabilen miktar oldu. Kaynağa göre fiyat artışları 20 yılda satın alma gücünün üçte birinden fazlasını azalttı. Fiyat artışları dönemlere göre farklılaştı. 2005-2015 arasında genel fiyatlar %22,1, gıda fiyatları %27,8 yükseldi. 2015-2025 döneminde ise genel fiyat artışı %30,6’ya çıkarken gıda fiyatları %57,6 arttı. Gıda, hanehalkı tüketiminin en büyük bölümünü oluşturan kalem olarak tanımlandı. Karşılaştırma, Bosna-Hersek İstatistik Ajansının ülke genelindeki fiyatları tek yöntemle izlemeye başladığı 2005’ten başlatıldı. Ajans, 1998-2005 döneminde fiyatları ülke genelinde eşit biçimde takip etmediği için bu döneme ait verilerin sonraki verilerle karşılaştırılabilir olmadığını belirtti. 2005-2025 arasındaki toplam genel fiyat artışı, üç yıllık bültendeki verilerin birleştirilmesiyle %59,4 olarak hesaplandı.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), ülkenin farklı bölgelerindeki mısır ekimlerinde Spodoptera frugiperda zararlısının yüksek görülme sıklığı konusunda uyardı. Kurumun 2026 denemelerine göre kaydedilen zararlar, geleneksel çeşitlerle böceklere karşı koruma teknolojileri taşıyan transgenik tohumlarda benzer oldu. INBIO Mısır Islah Programı koordinatörü Lourdes Cuba, durumun zararlının bazı koruma teknolojilerine direnç geliştirmesiyle ilişkili olabileceğini söyledi. INBIO, daha düşük ürün korumasının mısır üreticilerinde verimlilik ve gelir kayıplarını artırabileceğini belirtti. Koruma teknolojili tohumların zararlıyı tek başına kontrol etmek için yeterli olmadığını bildiren kurum, ekimin ilk aşamalarından itibaren izleme yapılmasını, zararların zamanında tespit edilmesini ve kimyasal ile biyolojik insektisitlerin birlikte kullanılmasını önerdi. Kurum ayrıca, ekili alanın %10’unu kaplaması gereken konvansiyonel mısırdan oluşan sığınak parsellerinin üreticilerin neredeyse hiçbiri tarafından uygulanmadığını aktardı. Bu alanların böceklerde direnç gelişimini geciktirmeye ve koruma teknolojilerinin etkinliğini korumaya yardımcı olduğu belirtildi. Bazı tohumlar zararlıyı daha istikrarlı kontrol etse de INBIO, münavebe, ürünlerin dönüşümlü kullanımı ve sürekli izlemeyi içeren entegre mücadele yaklaşımını savundu.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.